|
ÖZET: Başvuru, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından verilen idari para cezasının, 6112 sayılı Kanun’un 8/1-d maddesine aykırı olduğu iddiasıyla yapılmıştır. Başvuran, “Adnan Oktar ile Sohbetler” programının belirli bölümlerinde yapılan konuşmaların cımbızlama yöntemiyle alıntılandığını ve bu nedenle verilen 43.359 TL’lik cezanın haksız olduğunu öne sürmektedir. Ayrıca, programda terör örgütlerinin haklı gösterilmediği ve bu tür yayınların terörü desteklemediği vurgulanmıştır.
RTÜK, başvuruya yanıtında, programların uzmanlar tarafından dikkatlice incelendiğini ve herhangi bir cımbızlama yöntemi kullanılmadan değerlendirildiğini belirtmiştir. İnceleme sonucunda, programların terör örgütlerini güçlü veya haklı gösterdiği sonucuna varılmış ve bu nedenle idari para cezasının uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Başvuranın itirazları, RTÜK’ün kararına etki etmemiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, yapılan incelemeler sonucunda RTÜK’ün uyguladığı idari yaptırımda hukuka aykırılık tespit etmemiştir. Başvuranın, idari yaptırıma karşı yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 6095-6095 36311982- 101.07.05-E.
BAŞVURU NO : 2017/493 2017/ 493
KARAR TARİHİ : 08/06/2017 |tarih|
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)
BAŞVURUNUN KONUSU : RTÜK tarafından 6112 sayılı Radyo ve
Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri
Hakkında Kanun’un ( 6112 sayılı Kanun)
8/ 1-d maddesi uyarınca verilen idari para cezası kararının, mevzuata ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu iddiasıyla, konuyla ilgili gerekli araştırmaların yapılması ve idari para cezasının kaldırılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 25/01/2017 25.1.2017
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. adına başvuran, yayınlanan
“Adnan Oktar ile Sohbetler” programının 21- 24/ 08/ 2016 tarihleri arasında yayınlanan bölümlerinde yapılan konuşmaların, 6112 sayılı kanunun 8/ 1-d maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Radyo ve
Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından 13.12.2016 tarihinde 43 nolu karar ile müvekkil şirket aleyhine l 4.359TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiğini belirterek özetle; 1.1. Müvekkil yayın kuruluşunda yayınlanan “Adnan Oktar İle Sohbetler” programlarının ilgili bölümlerinin bir bütün halinde izlenmeksizin, cımbızlama yöntemi ile alıntılar yapıldığını, idari yaptırım kararı verebilmek için, yayında yer alan sözler zorlama bir yoruma tabi tutulmak suretiyle
6112 sayılı Kanunun 8/ 1-d hükmünün ihlal edildiği yönünde karar verdiğini, müvekkil yayın
1 / 6kuruluşunda yayınlanan ve idari yaptırıma konu edilen programda, IŞİD/DEAŞ terör örgütünün haklı
gösterilmediğini, aksine terör örgütlerinin tüm dünya için çok büyük tehlike teşkil ettiğine dikkat çekildiğini, müvekkil yayın kuruluşunda yayınlanan “Adnan Oktar ile Sohbetler” programının konuğu Adnan OKTAR’ın, IŞİD/DEAŞ dahil tüm terör gruplarının suikast listesinde olduğunu, müvekkil TV kanalında yer alan hiç bir yayının, terörü destekler nitelikte olmadığını, iddia ve ifade ederek; 1.2. Şikayet konusu hakkında gerekli araştırmanın yapılmasını ve RTÜK tarafından, 6112 sayılı
Kanunun 8/ 1-d maddesi uyarınca unvanlı yayın kuruluşuna verilen idari para cezası kararının kaldırılması talebinde bulunulmaktadır .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 08.03.2017 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden RTÜK’ten alınan 04/ 04/ 2107 tarihli, sayılı yazıda özetle;
“…
Müşavirliğimizin talebi üzerine İzleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından ihlale konu yayına ilişkin şikayet nedenleri çerçevesinde yeniden yapılan inceleme neticesinde; “…‘Adnan Oktar ile Sohbetler’ programları, kanalı izlemekle görevli iki uzman tarafından dikkat ve titizlikle incelenmiş olup, programlar münhasıran değil, aksine bir bütün halinde değerlendirilmiş, herhangi bir hakkaniyetsizliğe mahal vermemek adına, 21- 24 Ağustos 2016 tarihleri arasında yayınlanan, dört program ayrı ayrı incelenmiş olup, bu programlara ilişkin deşifreler detaylandırılmış, TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan şikayet başvurusunda iddia edildiği gibi, “cımbızlama yöntemi ile” alıntılar yapılmamış, idari yaptırım kararı verebilmek için, yayında yer alan sözler hiçbir zorlama yoruma tabi tutulmamıştır . Deşifre edilen ifadelerden de anlaşılacağı üzere, iddia edilen alıntı yöntemi ya da yoruma ihtiyaç duyulmamıştır .
Kaldı ki, incelenen bu dört programa ilişkin olarak tanzim edilen raporda, Adnan Oktar’ın kendi söylemleri ile çelişkili vurgularda bulunduğuna ve zaman zaman kendi iddiaları ile tenakuza düştüğüne de yer verilmiş olmakla birlikte; incelenen programların tümünü ele alarak, genel paydada yoruma gidildiğinde, IŞİD terör örgütünün, Buhari, Müslim ve Tırmizi gibi “veli ve büyük hadis alimi” olarak tanımlanan kişilerden feyz aldıklarını, aynı kaynaktan yola çıktıklarını, bölgede ezilen, anasına, bacısına tecavüz edilen, babası kesilen, zulmedilen insanların bir araya gelerek, intikam almak için yaptıkları bir çalışma gibi değerlendirilmesinin, doğru olmadığı, bu ifadelerin örgüt eylemlerini masumlaştırmaya çalıştığı mülahaza edilmiştir .
…
İzleyici kitlenin seyrettiği programdan ne anladığı veya diğer bir ifadeyle programın izleyiciye aktardığı mesaj önemsenerek yola çıkıldığında, bir terör örgütünün masum sebeplerle veya uğranan zulümler sonucunda intikam almak gayesiyle yapılandığını belirten bir analiz sunumundan ekran başındaki seyircinin yapacağı çıkarım önemlidir . IŞİD’in yapılanmasına yönelik olarak rapora konu edilen programlarda sarf edilen; “… ailesi, anası, babası ezilen insanlar bu yapıyı oluşturuyor . Dolayısıyla müthiş bir aktivite oluşuyor, intikam hırsıyla hareket ettikleri için …”şeklindeki ifadelerin ekran başındaki izleyici üzerindeki etkisi incelendiğinde, elbette örgüt oluşumunun masumane gösterilmeye çalışılmakta olduğu düşünülmektedir .
Çeşitli tarihli programlardan ( 14/ 01/ 2016, 16/ 12/ 2016, …) deşifre örnekler sunmak suretiyle, A 9 logolu Yayın Kuruluşunda yayınlanan programlarda, terör örgütlerine ve IŞİD’e karşı olunduğunun belirtilmesi, incelenen tarihlerde yayınlanan programları bağlamayacağından, rapor edilen programların, 6112 sayılı Kanunun 8/ 1 maddesinin (d) bendinde yer alan hükmü ihlal ettiği düşüncesini ortadan kaldırmamaktadır .
2 / 6Sözü edilen Medya Hizmet Sağlayıcı Yayın Kuruluşunda yayınlanan “Adnan Oktar ile
Sohbetler” programının konuğu Adnan Oktar’ın IŞİD/DEAŞ dahil tüm terör gruplarının suikast listesinde bulunması veya bu örgütler tarafından ciddi ve somut tehditler alması yahut şahsına can güvenliği sebebiyle resmi koruma kararı verilmesi, rapor edilen programlarla veya bu programlarda sarf edilen söylemlerle ilişkilendirilemez .
TBMM Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurulan şikâyet dilekçesinde, logolu Yayın
Kuruluşunun terör karşıtı bir çok belgeselinin mezkur kanalda yayınlandığı, “IŞİD/DEAŞ Terör
Örgütü” başlıklı belgesel yapımının var olması, rapor edilen programlarda kullanılan ifadeleri değiştirmediği gibi, 6112 sayılı Kanun hükmünün ihlal edildiği düşüncesini de ortadan kaldırmamaktadır .
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz hususlar çerçevesinde, 21- 24 Ağustos 2016 tarihleri arasında muhtelif saatlerde yayınlanan programlarda, ekli mezkur rapor ve ekleri (yayın kayıtları, BİMER’ den yapılan şikayet dilekçesi) incelendiğinde de görüleceği üzere; unvanlı Medya Hizmet Sağlayıcı Yayın Kuruluşunun, 6112 sayılı
Kanunun 8- 1 maddesinin (d) bendinde yer alan hükmünü ihlal ettiği ‘ … terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, …’ değerlendirilmiştir .” ifadeleriyle kuruluşun talebine karşı işlem yapılmasının uygun olmayacağı şeklinde görüş bildirilmiştir .
Bununla birlikte, 6112 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinin 9’uncu fıkrasında “Bu Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 06/ 01/ 1982 tarihli ve 2577 sayılı İdarî
Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre yargı yoluna başvurulur . Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır . İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz .” düzenlemesine yer verilmiştir . Anılan hüküm uyarınca Üst Kurulumuz kararları idari yargı denetimine tabi olup, kuruluşun şikâyete konu talebine ilişkin olarak yargı yoluna başvurabilmesi mümkündür .” açıklamalarına yer verilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler .” hükmünü içermektedir .
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrası; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” hükmüne yer verilmiştir .
5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının :
5.1. “Basın hürriyeti başlıklı” 28 inci maddesinde; “Basın hürdür… basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır” 5.2. “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti” başlıklı 26 ncı maddesi; “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma
.
3 / 6hakkına sahiptir . Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da
vermek serbestliğini de kapsar . Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir .
Bu hürriyetlerin kullanılması , millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması , Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir .
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler , bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz .
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir .” 6. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade Özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde ; “ 1.
Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir . Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar . Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir . 2. Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir .” hükmü yer almaktadır .
7. Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; “ Terörü övemez ve teşvik edemez, terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez , terör örgütlerinin korkutucu ve yıldırıcı özelliklerini yansıtıcı nitelikte olamaz .” hükmüne yer verilmiştir .
8. Aynı Kanunun “İdari yaptırımlar” başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında; “ Bu
Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının …(d)… bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine… aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara… idari para cezası verilir … İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idari para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir .” hükmü düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ AV.HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilgili idare tarafından başvurana yönelik uygulanan idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Uyuşmazlık konusu: Kararın, “I . BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ” başlıklı bölümünde
.
4 / 6açıklandığı üzere, logolu Yayın Kuruluşunda yayınlanan “Adnan Oktar ile Sohbetler”
programının 21- 24/ 08/ 2016 tarihleri arasında yayınlanan bölümlerinde yapılan konuşmaların 6112 sayılı Kanunun 8/ 1-d maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle RTÜK tarafından logolu Yayın
Kuruluşu aleyhine verilen l 4.359 TL idari para cezası kararının mevzuata ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu iddiasıyla, konuyla ilgili gerekli araştırmaların yapılması ve idari para cezasının kaldırılması talebine ilişkindir .
11. Anayasa’nın ‘Basın hürriyeti’ başlıklı 28 inci maddesinde, basının hür olduğu ancak Anayasanın
26 ncı maddesi kapsamında sınırlanabileceği, “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”nin
sınırlarının düzenlendiği Anayasa’nın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, bu özgürlüklerin kullanılmasının sınırlanabileceği, üçüncü fıkrasında ise haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmayacağı hüküm altına almıştır .
12. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetlerin kullanılması; suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması amaçlarıyla sınırlanabileceği, haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır .
13. Anayasa’da yer verilen yetkiye dayanarak, RTÜK tarafından, Kararın “ II . İDARENİN
BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI” başlıklı bölümünde belirtilen gerekçelere istinaden, logolu Yayın Kuruluşuna söz konusu yayınlarda, 6112 sayılı Kanunun 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan ‘ … terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, …’ hükmünü ihlal ettiği değerlendirmesi neticesinde, anılan Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası hükmü uyarınca
“ idari para cezası ” yaptırımı uygulamasında, Anayasal açıdan hukuka aykırılık söz konusu değildir .
14. Anayasa Mahkemesi, 08.10.2003 tarih, E. 2003/ 31, K . 2003/ 87 sayılı kararında “…idarenin takdir yetkisini kullanırken “kamu yararını gözetme” yükümlülüğü vardır ve takdirin keyfilik anlamı taşımadığı gözden uzak tutulmamalıdır . Takdir yetkisi, adil, makul ve ölçülü biçimde kullanılmalı, kazanılmış hakları zedelememeli ve kişinin hukuk düzenine olan güvenini sarsmamalıdır .” şeklinde değerlendirmede bulunmak suretiyle, takdir yetkisinin kullanılması esnasında göz önünde bulundurması gereken ilkeleri açıkça belirlemiş bulunmaktadır .
15. Anayasa Mahkemesinin 25/ 11/ 2015 tarih ve 2015/ 50 E., 2015/ 107 K . sayılı kararında , “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir . Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur . Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır . …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır .
16. İdare tarafından, ‘takdir yetkisi’ nin kullanımı konusu yukarıda yer verilen Anayasa
Mahkemesi kararları çerçevesinde somut olay özelinde değerlendirildiğinde; 6112 sayılı
Kanun’un idari yaptırımlar başlıklı 32 nci maddesinin birinci fıkrasında, idareye takdir yetkisinin tanındığı, bu fıkra hükümlerine göre meydana gelen yayın hizmet ilkelerini ihlal durumunda, idari para cezası ile birlikte idari tedbire karar verilebileceği gibi sadece idari para cezasına veya idari tedbire karar verilebileceği belirtilmişken, somut olayda sadece para cezasına hükmedilmiştir . Bu çerçevede RTÜK tarafından uygulanan idari yaptırıma ilişkin gerekçelerin somut ve yeterli olduğu
.
5 / 6diğer taraftan mezkur fıkrada en ağır yaptırımın uygulanmayarak, kişi yararı ile kamu yararı
arasındaki olması gereken dengenin de korunduğu, bu nedenlerle takdir yetkisinin kötüye kullanımın söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir .
17. Diğer taraftan, RTÜK tarafından, ‘Adnan Oktar ile Sohbetler’ adı altında 21- 24 Ağustos 2016 tarihleri arasında muhtelif saatler de yayınlanan dört programın ayrı ayrı incelenmesi neticesinde logolu Yayın Kuruluşunun verilen idari para cezası kararına karşı başvuranın dilekçesinde yer verdiği itiraz gerekçelerinin, mezkur programlarda kullanılan ifadeleri değiştirmediği gibi bu ifadelerin yok sayılmasına da neden teşkil etmeyeceği değerlendirilmiştir .
18. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; unvanlı Medya Hizmet Sağlayıcı Yayın Kuruluşuna, 21- 24 Ağustos 2016 tarihleri arasında muhtelif saatlerde yayınlanan programlarda yer alan ifadeler nedeniyle 6112 sayılı
Kanunun 8 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında ‘ … terör örgütlerini güçlü veya haklı gösteremez, …’ hükmünün ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanunun 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tesis edilen idari yaptırım işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edilmiştir .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. Dosya münderecatına göre, s öz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; i dareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede ve gerekçeli karar verme, karara karşı başvuru yolunun gösterilmesi, kararının gecikmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL AÇIKLAMA
20. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu “Ret
Kararı”nın başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, ilgili İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır .
VI. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULUNA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi r .