ÖZET: Başvuru, PTT’nin taahhütlü mektupların semt postanelerinden alınmasını engelleyen kararı nedeniyle yaşanan mağduriyet iddialarını içermektedir. Şikayetçi, özellikle Covid-19 salgını nedeniyle sokağa çıkma kısıtlamaları olan 65 yaş üstü bireylerin şehir merkezindeki PTT merkezlerine ulaşımının zorlaştığını ve bu durumun hem maliyetli hem de sağlık açısından riskli olduğunu belirtmiştir. Başvuru, PTT Genel Müdürlüğü tarafından alınan kararın kaldırılması talebiyle yapılmış, ancak CİMER üzerinden yapılan başvuru reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun ardından PTT Genel Müdürlüğü’nden bilgi talep etmiş ve alınan yanıtta, kararın Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında yoğunluğu azaltmak amacıyla alındığı ifade edilmiştir. Ancak, bu uygulamanın özellikle yaşlı ve hasta bireyler için ulaşım zorluğu yarattığı ve bu durumun posta hizmetlerinden yararlanma haklarını kısıtladığı vurgulanmıştır. Kurum, bu nedenle PTT’nin uygulamasını yeniden değerlendirmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, PTT Genel Müdürlüğü’ne, salgın tedbirlerinin kaldırılması doğrultusunda, taahhütlü mektupların en yakın PTT şubelerinden teslim alınabilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuran ve PTT Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edilmiştir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/6907-S.22.10596

BAŞVURU NO : 2021/20766

KARAR TARİHİ : 01/06/2022

TAVSİYE KARARI

TCKN:

BAŞVURUYA KONU İDARE : POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, PTT tarafından, kurumlarca vatandaşlara gönderilen taahhütlü mektupların semt postanelerinden alınmasını önleyen karar alınarak vatandaşların şehir merkezindeki PTT merkezlerine yönlendirilmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığı iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 06/12/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda, başvuran dilekçesinde özetle; Kurumlarca tarafına ve vatandaşlara gönderilen taahhütlü mektupların postacı tarafından evde bulunmamaları halinde ilgili en yakın semt postanesine bırakılırken PTT Genel Müdürlüğü Posta ve Kargo Hizmetleri Daire Başkanlığının 18/02/2021 tarihli ve 29693 sayılı kararı ile vatandaşlara kurumlarca gönderilen taahhütlü mektupların bundan böyle semt postanelerinden alınmasını önleyen karar alınarak vatandaşların şehir merkezindeki

PTT merkezlerine yönlendirildiğini, ancak salgın nedeniyle zaten sokağa çıkmaları kısıtlı 65 yaş üstü vatandaşların PTT merkezlerine taahhütlü mektupları almak için gidemediklerini, zira toplu taşıma araçlarını kullanmalarının yasak olduğunu, vatandaşın semt postanesi yerine PTT merkezlerine gitmesinin hem maliyetli olacağını hem de toplu taşımada kalabalığa yol açacağını, söz konusu kararın kaldırılmasına dair CİMER üzerinden yapmış olduğu 26/03/2021 tarihli başvurusunun 19/04/2021 tarihli karar ile reddedildiğini, yol parası olmadığı için şehir merkezindeki PTT merkezine gidemediğini ve bu suretle tarafına gönderilen taahhütlü mektupları alamadığını, 6238 sayılı yasa ve Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 6 ıncı maddesi uyarınca kurumların iyi yönetim ilkelerine uymak zorunda olduklarını, bu ilkelerin başında; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi ve ölçülülük ilkesinin geldiğini,

İdarenin kendisine gelen mektupları teslim etme görevini yerine getirmediğini iddia ve ifade ederek idari yargıda dava açmadan önce PTT tarafından alınan karar hakkında inceleme araştırma yapılmasını; konuyla ilgili bilgi ve belgelerin elde edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle etkili şikayet hakkının kullandırılarak denetim yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma

gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca 02/02/2022 tarih ve sayılı yazı ile Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel

Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

3. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 16/02/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; şikayete konu talebe ilişkin olarak yapılabilecek bir işlem bulunmadığı, 06/09/2021 tarih ve sayılı yazı ile şikayetçiye bildirilen cevapta, söz konusu uygulamaya geçiş sebebinin Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğu azaltmak olduğunun ifade edildiği, semtlerdeki işyerlerinin metrekare yüzölçümünün şehir merkezlerindeki işyerlerinden çok daha küçük olduğu, bu durum dar alanda daha fazla insanın bir arada birbiriyle temas etmesine neden olacağından Covid-19 önlemlerinin ihlal edilmiş olunacağı, şirket iç organizasyonunda işyerleri arasında dağıtımla görevli olan ve dağıtımla görevli olmayan işyerleri şeklinde ayrım bulunduğu, bu nedenle idari karar alınarak gönderilerin semtlerdeki işyerlerine değil şehir merkezlerindeki işyerlerine ihbarlandığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4.2. “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinde; “ Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır.

Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz…”,

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğinin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”

7. 6475 sayılı Posta Hizmetleri Kanunu’nun

7.1. “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; ülke genelinde posta hizmetlerinin kaliteli, sürekli, tüm kullanıcılar için karşılanabilir bir ücretle, etkin, rekabete dayalı esaslar çerçevesinde sunulmasını sağlamak üzere posta sektörünün serbestleştirilerek mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaflığı sağlanmış bir sektör oluşturulması ve bu sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.”,

7.2. Kapsam başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Kanun; posta gönderilerinin kabulü, toplanması, işlenmesi, sevki, dağıtımı ve teslimine ilişkin işlem ve hizmetlerin sunulması, yetkilendirme, tarife ilkeleri ve hizmet şartlarının tespit edilmesi, sektörde düzenleme ve denetimin gerçekleştirilmesi, bunlara ilişkin yaptırımların belirlenmesi ve posta hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.”,

7.3. “Posta hizmetleri için yetkilendirilme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “PTT, bu Kanun çerçevesinde yurt içi ve yurt dışında posta hizmetlerini yürütmeye ve gerekli altyapıyı kurmaya yetkilidir.”,

7.4. “Faaliyet konuları ve nitelikleri” başlıklı 22 nci maddesinde; “(1) PTT; yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, pul basımı ve satımı, denetlemeye ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık

Kanununa tabi olmaksızın, anılan Kanun kapsamında belirtilen faaliyet konuları ile ilgili olarak bankalarla yapacağı sözleşmeler doğrultusunda bankalara destek hizmeti, parasal posta hizmeti, ödeme hizmeti sunma, adres bilgi kayıt sistemi ve elektronik sertifika hizmet sağlayıcılığı, elektronik ortam dâhil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetler, 20/6/1984 tarihli ve 3028 sayılı Yabancı Resmî Belgelerin Tasdiki

Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesinin Tasdikinin Uygun Olduğu Hakkında Kanunla uygun bulunan

Sözleşme uyarınca yetkili birimler tarafından onay şerhi (apostille) verilmiş belgelerin, kişisel verilerin korunması kaydıyla, elektronik ortamda ilgililere ulaştırılması için aracılık işlemleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetleri yürütür.”,

8. 03/06/2014 tarih ve 29019 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Posta

Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Yönetmeliğin;

8.1. “Kullanıcı hakları” başlıklı 16 ncı maddesinde; “ (1) Posta hizmetlerinden yararlanan kullanıcılar, aşağıda sıralanan haklara sahiptir: a) Benzer konumdaki kullanıcıların hizmetlere eşit şartlarda erişebilme ve ayrım gözetmeyen adil ücretlerle hizmetlerden yararlanma hakkı. b) Hizmet sağlayıcılarının sunduğu posta hizmetinin kapsamı hakkında bilgi alabilme hakkı. c) Kullanıcılara sunulan hizmet için uygulanacak tarifeler konusunda açık, detaylı ve güncel bilgilere erişebilme hakkı.

8.2. “Hizmet kalitesi” başlıklı 20 nci maddesinde; “ (1) Kurum, hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmetlerinin kaliteli ve sürekli bir şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla söz konusu posta hizmetlerine yönelik başta gönderinin emniyeti ve teslim süresi olmak üzere hizmet kalitesi ölçütlerini, hizmet sağlayıcıları tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkilidir. (2) Hizmet sağlayıcılar, hizmet seviyesi taahhütlerini asgari olarak internet sitelerinde veya Kurum tarafından belirlenebilecek diğer

yöntemlerle kolay erişilebilir bir şekilde yayımlamakla yükümlüdür. (3) Kurum, hizmet sağlayıcılardan hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapmasını talep edebilir. Hizmet sağlayıcıları, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür. (4) Hizmet sağlayıcısının kusurundan kaynaklanan nedenlerle, taahhüt ettiği hizmet kalitesi seviyesinin sağlanamaması halinde tazminat ve/veya geri ödemeye ilişkin prosedür hizmet sağlayıcılar tarafından yayınlanır. Kurum kullanıcı lehine olarak söz konusu prosedürlerde değişiklik talep etme hakkına sahiptir.”,

9. PTT A.Ş. Posta ve Kargo Hizmetleri Usul ve Esasları’nın 9.1. “Teslim edilemeyen gönderiler” başlıklı 136 ncı maddesinde; “Dağıtıcılar teslim edemedikleri gönderileri, dağıtım bittikten sonra üzerlerinde tutamazlar. Dağıtılamayan gönderiler, alıcılarının başvurmaları halinde teslim edecek veya gerekirse çıkış merkezine geri gönderecek servislere dağıtım dönüşü teslim edilir. Geri getirilen gönderilere, gönderinin neden teslim edilemediği, kimlerden sorulup araştırıldığı yazılır. Verilen bu meşruhat, ilgili servis yetkililerince yeterli görülmediği takdirde ya alıcının yeniden araştırılması istenir ya da meşruhatın gerekli açıklıkta yazılması sağlanır. (2) Alıcılarına teslim edilemeyen gönderilere, gerekçelerine ve bekleme sürelerine göre işlem yapılır.”

9.2. Gönderilerin varış yerinde “Bekleme süresi” başlıklı 145 inci maddesinde, “Bekleme süreleri; b)

Geldiği alıcıya haber kağıdı veya diğer iletişim kanallarıyla bildirilen; yurtdışı mektup postası gönderileri ile acele posta gönderileri, haber verildiği tarihin ertesi gününden başlamak üzere yedi gündür. c) Geldiği alıcıya haber kağıdı veya diğer iletişim kanallarıyla bildirilen yurtdışı posta kolileri, haber verildiği tarihin ertesi gününden başlamak üzere yirmi gündür.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi neticesinde hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. Şikayetçi, iş bu kararın 1 Nolu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere, PTT’nin, vatandaşlara gönderilen taahhütlü mektupların semt postaneleri yerine şehir merkezindeki PTT merkezlerinden alınabilmesine yönelik karar aldığını ve bu durumun özellikle pandemi döneminde seyahat etmelerinde risk bulunan 65 yaş üstü vatandaşlar için zorluk oluşturacağını iddia ederek eski uygulamaya geri dönülmesini talep etmektedir.

12. Bilindiği üzere, 2019 yılının son günlerinde, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Vuhan şehrinde, Yeni Korona

Virüs (Covid-19) olarak adlandırılan bulaşıcı bir salgın hastalık baş göstermiş ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır. İnsanlık hiç beklemediği bir anda büyük bir küresel felaketle karşı karşıya kalmış; hastalık ve ölüm tehlikesi tüm insanlarda korkuya yol açmış; insanların günlük hayatları doğrudan etkilenmiş, adeta durma noktasına gelmiştir. Tüm toplum kesimleri, özellikle yaşlılar, engelliler, kronik hastalık sahibi bireyler yanı sıra gençler ve çocuklar, bir anda çok ciddi sağlık endişesiyle karşılaşmıştır. Dünya çapında seyahatler durma noktasına gelmiş, toplu yapılan tüm faaliyetler askıya alınmış; insanlar bir anda aileleriyle evlerinde endişe içerisinde beklemek durumunda kalmıştır.

13. Doğası gereği yayılımı önlenemeyen salgının 11 Mart 2020 tarihinde ülkemizde de görüldüğü tespit edilmiştir. Bu kapsamda, 2020 yılının Ocak ayından günümüze kadar salgının yayılmasını önlemek amacıyla çok geniş ve detaylı tedbirlere başvurulmuştur.

14. Kamu Denetçiliği Kurumumuz, Covid-19 salgınının başlangıcından günümüze kadar kamu idareleri ile etkili bir iletişim stratejisi içerisinde hareket etmektedir. Kurumumuz bir yandan bu kapsamda iletilen başvuruları inceleyerek münferit aksaklıkların önüne geçilmesine çalışmakta; diğer taraftan da sektörel olarak alınması gereken tedbirler ve atılması gereken adımlar hakkında kamu idaresine rehberlik etmektedir.

15. Bilindiği gibi Kurumumuz, 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Başdenetçinin ve denetçilerin görevleri” başlıklı 7’nci maddesi birinci fıkrası (ç) bendinde kayıtlı, “Yıllık raporu beklemeksizin gerek görüldüğü konularda özel rapor hazırlamak.” hükmü uyarınca, Kuruma iletilen şikâyet başvuruları da göz önünde bulundurulmak suretiyle, özel rapor hazırlama yetkisine sahiptir. Bu yetkiye istinaden, Haziran 2020’de “Türkiye’nin Koronavirüs Hastalığı ile Mücadelesi” başlıklı bir özel hazırlanmış, ilgili kamu idarelerinin ve kamuoyunun bilgisine sunulmuştur.

(https://www.ombudsman.gov.tr/document/raporlar/kdk-pdf/Covid-raporu/mobile/index.html#p=1 )

16. İlgi raporda, ülkemizde Covid-19 salgını ile mücadelede sağlık alanında yürütülen çalışmalar, idari alanda yürütülen çalışmalar, ekonomi alanında gerçekleştirilen çalışmalar ve genel öneriler kayıt altına alınmıştır.

17. Kurumumuza, Covid-19 ile mücadele kapsamında Türkiye’nin aldığı tedbirlerin uygulanmasından kaynaklanan ihlal iddialarını muhtevi şikâyet başvuruları iletilmektedir. Söz konusu başvuruların özellikle

“seyahat özgürlüğü,” “sağlık hakkı”, “eğitim hakkı” gibi başlıklarda toplandığı görülmekle birlikte; salgın nedeni ile işsiz kalınması, işyerinin kapatılması vs. gerekçeler ile ekonomik zorluk çeken bireylerin maddi talepleri de dile getirilmektedir. (Bkz. Kamu Denetçiliği Kurumunun 31/05/2021 tarihli ve 2020/101824

Başvuru. No.lu Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Kararı)

18. Konu ile ilgili olarak, şikayetçinin 28/07/2021 tarihli ve 2021/13091 Başvuru No.lu başvurusu üzerine 23/08/2021 tarihli Gönderme Kararı verildiği, Gönderme Kararı üzerine idare tarafından olumsuz cevap verildiğinden yeniden Kurumumuza başvuru yapıldığı anlaşılmıştır.

19. Gönderme Kararı üzerine İdare tarafından Kurumumuza verilen cevapta, “Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında personel ve müşterilerin şubelerde yaşanacak yoğunluktan korunması, etkin kontrolün sağlanması, diğer işlemlerin hızlandırılması amacıyla söz konusu uygulamaya geçildiği” belirtildiğinden bilgi ve belge talebi kapsamında Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında alınan tedbirlerde ülke çapında yeni uygulamaya geçilmiş olması karşısında Posta ve Telgraf Teşkilatı

Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından taahhütlü mektupların teslimatında farklılığa gidilip gidilmediği bilgisi idareden istenmiştir. Söz konusu yazıda, iade edilen taahhütlü mektupların şube yerine merkeze bırakılmasının Covid önlemlerini daha fazla ihlal etme riski oluşturacağı, ayrıca ulaşımı daha fazla artıracağı ve öngörülen amacın yerine gelmeyeceği dikkate alınarak konunun tekrar değerlendirilmesi neticesinde hukuki açıklamada bulunulması, merkeze toplama konusunda uygulamada değişikliğe gidilmeyecekse bu konuda talebin reddedilmesine esas hukuki gerekçenin belirtilmesi istenmiştir.

20. Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 16/02/2022 tarihli yazıda Gönderme Kararı üzerine verilen cevap ile benzer açıklamaya yer verildiği, söz konusu uygulamaya geçiş sebebinin Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğu azaltmak olduğunun tekraren vurgulandığı, semtlerdeki işyerlerinin metrekare yüzölçümünün şehir merkezlerindeki işyerlerinden çok daha küçük olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ayrıca, cevabi yazı ekinde gönderilen Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Posta ve Kargo Hizmetleri Daire

Başkanlığı’nın 18/02/2021 tarihli ve sayılı yazısında, “Bilindiği üzere adrese teslim edilmek üzere dağıtıma çıkarılıp herhangi bir nedenle dağıtım olanağı sağlanmadan alıcılarına haber kağıdı bırakılmış olan gönderiler en yakın PTT işyerinde teslim edilmektedir. Ancak en yakın PTT iş yerinin şube olması durumunda, çoğunlukla bir ya da iki personelle hizmet veren şubelerden gönderilerini teslim almak isteyen müşteriler nedeniyle uzun kuyruklar oluşmakta ve şubelerin gelir getirici faaliyetlerine engel teşkil edilmektedir. Ayrıca adrese en yakın PTT şubesine gönderilerin ihbarlanabilmesi, suistimallere açık olmakla birlikte dağıtım ünitesindeki kontrolle görevli personelin dağıtıcıları etkin bir şekilde denetleyebilmesini zorlaştırmaktadır.

Bu nedenle; PTT şubelerinin daha etkin ve verimli kullanılması, ihbarlı gönderilerini almak isteyen müşterilerimizin şubelerde oluşturduğu kuyrukların azaltılması, şubelerin gönderi tesliminden ziyade asli işleri olan kabul ve diğer işlemlerini artırabilmesi, ayrıca gönderilerin ihbar oranlarının düşürülmesi ve dağıtıcıların kontrollerinin daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla sırasıyla;

1- Dağıtımı yapan Merkezin yakın civarı varışlı gönderilerin (bulunduğu yerlerde PTT Merkezi olsa dahi)

Dağıtım Merkezine ihbarlanması,

2- Adresinde teslim edilemeyen gönderilerin en yakın şubeye değil en yakın PTT Merkezine ihbarlanması,

3- Başmüdürlükçe en yakın PTT Merkezinin konum ve alan bakımından müsait olmaması durumunda, o merkeze bağlı şubelerden birinin ihbar şubesi olarak belirlenebilmesi,

4- Dağıtım Merkezlerinde müşteri memnuniyeti sağlamak adına ihbar gişelerinin/şubelerinin oluşturulması,

5- PTT Şubesinin, bağlı olduğu PTT merkezine çok uzak olması durumunda, müşteri memnuniyeti gözetilerek söz konusu şubeye ihbar yapılabilmesine Başmüdürlükçe karar verilmesi ve Genel

Müdürlüğümüze bildirilmesi,

6- Merkezlerde ayrı ihbar gişesi oluşturulması da dahil olmak üzere gerekli düzenlemelerin sağlanması,

7- Başmüdürlükler tarafından müşteri memnuniyetinin sağlanmasını teminen ihbarlı bırakılan gönderilerin ve sorumlu dağıtıcıların yakından takip edilmesi, bu konu hakkındaki müşteri şikayetlerine zamanında ve hızlı cevap verilmesi, şikayetin yoğunlaştığı bölgelerin daha detaylı incelenerek kontrollerin arttırılması hususlarında gereğini rica ederiz.” şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmektedir.

21. Kamu hizmetlerini yürütmekle yetkili ve yükümlü olan idareye kamu kudretinden kaynaklanan bir takım üstünlük ve ayrıcalıklar tanınmıştır. Bu üstünlük ve ayrıcalıklarla donanmış ve kamu hizmetini yürütmek için bir takım kararlar almak ve işlemler yapmak durumunda olan idare, özel hukuk ilişki ve işlemleri dışında, kamu tüzel kişiliğine sahip olma ve mevzuat tarafından açıkça yetkilendirilmesine bağlı

olarak, kamu kudretinden yararlanarak bir takım idari işlemler yapmaktadır. Şikâyet konusu olayda da olduğu gibi posta hizmetleri vatandaşlar için büyük önem taşımakta olup bu tür kamu hizmetlerinin sunulması vatandaşlar için çok elzem bir durumdur.

22. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi belirliliktir. Belirlilik hukuki güvenliğin bir sonucu olarak; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.

23. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması ise idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı ) İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6.

baskı, C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.

24. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….

İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunulmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususu vurgulanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )

25. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )

26. Nitekim başvuru üzerine yapılan inceleme ve araştırma devam ederken; İçişleri Bakanlığının tüm il valilikleri ile merkez birimler ve bağlı kuruluşlara muhatap 15/01/2022 tarihli ve 153-22954 sayılı

Genelgesi ve 04/03/2022 tarihli ve 25940 sayılı Genelgesi ile açık alanlar ile sosyal mesafenin uygulanabildiği ve uygun havalandırma koşullarının bulunduğu kapalı yerlerde maske kullanma zorunluluğu, alışveriş merkezleri (AVM), tiyatro, halı saha gibi belirli alanlara girecek veya otobüs, tren, uçak gibi toplu ulaşım araçlarını kullanacak kişilere yönelik HES kodu sorgulaması yapılması ve aşısız veya aşı sürecini tamamlamayan ya da son 180 gün içinde hastalığı geçirmemiş kişilerden negatif PCR test sonucu ibrazı istenilmesi zorunluluğu uygulamaları yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 8/4/2022 tarihli ve

2022/2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 30/6/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “COVID-19 Kapsamında Kamu Kurumu ve Kuruluşlarında Normalleşme ve Alınacak

Tedbirler” konulu 2021/13 sayılı Genelge yürürlükten kaldırılarak salgın ile mücadelede Sağlık Bakanlığı ile Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda belirlenen tedbir ve kurallara titizlikle uyulacağı, kamu kurum ve kuruluşlarınca uygulamada herhangi bir aksaklığa sebebiyet verilmeyeceği ifadelerine yer verilmiştir. Son olarak 26 Nisan 2022 tarihli COVID19 Bilimsel Danışma Kurulu önerileri doğrultusunda; açık ve kapalı alanlar dahil olmak üzere tüm alanlarda, tüm okullarda maske zorunluluğunun tümüyle kaldırılması, ancak ülkemizdeki günlük vaka sayısı 1000’in altına düşene kadar bir müddet daha toplu taşıma araçları ile sağlık kuruluşlarında maske kullanımına devam edilmesi kararı alınmıştır. Böylelikle, kademeli normalleşme sürecinin ardından kalıcı normalleşmenin sağlanması için adımlar atılmış durumdadır.

27. Somut olay incelendiğinde, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün

Gönderme Kararı ve bilgi ve belge isteme yazısı üzerine Kurumumuza verdiği cevaplarda, iade gönderilerin semt işyerleri yerine şehir merkezlerindeki işyerlerine gönderilmesi uygulamasına dayanak olarak Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında işyerlerinde yaşanacak yoğunluğun gerekçe gösterildiği ve semt işyerlerinin metrekare yüzölçümünün küçüklüğü nedeniyle söz konusu tedbirin alındığının belirtildiği, her ne kadar Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi Genel

Müdürlüğünden alınan cevabi yazı ekinde gönderilen 18/02/2021 tarihli yazıda, en yakın PTT iş yerinin şube olması durumunda, çoğunlukla bir ya da iki personelle hizmet veren şubelerden gönderilerini teslim almak isteyen müşteriler nedeniyle uzun kuyruklar oluştuğu ve şubelerin gelir getirici faaliyetlerine engel teşkil ettiği, bu nedenle; PTT şubelerinin daha etkin ve verimli kullanılması, ihbarlı gönderilerini almak isteyen müşterilerin şubelerde oluşturduğu kuyrukların azaltılması, şubelerin gönderi tesliminden ziyade asli işleri olan kabul ve diğer işlemlerini artırabilmesi, ayrıca gönderilerin ihbar oranlarının düşürülmesi ve dağıtıcıların kontrollerinin daha etkin bir şekilde gerçekleştirilebilmesi amacıyla semt işyerlerinden iade gönderilerin alınması uygulamasına son verildiği belirtilmekte ise de, adresine teslim edilemeyen gönderilerin en yakın PTT şubesi yerine Dağıtım Merkezine ihbarlanması şeklindeki uygulama nedeniyle özellikle yaşlı ve hastaların ilgili yerlere gitmesinin kendilerinden beklenilmeyecek derecede güçlük oluşturacağı, daha fazla kalabalık içinde bulunmalarına yol açacağı, bu durumun aynı zamanda ilgililerin posta hizmetlerinden faydalanma hakkını kullanılmasını zorlaştıracağı, pandemi dönemi şartlarına özgü olduğu anlaşılan başvuruya konu uygulamanın Devlet kurumları tarafından alınan yeni tedbirler çerçevesinde yeniden ele alınması ve objektif kriterler belirlenerek vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

28. Bununla birlikte, başvuruya konu uygulamanın, Posta Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin

Yönetmeliğin “Hizmet kalitesi” başlıklı 20 nci maddesinde belirtilen “(1) Kurum, hizmet sağlayıcıları tarafından posta hizmetlerinin kaliteli ve sürekli bir şekilde sunulmasının sağlanması amacıyla söz konusu posta hizmetlerine yönelik başta gönderinin emniyeti ve teslim süresi olmak üzere hizmet kalitesi ölçütlerini, hizmet sağlayıcıları tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirlemeye yetkilidir. (2) Hizmet sağlayıcılar, hizmet seviyesi taahhütlerini asgari olarak internet sitelerinde veya Kurum tarafından belirlenebilecek diğer yöntemlerle kolay erişilebilir bir şekilde yayımlamakla yükümlüdür. (3) Kurum, hizmet sağlayıcılardan hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapmasını talep edebilir. Hizmet sağlayıcıları, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür. …” hükmü doğrultusunda ilgili idarece yeniden değerlendirilmesi ve posta hizmeti sunumunda hizmet kalitesinin artırılması kapsamında gerekli işlemlerin yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

29. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, şikâyetçinin talebinin idarece reddedilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

30. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ilkesine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup idarenin işlem veya eylemine yetkili İdare

Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN

KABULÜNE,

Covid-19 salgını nedeniyle alınan tedbirlerin uygulanması kapsamında alındığı anlaşılan başvuruya konu idari kararın, Cumhurbaşkanlığı’nın ve İçişleri Bakanlığı’nın Covid-19 tedbirleri kaldırılması ve normalleşmeye dönüş doğrultusunda çıkarmış olduğu Genelgeleri kapsamında tekrar değerlendirilerek, adresine teslim edilemeyen gönderilerin en yakın PTT Şubesi yerine PTT Dağıtım Merkezlerine ihbarlanması yönelik idari kararın kaldırılması hususunda POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI

ANONİM ŞİRKETİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve POSTA VE TELGRAF TEŞKİLATI ANONİM ŞİRKETİ GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi

Genel Müdürlüğü’nce bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi