ÖZET: Başvuru, 2015 yılında Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizinin ardından, Türk markası ADL’nin ürünlerinin etiketlerinin “Made in China” olarak değiştirilmesi ve bu durumun Ticaret Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi talebini içermektedir. Başvuran, bu süreçte Türkiye’den Rusya’ya ihracatın zorlaştığını, ürünlerinin gümrükte sıkı denetimlere tabi tutulduğunu ve geçmişte yaşanan gümrük krizleri nedeniyle ciddi maddi kayıplar yaşadıklarını belirtmiştir. Ayrıca, Ticaret Müşavirliği tarafından yapılan yerinde incelemede, bazı ürünlerde Çin malı etiketine rastlanması nedeniyle destek başvurularının reddedildiğini ifade etmiştir.

Ekonomi Bakanlığı, başvurunun değerlendirilmesinde, Türk ürünlerinin yurt dışında tanıtımı ve korunması amacıyla oluşturulan destek mekanizmasının, ürün etiketlerinde farklı menşei kullanılmasına izin vermediğini vurgulamıştır. Bakanlık, bu tür uygulamaların Türk Malı imajına zarar vereceği ve destek mekanizmasının amacına aykırı olacağı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Sonuç olarak, başvuranın kira desteği talebi, yapılan incelemeler sonucunda hukuka uygun bulunmamış ve başvurunun reddi karara bağlanmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 16442-16442 |sayi|86171061-101.07.05.99-E.86171061-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/4629 2018/ 4629

KARAR TARİHİ : 02/10/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Ticaret Bakanlığı

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, Rusya Federasyonundaki satış birimlerinden birine yönelik, Moskova

Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği tarafından

2015 yılı için düzenlenen yerinde inceleme

formunun, Rusya ile yaşanılan uçak krizinin olumsuz etkilerinden ötürü, bir kereye mahsus değerlendirme dışı tutulması talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 13/04/2018 13.4.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran 13/ 4/ 2018 tarihli başvurusunda özetle; . olarak

2001 senesinden beri Rusya’da mağazalar açarak, % 100 ‘ü Türkiye’de üretilen ve Türk markası

olan ADL markalı bayan hazır giyim ürünlerinin satışını yaptıklarını, Türkiye’nin 500 Milyar USD ihracat hedefine uygun şekilde, Türk ürünlerinin ve Türk markalarının dünyada satışını ve tanıtımını yapan, Türk ortaklardan oluşan bir firma olduklarını, 2015 yılı Kasım ayında Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizinden sonra, Türkiye’den Rusya‘ya ihracat yapmanın neredeyse imkânsız bir hal aldığını, “Made in Turkey” ibareli ürünlerin Rusya gümrüğünde sıkı denetime tabi tutularak ya ürünün girişinin engellendiğini, ya da keyfi uygulamalarla malın gümrükleme süresinin belirsiz bir hale getirildiğini, daha öncesinde 2008 yılı Ağustos ayında başlayan ve gümrük krizine dönüşen süreçte şirketlerinin 6 milyon dolar civarında para kaybettiğini ve 12 bayisinin mağazalarını

1 / 10kapatmak zorunda kaldığını, geçmiş tecrübelerden de yararlanarak, hâlihazırda Türkiye de üretilmiş

ürünlerinin etiketlerini hızlı bir operasyon ile o zaman için en az riskli sayılan ülke ibaresi olan

“Made in China” olarak değiştirdiklerini, bu şekilde 2016 İLKBAHAR-YAZ SEZONU ürünlerini sorunsuz olarak Rusya’ya ihracat ettiklerini, uçak krizi sürecinde ürünleri Rusya’ya getirebilmek için farklı şirketlerin farklı stratejiler geliştirdiğini, kimilerinin Beyaz Rusya ve Kırgızistan gibi aracı ülkeler üzerinden ürünlerini Rusya’ya getirmeye çalıştığını, kimilerinin riskleri göze alarak, bağlantılarına güvenerek mallarını Rusya ya getirdiğini, kimilerinin ise kendilerinin yaptığı gibi ürünün menşeini değiştirerek mallarını Rusya’ya getirmeye çalıştığını, bu hususu, gerek olarak, gerekse de İTKİB ve benzeri sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Bakanlık yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde detaylıca anlattıklarını, üyesi bulundukları İTKİB’in düzenlemiş olduğu toplantılarda, Rusya pazarına ihracat yapan firmaların mevcut durumdan en az zarar alacak şekilde tebliğde güncellemeler yapılması noktasında değerlendirmelerde bulunulduğunu, normal şartlar altında Türkiye’de üretilmiş bir ürünün farklı menşei etiketiyle yurtdışına ihracı mümkün değilken, o dönemde Devletin tüm kurumlarıyla adeta seferber olarak ihracatçıya elinden gelen desteği sağlamaya çalıştığını, Bu çerçevede Gümrük yetkilileri ile yapılan görüşmede “Made in China”

Etiketi ile Rusya’ya mal gönderme isteklerinin “normal şartlarda müsaade edilmez ancak bu olağan üstü durumda geçici olarak bu duruma göz yumabiliriz” açıklaması ile kabul edildiğini, aynı işlemin şu günlerde yapılmasının mümkün olamayacağını, ancak bu süreçte çözüm olarak; “Made in China” etiketi ile Rusya’ya gönderdikleri Markalı ürünler tamamen Türkiye’de üretildiği halde, Ticaret

Müşavirliği tarafından Lüberetskiy Bölgesi, Kotelniki Şehri 1. Pakrovskiy Pro . Belaya Daça

AVM’de bulunan ( 235,35m 2) birimlerine yönelik yerinde inceleme gerçekleştirildiğini ve “Yurt Dışı

Birim Yerinde İnceleme ve Değerlendirme Formunu (EK- 8)” doldurularak 02.09.2016 tarihinde

İBGS’ye iletildiğini, söz konusu Ek- 8 formunda, bazı ana ürünlerde Çin Malı etiketine rastlandığı, ilgili Tebliğ’in 10 uncu ve 20 nci maddesi ile Genelgenin 6. maddesi kapsamında ilgili birimin desteklenmesi uygun bulunmadığı ibarelerine yer verildiğini, bu hususun İTKİB’in 27.09.2016 tarih ve sayılı yazısıyla taraflarına bildirildiğini, üyesi bulundukları; İTKİB tarafından kaleme alınan söz konusu yazının, Rusya ile yaşanan krizin başlangıcından bu yana yapacaklarını ve yaptıklarını şeffaf olarak paylaşan ve her türlü bilgiyi sürecin içerisindeki kurumlarla paylaşarak yol alan firmalarını şaşırttığını ve üzdüğünü, bahsi geçen mağazalarındaki ürünlerin hepsinin

%100 Türkiye’de üretildiğini, söz konusu ürünlerin Türkiye’de üretildiğini bayisi oldukları de beyan ve taahhüt ettiğini, yaşanan üzücü bir olayın ardından patlak veren bir krizden dolayı, senelerce bir emeğin ürünü olan Rusya’daki varlıklarının devamı için mevcut koşulların gereği olarak attıkları adımların mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Ekonomi Bakanlığından, mevzuatla uyumlu olmadığı halde o dönemin koşullarından dolayı oluşan mücbir sebep nedeniyle Rusya’ya ihracat yapmış olma şartının geçici olarak uygulamadan kaldırılması gibi, Anayasa’daki eşitlik ilkesi uyarınca aynı durumda olan şirketleri için yapılan Ek- 8 Değerlendirmesinin sadece o dönemle sınırlı olmak üzere bir kereye mahsus istisna dışı tutulmasını, bu gerekçeler ile Lüberetskiy Bölgesi, Kotelniki Şehri 1.Pakrovskiy Pro . Belaya Daça

AVM’ de bulunan ( 235,35m 2) birimlerine ait, 2010/ 6 sayılı RUSYA kira teşviki kapsamında itiraz edilen dosyalarının değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılmasını ve Ekonomi Bakanlığı tarafından verilen iptal kararlarının yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, Ekonomi Bakanlığı cevap yazısı incelendiğinde; izah edilen olağanüstü olayların hiçbir şekilde dikkate alınmayarak sadece

2 / 10“made in china” ibareli ürün tespitine indirgendiğinin görüleceğini belirterek; ilgili idarenin konuyu

tekrar değerlendirerek itirazlarının bu bilgiler ışığında yeniden değerlendirilmesini talep etmiştir .

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nün konuya ilişkin 9/ 7/ 2018 tarih ve E

sayılı yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Bakanlık İstatistik Bilgi Sisteminde yer alan verilere göre bahse konu şirketin Rusya’ya yönelik ihracatının 2012 yılında başladığı, 2015 yılı Kasım ayında Rusya ile malum krizin patlak verdiği, söz konusu yılda ihracatı 3,4 milyon dolar iken 2016 yılında 3,7 milyon dolara yükseldiği, 2.2. Öte yandan 2015- 16 yılları arasında Rusya’ya yönelik ihracatımızın % 51 oranında gerilediği, bununla birlikte, ihracatımızın düşmesinde 2015- 16 yılları arasında yaşanan krizin yanı sıra Rusya

Federasyonu’nda bahse konu dönemde gelişmiş bulunan ekonomik krizin de etkisinin bulunduğu, 2.3. 2010/ 6 Sayılı Tebliğ çerçevesinde Rusya Federasyonu’na yönelik, 2015 yılında 78 firma birim kira desteğinden yararlanmış iken 2016 yılında söz konusu rakamın 93 olarak gerçekleştiği, 2.4. .’nin mezkur Tebliğ’den ticari şirket statüsünde yararlandığı, bu nedenle firma tarafından üretim yapıldığına dair kapasite raporu sunulma zorunluluğu bulunmadığı, öte yandan bahse konu firma tarafından Rusya Federasyonu’nda destek kapsamında bulunan birimlerinde nin ürünlerinin satıldığı, Bakanlık istatistik bilgi sisteminde yer alan verilere göre .

Çin’den ithalat gerçekleştirmediği, ayrıca ticari şirket olarak destekten yararlanan olan söz konusu firmanın adı geçen ülkede üretim birimi bulunduğuna dair bir bilgiye de rastlanmadığı, bununla birlikte, Vuslat Tekstilin birimlerinde şirketine ait ürünlerin satılmış olması nedeniyle adı geçen firmanın Çin’den ithalat verilerinin incelendiği, Bakanlık istatistik bilgi sisteminde yer alan verilere göre 2015 yılı için 54.677 ABD doları olan ithalat tutarının 2016 yılında 439.684 ABD dolarına yükseldiğinin görüldüğü, 2.5. Rusya ile yaşanan kriz sonrası dönemde Moskova Ticaret Müşavirliği tarafından söz konusu ülkede firmalarımızın ülke menşeini belirten etiketlerde değişiklik yaparak farklı ülke menşeini kullanmak istediklerine yönündeki taleplerine ilişkin Bakanlığa 27.06.2016 tarihli yazının iletildiği, 2.6. Bahse konu yazıda iki ülke arasında yaşanan krizin akabinde bazı firmalarımızın Rus makamları tarafından sıkı denetimlere tabi tutuldukları, fakat bir süre sonra sorunların azalmaya başladığı ve yazının iletildiği dönem itibariyle birçok firmanın rahatlıkla “Türk Malı” etiketli ürün sattığının ifade edildiği, bu nedenle Türk Malı etiketinin kaldırılmasına ilişkin bir ihtiyacın olmadığının iletildiği, 2.7. Moskova Ticaret Müşavirliği tarafından söz konusu dönemde ziyaret edilen bazı firmalar tarafından ürünlerin üzerinde “Türk Malı” ibaresinin bulunması halinde Rus yetkililerin sorun çıkardıkları ve mümkünse bu ibarenin kaldırılmasının faydalı olacağı hususun beyan edildiği, bu yönde bir zaruret olmadığı halde etiketin kaldırılmasını isteyen bazı firmaların Türkiye’den gelen ancak etiketini değiştirecekleri ürünlerin haricinde başka ülkelerde üretilen ürünleri de satmak istedikleri duyumlarının alındığı,

3 / 102.8. Müşavirlik tarafından yaşanan krizin akabinde yapılan incelemelerde sadece bir firmanın bir

biriminde farklı ülke malı etiketi kullanıldığının tespit edildiği, bir diğer firmanın ise kendi rızası ile

“Türk Malı” etiketli ürün satamayacağını beyan ederek teşvik sisteminden dilekçe vererek ayrıldığı 2.9. Müşavirlik tarafından uygulamada başka ülke etiketinin kullanılmasına izin verilmesi durumunda, farklı ülke menşeli ürünlerin de birimlerde pazarlanmasının riskli olacağı hususunun değerlendirildiği, ayrıca Türk malı satan firmalara (yaptırım listesindeki ürünler hariç) Rus makamlarınca kanuni olarak bir yaptırım uygulanmadığı, o dönemde denetimlerin devam etmesine rağmen Müşavirliğe bu nedenle yapılan şikayetlerin oldukça azaldığı ve hemen hemen ortadan kalktığı, sonraki dönemde bu hususta Bakanlığa ulaşan bir şikayet bulunmadığı, 2.10. Moskova Ticaret Müşavirliğinin 27.06.2016 tarihli yazısında, Moskova Büyükelçisi Sayın tarafından yaşanan olayların neticesinde söz konusu dönemde iki ülke arasındaki ilişkilerin toparlanma çalışmalarının sürdürüldüğü; Rus Türk İşadamları Birliği’nin (RTİB) gündeme getirdiği hususun acil ve ciddi bir mesele olmadığı, münferit olduğu; başka bir ülkenin etiketinin kullanılmasına izin verilmesinin Türk Malı ve Türkiye imajı çalışmalarına zarar vereceği, bu durumun istismara yol açacağı, desteğin makul bir gerekçesinin kalmayacağı ve bu durumun izah edilemeyeceği yönündeki görüşüne de yer verildiği, bu çerçevede, konu Bakanlık Makamına iletildiği ve Makam tarafından da verilen onay ile mevzuattaki uygulamaya devam edildiği, 2.11. Öte yandan söz konusu dönemde firmalarımızın pazarda yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurularak Bakanlık tarafından çeşitli tedbirler alındığı, bu kapsamda; 2.11.1. Rusya Federasyonu’nda mukim Ticaret Müşavirliği/Ataşelikleri’nin gidebileceği şehirler dışında kira ve tanıtım destek başvurularının değerlendirilmesi kapsamında; rayiç bedele ilişkin değerlendirmede, bahse konu fiili durumun başlamasından önceki dönemlerin baz alınarak söz konusu faaliyetlerin gerçekleştirildiğini gösterir bilgi ve belgelere ek olarak, faaliyetlerin gerçekleştiğini gösterir tarih kayıtlı fotoğraflar ve/veya videoların sunulması şartıyla yerinde inceleme formu aranmaması ve ayrıca İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliklerinde bekleyen ve henüz destek kapsamına alınmamış (destek başvurusu olumlu sonuçlanmamış) başvurular için söz konusu fiili durum nedeniyle birimin kapatılması ya da organik bağın sona ermesi halinde 1 ay içerisinde Ticaret Müşavirliği/Ataşelikleri’ne bildirimin yapılmış olması kaydıyla destek başvurusunun değerlendirmeye alınması; 2.11.2. Mezkur Tebliğ’in 27 inci maddesinin beşinci fıkrasında “Şirketlere kira ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin verilecek yıllık destek tutarı, Türkiye’den söz konusu ülkeye yapılan yıllık ihracatının (destek başvuru dönemiyle aynı takvim yılına ait) yarısından fazla olamaz .” hükmü amir iken, Rusya Federasyonu için; son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle firmalarımızın yaşadığı mağduriyetin giderilmesini teminen 2010/ 6 sayılı Tebliğ kapsamında faaliyet göstermekte olan firmaların 2015 ve 2016 yılı harcamalarına ilişkin destek başvurularının değerlendirilmesinde bahse konu hükmün uygulanmaması, 2.11.3. Rusya Federasyonu’nda 2010/ 6 sayılı Tebliğ kapsamında faaliyet göstermekte olan firmalar için 1 Aralık 2015 tarihinden 1 Temmuz 2017 tarihine kadar bahse konu ülke ile yaşanan kriz neticesinde firmalarımızın bürokratik nedenlerle yasal işlemlerini gecikmeli olarak gerçekleştirebilmesi ve bu nedenle mevzuat kapsamında yer alan bildirim yükümlülüklerini yerine

4 / 10getirememeleri nedenleriyle mezkur mevzuatın bildirim ile ilgili hükümlerinin uygulanmaması ve bu

kapsamda gerekli bildirimleri yapamamış şirketlerin de destek başvurularının değerlendirmeye alınması ile varsa münhasıran bu nedenle destek kapsamından çıkarılmış bulunan şirketlerin yeniden destek kapsamına alınması, 2.11.4. 2010/ 6 Sayılı Tebliğ kapsamında yer alan kira desteğinden firmalarımız ülke başına 4 yıl süreyle yararlandırılmakta iken, Rusya ile yaşanan olaylar neticesinde firmalarımızın Rusya’daki şirketlerini kapatmak veya devretmek durumunda kalmaları ve bu nedenle firmaların pazara giriş, tutunma ve dağıtım kanallarında aktif olarak yer alma gibi, mezkur destek ile amaçlanan hedeflere ulaşmakta güçlüklerle karşılaşmaları ve destekleri etkin ve verimli olarak kullanamamış olmaları hususu göz önünde bulundurularak; 2010/ 6 sayılı Tebliğin ilgili hükümleri çerçevesinde, 2015 yılı

Kasım ayı itibariyle Rusya Federasyonu’nda birim kira desteğinden yararlanmış ve onay tarihi itibariyle yararlanmaya devam etmekte olan şirketlerin söz konusu ülkeye yönelik destek sürelerinin ilave 2 yıl daha uzatılması, 2015 yılı Kasım ayı itibariyle Rusya Federasyonu’nda birim kira desteğinden yararlanmış ve onay tarihinden önce destek süresi sona erenlerin, onay tarihinden itibaren söz konusu ülkeye yönelik harcamalarının 2 yıl süreyle desteklenmesi, hususlarının Bakanlıkça uygun görüldüğü, 2.12. ti . tarafından Bakanlığa yapılan müracaat neticesinde

Rusya Federasyonu’ndaki birimlerine ilişkin süre uzatımının uygun görüldüğü hususunun ilgili

İBGS’ye bildirildiği, 2.13. 2010/ 6 Sayılı Tebliğ çerçevesinde firma başvurularını incelemekle yükümlü bulunan İBGS’ler nezdinde yapılan araştırmada . haricinde Türk menşeli ürün etiketi yerine yabancı ülke menşei kullanılması neticesinde reddedilen başvuru olmadığı, 2.14. Öte yandan dört firmanın başvurusunun söz konusu dönemde birimlerinde yabancı ürün olması sebebiyle olumsuz düzenlenen Ek- 8 formları neticesinde reddedildiği, konu genel olarak değerlendirildiğinde destekten yararlanan firma sayısı da göz önüne alınarak Türk Malı etiketi yerine farklı bir ülke etiketinin kullanımının münferit olduğu ve etiketlerde ülkemizin adının kullanımının ticaretin seyri üzerinde olumsuz bir etkisinin olmadığı, 2.15. 2010/ 6 Sayılı Tebliğ’in ülkemiz firmalarının yurt dışında kendilerine ait dağıtım kanalları oluşturmaları, Türk ürünlerinin ve markalarının tanıtımın ve yurt dışında korunmasının sağlanması amacıyla çıkarılmış bir destek mekanizması olduğu, söz konusu destek ile firmalarımızın yurt dışında markalaşması ve olumlu Türk Malı imajının oluşturulmasının amaçlandığı, bu nedenle yabancı ürünler ve yabancı menşeli markaların destek kapsamında yer almadığı, Türk ürünlerinin ihracatının ve üretiminin artırılmasının amaçlandığı bir destek mekanizmasında ürün etiketinde farklı bir menşei kullanılmasına izin verilmesinin Tebliğ’in amacına aykırılık taşıyacağı, 2.16. Bakanlığın söz konusu dönemde Rusya ile yaşanan krizin firmalarımız üzerindeki etkisinin en alt seviyede tutulabilmesi amacıyla gerekli tedbirleri aldığı, farklı ülke menşei ile ilgili uygulamanın münferit düzeyde kalması ve 2010/ 6 sayılı Tebliğ kapsamında Türk Malı imajına zarar verecek şekilde, ülke menşeini farklı gösteren sembol, şekil, işaret veya ülke, şehir isimlerinin kullanılması

5 / 10durumunda söz konusu giderlerin desteklenmemesi nedenleriyle bahse konu hususta ilave bir

düzenleme yapılmasını olumlu değerlendirmediği, Hususlarına yer ver verilmiştir .

3) İstanbul Tekstil ve Konfeksiyon İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği’nin konuya ilişkin

12/ 7/ 2018 tarih ve sayılı yazısında özetle; 3.1. 637 sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin” Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu” başlıklı 37nci maddesi hükmü çerçevesinde

Genel Sekreterliklerinin, Ekonomi Bakanlığı tarafından yürütülen İhracata yönelik Devlet desteklerinin bir kısmını sonuçlandırmaya yetkili olduğu, 3.2. Firma başvurusuna konu olan, 2010/ 6 Sayılı Yurt Dışı Birim Marka ve Tanıtım

Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ ’in 23. Maddesinin 1. Fıkrasının; “ Bu Tebliğde düzenlenen hususlara ilişkin uygulama usul ve esaslarını belirlemeye, uygulamaya ilişkin talimatlar vermeye, uygulamada ortaya çıkacak mücbir sebep, özel ve zorunlu durumlar ile ihtilafları inceleyip sonuçlandırmaya, gerekli görülmesi durumunda destek oranlarını azaltmaya, ödenecek destek miktarını her türlü kamu alacağına karşılık mahsup etmeye ve bütçe imkânları çerçevesinde destek kapsamında değerlendirilecek harcama ve destek ödeme miktarlarını kısıtlamaya Bakanlık yetkilidir” hükmüne amir olduğu, 3.3. İTKİB bünyesinde, Rusya’da faaliyet gösteren .

firmasının on iki birimi için kira desteği talebinde bulunduğu, Ancak, söz konusu birimlerden yalnızca iki tanesinde “Made in China” etiketli ürün tespiti yapıldığı, 3.4. Bahse konu dönemlerde, Rusya’da faaliyet yürüten i .” firmasının iki biriminden bir tanesinde; “ ” . firmasının ise on yedi biriminden sadece iki tanesinde yabancı markalı ürün tespiti yapıldığı, ancak, Yerinde İnceleme ve

Değerlendirme formlarında yabancı ürün tespit edilen benzer gerekçeler ile satış gerçekleştirip gerçekleştirmediği hususunda bilgi bulunmadığı, Belirtilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

4) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”,

5) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”,

6) 637 Sayılı Ekonomi Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin birinci fıkrasının (d) bendinde; “Dünya ticaretinden alınan payın artırılmasını ve

6 / 10sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak üzere ihracatın pazar ve ürün çeşitliliğini genişletmeye

yönelik gerekli tedbirleri almak ve buna yönelik destek yöntemlerini geliştirmek ve uygulamak .”

7) 18/ 08/ 2010 tarihli ve 27676 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yurt Dışı

Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’in 7.1. “Amaç” başlıklı 2 nci maddesinde; “Bu Tebliğ’in amacı, Türkiye’de sınai ve ticari veya ticari faaliyet gösteren şirketler ile İşbirliği Kuruluşları üyelerinin yurt dışında gerçekleştirilen tanıtım, marka tescil giderleri ve mal ticareti yapmak amacıyla yurt dışında açılan birimlere ilişkin kira giderleri ile Türkiye Ticaret Merkezlerine ilişkin giderlerin bir kısmının Destekleme ve Fiyat İstikrar

Fonu’ndan (DFİF) karşılanmasıdır” 7.2. “Birim Kira Giderlerinin Desteklenmesi” başlıklı bölümde 10 uncu maddede; “Bu Tebliğ kapsamındaki desteklerden yararlanan birimlerde, Türkiye’de üretilen ürünlerin pazarlanması gerekir . Yabancı markalar için yurt içinde fason olarak üretilen ürünlerin reklâm, tanıtım, pazarlama ve kira giderleri bu Tebliğ kapsamında desteklenmez .

7.3. “Ödeme Belgelerinin İbrazı” başlıklı 20 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkralarında;

“( 2)Ticaret Müşavirlikleri/Ataşelikleri, bu Tebliğ’in 6 ncı ve 7 nci maddelerinde belirtilen desteklerden yararlanmak amacıyla başvuruda bulunan şirket ve İşbirliği Kuruluşlarının birimlerini ilk destek başvurusunda ve her destek yılı bitiminde bizzat yerinde tetkiki suretiyle inceler ve söz konusu birimde gerçekleştirilen faaliyetlerin Türk ürünlerinin pazarlanmasına yönelik olup olmadığı ile olumlu Türk malı imajına uygunluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulunur . ( 4)(Değişik : R .G.

12/ 12/ 2014- 29203) Ticaret Müşavirlikleri/Ataşelikleri’nin bulunduğu ancak kadroların münhal olduğu yerlerde, Bakanlıkça görevlendirilen Bakanlık Temsilcisi, Müşavirlik/Ataşelik onayı gerektiren evrakı onaylar ve başvurulara ilişkin yerinde incelemeleri gerçekleştirerek, ilgili formları düzenler .” 7.4. “İzleme ve DeğerIendirme” başlıklı 26 ıncı maddesinde; “Bakanlık, şirketlerin ve İşbirliği

Kuruluşlarının faaliyetlerini izler ve değerlendirir . Faaliyetleri bu Tebliğ’in amaç ve hükümlerine uygun bulunmayan birim destek kapsamından çıkarılır ve sonuçlandırılmamış destek başvuruları değerlendirmeye alınmaz . Bu madde çerçevesinde destek kapsamından çıkarılan birim için, çıkarılma tarihinden itibaren en az 6 (altı) ay sonra tekrar başvuru yapılabilir .”

8) 2010/ 6 Sayılı Yurt Dışı Birim, Marka ve Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında

Tebliğ’in Uygulama Usul ve Esasları Genelgesinin 6 ncı maddesinde; 8.1. “Ticaret Müşavirlikleri/ Ataşelikleri, yurt dışı birime ilişkin ilk destek başvurusuna yönelik belgeleri onaylamadan önce ve destek devam ettiği sürece her destek yılı bitiminde söz konusu birimi yerinde inceler ve “Yurt Dışı Birim Yerinde inceleme ve Değerlendirme Formunu (EK- 8)” doldurarak söz konusu şirketin destek başvurusunda bulunduğu İBGS’ye iletirler . Ticaret

Müşavirlikleri/ Ataşelikleri, İşbirliği kuruluşlarınca açılan yurt dışı birimlere ilişkin EK- 12 formunu

Bakanlığa (İhracat Genel Müdürlüğü) gönderirler . Ticaret Müşavirlikleri / Ataşeliklerinin EK- 8 veya Ek- 12’de olumlu görüş vermesi söz konusu birimin 2010/ 6 sayılı Tebliğ çerçevesinde faaliyet gösterdiğini, ilgili birime ait kira tutarının rayice uygun olduğunu ve ilgili birimde Türk ürünlerinin pazarlandığını gösterir . Şirketlerin EK- 8 için verdikleri bilgilerin doğru ve ispatlanabilir olması

7 / 10gerekmektedir . Ticaret Müşavirlikleri/Ataşelikleri gerekli gördükleri durumlarda verilen bilgilerin

doğruluğunu gösterecek belgeleri (ithalat beyannameleri örnekleri vb .) isterler . Ticaret

Müşavirlikleri / Ataşeliklerinin EK- 8 veya EK- 12’de olumsuz görüş bildirmeleri durumunda

İBGS/Bakanlık ilgili birimi destek kapsamından çıkartır ve söz konusu birime ilişkin sonuçlandırılmayı bekleyen başvuruları değerlendirmeye almaz .” 8.2. “İBGS, değerlendirmeye aldığı başvuruya ilişkin ilk destek başvurusunda ve destek devam ettiği sürece her destek yılı bitiminde Ticaret Müşavirliği/Ataşeliği tarafından düzenlenmesi gereken

EK— 8 formunun bulunmaması durumunda ilgili Ticaret Müşavirliği / Ataşeliğinden söz konusu birime ilişkin EK- 8 formunu talep eder .” 8.3. “Bu Tebliğ kapsamındaki desteklerden yararlanan birimlerde, Türkiye’de üretilen ürünlerin pazarlanması gerekir . Pazarlanan ana ürünlerin Türkiye’de üretilmiş olması koşuluyla, ticari gereklilikler nedeniyle sınırlı miktarda tamamlayıcı ürün (aksesuar, yan ürün vb .) niteliğinde

Türkiye’de üretilmeyen ürünlerin bulunduğu birimler de Ticaret Müşavirleri/Ataşeleri tarafından

EK- 8 formunda olumlu Türk Malı imajına katkı sağladığı yönünden raporlanması halinde desteklenir .”

Hükümlerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10) Başvuran, 2015 yılı Kasım ayında Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizinden sonra, Türkiye de

üretilmiş ürünlerinin etiketlerini “Made in China” olarak değiştirdiklerini, o dönemde Gümrük yetkilileri ile yapılan görüşmede ürün menşei değiştirerek Rusya’ya mal gönderme isteklerinin kabul edildiğini, buna karşın Ticaret Müşavirliği tarafından gerçekleştirilen yerinde incelemede, bazı ana ürünlerde Çin Malı etiketine rastlanması nedeniyle destekleme başvurularının reddedildiğini, söz konusu ürünlerin Türkiye’de üretildiğini bayisi oldukları nin de beyan ve taahhüt ettiğini belirterek; Anayasa’daki eşitlik ilkesi uyarınca aynı durumda olan şirketleri için yapılan Ek- 8 Değerlendirmesinin sadece o dönemle sınırlı olmak üzere bir kereye mahsus istisna dışı tutulmasını talep etmektedir .

11) Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü, 2010/ 6 Sayılı Tebliğ’in ülkemiz firmalarının yurt

dışında kendilerine ait dağıtım kanalları oluşturmaları, Türk ürünlerinin ve markalarının tanıtımın ve yurt dışında korunmasının sağlanması amacıyla çıkarılmış bir destek mekanizması olduğunu, söz konusu destek ile firmalarımızın yurt dışında markalaşması ve olumlu Türk Malı imajının oluşturulmasının amaçlandığını, bu nedenle yabancı ürünler ve yabancı menşeli markaların destek kapsamında yer almadığını, Türk ürünlerinin ihracatının ve üretiminin artırılmasının amaçlandığı bir destek mekanizmasında ürün etiketinde farklı bir menşei kullanılmasına izin verilmesinin Tebliğ’in

8 / 10amacına aykırılık taşıyacağını, ayrıca Bakanlığın söz konusu dönemde Rusya ile yaşanan krizin

firmalarımız üzerindeki etkisinin en alt seviyede tutulabilmesi amacıyla gerekli tedbirleri aldığını, farklı ülke menşei ile ilgili uygulamanın münferit düzeyde kalması ve 2010/ 6 sayılı Tebliğ kapsamında Türk Malı imajına zarar verecek şekilde, ülke menşeini farklı gösteren sembol, şekil, işaret veya ülke, şehir isimlerinin kullanılması durumunda söz konusu giderlerin desteklenmemesi nedenleriyle başvuruya konu hususta ilave bir düzenleme yapılmasına gerek duyulmadığını belirtmiştir .

12) Rusya’da mağazalar açarak markalı bayan hazır giyim ürünlerinin satışını gerçekleştiren

başvurucu şirket, 2010/ 6 sayılı Tebliğ uyarınca yurt dışında açmış olduğu mağazalar için kira desteğinden faydalanmakta iken, Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği tarafından gerçekleştirilen yerinde inceleme sonucunda, bazı mağazalarında “Made in China” etiketli ana ürün satışı yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle, kira desteği kapsamından çıkarılmıştır . Başvuran, satışını gerçekleştirdikleri ürünlerin tamamının Türkiye’de üretildiğini, bu hususu bayisi oldukları de beyan ve taahhüt ettiğini, 2015 yılı Kasım ayında

Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizinden sonra, ekonomik olarak Rusya’da varlıklarını sürdürebilmek gayesiyle böyle bir yola başvurduklarını belirtmektedir .

13) Ayrıntılarına yedi numaralı paragrafta yer verildiği üzere, Yurt Dışı Birim, Marka ve Tanıtım

Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Tebliğ uyarınca; Türkiye’de ticari faaliyet gösteren şirketlerin, yurt dışında açacakları satış birimleri dolayısıyla kira desteğinden yararlandırılabilmesi için öncelikli şartın; pazarlanan ürünlerin Türkiye’de üretilmesi olduğu görülmektedir . Bununla birlikte Türkiye’de üretilmiş olan her ürünün destekleme kapsamında değildir . Nitekim Tebliğ uyarına, yabancı markalar için yurt içinde fason olarak üretilen ürünlerin kira giderleri destekleme kapsamı dışında bırakılmıştır . Bu noktadan hareket ile, mezkur Tebliğ ile amaçlanan temel hususun yalnızca ihracat gelirlerini arttırmak olmadığı, bunun yanı sıra ülkemizin markalarının tanınırlığının arttırılması, Türk menşeli ürünlerin yurt dışı pazarlarında bilinirlik ve talep edilme düzeylerinin yükseltilmesi gibi gayelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır .

14) Bilindiği üzere İdarenin ne zaman, nerede, nasıl bir işlem yapacağının hukuk kuralları ile baştan

emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir . Takdir yetkisi, idareye, işlemin sebebini, konusunu, zaman ve yerini belirlemek; çeşitli çözümlerden birini seçmek; işlem yapmak ya da yapmamak konusunda verilen hareket serbestisidir . Altı numaralı paragrafta yer verildiği üzere; dünya ticaretinden alınan payın artırılmasını ve sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak üzere ihracatın pazar ve ürün çeşitliliğini genişletmeye yönelik gerekli tedbirleri almak ve buna yönelik destek yöntemlerini geliştirmek ve uygulamak görevi Ekonomi Bakanlığının uhdesinde bulunmaktadır . Bu kapsamda, 2015 yılı Kasım ayında Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizinden sonra, firmalarımızın pazarda yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurularak Bakanlık tarafından ayrıntılarına 2.11. numaralı paragrafta yer verilen tedbirler alınmıştır . Mezkur dönemde, başvurucunun ileri sürdüğü ürün menşeini değiştirme önerisi Bakanlık tarafından değerlendirilmiş ve

Türk ürünlerinin ihracatının ve üretiminin artırılmasının amaçlandığı bir destek mekanizmasında ürün etiketinde farklı bir menşei kullanılmasına izin verilmesinin Tebliğ’in amacına aykırılık taşıyacağı gerekçesiyle kabul görmemiştir .

9 / 1015) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuran tarafından Lüberetskiy Bölgesi,

Kotelniki Şehri 1. Pakrovskiy Pro . Belaya Daça AVM’de bulunan birim için, 2010/ 6 sayılı Tebliği kapsamında kira teşvikinden yararlanma amacıyla yapılan başvurunun idarece reddedilmesi yönündeki işlemin hukuka/hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı , yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği, Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgelerin süresinde gönderildiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın BAŞVURANA ve TİCARET BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi