onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, uyuşmazlık konusu, davacının prime esas kazançlarının tespitine yönelik bir talep üzerine kurulmuştur. Davacı, çalıştığı belediyelerdeki kazancının Sosyal Güvenlik Kurumu’na eksik bildirildiğini iddia ederek, bu kazancın tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ancak bu karar, davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Mahkeme, temyiz incelemesinde, tarafların iddialarını, delilleri ve hukuki değerlendirmeleri dikkate alarak, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirtmiştir. Temyiz edenin ileri sürdüğü gerekçelerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir. Bu süreç, prime esas kazançların tespitine ilişkin hukuki çerçeveyi ve ispat yükümlülüklerini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/4265 E.  ,  2024/7482 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/1545 E., 2023/2109 K.
    KARAR : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2017/197 E., 2021/173 K.

    Taraflar arasındaki prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin önce … Belediyesinde ardından davalı belediyede sendikalı olarak çalıştığını, … ve … Belediyeleri tarafından müvekkilinin prime esas kazancının SGK’ya eksik bildirildiğini, … Belediyesinin kapatılarak … Belediyesine bağlandığını belirterek, müvekkilinin … ve … Belediyesinde çalıştığı dönemdeki prime esas kazancının tespitini istemiştir.

    II. CEVAP
    1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddiasının doğru olmadığını, davacının prime esas kazancının doğru olarak bildirildiğini ve yatırıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    2.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, prime esas kazancın eksik bildirilmesinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile avanın kısmen kabulüne, davacının;
    -2004 yılı 8. aydaki prime esas kazancının brüt 975,45 TL,
    -2004 yılı 9. aydaki prime esas kazancının brüt 1379,75 TL,
    -2004 yılı 10 .aydaki prime esas kazancının brüt 1589,39 TL,
    -2004 yılı 11. aydaki prime esas kazancının brüt 1628,56 TL,
    -2004 yılı 12. aydaki prime esas kazancının brüt 1669,63 TL,
    -2005 yılı 1. aydaki prime esas kazancının brüt 1669,63 TL,
    -2005 yılı 2. aydaki prime esas kazancının brüt 1546,46 TL,
    -2005 yılı 3. aydaki prime esas kazancının brüt 1669,63 TL,
    -2005 yılı 4. aydaki prime esas kazancının brüt 1628,55 TL,
    -2005 yılı 5. aydaki prime esas kazancının brüt 1669,61 TL,
    -2005 yılı 6. aydaki prime esas kazancının brüt 1546,43 TL,
    -2005 yılı 7. aydaki prime esas kazancının brüt 983,57 TL,
    -2006 yılı 12. aydaki prime esas kazancının brüt 3030,86 TL,
    -2007 yılı 12. aydaki prime esas kazancının brüt 3022,31 TL,
    -2008 yılı 12. aydaki prime esas kazancının brüt 3237,10 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    1.Fer’i müdahil Kurum vekili; Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin esas alınması gerektiğini, bu tür davaların niteliği gereği çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği olmadığını, ilgili kanunlarda sayılan sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, bu sınırların aşılması halinde hukuksal geçerliliğe sahip olmaları şartıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücretini gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari, defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerin kanıt olabileceğini, bu miktarların altında kalan tutarlar için tanık dinlenebileceğini, imzalı belgelerin aksinin ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, senetle kanıtlama zorunluluğu yönünden brüt ücretin dikkate alınması gerektiğini, parasal sınırları aşmaya ücret alma iddialarında dönemsel sigorta primleri bordroları ile aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirimleri yapılan sigortalıların bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiğini, ilgili meslek örgütlerinden ücret araştırması yapılması gerektiğini, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki deliller ve toplanan tüm kanıtların değerlendirildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, davacının davasını anlatılan usulünce ispatlayamadığını ifade etmiştir.

    2.Davalı Belediye vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce açtığı ve kesinleşen işe iade dosyasına göre işlem yapıldığı sırada davacının ilişiğinin kesildiğini ve bu sürede boşta geçen süre ve diğer haklarının ödendiğini, buna rağmen davacı tarafından prim ödemelerine ilişkin dava açıldığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun hesaplama metodu ve esas alınan ay, yıl, ikramiye ve ücret gibi unsurlar yönünden açık ve anlaşılır olmadığını, hükme esas alınamayacağını, ilgili kanunlarda sayılan sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanmasının zorunlu olduğunu, bu sınırların aşılması halinde hukuksal geçerliliğe sahip olmaları şartıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücretini gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari, defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerin kanıt olabileceğini, bu miktarların altında kalan tutarlar için tanık dinlenebileceğini, parasal sınırları aşmaya ücret alma iddialarında dönemsel sigorta primleri bordroları le aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirimleri yapılan sigortalıların bilgi ve görgülerine başvurulması gerektiğini, ilgili meslek örgülerinden ücret araştırması yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dışı kapatılan … Belediyesi ve sonrasında davalı Belediye iş yerinde çalıştığı, toplanan delillere göre davalı iş yeri ile üye olduğu sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre ödenmesi gereken sendikal ikramiye alacaklarından ötürü işçinin olması gereken prime esas kazancının tespitine karar verildiği, hükme esas alınan raporun oluşa uygun olduğu anlaşıldığından dosya kapsamı ve mevcut delil durumu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde hata bulunmadığı göz önünde bulundurularak davalı belediye vekili ile Kurum vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esas yönünden reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, prime esas kazançlarının tespitini istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun’un 77 nci, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle temyiz edenin sıfatına, kesinleşen Mahkeme dosyalarına ve dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    01.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.