|
ÖZET: Başvuru, Kocaeli ilinde ikamet eden bir vatandaşın, Türk Telekom’un internet altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle evinde internet hizmeti alamamasıyla ilgilidir. Başvuran, Türk Telekom’un “boş port yok” veya “bölgenizde yoğunluk var” gibi gerekçelerle internet bağlantısı sağlamadığını, bu durumun kendisini ve ailesini mağdur ettiğini ifade etmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile yapılan başvurulara verilen yanıtların tatmin edici olmadığını belirten başvuran, sabit internet altyapısının sağlanması için gerekli yasal işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, sabit internet hizmetinin evrensel bir hak olduğunu ve bu hizmetin herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurgulamıştır. BTK’nın, Türk Telekom’un etkin piyasa gücüne sahip bir işletmeci olarak belirlenmesi ve sabit internet altyapısının geliştirilmesi için gerekli adımları atması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın taleplerinin yerine getirilmesi için belirli bir süre içinde altyapı çalışmalarının tamamlanması gerektiği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, BTK’ya, başvuranın sabit internet altyapısı taleplerinin karşılanması için gerekli düzenlemelerin yapılması yönünde tavsiyede bulunmuştur. Bu karar, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi ve internet erişiminin sağlanması adına önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/13956-S.24.20905
BAŞVURU NO : 2024/8909
KARAR TARİHİ : 23.12.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Çanak antenden bozma bir sistemle uydudan kalitesiz internet bağlantısı sağlayan yerel/lokal bazı şirketlere mecbur bırakıldığı iddiası ve mobil hizmeti bulunan adresinde sabit internet altyapı hizmeti sağlanması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza başvuru yaptığı 15/03/2024 tarihli ilk dilekçesinde özet olarak,
1.1) Kocaeli İli, İlçesi, Mahallesi Sokak No: D: adresinde ikamet
ettiğini, ülke genelinde internet alt yapısını tekelinde bulunduran Türk Telekom TTNET firmasının “Işık hızı/Fiber internet/Limitsiz internet” gibi kavramları kullanıp reklam yaparak milleti aldattığını, şirketin ağ altyapısı incelendiğinde değil fiber internet ülkenin bir çok yerinde düşük hızda ADSL/VDSL gibi bağlantı hizmetlerini bile sağlayamadığını, 9 yıldır /KOCAELİ bölgesinde ikamet ettiğini ve yalnızca birkaç ay evde internet hizmeti alabildiğini, geriye kalan dönemlerde ise bir çok farklı internet sağlayıcısına başvurmasına rağmen internet fiziki alt yapısı sunan TTNET’in “Boş port yok” veya “Bölgenizde kullanım yoğunluğu var” gibi kelime oyunlarıyla internet hizmetinden mahrum bırakıldığını, TTNET üzerinde yaptırımı bulunan BTK’ya durumu iletse de TTNET’in “bölgenizde kullanım yoğunluğu var” diyerek geçiştirmesinden başka gelişme olmadığını, yaptığı internet araştırmalarında ülke genelinde milyonlarca insanın benzer şekilde mağdur olduğunu, evde internet hizmeti alamadıklarını ve TTNET firmasının vatandaşların kendisine mahkum olmasını fırsat bilip gerekli alt yapı çalışmalarını ve yatırımlarını yapmadığını veya çanak antenden bozma bir sistemle uydudan kalitesiz internet bağlantısı sağlayan yerel/lokal bazı şirketlere mecbur bırakıldığını, şahsı ve ailesi adına çağın en önemli ihtiyaçlarından olan internet hizmetini almak istediğini iddia ve ifade ederek evde internet hizmetinin karşılanmasını ve
mağduriyetlerine sebep olan tüm özel veya tüzel kişi, kurum, kuruluş, şirket vb. ile ilgili gerekli yasal işlemlerin yapılmasını talep etmiştir.
1.2) Kurumumuz tarafından yapılan inceleme neticesinde; ilgili mevzuat hükümleri ve yapılan
açıklamalar doğrultusunda; başvuranın yeterli port olmadığı için internet hizmetinden yararlanamadığı hususundaki başvurusu incelenerek, 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu’nun işletmecilere yüklediği herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda hizmet sunulması esası çerçevesinde, başvuranın talebi doğrultusunda işlem yapılıp yapılamayacağının değerlendirilmesi, varılan sonuç uyarınca işlem yapılarak sonucundan bilgi verilmesini teminen 27/03/2024 tarih ve /
S. sayılı Gönderme Kararı ve eki başvuru dilekçesinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu
Başkanlığı’na gönderilmesine karar verilmiştir.
1.3) Başvuran, Kurumumuza yaptığı tarihli yeni başvurusunda özet olarak, Hem BTK
hem de Türk Telekom’un farklı kanallardan yaptığı başvurularına aynı matbu metinler ile cevap verdiklerini, bu metinlerde evde internet hizmeti verilmemesine dair spesifik hiç bir bilgi yer almamakla birlikte Türk Telekom’un mobil internet tarifeleriyle ilgili bir nevi reklam yapıldığını, bürokratik bir dille
“Paran varsa pahalı da olsa telefondan internete bağlanabilirsin. Yoksa evde internet vermiyoruz. İşine gelirse…”dendiğini iddia ve ifade ederek, evde internet hizmetinin karşılanması talebini yenilemektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuz tarafından BTK’ya yönelik verilen 27/03/2024 tarih ve / -S. sayılı
Gönderme Kararına BTK tarafından yazılan 19/04/2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; “… Söz konusu başvuruda yer alan talepler, başvurucunun Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonuna başvurması sebebiyle, Dilekçe Komisyonu tarafından da Kurumumuza iletilmiş olup ilgili dilekçe ekteki yazımız ile cevaplandırılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 12’nci maddesi ile 7’nci maddesinin bir ve iki numaralı
fıkraları gereği, işbu idari işleme karşı yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren altmış gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava açılması mümkündür.” açıklamalarına yer verilmiştir.
2.1) BTK tarafından Kurumumuza yazılan üst yazı ekinde sunulan aynı konuda
TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvurması sebebiyle bila tarih ve sayılı cevabi yazıda özet olarak; “… İlgili pazar analizi neticesinde Etkin Piyasa Gücü’ne (EPG) sahip olduğu tespit edilen işletmecilere, diğer yükümlülüklerin yanı sıra altyapısını erişime açma yükümlülüğü de getirilebilmektedir.
Bu çerçevede Türk Telekomünikasyon AŞ (Türk Telekom) ilgili pazarda erişim yükümlüsü olarak belirlenmiş olmakla birlikte, erişim yükümlüğü ilgili işletmecinin kurulu şebekesine ilişkindir. Ayrıca, yükümlü işletmeci konumundaki Türk Telekom veya EPG olarak belirlenmeyen altyapı işletmeciliği yetkilendirmesine sahip diğer işletmecilerin altyapılarının bulunmadığı yerlere ilişkin-evrensel hizmet kapsamında yürütülen faaliyetler hariç olmak üzere- yatırım kararları ile mevcut şebekelerindeki kapasite artırım kararları ilgili işletmeciler tarafından alınmaktadır.
Türk Telekom tarafından internet servis sağlayıcılara (İSS) toptan seviyede sunulan erişim hizmeti kapsamındaki abonelik tesisi, tesis adresi değişikliği, arıza vb. süreçlerin usul ve esasları Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından onaylanan referans tekliflerle düzenlenmektedir. Bu çerçevede, Türk Telekom
/
altyapısı üzerinden hizmet sunmak isteyen İSS’lerin tesis talebinde bulundukları adrese port rezervasyonu gerçekleştirebilmelerine yönelik düzenlemeye güncel Türk Telekom Referans IP Seviyesinde Veri Akış
Erişimi Teklifi (RIPVAET) kapsamında yer verilmiş olup Türk Telekom tarafından söz konusu sürece yönelik sistemsel geliştirmelerin tamamlanmasını müteakip port rezervasyonu süreci işletilmeye başlanacaktır.
Söz konusu başvuruya ilişkin Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi Sistemi (EHABS) üzerinde incelemeler yapıldığında ilgili adresin bulunduğu Sokakta sadece Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye ait haberleşme altyapısı bulunduğu görülmektedir. Bununla birlikte altyapı kullanımı ve port müsaitlik durumları ilgili işletmeci tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.
Kurumumuzca ülkemizde fiber/optik altyapı başta olmak üzere elektronik haberleşme altyapısının gelişmesini, maliyetlerinin düşmesini, haberleşme hizmetlerine erişimin kolaylaşmasını ve işletmeciler arasında tesis paylaşımı hizmetlerinin artmasını sağlamak amacıyla, Elektronik Haberleşme Altyapı
Tesisleri Referans Dokümanı ve Bina İçi Elektronik Haberleşme Tesisatı Teknik Şartnamesi gibi düzenlemeler uygulamaya geçirilmiş ve Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi Sistemi (EHABS) devreye alınmıştır. İşletmecilerin elektronik haberleşme altyapılarını geliştirmeleri, daha etkin ve kaliteli hizmet sunmalarına ilişkin teşvik edici ve kolaylaştırıcı düzenleme ve faaliyetlerin yürütülmesine Kurumumuzca devam edilmektedir.
Kurumumuz tarafından mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen işletmecilerin kapsama yükümlülükleri, ilgili imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde her bir hizmete özel olarak düzenlenmiş olup, işletmeciler kapsama yükümlülükleri çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmaktadır.
İşletmeciler, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde; hâlihazırda 2N hizmetleri için nüfusu
10.000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil edilerek Türkiye nüfusunun en az %90’ını, 3N hizmetleri için nüfusu
1000 ve üzeri yerleşim yerleri dâhil olmak üzere tüm il ve ilçe sınırları içinde kalan nüfusu, 4,5N hizmeti
için Türkiye nüfusunun en az %95’ini ve tüm il ve ilçelerin her birinde nüfusun en az %90’ını kapsamakla yükümlüdür.
Kocaeli ili ilçesine bağlı nüfusu olan Mahallesine ilişkin işletmecilerin
Kurumumuza ilettiği mobil kapsama bilgilerine göre:
TT Mobil İletişim Hizmetleri AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N, Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N, Vodafone Telekomünikasyon AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N teknolojilerinde kapsanmış olduğu görülmektedir.
20.03.2024 tarihinde Kurumumuz Tüketici Şikayet Yönetim Sistemi (TŞYS) nezdinde yapılan sorgulamada
(T.C.Kimlik No: ) ait iki (2) adet BTK-WEB şikayet kaydına rastlanmıştır.
Söz konusu şikâyete ilişkin olarak Türk Telekom’dan bilgi talep edilmiş olup, cevabi yazıda özetle; ilgili lokasyonu besleyen FTTC sistemde şikâyet sahibinin de belirttiği üzere kapasite doluluğu yaşandığının görüldüğü, abonelik iptali vb. durumlar olduğunda sistemde boş kapasite oluşabildiği, bu durumda bekleyen abonelere bu kapasiteler ilgili işletmecinin siparişi takip etmesi ve tekrar başvuru yapması
durumunda tahsis edilebildiği, kalıcı çözüm için ilgili lokasyona bir FTTH projesi hazırlanması planlandığı ve projenin ticari olarak uygun görülmesi halinde benzer taleplerin karşılanacağı, şikayet sahibinin ilgili işletmeciye başvuruda bulunması durumunda kapasite uygunluğu oluştuğunda ve çalışmalar tamamlandığında kısa mesajla bilgilendirme yapılacağı, bu süreçte erişim talep edilen adresteki mobil şebekenin hizmet verilebilirlik durumuna göre Türk Telekom Mobil 4,5G tarifelerden yararlanılabileceği, Türk Telekom Mobil 4,5G tarifeleri için başvurunun Türk Telekom Ofis ve Mağazaları
4441444 Türk Telekom Çağrı Merkezi ve www.turktelekom.com.tr web adresinden gerçekleştirilebileceği
ifade edilmektedir…” şeklinde bilgi verildiği anlaşılmıştır.
3) Başvuran tarafından aynı taleple yeniden iletilen ve idari başvuru yolları da tüketilen iş bu şikâyet
dilekçesi üzerine, Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir.
3.1) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci
maddesi hükmü uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından 20.09.2024 tarihli ve – / -S. sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuş ve Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 22/10/2024 tarih ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle; “… Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 31/12/2019 tarihli ve 2019/DK-SRD/338 sayılı Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren “Toptan Sabit Yerel ve Merkezi Erişim Pazarları Analizi” (Pazar Analizi) neticesinde Türk Telekomünikasyon AŞ (Türk Telekom) söz konusu toptan pazarlarda Etkin
Piyasa Gücüne (EPG) sahip işletmeci olarak belirlenmiş ve diğer bazı yükümlülüklerin yanı sıra erişim yükümlülüğü ile referans teklif hazırlama ve yayımlama yükümlülüğüne tabi kılınmıştır. Türk Telekom’a pazar analizi ile getirilen erişim yükümlülüğü, söz konusu işletmecinin diğer işletmecilere toptan seviyede elektronik haberleşme hizmeti sunma yükümlülüğü olup Türk Telekom tarafından son kullanıcılara hizmet sunulması bu yükümlülük kapsamında bulunmamaktadır.
İlgili pazarda Türk Telekom’a getirilen yükümlülükler kapsamında Türk Telekom tarafından diğer işletmecilere toptan seviyede sunulan erişim hizmetine ilişkin usul, esas ve ücretlerin yer aldığı referans teklifler Kurumumuz tarafından onaylanarak yürürlüğe girmektedir. Söz konusu referans tekliflerde Türk
Telekom tarafından toptan düzeyde sunulmakta olan sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ilişkin başvuru, tesis, iptal, tesis adresi değişikliği (nakil) vb. süreçlerin işleyişi de yer almaktadır. Bu çerçevede, Türk Telekom’un perakende seviyede hizmet veren iştiraki olan TTNET AŞ’de dahil olmak üzere Türk
Telekom altyapısını kullanarak hizmet veren tüm internet servis sağlayıcıların (İSS) başvuru, tesis, iptal, tesis adresi değişikliği (nakil) vb. taleplerinin Türk Telekom’a bildirilmesi sonrasında bu talepler referans tekliflerdeki ilgili hükümler doğrultusunda değerlendirilmektedir.
Diğer taraftan, ilgili referans tekliflerde perakende seviyede hizmet veren İSS tarafından Türk Telekom’a iletilen devre tesisi (abonelik başvuruları) taleplerinin aralarında; “Adreste hizmet verilebilir altyapının bulunmaması, Tahsis sırasında kullanılan altyapı bileşenlerinin dolu olması, Altyapının talebi karşılamaya uygun olmaması…” gibi gerekçelerle karşılanamayabileceği hususu da yer almaktadır. Bununla birlikte, Türk Telekom altyapısı üzerinden hizmet sunmak isteyen İSS’lerin tesis talebinde bulundukları adreste altyapının dolu olması/boş port bulunmaması halinde ilgili İSS tarafından “Port Rezervasyon Talebi”nde bulunabilmesine yönelik düzenlemeye de güncel Türk Telekom Referans IP Seviyesinde Veri Akış Erişimi
/
Teklifi’nde yer verilmiş olup Türk Telekom tarafından söz konusu sürece yönelik sistemsel geliştirmelerin tamamlanmasını müteakip port rezervasyonu süreci işletilmeye başlanacaktır.
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 8 ve 9 uncu maddeleri uyarınca şirketler elektronik
haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilmekte olup, işletmeci sayı ve sundukları hizmet ile yetkilendirme bilgilerine “https://yetkilendirme.btk.gov.tr/Yetkilendirme/” adresinden erişim sağlanabilmektedir. Buna göre 7 Ekim 2024 tarihi itibariyle; İnternet Servis Sağlayıcı işletmeci sayısı 329, Altyapı İşletmeciliği Hizmetini bildirim yoluyla yetkilendirilmiş 196 ve kullanım hakkı yoluyla yetkilendirilmiş 14 olmak üzere toplamda 210 adet işletmeci bulunmaktadır.
Kurumumuz tarafından mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen işletmecilerin kapsama yükümlülükleri, ilgili imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde her bir hizmete özel olarak düzenlenmiş olup, işletmeciler kapsama yükümlülükleri çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmaktadır.
İşletmeciler, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde; hâlihazırda 2N hizmetleri için nüfusu
10.000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil edilerek Türkiye nüfusunun en az %90’ını, 3N hizmetleri için nüfusu
1000 ve üzeri yerleşim yerleri dâhil olmak üzere tüm il ve ilçe sınırları içinde kalan nüfusu, 4,5N hizmeti
için Türkiye nüfusunun en az %95’ini ve tüm il ve ilçelerin her birinde nüfusun en az %90’ını kapsamakla yükümlüdür.
25.09.2024 tarihinde Kurumumuz Tüketici Şikayet Yönetim Sistemi (TŞYS) nezdinde yapılan sorgulamada
(T.C.Kimlik No : ) ait iki (2) adet BTK-WEB şikayet kaydına rastlanmıştır. Bununla birlikte Kocaeli ili, ilçesi mahallesine ilişkin yapılan sorgulamalarda ise 01.01.2024 tarihi itibariyle elli dört (54) adet şikayet kaydı tespit edilmiştir.
Başvurucunun talebine ilişkin güncel durumun bildirilmesi için 25.09.2024 tarihinde ilgili işletmeciden bilgi talep edilmiş olup, alınan cevap; TTNET AŞ (TTNET) : ” İletmiş olduğunuz talebinizle ilgili gerekli inceleme ve çalışmalar titizlikle yapılarak tamamlanmıştır. İnternet erişim hizmetinden yaralandığınız lokasyonda Fibernet (H) hizmetinin tesis edilmesine yönelik talebinize istinaden yapılan kontrollerde, söz konusu lokasyonda Fibernet (H) hizmetine ait altyapının bulunmadığı anlaşılmıştır. Mevcut imkanlar doğrultusunda altyapı dönüşümünün henüz gerçekleşmemiş olması nedeniyle hizmet sunumu mümkün olamamaktadır. Bununla birlikte söz konusu lokasyon için fiber altyapı dönüşüm çalışmalarının tamamlanacağı net bir süre bilgisi iletilemeyeceğini üzülerek belirtmek isteriz. Siz değerli müşterimizin kaliteli ve hızlı internet hizmetinden faydalanabilmesi için altyapı dönüşüm talebinizi kayıt altına aldık.
Müşteri odaklılık ilkesince hareket eden Türk Telekom için değerli müşterilerimizden gelen her türlü talep ve öneri, koşulsuz müşteri memnuniyeti hedefimizi gerçekleştirmemizde en önemli rehberdir. Kıymetli zamanınızı ayırarak talebinizi tarafımıza ilettiğiniz için teşekkür ederiz. ” şeklindedir.
Bununla birlikte Türk Telekom tarafından, şikâyete konu lokasyon da kapasite uygunluğu olmaması sebebiyle İSS’lerden gelen tesis talebi başvurularının karşılanamadığı bilgisi Kurumumuza iletilmiştir.
Ayrıca Kocaeli ili ilçesine bağlı nüfusu olan Mahallesine ilişkin
işletmecilerin Kurumumuza ilettiği mobil kapsama bilgilerine göre:
TT Mobil İletişim Hizmetleri AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N
Turkcell İletişim Hizmetleri AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N
Vodafone Telekomünikasyon AŞ tarafından 2N, 3N ve 4.5N teknolojilerinde kapsanmış olduğu görülmektedir.
İşletmecilere altyapı sağlanmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmü bulunmamakla birlikte, 17.11.2020 tarihli ve 2020/İK-YED/313 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Kararı uyarınca, Türk Telekom tarafından hizmet sunulmakta iken, hizmetin artık hiç verilmediği ve böylece hizmetin devamlılığının sağlanmadığı hallerde, ilgili mevzuat çerçevesinde Türk Telekom’dan hizmet devamlılığının sağlanması talep edilebilmektedir. Söz konusu şikayetin kapasite doluluğu yaşanmasına ilişkin olduğu, halihazırda işleyen bir altyapının bulunduğu ve hizmet devamlılığına ilişkin bir ihlal bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Yapılan sorgulamalarda internet hizmeti talep edilen adreste 4.5N hizmetinin verilmekte olduğu anlaşılmış olup evrensel hizmet mevzuatı çerçevesinde ses ve internet hizmeti sunulmayan yerlere hizmet sağlanması sebebiyle söz konusu başvuruda evrensel hizmet mevzuatı kapsamında yapılacak bir işlem bulunmadığı değerlendirilmektedir…” açıklamalarına yer verilmiştir.
3.2) Sabit internet hizmetlerinin 5369 sayılı Kanun kapsamında kalıp kalmadığı ile ilgili incelemeyi
netleştirmek amacıyla, BTK Evrensel Hizmetler Yetkilendirme Birimi Koordinatörü ile yapılan telefon görüşmesinde özet olarak “… sabit internet altyapısı ile ilgili, 13/05/2011 tarihli Bakanlar Kurulu
Karar ile GSM altyapısı olmayan kırsal kesimlere mobil internet altyapısı kurulması için 5369 sayılı
Kanunun 5’inci maddesi gereğince evrensel hizmet kapsamına alınmasında olduğu gibi bir kararın bulunmadığı, ayrıca ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda Evrensel hizmet yükümlüsünün belirlenmesi sürecinde Bakanlık veya BTK tarafından sabit internet hizmeti altayapısı sunulmasına dönük hiç Evrensel hizmet yükümlüsü belirlenmediği, evrensel hizmet yükümlüsünün özellikle coğrafi olarak ulaşım sorunu olan maliyetli olan kırsal yerler için belirlendiği, zaten sabit internet taleplerinin daha çok şehir merkezleri için geldiği, bu nedenle evrensel hizmet kapsamında ele alınmadığı…” yönünde cevap verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
4.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde, “…
Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4.2) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde, “Devletin temel amaç ve görevleri,
Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
4.3) “Haberleşme hürriyeti” başlıklı 22’nci maddesinde, “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir.”,
5) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
5.1) “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili
şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5.2) “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurumun, inceleme ve
araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandıracağı” düzenlenmiştir.
6) 07/04/1983 tarih ve 18011 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2813 sayılı Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’un;
6.1) 27/1/2000 tarih ve 4502 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi ile değişik “Kuruluş” başlıklı 5’inci
maddesinde; “Kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve mali özerkliğe sahip (…) (4) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kurulmuştur.
Kurum, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ile Başkanlık teşkilatından oluşur.
Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kuruma emir ve talimat veremez.
Kurum’un ilişkili olduğu bakanlık Ulaştırma Bakanlığıdır…”
7) 25/06/2005 tarih ve 25856 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5369 sayılı
Evrensel Hizmet Kanunu’nun;
7.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; kamu hizmeti niteliğini haiz, ancak
işletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ve elektronik haberleşme sektörü ile bu Kanun kapsamında belirlenen diğer alanlarda evrensel hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”
7.2) “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde, “Bu Kanunda geçen; …
Bakanlık: Ulaştırma Bakanlığını, Kurum: (Değişik: 5/11/2008-5809/67 md.) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunu, Elektronik haberleşme: İşaret, sembol, ses, görüntü ve elektrik işaretlerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesini, gönderilmesini ve alınmasını, Evrensel hizmet: (Değişik: 5/11/2008-5809/67 md.) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri,
Evrensel hizmet yükümlüsü: (Değişik: 5/11/2008-5809/67 md.) Elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeciyi, …
Evrensel hizmetin net maliyeti: Bir işletmecinin, evrensel hizmet yükümlülüğünün gereklerini yerine getirmek için sağladığı durum ile hiç yükümlü olmasaydı içinde bulunacağı durum arasındaki net maliyet farkını, İşletmeci: İlgili mevzuatına göre Kurumca veya bu Kanun kapsamına alınmış hizmetler bakımından ilgili diğer mercilerce yetkilendirilmiş olan işletmecileri, Alt yapı: (Ek: 5/11/2008-5809/67 md.) Evrensel hizmetin sağlanmasını teminen hizmetin verilebilmesi için gerektiğinde öncelikle fiziki ortamın oluşturulmasına yönelik her türlü teçhizat, ekipman, bilgisayar, yazılım ve donanımı, … ifade eder.”,
7.3) “İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde, “Evrensel hizmetin sağlanmasında ve bu hususta yapılacak
düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
a) Evrensel hizmetten, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin yararlanır.
b) Evrensel hizmet, fert başına gayrisafi yurt içi hasıla tutarı da göz önünde bulundurularak karşılanabilir ve makul fiyat seviyesinde sunulur.
c) Düşük gelirliler, engelliler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan grupların da evrensel hizmetten yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik tedbirler alınır.
d) Evrensel hizmet, önceden belirlenmiş hizmet kalitesi standartlarında sunulur.
e) Evrensel hizmetin sunulmasında ve ulaşılmasında devamlılık esastır.”,
7.4) “İşletmecinin yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinde, “İşletmeciler, bu Kanunda belirlenen
evrensel hizmeti sağlamakla yükümlüdür. İmtiyaz ve görev sözleşmeleri ile ruhsat ve genel izinlerde her ne ad altında olursa olsun 3 üncü maddede belirtilen ilkelere aykırı düzenlemeler yapılamaz.”,
7.5) “Evrensel hizmetin kapsamı” başlıklı 5’inci maddesinde,
“Evrensel hizmet; a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini, /
d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) İnternet hizmetlerini, …
Kapsar.
Evrensel hizmetin kapsamı; ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartları da göz önünde bulundurularak, üç yılı aşmamak üzere belirli aralıklarla, Cumhurbaşkanınca yeniden belirlenebilir.”,
7.6) “Evrensel hizmetin gelirleri” başlıklı 6’ncı maddesinde, “a) (Değişik: 5/11/2008-5809/67
md.)Hazine Müsteşarlığı, Kurumca yapılan yetkilendirme nedeniyle hesaplarına yatırılan yetkilendirme ücretinin % 2’sini yatırıldığı tarihi takip eden ayın sonuna kadar, b) (Değişik: 28/11/2017-7061/83 md.)[9] Türk Telekom yıllık net satış hâsılatının %1’ini, izleyen yılın
Nisan ayı sonuna kadar, Hazine payı ödemekle yükümlü işletmeciler dışındaki işletmeciler yıllık net satış hâsılatının %1’ini, izleyen yılın Haziran ayı sonuna kadar ve faaliyetleri gereği Hazine payı ödemekle yükümlü olduğu halde Hazine payı ödemeyi gerektirmeyen hizmetleri de yürüten işletmeciler Hazine payına esas teşkil etmeyen yıllık net satış hâsılatının %1’ini, evrensel hizmet katkı payı olarak Kurum hesabına izleyen yılın Haziran ayı sonuna kadar yatırır ve Kurum takip eden ayın sonuna kadar, c) (Değişik: 28/11/2017-7061/83 md.)(1) Kurum, Hazine payı ödemekle yükümlü işletmecilerin ödediği payın %10’unu, ödendiği ayı izleyen ayın sonuna kadar, d) Kurum, (…)[10] verdiği idari para cezalarının % 20’sini, tahsil edildiği ayı takip eden ayın sonuna kadar,(10)
e) (Değişik: 1/7/2006-5538/28 md.) Kurum, her üç ayda bir giderlerinin karşılanmasından sonra kalan miktarın % 20’sini, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereği genel bütçeye yapılacak ödemeden önce takip eden ayın onbeşine kadar, Bakanlığa bildirir. Bu meblağ aynı süre içinde Bakanlığın Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına aktarılır ve bütçeye “Evrensel hizmet gelirleri” adı altında gelir kaydedilir…”,
7.7) “Evrensel hizmetin net maliyeti” başlıklı 7’nci maddesinde, “ Evrensel hizmetin net maliyeti;
yükümlü işletmecinin, hizmetleri evrensel hizmet kapsamında karşılamadığı zaman ile evrensel hizmet yükümlüsü olarak karşıladığı zamanki net maliyetleri arasındaki fark esas alınarak hesaplanır.
…
(Ek ikinci fıkra: 5/11/2008-5809/67 md.) Bilgisayar okuryazarlığı da dahil olmak üzere bilgi toplumunun geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla bilgi teknolojilerinin yaygınlaştırılmasına yönelik alt yapı hizmetleri, farklı yayın ortamları ve teknolojisi kullanılarak yapılan sayısal yayıncılığın karasal sayısal vericiler üzerinden ülkemizdeki yerleşim alanlarının tamamını kapsayacak şekilde sunulmasına yönelik alt
yapı hizmetleri ile münhasıran alt yapı kurulumu gerektiren benzeri mal alımlarında bu Kanunda öngörülen evrensel hizmet yükümlüsü olma ve net maliyet şartları aranmaz.
…
(Ek dördüncü fıkra:11/3/2021-7297/5 md.) Bakanlığın talebi üzerine Kurum evrensel hizmet yükümlüsünü ve yükümlülüklerini işin gerekliliklerine göre doğrudan veya bu maddenin beşinci fıkrasında sayılan yöntemlere göre belirlemeye, evrensel hizmetin net maliyetini hesaplamaya, evrensel hizmet yükümlülerine yapılacak her türlü ödemeyi yapmaya, gerektiğinde Kurum bütçesinden ödemeye ve bunları denetlemeye yetkilidir.
”,
8) 10/11/2008 tarih ve 27050 (Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanununun;
8.1) “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; elektronik haberleşme sektöründe
düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.”,
8.2) “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “ (1) Elektronik haberleşme hizmetlerinin yürütülmesi ve
elektronik haberleşme alt yapı ve şebekesinin tesisi ve işletilmesi ile her türlü elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin imali, ithali, satışı, kurulması, işletilmesi, frekans dahil kıt kaynakların planlaması ve tahsisi ile bu konulara ilişkin düzenleme, yetkilendirme, denetleme ve uzlaştırma faaliyetlerinin yürütülmesi bu Kanuna tabidir…”
8.3) “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3’üncü maddesinde; “…
h) Elektronik haberleşme: Elektriksel işaretlere dönüştürülebilen her türlü işaret, sembol, ses, görüntü ve verinin kablo, telsiz, optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektromekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesini, gönderilmesini ve alınmasını, ı) Elektronik haberleşme alt yapısı: Elektronik haberleşmenin, üzerinden veya aracılığıyla gerçekleştirildiği anahtarlama ekipmanları, donanım ve yazılımlar, terminaller ve hatlar da dahil olmak üzere her türlü şebeke birimlerini, ilgili tesisleri ve bunların bütünleyici parçalarını, i) Elektronik haberleşme alt yapısı işletimi: İlgili alt yapıya ilişkin gerekli elektronik haberleşme tesislerinin kurulması, kurdurulması, kiralanması veya herhangi bir surette temin edilmesiyle bu tesisin diğer işletmecilerin veya talep eden gerçek veya tüzel kişilerin kullanımına sunulmasını, j) Elektronik haberleşme hizmeti: Elektronik haberleşme tanımına giren faaliyetlerin bir kısmının veya tamamının hizmet olarak sunulmasını, /
k) Elektronik haberleşme şebekesi: Bir veya daha fazla nokta arasında elektronik haberleşmeyi sağlamak için bu noktalar arası bağlantıyı teşkil eden anahtarlama ekipmanları ve hatlar da dahil olmak üzere her türlü iletim sistemleri ağını, l) Elektronik haberleşme sektörü: Elektronik haberleşme hizmeti verilmesi, elektronik haberleşme şebekesi sağlanması, elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerine yönelik üretim, ithal, satış ve bakım-onarım hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili sektörü, m) Elektronik haberleşme şebekesi sağlanması: Elektronik haberleşme şebekesi kurulması, işletilmesi, kullanıma sunulması ve kontrolünü, …
r) Etkin piyasa gücü: İşletmecinin, ilgili elektronik haberleşme pazarında, tek başına ya da diğer işletmecilerle birlikte, rakiplerinden, kullanıcılarından ve tüketicilerinden fark edilir bir şekilde bağımsız olarak hareket edebilmesine imkân sağlayan ekonomik gücü, …”,
8.4) “İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde; “(1) Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve
şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır.
İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak
düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:
a) Serbest ve etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması.
b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.
c) Kalkınma planları ve üst politika metinleri ile Bakanlık tarafından belirlenen stratejilerin gözetilmesi.
ç) Herkesin, makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi.
d) Aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması.
e) Bu Kanunda aksi belirtilmedikçe ya da objektif nedenler aksini gerektirmedikçe, niteliksel ve niceliksel devamlılık, düzenlilik, güvenilirlik, verimlilik, açıklık, şeffaflık ve kaynakların verimli kullanılmasının gözetilmesi.
f) Elektronik haberleşme sistemlerinin uluslararası normlara uygun olması.
g) Teknolojik yeniliklerin uygulanması ile araştırma-geliştirme faaliyet ve yatırımlarının teşvik edilmesi.
/
ğ) Hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi.
h) Millî güvenlik ile kamu düzeni gereklerine ve acil durum ihtiyaçlarına öncelik verilmesi.
ı) Bu Kanunda, ilgili mevzuatta ve yetkilendirmelerde açıkça belirlenen durumlar haricinde, işletmecilerin, arabağlantı da dahil olmak üzere erişim ücretleri ile hat ve devre kiralarını da kapsayacak biçimde, elektronik haberleşme hizmeti sunulması karşılığı alacakları ücretleri serbestçe belirlemesi.
i) Elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin kurulması, kullanılması ve işletilmesinde insan sağlığı, can ve mal güvenliği, çevre ve tüketicinin korunması açısından asgarî uluslararası normların dikkate alınması.
j) Elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulmasında ve bu hususlarda yapılacak düzenlemelerde tarafsızlığın sağlanması.
k) Teknolojik yeniliklerin kullanılması da dahil olmak üzere engelli, yaşlı ve sosyal açıdan korunmaya muhtaç diğer kesimlerin özel ihtiyaçlarının dikkate alınması.
l) Bilgi güvenliği ve haberleşme gizliliğinin gözetilmesi.”,
8.5) “Bakanlığın görev ve yetkileri” başlıklı 5’inci maddesinde; “ (1) Bakanlığın elektronik haberleşme
sektörüne ilişkin yetki ve görevleri şunlardır:
a) Numaralandırma, internet alan adları, uydu pozisyonu, frekans tahsisi gibi kıt kaynaklara dayalı elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin strateji ve politikaları belirlemek.
b) Elektronik haberleşme sektörünün; serbest rekabet ortamında gelişimini teşvik etmeye ve bilgi toplumuna dönüşümün desteklenmesini sağlamaya yönelik hedef, ilke ve politikaları belirlemek ve bu amaçla teşvik edici tedbirleri almak.
…”,
8.6) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Kurumun görev ve yetkileri
şunlardır:
a) Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.
b) Bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere aykırı olarak, elektronik haberleşme sektöründe ortaya çıkan rekabet ihlallerini denetlemek, yaptırım uygulamak, mevzuatın öngördüğü hallerde elektronik haberleşme sektöründe rekabet ihlallerine ilişkin konularda Rekabet Kurumundan görüş almak.
c) Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.
ç) İşletmeciler ile tüketicileri ilgilendiren Kurul kararlarını gerekçe ve süreçleri ile kamuoyuna açık tutmak.
d) Bu Kanun çerçevesinde gerektiğinde işletmeciler arasında uzlaştırma prosedürünü işletmek, uzlaşma sağlanamadığı takdirde ilgili taraflar arasında aksi kararlaştırılıncaya kadar geçerli olmak üzere gerekli tedbirleri almak.
e) Elektronik haberleşme sektöründeki gelişmeleri takip etmek, sektörün gelişimini teşvik etmek amacıyla gerekli araştırmaları yapmak veya yaptırmak ve bu konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği halinde çalışmak.
f) Bu Kanunun 5 inci maddesinin (a) bendini de göz önünde bulundurarak, elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulması ve elektronik haberleşme şebeke ve altyapılarının tesis ve işletilmesi için gerekli olan frekans, uydu pozisyonu ve numaralandırma planlamasını ve tahsisini yapmak.
g) Elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak.
…
l) Yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.
…
ö) Elektronik haberleşme sektörüne yönelik pazar analizleri yapmak, ilgili pazarı ve ilgili pazarda etkin piyasa gücüne sahip işletmeci veya işletmecileri belirlemek.
p) Elektronik haberleşme sektörü ile ilgili uluslararası birlik ve kuruluşların çalışmalarına katılmak, kararların uygulanmasını takip etmek ve gerekli koordinasyonu sağlamak.
…
s) Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak.
ş) Elektronik haberleşme sektörüne yönelik olarak, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.
t) Ara bağlantı ve ulusal dolaşım da dahil erişim ile ilgili uygulanacak usul ve esasları belirlemek ve mevzuatın öngördüğü düzenlemeleri yapmak, elektronik haberleşme sağlanması amacıyla imzalanan
anlaşmaların rekabeti kısıtlayan, mevzuata ve/veya tüketici menfaatlerine aykırı hükümler içermemesi amacıyla mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak.
u) İlgili kanun hükümleri dahilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dahil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirlemek, denetlemek, denetlettirmek ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemek.
…”
8.7) “Rekabetin sağlanması” başlıklı 7’nci maddesinde; “ …
(3) Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir. Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir.”,
8.8) “Elektronik haberleşme hizmetlerinin yetkilendirilmesi” başlıklı 8’inci maddesinde; “(1)
Bakanlığın strateji ve politikaları da dikkate alınarak Kurumca yapılacak yetkilendirmeyi müteakip, elektronik haberleşme hizmeti verilebilir ve/veya elektronik haberleşme şebekesi veya alt yapısı kurulup işletilebilir.
(2) İhtiyaç duyulan elektronik haberleşme hizmeti ve/veya şebekesi veya altyapısının öncelikle Kurumca yetkilendirilmiş işletmecilerden karşılanması esastır…”
8.9) “Tarifelerin düzenlenmesine ilişkin ilkeler” başlıklı 14’üncü maddesinde; “ (1) Kurum, her türlü
elektronik haberleşme hizmetinin sunulması karşılığında uygulanacak tarifelere ilişkin düzenlemeleri
yaparken, aşağıdaki ilkeleri göz önünde bulundurur:
a) Kullanıcıların makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi.
b) Tarifelerin, 5369 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen ihtiyaç sahibi kesimlere mahsus, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri saklı olmak üzere, benzer konumdaki kullanıcılar arasında haklı olmayan nedenlerle ayrım gözetilmeksizin adil ve şeffaf olması.
c) Tarifelerin, sunulan elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin maliyetleri mümkün olduğunca yansıtması.
ç) Bir hizmetin maliyetinin diğer bir hizmetin ücreti yoluyla desteklenmemesi veya karşılanmaması.
d) Tarifelerin, rekabetin engellenmesi, bozulması veya kısıtlanmasına neden olacak şekilde belirlenmemesi.
e) Uluslararası uygulamaların uygun olduğu ölçüde dikkate alınması.
/
f) Tarifelerin, teknolojik gelişmeyi ve yeni teknolojilerin makul fiyatlarla kullanılmasına olanak veren yatırımları teşvik edecek nitelikte olması.
g) Tüketici menfaatinin gözetilmesi.
ğ) Tüketicilerin tarifelere ilişkin hususları bilmesinin sağlanması.
h) Rakip işletmecilerin kendi kullanıcılarına sunacağı elektronik haberleşme hizmetleri için etkin piyasa gücüne sahip işletmeciden talep edeceği temel girdi niteliğinde olan elektronik haberleşme hizmetlerinde oluşan fiyatları da dikkate alması.”,
8.10) “Eşit hizmet alabilme hakkı” başlıklı 47’nci maddesinde; “(1) İşletmeciler, sağladıkları elektronik
haberleşme hizmetlerini benzer konumdaki tüketici ve son kullanıcılara eşit koşullarda ve ayrım gözetmeden sunmakla yükümlüdür. Kurum bu madde ile ilgili usul ve esasları belirler.”,
8.11) “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48’inci maddesinde; “(1) Kurum, elektronik
haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.”,
8.12) “Hizmet kalitesi” başlıklı 52’nci maddesinde; “ Kurum hizmet kalite seviyesine ilişkin olarak
tüketici ve son kullanıcıların kapsamlı, yeterli ve anlaşılabilir bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, hizmet kalitesinin seviyesine ilişkin ölçütleri, işletmeciler tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirleyebilir.
(2) İşletmeciler, Kurum tarafından elektronik haberleşme hizmetlerinin hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin her türlü bilgiyi ve hizmet kalite standartlarına uyumu istenen şekilde ve belirlenen sürede sağlamakla yükümlüdür. Kurum belirleyeceği usul ve esaslarla işletmeciler tarafından gönderilen hizmet kalitesine ilişkin bilgileri yayımlayabileceği gibi, işletmecilere yayımlama yükümlülüğü de getirebilir. Kurum bilgilerin doğruluğunu ve hizmet kalitesi ölçüt ve standartlarına uyumu denetleyebilir veya denetletebilir.
(3) Kurum işletmecilere, elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik haberleşme alt yapı veya şebeke unsurlarına yönelik hizmet seviyesi taahhütleri hazırlama ve bu taahhütleri belirlenen biçimde ve sürede yayımlama yükümlülüğü getirebilir. Kurum, işletmecilerden, hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapılmasını isteyebilir. İşletmeciler, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür…”
9) 29/06/2006 tarih ve 26213 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Evrensel Hizmet Gelirlerinin Tahsili
ve Giderlerin Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in;
9.1) “Evrensel hizmet yükümlüsünün belirlenmesi” başlıklı 8’inci maddesinde,
“(1) Bakanlık aşağıdaki hükümler dahilinde evrensel hizmet yükümlüsünü belirler.
a) Bakanlık, evrensel hizmetin götürüleceği yerleri, verilmesi gerekli hizmet türlerini tespit eder ve yayınlar.
/
b) Elektronik haberleşme alt yapısından yoksun olan bölgelere götürülecek her bir hizmet için evrensel hizmet yükümlülüğüne talip olan işletmeciler;
1) Hizmetin sunulacağı bölgeye,
2) Bu bölgedeki mevcut ve planlanmış elektronik haberleşme alt yapısına,
3) Vereceği hizmet türlerine,
4) Maliyetlerine,
5) Uygulayacağı fiyatlara,
6) Planlanmış gelirleri ve bunların toplam gelirler içindeki dağılımına,
7) Potansiyel abone sayısına,
8) Hizmet kalitesine,
9) Evrensel hizmete dayalı olarak planladığı iş kapsamı ile ilgili mali ölçütlere ve benzeri hususlara ilişkin
bilgi ve belgelerini, Bakanlığa verir.
c) Yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler dışında, Bakanlık gerekli gördüğü diğer hususlara ilişkin bilgi ve belgeleri de isteyebilir.
ç) (Değişik: RG-20/04/2007-26499) Ancak,
1) Bilgi teknolojilerinin yaygınlaştırılmasına ve kullanımına yönelik uygun fiziki ortamın oluşturulması
amacıyla yapılacak her türlü araç, gereç, bilgisayar, yazılım ve donanımlar ile ilgili alımlarda,
2) Farklı yayın ortamları ve teknolojisi kullanılarak yapılan sayısal yayıncılığın (DVB-T, DVB-S, DVB-C)
karasal sayısal vericiler üzerinden ülkemizdeki yerleşim alanlarının tamamını kapsayacak şekilde sunulmasını teminen iletim, verici, test cihazları, ölçü aletleri gibi ihtiyaç duyulan diğer teknik teçhizat alımı ve kurulumunda (b) ve (c) bentleri uygulanmaz.
d) Bakanlık, evrensel hizmet yükümlüsünü, söz konusu hizmet için talepte bulunan işletmeciler arasından ihale ile belirler. Yükümlülük süresi, bu hizmetin kesintisiz ve evrensel hizmet desteği olmaksızın sürdürülebilmesini teminen amortisman süreleri de göz önünde bulundurularak asgari beş yıl olarak belirlenir.
e) Bakanlık, merkeze uzak ve kırsal bölgelerden oluşan yüksek maliyet alanlarına hizmetin götürülebilmesi için uygun teknoloji seçenekleri ile işletmecilerin ilgili bölge ve/veya pazardaki büyüklüklerini göz önünde
/
bulundurarak ilgili mevzuat hükümleri dahilinde işletmeciler arasından gerektiğinde geçici evrensel hizmet yükümlüsünü belirleyebilir. Bu durumda yükümlü işletmeci maliyetini ispatlamak zorundadır.
f) Bakanlık belirlenen işletmeciye “Evrensel Hizmet Yükümlülük Belgesi” verir.
(2) (Ek:RG-1/9/2021-31585) Bakanlık veya Bakanlığın talebi üzerine Kurum evrensel hizmet yükümlüsünü ve yükümlülüklerini işin gerekliliklerine göre doğrudan veya birden fazla işletmeci arasından; evrensel hizmetlerin en düşük bedelle sunulması ya da belirli bir bedel karşılığında evrensel hizmetlerin azami ölçekte sunulması esasına göre belirlemeye, evrensel hizmetin net maliyetini hesaplamaya, evrensel hizmet yükümlülerine yapılacak her türlü ödemeyi yapmaya, gerektiğinde Kurum bütçesinden ödemeye ve bunları denetlemeye yetkilidir. Kurum, evrensel hizmete ilişkin gerçekleştireceği faaliyetlere yönelik düzenlemeleri belirleyebilir.
(3) (Ek:RG-1/9/2021-31585) Evrensel hizmet yükümlüsünün doğrudan belirlendiği hallerde, evrensel hizmet kısımlara bölünerek hizmetin yerine getirilmesi için birden fazla işletmeci de evrensel hizmet yükümlüsü olarak tayin edilebilir. Evrensel hizmet yükümlüsünün doğrudan belirlendiği haller dışında, işin niteliğine göre birden fazla sayıda işletmeci davet edilerek ikinci fıkrada sayılan ve ihtiyaçlara göre belirlenebilecek sair yöntemler çerçevesinde ihale yapılmak suretiyle de evrensel hizmet yükümlüsü belirlenebilir. İhaleyle ilgili izlenecek yönteme ilişkin hususlar proje dokümanları ve ilgili şartnamelerde belirtilir.
(4) (Ek:RG-1/9/2021-31585) Mobil genişbant, eve/binaya kadar fiber (FTTH, FTTB) veya diğer sabit genişbant internet hizmetlerinin bulunmadığı yerlere bu hizmetlerin götürülebilmesi için işletmecinin yetkilendirmesi kapsamında kurmuş olduğu şebekeye dahil edilmek ve altyapı kurulum maliyetleri, net maliyeti aşmayacak şekilde kısmen karşılanmak üzere talip olan işletmeciler arasından evrensel hizmet yükümlüsü veya yükümlüleri belirlenebilir. Söz konusu altyapılar, işletmecinin yetkilendirme süresi sonunda diğer altyapılarla birlikte Kuruma veya Kurumun göstereceği kuruluşa devredilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
10) 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne
İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin;
10.1) “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19’uncu maddesinde; “(1) İşletmeciler; Kurum
düzenlemeleri, ilgili mevzuat ve Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Sürelerinde öngörülen şartlara ve aşağıda yer alan kayıt, kural ve yükümlülüklere uygun olarak elektronik haberleşme hizmetini sunma hakkına sahiptir.
…
g) (Değişik:RG-11/6/2016-29739) Hizmetin devamlılığı: İşletmeci, yetkilendirildiği kapsamda sunduğu elektronik haberleşme hizmetini ve/veya kurduğu şebeke ve altyapısının işletimini durdurmadan veya hizmeti sunmakla yükümlü olduğu yetkilendirme alanından geri çekmeden önce abonelik sözleşmelerindeki yükümlülüklerini ifa ettiğini ve hizmetin durdurulması veya sunulan alandan geri çekilmesine ilişkin objektif nedenleri Kuruma bilgi ve belgeleriyle bildirir. Kurum tarafından gerekli görülmesi durumunda
/
ilave bilgi ve belge istenebilir ve/veya yerinde tespit yapılabilir. İşletmeci, hizmetin kesintisiz olarak sunulması için gereken tedbirleri almakla yükümlüdür.
…
ü) Değişen şartlar: İşletmeci, yetkilendirildiği tarihte öngörülemeyen ancak daha sonra ortaya çıkan şartlar çerçevesinde Kurum tarafından belirlenecek düzenlemelere uymakla yükümlüdür.
IV. KAMU DENETÇİSİ Av. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
11) Kamu Denetçisi tarafından dosya kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru konusuna
ilişkin olarak hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
12) Başvuran özetle; Kocaeli ili, İlçesi’nde 9 yıldır ikamet ettiği bölgede yalnızca birkaç ay evde
internet hizmeti alabildiğini, geriye kalan dönemlerde farklı internet sağlayıcılarına başvurmasına rağmen internet fiziki alt yapısını sunan TTNet’in “Boş port yok” veya “Bölgenizde kullanım yoğunluğu var” gibi gerekçeler ile evde internet hizmetinden mahrum bırakıldığını, hem BTK hem de Türk Telekom’a farklı kanallardan yaptığı başvurularına matbu metinler ile cevap verdiklerini, cevaplarında özellikle telefondan internete bağlanma imkânı olduğunun gerekçe gösterildiğini iddia ve ifade ederek, evde internet hizmetinin karşılanmasına yönelik gerekli altyapı çalışmalarının yapılmasını talep etmektedir.
13) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından verilen cevabi yazılarda özetle;
13.1) BTK’nın 31/12/2019 tarihli ve 2019/DK-SRD/338 sayılı Kararı ile onaylanarak yürürlüğe giren
“Toptan Sabit Yerel ve Merkezi Erişim Pazarları Analizi” (Pazar Analizi) neticesinde Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Türk Telekom) söz konusu toptan pazarlarda Etkin Piyasa Gücüne (EPG)
sahip işletmeci olarak belirlendiği ve diğer bazı yükümlülüklerin yanı sıra erişim yükümlülüğü ile referans teklif hazırlama ve yayımlama yükümlülüğüne tabi kılındığı,
13.2) Ayrıca, yükümlü işletmeci konumundaki Türk Telekom veya EPG olarak belirlenmeyen altyapı
işletmeciliği yetkilendirmesine sahip diğer işletmecilerin altyapılarının bulunmadığı yerlere ilişkinevrensel hizmet kapsamında yürütülen faaliyetler hariç olmak üzere- yatırım kararları ile mevcut şebekelerindeki kapasite artırım kararlarının ilgili işletmeciler tarafından alındığı,
13.3) Türk Telekom’a pazar analizi ile getirilen erişim yükümlülüğünün, söz konusu işletmecinin diğer
işletmecilere toptan seviyede elektronik haberleşme hizmeti sunma yükümlülüğü olup Türk Telekom tarafından son kullanıcılara hizmet sunulmasının bu yükümlülük kapsamında bulunmadığı, yani ilgili pazarda Türk Telekom’a getirilen yükümlülükler kapsamında Türk Telekom tarafından diğer işletmecilere toptan seviyede sunulan erişim hizmetine ilişkin usul, esas ve ücretlerin yer aldığı referans tekliflerin BTK tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiği, söz konusu referans tekliflerde Türk Telekom tarafından toptan düzeyde sunulmakta olan sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ilişkin başvuru, tesis, iptal, tesis adresi
/
değişikliği (nakil) vb. süreçlerin işleyişinin de yer aldığı, bu çerçevede, Türk Telekom’un perakende seviyede hizmet veren iştiraki olan TTNet AŞ’de dahil olmak üzere Türk Telekom altyapısını kullanarak hizmet veren tüm internet servis sağlayıcıların (İSS) başvuru, tesis, iptal, tesis adresi değişikliği (nakil) vb.
taleplerinin Türk Telekom’a bildirilmesi sonrasında bu taleplerin referans tekliflerdeki ilgili hükümler doğrultusunda değerlendirildiği,
13.4) Diğer yandan, perakende seviyede hizmet veren İSS tarafından Türk Telekom’a iletilen devre tesisi
(abonelik başvuruları) talepleri arasında; “Adreste hizmet verilebilir altyapının bulunmaması, tahsis sırasında kullanılan altyapı bileşenlerinin dolu olması, altyapının talebi karşılamaya uygun olmaması…” gibi gerekçelerle karşılanamayabileceği hususunun da yer aldığı; ancak Türk Telekom altyapısı üzerinden hizmet sunmak isteyen İSS’lerin tesis talebinde bulundukları adreste altyapının dolu olması/boş port bulunmaması halinde ilgili İSS tarafından “Port Rezervasyon Talebi”nde bulunabilmesine yönelik düzenlemeye güncel Türk Telekom Referans IP Seviyesinde Veri Akış
Erişimi Teklifi’nde yer verilmiş olduğu, Türk Telekom tarafından söz konusu sürece yönelik sistemsel geliştirmelerin tamamlanmasını müteakip port rezervasyonu sürecinin işletilmeye başlanacağı,
13.5) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 8 ve 9 uncu maddeleri uyarınca şirketlerin elektronik
haberleşme hizmeti sunmak üzere BTK tarafından yetkilendirildiği, işletmeci sayısı ve sundukları hizmet ile yetkilendirme bilgilerinin “https://yetkilendirme.btk.gov.tr/Yetkilendirme/” adresinde güncel hali ile yayımlandığı, buna göre 7 Ekim 2024 tarihi itibariyle; İnternet Servis Sağlayıcı işletmeci sayısının 329 adet olduğu, Altyapı İşletmeciliği Hizmetini sunan bildirim yoluyla yetkilendirilmiş olan 196 adet ve kullanım hakkı yoluyla yetkilendirilmiş olan 14 adet olmak üzere toplamda 210 adet işletmecinin bulunduğu,
13.6) Şikâyete konu edilen adreste Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi Sistemi (EHABS) üzerinde
incelemeler yapıldığında ilgili adresin bulunduğu Sokakta sadece Türk Telekomünikasyon
A.Ş.’ye ait haberleşme altyapısı bulunduğu, ve Türk Telekom tarafından, şikâyete konu lokasyonda kapasite uygunluğu olmaması sebebiyle İSS’lerden gelen tesis talebi başvurularının karşılanamadığı bilgisinin verildiği, 25.09.2024 tarihinde BTK Tüketici Şikayet Yönetim Sistemi (TŞYS) nezdinde yapılan sorgulamada ait iki (2) adet BTK-WEB şikayet kaydına rastlandığı, bununla birlikte
Kocaeli ili, ilçesi mahallesine ilişkin yapılan sorgulamalarda ise 01.01.2024 tarihi itibariyle elli dört (54) adet şikayet kaydı oluşturulduğu,
13.7) BTK olarak, ilgili mevzuat hükümlerinin kendisine verdiği görev ve yetki kapsamında, fiber/optik
altyapı başta olmak üzere elektronik haberleşme altyapısının gelişmesini, maliyetlerinin düşmesini, haberleşme hizmetlerine erişimin kolaylaşmasını ve işletmeciler arasında tesis paylaşımı hizmetlerinin artmasını sağlamaya, ayrıca işletmecilerin elektronik haberleşme altyapılarını geliştirmelerini, daha etkin ve kaliteli hizmet sunmalarını teşvik etmeye ve kolaylaştırmaya dönük düzenleme ve faaliyetlere devam edildiği,
13.8) BTK tarafından, mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen işletmecilerin
kapsama yükümlülüklerinin ilgili imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde her birinin hizmete özel olarak düzenlendiği, işletmecilerin kapsama yükümlülükleri çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sundukları, bu çerçevede hâlihazırda 2N hizmetleri için nüfusu 10.000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil edilerek Türkiye nüfusunun en az %90’ını, 3N hizmetleri için nüfusu 1000 ve üzeri yerleşim yerleri
/
dâhil olmak üzere tüm il ve ilçe sınırları içinde kalan nüfusu, 4,5N hizmeti için Türkiye nüfusunun en az
%95’ini ve tüm il ve ilçelerin her birinde nüfusun en az %90’ını kapsamakla yükümlü olduklarının vurgulandığı, Kocaeli ili ilçesine bağlı nüfusu olan ilişkin TT
Mobil, Turkcell ve Vodafone tarafından 2N,3N ve 4,5 N mobil teknolojiler kullanılarak haberleşme hizmetinin sunulduğu belirtilerek, sabit internetten yararlanamayanların alternatif olarak mobil internete yönlendirildiği,
13.9) BTK tarafından, söz konusu bölgede tek sabit internet altyapısı bulunduğu belirtilen Türk
Telekom’dan konuya ilişkin bilgi talep edildiği ve Türk Telekom tarafından özet olarak, kalıcı çözüm için ilgili lokasyona bir FTTH projesi (fiber altyapı dönüşüm çalışması) hazırlanmasının planlandığı ve projenin ticari olarak uygun görülmesi halinde benzer taleplerin karşılanacağı, şikayet sahibinin ilgili işletmeciye başvuruda bulunması durumunda kapasite uygunluğu oluştuğunda ve çalışmalar tamamlandığında kısa mesajla bilgilendirme yapılacağı, şeklinde cevap verildiği, Kurumumuz tarafından sürece ilişkin detay bilgi talep edilmesi üzerine ise “… mevcut imkanlar doğrultusunda altyapı dönüşümünün henüz gerçekleşmemiş olması nedeniyle hizmet sunumu mümkün olamamaktadır. Bununla birlikte söz konusu lokasyon için fiber altyapı dönüşüm çalışmalarının tamamlanacağı net bir süre bilgisi iletilemeyeceğini üzülerek belirtmek isteriz…” şeklinde olumlu cevap verilmediği, Tespit edilmiştir.
14) Bilindiği üzere, internet hizmeti eğitim, sağlık, ekonomi, savunma vb. pek çok alanda artık bilgiye
ulaşım boyutu ile hayatın her alanında vazgeçilmez bir konuma gelmiştir. İnternet hizmeti artık sadece kişisel kullanımlarda değil kamusal faaliyetlerde de etkin olarak kullanılmaktadır. Özellikle COVİD 19 pandemisi sürecinde insanların ihtiyaçlarının çok büyük bir kısmını internet ile yapması bu hizmeti daha önemli bir hale getirmiştir. Artık hayatın ayrılmaz bir parçası haline gelen internet erişimine yönelik taleplerin doktrinde temel hak olarak gündeme geldiği de görülmektedir (İsmail Yüksel, Ankara Barosu Dergisi, 2022/3, s.147). Nitekim Anayasa’nın 5’inci maddesinde, “Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak”, devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, 22’nci maddesinde ise “Herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu” belirtilmiştir. Bilgi ve iletişimi içeren, telekomünikasyon sektörü olarak tanımlanan bu alanda, telefon, posta vb. hizmetler yanında internet sektörü altyapısı da önemli bir yer tutmaktadır. Bu konuda oluşan ihtiyaçlar, devletlerin düzenleme yapmalarını ve müdahalede bulunmalarını zorunlu hale getirmektedir.
15) Kurumumuza daha önce, “altyapı olmadığı veya “port eksikliği” nedeniyle sabit internet hizmetine
ulaşılamadığı hususlarında yapılan başvurulara ilişkin Kurumumuz tarafından tavsiye kararları verildiği, son olarak 08/03/2024 tarih ve 2024/3551 numaralı başvuru ile ilgili verilen 12/06/2024 tarih ve 2024/6408S.24.10064 sayılı Tavsiye Kararında özet olarak “… evrensel hizmetten Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkesin, bölge ve yaşadığı yer ayrımı gözetilmeksizin yararlanacağı hükmünün mevzuatta emredici nitelikte olduğundan ve başvuruya konu bölgeye internet hizmetinin ne zaman sağlanacağı yönünde belirli bir süreç öngörülmediğinden, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ve Bilgi
Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından ilgili yükümlü işletmeciye kanunun emredici hükmünü uygulaması ve altyapı çalışmalarının yapılması amacıyla gerekli işlemlerin tesis ettirilmesi hususunda öneri ve uyarılarda bulunulması gerektiği…” gerekçesi ile BTK’ya yönelik Tavsiye Kararı verilmiştir.
Ancak BTK tarafından daha önceki kararlarımıza dönük cevap yazılarında olduğu gibi Tavsiye Kararımıza yönelik cevap yazısında özetle, başvuru konusu talebin evrensel hizmet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, çünkü ilgili mevzuat kapsamında EHK’nın 2’nci ve 4’üncü maddesi çerçevesinde
/
yalnızca Türk Telekom değil hizmetin niteliğine göre tüm işletmecilerin evrensel hizmeti sağlamakla yükümlü kılınabileceği dikkate alındığında Türk Telekom’un doğrudan ve her durumda evrensel hizmet yükümlüsü olduğunu değerlendirmenin mümkün olmadığını, Türk Telekom’un evrensel hizmet yükümlüsü olarak kılınacak olduğunda bunun Bakanlık ve Kurum düzenlemeleri çerçevesinde tesis edilmesi gerektiğini, EHK’da internet hizmetine yer verilmekle birlikte, sabit veya mobil internet hizmeti şeklinde bir ayrım yapılmadığından ve başvurucunun belirtiği adreste internet hizmeti verildiğinden başvurunun
EHK kapsamında değerlendirilemediğini ifade etmektedir.
16) Başvuranın iddia ve talepleri ile BTK’nın bu konudaki gerekçeleri dikkate alınarak başvurunun
incelenmesi kapsamında, ilk olarak 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında sabit internet altyapısı taleplerinin değerlendirilmesi, ikinci olarak 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında sabit internet altyapısı taleplerinin değerlendirilmesi, üçüncü olarak mobil internet ile sabit internetin birbirlerinin alternatifi olup olmadığının değerlendirilmesi, dördüncü olarak BTK ve Türk Telekom’un ilgili mevzuat hükümleri kapsamında telekomünikasyon sektöründe konumlarının değerlendirilmesi ve bu değerlendirmelerin somut olaya uygulanması suretiyle değerlendirme yapılacaktır.
17) Sabit internet altyapısı taleplerinin 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında
değerlendirilmesi:
17.1) Telekomünikasyon sektörünün yaptığı hizmetlerin özelliği gereği 1990’lı yıllara kadar bu hizmetler
devlet tarafından verilmekteydi. Değişen ve hızla gelişen teknolojik koşullar telekomünikasyon sektörünün de yapısını değiştirmiş, özelleştirmeyi ve rekabeti ortaya çıkarmıştır. Türk Telekom’un özelleştirme süreci ise 1990’lı yıllarda başlamış, son olarak yapılan yasal düzenleme neticesinde 2000’li yılların başlarında özelleştirme süreçleri çıkarılan kanunlar ile peyderpey tamamlanmıştır. Doğrudan devlet tarafından sunulan hizmetler özel sektör tarafından sunulmaya başlanmış; ancak devletin bu alandaki görev ve yetkisi tamamen ortadan kaldırılmamış, özellikle bazı gelişmiş ülke örneklerinde olduğu gibi devletlerin düzenleyici ve denetleyici fonksiyonu ile sektör içerisindeki faaliyeti devam etmiştir. Bu şekilde yeni düzenlemeler yapma gereksinimi doğmuş, “evrensel hizmet” konusu gündeme gelmiş ve 2005 yılında 5369 sayılı Kanun ile
“evrensel hizmet” kavramı Türk Hukukuna girmiştir.
17.2) 5369 sayılı Kanuna ilişkin hazırlanan tasarının “Genel Gerekçesi”nde bu duruma atıf yapılmıştır.
Buna göre gerekçede özet olarak; “ Dünyanın en önemli sektörlerinden biri olan elektronik haberleşme sektöründe, bilgi ve iletişim teknolojilerinin gerektirdiği çağdaş hizmet sunumuna ülkemizde de ulaşılması gerekmektedir. Bu durum Avrupa Birliğine uyum için de önem arz etmektedir.
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun 1 inci maddesi uyarınca; Türk Telekom, görev sözleşmesinde
belirlenen asgari hizmetleri sunmakla yükümlüdür. Türk Telekom, Telekomünikasyon Kurumu ile imzalamış olduğu görev sözleşmesine göre, ankesörlü veya kontörlü telefon hizmetleri, acil yardım çağrıları ve rehber hizmetlerini asgari hizmet olarak yürütmekle görevlendirilmiştir. Ancak, Türk
Telekomun tekel hakkı ortadan kalkmış ve Türk Telekom ile aynı türden hizmetleri sunmak için başka işletmeciler de yetkilendirilmiştir. Keza, Türk Telekomun özelleştirilmesinin önündeki engeller de mevzuat değişikliğine müsteniden kaldırılmıştır. Gelinen bu noktada, evrensel hizmet yükümlülüğü konusunda kapsamlı bir düzenlemeye gerek görülmüştür.
Ülkemizde de, evrensel hizmet sunmanın sağlayacağı yararlar gözetilerek, evrensel hizmet kapsamına girecek elektronik haberleşme hizmeti türlerinin, kapsamının ve evrensel hizmet yürütecek işletmecilerin
/
net maliyetinin belirlenmesi ve bu maliyetin karşılanması gerekmektedir. Keza, bu faaliyetleri yürütmekle görevli bir organizasyona da ihtiyaç vardır…” şeklinde açıklamalara yer verilmiştir. (Evrensel Hizmetin
Sağlanması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporları, Genel Gerekçe, 23/05/2005).
17.3) 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununun 1’inci maddesinde kanunun amacı; kamu hizmeti niteliğini
haiz, ancak işletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ve elektronik haberleşme sektörü ile bu Kanun kapsamında belirlenen diğer alanlarda evrensel hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemek olarak ifade edilmiştir. Türk
Telekom’un özelleştirilmesi ve 5369 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesi, Türk Telekom dışında evrensel hizmet sunan işletmecilerin varlığını ortaya çıkarmıştır. Yeni oluşan hukuki statü dikkate alınarak kanunun amacı ve evrensel hizmetin tanımı ortaya konulmuştur. Bu doğrultuda Kanunun “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinin gerekçesinde “Kamu hizmetlerinden herkesin yararlanma hakkı vardır ve vatandaşlar bu haktan ekonomik ve mali gerekçeler nedeniyle mahrum bırakılmamalıdır. Bu genel ilke gözetildiğinde, işletmecilerin bu gerekçelerle yatırım yapmaktan kaçındıkları coğrafi alanlara da hizmetlerin götürülmesi gerekmektedir. Bu gerekliliğin sağlanması ve kaynaklarının oluşturulması Devletin görevleri arasındadır…” açıklaması yapılmış ve madde ile evrensel hizmet niteliği bulunan hizmetlerin, sağlanması, yürütülmesi ve bu yükümlülüğün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi tasarının amacı olarak düzenlenmiştir.
17.4) Kanunun 2’nci maddesinde Kanuna adını veren “Evrensel hizmet”, “Türkiye Cumhuriyeti sınırları
içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri”; “Evrensel hizmet yükümlüsü”, “Elektronik haberleşme sektöründe, ilgili mevzuatına göre
Kurumca yetkilendirilmiş ve bu Kanun kapsamındaki hizmetleri sağlamakla yükümlü kılınan işletmeciyi”; “İşletmeci”, “İlgili mevzuatına göre Kurumca veya bu Kanun kapsamına alınmış hizmetler bakımından ilgili diğer mercilerce yetkilendirilmiş olan işletmecileri; “Alt yapı”, “Evrensel hizmetin sağlanmasını teminen hizmetin verilebilmesi için gerektiğinde öncelikle fiziki ortamın oluşturulmasına yönelik her türlü teçhizat, ekipman, bilgisayar, yazılım ve donanımı” şeklinde tanımlanmıştır. Kanun’un “İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinde ise; evrensel hizmetin sağlanmasında ve yapılacak düzenlemelerde; ülke sınırları içerisinde yaşayan herkesin bölge ve yaşadığı yer ayrımı gözetilmeksizin bu hizmetlerden karşılanabilir ve makul fiyatlar seviyesinde ve önceden belirlenmiş hizmet kalitesi standartlarında yararlanabileceği, düşük gelirliler ile özürlüler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan gruplar için uygun fiyatlandırma ve teknolojik seçeneklerin uygulanabilmesine yönelik tedbirlerin alınacağı vurgulanarak, hizmetlerin sunulmasında ve ulaşılmasında devamlılık sağlanacağı belirtilmiştir. Kanunun 4’üncü maddesi ile evrensel hizmet sunmakla yükümlü olan işletmecinin ilkelere uygun davranmasına vurgu yapılmıştır. Örneğin ilkeler arasında sayılan evrensel hizmetlerin devamlılığını nasıl anlamamız gerektiğine ilişkin doktrinde devamlılık ile düzenlilik arasında sıkı bir bağ söz konusu olduğuna vurgu yapılmıştır. Buna göre, düzenlilik hizmetin işleyişiyle ilgilidir, bu işleyiş önceden belirlenmiş koşullara uygun olmalıdır, sadece sürekli olması yetmez. Buna göre telekomünikasyon hizmetlerinde hatlarda sıklıkla düşme oluyor, ya da internet bağlantısı çok yavaş ve aksayarak gerçekleşiyorsa, bu hizmetlerin belki sürekliliği vardır ama düzenliliği olmadığı şeklinde değerlendirilecektir (Bülent Kent, Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kanunu, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi C. XVI, Y. 2012, S.2, s.188.).
17.5) Kanunun 5’inci maddesi ile evrensel hizmet kapsamında bulunan hizmetler belirlenmiştir. Kamu
hizmeti niteliği taşıyan ve tüm tüketicilerin yararlanması esasına göre, sabit telefon hizmetleri, ankesörlü telefon hizmetleri, basılı ve elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetleri, acil yardım çağrıları, internet hizmetleri, kıyı koruma ve seyir güvenliğine ilişkin haberleşme ve deniz yolcu taşıma hizmetleri evrensel hizmet kapsamında bulunmaktadır. “İnternet hizmetleri” ile kavramı 2005 yılında Kanuna ilk girdiğinde “temel internet hizmetleri” şeklinde ifade edilirken Resmi Gazete’de 10 Kasım 2008 tarihinde yayımlanan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile “temel” kavramı kanundaki ifadeden çıkarılmış ve “internet hizmetleri” şeklinde tanımlanmıştır. Kent’e göre bu kavramın çıkarılması ile “… temel internet hizmeti ile minimum 56 kbit/saniye hız olmak kaydıyla makul ve yaygın internet hizmetleri anlaşılırken, sınırlandırmanın kaldırılmasıyla internet hizmetinin sağlanmasına yönelik bilgisayar alımları, hatta masasandalye alımları da dâhil olmak üzere her türlü altyapı ve makine-teçhizat alımı, yer sağlanması gibi hizmetler de evrensel hizmet kapsamına dâhil edilmiştir…” şeklinde, internet hizmetinin sadece bu hizmetin mobil veya sabit internet yolu ile tüketiciye ulaştırılması değil, aynı zamanda buna ilişkin altyapı ve makineteçhizat sağlanması gibi süreçleri de içine alan daha geniş bir sorumluluk alanı olduğuna vurgu yapmıştır (Bülent Kent, Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kanunu, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVI, Y.
2012, S.2, s.190.).
17.6) Kanunun 5’inci maddesi ile evrensel hizmet kapsamında bulunan hizmetler tek tek sayılmakla birlikte,
mezkur maddenin ikinci fıkrası ile elektronik haberleşme hizmetlerinin zaman içerisinde gelişip çeşitlenmesi ve yeni nesil hizmetlerin de ortaya çıkması nedeniyle, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlar da gözetilerek, Kurumun ve işletmecilerin de görüşleri alınmak suretiyle en fazla üç yılda bir maddede sayılan hizmetlerde, mülga olana kadar Bakanlar Kurulu ve mevcut hali ile Cumhurbaşkanınca değişiklik yapılabileceği gibi başka hizmetlerin de evrensel hizmet olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.
Örneğin, Bakanlar Kurulu’nun 13 Mayıs 2011 tarihli Bazı Hizmetlerin Evrensel Hizmet Kapsamına
Alınmasına İlişkin Kararı’na göre, nüfusu 1-500 arasındaki yerleşim yerlerinin GSM altyapısının Evrensel
Hizmet Fonu kapsamında kurulacağı belirtilmiştir. Karara göre, GSM iletişim altyapısı olmayan, kırsal kesimde bulunan, yüksek maliyet alanlarından oluşan ve nüfusu 1-500 arasında bulunan yerleşim yerlerinin iletişimini sağlamak amacıyla altyapı kurulması ve işlettirilmesine ilişkin hizmetler, 5369 sayılı Evrensel
Hizmet Kanununun 5’inci maddesinde yer alan ‘Evrensel Hizmetler’ kapsamına dâhil edilmiş ve Kararın ekinde bulunan listede bu tanıma uyan 2 bin 128 yerleşim alanına yer verilerek, maddenin birinci fıkrasında internet hizmeti sayılmasına rağmen, ikinci fıkrasındaki yetkisini kullanarak GSM iletişim altyapısı olmayan, maddi imkânlar nedeniyle hizmet götürülmeyen coğrafi yerler tek tek sayılarak evrensel hizmet kapsamına almıştır.
17.7) Kanunun amacı ve ortaya koyduğu evrensel hizmet tanımı, evrensel hizmete ilişkin ilkeler ve hangi
hizmetlerin evrensel hizmet olarak kabul edileceği yönündeki kapsam ele alındığında, kanun koyucu tarafından özellikle merkeze uzak ve kırsal bölgelerden oluşan yüksek maliyet alanlarına, yani işletmecilerin ekonomik ve karlılık gibi gerekçeler ile yatırım yapmaktan kaçındıkları coğrafi alanlara da hizmetlerin götürülmesi hedeflemiştir. Burada, evrensel hizmete ilişkin “… coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri…” şeklindeki tanım ve aynı doğrultuda evrensel hizmetlerinin yürütülmesinde göz önünde tutulması gereken ilkelere oldukça geniş yer verilmiştir. Fakat Kent’e göre bu ilkeler optimal bir hizmetin verilebilmesi için değil asgari/zorunlu hizmetlerin verilebilmesi için geçerli olan ilkelerdir. Aksi durumda yeni teknolojilerle sunulan bütün
/
hizmetlerin herkes tarafından erişilebilecek şekilde, belli kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bedel karşılığında sunulmasını kabul etmek, evrensel hizmetin amacını aşması anlamına gelmektedir. Bundan dolayı asgari hizmetlerin verilmesini de “mutlak” olarak görmeyip, ulaşılması gereken bir amaç olarak kabul etmek gerekecektir (Bülent Kent, Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kanunu, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi C. XVI, Y. 2012, S.2, s.184.)
17.8) İdare cevap yazılarında, evrensel hizmet yükümlüsü belirlenmesi sürecinin 5369 sayılı Kanunun 7’nci
maddesi ve buna istinaden evrensel hizmetin götürüleceği yer, kapsam, evrensel hizmet yükümlüsü olabilmek için gerekli kriterleri de içerecek şekilde yürürlüğe giren Evrensel Hizmet Gelirlerinin Tahsili ve
Giderlerinin Yapılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Evrensel hizmet yükümlüsünün belirlenmesi” başlıklı 8’inci maddesinde detaylandırıldığını belirtmektedir. Mezkur Yönetmelik gereğince evrensel hizmetin götürüleceği yerleri, verilmesi gerekli hizmet türlerini tespit etme ve yayınlama yetkisi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nda veya Bakanlığın talebi üzerine BTK’dadır. Yönetmelik gereği evrensel hizmetin götürüleceği coğrafi alanı ve hizmet türünü Bakanlık veya Bakanlığın talebi üzerine BTK belirledikten sonra her bir hizmet için evrensel hizmet yükümlülüğüne talip olan işletmeciler; hizmetin sunulacağı bölgeye, bu bölgedeki mevcut ve planlanmış elektronik haberleşme alt yapısına, vereceği hizmet türlerine, maliyetlerine, uygulayacağı fiyatlara, planlanmış gelirleri ve bunların toplam gelirler içindeki dağılımına, potansiyel abone sayısına, hizmet kalitesine, evrensel hizmete dayalı olarak planladığı iş kapsamı ile ilgili mali ölçütlere ve benzeri hususlara ilişkin fizibiliteyi içeren bilgi ve belgeleri hazırlayarak yetkili kuruma verir. Yetkili Kurum, evrensel hizmet yükümlüsünü, söz konusu hizmet için talepte bulunan işletmeciler arasından doğrudan veya birden fazla işletmeci arasından evrensel hizmetlerin en düşük bedelle sunulması ya da belirli bir bedel karşılığında evrensel hizmetlerin azami ölçekte sunulması esasına göre belirler. Ancak, burada dikkat çekilecek husus şudur ki, sabit internetin evrensel hizmetin kapsamında olması neticesinde evrensel hizmet yükümlüsünü belirleme yetkisi Bakanlık veya Bakanlığın talebi üzerine
BTK’ya aittir.
18) Sabit internet altyapısı taleplerinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu kapsamında
değerlendirilmesi:
18.1) Yukarıda da bahsedildiği üzere özellikle 1980’li yıllar itibariyle telekomünikasyon sektörünün
özelleştirmeye tabi tutulması ve daha önce kamu kurumları tarafından sunulan telefon, internet vb.
hizmetlerin özel sektör eliyle sunulması neticesinde, vatandaşa sunulan hizmette eksiklik, dağınıklık veya boşluğun giderilmesi amacıyla 2008 yılında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu yürürlüğe girmiştir.
Kanunun 1’inci maddesinde elektronik haberleşme sektöründe düzenleme ve denetleme yoluyla etkin rekabetin tesisi, tüketici haklarının gözetilmesi, ülke genelinde hizmetlerin yaygınlaştırılması, kaynakların etkin ve verimli kullanılması, haberleşme alt yapı, şebeke ve hizmet alanında teknolojik gelişimin ve yeni yatırımların teşvik edilmesi ve bunlara ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amaçlanmıştır. 5809 sayılı
Kanuna ilişkin hazırlanan tasarının “Genel Gerekçesi”nde buna yönelik olarak; “Ülkemizde telekomünikasyon alanında ilk düzenleme 4/2/1924 tarihinde kabul edilen 406 sayılı Telgraf ve Telefon
Kanunu ile yapılmıştır. Daha sonra telekomünikasyon teknolojisinde yaşanan gelişmeler karşısında, serbestleşme ve dünya ülkeleriyle uyumun sağlanması, hizmetlerin özelleştirilmesiyle rekabetçi bir ortamın yaratılması için çeşitli tarihlerde söz konusu Kanunda değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerle, Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’nin özelleştirilmesine ilişkin hükümlerin yanında düzenleme ve denetleme ile ilgili olarak idari ve mali özerkliği haiz Telekomünikasyon Kurumu kurulmuştur.
/
Elektronik haberleşme alanında Dünyada son yıllarda hızlı bir gelişme yaşandığı görülmektedir. Ülkemizde de ses ve altyapı tekeli 2003 yılı sonunda kalkmış olup sektörde hızla serbestleşme başlatılmıştır.
Serbestleşme ile büyüyecek olan pazarda yer alan yerleşik işletmecilerin yanında, yeni işletmecilere de, uygun ve sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratılması ile ucuz, kaliteli, hızlı ve güvenli bir hizmetin sunulması, sağlık, eğitim, ticaret, sanayi ve benzeri alanlarda ihtiyaç duyulan güvenilir bir altyapı sağlanması ile tarifelerde gerçekleşecek indirimlerle tüketici lehine bir ortamın oluşturulması hedeflenmiştir.
Elektronik haberleşme ile ilgili düzenlemelerin dağınık bir şekilde bulunması ve Avrupa Birliği (AB)
ülkelerinin mevzuatına uyum sağlanması açısından sektörü bütünüyle düzenleyen tek bir çerçeve kanuna ihtiyaç duyulması üzerine, telekomünikasyon yerine “Elektronik Haberleşme” deyimi kullanılmak suretiyle; dağınık haldeki mevzuat hükümleri bir çatı altına alınmış, sektörle ilgili görev ve yetki tanımlarına açıklama getirilmiş, mevcut işletmeciler için imtiyaz usulü korunarak, yeni işletmeciler için kullanım hakkına ilişkin yeni hükümler ile numaralandırma ve numaranın taşınabilirliği, erişim yükümlülüğü, hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi, tesis paylaşımı ve ortak yerleşim, geçiş hakkı, onaylanmış kuruluşlar ile piyasa gözetimi ve denetimi, tüketici haklarının korunması, idari ücretler ve kullanım haklarına ilişkin hususları kapsayacak şekilde bu Tasarı hazırlanmıştır.” şeklinde açıklamalar yapılmıştır. (Elektronik Haberleşme Kanunu
Tasarısı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Tezkeresi ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Raporları, Genel Gerekçe, 22/04/2008).
18.2) 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun “İlkeler” başlıklı 4’üncü maddesinde, her türlü
elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesinin devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğu belirtilmiş ve devamında ilgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde dikkate alınacak ilkeler arasında; tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi, hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi, kalkınma planları ve üst politika metinleri ile Bakanlık tarafından belirlenen stratejilerin gözetilmesi, herkesin makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi, aksini gerektiren objektif nedenler bulunmadıkça veya toplumdaki ihtiyaç sahibi kesimlere özel, kapsamı açık ve sınırları belirlenmiş kolaylıklar sağlanması halleri dışında, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması, teknolojik yeniliklerin uygulanması ile araştırma-geliştirme faaliyet ve yatırımlarının teşvik edilmesi, hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi, elektronik haberleşme cihaz ve sistemlerinin kurulması, kullanılması ve işletilmesinde insan sağlığı, can ve mal güvenliği, çevre ve tüketicinin korunması açısından asgarî uluslararası normların dikkate alınması vb.
kriterler içerisinde gelişen teknoloji ve ihtiyaçlar doğrultusunda yatırımların ve hizmette kalitenin, verimliliğin ve etkinliğin artırılması da sayılmıştır. “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, “Elektronik haberleşme sektöründe; rekabeti tesis etmeye ve korumaya, rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı uygulamaların giderilmesine yönelik düzenlemeleri yapmak, bu amaçla ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere ve gerekli hallerde diğer işletmecilere yükümlülükler getirmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak”, (f) bendinde, “Bu
Kanunun 5 inci maddesinin (a) bendini de göz önünde bulundurarak, elektronik haberleşme hizmetlerinin sunulması ve elektronik haberleşme şebeke ve altyapılarının tesis ve işletilmesi için gerekli olan frekans, uydu pozisyonu ve numaralandırma planlamasını ve tahsisini yapmak”, (l) bendinde, “Yürütülecek elektronik haberleşme hizmetleri, şebeke ve/veya alt yapısı ile ilgili olarak yapılacak yetkilendirmelere
/
ilişkin hüküm ve şartları belirlemek, uygulanmasını ve yetkilendirmeye uygunluğu denetlemek, bu hususta gereken iş ve işlemleri yürütmek ve mevzuatın öngördüğü tedbirleri almak”, (s) bendinde, “Elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösterenlerin mevzuata uymasını denetlemek ve/veya denetlettirmek, konu ile ilgili usul ve esasları belirlemek, aykırılık halinde mevzuatın öngördüğü işlemleri yapmak ve yaptırımları uygulamak”, (u) bendinde de, “İlgili kanun hükümleri dâhilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dâhil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirlemek, denetlemek, denetlettirmek ve buna ilişkin usul ve esasları belirlemek” Kurum’un görev ve yetkileri arasında yer aldığı kurala bağlanmıştır. “Rekabetin sağlanması” başlıklı 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “… Kurum, yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilir. Kurum, etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilir.
Aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilir.”, şeklinde etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler konusunda yetki ve takdir hakkı verilmiştir. “Elektronik haberleşme hizmetlerinin yetkilendirilmesi” başlıklı 8’inci maddesinin bir ve ikinci fıkralarında, “Bakanlığın strateji ve politikaları da dikkate alınarak Kurumca yapılacak yetkilendirmeyi müteakip, elektronik haberleşme hizmeti verilebilir ve/veya elektronik haberleşme şebekesi veya alt yapısı kurulup işletilebilir. İhtiyaç duyulan elektronik haberleşme hizmeti ve/veya şebekesi veya altyapısının öncelikle Kurumca yetkilendirilmiş işletmecilerden karşılanması esastır…” Anılan Kanun’un “Yetkilendirme usulü” başlıklı 9’uncu maddesinin on üçüncü fıkrasında, “Bildirim ve kullanım hakkı ile ilgili usul ve esaslar Kurum tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir”; “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 12’nci maddesinin ikinci fıkrasında, “… Kurum, işletmecilere sektörün ihtiyaçları, uluslararası düzenlemeler, teknolojide meydana gelen gelişmeler gibi hususları gözeterek aşağıdaki hususlar başta olmak üzere, mevzuat doğrultusunda yükümlülükler getirebilir: (…) (e) Tüketicinin korunması, (k) Hizmet kalitesi de dahil olmak üzere standartlar ve spesifikasyonlara uyumluluk. (l) İlgili mevzuat uyarınca Kurum tarafından istenen hizmetleri yerine getirmek” bunlar arasında sayılmıştır. “Eşit hizmet alabilme hakkı” başlıklı 47’nci maddesinde
“İşletmeciler, sağladıkları elektronik haberleşme hizmetlerini benzer konumdaki tüketici ve son kullanıcılara eşit koşullarda ve ayrım gözetmeden sunmakla yükümlüdür. Kurum bu madde ile ilgili usul ve esasları belirler”; “Tüketicinin ve son kullanıcının korunması” başlıklı 48’inci maddesinde, “Kurum, elektronik haberleşme hizmetlerinden yararlanan tüketici ve son kullanıcıların, hizmetlere eşit koşullarda erişebilmelerine ve hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler”; “Hizmet kalitesi” başlıklı 52’nci maddesinin ikinci fıkrasında, “… İşletmeciler, Kurum tarafından elektronik haberleşme hizmetlerinin hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin her türlü bilgiyi ve hizmet kalite standartlarına uyumu istenen şekilde ve belirlenen sürede sağlamakla yükümlüdür…”; aynı maddenin üçüncü fıkrasında, “… Kurum işletmecilere, elektronik haberleşme hizmetlerine ve elektronik haberleşme alt yapı veya şebeke unsurlarına yönelik hizmet seviyesi taahhütleri hazırlama ve bu taahhütleri belirlenen biçimde ve sürede yayımlama yükümlülüğü getirebilir. Kurum, işletmecilerden, hizmet seviyesi taahhütlerinde değişiklik, iyileştirme ve düzeltme yapılmasını isteyebilir. İşletmeciler, söz konusu değişiklik, iyileştirme ve düzeltmeleri Kurum tarafından belirtilen sürede yerine getirmekle yükümlüdür…” kurallarına yer verilmiştir.
18.3) Ayrıca, bu Kanuna istinaden yürürlüğe giren 28/05/2009 tarih ve 27241 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında, “(1) İşletmeciler; Kurum
düzenlemeleri, ilgili mevzuat ve Elektronik Haberleşme Hizmet, Şebeke ve Altyapılarının Tanım, Kapsam ve Sürelerinde öngörülen şartlara ve aşağıda yer alan kayıt, kural ve yükümlülüklere uygun olarak elektronik haberleşme hizmetini sunma hakkına sahiptir… (ü) Değişen şartlar; İşletmeci, yetkilendirildiği tarihte öngörülemeyen ancak daha sonra ortaya çıkan şartlar çerçevesinde Kurum tarafından belirlenecek düzenlemelere uymakla yükümlüdür” amir hükümleri göstermektedir ki, elektronik haberleşme sektöründe BTK’nın yapılacak işin en başından yani altyapısından, tüketiciye ulaşmasına kadar ki bütün süreçlerde işe müdahale edebilme yetkisi ve takdiri bulunmaktadır. Kanun koyucu düzenleyici ve denetleyici bir kurum olması hasebiyle BTK’ya, yetkilendirilen veya etkin piyasa gücü verilen şirketlere yönelik tüketicinin mağduriyetini giderme ve hizmet kalitesini artırma konusunda önemli kararlar alabilme ve uygulayabilme gücü tanımaktadır. Yani 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu ile birlikte 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanununda tüketicinin lehine olan düzenlemeler konusunda devlete çok önemli görevler yüklenmiştir. Her iki Kanunda devletin telekomünikasyon sektöründeki strateji belirleme, düzenleme, denetim, yaptırım gibi görev ve yetkilerine güçlü atıflar yapılmıştır.
19) Mobil internet ile sabit internetin birbirinin alternatifi olup olmadığı ile ilgili olarak:
19.1) Başvuranın iddiaları arasında Türk Telekom tarafından mobil internete yönlendirilerek ev internetini
tutmayan bir hizmetin pahalı bir şekilde verilmeye çalışıldığı belirtilmiştir. Kurumumuza sabit internet altyapısı talepleri ile ilgili daha önceki başvurularda olduğu gibi BTK tarafından internet hizmetinin 5369 sayılı Kanunda sayılmakla birlikte, sabit veya mobil internet hizmeti şeklinde bir ayrım yapılmadığından ve başvurucunun belirtiği adreste 4,5 N internet hizmeti verildiğinden başvurunun 5369 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilemediği gerekçesi ileri sürülerek olumsuz cevap verilmiştir. Bu gerekçeler, sabit internet ile mobil internetin verilen hizmetin içeriği itibariyle incelenmesini gerekli kılmıştır.
19.2) İnternet erişimi hizmeti belli bir zaman diliminde alınabilen ya da gönderilebilen verinin büyüklüğüne
(bant genişliği) göre darbant ve genişbant olarak farklılaşabilmektedir. Bu çerçevede genişbant kavramı; çevirmeli bağlantıdan daha yüksek hızda erişim sağlayan DSL, kablo modem, fiber optik, genişbant telsiz erişim sistemleri veya uydu aracılığıyla yapılan internet erişimini bir bütün olarak kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Genişbant internet erişim pazarını toptan ve perakende olmak üzere ikiye ayırmak mümkündür. Toptan genişbant internet hizmetleri pazarında İSS’ler kendi altyapılarını tesis edebildikleri gibi, tesisi son derece maliyetli olan yatırımlara katlanmak yerine, altyapı sahibi teşebbüslerden toptan seviyede internet erişim hizmeti alabilmektedir. İSS’ler toptan seviyede altyapı sahibi teşebbüsten aldıkları bu hizmeti perakende seviyede son kullanıcılara sunmaktadır. Perakende genişbant erişim için kullanılan teknolojileri perakende sabit genişbant ve mobil genişbant olarak ikiye ayırmak mümkündür. Bakır kablo ağı üzerinden sunulan hizmetler, kablo TV şebekesi üzerinden sunulan hizmetler ile fiber optik şebeke üzerinden sunulan hizmetler sabit genişbant internet erişim hizmetleri kapsamında yer almaktadır.
19.3) Türkiye’de mobil genişbant internet erişiminin tarihi 1990’lı yılların başından itibaren sağlanmaya
başlamış iken sabit genişbant internet erişim hizmetleri TT tarafından 2000’li yılların başından itibaren sağlanmaya başlanmıştır. 2024 yılı 2. Çeyrek Pazar Verileri Raporu Verilerinde genişbant verilerine bakıldığında, yaklaşık 19,9 milyonu sabit abone, 72,7 milyonu mobil abone olmak üzere toplam 92,6 milyon genişbant internet abone sayısına ulaşılmış, internet abone sayısı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %0,5 azalmıştır. En yüksek artış %31,3’lük bir oranla “Kablosuz Telsiz İnternet (Sabit)” abone sayısında, müteakiben %23,6’lık bir oranla da “Eve Kadar Fiber” abone sayısında gerçekleşmiştir. Sabit genişbant abonelerinin bu çeyrekte aylık ortalama data kullanımı 272 GByte olmuştur. Nüfusa göre sabit
/
genişbant yaygınlık oranının OECD ülkelerindeki ortalaması %35,8 iken Türkiye’de %23,3’tür (Türkiye
Elektronik Haberleşme Sektörü: Üç Aylık Pazar Verileri Raporu (2024/2. Çeyrek), https://www.btk.gov.tr/pazar-verileri).
19.4) Rekabet Kurumu Başkanlığı’na, “Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin toptan sabit genişbant
internet hizmetleri pazarında haksız rekabete sebebiyet vermesi” talepli başvuruya ilişkin 30/09/2021 tarih ve 21-46/667-332 sayılı kararında, Türk Telekom tarafından iddialara ilişkin gerekçelerden bir tanesi olarak mobil şebekeler üzerinden sunulan internetin sabit genişbant internet hizmetlerine ikame olduğu cevabı üzerine, konu detaylı bir şekilde ele alınmış ve değerlendirmeler neticesinde her ne kadar son yıllarda sabit ve mobil internetin birbiri ile yakın veya iç içe gibi görünmesi sektör gerçeği haline gelse de her iki teknolojinin barındırdığı teknik farklılıklar, internet kullanım tercihleri, veri indirme hızı/miktarı, fiyat ve sektör uygulamaları göz önüne alındığında her iki şebeke üzerinden sunulan internet hizmetlerinin arz ve talep yönüyle birbirinden farklılaştığı kanaatine varılmış ve gerekçeleri şu şekilde sıralanmıştır.
“… i. Teknik Özellikler
Mobil ve sabit genişbant internet hizmetlerinin sunumu için işletmeciler farklı yetkilendirmelere ve farklı altyapı şebeke elemanlarına ihtiyaç duymakta; işletmeciler açısından her iki şebekenin farklılaşan yatırım gereksinimleri ve maliyetleri bulunmaktadır. Sabit genişbant internet hizmetleri DSL, kablo ve fiber altyapılar üzerinden verilirken, mobil genişbant internet erişim hizmetleri sabit teknolojilerden farklı olarak, radyo frekansları üzerinden sağlanmaktadır.
Sabit genişbant internet hizmetleri her aboneye özgü bir kapasite sunmakta ve aboneler kullanım yerlerine kadar uzanan bir bakır kablo/fiber aracılığıyla, var olan teknoloji kısıtı dâhilinde, başka bir abonenin ya da abone grubunun kullanımından bağımsız olarak hizmet alabilmektedir. Mobil genişbant internet erişim hizmetleri ise kapsama alanı dâhilindeki bölgede kapasitenin son kullanıcılara paylaştırılarak kullandırılmasına dayanan bir teknoloji olduğundan, kullanıcılara bir bağlantı hızı garantisi sağlayamamakta, sağlanan hız bölgedeki baz istasyonun kapasitesine, bu kapasiteyi kullanan abone sayısına ve sinyalin gücüne göre değişmektedir.
ii.Veri İndirme Hızı, Veri Miktarı ve Fiyat Farklılığı
Son yıllarda yaşanan en büyük gelişme, mobil genişbant internet hizmetlerinde 4.5G teknolojisinin kullanılmaya başlamasıdır. Her ne kadar 4.5G ile mobil internetin hızı ve buna bağlı olarak kullanılan veri miktarı artsa da mobil şebekenin hala sabit genişbant internet hizmetlerine ikame teşkil etmediği değerlendirilmektedir. Türkiye’de sabit genişbant abonelerinin yaklaşık %68,5’inin 10-35 Mbit/sn arası hızda bağlantı sunan paketleri tercih ettikleri görülmektedir. 2 Mbit/sn hızdan düşük hız tercih eden abonelerin oranı %1,1 olup 4-
10 Mbit/sn arası hızlardaki bağlantıları tercih eden abonelerin oranı ise %17,5 olarak
gerçekleşmiştir…
iii.İnternet Kullanım Amaçları
Sabit genişbant internet hizmetleri hane halkının ortak kullanımına yönelikken mobil genişbant internet hizmetleri bireysel kullanıma yöneliktir. Mobil genişbant internet üzerinden aboneler daha ziyade e-mail kullanımı, sosyal medya, haber takibi vb. günlük işlemleri
gerçekleştirmekteyken; film, dizi gibi yüksek veri kullanımı gerektiren hizmetlerin kullanımında sabit genişbant internet tercih edilmektedir. Bu bakımdan her iki hizmetin kullanım amacının ve alanının farklılaştığı söylenebilecektir…” (Rekabet Kurumu Başkanlığı, 30/09/2021 tarih ve 2146/667-332 sayılı ve kararı, s.81-84)
19.5) Kablo internet dahil sabit genişbant ile bilgisayardan ve cepten mobil genişbant ayrımında aylık abone
başına ortalama kullanım miktarları incelendiğinde sabit genişbant internet abonelerinin mobil genişbant internet abonelerine göre daha fazla tercih edildiği görülmüştür. 2024 yılı ikinci çeyreğinde sabit genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı 272 GByte seviyesinde, mobil genişbant internet abonelerinin aylık ortalama kullanımı ise 16,7 GByte seviyesinde gerçekleşmiştir. Bir önceki üç aylık döneme göre 2024 yılı ikinci çeyreğinde, toplam genişbant abone sayısının bir önceki çeyreğe göre mobil internetten kaynaklı olarak %1,7 oranında azaldığı görülmektedir. Sabit genişbantta ise fiber abone sayısında %5 oranında artış gerçekleşmiştir. Sabit internette ise özellikle fiber abonelerinin artmasıyla birlikte artış eğilimi devam etmiştir. İnternet abone sayısında yıllık değişim oranı ise %-0,5 olarak gerçekleşmiştir (Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü: Üç Aylık Pazar Verileri Raporu (2024/2. Çeyrek), https://www.btk.gov.tr/pazar-verileri, s:48). Yine, 2007’de Pew Internet & American Life Project’in yaptıkları çalışma neticesinde hazırladıkları rapora göre, internet kullanıcılarının %34’ü kablosuz ağı kullanmakta, %79’u da ev veya iş yerinden başka bir yerden internete bağlandığı sonucuna ulaşmışlardır (Pew Internet &
American Life Project’den aktaran; Osman Zeybek, Kamusal Peyzaj Tasarımlarında Teknolojinin Getirdiği Yeni Bir Parametre: Kablosuz İnternet Ağı, Peyzaj Araştırmaları ve Uygulamaları Dergisi 1, 2019, s.11).
19.6) Bir başka araştırmaya göre ise 2008 yılında Avrupa Birliği (AB) genelinde evden çalışanların oranı
% 8’in altındayken, bu oran 2019 yılında % 11 seviyelerinde olmuştur. Bu kişilerin % 3,2’lik kısmı mutat biçimde evden çalıştıklarını belirtmiş ve bu oran yıllar içinde değişiklik göstermemiştir. COVID-19 tedbirlerinin başlamasıyla beraber evden çalışma oranı % 39’a çıkmıştır. ABD’de çalışanların % 53’ü işlerinin bir kısmını evden yaptıklarını belirtirken, % 41’i tüm işlerini evden yaptıklarını belirtmiştir.
Bilişim teknolojileri yardımıyla evden çalışabilen kişiler COVID-19 tedbirlerinden en az etkilenenler olmuş; bu kişiler işlerini koruyabilmiş, çalışma saatleri ve gelirleri azalmamıştır. Özetle COVID-19 salgını döneminde yaşanan tecrübeler insan faaliyetlerinin çok büyük bir kısmının internet üzerinden gerçekleştirilebileceğini kanıtlamakla kalmamış, aynı zamanda internet bağlantısına sahip olmayan bireylerin sahip olanlara göre ne derece dezavantajlı bir durumda olduklarını gözler önüne sermiştir (İsmail
Yüksel, İnternete Erişim Hakkı, Ankara Barosu Dergisi, 2022/3, s.151-152).
19.7) Bu araştırmalarda göstermektedir ki, sadece sosyal medya veya haberleşme alanında değil; iş
hayatında, aile ve sosyal hayatta, kamusal alanda eğitim, sağlık, güvenlik, e-devlet vb. alandaki hizmet alanlarında sabit genişbant kullanımının özellikle COVİD 19 sürecinden sonra artarak devam etmektedir.
Sadece E-Devlet üzerinden Web Hizmet Sayısının 6.679 olup, toplam Hizmet Sayısının 8.392’e ulaşması
Türkiye’nin geldiği nokta açısından çok önemlidir.
20) BTK ve Türk Telekom’un ilgili mevzuat hükümleri kapsamında Telekomünikasyon sektöründe
konumları ile ilgili olarak:
20.1) 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile
telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon Kurumu, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) olarak değiştirilmiştir
(https://www.btk.gov.tr/kurulus). Bağımsız idari otorite olarak adlandırılan söz konusu kuruluşlar; bir yandan görevli olduğu alanda düzenleme yetkisi kapsamında kurallar koyarken, bir yandan da bu kurallara uygun hareket edilmesini gözetip denetlemekte ve gerektiğinde önemli parasal ve idari yaptırımlar uygulayabilmektedir (Turgut TAN, “Bağımsız İdari Otoriteler veya Düzenleyici Kurullar”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 35, Sayı 2, Haziran 2002, s.26). Bu çerçevede elektronik haberleşme sektöründe düzenleyici ve denetleyici bir kurum olan BTK tarafından mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin işletmeciler tarafından yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde Kuruma verilen yetkiler kapsamında gerekli yaptırım işlemleri uygulanmaktadır. Nitekim 2813 sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumunun Kuruluşuna İlişkin Kanun’da, kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek ve yetkileri kullanmak üzere kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip Bilgi Teknolojileri ve İletişim
Kurumu kurulduğu; Kurumun Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu ile Başkanlık teşkilatından oluşacağı; Kurumun görevlerini yerine getirirken bağımsız olacağı; hiçbir organ, makam, merci veya kişi kuruma emir ve talimat veremeyeceği; Kurumun ilişkili olduğu bakanlığın ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olduğuna hükmedilmiştir. BTK’ya mobil ve sabit genişbant internet hizmetleri açısından hizmet veren şirketlerin altyapı ve şebeke süreçlerinden başlayarak, tüketiciye sunulmasına kadar olan bütün süreçleri planlama, düzenleme, alt mevzuatlarını ve standartlarını hazırlama, doğrudan veya ihale yolu ile şartnamelerini hazırlayarak çerçevelerini belirleme ve uygun olan işletmeleri yetkilendirme, yetkilendirme süreçlerinde tüketicilerden genel şikayetleri inceleme, eksik görülen hususların işletmelerce giderilmesini isteme vb.
çok geniş yetkiler verilmiştir.
20.2) Türk Telekom’un internet hizmetini sunulmasındaki hukuki durumuna gelince, Türk Telekom 2005’te
özelleştirilmiş ve 2008’de halka arz edilmiştir. Türk Telekom; Türkiye’deki üç GSM operatöründen biri olan TT Mobil’in, genişbant operatörü TTNet’in, yakınsama teknolojileri şirketi Argela, BT çözüm sağlayıcısı Innova, online eğitim yazılımları şirketi Sebit A.Ş., çağrı merkezi şirketi AssisTT ve toptan data ve kapasite servis sağlayıcısı Türk Telekom International ve iştiraklerinin %100’üne sahip şirketler grubundan oluşmaktadır. Türk Telekom’un hisselerinin %60’ı Türkiye Varlık Fonu’na, %25’i Türkiye
Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı’na aittir. Geriye kalan %15’lik hissesi de halka arz edilmiştir.
20.3) Türk Telekom’un internet servis sağlayıcısı olarak 2006 yılında kurulan TTNet ise Türk Telekom’un
kontrolünde İSS hizmetinin yanı sıra BTK tarafından altyapı işletmeciliği hizmeti, kablolu yayın hizmeti, sabit telefon hizmeti, sanal mobil şebeke hizmeti, uydu haberleşme hizmeti ve uydu platform hizmeti alanlarında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından ise kablolu yayın platform işletmeciliği ve uydu yayın platform işletmeciliği alanlarında yetkilendirilmiştir.
20.4) BTK tarafından Kurumumuzun bilgi belge talebine dönük cevap yazısına göre, Türk Telekom
BTK’nın 31/12/2019 tarihli ve 2019/DK-SRD/338 sayılı Kararı ile söz konusu toptan pazarlarda Etkin
Piyasa Gücüne (EPG) sahip işletmeci olarak belirlendiği, benzer şekilde BTK’nın 20.06.2019 tarih ve 1922/325-144 sayılı, 17.10.2018 tarih ve 18-39/621-301 sayılı kararlarında da TT’nin toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu doğrultuda diğer bazı yükümlülüklerin yanı sıra erişim yükümlülüğü ile referans teklif hazırlama ve yayımlama yükümlülüğüne tabi kılındığı, Türk Telekom’a pazar analizi ile getirilen erişim yükümlülüğünün, söz konusu işletmecinin diğer işletmecilere toptan seviyede elektronik haberleşme hizmeti sunma yükümlülüğü olup Türk Telekom tarafından son kullanıcılara hizmet sunulması bu yükümlülük kapsamında bulunmadığı, yani ilgili pazarda
Türk Telekom’a getirilen yükümlülükler kapsamında Türk Telekom tarafından diğer işletmecilere toptan seviyede sunulan erişim hizmetine ilişkin usul, esas ve ücretlerin yer aldığı referans tekliflerin BTK
tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiği, söz konusu referans tekliflerde Türk Telekom tarafından toptan düzeyde sunulmakta olan sabit genişbant internet erişim hizmetlerine ilişkin başvuru, tesis, iptal, tesis adresi değişikliği (nakil) vb. süreçlerin işleyişinin de yer aldığı, bu çerçevede, Türk Telekom’un perakende seviyede hizmet veren iştiraki olan TTNet AŞ’de dahil olmak üzere Türk Telekom altyapısını kullanarak hizmet veren tüm internet servis sağlayıcıların (İSS) başvuru, tesis, iptal, tesis adresi değişikliği (nakil) vb.
taleplerinin Türk Telekom’a bildirilmesi sonrasında bu taleplerin referans tekliflerdeki ilgili hükümler doğrultusunda değerlendirildiği tespit edilmiştir.
20.5) TTNet’in de içinde bulunduğu İSS’lerin 2024 yılı ikinci çeyrek itibariyle abone sayısı ve gelir
bakımından pazar paylarına yer verilmektedir. Buna göre pazarda en büyük paya sahip ilk üç işletmecinin
TTNet, Superonline, Vodafone Net olduğu, TTNet’in abone sayısı % 54,9 iken en yakın işletmeci
Superonline’ın % 15,4 abonesi olduğu, yani en yakın rakibine göre 3 kat daha fazla abonesinin bulunduğu anlaşılmakla Türk Telekom’un yüksek pazar payı, pazarda büyüme ve pazara giriş engellerinin yüksek olması ve alıcıların gücünün düşük olması gibi hususlar dikkate alındığında, Türk Telekom’un “toptan sabit
genişbant internet erişim hizmetleri” pazarında hâkim durumda olduğu, (Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü:
Üç Aylık Pazar Verileri Raporu (2024/2. Çeyrek), https://www.btk.gov.tr/pazar-verileri, s:81), bu doğrultuda Rekabet
Kurumu Başkanlığının, “Türk Telekomünikasyon A.Ş.’nin toptan sabit genişbant internet hizmetleri pazarında haksız rekabete sebebiyet vermesi” konulu, 30/09/2021 tarih ve 21-46/667-332 sayılı ve kararının hüküm kısmında yaptığı detaylı araştırma neticesinde de “… Türk Telekomünikasyon AŞ’nin (Türk Telekom) toptan sabit genişbant internet erişim hizmetleri pazarında hâkim durumda olduğuna
OYBİRLİĞİ ile” karar verildiği anlaşılmaktadır.
20.6) Bu bilgiler yanında, yukarıda bahsedildiği üzere Türk Telekom’un 5809 sayılı Kanun’da tanımlanan
etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlendiği, 5809 sayılı Kanuna göre etkin piyasa gücü, işletmecinin, ilgili elektronik haberleşme pazarında, tek başına ya da diğer işletmecilerle birlikte, rakiplerinden, kullanıcılarından ve tüketicilerinden fark edilir bir şekilde bağımsız olarak hareket edebilmesine imkân sağlayan ekonomik gücü ifade etmektedir. Bununla birlikte Kanunun 5’inci ve 7’nci maddesine göre BTK’ya yapacağı pazar analizleri sonucu ilgili pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebilme yetkisi yanında etkin rekabet ortamının sağlanması ve korunması amacıyla etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirebilme, aynı ve/veya farklı pazarlarda etkin piyasa gücüne sahip olan işletmeciler arasında söz konusu yükümlülükler açısından farklılaştırma yapılabilme yetkisi verilmiştir.
21) Başvuranın iddiaları ile idarenin cevaplarının incelenmesi ve değerlendirme konusu edilen
hususların somut olaya uygulanması neticesinde, Kocaeli ili, ilçesine bağlı nüfusu olan
Mahallesi’nde ikamet eden başvuranın talebi olmasına rağmen port eksikliği gerekçesi ile
9 yıldır sabit tabanlı ev internetinden yararlanamadığı iddiasına ilişkin olarak, 5369 sayılı Kanunun
hükümleri doğrultusunda sabit telefon ve internet hizmetleri gibi bir takım hizmetlerin coğrafi bölge veya ekonomik koşullar gerekçe gösterilmeksizin istisnasız herkese makul bir bedelle yani asgari hizmet standartlarında sağlanması gerektiği, diğer bir ifadeyle söz konusu hizmetlerden ülke sınırları içerisinde yaşayan herkesin herhangi bir ayrım (coğrafi bölge/maliyet) gözetilmeksizin yararlanması ve bunun için gerekli çalışmaların yapılması gerektiği ve bu konuda gerekliliğin ve kaynaklarının oluşturulması devletin görevleri arasında sayıldığından bu ifadeler doğrultusunda başvuranın altyapı eksikliği nedeniyle evine internet bağlatamamasının evrensel hizmet kapsamında sayılması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte,
5369 sayılı Kanunun gerekçesinde Türk Telekom’un evveliyatında ankesörlü veya kontörlü telefon
hizmetleri, acil yardım çağrıları ve rehber hizmetlerini asgari hizmet olarak yürütmekle görevlendirilmiş iken, özelleştirme neticesinde Türk Telekom’un tekel hakkı ortadan kalkmış ve Türk Telekom ile aynı türden hizmetleri sunmak için başka işletmeciler de yetkilendirilmiştir. Gelinen bu noktada, evrensel hizmet yükümlülüğü konusunda kapsamlı bir düzenlemeye gerek görülmüştür. Türk Telekom’un hukuki statüsünün değişmesi ile birlikte asgari hizmetlerin sunulmasında, dünyadaki uygulamalar doğrultusunda evrensel hizmetin şeklinde yeni bir tanımlamaya gidilmiştir. Buna göre, 5369 sayılı
Kanunun genel gerekçesi, amacı, tanımı, ilkeleri ve kapsamı birlikte ele alındığında sabit internet taleplerinin optimal bir hizmetin verilebilmesi için değil asgari/zorunlu hizmetin verilmesi için ortaya konulduğu, altyapı yatırımları çok fazla maliyet gerektiren sabit internet hizmetine makul bir bedel ile coğrafi konumlarından bağımsız olarak ulaşılmasının talep edilmesinin kanunun amacı ile bağdaşmadığı değerlendirilmektedir. Yani 5369 sayılı Kanun ile aslında maliyet temelli olarak hareket eden özel sektörün gücünün yetmediği veya maliyetlerin çok yüksek olduğu noktada, oluşturulan evrensel hizmet fonundan karşılanması imkânı sağlanmaktadır. Örneğin ulaşılması zor olan bir dağ köyünde temel posta hizmeti, sabit telefon hizmeti, acil numaralara ulaşılması hizmeti sunulamıyorsa ve özel sektör tarafından bu hizmet maliyetler gerekçe gösterilerek yapılmıyorsa, bu noktada her vatandaşın ulaşması gereken bu asgari hizmetlerin evrensel hizmet fonu ile sağlanması kanunun temel hedefidir.
22) Aslında, Kanunun 5’inci maddesi ile evrensel hizmet kanunu kapsamına alınan hizmetler tek tek
sayılmış, internet hizmetleri de Kanunun kapsamına alınmıştır. Bu boyutu ile internet tanımı gereğince sabit internet altyapısı da evrensel hizmet kapsamında ele alınabilir. Ancak Kanunun son fıkrasında, elektronik haberleşme hizmetlerinin zaman içerisinde gelişip çeşitlenmesi ve yeni nesil hizmetlerin de ortaya çıkması nedeniyle, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlar da gözetilerek, Kurumun ve işletmecilerin de görüşleri alınmak suretiyle en fazla üç yılda bir maddede sayılan hizmetlerde, mülga olana kadar Bakanlar
Kurulu ve mevcut hali ile Cumhurbaşkanınca değişiklik yapılabileceği amir hükmü ile başka hizmetlerin de evrensel hizmet olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir. Bu hüküm gereğince 13/02/2006 tarih ve 2006/10038 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile “Bilgi toplumunun geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla bilgisayar okur yazarlığı da dahil olmak üzere bilgi teknolojilerinin yaygınlaştırılmasına yönelik hizmetler” evrensel hizmet kapsamına alınmıştır. Bakanlar Kurulu’nun 13/05/2011 tarihli bir diğer kararında GSM iletişim altyapısı olmayan, kırsal kesimde bulunan, yüksek maliyet alanlarından oluşan ve nüfusu 1-500 arasında bulunan yerleşim yerlerinin iletişimini sağlamak amacıyla altyapı kurulması ve işlettirilmesine ilişkin hizmetler, 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununun 5’inci maddesinde yer alan “Evrensel Hizmetler” kapsamına dâhil edilmiş ve Kararın ekinde bulunan listede bu tanıma uyan 2 bin 128 yerleşim alanına yer verilmiştir.
23) Bununla birlikte, bilgi teknolojileri ve iletişim sektörü ekonomik ve sosyal gelişmenin temel
altyapısını oluşturan önemli bir sektör haline gelmiş, bilgi ve iletişim teknolojileri ile hizmetlerine erişim, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlar arasına girmiştir. Bu doğrultuda, internet erişiminin sunulması, elde edilen sosyal ve ekonomik faydaları açısından günümüzde bir zorunluluk haline gelmiştir. COVID-19 salgını döneminde yaşanan tecrübeler insan faaliyetlerinin çok büyük bir kısmının internet üzerinden gerçekleştirilebileceğini kanıtlamakla kalmamış, aynı zamanda internet bağlantısına sahip olmayan bireylerin sahip olanlara göre ne derece dezavantajlı bir durumda olduklarını gözler önüne sermiştir. 2024 yılı itibariyle nüfusa göre sabit genişbant yaygınlık oranının OECD ülkelerindeki ortalaması %35,8 iken
Türkiye’de %23,3 seviyesinde olmakla birlikte özellikle sabit genişbantta fiber abone sayısında %5 oranında artış eğilimi göstermiştir. Yapılan araştırmalar ve eldeki veriler de göstermektedir ki, sadece sosyal medya veya haberleşme alanında değil; iş hayatında, aile ve sosyal hayatta, kamusal alanda eğitim, sağlık, /
güvenlik, e-devlet vb. alandaki hizmet alanları sabit genişbant kullanımın özellikle COVİD 19 sürecinden sonra artarak devam etmektedir.
24) Önemi artan bu alan ile ilgili yukarıda da detaylı şekilde izah edildiği üzere 5369 sayılı Evrensel Hizmet
Kanunun devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde 2008 yılında yürürlüğe giren 5809 sayılı Elektronik
Haberleşme Kanun ile elektronik haberleşme alanında dünyada son yıllarda yaşanan hızlı gelişmeler gereğince ülkemizde ses ve altyapı tekeli 2003 yılı sonunda kalkmış ve sektörde hızla serbestleşme başlatılmıştır. Serbestleşme ile büyüyecek olan pazarda yer alan yerleşik işletmecilerin yanında, yeni işletmecilere de uygun ve sürdürülebilir bir rekabet ortamı yaratılması ile ucuz, kaliteli, hızlı ve güvenli bir hizmetin sunulması, sağlık, eğitim, ticaret, sanayi ve benzeri alanlarda ihtiyaç duyulan güvenilir bir altyapı sağlanması ile tarifelerde gerçekleşecek indirimlerle tüketici lehine bir ortamın oluşturulması hedeflenmiştir. Bunun için Kanunda sektörle ilgili görev ve yetki tanımlarına açıklama getirilmiş, mevcut işletmeciler için imtiyaz usulü korunarak, yeni işletmeciler için kullanım hakkına ilişkin yeni hükümler ile numaralandırma ve numaranın taşınabilirliği, erişim yükümlülüğü, hesap ayrımı ve maliyet muhasebesi, tesis paylaşımı ve ortak yerleşim, geçiş hakkı, onaylanmış kuruluşlar ile piyasa gözetimi ve denetimi, tüketici haklarının korunması, idari ücretler ve kullanım haklarına ilişkin hususlara detaylı şekilde yer verilmiştir.
25) Başvuru konusu edilen ev internet bağlantısı ile ilgili alt yapı çalışmalarının yapılması ve bağlantının
yapılması talebi ile ilgili olarak idare tarafından bilgi belge talebimize cevap yazısında her ne kadar “…
işletmecilere altyapı sağlanmasını zorunlu kılan bir mevzuat hükmü bulunmamakta…” şeklinde bir değerlendirme yapılmakla birlikte 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanununda olduğu üzere 5809 sayılı
Kanunda da her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesinin devletin yetki ve sorumluluğu altında olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı şekilde tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi, hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi, herkesin makul bir ücret karşılığında elektronik haberleşme şebeke ve hizmetlerinden yararlanmasını sağlayacak uygulamaların teşvik edilmesi, eşit şartlardaki aboneler, kullanıcılar ve işletmeciler arasında ayrım gözetilmemesi ve hizmetlerin benzer konumdaki kişiler tarafından eşit şartlarla ulaşılabilir olması, teknolojik yeniliklerin uygulanması ile araştırma-geliştirme faaliyet ve yatırımlarının teşvik edilmesi, hizmet kalitesi artırımının teşvik edilmesi ilkeleri benimsendiği için 5809 sayılı Kanunun ve alt düzenlemelerinin usul ve esasları doğrultusunda düzenleyici ve denetleyici Kurum kabul edilen BTK tarafından altyapı ve şebeke konusundaki yetkilendirmelerde, bu ilkelerin daha etkin şekilde kullanılması gerekmektedir.
26) Yukarıda detayları verilen 5809 sayılı Kanunun 6, 7, 8 9, 12, 47, 48 ve 52’nci maddeleri ile Elektronik
Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin 19’uncu maddesi gereğince elektronik haberleşme sektöründe BTK’nın yapılacak işin en başından yani altyapısından, tüketiciye ulaşmasına kadar ki bütün süreçlerde müdahale edebilme yetkisi ve takdiri bulunmaktadır. Kanun koyucu düzenleyici ve denetleyici bir kurum olması hasebiyle BTK’ya, yetkilendirilen veya etkin piyasa gücü verilen şirketlere yönelik tüketicinin mağduriyetini giderme ve hizmet kalitesini artırma konusunda önemli kararlar alabilme ve uygulayabilme gücü vermiştir.
27) Kamu Denetçiliği Kurumu’na daha önce sabit internet altyapısı talepli başvurular ile ilgili idarenin bilgi
ve belge talebine cevap yazısında belirtildiği üzere, (EHABS) üzerinde incelemeler yapıldığında ilgili adresin bulunduğu Sokakta sadece Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye ait haberleşme altyapısı bulunduğu, ait iki (2) adet BTK-WEB şikayet kaydına rastlandığı, bununla birlikte
Kocaeli ili, ilçesi mahallesine ilişkin yapılan sorgulamalarda ise 01.01.2024 tarihi itibariyle elli dört (54) adet şikayet kaydı bulunduğu, TTNet tarafından “…söz konusu lokasyon için fiber altyapı dönüşüm çalışmalarının tamamlanacağı net bir süre bilgisi iletilemeyeceğini üzülerek belirtmek isteriz…” şeklinde verdiği cevap dikkate alındığında, sanayileşmenin etkin olduğu ve yoğun nüfusun yaşadığı bir bölge için, artık hayatın kolaylaşmasında çok önemli bir fonksiyona sahip olan sabit internetin ve buna ilişkin altyapı taleplerinin tamamıyla yetkilendirilmiş firmanın inisiyatifine bırakılması, Anayasa’nın 22’nci maddesinde “Herkesin haberleşme hürriyetine sahip olduğu” ilkesi ve yukarıda detaylı şekilde izah edilen 5809 sayılı Kanunun amir hükümlerine uygun düşmemektedir.
28) İdare, sabit internet altyapısı olmayanlar için ikamesi olduğu gerekçesi ile mobil internete
yönlendirildiğini belirtse de, yukarıda detaylı şekilde izah edildiği üzere, yapılan alan araştırmaları ve analizler her iki teknolojinin barındırdığı teknik farklılıklar, internet kullanım tercihleri, veri indirme hızı/miktarı, fiyat ve sektör uygulamaları göz önüne alındığında her iki şebeke üzerinden sunulan internet hizmetlerinin arz ve talep yönüyle birbirinden farklı olduğunu özellikle başvuruya konu edilen yoğun nüfusun yaşadığı bir bölge için sabit internetin yerine mobil internetin alternatif olarak sunulamayacağını göstermektedir.
29) Tüm bu gerekçeler doğrultusunda, idare cevap yazılarında fiber/optik altyapı başta olmak üzere
elektronik haberleşme altyapısının gelişmesini, maliyetlerinin düşmesini, haberleşme hizmetlerine erişimin kolaylaşmasını ve işletmeciler arasında tesis paylaşımı hizmetlerinin artmasını sağlamak amacıyla, Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı ve Bina İçi Elektronik Haberleşme Tesisatı
Teknik Şartnamesi gibi düzenlemelerin uygulamaya geçirildiği ve Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi
Sistemi (EHABS) devreye alındığı, diğer yandan İSS tarafından “Port Rezervasyon Talebi”nde bulunabilmesine yönelik sistemsel geliştirmelerin tamamlanmasını müteakip port rezervasyonu süreci işletilmeye başlanacağı şeklinde bazı adımlar atıldığını belirtmekte birlikte, sabit internet altyapısı taleplerinin karşılanmasına ilişkin, 5809 sayılı Kanunun genel hükümleri itibariyle ve özellikle Kanunun 6’ncı maddesinin (a), (l), (s) ve (u) bentleri, ayrıca 52’nci maddesinin üçüncü fıkrası ile Elektronik
Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19’uncu maddesinin amir hükümleri doğrultusunda, yetkilendirmeye ilişkin imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgelerine dayanak olmak üzere, ruhsatlı yapılarda ikamet edenlerin sabit internet altyapısı taleplerinin hayata geçirilmesi için belirli bir süre veya program öngörülmesi, sonrasında bu süreye uyulup uyulmadığının takip edilmesi şeklinde standart oluşturacak düzenleme yapılması, eğer böyle bir düzenleme varsa bunun ivedi olarak uygulamaya konulması, yine 5809 sayılı Kanunun 7’nci maddesi gereğince altyapı sorununun çözümünde yapılacak sözleşme ve yetkilendirmelerde etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirilmesi ile ilgili tedbirler alınması, Diğer yandan, başvuruya konu edilen hususta ise yine bahse konu edilen amir mevzuat hükümleri doğrultusunda, ilgili adresin bulunduğu Sokakta sadece Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye ait haberleşme altyapısı bulunması, BTK tarafından Türk Telekom’un etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmesi, TTNet tarafından fiber altyapı çalışmasının tamamlanacağının beyan edildiği dikkate alınarak fiber altyapının 5809 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin (a), (l), (s) ve (u) bentleri gereğince belirli bir sürede programa alınması ve ivedi olarak tamamlanmasının sağlanmasına ilişkin gerekli tedbirlerin alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
/
30) Başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin
incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuruya konu edilen adresin bulunduğu Sokakta sadece Türk Telekomünikasyon A.Ş.’ye ait haberleşme altyapısı bulunması, BTK tarafından Türk Telekom’un etkin piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmesi TTNet tarafından fiber altyapı çalışmasının tamamlanacağının beyan edildiği dikkate alınarak fiber altyapının 5809 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinin (a), (l), (s) ve (u) bentleri gereğince belirli bir sürede programa alınması ve ivedi olarak tamamlanmasının sağlanmasına ilişkin gerekli tedbirlerin alınması, Ayrıca, sabit internet altyapısı taleplerinin karşılanmasına ilişkin, 5809 sayılı Kanunun genel hükümleri itibariyle ve özellikle Kanunun 6’ncı maddesinin (a), (l), (s) ve (u) bentleri, ayrıca 52’nci maddesinin üçüncü fıkrası ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliğinin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19’uncu maddesinin amir hükümleri doğrultusunda, yetkilendirmeye ilişkin imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgelerine dayanak olmak üzere, ruhsatlı yapılarda ikamet edenlerin sabit internet altyapısı taleplerinin hayata geçirilmesi için belirli bir süre veya program öngörülmesi, sonrasında bu süreye uyulup uyulmadığının takip edilmesi şeklinde standart oluşturacak düzenleme yapılması, eğer böyle bir düzenleme varsa bunun ivedi olarak uygulamaya konulması, yine 5809 sayılı
Kanunun 7’nci maddesi gereğince altyapı sorununun çözümünde yapılacak sözleşme ve yetkilendirmelerde etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere yükümlülükler getirilmesi ile ilgili tedbirler alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
31) İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak
yürürlüğe giren Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
32) 14.06.2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 17’nci maddesinin sekizinci
fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup; anılan Kanun’un “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvuruya konu edilen adresin bulunduğu Sokakta sabit internet altyapısı taleplerinin karşılanmasına ilişkin, 5809 sayılı Kanunun genel hükümleri itibariyle ve özellikle Kanunun 6’ncı maddesinin (a), (l), (s)
ve (u) bentleri, ayrıca 52’nci maddesinin üçüncü fıkrası ile Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin
Yetkilendirme Yönetmeliğinin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19’uncu maddesinin amir hükümleri doğrultusunda, yetkilendirmeye ilişkin imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgelerine dayanak olmak üzere, ruhsatlı yapılarda ikamet edenlerin sabit internet altyapısı taleplerinin hayata geçirilmesi için belirli bir süre veya program öngörülmesi, sonrasında bu süreye uyulup uyulmadığının takip edilmesi şeklinde standart oluşturacak düzenleme yapılması yönünde BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ve İLETİŞİM
KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğ edilmesine, Ayrıca bilgi edinilmesi amacıyla ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA iletilmesine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE
İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Mehmet AKARCA
Kamu Başdenetçisi