|
ÖZET: Bu karar, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde randevu belirsizliği ve hasta hakları ihlali iddialarını konu almaktadır. Başvuran, kendisi ve babası için tedavi randevularının belirsizliği nedeniyle mağdur olduklarını ve Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Kurulu tarafından verilen kararların uygulanmadığını iddia etmiştir. Danıştay, başvuranın hasta hakkı ihlali iddialarının incelenmesi sonucunda, randevu sisteminin belirsizliğinin tek başına bir hak ihlali oluşturmadığına karar vermiştir. Ancak, başvuranın inceleme sonuçlarının gerekçeli olarak kendisine iletilmesi talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiştir.
Sonuç olarak, Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü’ne, başvuranın talebinin karşılanması için gerekli işlemlerin yapılması ve sonuçların 30 gün içinde bildirilmesi tavsiye edilmiştir. Bu karar, hasta haklarının korunması ve idarenin şeffaflık ilkesine uygun hareket etmesi açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/11156-S.23.17901
BAŞVURU NO : 2023/3280
KARAR TARİHİ : 06/09/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Fizik
Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde tedavi randevularının belirsizliği nedeniyle kendisi ve babası hakkında Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü
Hasta Hakları Kurulunca verilen kararların uygulanmadığından ve konularla ilgili yapmış olduğu başvurular neticesinde yürütülen incelemeler sonucunda kendisine gerekçeli kararların iletilmediğinden bahisle gerekenin yapılması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 09/03/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuru yapan ’ın 27.06.2022 tarihli başvurusunda özetle:
1.1. Dizinden rahatsız ve 78 yaşında olan babasının ( ’ın) Namık Kemal
Üniversitesi (NKÜ) Hastanesinde 16.08.2021 tarihinde öğretim görevlisi Dr. .’nun sorumlu olduğu
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinde MR sonucu beyan edilerek gerçekleşen muayenesi sonucunda fizik tedavi almasının uygun görüldüğü, randevu tarihi ve sıra numarası verilmediği, tedaviye çağrılmak üzere telefon beklemesinin istendiği, yaşından dolayı öncelik tanınacağının da doktor tarafından ayrıca bildirildiği, aradan 3 ay geçmesine rağmen babasının tedaviye çağrılmadığı, konuyla ilgili
Rektörlüğe e-posta gönderdiği ve “hasta hakkı ihlali” iddiasıyla Hasta Başvuru Bildirim Sistemi (HBBS)
üzerinden başvuruda bulunduğu, HBBS başvurusu neticesinde Tekirdağ İli Hasta Hakları Kurulu tarafından 2017/10 sayılı Genelge ve Hasta Hakları Yönetmeliğine istinaden “Hasta Hakları İhlali” olduğuna oybirliği ile kararı verildiği, ihlal kararının ilgili/ler hakkında gerekli idari işlemlerin yapılması için NKÜ Hastanesine bildirildiği, Hastane tarafından sürecin haksız yere uzatıldığı, neticede Tıp Fakültesi
Dekanlığınca 16.03.2022 tarihinde başlatılan incelemenin 07.06.2022 tarihinde tamamlandığı, incelemeci tarafından disiplin/ceza soruşturması başlatılmasına gerek olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, 1.2. Hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon ünitesinde fizik tedavi alması uygun bulunan hastalara randevu tarihi ve sıra numarası verilmeyerek hastaların telefonla tedaviye davet edildiği, söz konusu uygulamanın Hasta Hakları Yönetmeliğinin “Adalet ve Hakkaniyete Uygun Olarak Faydalanma hakkı” başlıklı 6’ncı maddesine aykırı olduğu, bu uygulama nedeniyle hastane çalışanlarının tanıdık ve yakınlarına öncelik tanıyıp tanımadığının sorgulanamadığı, diğer yandan Hasta Hakları Yönetmeliğinin “Öncelik
Sırasının Belirlenmesini İsteme” başlıklı 10’uncu maddesi gereği de sağlık kuruluşunun hizmet verme imkânlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, tüm hastaların, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkını olduğu, acil ve adli vak’alar ile yaşlılar ve engellilerin öncelik sırasının belirlenmesini isteme hakkına sahip olduğu, Hasta Hakları Yönetmeliğinin fizik tedavi uygulamalarına özel bir muafiyet de getirmediği, Belirtilerek, bahse konu hasta hakkı ihlali kararının gereğinin yapılması ve fizik tedavi uygulamasına ilişkin randevuların hasta hakkı ihlali oluşturmayacak şeklide düzenlenmesi talep edilmiştir. Bu başvuru
03.08.2022 tarih ve sayılı Gönderme Kararı ekinde Tekirdağ NKÜ Rektörlüğüne iletilmiş olup,
ilgili idarece Gönderme Kararımız üzerine Kurumumuza herhangi bir cevabi yazı gönderilmemiştir.
2. Başvuranın 05.12.2022 tarihli başvuru formu ve eklerinden özetle: kendisi ve babası ile ilgili şikâyetleri üzerine Tekirdağ NKÜ Rektörlüğünce yürütülen incelemelerin sonucunun gerekçeli karar metinleri iletilmeksizin tarafına bildirildiğinden bahisle adı geçen Rektörlük tarafından 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu ile 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında usulüne uygun şekilde her iki başvurusu ile ilgili gerekçeli cevapların iletilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Bu başvuru da, 22.12.2022 tarih ve sayılı Gönderme Kararı ekinde Tekirdağ NKÜ Rektörlüğüne iletilmiş olup, adı geçen Rektörlüğün Personel Daire Başkanlığının 13.01.2023 tarih ve sayılı yazısı ile başvurana ve Kurumumuza cevap verildiği görülmüştür.
3. Bunun üzerine başvuran tarafından yapılan 09.03.2023 tarihli son başvuruda ise özetle: Tekirdağ
İl Sağlık Hasta Hakları Kurulu tarafından kendisi için hastaneye “Düzeltici Tavsiye” kararı, babası için ise
65 yaş üstü hastaların öncelikleri olduğundan bahisle “Hasta Hakkı İhlali” kararı verildiği, ancak bu
kararlarla ilgili olarak Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü tarafından usulüne uygun inceleme/soruşturma yapılmadığı, YÖK Başkanlığının talimatıyla Tekirdağ NKÜ Tıp Fakültesince başlatılan şikayete konu iki ayrı incelemenin de 2021 tarihli Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 23 ve 33’üncü maddelerine uygun yapılmadığı, hiçbir başvurusunda inceleme raporu veya inceleme dosyası talep etmediği, anılan
Yönetmelik kapsamında defaten gerekçeli karar metni talep ettiği ve tarafına gerekçeli karar metinlerinin iletilmediği, CİMER üzerinden yapmış olduğu başvurusuna cevaben, “başvuru sahibinin cevaptan memnun kalmaması durumunda, cevabın tebliğ edildiği tarihten itibaren (ONBEŞ) 15 gün içerisinde Bilgi Edinme
Değerlendirme Kuruluna (Kurul) itiraz edebilme ya da idari yargıya başvuruda bulunabilme hakkı bulunmaktadır.” denildiğini belirtilerek, Kurumumuzdan gerekenin yapılması talep edilmiştir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
4. Kurumumuzun 22.12.2022 tarih ve sayılı Gönderme Kararı üzerine Tekirdağ Namık
Kemal Üniversitesi Rektörlüğü Hukuk Müşavirliğinin 17.01.2023 tarihli ve sayılı yazısı ekindeki adı geçen Rektörlüğün Personel Daire Başkanlığının 13.01.2023
tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle:
4.1. Başvuran tarafından 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile 3071 sayılı Dilekçe Hakkının
Kullanılmasına Dair Kanun uyarınca CİMER üzerinden yapılmış 30.12.2022, 29.12.2022, 28.12.2022 ve
27.12.2022 tarihli başvuruların ve Kamu Denetçiliği Kurumu aracılığıyla yapılmış 05.12.2022 tarihli
başvurunun (soruşturma başlatılması, inceleme sonucuna ilişkin kararların bildirilmesi, yapılan idari işlemin mevzuat dayanağı gibi hususlar yönünden) incelendiği, 4.2. 2547 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinin (c) fıkrasının “Yükseköğretim üst kuruluşları başkan ve üyeleri ile yüksek öğretim kurumları yöneticilerinin, kadrolu ve sözleşmeli öğretim elemanlarının ve bu kuruluş ve kurumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memurların görevleri dolayısıyla ya da görevlerini yaptıkları sırada işledikleri ileri sürülen suçlar hakkında yetkili makamlarca inceleme başlatılabilir…” hükmüne ve Danıştay 8. Dairenin 25.10.1978, E.1977/3246, K.1978/6317 sayılı kararının“…disiplin suçlarıyla ilgili soruşturma yapılmasından amaç, olaylarla, kanıtlarının, suçun işleniş koşulları, oluş biçimi, sonuçları ve ilgililerin kişisel durumları göz önünde tutularak yansız bir biçimde incelenip değerlendirilmesi ve böylece cezalandırma yönünden sağlıklı bir sonuca ulaşılmasıdır.” kısmına yer verildikten sonra, 4.3. Rektörlüklerince yapılan disiplin soruşturmalarında öncelikle inceleme ve araştırma yapıldığı, disiplin suçu isnat edilen memur hakkındaki isnadın gerçek olup olamadığına ve memurun fiilinin bir disiplin soruşturmasına gerek duyulacak delil ve emarelerin bulunup bulunmadığına bu yol ile karar verilebileceğinin yukarıda belirtilen Danıştay kararından da anlaşılacağı üzere olağan bir idari eylem olduğu, Üniversiteleri akademik personelinin idari soruşturma ve inceleme işlemlerinin 2547 sayılı
Kanunun 53’üncü maddesi hükümlerine göre yapılmakta olduğu, incelemenin disiplin soruşturması başlatılması için gerekli koşulların oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla yapıldığı, 4.4. Üniversiteleri Tıp Fakültesi Dekanlığı tarafından şikâyet konusu hakkında 2 (iki) ayrı inceleme başlatıldığı; ilk incelemenin 17.11.2021 tarihinde başladığı ve 12.01.2022 tarihinde sona erdiği, ikinci incelemenin 16.03.2022 tarihinde başladığı ve 07.06.2022 sona erdiği ve söz konusu incelemelerin neticelerinin başvurana bildirildiği, 4.5. Bununla birlikte, görevlendirilen incelemeci/soruşturmacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunun
“Disiplin soruşturması ve savunma hakkı” başlıklı 53/A maddesinin (g) fıkrası uyarınca disiplin soruşturmasıyla ilgili bilgi ve belgeleri toplama, ifade alma, tanık dinleme, bilirkişiye başvurma, keşif yapma, inceleme yapma ve ilgili makamlarla yazışma yapma yetkisine haiz olduğu, görevlendirilen incelemeci/soruşturmacının raporu elde edilen tüm deliler ve mevcut ifadeler doğrultusunda hazırlayarak görevlendirildikleri makama sunmakla görevli oldukları, talep edilen inceleme raporunun, 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu ve sair mevzuat kapsamında elde etmesine olanak tanıyan belgeler arasında yer almadığı, Bilgi Edinme Hakkı Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı 5’inci bölümünün 30’uncu maddesinde yer alan “İdari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” ve 38’inci maddesinde yer alan “Tavsiye ve mütalaa taleplerine ilişkin başvurular bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır” ifadesi gereğince ve inceleme aşamasının, soruşturma aşamasının ön aşaması niteliğinde olduğundan, ceza ve disiplin soruşturmalarında geçerli olan gizlilik ilkesinin inceleme aşamasının tüm işlemlerinde de geçerliliğini koruması hasebiyle gizlilik ilkesi gereğince inceleme dosyası ve raporunun başvurana verilmesi olanağının bulunmadığı, inceleme dosyası ve raporunda üçüncü kişilerle ilgili kişisel veri niteliğini taşıyan çeşitli bilgiler bulunduğundan 6689 sayılı
Kişisel Verilerin Korunması Kanununun da talebin Kurumları tarafından karşılanmasına izin vermediği ve söz konusu raporun idari yargı kararıyla talep edilebileceği hususlarının defaatle bildirildiği,
4.6. Sonuç itibariyle, aynı kapsam ve içerikte olan çeşitli kanallar aracılığıyla yapılan şikayet ve talep başvurularının tümüne bilaistisna Kurumlarınca gerekli açıklamaların ve bilgilendirmelerin yapılmak suretiyle başvurana cevap verildiği, konu hakkında Kurumlarınca yapılacak başkaca herhangi bir işlemin bulunmadığı ve idari yargı yoluna başvurulabileceği, ifade edilmiştir.
5. Kurumumuzun 10.04.2023 tarih ve sayılı yazısıyla Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi
Rektörlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, adı geçen Rektörlüğün 09.05.2023 tarih
ve sayılı cevabi yazısı ekindeki bilgi ve belgelerden özetle:
5.1. Talep edilen Tekirdağ NKÜ Tıp Fakültesi Dekanlığının başlatıp sonuçlandırdığı 2 (iki) adet inceleme dosyası ile inceleme sonucunun şikayetçi ‘a tebliğ edildiğine dair belgenin, Üniversiteleri Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünün ile ilgili iddialar için cevabi yazı ve ilgili bölümün mevcut randevu sistemine ilişkin açıklamalarının kapalı zarf içerisinde yazı ekinde gönderildiği, 5.2. Ayrıca Tekirdağ İli Hasta Hakları Kurulu tarafından numaralı başvuru neticesinde
İdareleri aleyhine verildiği belirtilen 01.02.2022 tarihli ihlal kararından Tekirdağ Valiliği İl Sağlık Hasta
Hakları Kurulunca Üniversiteleri Hastanesi Başhekimliğine üst yazıda bahsedildiğinin, yazı ekinde kararın yer almadığı anlaşılmış olmakla birlikte söz konusu kararın Rektörlükçe, Tekirdağ Valiliği İl Sağlık
Müdürlüğünden talep edildiğinin, ancak Hasta Hakları Yönetmeliğinin Madde 42/C-g bendi ”Hasta
Hakları Birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemez. Bilgi ve dosyalar resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verilir.” hükmüne istinaden anılan kararın verilmesinin mümkün olmadığının Kurumlarına bildirildiğinin ifade edildiği,
5.3. Yazı ekindeki belgelerde:
5.3.1. Başvuranın 10.02.2020 tarihinde NKÜ Hastanesinde ameliyat olduktan sonra fizik tedavi olmak üzere 04.03.2020 tarihinde Hastanenin Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümüne başvurduğu, ancak verilen fizik tedavi randevusunun kendi isteği ile sonlandırıldığı iddiasına itiraz ettiği, randevuyu kendisi isteği ile reddetmediği, bu konuda Hastanenin İl Sağlık Müdürlüğüne ve kendisine asılsız ve farklı evraklar ilettiği iddiasıyla Dr. ile FTR Anabilim Dalı Başkanlığı hakkında şikâyetlerde bulunduğu, bu başvuruları ile ilgili olarak Dekanlık Makamının 15.11.2021 tarihli ve sayılı yazısıyla Doç. Dr. nin incelemeci olarak görevlendirildiği, yürütülen inceleme sonucunda düzenlenmiş olan 17.01.2022 tarihli İnceleme Raporunun ve inceleme dosyasının bir örneğinin
Kurumumuza iletildiği, incelemeci tarafından tamamlanan inceleme sonucunda “ …herhangi bir soruşturma başlatılmasına gerek olmadığı” yönünde kanaat bildirildiği, 5.3.2. Başvuranın daha önce incelemeci olarak görevlendirilen Doç. Dr. hakkında inceleme başlatılması ve NKÜ Hastanesi FTR Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. ile Poliklinik Sorumlusu Dr.
Öğr. Üyesi hakkında Hasta Hakları Yönetmeliğinin 44, 45 ve 46 ncı maddeleri uyarınca işlem yapılması talebiyle, babası ile ilgili olarak Tekirdağ 1 Nolu Hasta Hakları
Kurulunun Genelge 2017/10’a istinaden 65 yaş üstü hastaların öncelik sırası olması nedeniyle verdiği hasta hakkı ihlali kararına ilişkin incelemenin yapılması için NKÜ Dekanlığının 16.03.2022 tarihli ve sayılı yazısıyla Prof. Dr. ’ın incelemeci olarak görevlendirildiği, yürütülen inceleme sonucunda düzenlenmiş olan İnceleme Raporunun ve inceleme dosyasının bir örneğinin Kurumumuza iletildiği, incelemeci tarafından tamamlanan inceleme sonucunda “ …şikâyet edilen kişiler hakkında disiplin /ceza soruşturması başlatılmasına gerek olmadığı” yönünde kanaat bildirildiği,
5.3.3. Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü Personel Daire Başkanlığının Tıp Fakültesi Dekanlığına Hitaplı
27.04.2023 tarih ve sayılı yazısında; başvuruya konu iki adet incelemenin
sonucunun şikâyetçi ’ın tarafına tebliğ edilmediğinin anlaşıldığı belirtilerek, şikâyetçiye tebliğinin ivedilikle yapılmasının istendiği, 5.3.4. Bahse konu iki incelemenin sonucunun Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığının
’a hitaplı 03.05.2023 tarih ve sayılı yazısıyla; “Üniversitemiz Personel Daire Başkanlığı’nın 15.11.2021 tarihli ve sayılı yazısı ekinde yer alan ve sayılı CİMER başvurularında yer alan iddialar üzerine ilgili konu hakkında Dekanlığımızca 17.11.2021 tarihinde başlatılan inceleme 17.01.2022 tarihinde tamamlanmıştır.
İncelemeci tarafından yapılan inceleme sonucu neticesinde ”… herhangi bir soruşturma başlatılması gerek olmadığı” kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Ayrıca Üniversitemiz Personel Daire Başkanlığı’nın 08.03.2022 tarihli ve sayılı yazısı ekinde yer alan 28.02.2022 tarihli ve sayılı CİMER Başvurusunda yer alan iddialar üzerine konu hakkında Dekanlığımızca 16.03.2022 tarihinde başlatılan inceleme 07.06.2022 tarihinde tamamlanmıştır.
İncelemeci tarafından yapılan inceleme sonucu neticesinde ”… disiplin/ceza soruşturması başlatılmasına gerek olmadığı” kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bilgilerinize rica ederim.” bildirildiği, 5.3.5. Konuyla ilgili Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Başkanlığı Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanlığının 19.04.2023 tarihli ve sayılı yazısında başvuranın Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde “hastalara randevu tarih ve sıra verilmediği” ve “acil ve adli vakalar ile yaşlılar ve engellilerin öncelik sırasının belirlenmesini isteme
hakkının ihlal edildiği” iddialarıyla ilgili olarak özetle:
– isimli hastanın 04.03.2020 tarihinde mesai dışı hasta polikliniğinde muayene edildiğinin, muayene eden hekim tarafından ayaktan fizik tedavi ve rehabilitasyon programına alınması uygun görüldüğünün, hastanın iletişim bilgileri alınarak fizik tedavi bekleyen hasta listesine eklendiğinin,
06.03.2020 tarihinde ünitede rutin haftalık hasta değerlendirmelerinin yapıldığının, taburculuklar ve/ veya
ayaktan tedavi sonlanışlarının belirlendiğinin, bekleyen hasta (ayaktan/yatarak) listesine göre söz konusu hastanın ayaktan fizik tedavi randevusunun 09.03.2020 olarak kararlaştırıldığının, ancak bölüm sekreterinden hastanın muayene sonrası farklı bir günde tekrar sekreterliğe başvurduğunun ve randevu tarihinin belirlenmemesine tepki göstererek -merkezlerinde fizik tedavi programına girmek istemediğini listeden çıkarılmak istediğini- belirttiğinin öğrenildiğinin, hastanın bu talebi üzerine isminin fizik tedavi bekleyen hasta listesinden çıkarıldığının, yerine hasta listesinde bekleyen bir sonraki hastanın çağırıldığının, – ’ın ise 16.08.2021 tarihinde fizik tedavi polikliniğine müracaat ettiğinin, yapılan muayene sonrasında hastanın fizik tedavi almasının uygun görüldüğünün, hastanın iletişim bilgileri alınarak fizik tedavi bekleyen hasta listesine eklendiğinin, fizik tedavi polikliniğinden tedavi için sıraya alınan hastaların fizik tedavi kliniği / fizik tedavi servisinde tedaviye alınmakta olduğunun, ilgili hastanın tedavi sırasına alındıktan sonra 17.11.2021 tarihinde tedavi sırasının geldiğinin, saat 13:45 te hastanın vermiş olduğu iletişim numarasından aranarak tedaviye davet edildiğinin, fakat hastanın -şehir dışında başka bir hastanede yakını için refakatçı olarak kaldığını ve tedaviye başlayamayacağını müsait olduğunda
bildireceğini- beyan ettiğinin, hastanın dönüş yapmaması üzerine 13.12.2021 tarihinde saat 13:15 te tekrar randevu verilmek üzere aranmış olmasına rağmen hastanın müsait olmadığını belirttiğinin, kendilerinden haber beklendiğinin, daha sonra ise taraflarına bir dönüş sağlanmadığının, hastanın iddia ettiği gibi randevu verilmediğinin doğru olmadığının, – Rehabilitasyon hastalarının birçoğunun acil ve yaşlılardan oluştuğunun, bu yüzden tüm hastalara bunu dikkate alarak tedavi randevusu verilmekte olduğunun, ülke genelinde tüm 3. basamak merkezlerde işleyiş bu şekilde olduğunun; Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesinin açıldığı günden itibaren gerek Tekirdağ ili gerekse de çevre il/ilçelere yüksek kalite hizmet veren referans bir merkez olduğunun; izin dönemi ve özel koşullar (pandemi vb.) dışında tam doluluk oranında çalışmakta olduğunun; tedaviye alınan hastaların
SUT-2.4.4.F-2 – (8) nolu maddesinde belirtilen devamsızlık sürelerinin ve yine SUT-2.4.4.F-2 – (8) nolu maddesinde belirtilen tedavi sürelerinin tedavinin seyrine göre değişiklik göstereceğinden ve bu sürelerin önceden öngörülemez olmasından kaynaklı tedavi sırasında bekleyen hastalara önceden randevu verilemediğinin, fizik tedavi programlarının SUT’da uygun görüldüğü kadarıyla A grubu 0-120 seans (24 hafta), B grubu 0-60 seans (12 hafta), C ve D grupları 0-30 seans (6 hafta) kadar uygulanabildiğinin; Ünitelerinin tam kapasite çalıştığında bir hastanın tedavisi bitmeden diğer hastanın tedaviye alınmasının mümkün olmadığının; tüm bu nedenlerle oluşabilecek karışıklığın önüne geçmek açısından hastalara kesin tarih verilemediğinin, tedavi sırasına alınan hastaların iletişim bilgileri alınarak yatan ve ayaktan olarak ayrı ayrı listelendiğinin ve tıbbı aciliyetlerinin not edildiğinin; tedavi süreçlerinin, devam eden tedavilerin, uzatılan tedavilerin, bekleyen hasta listelerinin her hafta fizik tedavi ekibi tarafından gözden geçirildiğinin ve tedavisi sonlanan hastalar ile birlikte bir sonraki hafta için fizik tedavi ve rehabilitasyona çağırılacak hastaların belirlendiğinin, – Bu konuyla ilgili Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon (TFTR) Derneğinden alına sözel görüşe göre işleyişin bu şekilde olduğunun bildirildiğinin, ayrıca mevcut işleyiş ile söz konusu şikâyete kadar herhangi bir problem yaşanmadığının, fizik tedavi hasta sırasının hakkaniyete uygun olarak yürütüldüğünün ve öncelik durumunun tıbbi gereklilikler doğrultusunda söz konusu olduğunun, hasta hakkı ihlaline neden oluşturmayacak şekilde düzenlendiğinin ifade edildiği, görülmüştür.
6. Kurumumuzun 12.07.2023 tarih ve sayılı yazısıyla Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, adı geçen Rektörlüğün 27.07.023 tarih ve
sayılı cevabi yazısı ekindeki bilgi ve belgelerden özetle:
6.1. Başvuru konusuyla ilgili Tekirdağ NKÜ ile yapılan yazışma örneklerinin ekte iletildiği, 6.2. Kurul Kararlarının 2014/32 Sayılı Hasta Hakları ve Uygulamaları Genelgesi usulünce NKÜ’ye bildirildiği, 6.3. 2014/32 Sayılı Hasta Hakları ve Uygulamaları Genelgesinde yer alan Hasta Hakları Birim
Sorumlusunun Görevleri “e) Kurul Kararlarının sonucunu ilgililere bildirir.” hükmü gereğince
Kurullarınca alınan kararların Sağlık Bakanlığının Hasta Hakları Bildirimi Platformuna kurul sekretaryasınca işlenerek şikayet sahibine gerekli bildirimlerin de Hasta Hakları Birim Sorumlularınca yapılmakta olduğu, şikayet edilen kamu personeli ile şikayet eden hastaya bildirim yapılması üzere sisteme kurul sekretaryasınca kaydedilen form örneklerinin ilişikte sunulduğu, 6.4. 2014/32 sayılı Genelgesinin 5’ince maddesinde “Sorumluluk ve Müeyyideler” başlığı altında “d) Kurul tarafından hasta hakkı ihlali vardır kararı verilen kamu personeli hakkında ilgili idare tarafından mutlaka idari inceleme başlatılır. Yapılan inceleme sonucunda İl Sağlık Müdürlüğüne bilgi verilir.” hükmü
kapsamında kurulun vermiş olduğu ihlal kararının NKÜ’ye gönderildiği ve sonucundan ilgili kurumca taraflarına bilgi verildiği, 6.5. Hasta Hakları Yönetmeliğinin Madde 42/C-c fıkrası kapsamında Kurulun sadece öneride bulunduğu, önerinin yer aldığı Kurul Kararı Formunun Bakanlığın Hasta Hakları Bildirim Sistemine kurul sekretaryasınca taratılarak ilgili makama gönderiminin bu yolla sağlandığı, formda yer alan önerinin ilgili kurumun Hasta Hakları Birim Sorumlusunca işleme alınmakta olduğu, 6.6. Kurullarınca tavsiye edilen “Randevu listelerinin hastane web sitesinde yayımlanması” önerisinin
Tekirdağ NKÜ’nin kendi iç tüzüğündeki çalışma esaslarına uymadığından uygulamaya geçiremediklerinin taraflarına bildirildiği,
6.7. Yazı ekinde yer alan belgelerden:
6.7.1. Başvuranın hasta hak ihlali olmadığına dair karara pek çok kez itiraz ettiği ve Tekirdağ İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından 30.04.2021 tarihli ve sayılı yazıyla:
“…Hasta Hakları Koordinatörlüğünün şikâyet çözme, hasta hakkı ihlali yoktur/vardır kararı verme yetkisi yoktur. Bu konuda yetkili olan Hasta Hakları Kurulumuz aynı konuda HBBS ye yaptığınız 3 şikâyeti de bilgi ve resmi belge doğrultulusunda değerlendirmiş ve oybirliği ile hasta hakkı ihlali yoktur kararı vermiştir.
1. Hastaların sırayla fizik tedaviye çağrılma uygulaması sadece NKÜ için geçerli değildir. Açık olduğu sürece Tekirdağ Devlet Hastanesinde ve şimdi de şehir hastanesinde aynı uygulama yapılmaktadır. Diğer
Hastanelerde farklı uygulama olsaydı bile hastanın kurum kurallarına uyması gerektiği Hasta Hakları
Yönetmeliğinde açıkça belirtilmiştir. Şahsınıza özel yapılmış bir uygulama söz konusu değildir. Bu konuda tarafınıza yapılmış bir hasta hakkı ihlali yoktur.
NKÜ FTR Ana Bilim Dalının Kurulumuza ilettiği resmi belgelerden randevunuzun 09.03.2020 tarihi için oluşturulduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlanmış olup, 06.03.2020 tarihinde kendi isteğiniz ile tedavi talebinizi sonlandırmanız sebebiyle de tedavi haklarınızdan feragat ettiğiniz görülmektedir.
2. Madde 42/C-c bendinde “Kurul, gerek görürse hasta hakkı ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceler ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar veriri. Sağlık kurum ve kuruluşu belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alır, girişimlerde bulunur ve yapılan işlem hakkında kurulu bilgilendirir.” denmektedir. Kurulumuz daha önce isimlerin web sitesinde yayınlanabileceği önerisinde bulunmuştur. NKÜ işleyişi açısından bunun yapılmasını uygun görmemiştir.
3. Hasta Hakları Yönetmeliği Madde-2, madde-6 ve Madde 5/c hükümlerine aykırı durum söz konusu değildir. Hastanın Uyması Gereken Kurallar Madde- 42/A “Hasta sağlık hizmeti alırken aşağıdaki kuralara uyar: a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.” ve Tedaviyi
Reddetme ve Durdurma Hakkı Madde:25’e istinaden tedavinizi kendi isteğinizle durdurmanız nedeniyle sağlık hizmeti alamadığınız görülmektedir…” denilmek suretiyle başvuranın bilgilendirildiği, 6.7.2. Başvuran babasıyla ilgili Hasta Hakları Kurulunca verilen ihlal kararı sonrasında; Tekirdağ İl Sağlık
Müdürlüğünün 02.02.2022 tarih ve sayılı yazıyla bahse konu “İhlal Kararı” sonucunda
HBBS üzerinden işlemlerin tamamlandığı ve verilen karar itibariyle şikâyet edilen personel hakkında 2014/32 sayılı Genelge’nin “Sorumluluklar ve Müeyyideler” başlıklı 5 inci maddesinin “d) Kurul tarafından Hasta Hakkı İhlali verilen kamu personeli hakkında ilgili idare tarafından mutlaka idari
inceleme başlatılır. Yapılan İncelme sonucunda İl sağlık Müdürlüğüne (H.H. İl Koordinatörlüğü) bilgi, verilir. Kamu personeli olmayan için Hasta Hakları Yönetmeliğinin 47.maddesine göre işlem yapılır”, “e)
Sağlık tesisleri kurul kararlarının gereğini yerine getirir ve yapılan işlemlerin sonucunda kurula bilgi verilir.” ve “f) Kurul Kararları kendisine bildirilen ilgili kurum veya kuruluş yöneticisi/askeri hastane başhekimi/mesul müdür gerekli işlemlerin yapılmasından veya gecikmesinden doğacak adli ve idari sonuçlardan sorumludur” hükümlerine istinaden NKÜ Hastanesince gerekli idari işlemlerin derhâl yapılarak evrak örneklerinin Müdürlüklerine gönderilmesinin istendiği, 6.7.3. Yine Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ile Tekirdağ NKÜ Hastanesi arasında konuyla ilgili yapılan yazışmalar sonucunda, Tekirdağ NKÜ Hastanesi Hasta Hakları Birimi tarafından, Üniversiteleri Tıp
Fakültesi Dekanlığınca konuyla ilgili 16.03.2022 tarihinde başlatılan incelemenin 07.06.2022 tarihinde tamamlandığı, incelemeci tarafından yapılan inceleme neticesinde disiplin/ceza soruşturması başlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığının Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiği, anlaşılmıştır.
III. İLGİLİ MEVZUAT
7. 18.10.1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın:
7.1. “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde, “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”, 7.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20 nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarında, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.
…Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 7.3. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir…”, 7.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”, 8. 04.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
9. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun’un “Dilekçenin incelenmesi ve sonucunun bildirilmesi” başlıklı 7 nci maddesinde, “(Değişik: 02.01.2003-4778/27 md.) Türk vatandaşlarının ve Türkiye’de ikamet eden yabancıların kendileri ve kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri konusunda yetkili makamlara yaptıkları başvuruların sonucu veya yapılmakta olan işlemin safahatı hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilir. İşlem safahatının duyurulması halinde alınan sonuç ayrıca bildirilir.”
10. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun:
10.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”, 10.2. “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”, 10.3. “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesinde, “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler…”, 10.4. “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9’uncu maddesinde, “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”,
10.5. “Bilgi Edinme Hakkının Sınırları” başlıklı dördüncü bölümün:
10.5.1. “İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler” başlıklı 19 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşların yetkili birimlerince yürütülen idarî soruşturmalarla ilgili olup, açıklanması veya zamanından önce açıklanması hâlinde; a) Kişilerin özel hayatına açıkça haksız müdahale sonucunu doğuracak, b) Kişilerin veya soruşturmayı yürüten görevlilerin hayatını ya da güvenliğini tehlikeye sokacak, c) Soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürecek, d) Gizli kalması gereken bilgi kaynağının açığa çıkmasına neden olacak veya soruşturma ile ilgili benzeri bilgi ve bilgi kaynaklarının temin edilmesini güçleştirecek, bilgi veya belgeler, bu Kanun kapsamı dışındadır.” 10.5.2. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde, “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.
Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”, 10.5.3. “Tavsiye ve mütalaa talepleri” başlıklı 27 inci maddesinde, “Tavsiye ve mütalaa talepleri bu
Kanun kapsamı dışındadır.”
11. 01.08.1998 tarihli ve 23420 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış Hasta Hakları Yönetmeliği’nin:
11.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde, “ Bu Yönetmelik; temel insan haklarının sağlık hizmetleri sahasındaki yansıması olan ve başta Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda, diğer mevzuatta ve milletlerarası hukuki metinlerde kabul edilen “hasta hakları”nı somut olarak göstermek ve sağlık hizmeti verilen bütün kurum ve kuruluşlarda ve sağlık kurum ve kuruluşları dışında sağlık hizmeti verilen hallerde, insan haysiyetine yakışır şekilde herkesin “hasta hakları”ndan faydalanabilmesine, hak ihlallerinden korunabilmesine ve gerektiğinde hukuki korunma yollarını fiilen kullanabilmesine dair usül ve esasları düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.” 11.2. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde, “Bu Yönetmelik; sağlık hizmeti verilen resmi ve özel bütün kurum ve kuruluşları, bu kurum ve kuruluşlarda veya bunların dışında hizmete katılan her kademedeki ve unvandaki ilgilileri ve hizmetten faydalanma hakkını haiz olan bütün fertleri kapsar.”, 11.3. “Dayanak” başlıklı 3’üncü maddesinde, “(Başlığı ile birlikte değişik: RG-16.01.2019-30657) Bu
Yönetmelik; 07.05.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa ve 10.07.2018 tarihli ve
30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 355 inci ve 508 inci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.”, 11.4. “Bilgi İsteme” başlıklı 7’nci maddesinde, “Hasta, sağlık hizmetlerinden nasıl faydalanabileceği konusunda bilgi isteyebilir. Bu hak, hangi sağlık kuruluşundan hangi şartlara göre faydalanılabileceğini, sağlık kurum ve kuruluşları tarafından verilen her türlü hizmet ve imkanın neler olduğunu ve müracaat edilen kuruluşta verilen sağlık hizmetlerinden faydalanma usulüne öğrenme haklarını da kapsar.
Bütün sağlık kurum ve kuruluşları, hastayı birinci fıkra uyarınca bilgilendirmek için yeterli teknik donanımı haiz birimi oluşturmak; bu birimde, hastaya kesin ve yeterli bilgi verebilecek nitelik ve ehliyete sahip personeli daimi olarak istihdam etmek ve hastanın ihtiyacı olan birimlere kolayca ulaşabilmesini temin etmek üzere, kuruluşun uygun yerlerinde bilgilendirici tabela, broşür ve işaretler bulundurmak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.”, 11.5. “Öncelik Sırasının Belirlenmesini İsteme” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Sağlık kuruluşunun hizmet verme imkanlarının yetersiz veya sınırlı olması sebebiyle sağlık hizmeti talebi zamanında karşılanamayan hallerde, hastanın, öncelik hakkının tıbbi kriterlere dayalı ve objektif olarak belirlenmesini istemek hakkı vardır.
Acil ve adli vak’alar ile yaşlılar ve (Değişik ibare: RG-16.01.2019-30657) engelliler hakkında öncelik sırasının belirlenmesinde ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.”, 11.6. “Müracaat, Şikayet ve Dava Hakkı” başlıklı 42 nci maddesinde, “Hastanın ve hasta ile ilgili bulunanların, hasta haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü müracaat, şikayet ve dava hakları vardır.”, 11.7. “Hastanın Uyması Gereken Kurallar” başlıklı 42/A maddesinde, “(Ek:RG-08.05.2014-28994)
Hasta sağlık hizmeti alırken aşağıdaki kurallara uyar:
a) Başvurduğu sağlık kurum ve kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder…
f) Haklarının ihlal edildiğini düşündüğünde veya sorun yaşadığında (Değişik İbare:RG-23/12/2016-
29927) hasta hakları birimine başvurur.”,
11.8. “Hasta Hakları Birimleri Hasta Hakları Kurulları, Sertifikalı Eğitim” başlıklı 42/B maddesinde, “(Ek:RG-8/5/2014-28994) Hasta hakları uygulamalarının yürütülmesi amacıyla sağlık kurum ve kuruluşları bünyesinde (Değişik İbare:RG-23/12/2016-29927) hasta hakları birimleri oluşturulur.
İl sağlık müdürlüğü; üniversite hastaneleri, (Mülga ibare:RG-16/1/2019-30657)(…) özel sağlık kurum ve kuruluşları, kamu hastaneleri, ağız diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden gelen başvuruları değerlendirmek, karara bağlamak, öneri sunmak ve düzeltici işlemleri belirlemek üzere Hasta Hakları Kurulu oluşturur.
Kurul, başkan dahil aşağıdaki üyelerden oluşur. İl sağlık müdürü veya müdürlük temsilcisi Kurulun başkanıdır.
(Değişik dördüncü fıkra:RG-16/1/2019-30657) Diğer üyeler şunlardır: Şikayet edilen personelin varsa üyesi olduğu kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından bir temsilci, şikayet edilen personelin varsa üyesi olduğu işyeri sendika temsilcisi, şikayet edilen personelin görev yaptığı kurumun ildeki üst yöneticisi tarafından görevlendirilen bir kurum temsilcisi, özel sağlık kuruluşlarında ise kuruluşun üst yöneticisi tarafından belirlenen bir temsilci, hasta hakları derneklerinden yoksa tüketici derneklerinden bir temsilci, ildeki insan hakları kurulundan bir temsilci, valilikçe görevlendirilen bir vatandaş.
Birden fazla hasta hakları derneğinin veya tüketici derneğinin başvurması durumunda, dernek temsilcisi il sağlık müdürlüğünce kura yoluyla belirlenir.
İl sağlık müdürlüğü ihtiyaç halinde birden fazla kurul oluşturabilir.
Bu Yönetmelik kapsamında yapılacak sertifikalı eğitimler 04.02.2014 tarihli ve 28903 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği hükümlerine tabidir.”, 11.9. “Kurulun Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları” başlıklı 42/C maddesinde; “(Ek:RG-08.05.201428994); Kurulun görevleri ile çalışma usul ve esasları şunlardır; a) Kurul, sağlık kurum ve kuruluşu tarafından yerinde çözülemeyen yazılı ve/veya elektronik başvuruları değerlendirir.
b) Hasta hakları uygulamalarına veya etik ilkelere aykırı davranış sebebiyle kurul tarafından verilen ihlal kararları, ilgili sağlık kurum ve kuruluşuna ve ilgili personele yazılı olarak tebliğ edilir. Son altı ay içerisinde ikiden fazla hak ihlali kararı verilen sağlık meslek mensubu hakkındaki dosya 663 sayılı Sağlık
Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 23 üncü maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi hükmüne göre Sağlık Meslekleri Kuruluna gönderilir.
c) Kurul, gerek görürse hasta hakları ihlaline sebep olabilecek uygulamaları inceler ve hasta haklarının geliştirilmesi için öneri ve düzeltici işlem belirlenmesine karar verir. Sağlık kurum ve kuruluşu belirlenen süre içinde gerekli önlemleri alır, girişimlerde bulunur ve yapılan işlem hakkında kurulu bilgilendirir.
ç) (Mülga Cümle:RG-23.12.2016-29927) (…) Sekretarya hizmetleri il sağlık müdürlüğü hasta hakları koordinatörlüğünce yürütülür.
d) Kurul, başvurunun kurula ulaştığı tarihten itibaren otuz gün içerisinde başvuru hakkında karar verir.
e) Kurul, üye tam sayısının salt çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğu ile karar alır. Karara itirazı olan üyelerin karşı oy gerekçeleri, kararın altına özet olarak yazılır.
f) Kararlar, üyeler tarafından imzalanarak dosyalanır. Kararlar ilgili sağlık kurum ve kuruluşu ile başvurana bildirilir.
g) (Değişik İbare:RG-23.12.2016-29927) Hasta hakları birimine yapılan başvurular ve kurulda görüşülen dosyalar gizlidir, hiçbir şekilde üçüncü kişilere bilgi verilemez. Bilgi ve dosyalar resmi olarak talep edilmesi kaydıyla idari soruşturma yapan incelemeciye ya da adli mercilere gizliliğe riayet edilerek verilir.
Kurul üyeleri gizliliğe riayet etmekle yükümlüdür.
ğ) Kurul gerek gördüğünde ilgilileri kurula davet edebilir.
h) Sivil toplum temsilcisi ve sendika temsilcisi olan üyelerin görev süresi takvim yılıdır. Komisyon üyelerinin görev süresi iki yıldır. Süresi dolan üyeler tekrar görevlendirilebilir. Kurul toplantılarına mazeretsiz olarak üst üste üç defa katılmayan üyenin üyeliği sona erer ve bu kişiler üç yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez. Herhangi bir sebeple boşalan üyelik için kalan süreyi tamamlamak üzere yeni üye seçilir.
ı) Tıbbi hata iddialarına ilişkin başvurular kurul tarafından değerlendirilmez.
İl sağlık müdürlüğünce bu Yönetmelik uygulamalarına aykırı davranışı tespit edilen kurul üyelerinin üyeliğine son verilir ve bunlar beş yıl süreyle yeniden üye olarak seçilemez.
Hasta hakları kurulu kararlarının özeti, şikayet edilen kişi isimlerine yer verilmeksizin il sağlık müdürlüğünün internet sayfasında duyurulur.”, 11.10. “Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının Sorumluluğu” başlıklı 43 üncü maddesinde, “Hasta haklarının ihlali halinde, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açılabilir. Ancak, aleyhine dava açılacak merciin kamu kurum ve kuruluşu olması halinde; a) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12 nci maddesine göre; hakkın bir idari işlem dolayısı ile ihlal edilmesi halinde ilgililer, doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine dava açma süresi içerisinde tam yargı davası açabilirler.
b) Aynı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca, zarar verici eylemin öğrenildiği tarihten itibaren en geç bir yıl içinde maddi ve manevi tazminat olarak istenilen tazminat miktarı ayrı ayrı gösterilerek idareye müracaat edilmesi ve talebin açıkça veya zımnen reddi halinde kanuni süresi içinde idari yargı mercilerinde dava açılması gerekir.” 11.11. “Devlet Memuru veya Diğer Kamu Görevlisi Personelin Sorumluluğu” başlıklı 44 üncü maddesinde, “ Bu Yönetmelik’te gösterilmiş olan hasta haklarının fiilen kullanılmasına mani olan veya bu hakları başka şekilde ihlal eden personelin, cezai, mali ve inzibati sorumluluklarının tamamı veya bunlardan bir kısmı doğabilir.
Birinci fıkrada belirtilen sorumluluklar haricinde, ihlalin durumuna göre, personeli istihdam eden kurum ve kuruluş tarafından personel hakkında uygulanacak idari tedbir ve müeyyideler saklıdır.”, 11.12. “Kamu Personelinin Sorumluluğunu Tespit Usulü” başlıklı 45 inci maddesinde, “Kamu kurum ve kuruluşlarında görevli personelin, hasta haklarını ihlal eden fiil ve halleri, şikayet halinde veya idarece
kendiliğinden tespit edildiğinde, hadisenin takibi, soruşturulması ve gerekir ise müeyyideye bağlanması için doğrudan valiliklerce veyahut Bakanlık veya personelin görevli olduğu kurumlar tarafından müfettiş veya muhakkik görevlendirilir.”, 11.13. “Kamu Personeli Hakkındaki Müeyyideler” başlıklı 46 ncı maddesinde, “Hasta haklarının Devlet memuru veya diğer kamu görevlisi personel tarafından ve görevleri sırasında herhangi bir şekilde ihlali
halinde uygulanacak müeyyideler aşağıda gösterilmiştir:
a) Kamu görevlisi olan personelin fiilinin niteliğine göre, soruşturmacı tarafından hakkında disiplin cezası teklif edilmiş ise, mevzuatın öngördüğü disiplin cezaları yetkili amir veya kurullarca usulüne göre takdir edilir.
b) Hak ihlali aynı zamanda ceza hukukuna göre suç teşkil ettiği takdirde, memur olan personel hakkında, Memurin Muhakematı Hakkında Kanunu Muvakkat hükümlerine göre yapılan soruşturma sonucunda lüzum-u muhakeme kararı verilir ise, dosya cumhuriyet başsavcılığı’na gönderilerek ceza davası açılması ve böylece personel hakkında fiiline uygun bulunan cezai müeyyidenin tatbiki sağlanır.
c) Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nun 13 üncü maddesi ve ilgili diğer mevzuat uyarınca, memurların ve diğer kamu görevlilerinin hukuki sorumluluğu doğrudan doğruya memur aleyhine açılacak dava yolu ile gerçekleştirilemez. Dava, 43 üncü maddede gösterilen usule göre, ancak idare aleyhine açılabilir. Bu personelin hukuki sorumluluğunun doğması, idare aleyhine açılacak dava neticesinde tazmin kararı verilmesine bağlıdır.
Kamu görevlisi personelin verdiği zarar, mahkeme kararı üzerine idare tarafından tazmin edildikten sonra, müsebbibi olan sorumlu personele rücu edilir.
d) Kamu görevlisi personelin mesleklerini resmi görevleri dışında serbest olarak icra etmekte iken işledikleri fiillerden dolayı haklarında 47 nci maddeye göre işlem yapılır.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hazırlanan “Kısmen Tavsiye Kısmen Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran özetle; Tekirdağ NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde randevu tarihi ve sıra numarası verilmediğini, tedaviye çağrılmak üzere telefon beklenilmesinin istendiğini, kendisinin ve babasının tedavi randevularının belirsizliği nedeniyle mağdur edildiklerini, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü
Hasta Hakları Kuruluna yapmış olduğu başvurular neticesinde verilen kararların Tekirdağ NKÜ Hastanesi tarafından uygulanmadığını, konuyla ilgili yürütülen incelemeler sonucunda kendisine gerekçeli kararların iletilmediğini belirterek, konuyla ilgili gerekenin yapılmasını talep etmiştir.
14. Başvuranın kendisinin tedavi olmak için Tekirdağ NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Bölümüne 04.03.2020 tarihindeki başvurusu ile ilgili olarak dosyadaki bilgi ve belgelerden özetle:
14.1. Muayene eden hekim tarafından ayaktan fizik tedavi ve rehabilitasyon programına alınmasının uygun görüldüğü, hastanın iletişim bilgileri alınarak fizik tedavi bekleyen hasta listesine eklendiği, 14.2. Başvuranın randevu tarihinin belirlenmesi konusunda belirsizlik nedeniyle 06.03.2020 tarihinde fizik tedavi listesinden adını sildirdiği, başka bir sağlık kuruluşunda fizik tedavi olduğu, 14.3. NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından başvuranın fizik tedavi randevusunun 09.03.2020 tarihi olarak kararlaştırıldığı, ancak talebi üzerine isminin fizik tedavi bekleyen hasta listesinden çıkarılması nedeniyle yerine hasta listesinde bekleyen bir sonraki hastanın çağırıldığı, 14.4. Başvuran tarafından randevu tarihi ve sıra numarası verilmemesinin, tedaviye çağrılmak üzere telefon beklenilmesinin söylenmesinin hasta hakkı ihlallerine sebebiyet verdiği iddiasıyla pek çok kez HBBS (Hasta Hakları Bildirimi Platformu) ve CİMER üzerinden başvuru yapıldığı, 14.5. Konuyla ilgili Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Kurulunun 25.11.2020 tarihli ve 16 sayılı
kararında:
“Hasta Hakları Yönetmeliği madde: 42/A-a bendi ‘Hasta başvurduğu sağlık/kuruluşunun kural ve uygulamalarına uygun davranır ve katılımcı bir yaklaşımla teşhis ve tedavi ekibinin bir parçası olduğu bilinciyle hareket eder.’ Hükmüne göre hasta hak ihlali olmadığına oybirliği ile karar verilmiştir.
Ancak, hasta hakları ihlal edilmeksizin randevu listelerinin hastane web sitesinde yayımlanması kurulca önerilmektedir.” denildiği, 14.6. Kararın 2014/32 Sayılı Hasta Hakları ve Uygulamaları Genelgesi usulünce HBBS üzerinden Tekirdağ
NKÜ Hastanesine bildirildiği, 14.7. Kurul tarafından tavsiye edilen “Randevu listelerinin hastane web sitesinde yayımlanması” önerisinin
Tekirdağ NKÜ’nin kendi iç tüzüğündeki çalışma esaslarına uymadığından uygulamaya geçirilemediğinin taraflara bildirildiği, 14.8. Başvuranın, hasta hak ihlali olmadığına dair karara itiraz ettiği ve itirazın reddedildiği, 14.9. Başvuranın, verilen fizik tedavi randevusunun kendi isteği ile sonlandırıldığı iddiasına itiraz ederek, NKÜ Hastanenin İl Sağlık Müdürlüğüne ve kendisine asılsız ve farklı evraklar ilettiği iddiasıyla Dr.
ile FTR Anabilim Dalı Başkanlığı hakkında şikâyetlerde bulunduğu, 14.10. Bunun üzerine NKÜ Tıp Fakültesi Dekanlık Makamının 15.11.2021 tarihli ve sayılı yazısıyla Doç. incelemeci olarak görevlendirildiği, incelemecinin konuyla ilgili evraklar ve tarafların ifadesinden hareketle tüm iddiaları ayrı ayrı değerlendirerek hazırladığı 17.01.2022 tarihli İnceleme Raporunda şikâyet edilenler hakkında “…herhangi bir soruşturma başlatılmasına gerek olmadığı” yönünde kanaat bildirdiği, anlaşılmıştır.
15. Başvuranın, 78 yaşındaki babasının tedavisi için Tekirdağ NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve
Rehabilitasyon Bölümüne 16.08.2021 tarihindeki başvurusu ile ilgili olarak dosyadaki bilgi ve
belgelerden özetle:
15.1. ’ın yapılan muayenesi sonrasında fizik tedavi almasının uygun görüldüğü, hastanın iletişim bilgileri alınarak fizik tedavi bekleyen hasta listesine eklendiği, 15.2. Başvuranın, babasına yaşından dolayı öncelik tanınacağının belirtilmesine ve aradan 3 (üç) ay geçmesine rağmen tedaviye çağrılmadığı iddiasıyla hasta hakkı ihlali iddiasıyla başvurular yaptığı,
15.3. NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü tarafından başvuranın babasının 17.11.2021 tarihinde tedavi sırasının geldiğinin, hastanın vermiş olduğu iletişim numarasından aranarak tedaviye davet edildiğinin, hastanın müsait olmadığını ve müsait olduğunda bildireceğini beyan ettiğinin, hasta tarafından dönüş yapılmaması üzerine 13.12.2021 tarihinde tekrar randevu verilmek üzere arandığının, yine müsait olmadığını belirttiğinin, hastanın iddia ettiği gibi randevu verilmediğinin doğru olmadığının ifade edildiği, 15.4. Konuyla ilgili başvuranın Rektörlüğe e-posta göndererek ve HBBS üzerinden “hasta hakkı ihlali” iddiasıyla başvuruda bulunduğu, 15.5. Bunun üzerine, Tekirdağ İli Hasta Hakları Kurulu tarafından 27.01.2022 tarihli ve 32 sayılı “Genelge 2017/10’a istinaden Madde- 6: 65 yaş üstü yaşlıların öncelik sırası olması nedeniyle Hasta Hakları
Yönetmeliği Madde-10’a göre Hasta Hakkı İhlali olduğuna oy birliği ile karar verilmiştir.” kararının alındığı (2017/10 sayılı Genelge; Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün poliklinik hizmetlerinde öncelik sırasını belirlediği genelge), 15.6. Hasta hakkı ihlali olup olmadığına dair karar verilene kadar tüm sürecin HBBS üzerinden yürütüldüğü, bahse konu Hasta Hakları Kurulu Kararının da HBBS üzerinden Tekirdağ NKÜ Hastanesine bildirildiği, 15.7. Ayrıca, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından resmi yazıyla şikâyet edilen personel hakkında
Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “Hasta Hakları Uygulamaları” konulu 2014/32 sayılı Genelgesi hükümlerine istinaden NKÜ Hastanesince gerekli idari işlemlerin derhâl yapılarak evrak örneklerinin Müdürlüklerine gönderilmesinin istendiği, 15.8. Yine Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü ile Tekirdağ NKÜ Hastanesi arasında konuyla ilgili yapılan yazışmalar sonucunda, Tekirdağ NKÜ Hastanesi Hasta Hakları Birimi tarafından, Üniversiteleri Tıp
Fakültesi Dekanlığınca konuyla ilgili 16.03.2022 tarihinde başlatılan incelemenin 07.06.2022 tarihinde tamamlandığı, incelemeci tarafından yapılan inceleme neticesinde disiplin/ceza soruşturması başlatılmasına gerek olmadığı kanaatine varıldığının Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğüne bildirildiği, anlaşılmıştır.
16. Başvurunun, Hasta Hakları Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 2014/32 sayılı Genelgesi Hükümlerine göre değerlendirilmesi:
16.1. Başvuran tarafından, Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Kurulu tarafından Tekirdağ NKÜ
Hastanesine kendisi için “Düzeltici Tavsiye” kararı, babası için ise 65 yaş üstü hastaların öncelikleri olduğundan bahisle “Hasta Hakkı İhlali” kararı verilmesine rağmen kararların Tekirdağ NKÜ Hastanesince uygulanmadığı, Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü tarafından usulüne uygun inceleme/soruşturma yapılmadığı iddia edilmiştir.
16.2. Hasta hakkı ihlali iddiasının araştırılma ve inceleme sürecinin Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta
Hakları Kurulunca Hasta Hakları İhlaline ilişkin başvuruların internet (HBBS) üzerinden alınması ve hasta iletişim biriminden hasta hakları kurul kararlarının sonuçlarının bildirilmesine kadar geçen süreçte başvuru kayıt, takip, değerlendirme ve tebliğ işlemlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla çıkarılmış
Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanmış olan 2014/32 Sayılı Hasta
Hakları ve Uygulamaları Genelgesine göre işlemlerin yürütüldüğü; Kurul tarafından, Tekirdağ NKÜ
Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde randevu tarihi ve sıra numarası verilmemesi ve tedaviye çağrılmak üzere telefon beklenilmesinin söylenmesi uygulamasının hasta hakkı ihlali oluşturmadığı yönünde karar verildiği; Kurulun “Randevu listelerinin hastane web sitesinde yayımlanması”
önerisinin ise Tekirdağ NKÜ’nin kendi iç tüzüğündeki çalışma esaslarına uymadığından uygulamaya geçiremediklerinin taraflara bildirildiği; önerinin uygulanmamasıyla ilgili olarak mevzuatta herhangi bir müeyyide düzelmesinin bulunmadığı; diğer taraftan başvuranın babası ile ilgili olarak, Kurul tarafından 65 yaş üstü hastanın öncelik sırasının belirlenmemesi nedeniyle “hasta hakkı ihlali” kararı verildiği; hasta hakkı ihlal kararının Tekirdağ NKÜ Dekanlığına yazılı olarak tebliğ edildiği; hasta hakkı ihlali kararı verilen personel hakkında NKÜ Dekanlığı tarafından incelemeci/muhakkik görevlendirildiği ve incelemecinin soruşturma başlatılmasına gerek olmadığı yönünden kanaat bildirilmesi nedeniyle ilgili personele herhangi bir müeyyide uygulanmadığı; hasta hakkı ihlal edilen kişinin, hasta hakkı ihlali kararı verilen personeli istihdam eden NKÜ Rektörlüğü aleyhine maddi veya manevi veyahut hem maddi ve hem de manevi tazminat davası açma hakkının bulunduğu görülmüştür.
16.3. Sonuç olarak başvuranın hasta hakkı ihlali iddiasıyla yaptığı başvuralar neticesinde ilgili idarelerce
Hasta Hakları Yönetmeliği ve 2014/32 saylı Genelge hükümlerine işlem tesis edildiği, Tekirdağ NKÜ
Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde tedavi sürelerinin öngörülemez olması gerekçesiyle hastalara önceden randevu verilmeyerek tedaviye çağrılmak üzere telefon beklenilmesinin istenilmesi uygulamasının tek başına hasta hakkı ihlali sonucunu doğurmadığı, dolayısıyla başvuranın Tekirdağ
NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde tedavi randevularının belirsizliği nedeniyle kendisi ve babası hakkında Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları Kurulunca verilen kararların uygulanmadığı iddiasının reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. (Randevu uygulamasının iyi yönetim ilkeleri açısından değerlendirilmesi için 19’uncu paragrafa bakınız).
17. Başvurunun, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun
Hükümlerine göre değerlendirilmesi:
17.1. Başvuran tarafından, hasta hakkın ihlali iddiasıyla yapmış olduğu başvurularla ilgili yürütülen incelemeler sonucunda kendisine gerekçeli kararların iletilmediği iddia edilmiştir.
17.2. Tekirdağ NKÜ Rektörlüğü tarafından ise Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ve Bilgi Edinme Hakkı
Kanunun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğine atıfla idari soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler ile tavsiye ve mütalaa taleplerine ilişkin başvuruların bilgi edinme hakkı kapsamı dışında olduğu, inceleme aşamasının soruşturma aşamasının ön aşaması niteliğinde olduğundan ceza ve disiplin soruşturmalarında geçerli olan gizlilik ilkesinin inceleme aşamasının tüm işlemlerinde de geçerliliğini koruduğu ve inceleme dosyası/raporunda üçüncü kişilerle ilgili kişisel veri niteliğini taşıyan çeşitli bilgilerin bulunduğundan bahisle inceleme dosyası ve raporunun başvurana verilmesi olanağının bulunmadığı ifade edilmiştir.
17.3. Anayasa’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.” denilerek bilgi edinme hakkı anayasal güvenceye kavuşturulmuştur. Bilgi edinme hakkı, yönetilenlerin yönetenleri denetleyebilmesinin, dolayısıyla hukukun üstünlüğünün sağlanabilmesinin çok önemli bir aracı olarak işlev görmektedir. Bilgi edinme hakkı, devletin demokratik niteliğinin geliştirilmesi ve bireyin temel hak ve özgürlüklerinin korunması hususlarında önemli bir rol oynadığından, demokratik hukuk devletinde vazgeçilmez bir hak niteliğine sahip bulunmaktadır. (AYM, 04.12.2014, E.2013/114, K. 2014/184)
17.4. Yönetimde şeffaflığın, demokrasinin ve hukukun üstünlüğünün gereklerinden olan bilgi edinme hakkı; bireylere daha yakın bir yönetimi ve halkın denetimine açıklığı sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı Kanunun 5’inci maddesi ile kamu kurum
ve kuruluşları, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlü kılınmıştır.
17.5. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununda da bilgi edinme hakkının sınırları düzenlenmiş ve istisnaları sayılmıştır. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) söz konusu hususu 22.06.2005 tarihli ve 2005/476 Karar sayılı kararında; “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 4’üncü maddesinin 1 inci fıkrası herkes bilgi edinme hakkına sahiptir, hükmünü amirdir. Bu hükme göre bilgi edinme hakkının başvuru yoluyla kullanılabilmesi için ilgililik şartı aranmamaktadır. 4982 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinin 1’inci fıkrası ise Kurum ve kurullar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler, hükmünü amirdir.
Dolayısıyla 4982 sayılı Kanun kapsamındaki bir bilgi edinme başvurusu ancak yine bu Kanun’un getirdiği bir istisnaya dayanılarak reddedilebilir.” şeklinde belirtmiştir.
17.6. Bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve özgürlüklerinin başladığı noktada biteceği hukukun bilinen ilkelerindendir. Herkes bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatının gizliliği ve korunması hakkına da sahiptir. Her ikisi de demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulması zorunludur. Bilgi edinme hakkını düzenleyen 4982 sayılı Kanunda özel hayatın gizliliği, bilgi edinme hakkının sınırlarından biri olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle bilgi edinme hakkı başvuruları bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğinde kural olarak reddedilecektir (GÖK Hasan, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında
Özel Hayatın Gizliliği İstisnası, TBB Dergisi 2012 (99), s.153-154 ).
17.7. Kişilerin bilgi edinme haklarının yanında, kamunun ve diğer kişilerin hak ve özgürlükleri de hukuk tarafından korunma altına alınmıştır. Dolayısıyla bilgi edinme hakkının kullanılması, kamunun ortak yararını ve kişilerin bireysel yararlarını dikkate alan adil bir dengeye dayanmalıdır. Kanunun ilgili bölümünde bilgi edinme hakkının sınırları tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiş olmakla birlikte, yasal sınırlama nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlenmesi noktasında idare takdir yetkisini kullanmaktadır. Bu bağlamda bilgi verme yükümlülüğü istisnasında idare, bilginin paylaşılmasının sağlayacağı kamu yararıyla/bireysel yararla bilginin saklanmasının sağlayacağı kamu yararının/bireysel yararın hangisinin daha üstün ve ağırlıklı olduğuna karar vererek bilgi edinme talebini yanıtlayacaktır (http://www.ilkercolak.com.tr/bilgi-edinme-hakkinin-sinirlari-ve-sinirlama-olcutleri/).
17.8. Benzer konuda Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu (BEDK) tarafından verilen kararlara göre
“…soruşturmanın açılmasına neden olmuş olan şikayetçi ile soruşturma neticesinde mağduriyeti söz konusu olan diğer kişilere, genel olarak Kanunda bilgi edinme hakkının kullanılabilme şartı olarak aranmayan ancak istisnai olarak burada aranması zorunlu olan “ilgililik” şartını gerçekleştirmiş oldukları kabul edildiğinden, talep etmiş oldukları 3.kişilerle ilgili soruşturma raporlarının Kanun’un 19. ve 9.
maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek verilmesi mümkün olacaktır.” (BEDK, 2005/664 K- 2005/665 K
21.09.2005 Aynı Yönde 2006/83 K, 15.02.2006) Böylece şikâyetçi ve/veya mağdur soruşturmanın
gidişatı hakkında bilgi sahibi olabilecek ve soruşturma sonuçlarından memnun kalmazsa diğer yasal haklarını kullanabilecektir. (GÖK, s. 158)
17.9. Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun bir kararında, “…talep ettiği soruşturma raporunun bir suretinin, söz konusu Müdürlükçe varsa üçüncü kişilere ait bilgiler çıkarıldıktan sonra adı geçene verilmesine” (BEDK, 05.04.2004 tarihli ve 2004/16 sayılı kararı); bir başka kararında “Başvuru sahibinin
talep ettiği bilgi ve belgelerden (1), (2), (3), (6), (7), (8), (9), (10), (11), (12), (13), (14), (15), (16) ve (17)
numaralı maddelerde istenen soruşturma dosyaları ile yazıların içeriklerinin incelenerek, 4982 sayılı Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu’nun 18 ve 19 ve 21 inci maddeleri kapsamına giren bilgi ve belgeler ile üçüncü şahıslarla ilgili bilgi ve belgeler çıkarıldıktan sonra kalan açık bilgi ve belgelerin başvuru sahibinin erişimine sunulmasının gerektiği” (31.08.2004 tarihli ve 2004/57 sayılı kararı); yine bir diğer kararında, “…4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun ‘İdarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler’ başlıklı 19.
maddesinin (a) ve (d) bentleri gereğince başvuru sahibince bilgi edinme başvurusuna konu edilen soruşturmaya ilişkin Soruşturma Raporunda yer alan ‘Sonuç-Kanaat-Teklif’ bölümünün kendisi ve şikâyet ettiği kişi hakkındaki kısımların- üçüncü şahıslara ait kimlik bilgileri ile kimliklerin tespitine imkan veren her türlü bilgi ve ifade, aynı Kanunun 9 uncu maddesi çerçevesinde çıkarılmak/karartılmak suretiylebaşvuru sahibinin erişimine sunulması gerektiği” ne (21.12.2017 tarihli ve 2017/2173 sayılı kararı) karar verilmiştir.
17.10. Başvuranın şikâyetleri üzerine yürütülen incelemeler sonrasında sadece soruşturma açılmasına gerek olmadığı bilgisinin başvurana bildirildiği, bilgilendirme yazısında herhangi bir gerekçeye yer verilmediği anlaşılmış olup, Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanuna istianeden başvuranın şikâyeti üzerine başlatılıp sonuçlandırılan incelemeler sonrasında başvuruna en geç otuz gün içinde gerekçeli olarak cevap verilmesi gerektiği gibi, soruşturma açılmamasının gerekçesinin inceleme raporunun sonuç bölümünde yer aldığı düşünüldüğünde, bahse konu inceleme raporlarının sonuç bölümünün –üçüncü kişilere ait kişisel verilerin özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek şekilde çıkartılması/karartılması suretiyle- Bilgi Edinme
Hakkı Kanununa ve yukarıda yer verilen emsal Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarına istinaden başvuran ile paylaşılması gerektiği değerlendirilmiştir.
17.11. Sonuç olarak başvuranın hasta hakkın ihlali iddiasıyla yapmış olduğu başvurularla ilgili yürütülen incelemeler sonucunda kendisine gerekçeli kararların iletilmesi talebinin Tekirdağ NKÜ Rektörlüğünce reddedilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırma yaparken idarenin, insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde; kanunlara uygunluk, ayrımcılığın önlenmesi, ölçülülük, yetkinin kötüye kullanılmaması, eşitlik, tarafsızlık, dürüstlük, nezaket, şeffaflık, hesap verilebilirlik, haklı beklentiye uygunluk, kazanılmış hakların korunması, dinlenilme hakkı, savunma hakkı, bilgi edinme hakkı, makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, kişisel verilerin korunması gibi iyi yönetim ilkelerine uygun işlem ve eylem ile tutum veya davranışta bulunup bulunmadığını gözetir ve iyi yönetim ilkelerine uyar.” hükümlerine yer verilmiştir.
19. Her ne kadar NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde çok sayıda değişken yüzünden tedavi sürelerinin önceden öngörülemez olması nedeniyle hastalara kesin randevu tarihi verilemediği (tedavi sırasına alınan hastaların iletişim bilgileri alınarak yatan ve ayaktan olarak ayrı ayrı listelendiği, tıbbı aciliyetlerinin not edildiği, bekleyen hasta listelerinin her hafta fizik tedavi ekibi tarafından gözden geçirildiği ve tedavisi sonlanan hastalar ile birlikte bir sonraki hafta için fizik tedavi ve rehabilitasyona çağırılacak hastaların belirlendiği) ifade edilse de NKÜ Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Bölümünce muhtemel tedavi tarih aralığı bilgisinin, kesin tedavi tarihi belirlendiğinde tedaviden birkaç gün evvel telefon ile aranılacağı bilgisinin ve tedavideki gecikme ya da erken tedaviye davet edilme
nedenlerinin yer aldığı bir aydınlatma metninin muayene sonrasında hastaya verilmesinin iyi yönetim ilkelerine, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine daha uygun olacağı değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17 nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun 21 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurum tarafından reddedilmesi hâlinde, (varsa) durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlar, 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili
İdarenin işlemine karşı Tekirdağ İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre başvurunun KISMEN KABULÜ KISMEN
REDDİNE,
Başvuranın Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümünde tedavi randevularının belirsizliği nedeniyle kendisi ve babası hakkında Tekirdağ İl Sağlık Müdürlüğü Hasta
Hakları Kurulunca verilen kararların uygulanmadığı iddiasının REDDİNE, Başvuranın hasta hakkı ihlali iddialarıyla yapmış olduğu başvurularıyla ilgili yürütülen incelemelerin sonucunun gerekçeli olarak bildirilmesi talebinin, düzenlenen inceleme raporların sonuç bölümlerinin üçüncü kişilere ait kişisel verilerin özel hayatın ihlaline mahal vermeyecek şekilde çıkartılması/karartılması suretiyle başvuranla paylaşılarak karşılanması amacıyla makul sürede işlem tesisi için TEKİRDAĞ
NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bu karar üzerine tesis edilecek işlemin
veya eylemin 30 (otuz) gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, başvurana ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi