TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2019/7097-S.10830
BAŞVURU NO : 2019/2059
KARAR TARİHİ : 09/08/2019
TAVSİYE KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine uygulandığını iddia ettiği mobbinge son verilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 04/02/2019
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda;
1.1) … İlçe Devlet Hastanesinde yaklaşık 7 senedir diş tabibi olarak görev yapmakta
olduğunu,
1.2) Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün 2013 ile 2016 yılları arasında yaklaşık 31 ay boyunca
rızası olmadan geçici görevlendirme yapmak suretiyle döner sermaye açısından mağdur ettiğini, bunun sebeple dava açtığını ve Isparta İdare Mahkemesinin 21/04/2016 tarihli ve
… sayılı kararıyla görevlendirmesini sonlandırılması talebinin reddi yönündeki işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğini,
1.3) Bunun üzerine Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün şahsına mobbing yapmaya başladığını,
ilk olarak söz konusu yürütmeyi durdurma kararını hiçe sayarak kendisinin tekrar görevlendirmesinin istendiğini, bu konuda İl Sağlık Müdürünün kendisini odasına çağırarak kendilerinin göstereceği bir yerde görevlendirmeyi kabul ettiğine dair tarihsiz bir dilekçe imzalatmaya çalıştığını, ancak bunu kabul etmediğini, kabul etmemesi üzerine 16/06/2016 tarihinde hakkında tutulan tutanağa istinaden bir soruşturma ile kendisine hukuka aykırı bir şekilde ceza verilmeye çalışıldığını, ancak yaptığı itiraz üzerine İl
Disiplin Kurulunun 15/12/2016 tarihli ve … sayılı kararıyla bu cezanın kaldırıldığını,
1.4) Ayrıca, Isparta İdare Mahkemesinin 18/10/2016 tarihli ve …, … sayılı kararıyla
görevlendirmesinin mahkeme kararı ile sona erdiğini,
1.5) Cezasının iptal olması üzerine bununla yetinmeyen Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün,
Kurban Bayramı münasebetiyle personele 09/09/2016 tarihinde erkenden ödenen sabit ek ödemeyi kendisinin hesabına yatırmadığını, konuyla ilgili olarak yaptığı şikayet üzerine
Defterdarlık Muhasebe Müdür Yardımcısı tarafından 4483 sayılı Kanuna göre yapılan ön
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
inceleme neticesinde … … isimli memurun görevini kötüye kullanma suçunun sübuta erdiği ifade edilerek soruşturma izni verilmesi gerektiği yönünde kanaat bildirilmesine rağmen, idarece ödemesinin sehven yatırılmadığı söylenerek olayın üstünün kapatıldığını, halbuki ilgili birimle görüştüğünde kendisine maaşının sehven yatırılmamasından ziyade kendilerine itaat etmesi için maaşının yatırılmaması konusunda sözlü talimat verildiğinin söylendiğini,
1.6) Ayrıca, SABİM ve BİMER üzerinden hakkında yapılan iki ayrı şikayet üzerine açılan
soruşturmada atanan muhakkikin şahsıyla eşit veya üst rütbede olmadığını, soruşturma tamamen usulüne aykırı olarak yapıldığını, kendisinin ifadesi dikkate alınmadan, hastaları görmeden ve dinlemeden, sunduğu verileri araştırmadan, en azından hastalarla telefonda görüşerek dolgusunu yapıp yapmadığını tespit etmeden yapmadığını iddia ederek, kısacası usulüne uygun olmayan bir şekilde düşmanca yaklaşarak sadece ceza vermek için ceza verildiğini,
1.7) Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün şahsına karşı düşmanca ve sürekli açığını arar tarzda bir
politika izlediğini, Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün şahsına uyguladığı düşmanca tavırlara çalıştığı hastanenin de başladığını, Isparta İl Sağlık Müdürlüğünün kendisine olan husumetinden faydalanarak hastane müdürü ve hastane başhekimi tarafından görevi kötüye kullanmak suretiyle şahsına mobbing yapıldığını,
1.8) 20/04/2018 tarihinde başhekimden 24/04/2018 tarihi için izin almak istediğini, fakat
şahsına karşı yapılan ayrımcılıktan ötürü bir hafta önceden haber vermesi gerektiği sebebiyle izin vermediğini, ancak o tarihte (20/04/218) başka personellere izin verdiğini,
1.9) Halbuki, Başhekim … …’un sevdiği personelin mazeretsiz olarak resmi izin yada rapor
olmaksızın haftada bir gün mesaiye gelmemelerine göz yumduğunu, diğer hekimlerin istedikleri zaman başhekimden idari izin alarak geç gelebildiklerini, erken çıkabildiklerini veya gelmeyebildiklerini, örneğin aile hekimi ve hemşirelerin mazeretsiz olarak işe gelmeyişine ve aile hekimlerinin 17:00 olan mesaisini 15:30’da bitirmesine göz yumduğunu,
1.10) Mesai takibi konusunda Hastanede bir turnike kayıt sisteminin olmadığını, giriş çıkışların
kaydedildiği bir defterin bulunduğunu, ancak bu defterin sürekli olarak aynı yerde olduğunu ve istenildiği zaman imza atılabildiğini,
1.11) Başhekim … …’un her gün yaklaşık 9:35 civarında mesaiye geldiği halde hastaneye girer
girmez daha odasına bile girmeden kliniğine gelip kapının önünde şahsının gelip gelmediğini sorduğunu, oysa kendisinin 6:45 otobüsü ile işe geldiği için saat 8:15 civarından itibaren mesaisinin başında olduğunu, bu durumun şahsını tedirgin ve huzursuz ettiğini, bu duruma birkaç kere kendisini ziyarete gelen babasının ve kardeşinin şahit olduğunu,
1.12) Diğer yandan, … … ve … …’ın 27/07/2018 tarihinde saat 16:15’de … Devlet Hastanesi
Diş Polikliniğine gelerek kendisinin hastanene de olmaması sebebiyle muayene olmadan ayrıldıkları ile ilgili şikayette bulunduklarını,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
1.13) 27/07/2018 tarihinde (Cuma günüde) üç diş hekiminin de 16:00’da çıktıklarını,
1.14) Söz konusu tarihte daha önce asla kliniğe gelmeyen Hastane Müdürü … …’nın ne
hikmetse … … ve … …’ı bizzat kendisinin yanında kliniğe getirdiğini ve sadece kendisini sorduğunu, buna hemşiresi … …’in şahit olduğunu, hastaların şiddetli diş ağrılarının olduğunu söylemeleri üzerine yardımcı personel … …’in kendilerini acil servisine yönlendirdiğini,
1.15) Ancak, Hastane Müdürü … …’nın hastaları beraberinde götürdüğünü ve hakkında
şikâyet dilekçesi yazdırdığını,
1.16) …’te diş tabibi olarak görev yaptığı 6 sene boyunca hasta muayenesini 9:00-16:00 saatleri
arasında yaptığını ve kliniğin kapısında da böyle yazdığını, hasta muayene sistemi olan
“KARMED” sistemine bakılacak olur ise görev yaptığı 6 sene içinde saat 16:00’dan sonra
… … ve … … dışında tek bir hasta girişinin bulunmadığının görüleceğini,
1.17) Ayrıca, saat 16:00’dan sonra klinikte sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemi yapıldığını,
kendisinin de sterilizasyon ve dezenfeksiyon işlemleri sırasında yan taraftaki dinlenme odasına girerek saatin 17:00 olmasını bekleyip saat 17:00 otobüsü ile Isparta’ya döndüğünü,
1.18) … …’ın eşi … …’ın 6 ay boyunca hastanede hasta kayıtta çalıştığını ve dolayısıyla …
…’ın da poliklinik muayene saatlerini ve kayıt saatlerini bildiğini,
1.19) Olay günü hasta kayıt personeli … …’nin üç diş hekiminin de çıktığını söylediği halde
… …’ın “Doktorun haberi var aradık geliyor” dediğini ve kendisine giriş yaptırıldığını, ancak kendisiyle görüşmedikleri gibi hastaların girişinin olduğuna dair herhangi bir arama yapılmadığını ve kayıtlar konusunda kendisine herhangi bir bilgi verilmediğini,
1.20) O gün kadınsal sebeplerden dolayı 16:00’da hastaneden ayrılıp bir tanıdığının yanına
gittiğini, şayet aranıp hastalar konusunda tarafına bilgi verilseydi o zor durumuna rağmen hastaneye gelip hastaları muayene ve tedavilerini gerçekleştirebilmek için elinden geleni yapacak olduğunu,
1.21) Kendisinin 27/07/2018 ile 13/08/2018 tarihleri arasında izinli olduğunu, izin dönüşünde
13/08/2018 tarihinde Başhekim … …’un sayısız, tarihsiz ve dosya numarasız bir yazıyla 27/07/2018 tarihinde 16:00’da bir hastanın muayeneye geldiği ve mesai saatleri içerisinde muayene olamadığına ilişkin olarak hakkında şikayet dilekçesi bulunduğundan bahisle konuya dair cevabının yazılı olarak bildirilmesini istediğini, şikayet dilekçeleri kendisine verilmeden gayri resmi bir evrakla savunmasının istendiğini, tam olarak neyle suçlandığını ve şikayetçilerin sadece kendisinin mi yoksa diğer hekimleri de mi şikayet ettiğini öğrenmek için defalarca bilgi istemesine rağmen hakkındaki şikayet dilekçeleri kendisine gösterilmediğinden iadeli taahhütlü dilekçe ile talepte bulunduğunu, ancak yönetmelik gerekçe gösterilerek şikayet dilekçelerinin kendisine verilmediğini, bu sebeple savunma hakkının kısıtlandığını, zira kişinin savunma yapabilmesi için hakkındaki şikayetin içeriğini tamamen bilmesinin gerektiğini,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
1.22) 15/08/2018 tarihinde saat 15:52’de Başhekim … …’un kendisini şahsi telefonundan
arayarak çağırdığını, odada isminin sonradan … … olduğunu öğrendiği şahsın hemşire koltuğunda lakayt bir şekilde oturduğunu, … … isimli hastanın da odada olduğunu, ayrıca hemşire … … ve hasta … …’nın da kapının önünde olduğunu, gerekirse bu şahısların da ifadelerine başvurulabileceğini,
1.23) … …’ın şahsına küçük düşürücü ifadelerde bulunup kendisine “Dengesiz, özgüvensiz,
benim dişim ağrırken neden hastanede olmazsın” dediğini, bunun üzerine kendisinin de
“… Bey bu etik değil neden beni rencide edip küçük düşürmesine izin veriyorsunuz” dediğini, ancak Başhekim … …’un kendisine “Defol git odamdan” dediğini, kendisinin muayene saatleri dışında ve özel durumundan dolayı çıktığını, hastanın diğer diş hekimlerine veya acile gidebileceğini söylediğinde … …’ın kendisine “Ben kaçta gelirsem geleyim beklemek zorundasın, sen beni klinikte beklemek zorundasın” dediğini,
1.24) Çok şiddetli diş ağrıları olduğunu söyleyen … … ve … …’ın olay gününde ve ilerleyen
tarihlerde ne bir diş polikliniğine ne de acil servise herhangi bir giriş yaptırmadığını, bunun da ayrı bir çelişki olduğunu,
1.25) Bahsedilen şikayetin konusu eğer sadece mesai saatleri ile ilgili ise olayın faturasının
sadece tarafına kesilmesinin şüphe uyandırdığını, zira izinli olduğu 27/07/2018 ile 13/08/2018 tarihleri arasında diğer hekimler izinli olmadığını, Başhekimin kasıtlı olarak kendisinin dönmesini beklediğini, zira söz konusu kişilerin diğer diş hekimleri varsa neden onlara müracaat etmediklerinin veya diğer diş hekimleri de yoksa neden onları da şikayet etmediklerinin ciddi bir çelişki olduğunu,
1.26) Sadece kendisinden savunma istenmesine itiraz etmesi üzerine, diğer Diş Hekimi
arkadaşlarına da şahsına verildikten bir ay sonra formalite icabı dosya numarası, sayı ve tarih içermeyen aynı gayri resmi soruşturma kâğıtlarından verildiğini, fakat soruşturmanın sadece tarafına yapıldığını, hatta Başhekimin onları odasına çağırarak
“Sadece Esra Hanımdan istiyorum, onunla ilgili bir durum, sizinle ilgisi yok” dediğini öğrendiğini,
1.27) İki kere savunma vermesine rağmen bu savunmalarının İl Sağlık Müdürlüğü’nün atadığı
muhakkik … …’ın dosyasında bulunmadığını, muhakkikin yeterince araştırma yapmadan ve objektiflikten uzak bir şekilde yaptığı soruşturma sonucunda hakkında acımasız bir ceza teklif ettiğini, muhakkikin hakkında soruşturma yürütecek gerekli eğitim ve nitelikleri taşımadığını, bunun da ayrı bir çelişki olduğunu,
1.28) Ayrıca, 15/08/2018 tarihinde saat 12:10 civarında yemekhaneye giderken hastane
müdürünün merdivenlerde şahsını itelediğini, buna meslektaşı … …’nın da şahit olduğunu,
1.29) Öte yandan, 19/11/2018 tarihinde hakkında asılsız iddialara dayanan bir tutanak
tutulduğunu, tutanakta kendisinin hastane koridorunda … … isimli bir kişiye … …’dan bahisle “Gençlik kollarından aldınız mı” ve ”Böyle bir kişiyi nasıl partiye alırlar” gibi ifadelerde bulunduğundan bahsedildiğini,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
1.30) Söz konusu tutanağı tutanlardan birinin … … olduğunu, ancak bu kişinin ise tamamen
görme engelli olduğunu ve görmeyen bir kişinin ise tutanak tutup altına imza atmasının da imkansız olduğunu, zira görme engeli olan bir kişinin kişileri, olayı, olay saatini, sesleri ayırt edip şahitlik yapmasının tamamen çelişkili olduğunu ve şüphe uyandırdığını,
1.31) Tutanakta imzası olan diğer kişilerden … …’nın şahsına karşı husumetinin bulunduğunu,
tutanağı organize eden kişilerden biri olduğunu ve aralarındaki husumeti hastanedeki herkesin bildiğini, bu kişi ile daha öncede birçok husumetlerinin olduğunu ve bu kişinin şahsıyla ilgili şikayetlerde bulunduğunu,
1.32) Tutanakta imzası olan … …’ın hastanede taşerondan kadroya geçen daimi işçi statüsünde
çalışmakta olduğundan dolayı tutanağa imza atma zorunda kalmış olduğunu, zira Hastane
Müdürü … …’nın yaptırım gücü ve baskısı altında olduğunu düşündüğünü,
1.33) Çünkü şahsıyla ilgili bütün tutanakların Hastane Müdürü … …’nın önderliğinde ve
odasında gerçekleştiğini, bu durumun Hemşire … …’ya sorulabileceğini, hastanedeki personellerin … …’nın baskısına şahit olduklarını,
1.34) Tutanağa imza atan Dr. … …’ın ise bahsedilen saatlerde orada olmadığını,
1.35) Ayrıca, şikayette bulunan … …’in şahsına karşı husumetinin bulunduğunu, daha önce de
şahsına karşı kötü niyetli tavırlarının olduğunu, fırsatını bulduğu için de şahsına zarar vermeye çalıştığını,
1.36) … söylediğini iddia ettiği sözlerden şikayetçi olduğu farz edilse dahi, kendisi şikayet
etmeden önce, olayın yukarıda bahsettiği kişilerce tutanak altına alınıp kamera kayıtları çıkartılarak Hastane Müdürü … …’nın odasında saatlerce istişare edilmesinin normal olmadığını,
1.37) Bu yaşananların hepsinin husumeti olan kişiler nezaretinde gerçekleştiğini, bu durumun
da ayrı bir şüphe uyandırdığını, hakkında kasıtlı acımasız bir komplo olduğunu, bu sebeple tutulan tutanağın hukukun temel ilkeleri doğrultusunda ne kadar gerçeği yansıttığının değerlendirilmesi gerektiğini,
1.38) Kaldı ki kendisinin iddia edildiği üzere söz konusu sözlerin hiç birini söylemediğini, …
… ile aralarında çeşitli sebeplerden dolayı husumet olduğunun açık olduğunu, savunmasının istendiği diğer konunun da bunu açıkça gösterdiğini,
1.39) Bir an için bile ilgili sözleri söylediği var sayılsa bile, asıl önemli olanın bu sözlerin suç
teşkil edip etmediği veya idari ceza gerektirip gerektirmediği olduğunu, söz konusu kelimelerin ne Türk Ceza Kanunu uyarınca ne de Devlet Memurları Kanunun uyarınca suç teşkil etmesinin mümkün olmadığını, tamamen kişinin kendi yorumu olan ve hiçbir hakaret ya da küçük düşürücü bir kelime olmayıp tamamen kişinin kendi fikrini hür şekilde ifade etmesine olanak sağlayan kelimeler olup söz konusu olayda ilgili kişi hakkında hiçbir küçük düşürücü olay bulunmadığını, eğer ortada bir suç var ise bu suçun idari değil cezai müeyyideyi gerektireceğini,
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
1.40) Yine daha … … şikayet etmeden İl Sağlık Müdürü … …’nın şahsını yanına çağırarak
şikayetle alakalı konuştuktan sonra “bir saat içinde hastaneden (… Devlet Hastanesinden)
üç kişi senin için gelmezse seni açığa alacağım” diyerek tehdit ettiğini, hastanenin bulunduğu … ile Isparta merkezinin arasının 76 km olduğunu, ayrıca İl Sağlık
Müdürünün çağırdığını söylememesini istediğini ve vaktinin başladığını söylediğini, kendisinin de iş arkadaşlarının mesaide olduklarını söylemesine rağmen kabul etmediğini, bunun üzerine üç arkadaşımı çağırdığını (… …, … …, … …) ve arkadaşlarının geldiğini, gerekirse bu durumun arkadaşlarına sorulabileceğini, ayrıca İl
Sağlık Müdürüne açığa alması durumunda dava açıp geri döneceğini söylediğini, bu sebeple kendisini açığa almaktan vazgeçtiğini düşündüğünü,
1.41) Bahsi geçen iki olay (hakkındaki şikayet dilekçeleri) üzerine açılan soruşturma
sonucunda hakkında 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verildiğini, bu cezaya yaptığı itirazının ise İl Disiplin Kurulunca reddedildiğini,
1.42) Ayrıca, … …, … …, … … ve … … arasında samimiyet bulunduğunu, bu kişilerin sık
sık hastaneye gelip müdürün odasında sohbet ettiklerini,
1.43) Başhekimin şahsını hemşirelerin önünde “beynini ezerim” şeklinde tehdit ettiğini,
bulunduğu kliniğin önüne gelerek hastalarının ve hastane personelinin önünde bağırarak kendisini küçük düşürmeye ve itibarsızlaştırmaya çalıştığını, bu olayın defalarca yaşandığını, bazen odasına çağırıp odada hastaların önünde kendisini azarlayıp küçük düşürmeye çalıştığını, hastaları şahsına karşı doldurup itibarını zedelediğini,
1.44) Dolayısıyla uzun süredir Başhekim … … ile Hastane Müdürü … … tarafından mobinge
maruz kaldığını, son dönemlerde kendisine uygulanan baskının ve mobingin arttığını, bu nedenle sağlık problemlerinin ortaya çıktığını, gün aşırı migren atağı tuttuğu için yasam kalitesinin düştüğünü, sağlık problemleri sebebiyle doktora gitmesi gerektiği zaman her defasında sıkıntı çıkarıldığını ve tedavi hakkının elinden alındığını, öz güven probleminin ve psikolojik sorunlarının başladığını, ellerinin titrediğini, sosyal hayatının dahi yok olduğunu, işe ancak antidepresan yardımıyla gittiğini, artık psikolojik olarak çok kötü durumda olduğunu ve akıl sağlığını kaybetmek üzere olduğunu,
1.45) Daha önce şikayetlerde bulunduğunu, ancak Isparta İl Sağlık Müdürlüğünce
şikayetlerinin üstünün kapatıldığını, İl Müdürlüğünün objektif değerlendirme yapmak yerine amirlerinin tarafını tutarak cephe almak suretiyle kendisine yapılan mobinge dahil olduğunu,
1.46) Yaklaşık 7 senedir … ilçesinde görev yaptığını, kendisinden sonra ilçeye gelen
hekimlerin görev yerlerinin değiştiğini, bu sebeple ikametgahının bulunduğu il merkezine yapılacak bir atanmanın veya 6 ay süreli bir görevlendirmenin çok iyi olabileceğini, ifade ederek, tarafına uygulanan mobinge son verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Isparta Valiliğinin 12/07/2019 tarihli ve … sayılı yazının eklerinde;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
2.1) Başvuranın 20/04/2018 tarihinde Başhekimliğe sözlü veya yazılı olarak yıllık izin
talebinde bulunmadığı, yasal hakkı olan izinleri kullanmak istediği ve başvurduğu dönemlerde yıllık izinlerinin kullandırıldığı,
2.2) … İlçe Devlet Hastanesinde Yataklı Tedavi Yönetmeliğine göre nöbet ve mesai şeklinde
çalışanların bulunduğu, sağlık çalışanlarının ve genel idari hizmet sınıfı personellerinin hastaneye giriş çıkış işlemlerinin birim sorumluları tarafından takip edildiği, Kurumda diğer ilçe entegre hastanelerinde de turnike sisteminin bulunmadığı, mesai takip çizelgesinin takip edildiği, çizelgenin sabah ve akşam personelin giriş ve çıkışta mesai saatleri başlayış ve bitiş saatlerinde personelin rahatlıkla imzalayabileceği ve devamlı bir personelin bulunduğu danışma masasında bulunduğu,
2.3) Polikliniğin mesai saatlerinin 08:00 ile öğle arası hariç olmak üzere 17:00 olduğu, şikayet
edilen tarihlerdeki diş polikliniği muayene saatlerinin 08:00 ile 17:00 arası olduğu, Diş
Polikliniği mesai saatlerinin 07/01/2019 tarihi itibariyle 09:00-16:00 olarak düzenlendiği,
2.4) 27/07/2018 tarihinde Dt. … …, Dt. … … ve Dt. … …’nın görev yaptığı, diğer iki
doktorun ilk görev günleri olduğu, onların da saat 16:00 civarında görev yerlerini terk etmelerinden dolayı savunma istendiği ve verdikleri cevaba istinaden gerekli işlemlerin uygulandığı,
2.5) Şikayet sahibi … … ve … …’ın poliklinik muayenesi için başvurdukları, ancak
poliklinikte doktor bulunmadığından ve durumlarının da acil olmaması nedeniyle acil servise başvurmayarak hastaneden ayrıldıkları, ifade edilmiş ve Kurumumuzca istenen bilgi ve belgelerin bir kısmı gönderilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.2) “Kanun önünde eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinin beşinci fıkrasında;
“Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket zorundadırlar.”
3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında;
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü
maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük
Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.5) “Görev ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında güvence” başlıklı 129 uncu
maddesinin birinci fıkrasında; “Memurlar ve diğer kamu görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla yükümlüdürler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5
inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun
5.1) “Davranış ve işbirliği” başlıklı 8 inci maddesinde;
“Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar.”
5.2) “Amir durumda olan devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasında; “Amir, maiyetindeki memurlara hakkaniyet ve eşitlik içinde davranır. Amirlik yetkisini kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslar içinde kullanır.”
5.3) “Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci
fıkrasında; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”
5.4) “Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller” başlıklı 125 inci
maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil
ve haller şunlardır:
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
… A – Uyarma: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
… e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, … B – Kınama: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
… d) Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak, … C- Aylıktan kesme: Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, …
… ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
5.5) “Zamanaşımı” başlıklı 127 nci maddesinde;
“Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren; a) Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında bir ay içinde disiplin soruşturmasına, … Başlanmadığı takdirde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
6) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; bir an önce Sağlık
Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığınca mobbing iddialarına yönelik yerinde inceleme/soruşturma başlatılması, soruşturmanın sonucuna göre haklı görülmesi halinde başvuranın talebi doğrultusunda görev yerinin ailesinin bulunduğu Isparta il merkezinde durumuna uygun bir yere alınması ve bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat vermemesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği yönünde hazırlanan öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7) Başvuran, kendisine uygulanan mobbinge son verilmesini talep etmektedir.
8) Anayasanın 17 nci maddesinde herkesin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme
hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Ayrıca, Anayasanın “5 inci maddesinde devletin amaç ve görevleri arasında kişilerin temel hak ve hürriyetlerini sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak sayılmıştır. Anayasanın 49 uncu maddesinde devletin çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak ve çalışma barışını sağlamak için; 56 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ise herkesin hayatını beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak üzere gerekli tedbirleri alacağı belirtilmek suretiyle devletin yükümlülükleri gösterilmiştir.
9) Ayrıca, ülkemizin taraf olduğu İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi gibi uluslararası
sözleşmeler ile Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerinde de, herkesin elverişli koşullarda çalışma, edinilen iş veya meslekte tabi olunacak muamelede eşitliğin sağlanması, kamu çalışanları dahil olmak üzere istihdam edilen bütün kişilerin çalışma sırasındaki sağlığı etkileyen fiziksel ve zihinsel unsurların dikkate alınması gerektiği düzenlenmiş ve üye devletlere bu konularda gerekli tedbirleri alma yükümlülüğü getirilmiştir. Bu bağlamda, Devletin ve kamu otoritelerinin çalışanların fiziksel ve ruhsal yönden zarar görmelerine neden olmamaları gerekmektedir.
10) Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere
yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme
Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığı (Mayıs 2014)]
11) Psikolojik tacize maruz kalan bireylerin; bıktırma, yıldırma, dışlanma, aşağılanma, izin
ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabilmekte oldukları, bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından, kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmıştır. [Bkz, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat
Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri
Komisyon Raporu (Nisan 2011)]
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
12) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E:2014/18743, K:2014/24185
sayılı kararında; “Mobbingin meydana gelebilmesi için bir işçinin hedef alınarak, uzun bir süre ve belli aralıklarla sistematik biçimde tekrarlanan, mağdurun karşı koymasına rağmen yapılan aşağılayıcı, küçük düşürücü ve psikolojik olarak acı veren, işteki performansı engelleyen veyahut olumsuz bir çalışma ortamına sebep olan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylem, tutum ve davranışların uygulanması gerekir.” denilmiştir.
13) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/09/2013 tarihli ve E:2012/91925, K:2013/1407
sayılı kararında; “Türk Hukukunda psikolojik taciz (mobbing); işyerinde çalışanlara, diğer çalışanlar veya işverenler tarafından sistematik biçimde uygulanan, tekrarlanan her türlü kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışlar olarak ifade edilmiştir.
Psikolojik tacizin en bariz örnekleri, kendini göstermeyi engellemek, sözünü kesmek, yüksek sesle azarlamak, sürekli eleştiri, çalışan iş ortamında yokmuş gibi davranmak, iletişimin kesilmesi, fikirlerine itibar edilmemesi, asılsız söylenti, hoş olmayan imalar, nitelikli iş verilmemesi, anlamsız işler verilip sürekli yer değiştirilmesi, ağır işler verilmesi ve fiziksel şiddet tehdidi sayılabilir. Görüldüğü üzere, bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hal alması gerekir. Belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.
Psikolojik tacizin nedenleri farklılık göstermesine karşın amaç, çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamaktır.” denilmektedir.
14) 19/03/2011 tarih ve 27879 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanan “İşyerlerinde
Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik tacizin çalışanların itibarını ve onurunu zedelediği, verimliliğini azalttığı ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilediği, kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğinin ve çalışma barışının geliştirilmesi için bazı tedbirlerin alınması gerektiği, işyerinde psikolojik tacizle mücadelenin öncelikle işverenin sorumluluğunda olduğu, işverenlerin çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacakları, bütün çalışanların psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracakları belirtilmiştir.
15) Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı
kararında; “Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir. Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
16) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 21/02/2014 tarihli ve E:2014/2157, K:2014/3434
sayılı kararında; “Hukuk yargılamasında ve özellikle de mobbinge dayanan iddialarda yüzde yüzlük bir ispatın aranmadığı, şüpheden uzak delil aramanın ceza yargılamasına ait olduğu, özel hukuk ve iş hukuku yargılamasında vicdani kanaatin oluşmasına yetecek kadar bir ispatın yeterli olduğu, taraflarca ileri sürülen delillerin sıhhat ve kuvvetinde tereddüt edilmesi halinde işçi lehine yorum ilkesinin uygulanması gerektiği, mobbing gibi diğer dava türlerine göre ispatı nispeten daha zor olan bir konuda kesin ve mutlak bir ispatın aranmayacağı, bu konuda işçi lehine ispat kolaylığı göstermenin hakkaniyet ve adalete daha uygun olacağı kanaat ve sonucuna varılmıştır” ifadelerine yer verilmiştir.
17) Yargıtay 22 nci Hukuk Dairesinin 27/12/2013 tarihli ve E:2013/693, K:2013/30811
sayılı kararında; “Mobbingin varlığı için kişilik haklarının ağır şekilde ihlaline gerek olmadığı, kişilik haklarına yönelik haksızlığın yeterli olduğu, ayrıca mobbing iddialarında davacı işçinin, kendisine işyerinde mobbing uygulandığına dair kuşku uyandıracak olguları ileri sürmesinin yeterli olduğu, işyerinde mobbing gerçekleşmediğini ispat külfetinin davalıya düştüğü” belirtilmiştir.
18) Somut olayımızda, başvuranın idare ile yaşadığı sorunların 2013 yılından sonra geçici
olarak kadrosunun bulunduğu yerden başka bir yerde görevlendirilmesiyle başladığı görülmektedir.
19) Bu minvalde, başvuran, 2013 ile 2016 yılının ortalarına kadar birbiri ardına yapılan
görevlendirmeler vasıtasıyla 30 ay boyunca başka yerde geçici olarak görevlendirilmiş, başvuranın bu görevlendirmelere yaptığı itirazın idarece reddedilmesi üzerine yargıya başvurması sonucunda Isparta İdare Mahkemesinin 21/04/2016 tarihli ve … sayılı kararıyla söz konusu geçici görevlendirmenin yürütmesi durdurulmuş ve başvuran kadrosunun bulunduğu yere geri dönmüştür. Akabinde, mahkeme, 08/10/2016 tarihli ve
…, K:2016/955 sayılı kararıyla iptal kararı vermiş, idarenin istinaf başvurusu ise Konya
Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 13/06/2017 tarihli ve …, … sayılı kararıyla oybirliğiyle reddedilmiştir.
20) Söz konusu mahkeme kararları incelendiğinde, kararlarda, görevlendirmelerin hukuka ve
mevzuata aykırı olduğu, başvuranın isteği dışında uzun süre geçici görevle çalıştırılmasının Anayasada yer alan zorla çalıştırma yasağına aykırılık teşkil ettiği, bu durumun çalışma barışını olumsuz etkileyeceği, ihtiyaç duyulan boş kadrolara atama yapılmak suretiyle kamu hizmetinin gerçekleştirilmesi gerekmekte iken idarece geçici görevlendirmelerle bu ihtiyacın karşılanmasının mevzuata ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğu, bunun kamu yararını olumsuz etkileyeceğinden telafisi güç ve imkansız zararların ortaya çıkabileceği, başvuranın ek ödeme bakımından da kayba uğradığı, bu sebeple başvuranın geçici görevlendirmesinin sonlandırılarak eski görev yerine iadesinin gerektiği değerlendirmelerinde bulunulduğu dikkat çekmektedir.
21) Bununla birlikte, bahsi geçen yürütmeyi durdurma kararı üzerine, 25/05/2016 tarihinde
başvuranın geçici görevlendirilmesi geri alınmış ve başvuran 27/05/2016 tarihinde kadrosunun bulunduğu yerde (… İlçe Devlet Hastanesinde) görevine başlamış, ancak 31/05/2016 tarihli ve … sayılı Valilik Oluru ile 3 ay süreyle yeniden geçici olarak görevlendirilmiş, buna ilişkin İl Sağlık Müdürlüğünün 02/06/2016 tarihli ve … sayılı yazısının başvurana tebellüğ ettirilmesi sırasında başvuranın tebliğden imtina etmesi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
üzerine Başhekim … … ve diğer personelce 16/06/2016 tarihinde tutanak tanzim edilmiş, bu tutanak nedeniyle 27/06/2016 tarihli ve … sayılı yazıyla İl Sağlık Müdürü Dr. … …
tarafından muhakkik tayin edilmek suretiyle soruşturma başlatılmış, soruşturma sonucunda muhakkik tarafından getirilen teklif uyarınca 22/11/2016 tarihli ve … sayılı yazıyla başvurana uyarma cezası verilmiş, başvuranın bu cezaya yaptığı itiraz üzerine İl
Disiplin Kurulunun 15/12/2016 tarihli kararıyla verilen ceza ile iddia konusunun örtüşmediği gerekçesiyle oybirliği ile itirazın kabulüne karar verilmiş ve disiplin amirince de söz konusu ceza iptal edilmiştir.
22) Ancak, görüleceği üzere, idare mahkemesinin görevlendirmelerin hukuka ve hakkaniyete
aykırı olduğu yönündeki kararına rağmen, mahkeme kararının şeklen uygulanarak, hemen akabinde başka bir idari işlemle, hukuk aleminde mahkeme kararının etkisizleştirilmesi ve mahkeme kararının arakasından dolaşılması olarak adlandırıldığı şekilde, var olan hukuksuzluğun devam etmesi sağlanmıştır.
23) Bütün bunların yanında, yine aynı dönem içerisinde, bayram münasebetiyle 09/09/2016
tarihinde başvurana ödenmesi gereken ek ödemenin yapılmadığı, mevzuatta maaşla birlikte ödenmesi öngörülen ödemenin 23/09/2016 tarihinde ödendiği, başvuranın 28/09/2016 tarihli dilekçesiyle Isparta Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunması üzerine Savcılıkça … sayılı dosya numarasıyla soruşturma açıldığı, Savcılığın 06/10/2016 tarihinde idareden soruşturma izni istediği, bunun üzerine muhakkik olarak görevlendirilen Defterdarlık Muhasebe Müdür Yardımcısı tarafından hazırlanan Ön
İnceleme Raporunda Halk Sağlığı Müdürlüğü personel işlerinden sorumlu … …’in art niyetli ve kasıtlı olarak yapmasa ve kamu yararını gözetmeye çalıştığı anlaşılsa da, keyfi bir uygulamada bulunduğu, görevinin gereklerini yerine getirmediği, ihmal ve gecikme göstererek başvuranın mağduriyetine sebebiyet vermek suretiyle görevini kötüye kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle 4483 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesi gerektiğini ifade edilmiş olsa da, Isparta Valiliği İl İdare
Kurulu’nun 07/11/2016 tarihli ve … numaralı kararıyla soruşturma izni verilmediği, Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 05/01/2017 tarihli ve … sayılı kararıyla da başvuranın süresinde itiraz etmemesi nedeniyle Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair
Kararı ile dosyanın işlemden kaldırıldığı görülmektedir.
24) Her ne kadar, yapılan inceleme sonucunda ceza verme yoluna gidilmemiş olsa da,
muhakkik tarafından hazırlanan ön inceleme raporu ve dosya kapsamındaki ifadeler incelendiğinde, başvuranın fiilen çalıştığı duruma göre ödemeyi yapmak durumunda olan
Şube Müdürünün vazifesi olmamasına rağmen, başvurana uyarma cezası verilmesine neden olan yukarıda bahsi geçen geçici görevlendirmesi nedeniyle başvuranı ödeme listesinden çıkardığı, başvuranın kendisine gelerek durumu sorması üzerine başvuranı geçici görevlendirmeye uymaya zorladığı ve aksi halde ödeme yapılmayacağını ifade ettiği, başvuran ile yaşadığı tartışma sonrasında ise durumu Halk Sağlığı Müdürüne iletmesi üzerine başvuranı bir sonraki ödeme listesine dahil ettiği anlaşılmıştır.
25) Diğer yandan, SABİM ve BİMER üzerinden başvuran hakkında yapılan şikâyetler
üzerine, açılan disiplin soruşturması sonucunda, muhakkik tarafından görevine ve iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak suçunu işlediği gerekçesiyle uyarma cezası verilmesi teklif edilmiş, ancak başvuranın 04/08/2017 tarihli savunmasında muhakkikin yeterli inceleme yapmadığından bahisle ilgililere
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
yapılmasında gecikme yaşanan işlemlerin anestezi ilaç temininde ve arızalan cihazların tamirinde yaşanan gecikmeden, dolayısıyla idarenin kusurundan kaynaklandığını ifade etmesi üzerine, Başhekim … … tarafından 10/08/2017 tarihli ve 47 sayılı yazıyla cezai işleme gerek görülmese de başvuranın hasta ile iletişimde hassasiyet göstermesi konusunda daha dikkatli olması konusunda uyarıldığı görülmektedir.
26) Esasen bu işlem 657 sayılı Kanunun 125 inci maddesinde personelin görevinde ve
davranışlarında daha dikkatli olması konusunda yazıyla uyarılması şeklinde tarif edilen uyarma cezası şeklinde ortaya çıkmakla birlikte, yazıyla uyarma işleminin disiplin soruşturması usulüne göre ve mevzuata uygun olarak verilmediği anlaşılmaktadır.
27) Kaldı ki, 18/05/2017 tarihli ve … sayılı Olurunda başvuran hakkındaki iddialarla ilgili
olarak inceleme ve araştırma yapmak, suç unsuruna rastlanması halinde ise 657 sayılı
Devlet Memurları Kanuna göre disiplin soruşturması yapmak üzere muhakkik görevlendirilmesine rağmen, Isparta Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğünün 22/05/2017 tarihli ve … sayılı görevlendirme üst yazısıyla dorudan muhakkikin 657 sayılı Kanuna göre disiplin soruşturması yapmak amacıyla talimatlandırıldığı görülmüş olup, öncelikle inceleme ve araştırma yapmak suretiyle konunun araştırılması talimatına uyulmadığı; ayrıca bahsi geçen ilk şikayet üzerine … Kaymakamlığınca Isparta Valiliğine gönderilen 17/05/2017 tarihli ve … sayılı yazıyla başvuranın uyarıldığı ifade edilmesine rağmen bu konunun da disiplin soruşturmasına dahil edildiği, dolayısıyla inceleme sonucunda kolaylıkla anlaşılabilecek hususlarda disiplin soruşturması açılarak başvuranın baskı altında tutulduğu değerlendirilmiştir.
28) Yine, 27/07/2018 tarihinde tedavi olmak amacıyla hastaneye gelen iki vatandaşın şikayet
dilekçeleri ve 19/11/2019 tarihinde hastane içerisinde yaşanan bir diyalog nedeniyle verilen şikayet dilekçesi üzerine başvuran hakkında disiplin soruşturması açıldığı ve soruşturma sonucunda başvuranın aylıktan kesme cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.
29) Söz konusu disiplin cezası ile ilgili olarak, 19/11/2018 tarihinde … … tarafından verilen
şikayet dilekçesinin aynı tarihte evrak kaydına girdiği ve 26/11/2018 tarihinde Valilik
Oluru sonrasında muhakkik görevlendirilerek soruşturmaya süresinde başlanıldığı tespit edilmekle birlikte, başvurana şikayetçi ile yaşadığı diyalog nedeniyle “hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak” eyleminde bulunduğu gerekçesiyle aylıktan kesme cezasıyla cezalandırıldığı görülmektedir.
30) Bu konuda yapılan inceleme neticesinde, muhakkik raporu ve verilen ifadeler tetkik
edildiğinde, her ne kadar başvuran tarafından inkar edilse de tanık ifadeleri ve konuyla ilgili tutanağa istinaden vuku bulduğu değerlendirilen başvuran ile şikayet eden kişi arasında yaşanan diyaloğun iki kişi arasında yaşanan bir tartışma olduğu, bu gibi fiiller için “Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak” maddesi uyarınca uyarma cezası verilebilecek iken daha ağır bir cezanın takdir edilmesinin ölçülü olmadığı değerlendirilmektedir. Zira bu hususun İl Disiplin Kurulu il Hukuk İşleri
Müdürünce ayrışık oy olarak dile getirildiği de görülmüştür.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
31) Ayrıca, idare tarafından gönderilen görüntü kayıtları incelendiğinde … … ile başvuran
arasında bir diyalog yaşandığı anlaşılmakla birlikte, olay esnasında veya hemen sonrasında olay yerinde bulunanlarca bir tutanak tutulmadığı görülmektedir. Bu husus, söz konusu tutanağın daha sonradan (başvuranın iddiasına göre Hastane Müdürünün odasında izlendikten sonra) hazırlandığı iddiasını güçlendirmektedir. Tutanakta imzası bulunan … …’ın ise, olay tarihinde orada bulunmadığı, tutanağın kendisine getirilmesi üzerine başhekim vekili olması dolayısıyla tutanağı imzaladığı anlaşılmaktadır.
32) Bunun yanında, 27/07/2018 tarihinde diş tedavisi nedeniyle hastaneye gelen iki kişinin
doktorların yerinde olmaması nedeniyle tedavi olamamaları nedeniyle 30/07/2018 tarihinde verdikleri ve bu tarihte kayda giren şikayet dilekçelerinin, Hastanenin 03/08/2018 tarihli yazısıyla İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, İl sağlık Müdürlüğünün 09/08/2018 tarihli yazısıyla söz konusu diş hekiminin savunmasının alınarak ve değerlendirilerek şikayetçiye ve Valiliğe bildirilmesinin istendiği, bunun üzerine
Başhekim tarafından başvuranın yıllık izninin bitiminde göreve başladığı 13/08/2018 tarihinden sonra tarihsiz ve sayısız bir yazıyla başvuranın savunmasının istendiği, başvuranın 04/09/2018 tarihli dilekçesiyle tarihsiz ve sayısız bir yazıyla savunmasının istendiğini ve ayrıca hakkında verilen şikayetlerin bir örneğinin tarafına verilmesini talep ettiği, bu dilekçenin 11/09/2019 tarihinde Valiliğe gönderildiği, İl Sağlık Müdürlüğünün 13/09/2018 tarihli ve … sayılı yazısıyla başvuranın mesaide bulunmamasının gerekçesinin 17/09/2018 tarihine kadar Valiliğe bildirilmesinin istendiği ve dilekçe örneklerinin Hasta Hakları Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca verilemeyeceğinin bildirildiği, bunun üzerine Başhekim tarafından 03/10/2018 tarihli ve … sayılı yazıyla başvurandan savunma istendiği, başvuranın 11/10/2018 tarihli dilekçesiyle şikayet dilekçelerinin birer nüshası tarafına verilmediği için savunma hakkının elinden alındığını ifade ettiği, Başhekimliğin 18/10/2018 tarihli yazıyla İl Sağlık Müdürlüğüne başvuranın dilekçeleri göremediği için savunma vermediğinden konunun değerlendirilemediğinin bildirdiği, İl Sağlık Müdürlüğünün bu durumu 10/12/2018 tarihinde Disiplin Birimine ilettiği ve 14/12/2018 tarihli ve … sayılı yazıyla bu konunun da diğer disiplin soruşturmasıyla birleştirildiği görülmektedir.
33) Bilindiği gibi, disiplin amirlerinin konuyu öğrendikleri andan itibaren mevzuatta yer alan
süreler içerisinde disiplin soruşturmasına başlayarak cezanın zaman aşımına uğramasını önleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre, eğer ki disiplin cezasına konu husus başvuranın olay tarihinde görev yerinde bulunmaması ve izinsiz görev yerini terk etmesi ise, disiplin amirinin bu olayı öğrendiği 30/07/2018 tarihinden itibaren bir ay içerisinde disiplin soruşturmasına başlanılması gerekmektedir. Danıştay’ın içtihat kazanmış kararlarında yer aldığı şekliyle, bu işlemlerin şikayet dilekçesinin ilgili kurum kayıtlarına girdiği tarihten itibaren bir aylık soruşturmaya başlama zaman aşımı süresi içerisinde tamamlanması gerekmekte olup, kurum içi yazışmaların bir aylık süre içerisinde bitirilmemesi geçerli bir mazeret olarak kabul edilmemektedir. Bu açıdan, soruşturmanın zaman aşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
34) Kaldı ki bu durumda, hastanede görev yapan diğer diş hekimleri için de aynı işlemin
yapılması gerekmektedir. Fakat, soruşturma kapsamında alınan ifadelerden diğer diş hekimlerinden de tarihsiz ve sayısız bir yazı ile savunma istendiği anlaşılmakta ise de, idare tarafından söz konusu yazılar ve diğer diş hekimlerince verilen cevaplar ile bu
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
kişilerden hangi tarihte savunma istendiği konusundaki açıklamalar gönderilmediğinden, ayrıca idarece bu konuda detaylı açıklama yapılmadığından diğer hekimler hakkında hangi nedenle işlem yapılmadığı anlaşılamamıştır. İdarece öne sürülen diğer iki hekimin görevlerindeki ilk günleri olduğu ifade edilmiş olsa da, bu durumu ilgililerin mesai saatleri içerisinde görev yerlerinde bulunmamasını ve izinsiz görev yerini terk etmelerini geçerli kılmamaktadır. Ayrıca, şikayet sahibi vatandaşların sadece başvuranın ismini vererek şikayette bulundukları ve İl Sağlık Müdürlüğünce de sadece başvuranın savunmasının alınmasını istediği görülmektedir.
35) Bu noktada, idarenin tarihsiz ve sayısız yazılar vasıtasıyla işlem tesis etmiş olması ve
gerekli açıklamaları yapmaması, başvuranın olay günü sonrasında 2 hafta yıllık izin kullanmasına ve diğer hekimler izinli olmamasına rağmen bu kişilerden savunma istenmediği, kendisinin izinden dönmesinin akabinde sadece kendisinden savunma istendiği, itirazı üzerine diğer diş hekimlerinden de formalite icabı savunma istendiği iddialarının araştırılmasını güçleştirmektedir.
36) Disiplin cezasına konu husus başvuranın kendisinden idarece savunması istenmesine
rağmen savunmasını vermeyerek verilen emirleri kasıtlı olarak tam ve zamanında yapmaması ise (muhakkik raporunda başvuranın izinsiz olarak görev yerini terk etmesinden ziyade bu sebeple ceza teklif edildiği görülmektedir), yine bir ay içerisinde soruşturmaya başlama zorunluluğu bulunmaktadır. Ancak, somut olayda başvuranın 04/09/2018 tarihinde şikayetçilerin dilekçelerini istediği, idarenin 13/09/2018 tarihli yazısıyla dilekçelerin kendisine verilmeyeceğini belirttiği, başvuranın 11/10/2018 tarihli yazıyla savunma hakkının elinden alındığını ifade ettiği görülmekle birlikte, 14/12/2018 tarihli Valilik Oluru ile diğer soruşturma ile birleştirilmek üzere onay verildiği tespit edilmiştir. Buna göre, soruşturmanın bu kısmıyla alakalı olarak da bir ay içerisinde soruşturma başlatılmadığından ceza verme yetkisi zaman aşımına uğradığından ceza verilmesine olanak bulunmamaktadır.
37) Ayrıca, başvuranın savunma vermemesi, hakkında açılacak disiplin soruşturmasına konu
iddiaları reddetmesi olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Bir kişinin savunma verememesi ancak bu hakkından feragat anlamına gelmektedir. Bu durumda idareye düşen incelemeye konu husus, disiplin soruşturmasını gerektiriyorsa, o konuda (görev yerini izinsiz olarak terk etmek) soruşturma açmak olmalıdır.
38) Bütün bunların yanında, başvuranın CİMER üzerinden 27/09/2018 tarihinde şikâyette
bulunduğu, bunun üzerine Dr. … …’ın muhakkik olarak görevlendirildiği, muhakkikin 08/11/2018 tarihinde aldığı başvuranın ifadesinde, olay gününü anlatarak Başhekimce tarihsiz ve sayısız bir yazısıyla savunmasını istediğini, diğer diş hekimlerinin savunmasının alınmadığını, tam olarak neyle suçlandığını bilmediğini, Başhekimin kendisine dilekçeleri göremeyeceğini ifade etiğini, 15/08/2018 tarihinde Başhekimin kendisini odasına çağırdığını ve odada bulunan … …’ın dilekçesinin sonucunu merak ettiği için geldiğini söylediğini, bu kişinin kendisine hakaretlerde bulunduğunu, Başhekimin de kendisini azarladığını, Hemşire … …’ın da buna şahit olduğunu, mesai saatlerinin kendisine resmi olarak bildirilmediğini belirtmiş ve olay günü hangi nedenle erken ayrılmak durumunda kaldığını açıklamıştır.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
39) Ancak, buna rağmen başvuran konuyla ilgili olarak idareye ifade vermemişçesine
14/12/2018 tarihli Valilik Oluru ile bu konunun diğer soruşturma ile birleştirildiği ve başvuranın bu ifadesine soruşturma dosyasına konulmadığı gibi, konuyla ilgili diğer bilgi ve belgeler istenmesine rağmen, idarece başvuranın şikayet dilekçesinin bir örneği ile yapılan soruşturmada kimlerin ifadelerine başvurulduğu ve hangi kararın verildiği konusunda Kurumumuza herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görülmektedir. Bu husus, idarenin başvuran hakkındaki şikayet dilekçeleri üzerine işlem tesis ederken, başvuranın verdiği dilekçesi üzerine idarenin hangi işlemleri tesis ettiğini, hakkaniyetli bir şekilde davranıp davranmadığını göstermesi açısından önem arz etmektedir.
40) Ayrıca, idarenin Hasta Hakları Yönetmeliği gereğince kişilerin isimlerini ve şikayet
dilekçelerinin bir örneğini vermediği görülse de, muhakkik raporunun hazırlanmasından sonra 11/02/2019 tarihli ve … sayılı yazıda kişilerin isimlerinden bahsedilerek başvurandan savunma istendiği; idare tarafından poliklinik saatlerinin 08:00-17:00 arasından olduğu ifade edilse de son üç yıla ait hasta kayıt bilgilerinden muayenelerin 16:00 öncesi yapıldığı, nadiren saat 16:00’yı geçtikten sonra da muayene yapıldığı görülse de bunların genellikle 16:00 saatine yakın zamanlarda olduğu ve bunların çoğunun hasta kayıtlarının da 16:00 saatinden önce oluşturulduğu; idarenin poliklinik çalışma saatleri konusunda resmi bir bilgilendirmede bulunmadığı, başvuranın itirazları üzerine diğer diş hekimlerinden de savunma aldığı ve açılan soruşturmanın sonuna yakın bir zamanda 07/01/2019 tarihi yazıyla çalışma saatlerinin personele bildirildiği, hastane bünyesinde etkili bir personel mesai takip sisteminin bulunmadığı; ayrıca, olay günü başvuranın aranarak Hastaneye çağrılmadığı, şikayet eden kişilerin olay günü acil servise gitmediği gibi daha sonrasında tedavi için Hastaneye başvuruda bulunmadığı tespit edilmiştir.
41) Öte yandan, başvuranın kendisine mobbing uygulandığı iddiasıyla 12/12/2018 tarihinde
Kaymakamlığa da başvuruda bulunduğu, bunun üzerine hazırlanan Ön İnceleme Raporu neticesinde 12/01/2019 tarihli ve 1 numaralı karar ile başvuranın mobbing iddiasının sübuta ermediği ifade edilerek Başhekim hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verildiği görülmektedir. Ancak, yine Kurumumuzca konuyla ilgili diğer bilgi ve belgeler istenmesine rağmen, Kaymakamlık tarafından yapılan soruşturmaya ait Ön İnceleme
Raporunun ve eklerinin Kurumumuza gönderilmediği görülmektedir.
42) Diğer yandan, başvuranın mobbing iddiasının yerinde olup olmadığı konusunda, açıkça
bazı konularda (çalışma saatleri, sterilizasyon işlemleri, İl Sağlık Müdürünün odasına çağırdığı kişiler, vb.) ilgili personelin ifadelerine başvurulması ve alınan ifadelerin
Kurumumuza gönderilmesi istenmesine rağmen söz konusu ifadelerin alınmadığı ve
Kurumumuza gönderilmediği; ayrıca başvuranın iddiaları arasında yer alan ve bazıları konusunda başvuranın şahit gösterdiği diğer hususlarda (personele izin konusunda eşit davranılmadığı, diğer personelin erken çıkmalarına veya işe gelmemelerine rağmen başvurana bu şekilde davranılmadığı, Başhekimin mesaiye gelir gelmez odasına bile girmeden kliniğe gelip başvuranın işe gelip gelmediğini sorduğu, 15/08/2018 tarihinde
Başhekimin odasında gerçekleşen konuşmalar, 15/08/2018 tarihinde Hastane Müdürünün başvuranı merdivenlerde itelediği, … …’in şikâyeti ile ilgili olarak tutulan tutanağın
Hastane Müdürünün odasında hazırlandığı, Başhekimin başvuranı hemşirelerin önünde
“beynini ezerim” şeklinde tehdit ettiği, hastane personeli önünde başvurana bağırarak
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
küçük düşürmeye ve itibarsızlaştırmaya çalıştığı vb.) da ilgililerin ifadelerinin alınmadığı ve Kurumumuza gönderilmediği, idarece bu iddialarla ilgili açıklama da yapılmayarak belge bulunmadığının ifade edildiği görülmektedir.
43) Ayrıca, başvuranın mobbing iddialarına istinaden Kurumumuzun bilgi, belge ve açıklama
isteme yazısı üzerine, Isparta Valiliğince, herhangi bir değerlendirme yapılmayarak sadece mobbinge taraf olduğu iddia edilen İl Sağlık Müdürlüğünce toplanan bilgi ve belgelerin gönderildiği, herhangi bir inceleme yapılmadığı görülmüştür.
44) Son olarak, 26/11/2018 tarihli ve … sayılı görevlendirme Oluru ile 14/12/2018 tarihli ve
… sayılı görevlendirme Olurunda, sadece disiplin soruşturması yönünden görevlendirme yapılmasına ve idari soruşturma onayı verilmemesine rağmen 09/01/2019 tarihli soruşturma raporunda muhakkikçe idari soruşturma sonucunda verilmesi gereken görev yeri değişikliği teklifinin getirildiği, idarenin de Sağlık Bakanlığına gönderdiği 01/03/2019 tarihli ve … barkod numaralı yazısıyla, soruşturma raporları gerekçe gösterilerek başvuranın il dışında başka bir yere tayinin talep edildiği, ayrıca bu üst yazıda 08/03/2017 tarihli ve 29/04/2014 tarihli soruşturma raporlarının da gerekçeyi güçlendirmek amacıyla gönderildiği, bunun üzerine, başvuranın Sağlık Bakanlığının 24/05/2019 tarihli ve … sayılı yazısıyla soruşturma raporuna istinaden … iline atamasının yapıldığı anlaşılmış ise de, 2014 ve 2017 yıllarında yapılan soruşturmaların gelinen süreç içerisinde göz önünde bulundurulmaması gerektiği; ayrıca, esasen isabetli olmayan, bir kısmı ölçülü olmayan, diğer kısmı ise zamanaşımına uğramış olan disiplin cezasına ve soruşturma raporuna istinaden, başvuranın yerinde kalmasında hangi sakıncanın bulunduğu gerekçelendirilmeden başvuranın görev yerinin değiştirilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
45) Konuyla ilgili olarak başvuran ile yapılan görüşmede, kendisinin 10.000 civarında hizmet
puanına sahip olmasına rağmen, son yerleştirmeye göre 4.000 puanla alım yapılan bir yere yerleştirildiğini, burada mahrumiyet bölgesi olarak görülen ve diş hekimi kadrosunun bulunmadığı, daha önce haftanın iki günü görevlendirmeyle diş hekiminin görevlendirildiği Aslanapa ilçesinde görevlendirildiğini, görev yaptığı yerde diş ünitesinin dahi bulunmadığını, bu durumun psikolojisini daha da bozduğunu ifade etmiştir.
46) Mobbing durumunda sadece buna muhatap olan kişi değil, aynı zamanda bu duruma tanık
olan personel de olumsuz etkilenmekte, idari işleyiş açısından sorunlar yaşanmaktadır.
Bilgi akışının yetersiz veya sağlıksız olması ve kişinin kendini savunmasının mümkün olmaması halinde, durum kişi aleyhine daha da ağırlaşabileceği gibi, yapılanların haksızlık olduğunu veya ileride kendisinin de benzer muameleye tabii tutulabileceğini düşünen kişiler açısından idarecilere duyulan güven ve saygı hissi zayıflamakta, bu kişilerin de iş tatmini, performansları ve verimlikleri düşebilmekte; dolayısıyla çalışma ortamı ve huzuru bozulmaktadır. Ayrıca, mobbing, kişi üzerindeki psikolojik sağlık sorunları, özgüven kaybı, saygınlığın kaybedilmesi ve işe yaramayan bir insan olma endişesi gibi sonuçları nedeniyle, maruz kalan kişinin işyeri dışındaki diğer ilişkilerinde de birtakım olumsuzluklar ortaya çıkarmakta; kişinin ailesini, akrabalarını, arkadaşlarını ve toplumu da olumsuz bir şekilde etkilemektedir. Nitekim, başvuranın da 2018 ve 2019 yıllarında Pskiyatri bölümüne başvurduğu ve kendisine yaygın anksiyete bozukluğu teşhisinin konulduğu görülmüştür.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
47) Devlet memurlarının Anayasa ve kanunlara sadakatle bağlı kalma, Devletin menfaatlerini
koruma, Devlet itibarını ve görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunmama, görev ve sorumluluklarını bilme, bunları tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine uygun biçimde uygulama, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla gösterme, işbirliği içinde çalışma, amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirme vb. görev ve sorumlulukları bulunduğu gibi; aynı zamanda kendisi de bir Devlet memuru olan amirlerin de, amiri oldukları hizmet birimine mevzuatla verilen görevlerin bir düzen içerisinde ve eksizsiz bir şekilde yerine getirilmesini sağlama, amirlik görevini mevzuatla belirlenen esaslar çerçevesinde kullanma, maiyetindeki memurları yetiştirme, çalışanlara eşitlik ve hakkaniyet içinde davranma, personel için güvenli ve sağlıklı koşular yaratma ve çalışma hayatının kalitesini yükseltme, çalışanların haklarına saygı duyma ve adil davranma gibi görev ve sorumlukları bulunmaktadır. İdarecilerimizin hukuk devleti ilkelerine uygun, tarafsız, objektif, kamu hizmeti ve yararı ilkelerine uygun eylem ve işlem yaptıkça birey memnuniyeti ve toplumsal barışa pozitif bir şekilde katkıda bulunacakları kuşkusuzdur.
48) Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalar, idarenin cevabi yazıları, dosyadaki bilgi ve
belgeler, anılan mevzuat hükümleri, yüksek yargı kararları ve tüm dosya içeriği göz önünde bulundurulduğunda; yukarıda izah edilen açıklamalar ışığında, somut olayımız açısından başvuranın mobbing iddiasına yönelik olarak hukuk literatüründe “ilk görünüş ispatı” olarak tanımlanan yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle psikolojik tacize yol açan muameleleri ortaya koyduğu, idarenin bu aşamadan sonra 14 ila 16 ncı paragraflarda belirtilen yargı kararlarında belirtildiği gibi üzerine düşen ispat külfetini gereğince yerine getirememesi ve yaptığı muamelelerin hukuka uygunluğunu ispat edici nitelikte açıklamalarda bulunamaması nedeniyle, yetişkin bir birey ve kamu görevlisi olan başvurucuya yönelik eylemlerin manevi etkileri, süresi ve yoğunluk derecesi gibi unsurlar ile başvurucunun mesleki statüsü de dikkate alındığında, başvuranın idarenin şikayete konu uygulamalarının kendisine mobbing (yıldırma) amacıyla uygulandığı iddiasının kabul edilebilecek nitelikte olduğu değerlendirilmekte ise de, başvurana mobbing iddialarının tam olarak ortaya konulabilmesi için müfettiş bilgi ve tekniği ile alınacak ifadelerle desteklenmesi gerektiği kanaatine varıldığından, telafisi güç ve imkansız zararlarının oluşmamasını teminen, öncelikle başvuranın talebi doğrultusunda görev yerinin ailesinin bulunduğu Isparta il merkezinde durumuna uygun bir yere alınması, bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat vermemesi için gerekli tedbirlerin alınması ve bir an önce Sağlık Bakanlığı Denetim
Hizmetleri Başkanlığınca mobbing iddialarına yönelik ilgililer hakkında yerinde inceleme/soruşturma başlatılması gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
49) 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde iyi yönetim ilkelerine yer verilmiş olup; idare tarafından, Kurumumuzca talep edilen bilgi ve belgeler süresi içinde gönderildiğinden “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkesine uygun hareket edildiği; ancak, başvuranın talebini reddederken bu işlem karşısında hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.
uyulmadığı tespit edilmiş olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
50) 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci
maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu, başvurana 01/08/201 tarihli ve … sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Telafisi güç ve imkansız zararlarının oluşmamasını teminen, öncelikle başvuranın talebi doğrultusunda görev yerinin ailesinin bulunduğu Isparta il merkezinde durumuna uygun bir yere alınması, bundan sonraki süreçte mobbing olarak algılanacak uygulamalara fırsat vermemesi için gerekli tedbirlerin alınması ve başvurana mobbing iddialarının tam olarak ortaya konulabilmesi için bir an önce Sağlık Bakanlığı Denetim Hizmetleri Başkanlığınca mobbing iddialarına yönelik ilgililer hakkında yerinde inceleme/soruşturma başlatılması konusunda SAĞLIK BAKANLIĞINA, Kararın bir örneğinin gerekli tedbirlerin alınması için doğrudan Valilik Makamına sunulmak üzere ISPARTA VALİLİĞİNE gönderilmesine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, SAĞLIK BAKANLIĞI ve ISPARTA VALİLİĞİ tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın Başvurana ve gereği için SAĞLIK BAKANLIĞINA ve ISPARTA
VALİLİĞİNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’na uygun olarak Güvenli Elektronik İmza ile üretilmiştir.Evrak teyidi
https://sikayet.ombudsman.gov.tr/sorgula/ adresinden XXXX-XXXX-XXXX kodu ile yapılabilir.