|
ÖZET: Başvuran, 2018 yılında konulan psikiyatrik tanının hatalı olduğunu belirterek, bu tanının e-Nabız sisteminden silinmesini talep etmiştir. Sağlık Bakanlığı, başvuranın talebini reddetmiş ve gerekçesinde, kişisel verilerin korunmasına ilişkin yasal düzenlemelerin ve sağlık verilerinin işlenme şartlarının ortadan kalkmadığını belirtmiştir. Anayasa ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca, kişisel verilerin silinmesi ancak belirli şartların sağlanması halinde mümkün olup, başvuranın durumunda bu şartların sağlanmadığı ifade edilmiştir.
Sağlık Bakanlığı, geçmiş sağlık verilerinin silinmesinin kamu sağlığı ve güvenliği açısından ciddi tehditler oluşturabileceğini, bu nedenle kişisel sağlık verilerinin korunmasının önemini vurgulamıştır. Ayrıca, başvuranın sağlık durumunun geçmişteki tanılarla ilişkilendirilmesinin, kamu düzeni açısından riskler taşıdığına dikkat çekilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın talebi hukuka uygun bulunmuş ve reddedilmiştir. Bu karar, kişisel verilerin korunması ve sağlık verilerinin işlenmesi konusundaki yasal çerçevelerle uyumlu olarak verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/80472-S.20.87538
BAŞVURU NO : 2020/4205
KARAR TARİHİ : 07/10/2020
RET KARARI
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın sağlık verilerinin E-Nabız sisteminden silinmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarafından tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 26/07/2018 ve 30/07/2018 tarihlerinde konulan psikiyatrik muayene tanısının hatalı olduğunu, bu tarihlerde Ankara’da askerliğini yaparken kanuni izin hakkı kalmadığı için psikiyatri bölümünden (RDM) 21 gün hava değişimi gerekçesiyle rapor aldığını, hiçbir ruhsal probleminin olmadığını ve ilaç kullanmadığını, konulan tanı dolayısıyla silahla çalıştırmayı gerektiren işlerde çalıştırılmadığını, tanı sildirme talebiyle Kahramanmaraş İl Sağlık
Müdürlüğüne başvurduğunu, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve
Araştırma Hastanesinde Sağlık Kurulunca muayene edildiğini ve buradan aldığı Sağlık Kurulu belgesinde; “Alınan anamnez ve yapılan psikiyatrik muayene sonucunda mevcut haliyle psikiyatrik bozukluk saptanmadığı, daha önceki muayene ve tanılarına yönelik yeterli kanaat oluşmadığı tıbbi kanaatine varılmıştır.” şeklinde ifadelerin yer aldığını, İl Sağlık
Müdürlüğünün tanı sildirme talebini Sağlık Bakanlığına ilettiğini ancak olumlu bir sonuç alamadığını belirterek kendisine ait 26/07/2018 ve 30/07/2018 tarihlerindeki psikiyatrik muayene bilgilerini içeren tanısının e-Nabız sisteminden silinmesini ve ilgili diğer yerlerden gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun şikayet konusu ile ilgili olarak 13/05/2020 tarih ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri
Genel Müdürlüğü ve Kahramanmaraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün cevabi yazılarında; 2.1. Başvuranın idareye başvurusu üzerine Kahramanmaraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce 08/01/2020 tarih ve sayılı yazı ile Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine talebin iletildiği, 2.2. Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Bakanlığı Gülhane Eğitim ve Araştırma
Hastanesi tarafından 13/01/2020 tarih ve sayılı yazı ile başvurana ait gerekli bilgi ve belgelerin yer aldığı ve talebin uygun görülmediğine ilişkin görüş yazısının da Kahramanmaraş
İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiği, 2.3. Başvurunun Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki tanıyı koyan ilgili hekim ve başhekimce reddi bilgisinin ilgili evraklar ile birlikte başvurana 17/01/2020 tarih ve sayılı yazısı ile bildirildiği, 2.4. Başvuranın Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma
Hastanesi’nde 20/01/2020 tarihinde aldığı Sağlık Kurulu raporu ile yeniden başvuruda bulunduğu, 2.5. Kahramanmaraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce 04/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile raporun Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne gerekli düzeltmelerin yapılması için gönderildiği ancak bu başvurunun da Sağlık Bilgi Sistemleri Genel
Müdürlüğünce 27/02/2020 tarih ve sayılı yazı ile ret cevabının bildirildiği gönderilen bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13 üncü maddesi; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” , 3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17 nci maddesinin ilgili fıkraları; “Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.
(…) Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.” 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesi; “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.” 3.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin ilgili fıkraları; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin 3’üncü ve 4’üncü fıkraları; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununu; “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesi; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 6. 07/04/2016 tarihli 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; 6.1. “Kişisel verilen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi” başlıklı 7 nci maddesi; “(1) Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.
(2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.
(3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”, 6.2. “Veri sorumlusuna başvuru” başlıklı 13 üncü maddesi; (1) İlgili kişi, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir.
(2) Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi halinde, Kurulca belirlenen tarifedeki ücret alınabilir.
(3) Veri sorumlusu talebi kabul eder veya gerekçesini açıklayarak reddeder ve cevabını ilgili kişiye yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yerine getirilir. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanması halinde alınan ücret ilgiliye iade edilir.
7. 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında
Yönetmeliğin; 7.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi; “… İlgili kullanıcı: Verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu olan kişi ya da birim hariç olmak üzere veri sorumlusu organizasyonu içerisinde veya veri sorumlusundan aldığı yetki ve talimat doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişileri,”, 7.2. “Kişisel Verilerin Silinmesi” başlıklı 8 inci maddesi; “ (1)Kişisel verilerin silinmesi, kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemidir.
(2) Veri sorumlusu, silinen kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için erişilemez ve tekrar kullanılamaz olması için gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.”, 7.3. “Kişisel verileri ilgili kişinin talep etmesi halinde silme ve yok etme süreleri” başlıklı
12 nci maddesi; “(1) İlgili kişi, Kanunun 11 inci ve 13 üncü maddelerine istinaden veri
sorumlusuna başvurarak kendisine ait kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep ettiğinde; a) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa; veri sorumlusu talebe konu kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Veri sorumlusu, ilgili kişinin talebini en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve ilgili kişiye bilgi verir.
b) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış ve talebe konu olan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir; üçüncü kişi nezdinde bu Yönetmelik kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder.
c) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa, bu talep veri sorumlusunca
Kanunun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi açıklanarak reddedilebilir ve ret cevabı ilgili kişiye en geç otuz gün içinde yazılı olarak ya da elektronik ortamda bildirilir.” 8. 21/06/2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Kişisel Sağlık
Verileri Hakkında Yönetmeliğin; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesi; “…k) Kişisel verilerin imha edilmesi: Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesini,” 8.2. “Genel ilke ve esaslar” başlıklı 5 nci maddesi; “(1) Kişisel verilerin işlenmesinde
Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan genel ilkeler başta olmak üzere, Kanunda yer alan bütün esaslara riayet edilir.
(2) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur. Bu sistem, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla Bakanlık tarafından, bağlı ve ilgili kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemleri kurulabilir.
(3) Hiç kimse, sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan durumlar haricinde geçmiş sağlık verilerinin dökümünü sunmaya veya göstermeye zorlanamaz.
(4) Sağlık hizmeti sunucuları tarafından; banko, gişe ve masa gibi bölümlerde yetkisi olmayan kişilerin yer almasını önleyecek ve aynı anda yakın konumda hizmet alanların birbirlerine ait kişisel verileri duymalarını, görmelerini, öğrenmelerini veya ele geçirmelerini engelleyecek nitelikte gerekli fiziki, teknik ve idari tedbirler alınır.
(5) Sağlık hizmeti sunucuları, tahlil ve tetkik sonuçları gibi hastaya ait kişisel sağlık verilerini içeren basılı materyal üzerinde gerekli kısmî kimliksizleştirme veya maskeleme tedbirlerini uygular ve söz konusu materyalin yetkisiz kişilerin eline geçmesi hâlinde kime ait olduğunun tespit edilmesini zorlaştıracak diğer tedbirleri alır.
(6) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili olarak Kanunun 11 inci maddesinde yer alan hakları kullanabilir.
(7) Veri sorumlusuna başvuruda, Kanunun 13 üncü maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.
(8) Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde, Kanunun 10 uncu maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Aydınlatma Yükümlülüğünün Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.” 8.3. “Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi” başlıklı 13 üncü maddesi; “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister.
(2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir.
(3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel
Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel Müdürlükçe düzeltilir.” 8.4. “Kişisel sağlık verilerini imha edilmesi” başlıklı 14 üncü maddesi; “(1) Kişisel verilerin imha edilmesinde, Kanunun 7 nci maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok
Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine riayet edilir.”
Hükümlerini amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuran hakkında tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durumun olmadığı değerlendirildiğinden, ret kararı verilmesine ilişkin öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle, 26/07/2018 ve 30/07/2018 tarihlerinde konulan psikiyatrik muayene tanısının hatalı olduğunu, bu tarihlerde Ankara’da askerliğini yaparken kanuni izin hakkı kalmadığı için psikiyatri bölümünden (RDM) 21 gün hava değişimi gerekçesiyle rapor aldığını, kendisine ait 26/07/2018 ve 30/07/2018 tarihlerindeki psikiyatrik muayene bilgilerini içeren tanısının e-Nabız sisteminden silinmesini ve ilgili diğer yerlerden gerekli düzeltmelerin yapılmasını talep etmektedir.
11. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü ve Kahramanmaraş Valiliği
İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda talep edilen bilgi ve belgelerin yazı ekinde gönderildiği başvuranın talebinin Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce kabul edilmediği hususu belirtilmiştir.
12. Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü Hatalı Tanı Girişlerinde
Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) başlıklı yazısında hatalı tanı girişlerinde uygulanacak usul belirlenmiştir. Buna göre; 12.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış tanı girişleri söz konusu ise Bakanlık E-Nabız
Birimince işlem tesis edilebilmesi için; tanı girişini yapan hekimin tanının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı ve/veya tanı girişinin yapıldığı sağlık tesisinin başhekim onaylı resmi yazısı ve/veya hatalı kaydedildiği belirtilen tanının silinmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü ya da ilgili
Genel Müdürlüğün uygunluk yazısının Genel Müdürlüğe iletilmesi gerekmektedir.
12.2. Mevcut durumda sehven hatalı kaydedildiği belirlenmemiş tanı girişleri için Bakanlık
E-Nabız Birimince işlem tesis edilebilmesi için; 12.2.1. İlk olarak hatalı tanıyı koyduğu iddia edilen sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekmektedir. Başvuruyu kabul eden İl
Sağlık Müdürlüğü, bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekim vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı girişi ile ilgili araştırma yapacaktır. Araştırma neticesinde hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekim, ilgili tanının ilgili kişide bulunup bulunmadığına dair nihai kararı verecektir. Raporda ilgili tanının kişide bulunup bulunmadığı net bir şekilde ifade edilmelidir.
12.2.2. Diğer yöntem; vatandaşın, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği tanının kendisinde bulunmadığına dair eğitim ve araştırma hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, sağlık tesisinin bağlı bulunduğu İl Sağlık Müdürlüğüne başvuru yapacaktır.
12.3. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı girişleri için her iki durumda da belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanı silinmesi için uygunluk verilmesi durumunda İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürünün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğe iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir.
13. Başvuranın Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğüne 23/01/2020 tarihinde yapılan başvurusu üzerine öncelikle Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemlerin 1 inci maddesi gereğince tanı girişinde bulunan doktorun görüşü alınmak üzere ilgili dilekçe Ankara
İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmiştir. Bunun üzerine, Sağlık Bakanlığı Gülhane Eğitim ve
Araştırma Hastanesine başvurunun iletildiği ve 30/07/2018 tarihli muayene sonucunda başvurana uyum bozukluğu tanısı koymuş olan doktordan alınan 09/01/2020 tarihli görüş yazısında hastaya konulan tanının sehven/hatalı olmadığının değerlendirildiği belirtilmiştir.
14. Başvurana bilgi verilmesi amacıyla 17/01/2020 tarih ve sayılı Kahramanmaraş
Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünce gönderilen yazıda başvurana herhangi bir Eğitim ve Araştırma
Hastanesinden sağlık kurulu raporu alarak İl Sağlık Müdürlüğüne başvurmasının bildirildiği anlaşılmıştır.
15. Başvuranın 20/01/2020 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık
Uygulama ve Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulundan yeni bir rapor aldığı bu raporda ise; “alınan anamnez ve yapılan psikiyatrik muayene sonucunda mevcut haliyle psikiyatrik bozukluk saptanmadığı, daha önceki muayene ve tanılarına yönelik yeterli kanaat oluşmadığı tıbbi kanaatine varılmıştır.” beyanlarının yer aldığı görülmüştür.
16. Alınan sağlık kurulu raporu üzerine Kahramanmaraş Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığına ilgili raporun iletildiği, bu iletilen rapordaki ifadelere dayanılarak gerekli düzeltmelerin yapılmasının talep edildiği 04/02/2020 tarih ve sayılı yazıdan anlaşılmıştır. Ancak Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından talebin uygun bulunmadığı cevabının alındığı görülmüştür. 27/02/2020 tarih ve sayılı
Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü yazısında özetle; 16.1. Anayasamızın 20 nci maddesinde; kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının “kişisel verilerin silinmesini talep etme” hakkını da kapsadığı ifade edilse de kişisel verilerin korunmasına ilişkin usul ve esasların kanunla düzenleneceği öngörülmekle konuya ilişkin kuralların 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ile belirlendiği, 16.2. 6698 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde kişisel verilerin işlenmesi sebeplerinin ortadan kalkması halinde verilerin resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silineceği, yok edileceği ya da anonim hale getirileceğinin düzenlendiği, 16.3. 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel
Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 8 nci maddesinde “kişisel verilerin silinmesi” ifadesinin kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemi olarak tanımlandığı, 4 üncü maddesinde “ilgili kullanıcı”, verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu olan kişi ya da birim hariç olmak üzere, veri sorumlusu organizasyonu içerisinde veya veri sorumlusunda aldığı yetki ve talimat doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişiler olarak tanımlandığı, 12 nci maddesinde ilgili kişinin kişisel verilerinin silinmesini ya da yok edilmesini talep ettiğinde kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa veri sorumlusunun talebe konu kişisel verileri sileceği, yok edeceği ya da anonim hale getireceğinin belirtildiğini, kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa veri sorumlusunca Kanunun 13 üncü maddesi gereğince talebin reddedilebileceği, 16.4. İlgili mevzuat gereğince ancak gerekli şartların sağlanması halinde veri sorumlusu tarafından kişisel verilerin silinebileceği, 16.5. 21/06/2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanarak yürürlüğe giren
Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 11 nci maddesinin ikinci fıkrasında ölmüş bir kişinin kişisel verilerinin 20 yıl süreyle saklanacağının öngörüldüğü, hayatını kaybetmiş kişilerin sağlık verilerinin dahi 20 yıl süreyle saklanmasını gerektiren düzenleme ile henüz hayatını kaybetmemiş sağlıklı kişilerin verilerinin silinmemesinin amaçlandığı, 16.6. Kişilerin sağlık geçmişlerinde yer alan tanıların silinmesi halinde kamu sağlığı, kamu güvenliği ve kamu düzeni bakımından çok ciddi tehditlerin gündeme gelebileceği, kişilerin kendilerine konulan tanılar nedeni ile alamadıkları ehliyet ve ruhsat gibi belgeleri almaya hak kazanabilecekleri, özellikle asker ve polis gibi kamu düzeni ile kamu güvenliğini sağlamaktan sorumlu meslek kolları başta olmak üzere herhangi bir mesleğe engel teşkil eden tanı sahibi olmalarına rağmen o mesleğe kabul edilebilecekleri, istenmeyen olayların yaşanabileceğinin değerlendirildiği, 16.7. Kişisel Sağlık Verileri Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesi altıncı fıkrasında; mahremiyet düzeyi daha yüksek olan, başkaları tarafından görülmesi ve bilinmesi halinde kişilerin sosyal hayatını ve ruh sağlığını olumsuz etkileme riskini taşıyan kişisel sağlık verilerinin Bakanlıkça belirleneceği ve sağlık personeline belirli kısıtların getirilebileceğinden bahsettiği, 21/06/2019 tarihli bu Yönetmelik uyarınca mahremiyet düzeyi yüksek verilerin güvenliğini temin etmek üzere gerekli önlemlerin alınmasının amaçlandığı, 16.8. İlgili kişinin verilerinin silinmesi talebinin söz konusu verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmamış olduğu ve açık rızaya ihtiyaç duymaksızın işlenen verilerden olduğu gerekçesiyle yerine getirilemeyeceğinin değerlendirildiği hususları bildirilmiştir.
17. Başvuranın Kurumumuza yapmış olduğu 2019/20817 numaralı ilk şikayet başvurusunun incelenmesi neticesinde verilen Gönderme Kararı üzerine Sağlık Bakanlığı
Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından başvuranın talebi hakkındaki cevabi yazıda; 17.1. İlgili talebin Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, Ankara İl Sağlık
Müdürlüğünün cevabi yazısı ekinde göndermiş olduğu Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak
İş ve İşlemlerin 1 nci maddesi gereği tanı girişi yapan hekimin ya da tanı girişi yapan hastanenin başhekiminin resmi yazısının iletilmesinin zorunlu olduğu, Gülhane Eğitim ve Araştırma
Hastanesince “hatalı tanı girişi veya sehven işlem yapılmış olması iddiasının dayanaksız olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği” belirtildiğinden tanılan E-Nabız sisteminden silinmesinin uygun görülmediğinin bildirildiği, 17.2. Anayasamız, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok
Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmelik ve Kişisel Sağlık Verileri
Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca verilerin işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkmamış olduğu ve açık rızaya ihtiyaç duyulmaksızın işlenen verilerden olduğu gerekçesiyle talebin yerine getirilemeyeceği belirtilmiştir.
18. Kişisel Verileri Koruma Kurumu İnceleme Dairesi Başkanlığı tarafından Kurumumuza
Geçmiş Sağlık Verilerinin Silinmesi Konulu 10/04/2020 tarih ve sayılı yazısında
Kişisel Verileri Koruma Kurumu geçmişe yönelik olarak sağlık verilerinin silinmesi hususunda 06/02/2020 tarih ve 2020/93 sayılı Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararında; “Geçmiş sağlık verilerinin düzeltilmesi/silinmesine dair muhtelif başvuruların incelenmesi neticesinde; İlgili kişilerin kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda, Kişisel Sağlık Verileri Hakkında
Yönetmeliğin 13 üncü maddesi kapsamında ilgili il sağlık müdürlüklerine başvuruda bulunmaları ve il sağlık müdürlükleri tarafından başvurularına olumsuz cevap verilmesi halinde; kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarının “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartının ortadan kalkmaması sebebiyle kaydedilen sağlık verilerinin bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında bu verilerin Sağlık Bakanlığı tarafından Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında işlenmesi ve söz konusu işleme şartlarının ortadan kalkmaması nedeniyle Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına, İlgili kişilerin kişisel sağlık verilerinin silinmesine ilişkin talepleri hususunda kişisel sağlık verilerinin işlenme şartlarından “kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi” şartlarının ortadan kalkmaması sebebiyle kaydedilen sağlık verilerinin bu amaca hizmet ettiği dikkate alındığında bu verilerin Sağlık Bakanlığı tarafından Kanunun 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında işlenmesi ve söz konusu işleme şartlarının ortadan kalkmaması nedeniyle Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığına, Karar verilmiştir.” açıklamalarının yer aldığı görülmüştür.
19. Kurumumuzun bilirkişi görevlendirmesi yapması üzerine Çukurova Üniversitesi
Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca oluşturulan 3 kişilik bilirkişi komisyonunun raporunda; “Uyum bozuklukları; tetikleyici etkenlere tepki olarak, etkenin ortaya çıkmasından sonraki üç ay içinde gelişen duygusal ve davranışsal belirtilerdir. Kültürel etkenler göz önünde bulundurulduğunda, tetikleyici etkenin yoğunluğuyla orantısız belirsiz bir sıkıntı hali ve işlevsellikte ileri derecede düşme görülür. Tetikleyici etken ve sonuçları ortadan kalkınca belirtiler altı aydan uzun sürmez.
30.07.2018 tarihli istirahat raporunda belirtilen “askerden sonra başlayan uyum sorunları,
duygulanımın sıkıntılı olması ve işlevselliğinin azalmış olması” Uyum Bozukluğu tanı kriterleri ile uyumludur. Uyum Bozukluğu geçici bir tanıdır ve stres etkeni ortadan kalktıktan sonra genellikle gerilemektedir. 20.01.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda belirtilen “mevcut haliyle psikiyatrik bozukluk saptanmaması” Uyum Bozukluğunun geçici bir tanı olması doğasıyla uyumludur.
Sonuç; Tıbbi belgelerin, raporların incelenmesi sonucunda Uyum Bozukluğu tanısının sehven/hatalı olarak konulmadığı, tanı sisteminden silinmesinin uygun olmayacağı, ancak bu tanının da yukarıda belirttiğimiz hususlar nedeni ile geçici ve stres etkenlerine bağlı ortaya çıkabilecek, kalıcı bir psikopatolojiyi ifade etmeyen tepkisel bir durum olduğu, nitekim sonraki süreçte yapılan değerlendirmelerde psikopatolojinin saptanmamış olması nedenleri ile
30.07.2018 tarihli ruhsal muayene bulguları ve anamnez ile tanının uyumlu olduğu kanaatine
varılmıştır.” İfadeleri yer almaktadır.
20. Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler incelenerek Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın askerde bulunduğu süre içerisinde 26/07/2018 ve 30/07/2018 tarihlerinde uyum bozukluğu teşhisi ile 21 günlük rapor aldığı, daha sonrasında ise
E-Nabız sistemine kaydedilen bu verinin silahla çalıştırmayı gerektiren işlerde çalışmasına engel olduğu gerekçesiyle ve o dönemde rahatsızlığı olmamasına rağmen kullanacağı izin süresi olmadığı için bu raporu aldığını bildirdiği başvurusunda E-Nabız sisteminden silinmesini talep ettiği rapor ile ilgili olarak Kurumumuzca yapılan incelemede, Hatalı Tanı Girişlerinde
Uygulanacak İş ve İşlemlerde belirlenen usul ile öncelikle hatalı olduğu kanıtlanmış verinin silinmesi için gerekli belgelerin sağlanmaya çalışıldığı ancak Gülhane Eğitim ve Araştırma
Hastanesindeki ilgili hekim görüşünce hastanın o dönemdeki raporunda bir yanlışlık yapılmadığı beyanında bulunulduğu, sehven hatalı olduğu kanıtlanmamış tanı girişlerinde belirlenen usul uyarınca başvuranın heyet raporu aldığı ancak raporda şu an için mevcut bir psikiyatrik rahatsızlık tanısı konulamasa da ilgili döneme ait olarak belirli bir kanaate varılamadığını belirten açıklamaların yer aldığı, buna istinaden Kahramanmaraş Valiliği İl
Sağlık Müdürlüğü tarafından Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğüne iletilen rapor ile bilgilerin düzeltilmesini talep ettiği ancak yapılan değerlendirmede Kişisel
Verileri Koruma Kanunu, Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale
Getirilmesi Hakkında Yönetmelik ve Kişisel Sağlık Verileri Yönetmeliği uyarınca gerekli şartların yerine getirilmediği değerlendirildiği yine Kurumumuzca talep edilmesi üzerine
Çukurova Üniversite Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığınca oluşturulan 3 kişilik bilirkişi komisyonunca da belirtilen döneme ilişkin olarak tanının sehven konulmadığı yönündeki beyanlar da dikkate alındığında başvuranın başvuruya konu raporun E-Nabız sisteminden silinmesi talebinin yerine getirilmemesi yönünde tesis edilen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi