|
ÖZET: Bu karar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesinin ücretli araştırma izni başvurusuna ilişkin itirazlarını incelemektedir. Başvuran, başvuru hakkı olmayan bir akademisyenin sabbatical izni almasının, kendisi ve diğer başvuranlar üzerinde mağduriyet yarattığını iddia etmektedir. Ayrıca, başvuranın cinsiyetinin ve ailevi durumunun karar sürecinde olumsuz etki yarattığını öne sürmektedir. Ancak, Üniversite Yönetim Kurulu, başvuruların bireysel performans ve araştırma projeleri doğrultusunda değerlendirildiğini, dolayısıyla başvuranın iddialarının asılsız olduğunu belirtmiştir.
Kararda, sabbatical izinlerinin dağıtımında bir havuz sisteminin uygulanmadığı, her başvurunun kendi içeriğine göre değerlendirildiği vurgulanmaktadır. Başvuranın düşük akademik performans puanı ve başvurusunda sunduğu belgelerin yetersizliği, kendisine verilen iznin süresini etkilemiştir. Sonuç olarak, başvuranın itirazları reddedilmiş ve Üniversite’nin kararlarının hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/582-S.21.905
BAŞVURU NO : 2020/90228
KARAR TARİHİ : 12/01/2021
RET KARARI
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, ücretli araştırma izni ve bilgi edinme hakkı ile ilgili iddia, itiraz ve taleplerine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 22/07/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 22.07.2020 tarihinde yapılan başvuruda ; İstanbul
Bilgi Üniversitesi Rektörlüğünün 22.08.2019 tarihli duyurusu üzerine, tüm şekil şartlarını sağlayarak 12 aylık ücretli araştırma izni için 18.12.2019 tarihinde Hukuk Fakültesi Yönetim
Kurulu’na başvuruda bulunduğunu, ilgili başvurusuna ilişkin Üniversite Yönetim Kurulu tarafından verilen karara istinaden 5 aylık ücretli araştırma iznine hak kazandığını, aynı dönemde başvuru yapan başka bir Hukuk Fakültesi mensubunun (Doç. .’nin) ücretli araştırma izni başvurusu için “şekil şartlarını sağlamamasına” rağmen ve ilgili Yönerge’ye aykırı olarak
Fakülte Yönetim Kurulu’nun “olumlu görüşü” ve “önerilme” kararı üzerine Üniversite
Yönetim Kurulunun kararıyla talep ettiği 12 aylık ücretli araştırma izni karar verilmesinin bu kararlara itiraz etmesine sebep olduğunu, ücretli araştırma izni sürelerinin toplam belirlenen 72 aylık süreden dağıtılarak verildiğinden, başvuru hakkı dahi olmayan birinin oylamaya alınmasının ve kendisine araştırma izni verilmesinin, hem kendisini hem de diğer şekil şartlarını sağlayan başvurucuları mağdur ettiğini, fakat yapmış olduğu itirazla ilgili Üniversite Yönetim
Kurulu tarafından verilen kararın mağduriyetini gidermediğini, tarafına verilen Üniversite
Yönetim Kurulu kararının sansürlendiğini ve 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun gereklerini karşılamadığı gibi karardan hiçbir şey anlaşılmadığını iddia etmekte ve mağduriyetinin ortadan kaldırılması için tavsiyede bulunulmasını talep etmektedir.
2) Başvuranın detaylı iddia ve taleplerine bakıldığında;
2.1) Sabbatical başvuru hakkı olmayan bir Fakülte mensubunun başvurusunun Hukuk Fakültesi
Yönetim Kurulu tarafından elenmesi gerekirken elenmediği, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından da bu başvurunun şekil şartlarını sağlamadığının göz ardı edildiği ve başvuru hakkı olmayan Doç. .’nin başvurusunun diğer başvurularla birlikte değerlendirmeye alındığı; aynı fakülteden iki farklı başvuru olması, Doç. .’nin “ABD’ye gidecek olması ve profesörlük tezini” hazırlıyor olması gibi kriterlerin Doç. .’nin lehine kullanıldığı, kendisinin “kadın olması, 6 yaşında kızı olması ve dolayısıyla ancak 12 aylık sabbatical süresinin tamamını yurt dışında geçirmesinin mümkün olmaması” gibi durumların aleyhine değerlendirildiği ve tercihin aslında başvuru hakkı dahi olmayan Doç. .’den yana kullanıldığı; havuz sistemi olarak işleyen ve toplam 6 yıl (72 ay) sabbatical izni için öngörülmüşken başvuru hakkı olmayan Doç. . için
12 ay, kendisi için ise 5 ay sabbatical izni verilmesinin öngörüldüğü ve oylamada olmaması
gereken bir başvurunun meşru diğer başvurularla birlikte değerlendirilerek toplam öngörülen
72 ayın 12 ayının Doç. .’ye verildiği, bunun da kendisinin ve diğer başvurucuların dolaylı
mağduriyetine ve daha az süre sabbatical hakkı kazanmalarına yol açtığı hususlarını iddia etmekte;
2.2) İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun Doç. ’nin “Bilimsel
Araştırma ve Akademik İzin Yönergesi” kapsamındaki başvurusu ile ilgili kararının iptal edilmesi; İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulunun Doç. ’nin başvurusu ile ilgili alınan kararın sakat olduğu ve bu yönde tereddütte mahal olmadığının tespiti ve bu kararların iptali ile
Üniversite Yönetim Kurulu tarafından Doç. .’nin sabbatical başvurusunun oylamadan çıkartılarak yeniden oylama yapılması ve son olarak 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu’na aykırı olarak ve gerekçesiz bir şekilde “sansürlenerek” ve bu Kanun’un “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9. maddesine aykırı davranılarak ayıklanan
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulu kararlarının açık halinin tarafına verilmesi hususlarında tavsiye verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
3) Kurumumuzun 17.08.2020 tarihli ve sayılı bilgi-belge talep yazısına cevaben
İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğü’nün 17.09.2020 tarihli yazısında;
3.1) Başvuranın mağdur sıfatının bulunmadığı, izin talebinin İstanbul Bilgi Üniversitesi
Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Yönergesi (“Yönerge”) md. 6/3’e uygun olarak değerlendirildiği ve ücretli araştırma izni (sabbatical) verildiği, ücretli araştırma iznini kimlerin, ne kadar süreyle kullanacağı konusunda Üniversite Yönetim Kurulu ve Mütevelli
Heyetinin takdir yetkisinin bulunduğu ve her adaya talep ettiği süreyle izin verilmediği, başvuruların belirtilen hükümdeki ölçütler gözetilerek objektif biçimde değerlendirildiği, öte yandan başvuranın Doç. .’ye ücretli araştırma izni verilmesine ilişkin kararın iptal edilmesi talebinin Üniversite Yönetim Kurulu tarafından incelenerek .’nin talebinin iptal edildiği ve konunun Üniversite Yönetim Kurulu tarafından yeniden görüşülüp karara bağlandığı, aşağıda yer alan açıklamalardan tamamen objektif biçimde yürütülen sürecin başvuran üzerinde mağduriyet yaratmadığının anlaşılacağı;
3.2) Başvuranın şikayetine temel olan Doç. .’ye başvuru için gerekli şekil şartlarını
sağlamamasına rağmen 12 aylık ücretli araştırma izni kararı verilmesine neden olan kararın, Yönerge’nin 4. maddesinde yer alan 6 yıl kesintisiz çalışma koşulunun ne şekilde hesaplanacağına ilişkin hükmün farklı biçimde yorumlanmasından kaynaklandığı: a) Üniversite
Yönetim Kurulunun 27.01.2020 tarihli ve sayılı toplantısında alınan ve iptal edilen numaralı karara esas olan Hukuk Fakültesinin 18.12.2019 tarih ve sayılı
Yönetim Kurulunda .’nin “izin sonrasında 17.02.2014 tarihinde göreve yeniden başladığı; dolayısıyla 17.02.2010 tarihi itibariyle Üniversitemiz Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Yönergesi (“Ücretli Araştırma İzni Yönergesi”) md. 4.1’de öngörülen
Üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olma koşulunu karşılayacağı”nın karara bağlandığı, kararın yazılış biçiminden Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun .’nin ücretli araştırma izninin kullanılacağı Eylül 2020 tarihi itibariyle altı yıl çalışmış olma şartını karşılamış olacağı gerekçesinden hareket ettiğinin anlaşıldığı, diğer bir ifadeyle konunun, Yönerge hükmünün yorumlanması biçimi ile ilgili olduğu; b) Buna karşılık ücretli araştırma izinlerinin (sabbatical)
dayanağı olan Bilimsel Araştırma ve Akademik İzin Yönergesinin (“Mülga Yönerge”)
Mütevelli Heyet’in 06.09.2012 tarih ve 867 sayılı kararıyla kabul edildiği, sonrasında pek çok kez değiştirildiği, nihayetinde Mütevelli Heyetin 2795 sayı ve 09.07.2018 tarihli kararıyla yürürlükten kaldırıldığı ve yerine Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical)
Yönergesinin kabul edildiği; diğer yandan İstanbul Bilgi Üniversitesi Akademik Personel
Yönetmeliği’nin md. 14/2’de yer alan “Kadrolu statüdeki akademik personelin, Üniversite dışında yürütecekleri akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili ücretli veya ücretsiz izin talepleri, bölüm başkanı ve dekanın teklifi üzerine Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.” hükmünün adı geçen Yönerge ile birlikte varlığını koruduğu, Mütevelli
Heyetin vermiş olduğu 982 sayılı ve 1008 sayılı kararlarında her ne kadar Bilimsel Araştırma ve Akademik İzin Yönergesi’ne atıf yapılmış olsa da 982 2 sayılı kararda “ücretli bilimsel izin”,
1008 sayılı kararda ise “ücretli izin” olarak nitelendirilme yapıldığı ve Personel İşleri Daire
Başkanlığı nezdinde de ücretli görevlendirme olarak yer aldığının görüldüğü; c) Konunun açığa kavuşturulabilmesi için Rektörlük tarafından 05.02.2020 tarih ve 89026508-045.02 sayılı yazıyla Hukuk Müşavirliğinden görüş sorulduğu, Hukuk Müşavirliğinin 10.02.2020 tarih ve 70924076-045.02 sayılı görüşü dikkate alınarak başvuranın 30.01.2020 ve 03.02.2020 tarihli dilekçeleri üzerine konunun Üniversite Yönetim Kurulu tarafından tekrar incelendiği ve “Doç.
Dr. K. . .’nin başvurusuna ilişkin olarak, Üniversite personel işleri sisteminde . . . ve onunla aynı dönem izin kullanmış öğretim üyelerinin 2013 yılındaki izinlerinin sabbatical değil ücretli izinli olarak görülmekte olduğu, ayrıca 2013 yılında verilen söz konusu izne ilişkin olarak gerek o dönemde Doç. Dr. . . tarafından yapılan başvurunun, gerekse de Fakülte
Yönetim Kurulu ve Üniversite Yönetim Kurulu kararlarının sabbatical değil ücretli izne ilişkin olduğu, 2013 yılındaki Mütevelli Heyet kararlarında ise farklı biçimde yorumlanacak ifadelerin kullanılmış olduğu, sonuç olarak 2013 yılındaki iznin hukuki niteliği konusunun açık olmadığı, tüm bu nedenlerle ’nin sabbatical başvurusunun kabul edilmesine hukuken bir engel olmadığı şeklinde bir değerlendirmenin yapılmasının da mümkün olduğuna, ancak 2013 yılındaki Mütevelli Heyet kararlarında farklı biçimde yorumlanacak ifadelerin kullanılmış olması ve bu ifadelere ilişkin olarak Üniversite mevzuatında yorum gerektiren hükümlerin yer alması nedeniyle tereddütte mahal vermemek adına Doç. Dr. . .’nin sabbatical başvurusunun reddedilmesine karar” verildiği;
3.3) Ücretli araştırma izni (Sabbatical) kararlarının her bir öğretim üyesinin başvurusunun
içeriğine, yapılması önerilen araştırmanın yayına dönüşme ihtimaline ve adayın akademik performansına dayanılarak yapılmakta olduğu, iddia edildiği üzere havuz yöntemiyle bir talepten boşalan sürenin diğer adaylara dağıtılmasının söz konusu olmadığı; ücretli araştırma izni kararlarının Yönerge’nin md. 6/3 uyarınca adayların kendi başvurularının içeriğine, yapılması önerilen araştırmanın yayına dönüşme ihtimaline ve adayın akademik performansına dayanılarak verildiği, yönetim kurulunun kararının temelinde öğretim üyesinin akademik performansı ve araştırma projesinin özelliklerinin yer aldığı, her bir öğretim üyesinin başvurusunun yönetim kurulu tarafından bireysel olarak değerlendirildiği, bu çerçevede
.’nin sabbatical kararının iptal edilmesiyle başvurana verilen izin süresi arasında bir bağlantı olmadığı;
3.4) Diğer adaylarla birlikte başvuranın ve Doç. .’nin değerlendirmeye esas dosyalarına
bakıldığında;
3.4.1) Başvuranın son 3 yıllık akademik performans puanının başvuran öğretim üyeleri arasında
en düşük ikinci sırada yer aldığı, akademik performansın, öğretim üyesinin yayın yapma ve yayınlarının kalitesinin bir göstergesi olduğu, Üniversite yönetim kurulu tarafından yapılan oylama sonuçlarıyla başvuran adayların akademik performansları arasındaki paralelliğin yönetim kurulunun ne kadar objektif davrandığının bir göstergesi olarak değerlendirilmesi gerektiği;
3.4.2) Başvuranın sabbatical başvurusunda bulunduğu dosyaya bakıldığında, KU Leuven
Üniversitesi’nden Prof. Dr. . . tarafından gönderilen 12 Aralık 2019 tarihli kabul mektubunun “I am glad to inform you that we will be offering you a theree-months Visiting
Scholar position at Leuven Institute of Criminology at KU Leuven in academic year 2020-2021.
Once your Sabbatical is approved and confirmed, please contact me again to finalize the details of your visit.” ifadelerini taşıdığı ve başvuranın 12 aylık ücretli araştırma izni talebinde bulunmasına rağmen başvuru dosyasına 3 aylık bir kabul mektubu koyduğu; bunun dışında yer alan mektubun bir network üyeliği olduğu, Türkiye’deki diğer akademisyenlerin de bu network’e dahil olabileceğinin mektubun içinde belirtildiği; Üniversite yönetim kurulunun yukarıda belirtilen ölçütler dışında adayların somut araştırma projelerini inceleyerek hangi adaya kaç aylık ücretli araştırma izni verileceğine objektif esaslara dayanarak ve kapalı oy açık sayım esasıyla belirlediği;
3.5) Yönerge’nin md. 5/2 uyarınca Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde
kullandırılabilecek toplam ücretli araştırma izinlerinin süresinin Mütevelli Heyet tarafından her yıl Eylül ayında belirlendiği, bu çerçevede Mütevelli Heyet tarafından toplam en fazla 72 aylık bir süre verildiği ve bu sürenin tamamının kullanılmasının gerekmediği, adayların akademik performanslarına göre toplam sürenin 72 aydan daha kısa belirlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle de bu sürenin havuz sistemine göre dağıtıldığı iddiasının uygulamayla ilgisi bulunmadığı; 72 aylık sürenin hiçbir zaman tam olarak dağıtılmadığı, daha önceki yıllarda adayların oylamada aldıkları puana göre sıralandığı ve seçim barajının 7 oy olarak belirlendiği bir sistemin benimsendiği, içinde bulunulan yılda araştırma ve akademik yayınların olabildiğince desteklenmesi yönünde oluşan irade neticesinde 7 oyluk seçim barajı dışında kalan öğretim üyelerine de sabbatical izin verilmesi yolunda yönetim kurulu iradesinin oluştuğu, böylece başvuranın 2 oy almasına rağmen bu iradenin bir sonucu olarak 3 ay süre ile kabul almasına rağmen 5 ay süre ile ücretli araştırma iznine hak kazandığı, .’nin ücretli araştırma izninin iptal kararının diğer adayların akademik performansları ve bilimsel araştırma projelerini değiştirmediği için başvurana 5 ay akademik izin verilmesi yönündeki işlemi sakatlamadığı;
3.6) Başvuran ile .’nin “Aynı Bölüm” öğretim üyesi olmadıkları, Yönerge’nin md. 6/2’ye göre
“Aynı bölümden aynı dönem için en çok bir kişi belirlenir.” hükmü çerçevesinde, aynı
Fakülte’den olmakla birlikte .’nin Özel Hukuk Bölümü, başvuranın ise Kamu Hukuku
Bölümü öğretim üyesi olmaları nedeniyle, bu kişilerden sadece birinin seçilmesinin söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle iki başvuru arasında bir yarışmanın söz konusu olmadığı, her birinin araştırma projesinin bir diğerinden bağımsız biçimde değerlendirilmeye alındığı, bu karar çerçevesinde Hukuk Fakültesinden her dönem en fazla 2 öğretim üyesine ücretli araştırma izni verilebileceği;
3.7) Ücretli araştırma izni başvurularının değerlendirilmesinin Yönerge md. 6/3’e göre
adayların kendi başvurularının içeriğine, yapılması önerilen araştırmanın yayına dönüşme ihtimaline ve adayın akademik performansına dayanılarak yapılmakta olduğu, başvuran tarafından kendi başvuru dosyasının ve akademik performansının değerlendirmesinde bir hata yapıldığı iddia edilmediğine göre oylamada aldığı puanın değişmesinin beklenemeyeceği, başvuranın itirazı üzerine .’nin ücretli araştırma izninin iptal edilmesine ilişkin karar sonrasında her bir başvuranın durumu yeniden görüşülerek, yönetim kurulu üyeleri tarafından değerlendirildiği; yapılan inceleme sonrasında adaylardan hiçbirinin dosyasının, bir önceki
Yönetim Kurulunda takdir edilen sürenin artırılmasını gerektirmediği kanaatinin oluştuğu; bu bağlamda başvuranın 12 aylık ücretli araştırma izni talebinde bulunmasına rağmen başvuru dosyasına 3 aylık bir kabul mektubu koyduğunun görüldüğü, kaldı ki Dr. Öğr. Üyesi
’in son 3 yıllık akademik performans puanının başvuran öğretim üyeleri arasında en düşük ikinci sırada yer aldığının görüldüğü, bu şartlar altında Dr. Öğr. Üyesi ’in
5 aylık süresinin artırılmamış olmasının tamamen objektif nedenlere dayandığının açık olduğu,
ayrıca Yönetim kurulu tarafından alınan kararın oybirliğiyle alındığı; Üniversite Yönetim
Kurulunun her iki kararı karşılaştırıldığında . . .’ye ilişkin kararının iptali dışında ücretli araştırma izni verilen öğretim üyeleri ve izin süreleri bakımından her iki kararın da aynı olduğunun görüleceği, bunun da Yönetim Kurulunun Yönerge md. 6/3’de belirtilen esaslar çerçevesinde objektif olarak karar verdiğinin bir göstergesi olduğu;
3.8) Cinsiyet eşitliğinin İstanbul Bilgi Üniversitesinin temel değerleri arasında yer alıp,
başvuranın iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğu, başvuranın başvurusunun 35. paragrafının d bendinde yer alan (Aynı fakülteden iki farklı başvuru olması. Doçent ‘nın “ABD’ye gidecek olması” ve “profesörlük tezini” hazırlıyor olması gibi kriterler ’nın lehine kullanılırken, benim kadın olmam, 6 yaşında kızım olması ve dolayısıyla ancak 12 aylık sabbatical süresinin tamamını yurt dışında geçirmemin mümkün olmaması aleyhime değerlendirilmiştir ve tercih aslında başvuru hakkı dahi olmayan .’den yana kullanılmıştır.), şeklindeki kendisine ve Doç. .’ye ilişkin kararların gerekçelerine ilişkin iddialarının tümüyle dayanaktan yoksun olduğu, bu iddiaların ne İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğüne yapılan başvurularda herhangi bir şekilde dile getirildiği ki bu yönüyle Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanunu md. 17/4’te yer alan başvuru koşullarını sağlamadığı, ne de başvuruda bu iddialara herhangi bir dayanak gösterildiği ve şikâyet ve taleplere ilişkin kısım dışında bu iddialara hiç değinilmediği, dayanaktan tümüyle yoksun bu iddialara yanıt vermek gerekli değil ise de ücretli araştırma izni (sabbatical) alanların önemli bir kısmının kadın öğretim üyelerinden oluştuğu, kadın ya da erkek olsun, sabbatical başvurusunda bulunan ve/veya kabul alanlardan kaçının çocuğu olduğu ve bu çocukların yaşları konusunda derlenmiş bir bilginin mevcut olmadığı, zira bunun ücretli araştırma izni (sabbatical) başvurularının değerlendirmesinde gözetilen bir husus olmadığı ve özellikle toplanmadıkça cinsiyetten farklı olarak sahip olunabilecek bir veri olmadığı, bu iddia dayanaktan yoksun olduğundan bu konuda veri iletilmediği, Üniversite’de uzun zamandır birlikte çalışan kişilerin birbirlerine ilişkin bu tür konularda bilgi sahibi olabileceği konusunda şüphe bulunmadığı, bu nedenle başvuranın kendisinin küçük çocuklu bir anne olduğunun bilindiğinin haklı olarak düşünebileceği, ancak bunun da tek başına bu hususu değerlendirmeye dayanak teşkil etmediği, nitekim başvuran ile benzer şekilde küçük çocuğu olan kadın akademisyenlere sabbatical izni verildiğinin başvuranın da malumu olduğu, tüm bunların ötesinde Üniversite Yönetim Kurulunda kadın üyelerin erkek üyelerden fazla sayıda olduğu, bu nedenlerle alınan kararların cinsiyet eşitliği ile bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğu;
3.9) Tüm öğretim üyelerinin kişisel verilerini korumanın Üniversite olarak yasal
yükümlülükleri olduğu, başvurana ilgili ÜYK kararlarının tamamının verilmemesinin nedeninin kişisel verilerin korunmasına ilişkin hukuki yükümlülük olduğu, Kurumumuzla tamamının paylaşıldığı kararlarda görüleceği üzere bu kararlarda diğer akademik personelin kişisel veri niteliğindeki bilgilerinin yer aldığı, bu nedenle de bunların başvuranla paylaşılmasının hukuken mümkün olmadığı, bu konuda üniversitenin “sansür”le itham edilmesinin kabul edilemez olduğu, öte yandan başvuranın kendisine verilen haliyle karardan bir şey anlamadığı iddiasının da yersiz olduğu, zira başvuranın 10 üzerinden 2 puan aldığını, başka bir ifade ile kendi başvurusuna ilişkin değerlendirmenin sonucunu görebildiği; başvuruda atıfta bulunulan 26.06.2013 tarih ve 982 sayı ile 02.09.2013 tarih ve 1008 sayılı Mütevelli Heyet
Kararlarının, öğretim üyelerinin kişisel verilerini içerdiğinden öğretim elemanlarının ve bu kapsamda başvuranın erişimine açık olmadığı; başvurana gönderilen kararda sadece ve sadece başka öğretim üyelerine ait bilgilerin kapatıldığı, bununla birlikte özellikle başvuranın itiraz dilekçesinin incelendiği kısmın açık bir şekilde gönderildiği;
3.10) Başvuranın belirttiği “… İnsan Kaynakları ile Kasım 2013 içinde Merkeze bir kadro
talebi ile yapılan resmi yazışmalarda sabbatical izni çerçevesinde UC Berkeley üniversitesinde olduğunu beyan ettiği yazışmalarda mevcuttur” ifadesinde yer alan yazışmaların bir öğretim üyesi ile İnsan Kaynakları arasında yapılmış e-posta yazışmaları olduğunun anlaşıldığı, başvuranın bu belgeleri 13 Mart 2012 – 30 Haziran 2015 tarihleri arasında Rektör Yardımcısı olarak görev yapan ve artık bu belgelere erişim yetkisi olmayan eşi Prof. Dr. . .’dan edindiği, başvuranın, eşinin artık sona ermiş olan konumunu şahsi menfaatleri için kullandığı gibi Prof.
Dr. . .’nın da artık erişim yetkisi olmayan bu belgeleri eşinin şahsi menfaatleri için kullandığı, Prof. Dr. . .’nın bu belgeleri erişim yetkisi olduğu dönemde edindiği ve daha sonra da bunları muhafaza ettiği hususlarına kanaat edildiği, başkalarına ait kişisel veriler içeren bu belgelere şahsi amaçla erişmenin ve kullanmanın soruşturma açılmasını mümkün kılan edimler olduğu, hal böyle olmakla birlikte akademik nezaket ve uyuşmazlıkların mümkün olduğunca diyalog yoluyla çözümlenmesi çabasıyla, başvuran ve eşi hakkında soruşturma başlatılmadığı;
3.11) Üniversite nezdinde sabbatical başvurularında havuz sistemi kullanılmadığı, Üniversite
Yönetim Kurulunun Yönerge 6.3. maddesinde yer alan kriterler çerçevesinde başvuruları değerlendirip kararlaştırdığı, toplam kullanılacak sabbatical süresinin ise Yönerge md. 4 çerçevesinde Mütevelli Heyet tarafından her yıl Eylül ayında kararlaştırıldığı, ekte de yer alan önceki yıllarda hakkında sabbatical kararı alınan kişilerin listesi incelendiğinde her sene 72 ay doldurulacak şekilde öğretim üyelerine ücretli araştırma izni kullandırılmadığı;
3.12) Yönergenin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “Aynı bölümden aynı dönem için
en çok bir kişi belirlenir.” hükmüne istinaden Hukuk Fakültesinden kaç kişinin belirlenebileceği hususunda Yönerge çerçevesinde Hukuk Fakültesinden en çok iki kişinin belirlenebileceği;
3.13) Üniversitenin aldığı tüm kararları objektiflik ilkesinden ödün vermeksizin
gerçekleştirmekte olduğu, başvuranın gerek 3 aylık kabul almasına rağmen 12 aylık başvuruda bulunması gerekse düşük akademik puanına rağmen kendisine yine de sabbatical hakkının verilmesinin ve 2012 yılından günümüze kadar tüm sabbatical hakkı kazananların listesindeki kadın-erkek dağılımının herhangi bir ayrımcılık yapılmadığının önemli göstergeleri olduğu;
3.14) Sonuç olarak, Mülga Bilimsel Araştırma ve Akademik İzin Yönergesi’nin 5.1.
maddesinde bir yıl içerisinde verilebilecek ücretli araştırma izinlerin (sabbaticalların)
toplamının 6 yıl, yani 72 ay olduğunun belirtildiği, 2018 yılında yürürlüğe giren İstanbul Bilgi
Üniversitesi Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Yönergesi’nin 5.1.
maddesinde ise her sene bu süreyi belirleme hakkının Mütevelli Heyetine tanındığı, Yönetmeliklerin yürürlükte olduğu 2012 ila 2018 yılları arasında da her sene 72 ay olarak düzenlenen bu hakkın, hiçbir zaman tam olarak 72 ay olarak kullandırılmadığı, hatta ve hatta bazı senelerde sadece 7 ya da 12 ay olarak ücretli araştırma izni verildiği, son 8 yıldır ücretli araştırma izni kullanan kişilerin yer aldığı liste incelendiğinde, başvuranın dilekçesinde yer alan havuz sisteminin ve 72 ayın tamamının dağıtıldığına ilişkin iddiaların gerçeği yansıtmadığının görüleceği; bununla birlikte başvuranın iptal taleplerinin de yerinde olmadığı, zira başvuranın
03.02.2020 tarihli dilekçesinin Mütevelli Heyet tarafından incelenmesi üzerine, Mütevelli
Heyet tarafından alınan 05.02.2020 tarih ve 3252 sayılı karar ile Mütevelli Heyetin 27.01.2020 tarih ve 3243 sayılı kararının iptal edilerek, başvuranın dilekçesindeki iddiaların değerlendirilmesi için konunun Üniversite Yönetim Kuruluna iletildiği, Rektörlüğün konuyla ilgili Hukuk Müşavirliğinden de mütalaa aldığı ve 11.02.2020 tarihinde Üniversite Yönetim
Kurulunun başvuranın iddialarını değerlendirerek . . .’ye verilmiş olan ücretli araştırma izninin iptaline karar verdiği, Üniversitenin başvuranın şikayet ve taleplerini gereği gibi gözeterek, bunlardan haklı görünenlerin gereğini yaptığı ve sorunun akademik nezaket ve çalışma barışı çerçevesinde çözümü için gerekli tüm çabayı gösterdiği;
Hususlarının açıklandığı ve gerekli belgelerin sunulduğu görülmüştür.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) T.C. Anayasası’nın;
4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”
4.2) “Yükseköğretim kurumları” başlıklı 130 uncu maddesinde; “… Kanunda gösterilen
usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabilir… Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabidir.”
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun
görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6) 06.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun “Yurt içinde ve yurt
dışında görevlendirme” başlıklı 39 uncu maddesinde; “Öğretim elemanlarının kurumlarından yolluk almaksızın yurt içinde ve dışında kongre, konferans, seminer ve benzeri bilimsel toplantılarla, bilim ve meslekleri ile ilgili diğer toplantılara katılmalarına, araştırma ve inceleme gezileri yapmalarına, araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına, bir haftaya kadar dekan, enstitü ve yüksek okul müdürleri, onbeş güne kadar rektörler izin verebilirler. Bu şekilde onbeş günü aşan veya yolluk verilmesini gerektiren veya araştırma ve incelemenin gerektirdiği masrafların üniversite ile buna bağlı birimlerin bütçesinden veya döner sermaye gelirlerinden ödenmesi icabeden durumlarda, ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı gereklidir… Belirlenen kontenjanların üniversiteye bağlı birimler arasında dağıtımı üniversite yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı, gönderilme ise ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile olur. Zorunlu hallerde yurt dışında kalma süresi ilgili yönetim kurulunun kararı ve rektörün onayı ile yarısına kadar uzatılabilir. Bunlar hak ve yükümlülükleri bakımından 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre aynı amaçla yurt dışına gönderilenlerin tabi oldukları hükümlere tabi olurlar. Ancak, bunlara yapılacak ödemenin miktarı Devlet memurlarına yapılacak ödemeyi geçmemek üzere üniversite yönetim kurulunca daha düşük olarak tespit edilebilir. Öğretim elemanlarından kendilerine yurt dışı kuruluşlarınca burs veya ücret sağlananlar, görev yapacakları sürece Yükseköğretim Kurulunun belirleyeceği esaslara göre üniversite yönetim kurulunun kararı ile aylıklı veya aylıksız izinli de sayılabilirler.”
7) 24.10.2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun;
7.1) “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına
sahiptir…”
7.2) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu
Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”
7.3) “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 9 uncu maddesinde; “İstenen
bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”
7.4) “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı
kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”
7.5) “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde; “Kurum ve kuruluşların,
kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”
8) 27.04.2004 tarihli ve 25445 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bilgi Edinme Hakkı
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik’in;
8.1) “Gizli bilgileri ayırarak bilgi veya belge verme” başlıklı 21 inci maddesinde; “İstenen
bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belge, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulur. Ayırma gerekçesi başvurana yazılı olarak bildirilir.”
8.2) “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 32 nci maddesinde; “Kişinin izin verdiği haller saklı
kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hallerde, kurum ve kuruluşların kayıtlarında bulunan kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”
9) 07.11.1983 tarihli ve 18214 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtiçinde ve
Yurtdışında Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik’in;
9.1) “Görevlendirmeler” başlıklı 4 üncü maddesinin (b) bendinde; “b) Uzun süreli
görevlendirme: Öğretim elemanları için inceleme, araştırma ve uygulama yapmak üzere üç aydan fazla bir süre ile ilgili yönetim kurullarınca onaylanacak bir çalışma programına göre yapılan görevlendirmelerdir.”
9.2) 5 inci maddesinde; “Uzun süreli görevlendirme yapılabilmesi için: a) (Değişik:RG-
10/1/2018-30297) Devlet yükseköğretim kurumlarının öğretim üyesi kadrosunda fiilen altı yıl çalışan öğretim üyelerine yurt içinde veya yurt dışında ar-ge niteliğinde çalışmak üzere, ilgili yönetim kurulunun görüşü ve hizmetin aksamaması için gerekli tedbirlerin alınmış olması kaydıyla üniversite yönetim kurulu kararı ile öğretim üyesinin hazırladığı çalışma programı değerlendirilerek bir yıl süreyle ücretli izin verilebilir. İkinci defa ücretli izin kullanılabilmesi için öğretim üyesinin, birinci iznin sona erdiği tarihten itibaren asgari altı yıl süreyle bir devlet yükseköğretim kurumunda görev yapması gerekir…”
9.3) 6 ncı maddesinde; “Uzun süreli görevlendirme ve görev süresinin uzatılması ilgili
yönetim kurulunun önerisi üzerine rektörce kararlaştırılır.”
10) 31.12.2005 tarihli ve 26040 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim
Kurumları Yönetmeliği’nin;
10.1) “Mütevelli heyet” başlıklı 20 nci maddesinde; “Vakıf yükseköğretim kurumunun en
yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder… Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca
Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür…”
10.2) “Akademik organlar” başlıklı 2 inci maddesinde; “Vakıflarca kurulacak
yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır…”
10.3) “Gözetim-Denetim ve değerlendirme esasları” başlıklı 24 üncü maddesinde; “Vakıf
yükseköğretim kurumları, eğitim öğretim ile idari, mali, ekonomik konularda Yükseköğretim
Kurulunun gözetim ve denetimine tabidir. Bu kurumların, denetim ve değerlendirilmeleri
Yükseköğretim mevzuatı ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yürütülür…”
11) 11.09.2012 tarihli ve 28408 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İstanbul Bilgi
Üniversitesi Akademik Personel Yönetmeliği’nin;
11.1) “İzinler” başlıklı 14 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında; “(2) Kadrolu
statüdeki akademik personelin, Üniversite dışında yürütecekleri akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili ücretli veya ücretsiz izin talepleri, bölüm başkanı ve dekanın teklifi üzerine
Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.
(3) Akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili üç ayı aşan ücretli izinlerde Mütevelli Heyet onayı aranır.”
11.2) “Ücretli bilimsel çalışma izni” başlıklı 15 inci maddesinde; “(1) Üniversitede aralıksız
altı yıl çalışmış olan kadrolu doçent ve profesörler, bir yıla kadar ücretli bilimsel çalışma izni için başvurma hakkı kazanırlar. Altı yıllık sürenin hesaplanmasında, Üniversitede kadrolu öğretim üyesi olarak ilk atanma tarihi, bu madde uyarınca daha önce ücretli bilimsel çalışma izni kullanılmışsa izin sonrası Üniversitede göreve yeniden başlama tarihi esas alınır. Başvurma hakkının kazanılmasına ilişkin süre Mütevelli Heyetin kararıyla kısaltılabilir. (2) Başvurucu, ücretli çalışma izni başvurusu ekinde yapmayı planladığı araştırma, çalışma ve yayınlara ilişkin yazılı raporunu ve ücretli bilimsel çalışma izni sonrasında Üniversitede en az bir yıl görev yapma taahhüdünü de sunar. (3) Ücretli bilimsel çalışma izni başvuruları adayların bilimsel araştırma ve yayın performansları ile izin sırasında yapmayı planladıkları araştırma, çalışma ve yayınların niteliği esas alınarak Üniversite Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır ve karar Mütevelli Heyetin onayı ile kesinleşir. (4) Eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamaması ve kişi başına bir yıldan fazla bilimsel çalışma izni verilmemesi kaydıyla, Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli bilimsel çalışma izinlerinin toplam süresi altı yıldır; ancak bu süre Mütevelli Heyet kararıyla artırabilir. Toplam sürenin kullandırılmasına ilişkin usul ve esaslar Akademik Kurul tarafından belirlenir. (5)
Öğretim üyesi ücretli bilimsel çalışma izni dönüşünde çalışmaları hakkında Rektörlüğe ayrıntılı bir rapor sunmak zorundadır.”
12) Akademik Kurulun 26.06.2018 tarihli ve 16/5 sayılı kararı ve Mütevelli Heyetin
09.07.2018 tarihli ve 2795 sayılı kararı ile kabul edilen Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma
İzni (Sabbatical) Yönergesi’nin;
12.1) “Ücretli araştırma izni için başvurma hakkının kazanılması” başlıklı 4 üncü
maddesinde; “(1) Üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan öğretim üyeleri, azami bir yıla kadar ücretli araştırma izni için başvurma hakkı kazanırlar. (2) Aralıksız altı yıllık çalışma süresinin hesaplanmasında, Üniversitede öğretim üyesi olarak atanma tarihi, İstanbul Bilgi
Üniversitesi Akademik Personel Yönetmeliği uyarınca daha önce ücretli araştırma izni kullanılmışsa izin sonrası Üniversitede göreve yeniden başlama tarihi ile tüm öğretim üyesi unvanlarında toplam çalışma süresi esas alınır. Bu sürenin hesaplanmasında ücretsiz izinler dahil edilmez ancak diğer tüm akademik görevlendirmeler sürenin hesaplanmasında sayılır.
Mütevelli Heyetin takdir edebileceği ücretli izinlerin süreye sayılıp sayılmayacağı yine
Mütevelli Heyetin takdirindedir.”
12.2) “Ücretli araştırma izni süresi” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Eğitim ve öğretim
faaliyetlerinin aksamaması ve kişi başına en az üç ay, en çok bir yıl olmak kaydıyla, Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli araştırma izinlerinin toplam süresi
Mütevelli Heyet tarafından her yıl Eylül ayında belirlenir. (2) Son altı yılda, eğitim-öğretim dönemi içinde tek seferde üç haftadan uzun süreli akademik görevlendirme almış olan öğretim üyelerinin, bu şekilde almış oldukları toplam görevlendirme süresi talep edebileceği azami ücretli araştırma izni süresinden düşülür.”
12.3) “Başvuru ve değerlendirme” başlıklı 6 ncı maddesinde; “(1) Ücretli araştırma izni
kullanmak isteyen öğretim üyesi başvurusunun ekinde; a) Yapmayı planladığı akademik araştırma, yayın ve faaliyetlerine ilişkin çalışma planını, b) Üniversite bünyesinde kamusal veya özel kuruluşlarla yürütülen araştırma, proje ve çalışmalara ilişkin görev ve taahhütlerini ücretli araştırma izni sırasında nasıl yerine getireceğine dair önerisini, c) Başvurusu kabul edildiği takdirde aşağıdaki hususlarda hazırlanacak taahhüdünü, (c.1) Ücretli araştırma izni sonrasında, kullanılan ücretli araştırma izninin toplam süresinden bağımsız olarak Üniversitede en az bir yıl görev yapacağı, (c.2) Bu taahhüdünü yerine getirmediği takdirde, ücretli araştırma izni süresince kendisine ödenen ücretin brüt maliyet toplamını, ücretli araştırma izni sonrasında
Üniversitede ilişiğinin son bulduğu tarihten itibaren iki yıl içinde ve aylık eşit taksitlerle ödeyeceği, (c.3) Ödeme yapmadığı veya ödemelerini aksattığı hallerde, ödenmeyen kısım için
Üniversiteyle ilişiğinin son bulduğu tarihten itibaren bir yıl sonunda işlemeye başlamak üzere yasal faiz ödeyeceği, d) Ücretli araştırma izni kapsamında yer alan çalışmaları birlikte yürüteceği üniversite(ler), kamusal veya özel kuruluş(lar)dan alacağı davet, izin, kabul ya da ön kabul niteliğindeki belgeleri, yazılı olarak sunar. (2) Öğretim üyesi ücretli araştırma izni başvurusunu bağlı olduğu Bölüm Başkanlığına yapar. Bölüm Kurulu başvurunun bilimsel önemini ve ilgili öğretim üyesi ücretli araştırma izni aldığı durumda bölümün akademik iş yükü planlamasındaki tedbirleri değerlendirir. Aynı bölümden aynı dönem için en çok bir kişi belirlenir. Bölüm başkanı ilgili Bölüm Kurul kararını bağlı olduğu akademik birimin yönetim kurulunda değerlendirmek üzere iletir. İlgili Akademik Birim Yönetim Kurulunda bölümler arası dengeler de gözetilerek ilgili başvuru dönemindeki tüm başvurular aynı toplantıda değerlendirilir. Başvuru şartlarını sağlamadığı belirlenen öğretim üyelerinin başvuruları elenir.
Ücretli araştırma izni başvuruları ilgili Dekan/Müdür tarafından her yıl en geç Ocak ayının ikinci haftasına kadar Rektörlüğe sunulur. (3) Ücretli araştırma izni başvuruları adayların bilimsel araştırma ve yayın performansları, Üniversitede çalışma süreleri, Performans Ölçütleri ve Akademik Atama ve Yükseltme Kıstasları Yönergesi uyarınca aldıkları performans puanları ile ücretli araştırma izni sırasında yapmayı planladıkları araştırma, çalışma ve yayınların niteliği esas alınarak Üniversite Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek karara bağlanır ve
Mütevelli Heyetin değerlendirmesine sunularak Mütevelli Heyet kararıyla kesinleşir. Ücretli araştırma izinlerinin başlangıcı Mütevelli Heyet kararının alındığı eğitim-öğretim döneminin bitiminden önce olamaz. (4) Ücretli araştırma iznine başvuran öğretim üyelerinin başvurdukları akademik yılın başında hesaplanmış olan geçmiş üç yıllık akademik performans puanları, Performans Ölçütleri ve Akademik Atama ve Yükseltme Kıstasları Yönergesi uyarınca öngörülen asgari puan şartını karşılamak zorundadır.”
Şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür.
IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
13) Başvuranın iddia ve talepleri, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm
dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı
Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
14) Kurumumuza yapılan başvuruda; İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim
üyesi olan ve 12 aylık ücretli araştırma izni için 18.12.2019 tarihinde Hukuk Fakültesi Yönetim
Kuruluna başvuruda bulunan başvuranın, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından verilen kararla
5 aylık ücretli araştırma iznine hak kazandığı, diğer yandan aynı dönemde başvuru yapan başka
bir Hukuk Fakültesi mensubu olan “Doç. .’nin ücretli araştırma izni başvurusu için şekil şartlarını sağlamamasına” rağmen ilgili Yönerge’ye aykırı olarak Fakülte Yönetim Kurulunun olumlu görüşü üzerine Üniversite Yönetim Kurulunun kararıyla talep ettiği 12 aylık ücretli araştırma iznini aldığı, “ücretli araştırma izni sürelerinin toplam belirlenen 72 aylık süreden dağıtılarak verildiğinden”, “başvuru hakkı dahi olmayan” birinin oylamaya alınmasının ve araştırma izni verilmesinin, hem kendisini hem de diğer şekil şartlarını sağlayan başvurucuları mağdur ettiği ve ayrıca bilgi edinme başvurusuyla talep ettiği ve tarafına verilen Üniversite
Yönetim Kurulu kararının “sansürlendiği” ve 4982 Sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun gereklerini karşılamadığı gibi karardan hiçbir şey anlaşılmadığı iddialarıyla İstanbul Bilgi
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun Doç. .’nin “Bilimsel Araştırma ve
Akademik İzin Yönergesi” kapsamındaki başvurusu ile ilgili kararının iptal edilmesini, Üniversite Yönetim Kurulunun Doç. .’nin başvurusu ile ilgili alınan kararın sakat olduğu ve bu yönde tereddüte mahal olmadığının tespiti ile bu kararların iptal edilmesini, Üniversite
Yönetim Kurulu tarafından Doç. .’nin sabbatical başvurusunun oylamadan çıkartılarak yeniden oylama yapılmasını ve ayrıca “4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na aykırı olarak ve gerekçesiz bir şekilde ayıklanan” İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulu kararlarının açık halinin tarafına verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
15) Başvuruya konu uyuşmazlığın iki temel uyuşmazlıkla ilgili olduğu, birinci uyuşmazlığın
ücretli araştırma izni, ikinci uyuşmazlığın ise bilgi edinme hakkı ile ilgili olduğu görülmektedir.
16) Öncelikle ücretli araştırma izni ile ilgili olan uyuşmazlık incelendiğinde;
16.1) Bu uyuşmazlığın temelinde, başvuranın söz konusu ücretli araştırma izninin “havuz
sistemi”yle verildiği ve böylelikle bir başka öğretim üyesinin izin talebinin ve izin süresinin kendi iznini ve izin süresini dolaylı da olsa etkileyeceği iddiasının yer aldığı anlaşılmış olup bu iddianın detayına bakıldığında, başvuranın “havuz sistemi olarak işleyen ve toplam 6 yıl (72 ay) sabbatical izni öngörülmüşken başvuru hakkı olmayan Doç. . için 12 ay, kendisi için ise 5 ay sabbatical izni verilmesinin öngörüldüğü ve oylamada olmaması gereken bir başvurunun meşru diğer başvurularla birlikte değerlendirilerek toplam öngörülen 72 ayın 12 ayının Doç.
.’ye verildiği, bunun da kendisinin ve diğer başvurucuların dolaylı mağduriyetine ve daha az süre sabbatical hakkı kazanmalarına yol açtığı” iddiasında olduğu görülmüştür.
16.2) Başvuranın bu iddiasına ilişkin olarak Üniversite tarafından, yukarıda 3.3, 3.5 ve 3.11
nolu paragraflarda yer verildiği üzere, Yönerge’nin 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca
Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek toplam ücretli araştırma izinlerinin süresinin Mütevelli Heyet tarafından her yıl Eylül ayında belirlendiği, bu çerçevede
Mütevelli Heyet tarafından toplam en fazla 72 aylık bir süre verildiği ve bu sürenin tamamının kullanılmasının gerekmediği, adayların akademik performanslarına göre toplam sürenin 72 aydan daha kısa belirlenmesinin mümkün olduğu, bu nedenle de bu sürenin havuz sistemine göre dağıtıldığı iddiasının uygulamayla ilgisi bulunmadığı; ayrıca 72 aylık sürenin hiçbir zaman tam olarak dağıtılmadığı, daha önceki yıllarda adayların oylamada aldıkları puana göre sıralandığı ve seçim barajının 7 oy olarak belirlendiği bir sistemin benimsendiği, içinde bulunulan yılda araştırma ve akademik yayınların olabildiğince desteklenmesi yönünde oluşan irade neticesinde 7 oyluk seçim barajı dışında kalan öğretim üyelerine de izin verilmesi yolunda yönetim kurulu iradesinin oluştuğu, böylece başvuranın 2 oy almasına rağmen bu iradenin bir sonucu olarak 3 ay süre ile kabul almasına rağmen 5 ay süre ile ücretli araştırma iznine hak kazandığı; diğer yandan ücretli araştırma izni kararlarının Yönerge’nin 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adayların kendi başvurularının içeriğine, yapılması önerilen araştırmanın yayına dönüşme ihtimaline ve adayın akademik performansına dayanılarak verildiği, yönetim kurulunun kararının temelinde öğretim üyesinin akademik performansı ve araştırma projesinin özelliklerinin yer aldığı, her bir öğretim üyesinin başvurusunun yönetim kurulu tarafından bireysel olarak değerlendirildiği, havuz yöntemiyle bir talepten boşalan sürenin diğer adaylara dağıtılmasının söz konusu olmadığı, bu çerçevede .’nin ücretli araştırma izninin iptal kararının diğer adayların akademik performansları ve bilimsel araştırma projelerini değiştirmediği için başvurana 5 ay akademik izin verilmesi yönündeki işlemi sakatlamadığı ve .’nin sabbatical kararının iptal edilmesiyle başvurana verilen izin süresi arasında bir bağlantı olmadığı hususlarının açıklandığı görülmüştür.
16.3) Ücretli araştırma izni ile ilgili mevzuata bakıldığında; 2547 sayılı Yükseköğretim
Kanunu’nun 39 uncu maddesinde öğretim elemanlarının araştırma ve incelemenin gerektirdiği yerde bulunmalarına ilişkin onbeş günü aşan veya yolluk verilmesini gerektiren veya araştırma ve incelemenin gerektirdiği masrafların üniversite ile buna bağlı birimlerin bütçesinden veya döner sermaye gelirlerinden ödenmesi icap eden durumlarda, ilgili yönetim kurulunun kararının ve rektör onayının gerekli olduğu, Yurtiçinde ve Yurtdışında
Görevlendirmelerde Uyulacak Esaslara İlişkin Yönetmelik’te ise kısa ve uzun süreli görevlendirmenin tanımlandığı ve buna göre öğretim elemanları için inceleme, araştırma ve uygulama yapmak üzere üç aydan fazla bir süre ile ilgili yönetim kurullarınca onaylanacak bir çalışma programına göre yapılan görevlendirmelerin uzun süreli görevlendirme olduğu, öğretim üyesi kadrosunda fiilen altı yıl çalışan öğretim üyelerine yurt içinde veya yurt dışında ar-ge niteliğinde çalışmak üzere, ilgili yönetim kurulunun görüşü ve hizmetin aksamaması için gerekli tedbirlerin alınmış olması kaydıyla üniversite yönetim kurulu kararı ile öğretim üyesinin hazırladığı çalışma programının değerlendirilerek bir yıl süreyle ücretli izin verilebileceği ikinci defa ücretli izin kullanılabilmesi için öğretim üyesinin, birinci iznin sona erdiği tarihten itibaren asgari altı yıl süreyle görev yapması gerektiği; İstanbul Bilgi
Üniversitesi Akademik Personel Yönetmeliğinde ise izinlerin iki kategoride belirlendiği, genel olarak belirlenen izinler altında kadrolu statüdeki akademik personelin, Üniversite dışında yürütecekleri akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili ücretli veya ücretsiz izin taleplerinin, bölüm başkanı ve dekanın teklifi üzerine Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanacağı, akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili üç ayı aşan ücretli izinlerde ise Mütevelli Heyetin onayının aranacağı; ayrı bir maddede ücretli bilimsel çalışma izni olarak tanımlanan izin türünde ise üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan kadrolu doçent ve profesörlerin, bir yıla kadar ücretli bilimsel çalışma izni için başvurma hakkı kazanacakları, altı yıllık sürenin hesaplanmasında, Üniversitede kadrolu öğretim üyesi olarak ilk atanma tarihinin, bu madde uyarınca daha önce ücretli bilimsel çalışma izni kullanılmışsa izin sonrası
Üniversitede göreve yeniden başlama tarihinin esas alınacağı, ayrıca başvurma hakkının kazanılmasına ilişkin sürenin Mütevelli Heyetin kararıyla kısaltılabileceği, başvurucuların ücretli çalışma izni başvurusu ekinde yapmayı planladıkları araştırma, çalışma ve yayınlara ilişkin yazılı raporunu ve ücretli bilimsel çalışma izni sonrasında Üniversitede en az bir yıl görev yapma taahhüdünü sunacakları, ücretli bilimsel çalışma izni başvurularının adayların bilimsel araştırma ve yayın performansları ile izin sırasında yapmayı planladıklarının araştırma, çalışma ve yayınların niteliği esas alınarak Üniversite Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek karara bağlanacağı ve kararın Mütevelli Heyetin onayı ile kesinleşeceği, eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamaması ve kişi başına bir yıldan fazla bilimsel çalışma izni verilmemesi kaydıyla, Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli bilimsel çalışma izinlerinin toplam süresinin altı yıl olduğu, ancak bu sürenin
Mütevelli Heyet kararıyla artırabileceği, toplam sürenin kullandırılmasına ilişkin usul ve esasların da Akademik Kurul tarafından belirleneceği; yürürlükte olan Öğretim Üyeleri
Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Yönergesi’ne göre ise ücretli araştırma izni için başvurma hakkının kazanılmasına ilişkin olarak üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan öğretim üyelerinin izin için başvurma hakkı kazanacakları, aralıksız altı yıllık çalışma süresinin hesaplanmasında, Üniversitede öğretim üyesi olarak atanma tarihinin, İstanbul Bilgi
Üniversitesi Akademik Personel Yönetmeliği uyarınca daha önce ücretli araştırma izni kullanılmışsa izin sonrası Üniversitede göreve yeniden başlama tarihi ile tüm öğretim üyesi unvanlarında toplam çalışma süresinin esas alınacağı, bu sürenin hesaplanmasında ücretsiz izinlerin dâhil edilmeyeceği ancak diğer tüm akademik görevlendirmelerin sürenin hesaplanmasında sayılacağı ve Mütevelli Heyetin takdir edebileceği ücretli izinlerin süreye sayılıp sayılmayacağının yine Mütevelli Heyetin takdirinde olduğu; eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamaması ve kişi başına en az üç ay, en çok bir yıl olmak kaydıyla, Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli araştırma izinlerinin toplam süresinin Mütevelli Heyet tarafından her yıl Eylül ayında belirleneceği, son altı yılda, eğitimöğretim dönemi içinde tek seferde üç haftadan uzun süreli akademik görevlendirme almış olan öğretim üyelerinin, bu şekilde almış oldukları toplam görevlendirme süresinin talep edebileceği azami ücretli araştırma izni süresinden düşüleceği; ücretli araştırma izni kullanmak isteyen öğretim üyesinin yapmayı planladığı akademik araştırma, yayın ve faaliyetlerine ilişkin çalışma planını, Üniversite bünyesinde kamusal veya özel kuruluşlarla yürütülen araştırma, proje ve çalışmalara ilişkin görev ve taahhütlerini ücretli araştırma izni sırasında nasıl yerine getireceğine dair önerisini, taahhüdünü, ücretli araştırma izni kapsamında yer alan çalışmaları birlikte yürüteceği kurumlardan alacağı davet, izin, kabul ya da ön kabul niteliğindeki belgeleri yazılı olarak sunması gerektiği ve ücretli araştırma izni başvurusunu bağlı olduğu Bölüm
Başkanlığına yapacağı, Bölüm Kurulunun başvurunun bilimsel önemini ve ilgili öğretim üyesi ücretli araştırma izni aldığı durumda bölümün akademik iş yükü planlamasındaki tedbirleri değerlendireceği, aynı bölümden aynı dönem için en çok bir kişi belirleneceği, bölüm başkanının ilgili Bölüm Kurul kararını bağlı olduğu akademik birimin yönetim kurulunda değerlendirmek üzere ileteceği ve ilgili Akademik Birim Yönetim Kurulunda bölümler arası dengeler de gözetilerek ilgili başvuru dönemindeki tüm başvuruların aynı toplantıda değerlendirileceği, başvuru şartlarını sağlamadığı belirlenen öğretim üyelerinin başvurularının eleneceği, ücretli araştırma izni başvurularının ilgili Dekan tarafından her yıl en geç Ocak ayının ikinci haftasına kadar Rektörlüğe sunulacağı; ücretli araştırma izni başvurularının adayların bilimsel araştırma ve yayın performansları, Üniversitede çalışma süreleri, Performans
Ölçütleri ve Akademik Atama ve Yükseltme Kıstasları Yönergesi uyarınca aldıkları performans puanları ile ücretli araştırma izni sırasında yapmayı planladıkları araştırma, çalışma ve yayınların niteliği esas alınarak Üniversite Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilerek karara bağlanacağı ve Mütevelli Heyetin değerlendirmesine sunularak Mütevelli Heyet kararıyla kesinleşeceği; İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğünün 22.08.2019 tarihli ve 2020 Ocak ayında değerlendirilecek olan Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical)
Başvurularına ilişkin duyuruda ise üniversite genelinde toplam kullanılacak azami sabbatical izin süresinin, 20.08.2019 tarih 3148 sayılı Mütevelli Heyet kararı ile 6 yıl olarak belirlendiği, başvuru dosyalarının Dekanlıklar tarafından en geç 6 Ocak 2020 tarihinde
Rektörlüğe iletilmesi gerektiği hususlarının kurala bağlandığı görülmüştür.
16.4) Kurumumuz tarafından yapılan incelemede;
16.4.1) İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğünün tüm öğretim üyelerine gönderdiği
22.08.2019 tarihli e-postada “Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Başvuruları;
“Değerli Öğretim Üyeleri, Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni (Sabbatical) Yönergesi madde 5.1 uyarınca, 2020 Ocak ayında değerlendirilecek olan başvurularda üniversite genelinde toplam kullanılacak azami sabbatical izin süresi, 20.08.2019 tarih 3148 sayılı
Mütevelli Heyet kararı ile 6 yıl olarak belirlenmiştir. İlgili yönerge uyarınca, başvuru dosyalarının Dekanlık/Müdürlük tarafından en geç 6 Ocak 2020 tarihinde Rektörlüğümüze iletilmesi gerektiğini hatırlatırız.” şeklinde duyuru yapıldığı;
16.4.2) Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü öğretim üyesi olan başvuranın, 18.12.2019
tarihli dilekçesiyle birlikte Ücretli Araştırma İzni Yönergesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörüldüğü şekilde, yapmayı planladığı akademik araştırma, yayın ve faaliyetlerine ilişkin çalışma planını tüm ilgili belgelerle birlikte Hukuk Fakültesi Dekanlığına sunduğu ve
Yönerge kapsamında 12 ay ücretli araştırma (sabbatical) izni talep ettiği; başvuranın çalışma planının ekinde yer alan KU Leuven Üniversitesi’nden Prof. Dr. tarafından gönderilen 12 Aralık 2019 tarihli kabul mektubuna göre 3 aylık misafir öğretim üyeliği pozisyonunun önerildiği, yine aynı kişiden alınan başka bir e-postada ise COST’un (European
Cooperation in Science and Technology/Bilim ve Teknolojide Avrupa İş Birliği) “COST
Action CA-18121 on Cultures of Victimology” isimli ağına, COST’un üyesi olan Türkiye’den başvuranın ve başka ilgililerin katılmasının memnun edici olduğunun belirtildiği;
16.4.3) Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarihli ve sayılı
toplantısının no’lu kararı ile başvuranın sabbatical başvurusu hakkında olumlu görüş verildiği ve Rektörlüğe gönderildiği;
16.4.4) Benzer şekilde Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölümü öğretim üyelerinden Doç. .’nin
13.12.2019 tarihli dilekçesi ile Özel Hukuk Bölüm Başkanlığına ücretli araştırma izni
başvurusunda bulunduğu ve uygun görüşle Fakülte’ye sunulan 18.12.2019 tarihli sabbatical başvurusunun da Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarihli ve sayılı toplantısının no’lu kararı ile olumlu değerlendirildiği;
16.4.5) Üniversite Yönetim Kurulunun 27.01.2020 tarihli ve toplantı sayılı
kararında, başvuranın 5 ay süreyle, Doç. .’nin 10,5 ay süreyle izin kullanmasının uygun görülerek Mütevelli Heyetin değerlendirmesine ve onayına sunulmasına karar verildiği;
16.4.6) Mütevelli Heyetin 27.01.2020 tarihli ve sayılı kararında, Üniversite Yönetim
Kurulunun 27.01.2020 tarihli ve sayılı toplantısında alınmış numaralı karar uyarınca başvuranların belirtilen sürelerde ücreti izinli sayılmalarına karar verildiği;
16.4.7) Başvuranın 30.01.2020 tarihli İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörlüğüne verdiği
dilekçesinde, Hukuk Fakültesi Yönetim Kurulunun 18.12.2019 tarihli ve toplantı no’lu ve no’lu olumlu görüş kararının ve Üniversite Yönetim Kurulunun 27.01.2020 tarihli sabbatical başvuruları ile ilgili kararının iptalini talep ettiği;
16.4.8) Başvuranın 03.02.2020 tarihli İstanbul Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti
Başkanlığına verdiği dilekçesinde ise Üniversite Yönetim Kuruluna yaptığı 30.01.2020 tarihli sabbatical başvuruları ile ilgili kararın iptali talepli itirazının sonuçlanan kadar Mütevelli
Heyetin sabbatical başvuruları ile ilgili karar vermemesini ve imzalı bir kararı varsa da iptalini talep ettiği;
16.4.9) Mütevelli Heyetin 05.02.2020 tarihli ve sayılı kararında; “Mütevelli Heyete
Hukuk Fakültesi doktor öğretim üyesi tarafından verilmiş 03.02.2020 tarihli dilekçe ile Mütevelli Heyet tarafından alınmış 27.01.2020 tarih ve sayılı kararın geçerliliği hususunda itirazlar bulunması ve bu itirazların Üniversite Yönetim Kurulunun
27.01.2020 tarih ve 2019-20/18 sayılı toplantısında alınmış 1 numaralı karara ilişkin olması
sebebiyle Mütevelli Heyetin 27.01.2020 tarih ve sayılı kararın iptal edilerek konunun
Üniversite Yönetim Kurulu tarafından incelenmesi amacıyla 03.02.2020 tarihli itiraz dilekçesinin Üniversite Yönetim Kuruluna iletilmesine oy birliğiyle karar verildiği”;
16.4.10) Rektörlüğün 05.02.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla Hukuk Müşavirliğinden
başvuranın 30 Ocak 2020 tarihli dilekçesinde ileri sürülen hususlarda hukuki görüş talep edildiği ve Hukuk Müşavirliğinin 10.02.2020 tarihli ve sayılı yazısıyla detaylı hukuki görüşün sunulduğu;
16.4.11) Üniversite Yönetim Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve sayılı
kararında; “2013 yılındaki iznin hukuki niteliği konusunun açık olmadığı, tüm bu nedenlerle
. . ’nin sabbatical başvurusunun kabul edilmesine hukuken bir engel olmadığı şeklinde bir değerlendirmenin yapılmasının da mümkün olduğuna, ancak 2013 yılındaki Mütevelli Heyet kararlarında farklı biçimde yorumlanacak ifadelerin kullanılmış olması ve bu ifadelere ilişkin olarak Üniversite mevzuatında yorum gerektiren hükümlerin yer alması nedeniyle tereddüte mahal vermeme adına konuya ilişkin Doç. Dr. . . ’nin sabbatical başvurusunun reddedilmesine, … Yönerge’nin 6. maddesi 3. fıkrası uyarınca, geçerli ücretli araştırma izni başvurularını, adayların bilimsel araştırma ve yayın performansları, Üniversitede çalışma süreleri, Performans Ölçütleri ve Akademik Atama ve Yükseltme Kıstasları Yönergesi uyarınca aldıkları performans puanları ve ücretli araştırma izni sırasında yapmayı planladıkları araştırma, çalışma ve yayınların niteliği esas alarak aşağıdaki şekilde Mütevelli Heyetin değerlendirmesine sunmak üzere karar” verildiği;
16.4.12) Mütevelli Heyetin 23.03.2020 tarihli ve 3262 sayılı kararında; Üniversite Yönetim
Kurulunun 11.02.2020 tarihli ve sayılı toplantısında alınmış nolu karar uyarınca Doç. S.’nin çıkartılarak diğer başvuranların belirlenen sürelerde (bir önceki kararda kabul edilen sürelerle aynı sürelerde) izinli sayılmalarına karar verildiği;
16.4.13) Geriye dönük 2012 yılından itibaren verilen izinlerde 2020 yılına kadar en fazla 4 yıl
4 ay izin verildiği, 2020 yılında verilen toplam sürenin 60 ay olduğu;
Tespit edilmiştir.
16.5) Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirmede;
16.5.1) Akademik Personel Yönetmeliğinde izinlerin iki madde altında düzenlendiği, birinci
maddede, kadrolu statüdeki akademik personelin, Üniversite dışında yürütecekleri akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili ücretli veya ücretsiz izin taleplerinin, bölüm başkanı ve dekanın teklifi üzerine Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanacağı, ancak akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili üç ayı aşan ücretli izinlerde Mütevelli
Heyetin onayının aranacağı; ayrı bir maddede ise ücretli bilimsel çalışma izni olarak tanımlanan izin türünde üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan kadrolu doçent ve profesörlerin, bir yıla kadar ücretli bilimsel çalışma izni için başvurma hakkı kazanacakları hususlarının düzenlendiği; böylelikle tüm kadrolu akademik personel için “akademik çalışma, araştırma ve projelerle ilgili ücretli izin”, kadrolu doçent ve profesörler için ise ayrıca “ücretli bilimsel çalışma izni” ve bu izne ilişkin detayların belirlendiği; buna rağmen yürürlükte olan
Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni Yönergesi’nde ise farklı bir tanım olarak “ücretli araştırma izni”nin kullanıldığı ve bu izne başvurma hakkının kazanılmasına ilişkin olarak üniversitede aralıksız altı yıl çalışmış olan öğretim üyelerinin izin için başvurma hakkı kazanacaklarının düzenlendiği, böylelikle bu izne başvurularla ilgili olarak kadro farkı gözetilmediği ve kadro farkı gözetilmeksizin yapılacak tüm izin başvurularının, Akademik
Personel Yönetmeliğinde ücretli bilimsel çalışma izni için belirlenen prosedürün takip edilerek yapılmasının kurala bağlandığı anlaşılmış olup söz konusu iznin adı, tanımı, kapsamı, koşulları ve kullanımında uyulacak usul gibi birçok açıdan düzenlemelerde netlik olmadığı, bu nedenle kararların şerhli yazıldığı, bu karışıklığın üniversitenin iç yazışmalarında açıkça görüldüğü, öncelikle bu hususun düzeltilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
16.5.2) Uyuşmazlıkta asıl mesele olan başvuranın izin işlemlerinin havuz sistemiyle
yapıldığı iddiasına bakıldığında; yukarıda da yer verildiği üzere kural olarak Üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli bilimsel çalışma izinlerinin toplam süresinin altı yıl olduğu, ancak bu sürenin Mütevelli Heyet kararıyla artırabileceği, daha detaylı olarak ise eğitim ve öğretim faaliyetlerinin aksamaması ve kişi başına bir yıldan fazla bilimsel çalışma izni verilmemesi kaydıyla, üniversite genelinde bir akademik yıl içinde kullandırılabilecek ücretli araştırma izinlerinin toplam süresinin bir vakıf yükseköğretim kurumu olan İstanbul Bilgi Üniversitesinin tüzel kişiliğini temsil eden ve üniversitede en yüksek karar organı olan mütevelli heyet tarafından her yıl Eylül ayında belirleneceğinin ve 2019-2020 yılı için yapılan duyuruyla bu sürenin azami 6 yıl olarak belirlendiği ve duyurulduğu, bu sürenin belirlenmesinde Mütevelli Heyete takdir yetkisi tanındığı, bu hususta olduğu gibi başvurma hakkının kazanılmasına ilişkin sürenin kısaltılması ve yine Mütevelli
Heyetin takdir edebileceği ücretli izinlerin süreye sayılıp sayılmaması hususlarında da
Mütevelli Heyete takdir yetkisi tanındığı; çünkü çeşitli şekillerde ücretli izinler öngörüldüğü ve bunların kullanımının farklı kurallara bağlandığı; sonuç itibariyle Mütevelli Heyetin takdiriyle 2020-2021 eğitim-öğretim yılı için sürenin 6 yıl olarak belirlendiğinin ve bu sürenin azami süre olduğunun açık olduğu, Üniversitede geçmiş yıllarda verilen süreler de dikkate alındığında hiçbir zaman belirlenen sürenin tam olarak kullanılmadığı, başvuranlar arasında azami sürenin dağılımının yapılmadığı, kapalı oy açık sayım esasıyla oylama yönetiminin kullanıldığı, hatta geçen yıllarda baraj olarak 7 oyun belirlendiği, bu yıl içinse baraj sisteminin kullanılmadığı ve böylelikle 2 oy alan başvuranın da izin kullanmaya hak kazandığı, 12 aylık izin talebinde bulunan başvurana, başvurusunda yer alan çalışma planı çerçevesinde izin verildiği, hatta başvuranın 3 aylık misafir öğretim üyeliği daveti olmasına rağmen 5 aylık izin verildiği, 12 aylık süre talebi olan diğer adaylardan bazılarına da daha az sürelerde izin verildiği, yine bir diğer etkenin performans puanı olduğu, üstelik adayların oylamada aldıkları puanlar ile performans puanlarının paralel seyrettiği, başvuranın en düşük ikinci performans puanına sahip olduğu anlaşılmış olup böylelikle izinlerin objektif verilmediğinin söylenemeyeceği, söz konusu izinlerin kullanımında bir havuz sisteminin de olmadığı, bilakis ücretli bilimsel çalışma izni başvurularının her bir adayın bilimsel araştırma ve yayın performansları ile izin sırasında yapmayı planladığı araştırma, çalışma ve yayınların niteliğinin esas alınmasıyla değerlendirildiği, bu çerçevede bir talepten boşalan sürenin diğer adaylara dağıtılmasının beklenemeyeceği ve sonuç olarak başvuranın iddia ettiği bir havuz sisteminin işletilmediği kanaatine varılmıştır.
16.5.3) Başvuranın havuz sistemi iddiasına dayalı olarak Hukuk Fakültesi Yönetim
Kurulunun Doç. .’nin “Bilimsel Araştırma ve Akademik İzin Yönergesi” kapsamındaki
Doç. .’nin başvurusu iptal edilerek geçerli başvuruların yeniden değerlendirildiği ve izin sürelerine ilişkin son kararın alındığı ve Mütevelli Heyetin 23.03.2020 tarihli ve sayılı kararıyla aynen kabul edilerek kesinleştiği, bu çerçevede Üniversitenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
16.5.4) Başvuranın ücretli araştırma izni ile ilgili olarak bir diğer iddiasının ise “aynı fakülteden
iki farklı başvuru olması, Doç. .’nin “ABD’ye gidecek olması ve profesörlük tezini” hazırlıyor olması gibi kriterlerin Doç. .’nin lehine kullanıldığı, kendisinin “kadın olması, 6 yaşında kızı olması ve dolayısıyla ancak 12 aylık sabbatical süresinin tamamını yurt dışında geçirmesinin mümkün olmaması” gibi durumların aleyhine değerlendirildiği ve tercihin aslında başvuru hakkı dahi olmayan Doç. ’den yana kullanıldığı” iddiası olduğu, buna cevaben Üniversite tarafından net bir tavırla söz konusu iddiaların dayanaktan tümüyle yoksun olduğu, ücretli araştırma izni (sabbatical) alanların önemli bir kısmının kadın öğretim üyelerinden oluştuğu, kadın ya da erkek olsun, sabbatical başvurusunda bulunan ve/veya kabul alanlardan kaçının çocuğu olduğu ve bu çocukların yaşları konusunda derlenmiş bir bilginin mevcut olmadığı, zira bunun ücretli araştırma izni (sabbatical) başvurularının değerlendirmesinde gözetilen bir husus olmadığı ve özellikle toplanmadıkça cinsiyetten farklı olarak sahip olunabilecek bir veri olmadığı, başvuranın kendisinin küçük çocuklu bir anne olduğunun bilinebileceğinin ancak bunun tek başına bu hususu değerlendirmeye dayanak teşkil etmediği, başvuran ile benzer şekilde küçük çocuğu olan kadın akademisyenlere sabbatical izni verildiği, tüm bunların ötesinde Üniversite Yönetim Kurulunda kadın üyelerin erkek üyelerden fazla sayıda olduğu, bu nedenlerle alınan kararların cinsiyet eşitliği ile bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğu hususlarının açıklandığı görülmüş olup yukarıda 16.5.2 nolu paragrafta da değerlendirildiği üzere söz konusu iznin her bir adayın bilimsel araştırma ve yayın performansları ile izin sırasında yapmayı planladığı araştırma, çalışma ve yayınların niteliğinin esas alınmasıyla belirlendiğinin açık olduğu, bunun dışında her bir adayın farklı özel durumlarının olabileceği, ancak yapılan incelemede izinlerin verilmesinde cinsiyetçi bir yaklaşımın olduğuna ilişkin kanaat oluşmadığı, başvuranın da somut deliller ortaya koyamadığı, üstelik izin verilenlerin yarıdan fazlasının da kadın olduğu anlaşıldığından söz konusu iddiaların sübuta ermediği ve yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
17) Başvuranın diğer bir iddia ve talebinin ise bilgi edinme hakkı ile ilgili olduğu, bilgi
edinme hakkı kapsamında talep ettiği Üniversite Yönetim Kurulu kararının “sansürlendiği”, karardan hiçbir şey anlaşılmadığı, böylelikle bilgi edinme hakkının gereklerinin karşılanmadığı iddiasıyla İstanbul Bilgi Üniversitesi Yönetim Kurulu kararlarının açık halinin tarafına verilmesi talebi olduğu anlaşılmıştır.
17.1) Kurumumuz tarafından yapılan incelemede;
17.1.1) Başvuranın 18.02.2020 tarihli bilgi edinme başvurusunda, “27 Ocak 2020 tarihinde
yapılan Üniversite Yönetim Kurulu toplantısına ilişkin imzalı Üniversite Yönetim Kurulu
Toplantı Tutanağının kopyasının ve 10 Şubat 2020-14 Şubat 2020 tarihleri arasında yapılan, 30
Ocak 2020 tarihli dilekçesinin görüşüldüğü ve karara bağlandığı İstanbul Bilgi Üniversitesi
Yönetim Kurulu toplantısına ilişkin imzalı Üniversite Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağının kopyasının tarafına verilmesini talep ettiği;
17.1.2) 26.02.2020 tarihli cevapta, 27.01.2020 tarihli ve 11.02.2020 tarihli Üniversite Yönetim
Kurulu toplantı tutanaklarının, başvuranın kendisiyle ilgili kısımların dışındakilerin saklanarak başvurana sunulduğu görülmüştür.
17.2) Başvuranın iddialarına karşılık Üniversite tarafından başvurana ilgili Üniversite Yönetim
Kurulu kararlarının tamamının verilmemesinin nedeninin kişisel verilerin korunmasına ilişkin hukuki yükümlülük olduğu, bu kararlarda diğer akademik personelin kişisel veri niteliğindeki bilgilerinin yer aldığı, bu nedenle de bunların başvuranla paylaşılmasının hukuken mümkün olmadığı, bu konuda üniversitenin “sansür”le itham edilmesinin kabul edilemez olduğu, ayrıca başvuranın kendisine verilen haliyle karardan bir şey anlamadığı iddiasının yersiz olduğu, başvuranın 10 üzerinden 2 puan aldığını, yani başvurusuna ilişkin değerlendirmenin sonucunu görebildiği hususlarının açıklandığı görülmüştür.
17.3) Bilgi edinme hakkı ile ilgili mevzuata bakıldığında; bilgi edinme hakkının temel insan
haklarından biri olduğu ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nda bilgi edinme hakkının kapsamının ve istisnalarının belirlendiği, bu istisnalardan birinin de özel hayatın gizliliği olduğu, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 21 inci maddesine göre “Kişinin izin verdiği haller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında açıklanması halinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, mesleki ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi ve belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışında” olduğu, 21 inci maddenin ikinci fıkrasında bu kuralın istisnasına da yer verildiği, buna göre “Kişisel bilgi ve belgeler; kamu yararının gerektirdiği hallerde; ilgili kişiye en az 7 gün önceden haber verilerek yazılı rızasının alınması koşuluyla açıklanabileceği”, bu istisna hükmünün gerçekleşebilmesi için kamu yararının ve yazılı rızanın aynı anda mevcut olması gerektiği hususlarının düzenlendiği; diğer yandan adı geçen Kanun’un 9 uncu maddesinde ise “İstenen bilgi veya belgelerde, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belgenin, gizlilik dereceli veya açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulacağının” düzenlendiği görülmüştür.
17.4) Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirmede;
17.4.1) Bilindiği üzere bir kimsenin hak ve özgürlüklerinin bir başka kimsenin hak ve
özgürlüklerinin başladığı noktada biteceğinin hukukun temel ilkelerinden olduğu, herkesin bilgi edinme hakkına sahip olduğu gibi özel hayatın gizliliği ve korunması hakkına da sahip olduğu, bu çerçevede demokratik hukuk devletinin vazgeçilmezi olan bu iki hak arasında kabul edilebilir hassas bir dengenin kurulmasının zorunlu olduğu, bilgi edinme hakkını düzenleyen
4982 sayılı Kanun’da özel hayatın gizliliğinin, bilgi edinme hakkının sınırlarından,
istisnalarından biri olarak düzenlendiği, bu nedenle bilgi edinme hakkı başvurularında bir başka kimsenin özel hayatının gizliliğinin ihlali halinde kural olarak reddedileceğinin kabul edildiği (Hasan GÖK, “Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Kararlarında Özel Hayatın Gizliliği
İstisnası”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2012, ss.99, 153-154), diğer yandan 4982 sayılı
Kanun’un 21 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği “özel hayatın gizliliği” kapsamında yer alan bilgi veya belgelerin kamu yararının gerektirdiği hallerde ilgilisinin yazılı rızası ile açıklanabileceği ve 9 uncu maddesi gereği olarak da açıklanması yasaklanan bilgiler ile açıklanabilir nitelikte olanlar birlikte bulunuyor ve bunlar birbirlerinden ayrılabiliyorsa, söz konusu bilgi veya belgenin, açıklanması yasaklanan bilgiler çıkarıldıktan sonra başvuranın bilgisine sunulacağı;
17.4.2) Bu noktada 24.03.2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na
bakıldığında, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin gerekçesinde “Kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgiyi ifade etmektedir. Yalnızca ad, soyad, doğum tarihi ve doğum yeri gibi kişinin kesin teşhisini sağlayan bilgiler değil, kişinin fiziki, ailevi, ekonomik, sosyal ve sair özelliklerine ilişkin bilgiler de kişisel veridir. Bir kişinin belirli veya belirlenebilir olması, mevcut verilerin herhangi bir şekilde bir gerçek kişiyle ilişkilendirilmesi suretiyle, o kişinin tanımlanabilir hale getirilmesini ifade eder. Bu durum, kişinin fiziksel, ekonomik, kültürel, sosyal veya psikolojik kimliğini ifade eden somut bir içerik taşıması veya kimlik, vergi, sigorta numarası gibi herhangi bir kayıtla ilişkilendirilmesi sonucunda kişinin belirlenmesini sağlayan tüm halleri kapsar.” şeklinde tanım yapıldığı, bu kapsamda kişinin adının, soyadının, kimlik numarasının, mesleki bilgilerinin kişisel veri oluşturduğunun ve özel hayatın gizliliği kapsamında yer aldığının değerlendirildiği;
17.5) Başvuranın talep ettiği Üniversite Yönetim Kurulu kararlarının “sansürlendiği” iddiası,
idarenin konuya ilişkin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın itirazına ilişkin dilekçesinin değerlendirildiği 11.02.2020 tarihli Yönetim Kurulu Toplantı Tutanağında konuyla ilgili bölümün saklanmadan gönderildiği, böylelikle itirazına ilişkin verilen iptal kararının bilgi edinme hakkı kapsamında kendisine bildirildiği ve bunun 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun 9 uncu maddesindeki düzenlemeye uygun olduğu, diğer yandan inceleme ve araştırma gereği olarak
Kurumumuza kişisel veriler gizlenmeden tamamı gönderilen Yönetim Kurulu Toplantı Karar
Tutanakları incelendiğinde, toplantıda ücretli araştırma izni verilmesine ilişkin gündem için alınan kararlar haricinde başka kararların da yer almakta olduğu ve diğer öğretim üyelerinin kişisel verilerinin de bulunduğu, bu nedenle kararların başvurana gönderilirken 3. kişilere ait bilgilerin kapsam dışı bırakılmasının kişisel verilerin korunması ve dolayısıyla özel hayatın gizliliğinin ihlalinin önlenmesi amacıyla yapıldığı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte başvurana gönderilen kararlarda başvuranın, ücretli araştırma izni başvurusu için talep ettiği süreyi, üyeler tarafından kendisi için kullanılan oy sayısını ve sonuç olarak yönetim kurulu tarafından kendisi için takdir edilen izin süresini görebildiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranla 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “İlgili kişinin hakları” başlıklı
11 inci maddesinin “(1) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; a) Kişisel veri
işlenip işlenmediğini öğrenme, b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,…” hükmüne uygun olarak sadece kendisine ilişkin kişisel verilerin paylaşılmasında herhangi bir hukuka aykırılık olmadığı gibi bilgi edinme talebinin de gerektiği gibi karşılandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
18) Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı
birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan gerekçelerle başvuranın hem ücretli izin işlemleri hem de bilgi edinme başvurusuna verilen cevapla ilgili iddialarının yerinde olmadığı değerlendirilmiş ve idarenin söz konusu işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde;
19.1) Başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve
belgelerin, Üniversite tarafından süresinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği; ancak Üniversite tarafından başvurana verilen cevaplarda karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uyulmadığı tespit edildiğinden, Üniversitenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
19.2) Daha önemlisi ise yukarıda 16.5.1 nolu paragrafta değerlendirildiği üzere Üniversitenin
Akademik Personel Yönetmeliği ve Öğretim Üyeleri Ücretli Araştırma İzni Yönergesi incelendiğinde başvuruya konu iznin adı, tanımı, kapsamı, koşulları ve kullanımında uyulacak usul gibi birçok açıdan netlik olmadığı, bu nedenle kararların şerhli yazıldığı, bu karışıklığın üniversitenin iç yazışmalarında açıkça görüldüğü, bu çerçevede “hukuki belirlilik” ilkesinin gereği olarak kuralların tereddüde yer vermeyecek şekilde net ve açık olmasının sağlanmasını teminen çalışma yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının
başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle;
BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın Başvuran ile İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi