ÖZET: Başvuru, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından verilen idari para cezasının kaldırılması talebi üzerine yapılmıştır. Televizyonu Dijital Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına avukat, 19/04/2017 tarihinde alınan karar doğrultusunda cezanın hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, cezanın iptalini istemiştir. RTÜK, başvuruya verdiği yanıtta, izleyici şikayetleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde cezanın uygulanmasının gerekliliğini vurgulamıştır. Cezanın, 6112 sayılı Kanun’un yayın ilkelerine aykırılık nedeniyle verildiği belirtilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, RTÜK’ün uyguladığı idari yaptırımda hukuka uygunluk tespit etmiş ve başvurunun reddedilmesi yönünde öneride bulunmuştur. Anayasa’nın basın hürriyeti ile ilgili maddeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi çerçevesinde ifade özgürlüğünün sınırlı olabileceği, bu sınırlamaların toplumun değerlerini koruma amacı taşıdığı ifade edilmiştir. Başvuranın iddiaları ve RTÜK’ün gerekçeleri değerlendirildiğinde, idari yaptırımın hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuru reddedilmiş ve karar, başvurana ve RTÜK’e tebliğ edilmiştir. Başvuran, bu karara karşı Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 15739-15739 |sayi|36311982-101.07.05-E.36311982-101.07.05-E.

BAŞVURU NO : 2017/8389 2017/ 8389

KARAR TARİHİ : 14/12/2017 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK)

BAŞVURUNUN KONUSU : Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından verilen idari para cezasının kaldırılması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 23/06/2017 23.6.2017

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunan Televizyonu Dijital Yayıncılık Sanayi ve

Ticaret A.Ş. adına Avukat , Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından 19/ 04/ 2017 tarihli / numaralı toplantıda alınan numaralı kararla idari para cezası verildiğini iddia edip idari para cezasına konu olan programın incelenip Radyo ve

Televizyon Üst Kurulu tarafından 19/ 04/ 2017 tarihli / numaralı toplantıda alınan numaralı karar uyarınca verilen idari para cezasının kaldırılmasını talep etmektedir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’ndan bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup

Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca gönderilen cevabi yazıda özetle;

“… Yoğun bir şekilde Alo RTÜK ve web üzerinden gelen izleyici şikâyetleri neticesinde Üst

Kurula sunulan daire yazısında 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın

Hizmetleri Hakkında Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) ve (f) bentleri kapsamında müeyyide uygulanması gerektiği yönünde görüş belirtilmiştir .

1 / 7…Üst Kurulun 19/ 04/ 2017 tarih ve sayılı toplantısında alınan nolu kararı ile 6112

sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “…kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez…” hükmü ile (f) bendinde belirtilen “… Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz…” ilkelerinin ihlali nedeniyle idari para cezasının uygulanmasına karar verilmiştir .

…Demokratik toplumlar için vazgeçilmez bir ölçü olan ifade özgürlüğünün kullanılmasında belli din ve değerlere inanan insanların rencide edilmemesine önem verilmesi gerekmektedir .

Değer kavramı, her toplumda uzun zaman içinde oluşmuş ve içinde oluştuğu toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiş, benimsenmiş, hayata rehber yapılmış ölçütlerdir . Bireysel tutum ve davranışlar büyük ölçüde ahlaki ve dinsel değerlerle örf ve adetlerin, modanın içerdiği değerlerin etkisi altında kalır . Toplumsal açıdan değerler, topluma mana kazandıran ve önem verdiren ölçülerdir ve insanlar her zaman bu değerlerle kurulmuş bir takım ilişkiler ağı içinde yaşarlar . Bu ilişkiler inanç, temayül, kural ve genel olarak iktisadi ve ahlaki ilişkilerdir .

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. maddesindeki ifade özgürlüğü, haber veya fikir almak ve vermek serbestisinin kamu otoritelerinin müdahalelerine karşı korunması asıl olup, ifade özgürlüğünün tam bir serbestlik içinde kullanılabilmesi gerekmekte ise de, bu serbestlik, mutlak değildir . Anlatım özgürlüğü, tüm haklar gibi, sorumluluk duygusuyla kullanılmalıdır . Ulusal güvenliği, toprak bütünlüğünü, kamu düzenini, başkalarının kişilik haklarını, yargı gücünün otorite ve tarafsızlığını korumak, suç işlenmesini önlemek gibi gerekçeler toplumun sürekliliği bakımından çok önemlidir . Bu nedenler, toplumun sürekliliğini korumak bakımından anlatım özgürlüğünü sınırlamayı haklı kılıyorsa; o oranda, sınırlamaya gidilebilir . Hukuk düzenleri, ne denli önemli olursa olsun hiçbir hakkın kötüye kullanılmasını onaylamaz .

Bu bağlamda , şikâyet başvurusuna konu Üst Kurul kararının iddia edilenin aksine ifade özgürlüğünü sınırlamadığı ve anayasa ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeleri ihlal etmediği ortadadır .

…Yayın kuruluşunun söz konusu programla hemen hemen aynı içerik ve argümanlarla sunulan 30.05.2014 tarihli ” ile Sohbetler” adlı programa ilişkin oluşturulan ve

6112 sayılı Kanunun (f) bendinden müeyyide talep edilen rapor üzerine, Üst Kurulun

25.06.2014 tarihli ve / sayılı toplantısında sayılı kararıyla oy birliği ile idari

yaptırım uygulanmıştır . Bu kararın iptaline yönelik yayıncı kuruluş tarafından Ankara 14.

İdare Mahkemesi’ne açılan dava / Esas, / sayılı Karar numarası ile karara bağlanmış ve 17/ 04/ 2015 tarihinde oy birliği ile dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir… Danıştay 13.

Dairesi / Esas, / sayılı Karar numarası ile temyiz istemini karara bağlanmış ve 23/ 11/ 2015 tarihinde oy birliği ile temyiz istemi yerinde görülmeyerek mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir .

Tüm bu açıklamalar ışığında, şikâyet başvurusuna konu Üst Kurul kararının, Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yüksek mahkemenin kararlarına uygun olarak tesis edildiği açıktır…” şeklinde görüş vermiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasasının “Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti ” başlıklı 26 inci Maddesinde;

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu

2 / 7olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir . Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi

olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar . Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir .

Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir .

Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz .

Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir .” , 4. Anayasasının “Basın hürriyeti başlıklı” başlıklı 28 inci Maddesinde;

“Basın hürdür, sansür edilemez . Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz .

Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır .

Basın hürriyetinin sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri hükümleri uygulanır .

Devletin iç ve dış güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar . Tedbir yolu ile dağıtım hakim kararıyle; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir . Dağıtımı önleyen yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir . Yetkili hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı hükümsüz sayılır .

Yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde, hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım yasağı konamaz .

Süreli veya süresiz yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hakim kararıyla; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, milli güvenliğin, kamu düzeninin, genel ahlakın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir . Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hakime bildirir; hakim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, toplatma kararı hükümsüz sayılır .

Süreli veya süresiz yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve

3 / 7müsaderesinde genel hükümler uygulanır .

Türkiye’de yayımlanan süreli yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel ilkelerine, milli güvenliğe ve genel ahlaka aykırı yayımlardan mahkum olma halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir . Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hakim kararıyla toplatılır .” , 5. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük

Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” , 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”, 7. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “İfade Özgürlüğü” başlıklı 10 uncu maddesinde ;

“Herkes ifade özgürlüğü hakkına sahiptir . Bu hak, kamu makamlarının müdahalesi olmaksızın ve ülke sınırları gözetilmeksizin, kanaat özgürlüğünü ve haber ve görüş alma ve de verme özgürlüğünü de kapsar . Bu madde, Devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine tabi tutmalarına engel değildir .

Görev ve sorumluluklar da yükleyen bu özgürlüklerin kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, gizli bilgilerin yayılmasının önlenmesi veya yargı erkinin yetki ve tarafsızlığının güvence altına alınması için gerekli olan bazı formaliteler, koşullar, sınırlamalar veya yaptırımlara tabi tutulabilir .”, 8. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde;

“ …Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez…” 9. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde;

“Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz .”, 10. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin ikinci fıkrası;

4 / 7“Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî

gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz…”, 11. 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun’un

“İdarî yaptırımlar” başlıklı 32 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası;

“Bu Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d), (f), (g), (ğ), (h), (n), (ö), (s), (ş) ve (t) bentlerindeki yayın hizmeti ilkelerine ve aynı maddenin dördüncü fıkrasına aykırı yayın yapan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlara, ihlalin ağırlığı ve yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde ikisinden beşine kadar idarî para cezası verilir . İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz . Ayrıca, idarî tedbir olarak, ihlale konu programın yayınının beş keze kadar durdurulmasına, isteğe bağlı yayın hizmetlerinde ihlale konu programın katalogdan çıkarılmasına karar verilir . İhlalin mahiyeti göz önünde bulundurularak, bu fıkra hükümlerine göre idarî para cezası ile birlikte idarî tedbire karar verilebileceği gibi, sadece idarî para cezasına veya tedbire de karar verilebilir .

8 inci maddenin birinci fıkrasının diğer bentleri ile ikinci ve üçüncü fıkralarında ve bu

Kanunun diğer maddelerinde belirlenen ilke, yükümlülük veya yasaklara aykırı yayın yapan ve/veya bu Kanun hükümleri kapsamında Üst Kurul tarafından belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen medya hizmet sağlayıcıya ihlalin ağırlığı, yayının ortamı ve alanı göz önünde bulundurularak, ihlalin tespit edildiği aydan bir önceki aydaki brüt ticari iletişim gelirinin yüzde birinden yüzde üçüne kadar idari para cezası verilir . İdarî para cezası miktarı, radyo kuruluşları için bin Türk Lirasından, televizyon kuruluşları ve isteğe bağlı medya hizmet sağlayıcıları için onbin Türk Lirasından az olamaz…” 12. 5326 Sayılı Kabahatler Kanununun “İçtima ” başlıklı 15 inci maddesinde;

“Bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi halinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verilir . Bu kabahatlerle ilgili olarak kanunda idarî para cezasından başka idarî yaptırımlar da öngörülmüş ise, bu yaptırımların her birinin uygulanmasına karar verilir .

Aynı kabahatin birden fazla işlenmesi halinde her bir kabahatle ilgili olarak ayrı ayrı idarî para cezası verilir . Kesintisiz fiille işlenebilen kabahatlerde, bu nedenle idarî yaptırım kararı verilinceye kadar fiil tek sayılır .

Bir fiil hem kabahat hem de suç olarak tanımlanmış ise, sadece suçtan dolayı yaptırım uygulanabilir . Ancak, suçtan dolayı yaptırım uygulanamayan hallerde kabahat dolayısıyla yaptırım uygulanır .”

Hükümleri düzenlenmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

13. Kamu Denetçisi tarafından; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun tesis edilen idari yaptırım işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde

5 / 7hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 14. Başvuran Televizyonu Dijital Yayıncılık San . ve Tic . A.Ş. vekili Av.

bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda, Radyo ve

Televizyon Üst Kurulu tarafından 19/ 04/ 2017 tarihinde idari para cezası verildiğini iddia ederek idari para cezasına konu olan programın incelenmesini ve idari para cezasının kaldırılmasını talep etmektedir .

15. Anayasa’nın ‘Basın hürriyeti’ başlıklı 28 inci maddesinde, basının hür olduğu ancak

Anayasanın 26 ncı maddesi kapsamında sınırlanabileceği, “düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti”nin sınırlarının düzenlendiği Anayasa’nın 26 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, bu özgürlüklerin kullanılmasının sınırlanabileceği, üçüncü fıkrasında ise haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmayacağı hüküm altına almıştır .

16. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetlerin kullanılması; suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması amaçlarıyla sınırlanabileceği, haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümlerin, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır .

17. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından, Kurumumuz tarafından gönderilen Bilgi Belge

İsteme yazısında ayrıntılı olarak belirtilen gerekçelere istinaden, logolu Yayın

Kuruluşuna söz konusu yayınlarda, 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın

Hizmetleri Hakkında Kanun’un “Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “…kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez…” hükmü ile (f) bendinde yer alan “…Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz …” hükmünü ihlal ettiği değerlendirmesi neticesinde, anılan Kanunun

32 nci maddesi hükmü uyarınca “idari para cezası” yaptırımı uygulamasında, hukuka

aykırılık tespit edilememiştir .

18. Anayasa Mahkemesinin 25/ 11/ 2015 tarih ve 2015/ 50 E. 2015/ 107 K . sayılı kararında , “…. İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir . Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur .

Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır . …” şeklinde açıklamada bulunmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususunu vurgulamaktadır .

19. İdare tarafından, ‘takdir yetkisi’ nin kullanımı konusu yukarıda yer verilen Anayasa

Mahkemesi kararları çerçevesinde somut olay özelinde değerlendirildiğinde; 6112 sayılı

Kanun’un idari yaptırımlar başlıklı 32 nci maddesinde, idareye takdir yetkisinin tanındığı,

6 / 7Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından uygulanan idari yaptırıma ilişkin

gerekçelerin somut ve yeterli olduğu, takdir yetkisinin kötüye kullanımın söz konusu olmadığı değerlendirilmiştir .

20. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ” Televizyonu

Dijital Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A Ş.” unvanlı şirkete, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından 6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında

Kanun’un “Yayın hizmeti ilkeleri” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan “…kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez…” hükmü ile (f) bendinde yer alan “…Toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz …” hükmünü ihlal edildiğinden bahisle aynı Kanunun 32 nci maddesi uyarınca 19/ 04/ 2017 tarihli

/ numaralı toplantıda alınan numaralı kararla tesis edilen idari yaptırım işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 21. Dosya münderecatına göre, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; i dareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde Kurumumuza gönderildiği, idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede ve gerekçeli karar verme, karara karşı başvuru yolunun gösterilmesi, kararının gecikmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

22. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII.KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamında göre, BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi