onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının davalı iş yerinde 26.12.2016-26.03.2017 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği bir hizmet tespiti davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iş yerinde çalıştığını kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davalı taraf ve fer’i müdahil Kurum vekilleri, davacının iddialarının tanık beyanlarına dayandığını ve resmi kayıtlara aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalışma süresinin resmi kayıtlarda yer almadığını ve yeterli araştırma yapılmadan karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur. Mahkeme, davacının çalıştığı iddia edilen dönemdeki resmi belgelerin ve tanıkların yeterince araştırılmadığını, dolayısıyla eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Bu durum, sosyal güvenlik hakkının korunması ve hizmet tespitine ilişkin davaların titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/11465 E.  ,  2024/12888 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/861 E., 2024/69 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/78 E., 2021/138 K.

    Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı şirket ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalı iş yerinde 26.12.2016 tarihinden 26.03.2017 tarihine kadar fiilen çalıştığını, sigortasının hiç başlatılmadığını, alacak talepleri yönünden Kayseri 4. İş Mahkemesine 2017/393 Esas sayılı dava açtıklarını, davacının hafta içi 08.00-16.00 saatleri, hafta sonu 08.00-18.00 saatleri arasında günlük yevmiye usulü çalıştığını ve saatinin 4 TL üzerinden hesaplandığını, davacının bu tarih aralarında 1 hafta 14.00-24.00 arası çalıştığını, davacı bir çok kez iş verenden sigorta primlerini ve fazla çalışma ücretinin ödenmesini talep ettiğini, davacı iş verene noter ihtarnamesi çektiğini ve davalı iş verence şu ana kadar herhangi bir geri dönüş ve ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla davacının 2016 yılı 12. Ay 5 gün, 2017 yılı 1. Ay 31 gün, 2. Ay 28 gün, 3. Ay 26 gün aylık brüt asgari ücret üzerinden gün hesabı yapılarak hizmetlerin tespit edilmesini dava ve talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı … Kafe Lokanta İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
    Feri Müdahil vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davacının dosyaya sunulan hizmet cetveli haricinde davalı iş yerinde çalışmasının bulunmadığını, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, davalı işverenin ve davacının Sosyal Sigortalar Kurumu nezdindeki kayıtları getirtilerek davacının iddialarının değerlendirilmesi gerektiğini, mutlaka tanık dinlenmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi gerektiğini, Kurumun resmi kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini belirterek davacının açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Davanın kabulü ile
    1-Davacının, davalı iş yerinde 27.12.2016 – 26.03.2017 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 26.12.2016 ile 26.03.2017 tarihleri arasında davalı firmada kesintisiz olarak çalıştığını ve bu süre boyunca sigortasının hiç başlatılmadığı iddiası mesnetsiz olduğunu, sadece tanık delili ile ispatlandığı kabul edilen iddiaların gerçek dışı olduğunu, dinlenen tanık ifadelerinin çalışma olgusunu şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlaması gerektiğini, dinlenen tanıkların çalıştıkları tarihler nazara alındığında tespit edilen tarih aralığının hatalı olduğunu, tanıkların tespit edilmesi istenen sürede iş yerinde çalışan ve davalı işçi ile iş yerini yakından bilen kişiler olması gerektiğini, tanık ifadelerine bakıldığında tanıkların tespit edilen süre boyunca davacı ile çalışmadığı kısıtlı bir süre geçirdikleri anlaşıldığını, bilirkişi raporunun celbedilmediğini bunun ve Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.
    Feri müdahil vekili istinaf dilekçesinde; davacının asgari ücretle çalışıldığının tespitine yönelik bir talebinin olmadığı halde Mahkemece talep aşılarak yazılı şeklide karar verildiğini, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, Mahkeme kararının eksik incelemeye dayanmakta olup gerek hizmet cetvellerini gerek tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiğinde davacının Kurum kayıtlarında yer alan çalışmasının bulunmadığının sabit olduğunu, dinlenen tanık beyanları ve toplanan diğer deliller karşısında davacının çalışma olgusunun net bir şeklide ortaya konulamadığını, davacının gerçek sigortalı çalışmalarının işverence ilgili dönem prim bordroları ile Kuruma bildirilenden ibaret olduğunu, iddia ettiği dönemlerde çalıştığına dair belge bulunmadığını, sadece tanık beyanlarına istinaden hüküm verildiğini, Mahkemece mevzuat hükümleri ve Yargıtayın kabul ettiği içtihatlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “… Somut davada; davacının dava konusu dönemde davalı iş yerinde veya başkaca iş yerinde Kuruma bildirilen hizmetinin olmadığı, dinlenen bordro tanıkları ile diğer tanık beyanlarından davacının davalı iş yerinde 27.12.2016 – 26.03.2017 tarihleri arasında çalıştığı, yine incelenen Kayseri 4. İş Mahkemesinin 2017/393 Esas sayılı işçilik alacağı davası ve içeriğine göre davacının talebe konu dönemde davalı işverenlikte barmen olarak çalıştığı belirlenmekle, Mahkemenin bu yöndeki kabul hükmü yerindedir.
    Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ve feri müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine” karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Fer’i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 7910. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
    3. Değerlendirme
    Eldeki dava, davacının, davalıya ait işyerinde 26.12.2016-26.03.2017 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
    Somut olayda, davacının hizmet döküm cetvelinde uyuşmazlık konusu dönemde sigorta bildiriminin bulunmadığı, iş yerinin kafe işletmesi olduğu, davacının işçilik alacakları davası bulunmakla birlikte dosyanın celbedilmediği, çalışıldığı iddia edilen iş yerine ait iş yeri dosyası ve ruhsat belgelerinin araştırılmadığı, işçilik alacakları dosyasının celbedilmediği, Mahkemece bordro ve diğer tanık beyanlarına dayalı olarak karar verilmiş ise de yeterli araştırmanın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
    Mahkemece dinlenilen tanıklar, iş yerinin açıldığı tarihte davacının çalıştığını beyan etmişseler de iş yerinin Kanun kapsamına alındığı tarih, Belediye tarafından verilen ruhsat belgeleri ve tarihi, vergi denetmen raporu, vergi yoklama fişleri, vergi kaydının hangi tarihten itibaren başladığı hususları araştırılmadan ve işçilik alacaklarına ilişkin olarak açılan dava dosyası celbedilmeden karar verilmesi hatalı olup söz konusu hususlar araştırılarak ve ilgili belgeler celbedilip değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
    Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.