|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, rücuan tazminat davasında, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan ödemelerin tahsili için açılan davanın değerlendirilmesine ilişkindir. Davacı, sigortalının ölümüne neden olan davalıların, mahkemece suçlu bulunarak mahkum edildiğini belirterek, toplam 57.863,64 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Mahkeme, asıl davada davalı hakkında açılan davayı reddederken, diğer davalı aleyhine açılan davayı kısmen kabul etmiştir.
Bozma kararının ardından yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden davalı …’e yönelik açılan davanın reddine, diğer davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme, rücuan alacaklarının tahsili için gerekli hukuki dayanakları değerlendirirken, davalıların kusur oranlarını ve olayın niteliğini dikkate almıştır. Sonuç olarak, temyiz başvuruları reddedilmiş ve mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, rücuan tazminat davalarında, sigortalının haksız davranışının varlığı ve kusur oranlarının belirlenmesinin önemini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11192 E. , 2024/13517 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2014/374 E., 2023/211 K.
KARAR : Ret
Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında asıl davada Davalı … hakkında açılan davanın reddine, … aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden davalı … yönünden açılan davanın reddine, davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne; birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı …’e velayeten, kendi adına asaleten … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, asıl dava dosyasında müvekkili Kurumun 1133346670 Bağ-Kur sicil numaralı sigortalısı olan Maksut Usta’nın 04.10.2004 tarihinde iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle sigortalının hak sahiplerine 54.710,64 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 153,00 TL cenaze yardımı yapıldığını, toplam Kurum zararının 57.863,64 TL’sine ulaştığını, kazanın davalıların sigortalıyı öldürmesi şeklinde meydana geldiğini, Kartal 2, Ağır Ceza Mahkemesi 16.08.2005 tarihli, 2004/546 E. 2005/193 K. sayılı ilamıyla davalıların suçlarının sabit bulunarak mahkumiyet kararı verildiğini belirterek, 57.863,64 TL Kurum alacağının gelir onay ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında davacı vekili özetle; Kurumun sigortalısı …’nın 1479 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi (a) bendi kapsamına girebilecek bir iş kazası sonucu 04.10.2004 tarihinde hayatını kaybettiğini, maktulun sigortalı davalılar murisi ve Kartal 4. İş Mahkemesinin 2009/601 Esas sayılı dosyasındaki … tarafından öldürülmüş olup, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/546 Esas, 2005/193 Karar sayılı 16.08.2005 tarihli ilamıyla, davalılar murisi ve … (sanıklar) hakkında suçları sabit bulunarak mahkumiyet kararı verildiğini, sanıklardan …’ün vefat etmesi nedeniyle mirasçıları olan eşi …’e kendisi için asaleten ve küçük oğlu …’e velayeten olmak üzere dava açma gereğinin doğduğunu, Kurumun sigortalının hak sahiplerine bağlandığı 57.710,64 TL peşin değerli gelir ile 153,00 TL cenaze masrafı olmak üzere toplam 57.863,64 TL’nin tahsili için 1479 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi gereğince iş bu rücuen alacak davasını açma zorunluluğunun doğduğunu, Kurumlarınca sigortalıya bağlanan gelirlerden şimdilik 41.310,62 TL sinden; 28.118,90 TL sinin 25.06.2010 onay tarihinden, 9.928,52 TL sinin 29.05.2009 tarihinden, 3.263,20 TL sinin sarf tarihlerinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte 506 ve 5510 sayılı Kanun hükümlerine dayanılarak kusurlu davalıdan da tahsilini sağlamak amacıyla bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek kusur ve miktar bakımından fazlaya ait talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 57.863,64 TL alacağın 57.710,64 TL’nin gelir onay tarihinden 153,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan birleştirilecek dosyadaki davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı …’nın vasisi …, davalının 20 yıl hapis cezasına çarptırılmış olup, halen cezaevinde olduğunu, davalının herhangi bir gelirinin bulunmadığını, talep edilen bedelleri ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı … mirasçıları vekili cevap dilekçesinde, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2007 tarihinde vefat etmesi nedeniyle maktul Maksut Usta’yı öldürmek suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verildiğini, olayda …’ün kusurunun saptanamadığını, davacı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.10.2013 tarih, E. 2009/601, K. 2013/410 sayılı kararıyla; “… 1-Mahkememiz Ana Dosyasında;
Davalı … hakkında açılan davanın reddine,
2…. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne,
48.219,07 TL ilk psd ve cenaze yardımının onay ve sarf tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalı …’ndan tahsili ile davacıya verilmesine,
…
3. Mahkememiz dosyası ile birleşen Anadolu 7. İş Mahkemesinin 2012/471 Esas – 2013/472 Karar sayılı dosyasında davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ve davalı … vasisi temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 25.03.2014 tarih ve E.2014/1192, K.2014/6793 sayılı kararında; “… Somut olayda, İstanbul Anadolu 8. İş Mahkemesince 03.10.2013 günlü karar ile davalı … mirasçısı hakkındaki davanın reddine, … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiş, reddine karar verilen davalı lehine vekalet ücreti verilmemiş, davalı vekili tavzih yolu vekalet ücreti yolunda talepte bulunmuş, mahkemece tavzih talebinin kabul edilerek 10.12.2013 tarihli tavzih kararı ile davalı … mirasçısı yararına vekelet ücreti takdirine karar verilmiştir. Mahkemece; hükmün değiştirilmesi ve davacıya yüklenen borcun genişletilmesi niteliğinde olduğu anlaşılan tavzih kararının verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
…
2.Mahkemece; ceza dosyası içeriği de gözetilmek suretiyle, anılan madde uyarınca muris …’ün sigortalının silahla öldürülmesi suçunun asli maddi faili olup olmadığı, bir başka ifade ile suç sayılır hareketinin bulunup bulunmadığı belirlenerek, suç sayılır hareketinin varlığının belirlenmesi halinde; olayda sigortalının ve murisin kusur oranları saptandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ceza davasında tespit yapılamadığından bahisle … mirasçıları hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur.
…
3.Sigortalının haksız davranışı nedeniyle olaya sebebiyet vermediği, olayda sigortalının bir kusurunun bulunmadığı, bu hususun Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi uyarınca hukuk hakimini de bağlar nitelikte kesinleşmiş maddi olgu halini aldığı anlaşıldığından, Mahkemece; Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44 üncü maddeleri uyarınca, davalı … Eyüboğlu’ndan tahsiline karar verilen rücu alacağından indirim yapılması isabetsiz bulunmuştur.” gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Asıl dava yönünden;
A-Davalı … yönünden açılan davanın husumet yokluğundan reddine,
B-Davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne,
1-57.710,64 TL olarak hak sahiplerine bağlanan ilk peşin sermaye değerinin onay tarihi olan 09.10.2006 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı verilmesine,
2-153,00 TL cenaze yardımının ödeme tarihi olan 11.10.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı verilmesine,
Birleşen dava yönünden;
Davanın husumet yokluğundan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı …’e velayeten, kendi adına asaleten … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı …’e velayeten, kendi adına asaleten … vekili, lehe vekalet ücreti hükmedilmesi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanun’un 63 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı …’e velayeten, kendi adına asaleten … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.