|
ÖZET: Başvuru, Kayseri’nin Talas ilçesinde yaşayan bir vatandaşın, evinin altında bulunan işletmenin ruhsatına aykırı sundurmasının yıkılması ve işletmenin kapatılması talebi üzerine yapılmıştır. Başvuran, işletmenin ruhsatsız olarak genişletildiğini ve yıkım kararının uygulanmadığını belirtmiş, ayrıca bu süreçte kendisine idare tarafından cevap verilmediğini ifade etmiştir. Talas Belediyesi, şikâyet edilen yapının mühürlendiğini ve yıkım kararı alındığını, ancak mühürlü yapıda inşai faaliyetlerin devam ettiğini tespit etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek, Talas Belediyesi’nin yıkım kararına ilişkin gerekli işlemleri zamanında gerçekleştirmediğini belirtmiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, ruhsatsız yapılar için yıkım işlemlerinin yapılması gerektiği vurgulanmış, başvuranın taleplerinin kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar önerilmiştir. Sonuç olarak, Talas Belediyesi’ne yıkım kararının uygulanması ve ruhsata aykırılıkların giderilmesi konusunda tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15193-S.21.24339
BAŞVURU NO : 2021/11509
KARAR TARİHİ : 21/10/2021
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : TALAS BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, evinin altında bulunan işletmenin kullandığı bina ruhsatına aykırı sundurmanın yıkılması ve işletmenin kapatılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 29/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda özetle; “Kayseri İli, İlçesi, Mahallesi, Caddesi, adresinde ikamet ettiğini, evinin altında bulunan işletmenin bina ruhsatına aykırı sundurma yaptığını, yıkım kararı verilmesine rağmen işletmenin hâlâ faaliyette olduğunu, Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine kendisine idare tarafından cevap verilmediğini, bu süreç içerisinde işletmeci tarafından sözlü hakarete uğradığını ve dava açarak davayı kazandığını, sadece hukuk kurallarına uyulmasını talep ettiğini, fotoğrafını gönderdiği cam kırıklarının yaklaşık 6 aydır, ot yığınının da 1 aydır bahçede durduğunu, Talas Belediyesi’nin görevini yerine getirmediğini, ilk başvurusuna cevap bile vermediğini, şimdilik sadece sözlü hakarete uğradığını, iki kız evladı olduğunu ve onların zarar görmesinden korktuğunu, bu işletme ile olan sorunlarının hem iş hem aile hayatını olumsuz yönde etkilediğini, sadece kendisinin değil apartman sakinlerinin çoğunluğunun bu işletmeden şikayetçi olduğunu, yapmış oldukları sözleşmeye uymadıklarına dair imzalı dilekçelerini Talas
Belediyesi’ne sunduklarını ancak sonuç alamadıklarını” iddia ve ifade ederek “bina ruhsatına aykırı sundurmanın yıkılmasını ve Kanunlar ile genel şikayetler gereğince işletmenin kapatılmasını” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla şikayet edilen idareden 10/08/2021 tarihli ve sayılı yazı ile bilgi-belge talebinde
bulunulmuştur. Talas Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nden alınan 24/8/2021 tarihli ve
8836 sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. “İlgi yazıya konu ilçesi Mahallesi Caddesi No: adresinde tapunun ada numaralı parselinde kayıtlı taşınmazda bulunan bina altında kalan dükkan önüne yapılmış olan ruhsat ve eklerine aykırı sundurmanın 20/09/2017 tarihinde 3194 Sayılı İmar Kanunu 32’nci maddesine istinaden mühürlendiği, bahse konu sundurmaya 25/10/2017 tarihinde yıkım kararı alındığı, mühürlü bulunan ruhsat ve eklerine aykırı sundurmada inşai faaliyetlere devam edildiğinin 07/11/2018 tarihinde tespit edilmesi üzerine durumun tutanak altına alınarak adli makamlara bildirildiği, mezkur Kanunda, mühürlü yapının kullanımına engel teşkil eden herhangi bir kaide bulunmadığı,
2.2. Şikayette belirtilen cam kırıkları ve ot yığını ile ilgili olarak Zabıta Müdürlüğünce yerinde yapılan incelemede herhangi bir olumsuzluğun görülmediği ve bu hususun tutanak altına alındığı” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”,
3.3. “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40 ıncı maddesinde, “Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 3/10/2001-4709/16 md.) Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. ….”,
4. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri, yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliği’nin “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”
7. 3194 sayılı İmar Kanununun;
7.1. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde; “Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir.
Bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarıyan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır… ”,
7.2. “Yapı” başlıklı 20 inci maddesinde; “a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile, İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir.”,
7.3. “Yapı ruhsatiyesi” başlıklı 21 inci maddesinde; “Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir.
Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz.
Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir…”
7.4. “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32 nci maddesinde; “ Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.”,
7.5. “İdari müeyyideler” başlıklı 42 nci maddesinin birinci fıkrasında; “ Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır…”,
(Değişik cümle:14/2/2020-7221/11 md.) Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere,
aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır:
a) Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için;
1) I. sınıf A grubu yapılara üç, B grubu yapılara beş Türk Lirası,
2) II. sınıf A grubu yapılara sekiz, B grubu yapılara onbir Türk Lirası,
3) III. sınıf A grubu yapılara onsekiz, B grubu yapılara yirmi Türk Lirası,
4) IV. sınıf A grubu yapılara yirmiüç, B grubu yapılara yirmibeş, C grubu yapılara otuzbir
Türk Lirası,
5) V. sınıf A grubu yapılara otuzsekiz, B grubu yapılara kırkaltı, C grubu yapılara elliiki,
D grubu yapılara altmışüç Türk Lirası, idari para cezası verilir. Bu miktarlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılarak uygulanır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/11 md.) (Mülga cümle:25/3/20207226/39 md.) (…)
b) Mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verilir.
c) (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapı;
1) Hisseli parselde diğer maliklerin muvafakati alınmaksızın yapılmış ise cezanın % 30’u,
2) Kamuya veya başkasına ait bir parselde yapılmış ise cezanın % 40’ı,
3) Uygulama imar planında veya parselasyon planında “Kamu Tesisi Alanı veya Umumî
Hizmet Alanı” olarak belirlenmiş bir alanda yapılmış ise cezanın % 60’ı,
4) Mevcut haliyle veya öngörülen bir afet tehlikesi karşısında can ve mal emniyetini tehdit ediyor ise
cezanın % 100’ü,
5) Uygulama imar planı bulunan bir alanda yapılmış ise cezanın % 20’si,
6) Yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapılmış ise cezanın % 80’i,
7) Özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın %
50’si,
8) Ruhsatsız ise cezanın % 180’i,
9) Ruhsatı hükümsüz hale gelmesine rağmen inşaatı sürdürülüyor ise cezanın % 50’si,
10) Yapı kullanma izin belgesi alınmış olmakla birlikte, ruhsat alınmaksızın yeni inşaî faaliyete konu ise
cezanın % 100’ü,
11) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılmıyor ise cezanın % 10’u,
12) İnşaî faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın % 20’si,
13) Çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın % 20’si,
(a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezalarının miktarına göre ayrı ayrı hesap edilerek ilave olunur. Para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alan dikkate alınır
…
Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanır…”,
8. 5393 sayılı Belediye Kanununun;
8.1. “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla;….İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafî ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar….
hizmetlerini yapar veya yaptırır.”,
8.2. “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde, “Gayrisıhhî müesseseler ile umuma açık istirahat ve eğlence yerlerini ruhsatlandırmak ve denetlemek.”,
8.3. “Zabıtanın görev ve yetkileri” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Belediye zabıtası, beldede esenlik, huzur, sağlık ve düzenin sağlanmasıyla görevli olup bu amaçla, belediye meclisi tarafından alınan ve belediye zabıtası tarafından yerine getirilmesi gereken emir ve yasaklarla bunlara uymayanlar hakkında mevzuatta öngörülen ceza ve diğer yaptırımları uygular.”,
8.4. “Encümenin görev ve yetkileri” başlıklı 34 üncü maddesinde; “Belediye encümeninin görev ve yetkileri şunlardır: …
e) Kanunlarda öngörülen cezaları vermek…
i) Diğer kanunlarda belediye encümenine verilen görevleri yerine getirmek.”,
9. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun,
9.1. “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü maddesinde; “(1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
…”;
9.2. “Mühür bozma” başlıklı 203 üncü maddesinde, “Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
10. 03/07/2017 tarih ve 30133 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Planlı Alanlar
İmar Yönetmeliğinin;
10.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “ y) Esaslı tadilat: Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri (Esaslı tadilat, ruhsata tabidir.),
zzz) Sundurma: Yağmurdan, güneşten ve rüzgârdan korunmak için yapı yaklaşma mesafesini ihlal etmemek kaydıyla, binaya bitişik olarak hafif malzemeden yapılan bölme duvarları olmayan üç tarafı açık örtüleri, …”
10.2. “Taban alanı” başlıklı 20 nci maddesinde; “ …
(8) Taban alanına dâhil edilmeyecek kullanımlar; a) Tabii zemin veya tesviye edilmiş zemin seviyesindeki veya bu seviyenin altındaki avlular, iç bahçeler, b) (Değişik:RG-30/9/2017- 30196) (2) Bağımsız bölüm olarak düzenlenmeyen veya bağımsız bölümün eklentisi niteliği taşımayan, yapının ana taşıyıcı sistemleri ile bütünleşik olmayan, bahçe alanının %20’sini geçmeyen; kameriye, pergola, sundurma (Mülga ibare:RG-25/7/2019-30842) (…) ve süs havuzu,…”,
10.3. “Yapı ruhsatına ilişkin genel hükümler” başlıklı 54 üncü maddesinde; “ (1) Kanun ve bu Yönetmelikle getirilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmaksızın hiçbir yapının inşasına başlanamaz…”
10.4. “Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler” başlıklı 59 uncu maddesinde; (1) Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir…”,
11. 21/04/2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Belediye Zabıta
Yönetmeliğinin “Görevleri” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının “Beldenin düzeni ve esenliği ile ilgili görevleri” başlıklı (a) bendinde; “ 1) Belediye sınırları içinde beldenin düzenini, belde halkının huzurunu ve sağlığını sağlayıp korumak amacıyla kanun, tüzük ve yönetmeliklerde, belediye zabıtasınca yerine getirileceği belirtilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak.
…
3) Belediye karar organları tarafından alınmış kararları, emir ve yasakları uygulamak ve sonuçlarını
izlemek, …
6) Kanunların belediyelere görev olarak verdiği takip, kontrol, izin ve yasaklayıcı hususları yerine
getirmek.
7) Belediye cezaları ile ilgili olarak kanunlar uyarınca belediye meclisi ve encümeninin koymuş olduğu
yasaklara aykırı hareket edenler hakkında gerekli işlemleri yapmak.
…
23) 13/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile verilen görevleri yerine getirmek…”,
12. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun “Ortak yerler üzerinde” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Kat malikleri ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olurlar.
Kat malikleri ortak yerlerde kullanma hakkına sahiptirler; bu hakkın genel kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane ve çamaşır kurutma alanları gibi yerlerdeki ölçüsü, aksine sözleşme olmadıkça, her kat malikine ait arsa payı ile oranlıdır.”,
13. 4721 sayılı Medeni Kanunun,
13.1. “C.Birlikte mülkiyet, I. Paylı mülkiyet, 1.Genel kurallar” başlıklı 688 inci maddesinde;
“Paylı mülkiyette birden çok kimse, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir.
Başka türlü belirlenmedikçe, paylar eşit sayılır.
Paydaşlardan her biri kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olur. Pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir.”,
13.2. “2.Yönetim ve tasarruf, a.Anlaşmalar” başlıklı 689 inci maddesinde; “Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
14. Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun kısmen kabulü ile kısmen reddi yönünde hazırlanan “Kısmen
Tavsiye Kısmen Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
15. Şikâyetçi, Kayseri İli, Talas İlçesinde özel mülkiyetinde bulunan konutunun zemin katında bulunan işyerinin ruhsatsız olarak genişletildiğini, buna ilişkin yıkım kararının bulunduğunu, ancak yıkım kararının uygulanmadığını, halen faal olarak kullanıldığını, başvuru üzerine kendisine idare tarafından cevap verilmediğini iddia ve ifade ederek iş yerine ait sundurmanın yıkılmasını ve işletmenin bu şekilde çalışmasına müsaade edilmemesini talep etmektedir.
16. Şikâyetçinin, 2019/21341 şikâyet numaralı başvurusu ile 4/12/2019 tarihinde Kurumumuza yapmış olduğu başvuru üzerine Kurumumuz tarafından idari başvuru yollarının tüketilmediği gerekçesiyle 30/12/2019 tarihinde verilmiş olan Gönderme Kararına Talas Belediye Başkanlığı tarafından cevap verilmediği, bunun üzerine şikâyetçi tarafından 29/6/2021 tarihinde tekrar Kurumumuza başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
17. Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı üzerine Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı Etüt ve
Projeler Daire Başkanlığı’nın gönderdiği 09/01/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “Kayseri İli
İlçesi Mahallesi Caddesi ” adresinde yer alan bina altındaki dükkanın önüne yapılan sundurma imalatıyla ilgili” şikayette, bahse geçen konu ile ilgili
Belediyeleri nezdinde, işletme sahipleri tarafından yapılan herhangi bir başvuru olmadığından bilgi ve belge bulunmadığı” şeklinde açıklamaya yer verildiği tespit edilmiştir.
18. Anayasanın 56 ncı maddesi; herkesin sağlıklı, dengeli ve güvenli bir çevrede yaşama hakkına sahip bulunduğunu hükme bağlamakta ve Devlete bu hususta görevler yüklemektedir. Yine Anayasanın 23 üncü maddesine göre Devlet, “sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek” ile görevlidir. Yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla hazırlanan İmar Kanunu; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıları kapsamaktadır. Sağlıklı ve dengeli bir çevrenin oluşturulması bakımından yürürlükte bulunan mevzuata ve plan hükümlerine aykırı olan yapıların tespit edildikten sonra yıkılması gerekmekte olup; imar mevzuatına aykırı yapıların yıkımına karar verme yetkisi mücavir alanlar içerisinde belediye encümenine aittir.
Belediye Encümeninin bu yetkisini hangi durumlarda ve nasıl kullanacağına ilişkin düzenlemelere 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42 nci maddelerinde yer verilmiştir.
19. Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanununun 5 inci maddesinde; yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler olarak tanımlanmış, 20 nci maddesinde; “Yapı: a) Kuruluş veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde, b) Kuruluş veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurum ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile İmar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabilir” hükmüne yer verilmiş, 21 inci maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında Belediye veya Valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınmasının mecburi olduğu, aynı maddenin 3 üncü fıkrasında; ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratların ruhsata tabi olmadığı hüküm altına alınmış, 32 nci maddesinde ise; “Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır…” düzenlemesine yer verilmiştir.
20. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (zzz) bendinde sundurma; “yağmurdan, güneşten ve rüzgârdan korunmak için yapı yaklaşma mesafesini ihlal etmemek kaydıyla, binaya bitişik olarak hafif malzemeden yapılan bölme duvarları olmayan üç tarafı açık örtüleri” olarak tanımlanmıştır. Yönetmeliğin 20 nci maddesinin (8) nolu bendinin (b) alt bendinde, bağımsız bölüm olarak düzenlenmeyen veya bağımsız bölümün eklentisi niteliği taşımayan, yapının ana taşıyıcı sistemleri ile bütünleşik olmayan, bahçe alanının %20’sini geçmeyen; kameriye, pergola, sundurma ve süs havuzunun taban alanına dahil edilmeyeceği; 59 uncu maddesinin (l) nolu bendinde, basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişiminin ruhsata tabi olmadığı belirlenmiştir.
21. Somut olay kapsamında öncelikle “Kayseri İli İlçesi Mahallesi Caddesi
” adresinde bina altında yer alan işyerinin eklentisi olarak yapılan yapının sundurma olup olmadığının tespiti uyuşmazlığın çözümü bakımından önem arz etmektedir. Bir yapının ruhsata tabi olmaması için 3194 sayılı İmar Kanunu’nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında inşa edilmemiş olması, dolayısıyla kapalı alan oluşturmayacak şekilde, güneş ve yağmurdan korunma amacına yönelik olarak ve taşıyıcı unsuru etkilemeyecek, çekme mesafelerine tecavüz etmeyecek şekilde, hafif yapı malzemeleri ile yapılmış olması; ana binaya bitişik, ilave veya eklenti olarak ve mevcut binanın cephesini ve kitlesini değiştirici nitelikte yapılacak yapının ruhsata tabi olacağı bu durumda ruhsata esas proje tanzim edilmeden inşa edilmesi halinde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32 ve 42’nci maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Şikayete konu işyerinin önüne inşa edilen ilave yapının çatısının ve üç tarafının kapatıldığı, bu nedenle de ruhsata tabi yapı kapsamında olduğu tespit edilmiştir.
22. Konuya ilişkin Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin sayılı ve 03/12/2001 tarihli kararında, “3194 sayılı İmar Kanununun hükümleri kamu düzeniyle ilgili olup, bu yasa gereğince her türlü inşaatın yapımı yetkili mercilerden ruhsat alımına bağlı olup ruhsatsız yapılan ve ruhsata
bağlanamayan yapıların yıkılması zorunludur, imara ve ruhsata aykırı bir yapının ekonomik değerinden de söz edilemez.” şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/12/2009 tarihli
E:2009/4-561 K: 2009/577 sayılı kararında; “… Görüldüğü üzere, İmar Kanunu 32 nci maddesi hükmünün son fıkrası; önceki fıkraların öngördüğü prosedür çerçevesinde yıkım koşulları gerçekleştiğinde, yıkım işleminin gerçekleştirilmesi görev ve yetkisini ilgili belediye veya valiliğe vermiştir. Bu düzenlemenin gereği ve doğal sonucu olarak, somut olaydaki gibi, yıkımın yapılabilmesi için insan ve/veya eşyanın dışarı çıkartılmasının gerektiği durumlarda, bu işlemler de, herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak ve o yetki çerçevesinde kamu gücü kullanılarak, uygun hukuki yol ve yöntemlerle, yine aynı makam tarafından yerine getirilecektir.” hususlarına yer verilmiştir.
23. Başvuru konusu ilave yapının işyeri sahibinin mülkiyetinde bulunan bir alanda değil binanın ortak kullanım alanı üzerine inşa edildiği, bu yönüyle bina maliklerinin Kat Mülkiyeti Kanunundan doğan haklarını adli yargıda kullanabilecekleri, bu konunun Kurumumuzun inceleme görev alanı içine girmediği tespit edilmiştir. Kat Mülkiyeti Kanununda, kat maliklerinin ana gayrimenkulün bütün ortak yerlerine, arsa payları oranında, ortak mülkiyet hükümlerine göre malik olacağı, kat maliklerinin ortak yerlerde kullanma hakkına sahip olacağının hüküm altına alınmış olduğu; Medeni Kanununa göre, paylı mülkiyette birden çok kimsenin, maddî olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla malik olduğu, başka türlü belirlenmedikçe, payların eşit sayıldığı, paydaşlardan her birinin kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olduğu, paydaşların, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabileceği, paydaşlardan her birinin, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabileceği ve kullanabileceğinin hüküm altına alınmış olduğundan dolayı söz konusu olaydaki yapının ortak mülkiyet alanında olduğu, mülkiyet hakkını kullanırken diğer pay sahiplerinin haklarını kullanmasının engellendiği hususunun da dikkate alınması gerekmektedir.
24. Bununla birlikte, şikayetçi ile 1/9/2021 tarihinde yapılan telefon görüşmesinde, başvuru dilekçesinde yer alan taleplerinden biri olan ve binanın önünde bulunan cam kırıkları ile ot yığınının kaldırıldığı, Belediye tarafından sundurma imalatı ile ilgili verilen yıkım kararının uygulanmadığı, sundurmanın fiilen kullanıldığı, ayrıca Kat Malikleri Kurulu toplantısında gürültü yapılmaması şartı aranmasına karşın geç vakitte gürültülü müzik yayını yapıldığı, ancak bu durumu ispatlayamadığı ve bu durumdan mağdur olduğu beyan edilmiştir. Şikayete konu ticari işletmenin bulunduğu Gürsu B Blok Sakinleri tarafından 29/01/2018 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu Toplantısında, binanın alt katında bulunan dükkanın mevcut işleyişinin kafeterya, pastane, aile okey salonu ve kıraathane olarak açılabileceği yönünde oyçokluğu ile karar aldığı, alınan kararda, çalışma saatleri konusunda resmi prosedüre uyulacağı ve geç saatlere kadar dükkanın açık tutulmayacağı ve oturulmayacağı; bina sakinlerinin şikâyetleri dikkate alınarak ses ve yalıtımla ilgili işlemlerin yapılacağı ve yine sıkıntı olması halinde gereken tedbirlerin alınacağı ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
25. Şikayetçinin cam kırıkları ile ot yığını ile ilgili talebi yönünden; Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun
Uygulanmasına ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “Şikâyete konu talebin idarece yerine getirilmesi” başlıklı 27’nci maddesinin birinci fıkrasında; inceleme ve araştırma devam ederken Kamu
Denetçiliği Kurumunun tarafları dostane çözüme davet edebileceği; ikinci fıkrasında şikâyete konu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı vererek inceleme ve araştırmasını sonlandıracağı; “Dostane çözüm kararı” başlıklı 33/A maddesinde; şikâyet konusu talebin ilgili idare tarafından yerine getirilmesi veya şikâyetin çözüme kavuşturulduğunun taraflarca Kuruma bildirilmesi hâlinde dostane çözüm kararı verileceği hükmüne yer verildiğinden ve cam kırıkları ile ot yığınının
kaldırıldığı hususunda idare ve şikayetçinin mutabık olduğu anlaşıldığından bu talebe yönelik inceleme ve araştırmanın sonlandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
26. Talas Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün 24/8/2021 tarihli cevabi yazısı ekinde bulunan Zabıta Müdürlüğünün İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne muhatap 14/8/2021 tarihli ve sayılı yazısında, “Zabıta Ekiplerince yapılan kontrolde Mahallesi, Caddesi, adresinde faaliyet gösteren işletmeciliğini (T.C Kimlik No: isimli şahsın yaptığı isimli işyerinin ön tarafı ve etrafında yapılan araştırmada cam kırıkları ve ot yığınının olmadığı herhangi bir olumsuzluğun görülmediği, ayrıca Müdürlük tarafından belge numarası ile İşyeri
Açma ve Çalışma Ruhsatının olduğu tespit edilmiş olup, ruhsat belgesinin düzenlendiği tarihte bahse konu sundurmanın olmadığı anlaşıldığından işyeri açma ve çalışma belgesi düzenlendiği, bu nedenle şikâyete konu olan sundurmanın kontrolünün Müdürlük uhdesinde olduğu” açıklamasına yer verildiği; cevabi yazısı ekinde bulunan Kurumumuza muhatap 23/01/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda, “taşınmazda bulunan dükkan önüne yapılan sundurma 20.07.2017 tarihinde 3194 sayılı İmar Kanunun 32.
maddesine istinaden mühürlenmiştir. Mezkur kanunun 42. maddesine istinaden Belediye Encümeni tarafından 27.09.2017 tarihli numaralı karar ile idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Mühürleme işlemi tarihinden 30 gün sonra ruhsat ve eklerine aykırı yapının ruhsatlandırılmadığı veya kaldırılmadığı tespit edilmiştir. Mezkur kanunun 32. maddesine istinaden belediye encümeni 25.10.2017 tarihli numaralı ruhsat ve eklerine aykırı yapının yıkılması kararı alınmıştır. Ayrıca 07.11.2018 tarihinde inşai faaliyetlere devam edildiği tespit edilmiş olup mühür fekkinden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulması için Hukuk İşleri Müdürlüğümüze resmi yazı ile durum bildirilmiştir.
Yıkım ihale süreci devam etmektedir. Konu ile ilgili şikayet sahibine bilgi mahiyetinde cevap yazılmıştır.” şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmektedir.
27. Dosya kapsamında yapılan incelemede, şikayete konu adreste faaliyet gösteren adına kayıtlı adlı işletmeye Talas Belediye Başkanlığı tarafından 06/04/2018 tarihli ve 141 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlendiği, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatında işyeri kullanım 2 alanının 250 m olduğu ve açılış/kapanış saatinin 08.00-23.59 olduğu bilgisinin yer aldığı, umuma açık istirahat ve eğlence yeri olarak ruhsat verildiği; işyeri açma ve çalışma ruhsatına esas olarak Kayseri
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/03/2018 tarihli İtfaiye
Raporunda, “Tahsin Duran tarafından açılacak olan Kıraathane’de yapılan incelemede; ilgili işyeri yan taraf sundurma ile irtibatı kapatılmış olup kullanılmaması kaydı ile yangın söndürme, algılama ve tahliye sistemleri 19/12/2007 tarih ve 12937 sayılı Binaların Yangından Korunması Hakkındaki
Yönetmelik hükümlerine göre uygun olduğu görülmüş olup elektrik, ısıtma ve yangın güvenlik tesisatının periyodik test ve bakımlarının yapılması şartıyla bugünkü durumu ile yeterli olduğu” ifadelerine yer verildiği; cevabi yazı ekinde bulunan Talas İlçe Emniyet Müdürlüğü Talas Şehit Resul Erdal Aydemir Polis
Merkezi Amirliği tarafından düzenlenen 30/03/2018 tarihli sayılı ’ın kahvehane açma talebi için başvuruda bulunduğu iş yeri ile ilgili Genel Güvenlik, Genel Ahlak ve Asayişin Korunması yönünden herhangi bir sakıncasının bulunup bulunmadığının tespiti talep edildiğinden; bahse konu işletmeye 29/3/2018 günü saat 16.05’te yapılan kontrol ve denetim sonucunda, İşletmenin Genel Ahlak, Genel Güvenlik ve Asayişin korunması açısından mevcut hali ile sakıncasının olmadığının yanı sıra, ilçe genelinde umuma açık işletmelerinin sayısının artması, özellikle bina altlarında açılan işletmelerin bina sakinlerine vermiş oldukları rahatsızlık ve huzursuzlukların “gece ilerleyen saatlerde canlı müzik, yüksek sesle gürültü ile birlikte gerek yaya gerekse de araç trafikleri konusunda yaşanan olumsuzluklar nedeniyle asayiş olaylarında artışların olduğu”nun 155 Polis
İhbar Hattı, BİMER, CİMER şikayetlerinden anlaşıldığı, bu nedenlerden dolayı Kamu Düzeni, Genel Asayiş ve Güvenliğin ciddi derecede sorunlar olduğu belirtilmektedir.
28. Talas Belediye Başkanlığı tarafından bilgi ve belge isteme yazımız üzerine Kurumumuza gönderilen 24/8/2021 tarihli cevabi yazıda ise ruhsat ve eklerine aykırı yapının 20/09/2017 tarihinde mühürlendiği, 25/10/2017 tarihinde yıkım kararı alındığı, 07/11/2018 tarihinde mühürlü yapıda inşai faaliyetlere devam edildiği gerekçesiyle durumun tutanak altına alınarak adli makamlara bildirildiği, mezkur Kanunda, mühürlü yapının kullanımına engel teşkil eden herhangi bir kaide bulunmadığı açıklamalarına yer verilmekle yetinildiği, uygulanan yaptırımlara ilişkin resmi evrakların gönderilmediği, gerek Gönderme
Kararı gerekse bilgi ve belge isteme yazısı üzerine hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılmasına yönelik idari işlem tesis edilmediği, idare tarafından gönderilen 24/8/2021 tarihli cevabi yazı ile ekleri arasındaki çelişkili ifadelerden idarenin birimleri arasında koordinasyon eksikliği bulunduğunun anlaşıldığı, zira Talas Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü’nün Kurumumuz kayıtlarında bulunmayan ancak bilgi ve belge isteme yazısı ekinde gönderilen Kurumumuza muhatap 23/01/2020 tarihli yazısında, 20/7/2017 tarihinde dükkan önündeki sundurmanın mühürlendiği, 27/9/2017 tarihinde Belediye Encümeni tarafından idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, 25/10/2017 tarihinde Belediye Encümeni tarafından alınmış bir yıkım kararı bulunduğu, 7/11/2018 tarihinde inşai faaliyetlere devam edildiği ve mühür fekkinden dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunulması için durumun Hukuk İşleri Müdürlüğü’ne bildirildiği, yıkım ihale sürecinin devam ettiği belirtilmesine ve 14/03/2018 tarihli İtfaiye Raporunda, ilgili işyeri yan taraf sundurma ile irtibatı kapatıldığı ve kullanılmaması kaydı olumlu rapor düzenlenmesine karşın Zabıta Müdürlüğünün 14/8/2021 tarihli yazısında ruhsat belgesinin düzenlendiği tarihte bahse konu sundurmanın olmadığının belirtildiği görüldüğünden, Kurumumuza sunulan bilgiler arasında açık bir tutarsızlığın bulunduğu tespit edilmiştir. Bu açıdan somut olay incelendiğinde, ruhsatsız ilave yapının işletme tarafından kullanılmasına idare tarafından izin verilmesinin İmar Kanunun yanında İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı eklerine de aykırılık oluşturduğu anlaşılmaktadır.
29. Somut olaydaki yıkım işlerinin gerçekleştirilmesinde sorumluluk ve yetki Talas Belediye
Başkanlığında bulunmaktadır. Şikayete konu işyerinin ön tarafına ruhsatsız olarak inşa edilen yapı ile ilgili olarak, İmar Kanununda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda Talas Belediyesi tarafından 2017 yılında gerçekleştirilen işlemler bakımından yapı durdurma, idari para cezası, yıkım kararı, suç duyurusunda bulunma işlemlerinin gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, dosya muhteviyatında, Encümence alınan yıkım kararının idari davaya konu edildiğine, diğer ifadeyle mahkemelerce yıkım kararı hakkında yürütmeyi durdurma veya iptal kararı verildiğine ya da Talas Belediye Encümeni tarafından yıkım kararının kaldırıldığına ilişkin bilgi, belge veya itiraza rastlanmadığından şikâyete konu yıkım kararının kesinleştiği ve İdare tarafından bu tarihten sonra işyerinin yeni işletme sahibi tarafından işletildiği dönem olan 07/11/2018 tarihinde mühürlü yapıda inşai faaliyetlere devam edildiği gerekçesiyle durumun tutanak altına alınarak adli makamlara bildirildiği belirtilmesine rağmen yıkım kararının neden uygulanmadığına yönelik açıklamada bulunulmadığı saptanmıştır. Encümenin kesinleşmiş yıkım kararı doğrultusunda gerekli olan iş ve işlemlerin, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak, olaya uygun hukuki yol ve yöntemler kullanmak suretiyle İdarece yerine getirilmesi gerekmektedir.
30. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, Encümen Kararıyla ruhsatsız yapının yıktırılmasına karar verildiği anlaşılmakla birlikte; bu kararın yerine getirilmesi için bu güne kadar İdarece herhangi bir işlem tesis edildiğine ya da eylemde bulunulduğuna dair herhangi bir tespit yapılamadığı gibi Encümen Kararının uygulanması doğrultusunda bundan sonraki süreçte ne gibi işlemler yapılacağı konusunda İdarenin belirli bir planlamasının da bulunmadığı tespit edilmiştir.
31. Şikayetçinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Talas Belediye Başkanlığı tarafından, Belediye Encümeninin kesinleşmiş yıkım kararı doğrultusunda bu güne kadar herhangi bir eylem ve işlemde bulunulmamasının ve ayrıca
konuyla ilgili yapılan veya yapılacak işlemler hakkında ilgililere eksiksiz ve net bir şekilde bilgilendirme yapılmamasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
32. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde,
33. Talas Belediyesi tarafından başvuru konusuyla ilgili olarak başvurana kısa sürede ve gerekçeli olarak cevap verilmediği; Kurumumuz tarafından istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde gönderildiği; ancak
Kurumumuzca istenen bilgi ve belge talep yazımızda belirtilen pek çok hususa değinilmediği, yeterli ve açıklayıcı cevap verilmediği dikkate alındığında idarenin ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkelerine uygun davranması önerilmektedir.
34. Diğer yandan Kurumumuzca verilen Gönderme Kararı üzerine başvurana ve Kurumumuza cevap verilmediği tespit edildiğinden “makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranılmadığından bu konuya hassasiyet gösterilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
35. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Yine aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise, Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kayseri İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre ŞİKAYETİN
KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,
Şikayetçinin, ruhsata aykırı sundurması bulunan işletmenin kapatılmasına ilişkin talebinin REDDİNE,
Şikâyetçinin, ruhsata aykırı sundurmanın yıkılması talebine ilişkin Talas Belediye Encümeni’nin yıkım kararı doğrultusunda gerekli olan iş ve işlemlerin yapılması ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı eklerine aykırılığın giderilmesi noktasında gerekli denetimlerin makul sürede yapılması hususunda
TALAS BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Talas Belediye Başkanlığı
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi