|
ÖZET: Danıştay, başvuranın Sağlık Bakanlığı’na karşı yaptığı mobbing iddialarını inceledi. Başvuran, Isparta İl Sağlık Müdürlüğü’nde yaşadığı haksızlıklar ve mobbing nedeniyle Sağlık Bakanlığı’nın yaptırımda bulunmasını talep etti. Ancak, yapılan incelemelerde, iddia edilen eylem ve işlemlerin psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaşmadığı sonucuna varıldı.
Bu nedenle, Sağlık Müdürlüğü’ne herhangi bir yaptırım uygulanmasına yönelik başvuru reddedildi. Ancak, şikayet edilen yöneticilerin tutum ve davranışlarının eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği yönünde Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunuldu. Karar, başvuran ve Sağlık Bakanlığı’na tebliğ edilerek, Sağlık Bakanlığı’nın bu karar üzerine otuz gün içinde işlem yapması gerektiği belirtildi. Bu durum, kamu görevlilerinin hak arama özgürlüğü ve idarelerin sorumlulukları açısından önemli bir hukuki değerlendirme sunmaktadır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/64083-S.20.69346
BAŞVURU NO : 2020/6513
KARAR TARİHİ : 06/07/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Mobbing iddiası hakkında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 16/04/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza yapılan 2019/21927 sayılı başvuruda, başvuran özetle: “Isparta İl Sağlık
Müdürlüğü’nün hizmet kusurlarıyla ve yaptıkları mobbingle ilgili incelemeye alınmasını ve şahsıma karşı kaybettikleri davalardan dolayı oluşan kamu zararı önemsenmese bile Devlet kasasından çıktığı için ilgili kurumun ciddi şekilde uyarılmasını, idarenin memurunu koruma yükümlülüklerine uymamasından dolayı uyarılmasını, bu şekilde usulsüz ve haksız davranılmasıyla hizmetin verimli olmayacağının ilgili kuruma bildirilmesini…” talep etmiştir.
Başvuran 30.12.2019 tarihli beyanında ise özetle; “1) Şahsıma 03.01.2019 tarihinde haksız, usulsüz ve keyfi olarak verilen kademe durdurma cezası, beni özlük hakları yönünden ciddi anlamda mağdur ettiği için iptal edilmesini talep ediyorum… 2) Yine daha önceden de bahsetmiş olduğum 4 idari dava kazanmış olmam ve idarenin ağır hizmet kusurlarını ortaya çıkarmış olmamdan dolayı süregelen mobbingle ilgili olarak Sağlık Bakanlığı’nın Isparta
Sağlık Müdürlüğüne yaptırımda bulunmasını talep ediyorum…” şeklinde bildirimde bulunmuştur. Söz konusu taleple ilgili olarak 06.01.2020 tarih ve 2019/21927 sayılı gönderme
/ incelenemezlik kararı verilmiştir.
1.2) Başvuran 16.04.2020 tarihli başvuru ile tekrar Kurumumuza başvurmuş, esastan inceleme
yapılmasını talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Bilgi, belge ve görüş talepli yazılarımız üzerine Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu
Başkanlığının 08/05/2020 tarih ve sayılı yazısında: “ (başvuran) daha önce Başkanlığımıza intikal eden ve 2018 yılından beridir süregelen Isparta
İl Sağlık Müdürlüğü hakkındaki ihbar, şikâyet ve başvuruları konuya ilişkin inceleme sürecini yürüten Isparta Valiliğine intikal ettirilmiş ve anılan Valilikçe de ekte birer örneği yer alan yazılardan, mezkûr incelemenin neticelendirildiği anlaşılmıştır. Adı geçen müştekinin
Başkanlığımıza intikal eden tüm başvuruları ile yine adı geçenin şikâyeti üzerine Isparta İdare
Mahkemesince verilen 05.11.2019 tarihli ve sayılı Kararın bir örneği ilişikte gönderilmiştir”
varıldığından, adı geçenler hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin
Yargılanması Hakkında Kanunun 6.maddesi gereğince soruşturma izni verilmemesine…” karar verildiği.
Konya Bölge İdare Mahkemesi 3.İdari Dava Dairesinin 22.10.2019 tarih ve
Sayılı ilamında, itiraza konu kararın 02.09.2019 tarih ve sayılı karar olduğu, hakkında soruşturma izni istenen il sağlık müdürü ve Kamu Hastaneleri Hizmetleri
Başkanı hakkında verilen kararda “…ön inceleme raporu ve eki belgelerinin incelenmesinden; hakkında ön inceleme yapılanlara isnad edilen fiillerin Cumhuriyet
Başsavcılığınca soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlilikte olmadığı anlaşıldığından; adı geçenler hakkında “soruşturma izni verilmemesine” ilişkin karara şikâyetçi (başvuran) ve Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazların reddine…”
2.1.6) Isparta Valiliği İdare Kurulu Müdürlüğünün 25.11.2019 tarih ve 72803719-
sayılı Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığına yazılan yazıda özetle: “ ’ın (başvuran), ilgi yazı ekinde Valiliğimize intikal eden 22.08.2019 tarihli dilekçesi incelenmiştir. Bahse konu dilekçede ileri sürülen “haksız geçici görevlendirmeler nedeniyle açılan davalardan dolayı kamunun zarara uğratıldığı” iddiası ile ilgili olarak 4483 sayılı Kanuna göre yapılan ön inceleme sonucunda İl Sağlık Müdürü ve kamu hastaneleri başkanı hakkında Valiliğimizce 02.09.2019 tarih ve sayılı soruşturma izni verilmemesine dair karar verilmiştir.
Şikâyetçi (başvuran) ve Cumhuriyet Başsavcılığının itirazlarına binaen karar ve ek dosya
Konya Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiş, Bölge İdare Mahkemesinin 22.10.2019 tarih ve esas no: karar no: sayılı itirazların reddine karar verilmiş olup, Valiliğimizin soruşturma izni verilmemesine dair kararı onanarak kesinleşmiştir.
Ayrıca, ‘nın (başvuran) sosyal medya paylaşımıyla, Isparta İl Sağlık Müdürlüğü idare ve yöneticilerini küçümsediği ve kötülediği, açtığı davaları idare ve yöneticiler için baskı aracı olarak kullandığı, diğer hekimleri de idare ve yöneticilere karşı kışkırttığının anlaşılması nedeniyle, Valiliğimiz İl Disiplin Kurulunca 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 nci maddesinin (D) bendinin (1) alt bendi “amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek” hükmü gereğince 03.10.2019 tarih ve sayılı Bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmiş, ilgilinin karara karşı Isparta İdare Mahkemesi nezdinde açtığı iptal davası, mahkemenin 05.11.2019 tarih ve sayılı kararı ile davanın süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Sağlık Buluşma Noktası kanalıyla Sağlık Bakanlığına gönderilen ve Sağlık Bakanlığının ilgi yazısı ekinde Valiliğimize intikal eden 22.08.2019 tarihli dilekçede belirtilen konulara ilişkin
Valiliğimizin 02.09.2019 tarih ve sayılı kararı, Konya Bölge İdare Mahkemesinin
22.10.2019 tarih ve sayılı kararı ve İl Disiplin Kurulunun 03.01.2019 tarih
ve sayılı kararı ile Isparta İdare Mahkemesinin 05.11.2019 tarih ve sayılı kararı ekte gönderilmiştir.”
Şeklinde görüşlere yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu
denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci
maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
5) 19/03/2011 tarihli ve 27879 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “İşyerlerinde Psikolojik
Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” konulu Başbakanlık Genelgesinde; “Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu zedelemekte, verimliliğini azaltmakta ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilemektedir.
Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemlidir.
Bu doğrultuda, çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla aşağıdaki tedbirlerin alınması uygun görülmüştür.
1.İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır.
2.Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır…” hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE
ÖNERİSİ: Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebi konusunda kısmen tavsiye kısmen ret kararı verilmesi yönünde hazırlanan öneri Kamu
Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
6) 2019/21792 sayılı başvuruda yapılan inceleme ve araştırma neticesinde bir kısım iddialar
için incelenemezlik kararı ve devam ettiği iddia edilen mobbing için gönderme kararı verilmiştir. Söz konusu kararda başvuranın ileri sürdüğü iddiaların çoğunluğunun yargı organları tarafından görülen veya sonuçlandırılan konular olduğu, bir kısmı için 6 aylık başvuru süresinin geçtiğinden incelenemezlik kararı verilmiş, sadece son dönemlerde yaşandığı iddia edilen mobbing konusunda gönderme kararı verilmiştir.
6.1) Kurumumuzun 2019/21927 sayılı Gönderme (ve incelenemezlik) kararında özetle
“Kurumumuzun yargı konusu olmuş başvuruları inceleyemeyeceği yukarıda belirtilen maddelerde düzenlenmiştir. Yine, başvuranın gönderdiği ek beyanlardan idarenin kendisine uyguladığı bir kısım mobing iddiaları içinde çeşitli davaların açıldığı bildirilmiştir. Bu davaların arasında manevi tazminat davaları olduğu da görülmüştür. Bu durumda çeşitli davalara konu olmuş eylem, işlem ve tutumların Kurumumuzca inceleme konusu yapılamayacaktır. Yapılan sorgulama sonucu tespit edilen ve başvuranın bildirdiği; Antalya
Bölge Adliye Mahkemesi 4.H.D. , Isparta 2. Asliye Hukuk , Isparta 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2 e. Isparta İdare Mahkemesi , , 2 , 2 , e. Sayılı yargılamaya, iptal, tazminat vb. konulu davaların olduğu anlaşılmaktadır. Başvuranın
7) İdare tarafından verilen cevapta ise, başvuranın daha önce intikal eden ve 2018 yılından
beridir süregelen Isparta İl Sağlık Müdürlüğü hakkındaki ihbar, şikâyet ve başvuruları konuya ilişkin inceleme sürecini yürüten Isparta Valiliğine intikal ettirildiği ve anılan Valilikçe de ekte mezkûr incelemenin neticelendirildiği bildirilmiştir.
8) Mobbing (psikolojik taciz) konusunun değerlendirilmesi:
8.1) Başvuruya konu uyuşmazlığın idareyle başvuran arasında vuku bulan birtakım işlem,
eylem, tutum ve davranışlardan kaynaklandığı anlaşılmakta olup söz konusu uyuşmazlığın adilane bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle söz konusu işlem, eylem, tutum ve davranışların psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğinin ortaya koyulması gerekmektedir.
8.2) Mobbing “işyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik
gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
8.3) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.01.2018 tarihli ve E.2017/7(22)-3017, K.2018/99
sayılı kararında, bir eylemin psikolojik taciz olarak kabul edilebilmesi için, bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hâl alması gerektiği, belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, psikolojik tacizin nedenlerinin farklılık gösterdiği, ancak amacının çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamak olduğu vurgulanmakta, psikolojik tacizin ispatıyla ilgili olarak ise psikolojik tacize uğradığını iddia eden mağdurun, bu iddiasını ispatlamakla yükümlü olduğu, bununla birlikte psikolojik tacizin genellikle tacizi uygulayan ile tacize maruz kalan arasında gerçekleşen bir olgu olması karşısında olayların tipik akışı, tecrübe kuralları göz önüne alınarak sonuca gidilmesinde yarar bulunduğu, yaklaşık ispat olarak adlandırılan bu yaklaşım tarzının işin doğasına da uygun olduğu belirtilmektedir.
8.4)“Bununla birlikte, kamu görevlisinin anlattığı olayların mobbing olarak nitelendirilebilmesi için, anlatılanların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli emarelerin bulunması ve kişilik hakları veya sağlığın kasıtlı ve sistematik bir biçimde ağır saldırıya uğramış olması gerekmektedir. Ancak böyle bir durumun varlığı ve somut olarak ortaya konulmuş olması halinde kurum amirlerinin maiyetindeki kişiye personel mevzuatına aykırı hareket ederek mobbing uyguladığı ve bu yönüyle idarenin/kurum amirinin yürütmekle yükümlü olduğu hizmetin düzenlenmesinde, işleyişinde ve yürütülüşünde eksiklik, aksaklık, bozukluk ve sakatlık bulunduğundan söz edilebilecektir.” (Ankara BİM 10.İdari Dava Dairesi 2019/1470 2019/1873)
8.5) “…Bu bakımdan idarelerin yetkili merci ya da personelinin; statü hukukundan
kaynaklanan hiyerarşik yetkilerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken; hizmetin niteliği ve gerekleri bakımından yetkili ve görevli oldukları konularda, hizmetin niteliği, gerekleri ve işleyişinin gerektirdiği kabul edilebilir amaçlarla ve yetki kuralının öngördüğü konularda tesis ettikleri işlemlerde ya da işyeri uygulamalarında salt “amaç ve neden” yönünden hukuksal sakatlıkların; salt ilgililerinin öznel değerlendirmeleri nedeniyle doğurduğu algı ve manevi zararların “işyerinde psikolojik taciz” olarak kabul edilmesine hukuksal olanak bulunmamaktadır…” (İzmir BİM Altıncı İdare Dava Dairesi 2020-164 2020-364)
9) Başvuru dosyasına sunulan bilgi ve belgelerden, başvuran hakkında değişik sebeplerle idari
soruşturma açıldığı ve disiplin cezasının uygulandığı, bazı işlem ve eylemlerden dolayı başvuran ile ilgili idare ve bazı yöneticiler arasında adli ve idari yargıda açılmış, devam eden ve sonuçlanan dava ve şikâyetler bulunmaktadır.
10) Yukarıda belirtilen hukuksal ve yargısal metinler de dikkate alınarak yapılan incelemede;
idarece gerçekleştirilen (yargılama konusu edilmiş eylem ve işlemler dışındaki) söz konusu işlem ve eylemlerin psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilebilecek seviyeye (yoğunluğa)
ulaştığının, özel bir amaç veya ayrımcılık amacıyla ve sistematik bir şekilde yapıldığının veya başvuranı işyerinden ayrılmak zorunda bırakma amacına yönelik olarak gerçekleştirildiğinin somut olarak ortaya koyulamadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca (iddia edilen ve devam niteliğindeki) eylem ve işlemler yargılama konusu edildiğinden söz konusu eylem ve işlemlerin
Kurumumuzun görev alanında olmadığı, önceki başvurularda incelenmiş ve karara bağlanmış olan taleplerin de tekrar incelenemeyeceği açıktır.
11) Ancak, şikâyet edilen birim yöneticilerinin tutum, davranış ve işlemlerinde eşitlik, adalet
ve hakkaniyet ilkeleri ile hukuka uygun hareket edip etmediğinin Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesinin faydalı olacağı düşünülmektedir.
12) Yukarıda belirtilen gerekçelerle, başvuru konusu işlem ve eylemlerin yargılamaya konu
olması ve psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaşmadığı kanaatiyle başvurunun reddedilmesi, ancak şikâyet edilen birim yöneticilerinin tutum, davranış ve işlemlerinde eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkeleri ile hukuka uygun hareket edip etmediğinin
Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmesi yönünde tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme:
13) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede
yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderilmesi konusunda özenli davranılmadığı, ayrıca idarenin; başvuranla ilgili işlemlerinde
“kanunlara uygunluk”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararların gerekçeli olması” ilkelerine uygun davrandığı, ancak işleme karşı başvuru yollarını belirtmemesi nedeniyle
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun ret edilen kısmı
yönünden, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Bununla birlikte anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca tavsiye kararı üzerine kararın idareye tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, idari işlem ve eylemler bakımından, Isparta İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Başvurunun KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
Başvuru içeriği, sunulan ve toplanan bilgi ve belgeler ile emsal kararlar çerçevesinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; iddia edilen eylem ve işlemler psikolojik taciz (mobbing) olarak nitelendirilebilecek seviyeye ulaşmadığından sağlık müdürlüğüne yaptırımda bulunulması yönündeki BAŞVURUNUN REDDİNE
Şikâyet edilen birim yöneticilerinin tutum, davranış ve işlemlerinde eşitlik, adalet ve hakkaniyet ilkeleri ile hukuka uygun hareket edip etmediğinin denetlenmesi yönünde Sağlık Bakanlığına
TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanunun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Sağlık Bakanlığı tarafından
bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın, Başvurana ve Sağlık Bakanlığına tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi