onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının, uzman çocuk doktoru olan davalının, prematüre doğan bir bebeğin göz muayenesi sırasında hatalı tedavi uyguladığı iddiasıyla, hak sahiplerine ödenen tazminat bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davalının eylemlerinde tıbbi hata sayılabilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı vekili, bu karara itiraz ederek, davalının ihmali davranışta bulunduğunu ve rücu şartlarının oluştuğunu öne sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddederek, davalı doktor hakkında kesin bir hüküm bulunmadığını ve rücu edilebilmesi için davalının kusurunun olması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, iki farklı bilirkişi raporunun davalıya kusur atfetmediğini vurgulamıştır. Ayrıca, 7406 sayılı Kanun’un 15. maddesi gereğince, rücu davalarının Mesleki Sorumluluk Kurulu’na başvuru yapılmadan devam edemeyeceğine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmetmiştir. Bu durumda, davacıya Mesleki Sorumluluk Kurulu’na başvurması için süre verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

4. Hukuk Dairesi         2021/27202 E.  ,  2024/1126 K.

    “İçtihat Metni”


    MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2021/454 Esas, 2021/1167 Karar
    DAVA TARİHİ : 19.01.2018
    HÜKÜM/KARAR : Red -Esastan Red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİH : 15.12.2020
    SAYISI : 2018/37 Esas, 2020/222 Karar

    Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının olay tarihinde … Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde uzman çocuk doktoru olarak görev yaptığını, 28 haftalık doğan bir bebeğin göz muayenesi sonrası görme yetisini kalıcı olarak kaybetmesi olayı nedeniyle dava dışı hak sahipleri tarafından … 1. İdare Mahkemesinin 2009/2785 esas sayılı dosyası üzerinden davacı idare aleyhine tazminat davası açıldığını, dava sonucunda hükmedilen tazminatın hak sahiplerine davacı idare tarafından ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ödenen bedel olan 471.203,88 TL’nin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte rücuen tahsilini istemiştir.

    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı doktorun meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını, davalının göz doktoru olmayıp çocuk doktoru olduğunu, hastayı ilgili servise yönlendirdiğini, idarenin kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamına göre davalının eylemlerinde tıbbi hata sayılabilecek bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, davalı doktorun meydana gelen olayda ihmali davranışı olduğunu, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf sebepleri ile sınırlı inceleme yapıldığı, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, davalı doktor hakkında kesin hüküm bulunmadığı, ayrıca rücu edilebilmesi için iç ilişkide davalının kusurunun bulunması gerektiği, hüküm vermeye elverişli ve denetime açık iki farklı bilirkişi raporu ile davalıya kusur atfedilmediği, davalı yararına maktu yerine nispi vekalet ücreti takdiri hatalı ise de bu hususun istinaf konusu yapılmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, raporlar arasında çelişki olduğunu, çelişki giderilmeden ret kararı verilmesinin isabetsiz olduğunu, davalı doktorun meydana gelen olayda ihmali davranışı olduğunu, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık; davacının … Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde görevli uzman çocuk doktoru olan davalının dava dışı prematüre bebeğin göz muayenesi olayında hatalı tedavi uyguladığı iddiasıyla hak sahiplerine ödenen bedelin davalı doktordan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7406 sayılı Kanun) 14 üncü maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na (3359) sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 18, 7406 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun’a eklenen geçici 13 üncü madde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 73 üncü maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Resmi Gazete’de 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi ile 3359 sayılı Kanun’a eklenen geçici 13 üncü madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.

    Dosya kapsamından, davalı doktor …’ın olay tarihinde … Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nde uzman çocuk doktoru olduğu, 28 haftalık prematüre doğan dava dışı bebeğin göz muayenesi sonucu bebeğin görme yetisini kalıcı olarak kaybetmesi nedeniyle, dava dışı hak sahipleri tarafından olayda hizmet kusuru olduğundan bahisle … aleyhine … 1. İdare Mahkemesinde 2009/2785 esas 2016/7 karar sayılı dosyası ile açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiği, anılan karar gereği ödenen bedelin davalı doktordan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kurulu’na başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

    2.Bozma nedeni ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi Kararının BOZULMASINA,

    3.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeple bozmanın kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.