ÖZET: Bu karar, Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi’nin Antalya’daki polikliniğinde iki “aile hekimliği” kadrosunun “kadın hastalıkları” ve “plastik rekonstrüktif cerrahi” kadroları ile değiştirilmesi talebinin Sağlık Bakanlığı tarafından reddedilmesine ilişkindir. Ankara 25. İdare Mahkemesi, bu reddin hukuka aykırı olduğuna ve idarenin yasallığı ilkesine aykırı bir durum oluşturduğuna karar vermiştir. Mahkeme, idarenin hangi planlamaya dayanarak ret kararı verdiğini açıkça belirtmediğini vurgulamış ve davacının polikliniğinin atıl durumda kalmasının mali kayıplara yol açtığını ifade etmiştir.

Davalı Sağlık Bakanlığı ise, sağlık hizmetleri alanındaki planlama yetkisinin kendisine ait olduğunu ve mevcut kadro ile faaliyete devam edilmesi gerektiğini savunmuştur. Ancak mahkeme, idarenin planlama yapmadan kadro değişikliği talebini reddetmesinin, çalışma ve teşebbüs kurma hürriyetine müdahale olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, mahkeme, davacının talebinin hukuka uygun bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğine ve kadro değişikliğinin yapılması gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, sağlık hizmetlerinin planlaması ve idarenin karar alma süreçlerinde daha şeffaf bir yaklaşım gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/8444-S.23.13736

BAŞVURU NO : 2023/2229

KARAR TARİHİ : 11/07/2023

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, sahibi bulunduğu Antalya İlindeki Polikliniğinin iki “aile hekimliği” kadrosunun “kadın hastalıkları” ve

“plastik rekonstrüktif cerrahi” kadroları ile değiştirilmesi yönündeki taleplerinin reddedilmesi işleminin iptaline ilişkin mahkeme kararının uygulanması talebi.

BAŞVURU TARİHİ : 13/02/2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi adına başvuru yapan Av.

başvuruda özetle: adı geçen şirketin Antalya ilinde sahibi bulunduğu Özel

Polikliniğinin iki “aile hekimliği” kadrosunun “kadın hastalıkları” ve “plastik rekonstrüktif cerrahi” kadroları ile değiştirilmesi yönündeki başvurularının Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 25/08/2022 tarih ve sayılı yazıyla reddedilmesi üzerine bu işleminin iptali talebiyle dava açtıklarını; Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26/01/2023 tarih, E. / ve K. / sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiğini; bahse konu kararın uygulanması talebiyle verdikleri

30/01/2023 tarihli dilekçenin de Genel Müdürlüğün 03/02/2023 tarih ve sayılı yazısıyla reddedildiğini belirterek; Genel Müdürlüğün 03/02/2023 tarih ve sayılı işleminin kaldırılmasını, Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26/01/2023 tarih, E. / ve K. / sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 28. maddesi ve Anayasamızın 138. maddesine uyarınca uygulanmasını talep etmiştir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Davaya konu olan Antalya Valiliğine hitaplı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 25/08/2022

tarih ve E. – – sayılı yazısı:

“İlinizde faaliyet göstermekte olan Özel Polikliniğinin mevcut 2 (iki) adet Aile Hekimliği kadrosunu, Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi kadrosu ile değiştirme talebi hakkında görüş talep edilen ilgi yazınız ve ekleri incelenmiştir.

Bilindiği üzere Özel Sağlık Kuruluşları ile ilgili iş ve işlemler (muayenehane, poliklinik, tıp/dal merkezi, laboratuvar ve müessese) 15/02/2008 tarih ve 26788 sayılı Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık

Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında yürütülmektedir. Mezkur Yönetmeliğin 9 uncu maddesine eklenen 9 uncu fıkrada yeralan (Ek: RG-6/1/2011- 27807) ‘Poliklinik, laboratuvar ve müessese açmak isteyenler Bakanlıkça yapılan planlamaya uymak zorundadır. Ruhsatlandırılmış sağlık kuruluşlarına yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave edilmek istenildiğinde de planlamaya uyulması zorunludur. Planlama ve hak sahipliğinin belirlenmesine ilişkin 3’üncü, 4’üncü ve 5 inci fıkradaki usul ve esaslar bu kuruluşlar bakımından da uygulanır.’ hükmü ile poliklinikler Yönetmelik değişikliğinin yapıldığı 06.01.2011 tarihi itibariyle planlama kapsamına alınmıştır.

Daha sonra bu fıkra değiştirilerek aynı Yönetmelik maddesinin 1 inci fıkrası ‘Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır.’ Hükümleri getirilmiştir.

Bakanlığımızca yapılan planlamalar doğrultusunda gerek ülke genelindeki gerekse Antalya İl genelindeki Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzman Hekim sayısı dikkate alındığında bahse konu kuruluşun mevcut kadrosuyla faaliyetine devam etmesi gerektiği hususunda; Gereğini bilgilerinize rica ederim.” 3. Kurumumuzun 16.03.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri

Genel Müdürlüğünden bilgi ve belge talebinde bulunulmuş olup, adı geçen Genel Müdürlüğün

18.04.2023 ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

3.1. 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel

Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “(Değişik:RG-12/12/2017- 30268) Tıp merkezi, poliklinik, laboratuvar ve müesseselerin taşınmak istenmesi halinde Bakanlığa başvurulur. Tıp merkezi dışındaki özel sağlık kuruluşlarının taşınmalarında, Bakanlıkça uygun görülmesi ve izin verilmesi kaydıyla, taşınma işlemlerinin iki yıl içinde tamamlanması zorunludur. Tıp merkezi taşınmalarında ise, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsatlandırılmak suretiyle toplam beş yıl içinde taşınma işlemlerinin tamamlanması zorunludur. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut kapasitesi ile devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. (Değişik cümle:RG1/10/2019-30905) Poliklinikler taşınma talebinde

bulundukları takdirde A tipi poliklinik olarak ruhsatlandırılır. Ancak, il dışındaki özel sağlık kuruluşu ile birleşme/taşınma talebi halinde Bakanlığa başvurulur. Bakanlık başvuruyu, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık kuruluşu hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman/tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça taşınmaya izin verilir.” hükmünün yer almakta olduğu; kuruluş sahibi ve sorumlu hekiminin talebi doğrultusunda, kuruluşun taşınmasına engel bir durum olup olmadığının tespit edilerek, olmaması halinde il içi taşınmaların ilgili il sağlık müdürlüğü tarafından yapılmakta olduğu,

3.2. Bu kapsamda, Antalya İli, Alanya ilçesi Kızlarpınarı Mah. Uğurlu Sokak Dış Kapı No: İç Kapı No:

adresinde, Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. sahipliğinde A Tipi Poliklinik olarak faaliyet gösteren Özel Polikliniği 11.08.2022 tarihinde Antalya İli, Muratpaşa ilçesine taşınma talebi doğrultusunda, mezkûr Müdürlük tarafından faaliyeti iki yıl süreyle askıya alındığı, Çekirdek Kaynak

Yönetim Sistemine (ÇKYS) işlendiği, 3.3. Bilindiği üzere, 15/02/2008 tarihli ve 26788 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ayakta Teşhis ve

Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkındaki Yönetmeliğin Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması başlıklı 9 uncu maddesinde; “(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır: a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi iş birliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.” hükümlerinin yer almakta olduğu, 3.4. Kapasite Değerlendirme Komisyonunun, Özel Hastaneler Yönetmeliği Ek 4 üncü maddesi ve Ayakta

Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik 9 uncu maddesi hükümleri gereğince, 20.10.2016 tarihli ve sayılı Makam Oluru ile teşkil olunduğu, 3.5. 26.01.2023 tarihli ve sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe konulan 11.01.20.23 tarihli numaralı Kapasite Değerlendirme Komisyonu kararında; “15.02.2008 tarihli ve 26788 sayılı Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde yer alan planlama hükümleri gereğince Poliklinik, laboratuvar ve müessese açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamaya uymak zorundadır. Ruhsatlandırılmış sağlık kuruluşlarına yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave edilmek istenildiğinde de planlamaya uyulması zorunludur. Poliklinikler, 06.01.2011 tarihinde planlama kapsamına alınmış ve kadroları kayıt altına alınarak sabitlenmiştir. Ülkemizde yeterli sayıda poliklinik bulunduğundan 2011 yılından bu yana yeni özel poliklinik açılmasına ihtiyaç duyulmamıştır.

2008 yılından bu yana Bakanlıkça yapılan planlamalarda bir ilde özel sektörde çalışan uzman hekim

oranının %30’u geçmemesi kabul edilmiş olup, iş ve işlemler bu planlama doğrultusunda yürütülmektedir. Ülkemizde Aralık 2022 verilerine göre, 98.469 uzman hekim bulunmaktadır. Bu uzman hekimlerin 51.337’si Sağlık Bakanlığında, 16.455’i üniversitelerde ve 30.677’si özel sektörde çalışmaktadır. Hali hazırda 290 özel poliklinik bulunmakta olup, sağlık insan gücünde ülke genelinde dengeli dağılımın vatandaş yararına korunabilmesi, kamu-özel hizmet dengesinin sağlanabilmesi

amacıyla özel sağlık tesislerinde %30 oranı dikkate alınarak ülke geneli ve il bazlı mevcut durum dağılımı değerlendirildiğinde özel sektör payı ileri seviyede olduğundan, polikliniklere yeni tabip/uzman tabip kadro ilavesi talepleri kapasite değerlendirme komisyonunda değerlendirilecektir.” kararı alınmıştır.

3.6. Ülkemizde, 2022 verilerine göre; 3.6.1. Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında toplam 6145 uzman hekimin çalıştığı; bunun 2048’inin (%33) Sağlık Bakanlığında, 3536’sının (%58) özelde, 561’inin (%9) üniversitede çalıştığı; Antalya’da ise toplam 220 Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının çalıştığı; bu işgücünün 54’ünün (%25) Sağlık

Bakanlığında, 151’inin (%69) özelde, 15’inin (%6) ise üniversitede çalıştığı; 3.6.2. Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki uzman hekim dağılımı incelediğinde; özel sektörün payının ülke genelinde %58, Antalya ili kapsamında ise bu payın %69 olduğunun görüldüğü, aynı zamanda 100 bin kişiye düşen Kadın Hastalıkları ve Doğum uzman hekim sayısı ülke genelinde 7,34 iken Antalya ilinde ise bu sayının 8,40 olduğu, 3.6.3. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alanında ise toplam 1359 uzman hekim çalışmakta olduğu; bunun 188’inin (%14) Sağlık Bakanlığında, 149’unun (%11) üniversitede, 1022’sinin (%75) özel sektörde çalıştığı; Antalya’da ise toplam 50 Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanının çalıştığı; bu işgücünün 4’ünün (%8) Sağlık Bakanlığında, 6’sının (%12) üniversitede, 40’ının (%80)

ise özel sektörde çalıştığı; 3.6.4. Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi alandaki uzman hekim dağılımı incelediğinde; özel sektörün payının ülke genelinde % 75, Antalya ili kapsamında ise bu payın % 80 olduğunun görüldüğü; aynı zamanda 100 bin kişiye düşen Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzman hekim sayısı ülke genelinde 1,6 iken Antalya ilinde ise bu sayının 7,18 olduğu; 3.7. Bu kapsamda; Kapasite Değerlendirme Komisyonunun 26.01.2023 tarihli ve sayılı kararı çerçevesince ülke geneli ve il bazlı mevcut durum dağılımı değerlendirildiğinde her iki branş içinde insan gücü planlaması açısından özel sektör payının ileri seviyede olduğu ve Antalya ilinde söz konusu branşlarda kadro değişikliği yapmanın uygun olmadığının değerlendirildiği, 3.8. Diğer taraftan, Özel Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından Bakanlıkları aleyhine açılan davada, Ankara 11. İdare Mahkemesince (14/03/2023 tarihli ve E. / -K. / sayılı)

feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, belirtilmiştir. (Not: 3.8. numaralı paragrafta bahsi gecen davanın başvuruya konu davadan farklı bir dava olduğu bilgisi edinilmiştir.)

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2’nci maddesinde; “ Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”; 4.2. “Yürütme yetkisi ve görevi” kenar başlıklı 8’inci maddesinde; “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı (…)(1) tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”; 4.3. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”;

4.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 4.5. “Yargı yolu” kenar başlıklı 125’inci maddesinde; “…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”; 4.6. “Mahkemelerin Bağımsızlığı” başlıklı 138’inci maddesinin son fıkrasında: “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”;

5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinde:

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”

6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinde:

“1. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez…” 7. 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Sağlık

Bakanlığı” başlıklı Onüçüncü Bölümünün “Görevler” başlıklı 352 nci maddesinde; “(1) Herkesin bedenî, zihnî ve sosyal bakımdan tam bir iyilik hâli içinde hayatını sürdürmesini sağlamak amacıyla, Sağlık Bakanlığının görev ve yetkileri şunlardır: …

e) İnsan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunu sağlamak, f) Kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması için çalışmalar yapmak, …” 8. 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’nun 8.1. “Temel Esaslar” başlıklı 3’üncü maddesinde;

“Sağlık hizmetleriyle ilgili temel esaslar şunlardır:

a) Sağlık kurum ve kuruluşları yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunacak şekilde Sağlık ve

Sosyal Yardım Bakanlığınca, diğer ilgili bakanlıkların da görüşü alınarak planlanır, koordine edilir, mali yönden desteklenir ve geliştirilir…

c) Bütün sağlık kurum ve kuruluşları ile sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması esastır. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurulması ve işletilmesi bu esas içerisinde

Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca düzenlenir. Bu düzenleme ilgili Bakanlığın görüşü alınarak yapılır…

i) Sağlık hizmetlerinin yurt çapında istenilen seviyeye ulaştırılması amacıyla; bakanlıklar seviyesinden en uçtaki hizmet birimine kadar kamu ve özel sağlık kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında koordinasyon ve işbirliği yapılır. Sağlık kurum ve kuruluşları coğrafik ve fonksiyonel hizmet alanları, verecekleri hizmetler, yönetim, hizmet ilişki ve bağlantıları gibi konularda

tespit edilen esaslara uymak ve verilen görevleri yapmakla yükümlüdürler. Çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülkeye getirilmesi ve teşviki sağlanır.

j) Vatandaşların hastalıklardan korunma, sağlıklı çevre, beslenme, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması ve benzeri konularda eğitilmeleri ve takipleri bütün kamu kuruluşlarının sorumluluğu, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, özel ve gönüllü kuruluşların işbirliği içerisinde gerçekleştirilir…” 8.2. “Yönetmelikler” başlıklı 9’uncu maddesinin (c) bendinde; “Bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarının tesis, hizmet, personel, kıstaslarını belirlemeye, sağlık kurum ve kuruluşlarını sınıflandırmaya ve sınıflarının değiştirilmesine, sağlık kuruluşlarının amaca uygun olarak teşkilatlanmalarına, sağlık hizmet zinciri oluşturulmasına, hizmet içi eğitim usul ve esasları ile sağlık kurum ve kuruluşlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Kanunla ilgili diğer hususlar Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığınca, çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir.” 9. 15.02.2008 tarih ve 26788 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmış Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel

Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 9.1. “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde; “Bu Yönetmeliğin amacı; kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaksızın ülke düzeyinde dengeli, verimli ve kaliteli sağlık hizmeti sunulmasını sağlamak üzere ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarının yapılandırılmaları, ruhsatlandırma işlemleri, faaliyetleri ve faaliyetlerine son verilmesi, denetimleri ve diğer hususlar ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir.” 9.2. “Kapsam” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Yönetmelik, ayakta teşhis ve tedavi hizmeti sunulan ve özel sağlık kuruluşu olarak tanımlanan tıp merkezleri, poliklinikler, laboratuvarlar, müesseseler ve muayenehaneler ile bu kuruluşların işletenlerini kapsar.” 9.3. “Sağlık kurum ve kuruluşlarının planlanması” 9 uncu maddesinde; “ (Değişik:RG-11/7/2013-28704)

(1) Bakanlıkça aşağıdaki amaçlar doğrultusunda (Ek ibare:RG-21/3/2014-28948) muayenehaneler hariç, faaliyetine ihtiyaç duyulan sağlık kurum ve kuruluşları ile bunlara ait sağlık insan gücü, tıbbi hizmet birimleri ve nitelikleri ile teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz dağılımı alanlarında kamu ve özel

sektörü kapsayacak şekilde planlama yapılır:

a) Sağlık hizmetlerinin, demografik yapı ve epidemiyolojik özellikler de göz önünde bulundurulmak suretiyle kaliteli, hakkaniyete uygun ve verimli şekilde sunulması, b) Sağlık kurum ve kuruluşlarının hizmet kapasiteleri, sağlık insan gücü ile çağdaş tıbbi bilgi ve teknolojinin ülke düzeyinde dengeli dağılımının sağlanması, c) Koruyucu sağlık ve acil sağlık hizmetleri gibi işbirliği halinde hizmet sunumunun gerekli olduğu alanlarda uygun kapasitenin oluşturulması, ç) Kaynak israfı ve atıl kapasiteye yol açılmaması.

(2) (Değişik:RG-21/3/2014-28948) Özel sağlık kuruluşu açmak isteyenler, Bakanlıkça yapılan planlamada ihtiyaç gösterilen yerleşim bölgelerinde faaliyette bulunmak üzere başvurabilir.” 9.4. “Sağlık kuruluşlarının kalite ve verimliliğini artırmak amacıyla izin verilebilecek hususlar (Değişik madde başlığı:RG-7/4/2011- 27898)” başlıklı EK MADDE 1’de;

“(Ek:RG-11/3/2009-27166) (Değişik:RG-6/1/2011-27807)

(1) (Değişik:RG-11/7/2013-28704) Sağlık kuruluşlarından; a) (Değişik:RG-12/12/2017-30268)Tıp merkezi, poliklinik, laboratuvar ve müesseselerin taşınmak istenmesi halinde Bakanlığa başvurulur. Tıp merkezi dışındaki özel sağlık kuruluşlarının taşınmalarında, Bakanlıkça uygun görülmesi ve izin verilmesi kaydıyla, taşınma işlemlerinin iki yıl içinde tamamlanması zorunludur. Tıp merkezi taşınmalarında ise, iki yıl içerisinde ön izin belgesi almak ve ön izin tarihinden itibaren üç yıl içerisinde ruhsatlandırılmak suretiyle toplam beş yıl içinde taşınma işlemlerinin tamamlanması zorunludur. Bu süre içerisinde sağlık kuruluşu, faaliyetine mevcut kapasitesi ile devam edebilir veya faaliyetini askıya alabilir ve Müdürlüğe tebligat adresi bildirerek kuruluş binasını boşaltabilir. (Değişik cümle:RG1/10/2019-30905) Poliklinikler taşınma talebinde bulundukları takdirde A tipi poliklinik olarak ruhsatlandırılır. Ancak, il dışındaki özelsağlık kuruluşu ile birleşme/taşınma talebi halinde Bakanlığa başvurulur. Bakanlık başvuruyu, planlama ilkeleri çerçevesinde sağlık kuruluşu hizmeti sunulması için öngörülen asgari nüfus ve/veya ilde verilmesi hedeflenen sağlık hizmetleri ile uzman/tabip dağılımı yönünden daha az yoğunluklu bölgeleri öncelikle dikkate alarak değerlendirir. Başvuru uygun görülür ise Bakanlıkça taşınmaya izin verilir.

b) Özel hastanenin bünyesine katılmalarda hastanenin fizik şartları yeterli değil ise, Özel Hastaneler

Yönetmeliğine göre ek bina veya tadilat yapılmasına izin verilebilir.

c) Cerrahi müdahale birimi bulunan tıp merkezlerine, kuruluşta kadrolu görev yapan anestezi ve reanimasyon uzmanı bulunmaması halinde kuruluşun ihtiyacı ve talebi dikkate alınarak bu uzmanlık dalında bir kadro verilebilir.

ç) Bakanlıkça verilen kadrolar, kadro devri yoluyla devredilemez. Ancak kuruluş devri ve birleşmeleri istisnadır.”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ile tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran adına vekili tarafından yapılmış olan başvuruda özetle; Özel Sağlık

Hizmetleri Limited Şirketinin Antalya ilinde sahibi bulunduğu Özel Polikliniğinin iki “aile hekimliği” kadrosunun “kadın hastalıkları” ve “plastik rekonstrüktif cerrahi” kadroları ile değiştirilmesi yönündeki taleplerinin Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünce reddedilmesine ilişkin işlemin, Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, E. / ve K.2 / sayılı kararıyla iptal edildiğinden bahisle bahse konu mahkeme kararının uygulanması talep edilmiştir.

12. Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, E. / ve K. / sayılı kararında özetle; 12.1. Davacı Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi tarafından, Antalya ilinde sahibi bulunduğu Özel Polikliniği (A tipi) adıyla işlettiği Polikliniğinde, il sağlık müdürlüğünce belirlenen 2 (iki) adet aile hekimliği kadrosunun, kadın hastalıkları ve plastik rekonstrüktif cerrahi kadrosu ile değiştirilmesi yönündeki başvurunun reddine ilişkin Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri

Genel Müdürlüğünün 25.08.2022 tarih ve sayılı işleminin hukuka aykırı olduğu; idarenin yönetmelik hükmünü dayanak göstererek, iki uzman hekimin çalışmasına müsaade vermemesinin,

idarenin yasallığı ilkesine, çalışma ve sözleşme özgürlüğüne aykırılık teşkil ettiği; ret kararında

Antalya ilindeki kadın doğum ve plastik cerrahi uzman sayısına göre müsaadenin verilmediğinin vurgulandığı; ancak davalı idarece yönetmelik hükümleri muvacehesinde poliklinikte çalışmak isteyen iki uzman hekime idarenin hangi planlamasına istinaden ret kararı verildiğinin açıkça belirtilmediği; şirketin polikliniği 03.08.2022 tarihinde devren aldığı, ruhsatın ilk veriliş tarihinin 11.06.2006 olduğu, ısrarla aramasına rağmen 2 (iki) adet aile hekimi uzmanı bulunamadığı, hem hitap ettiği hasta sayısı bakımından ciddi bir karşılığı olan hem de şirket ortağı niteliği bulunan uzman hekimlerle haksız bir şekilde çalışamaması nedeniyle sahibi olduğu polikliniğin atıl durumda kaldığı, hasta kabulü yapılamadığı, bu nedenle de mali açıdan her geçen gün kayıplarının arttığı ileri sürülerek davaya konu işlemin iptalinin istenildiği, 12.2. Davalı Sağlık Bakanlığı tarafından ise; Anayasanın 56 ncı maddesi ile sağlık hizmetleri konusunda

Devlete verilen görevlerin, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yürürlükteki Kanun hükümleri uyarınca Bakanlıkları eliyle yürütüldüğü, 3359 sayılı Yasanın 9/c maddesinde de sağlık alanında planlama yetkisinin idarelerine verildiği, mezkur hüküm uyarınca Bakanlıklarının özel sağlık kuruluşlarının ruhsat ve faaliyet esaslarına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin bulunduğu, davacı tarafın kadro değişimine yönelik talebinin, polikliniklerin tabi olduğu hükümler çerçevesinde değerlendirildiği, bu kapsamda Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmelikte polikliniklerin kadro değişimine imkan tanıyan bir düzenlemenin bulunmaması sebebiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, gerek ülke genelindeki gerekse Antalya ili genelindeki kadın hastalıkları ve doğum ile plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzman hekim sayısı dikkate alındığında bahse konu kuruluşun mevcut kadrosuyla faaliyetine devam etmesi gerektiğinin değerlendirildiği, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, haksız açılan davanın reddi gerektiği şeklinde savunma yapıldığı, 12.3. Ankara 25. İdare Mahkemesi tarafından ise; Anayasa, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik hükümlerinden bazılarına yer verildikten sonra; 12.3.1. En temel insan haklarından olan sağlıklı yaşam hakkının ticari amaçlar güdülerek ihlal edilmemesi için idareye özel sektörde faaliyet gösteren sağlık kuruluşları üzerinde denetim, çalışma usul ve esaslarını düzenleme yetkisi verildiği, bu amacın gerçekleştirilmesi için planlama hükümlerinin mevzuata 2008 yılında girdiği ve uygulanmakta olduğu, mevzuat hükümleri uyarınca planlamanın amacının atıl kapasite ve kaynak israfına neden olmadan sağlık insan gücünün kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde ülkede dengeli dağılımı olduğu, düzenleyici işlemlerle bu amaçların gerçekleştirilmesinin Sağlık Bakanlığının görev ve yetkisinde bulunduğu, bu kapsamda Sağlık

Bakanlığına sağlık personelinin ülke sathında dengeli dağılımı ve yaygınlaştırılması hususunda açık bir düzenleme ve belirleme yetkisi tanınmış ise de, yönetmelikte polikliniklere ilişkin kadro değişiminin düzenlenmediği hususu ve Antalya ilindeki vatandaşların sağlık sorunları nedeniyle oluşan talep ve ihtiyaçlar da göz önüne alındığında; özel sağlık kuruluşları ile kamu sağlık kuruluşları arasındaki hedeflenen oranlar da dikkate alınarak kadro değişikliklerinin (hekim ihtiyacının var olup olmadığının) yapılacak inceleme ve araştırma sonucu Antalya ili de göz önüne alınarak somut verilerle ortaya konulması gerektiği, böyle bir çalışma yapılmadan kadro değişikliği talebinin reddedilmesinin sunulacak sağlık hizmetinde aksamalara yol açacağında da kuşku bulunmadığı, 12.3.2. Uyuşmazlıkta, Mahkemenin 26.10.2022 tarihli ara kararı ile davalı idareden; kadro dağıtım işlemi yapılırken Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca planlama yapılıp yapılmadığı, planlama yapıldı ise, bu planlamaya ilişkin cetvellerin, planlama usulünün ve bu planlamaya göre davacının kadro değişimine yönelik talebinin karşılanmaması sebeplerinin (Yönetmelikte polikliniklerin kadro değişimine imkan tanıyan bir

düzenlemenin bulunmaması gerekçesi dışında) sorularak bu hususa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin gönderilmesinin istenilmesine rağmen, istatistiki bilgiler dışında davacı şirket tarafından işletilen polikliniğe özel bir çalışma yapılmadığı ve davacının talebinin reddine ilişkin dava konusu işleme dayanak teşkil edebilecek somut bir gerekçe sunulamadığı, 12.3.3. Bu durumda, dava konusu, Özel Polikliniğinin (A tipi) kadro değişikliği ihtiyacının teorik olarak planlama kapsamında bulunduğu açık ise de, dosyanın incelenmesinden; davalı idarenin münhasıran polikliniklerdeki kadro değişiklikleri ile ilgili bir planlama kararının bulunmadığı; davalı idarece, çalışma ve teşebbüs kurma haklarının sınırlandırılması konusunda kendisine tanınmış olan yetkinin söz konusu alanla ilgili Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında

Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde belirtilen amaçları karşılayacak şekilde fiilen bir planlama yapmak suretiyle kullanılması gerekirken bunun yapılmadığı; planlama yetkisinin bulunduğu bir konuda idarenin sessiz kalmasının ise Anayasa ile tanınmış bulunan çalışma ve teşebbüs kurma hürriyetine müdahale sonucunu yaratmaması gerektiği değerlendirilerek, 12.3.4. Davacı tarafından yapılan başvurunun mevzuatta öngörülen diğer şartlar bakımından değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir işlem tesis edilmesi gerekirken, kadro değişikliği talebinin planlama açısından hangi yönlerden sakınca oluşturacağı hususunda değerlendirme yapılmaksızın ve somut bir neden ortaya konulmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmeyerek, açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline, oybirliğiyle karar verildiği

Anlaşılmıştır.

13. Bahse konu Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, E. / ve K. / sayılı kararına cevaben Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 03.02.2023 tarih ve

E- – – sayılı yazısında özetle; 13.1. 26.01.2023 tarihli ve sayılı Makam Oluru ile yürürlüğe konulan 11.01.2023 tarihli

Kapasite Değerlendirme Komisyonunun sayılı kararında; 15.02.2008 tarihli ve 26788 sayılı Ayakta

Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde yer alan planlama hükümleri gereğince poliklinik, laboratuvar ve müessese açmak isteyenlerin, Bakanlıkça yapılan planlamaya uymak zorunda olduğu; ruhsatlandırılmış sağlık kuruluşlarına yeni tıbbi hizmet birimi, teknoloji yoğunluklu tıbbi cihaz ve sağlık çalışanı ilave edilmek istenildiğinde de planlamaya uyulmasının zorunlu olduğu; polikliniklerin, 06.01.2011 tarihinde planlama kapsamına alındığı ve kadrolarının kayıt altına alınarak sabitlendiği, ülkemizde yeterli sayıda poliklinik bulunduğundan 2011 yılından bu yana yeni özel poliklinik açılmasına ihtiyaç duyulmadığı, 2008 yılından bu yana

Bakanlıkça yapılan planlamalarda bir ilde özel sektörde çalışan uzman hekim oranının %30’u geçmemesinin kabul edildiği; iş ve işlemlerin bu planlama doğrultusunda yürütüldüğü; Aralık 2022 verilerine göre, 98.469 uzman hekim bulunduğu, bu uzman hekimlerin 51.337’sinin Sağlık

Bakanlığında, 16.455’inin üniversitelerde ve 30.677’sinin özel sektörde çalıştığı; hali hazırda 290 özel poliklinik bulunduğu; sağlık insan gücünde ülke genelinde dengeli dağılımın vatandaş yararına korunabilmesi, kamu-özel hizmet dengesinin sağlanabilmesi amacıyla özel sağlık tesislerinde %30 oranı dikkate alınarak ülke geneli ve il bazlı mevcut durum dağılımı değerlendirildiğinde özel sektör payı ileri seviyede olduğundan, polikliniklere yeni tabip/uzman tabip kadro ilavesi taleplerinin kapasite değerlendirme komisyonunda değerlendirileceği yönünde karar alındığı, 13.2. Kapasite Değerlendirme Komisyonunun Sağlık Bakanlığı Bakan Yardımcısı başkanlığında olağan toplanan ve kamu temsilcilerinden Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Yüksek Öğretim Kurulu üyesi ile özel sektör temsilcilerinden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Meclis Başkanı ve Başkan

Yardımcısından oluşan ve ortak karar alan bir komisyon olduğu;

13.3. Ayrıca Özel Hastaneler Yönetmeliğinin (Değişik dördüncü fıkra: RG-2/4/2022-31797) “Kadro talep tarihi itibarıyla aktif olarak faaliyet gösteren özel hastaneler, ruhsatlarında kayıtlı uzman hekim kadrolarını başka bir özel hastaneye veya tıp merkezine devredebilir, devralabilir veya karşılıklı olarak değiştirebilirler.” hükmü çerçevesinde anılan Poliklinik’in 11.08.2022 tarihinde askıya alınmış olduğu, halen aktif hizmet vermediği; Yönetmelik maddesinden anlaşılacağı üzere de aktif faaliyet göstermeyen bir sağlık kuruluşunun askıda iken kadro talep etmesinin mevcut hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açacağının aşikar olduğu; 13.4. Ülkemizde, son 3 aylık verilere göre; kadın hastalıkları ve doğum alanında toplam 6145 uzman hekimin 2048’inin (%33) Sağlık Bakanlığında, 3536’sının (%58) özelde, 561’inin (%9) üniversitede, Antalya’da ise toplam 220 Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının çalışmakta olduğu; bu işgücünün 54’ünün (%25) Sağlık Bakanlığında, 151’inin (%69) özelde, 15’inin (%6) ise üniversitede çalışmakta olduğu; uzman hekim dağılımını incelediğimizde, özel sektörün payının ülke genelinde %58, Antalya ili kapsamında ise bu payın %69 olduğunun görüldüğü; aynı zamanda 100 bin kişiye düşen kadın hastalıkları ve doğum uzman hekim sayısının ülke genelinde 7,34 iken Antalya ilinde ise bu rakamın 8,40 olduğu; 13.5. Aynı değerlendirmenin plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi için yapması durumunda, bu alanda toplam 1359 uzman hekimin çalışmakta olduğu; 188’inin (%14) Sağlık Bakanlığında, 149’unun (%11)

üniversitede, 1022’sinin (%75) özel sektörde çalışmakta olduğu; Antalya’da ise toplam 50 plastik rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanının çalışmakta olduğu; bu işgücünün 4’ünün (%8) Sağlık

Bakanlığında, 6’sının (%12) üniversitede, 40’ının (%80) ise özel sektörde çalışmakta olduğu; söz konusu alandaki uzman hekim dağılımını incelediğimizde özel sektörün payının ülke genelinde % 75, Antalya ili kapsamında ise bu payın % 80 olduğunun görüldüğü; aynı zamanda 100 bin kişiye düşen

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzman hekim sayısı ülke geneli 1,6 iken Antalya ilinde ise bu rakam 7,18 olduğu; 13.6. Talep edilen alandaki uzmanlık alanı ile polikliniğin sahip olduğu uzmanlık alanının bir tutulamayacağı; çünkü görev tanımlarına bakıldığında aile hekimliği branşı ile kadın doğum ve plastik cerrahi branşının yaptığı işlemlerin birbirinden tamamen farklı olduğu; 13.7. Bu kapsamda; Kapasite Değerlendire Komisyonunun 26.01.2023 tarihli ve sayılı kararı çerçevesince ülke geneli ve il bazlı mevcut durum dağılımı değerlendirilerek, her iki branş içinde insan gücü planlaması açısından özel sektör payının ileri seviyede olduğu ve Antalya ilinde söz konusu branşlarda kadro değişikliği yapmanın uygun olmadığının değerlendirildiği, Denildiği görülmüştür.

14. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi E.2013/44, K.2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013).

15. Hukuk devletinin olmazsa olmaz unsurlarından biri de mahkeme kararlarının bağlayıcılığıdır. Nitekim

Anayasa’nın 138’inci maddesi uyarınca, yasama ve yürütme organları ile idareler, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bağımsız ve tarafsız mahkemeler tarafından verilmiş kararlar hiçbir suretle değiştirilemeyeceği gibi idareler bu kararların yerine getirilmesini de geciktiremez. Anılan hükümde, mahkeme kararlarına uyma, bu kararları değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organları ile idare makamları lehine herhangi bir istisna kuralına yer verilmemiştir. Yargı kararlarının ilgili kamu otoritelerince zamanında yerine getirilmediği bir devlette, bireylerin yargı kararlarıyla kendilerine sağlanan hak ve özgürlükleri tam anlamıyla kullanabilmeleri mümkün olamayacaktır. Bu

sebeple hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir devlette, bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve saygılarını koruma adına vazgeçilmez bir görev ifa eden yargı kararlarının zamanında icra edilmeyerek, sonuçsuz bırakılması kabul edilemez. (AYM, BN. 2013/1752, KT. 26/6/2014)

16. Somut olayda; başvuruya konu mahkeme kararının, davacı şirketin sahibi bulunduğu Özel

Polikliniğinin iki “aile hekimliği” kadrosunun “kadın hastalıkları” ve “plastik rekonstrüktif cerrahi” kadroları ile değiştirilmesi anlamına gelmediği, davalı idare tarafından davacı şirketin sahibi olduğu

Polikliniğin kadro değişikliği talebinde bulunduğu branşlar bakımından mevzuatta öngörülen tüm şartlar dikkate alınarak ve yapılacak kadro değişikliğinin ülke çapındaki planlama açısından hangi yönlerden sakınca oluşturacağı hususuna yer verilerek yapılacak değerlendirmenin sonucuna göre işlem tesis edilmesi anlamına geldiği açıktır.

17. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde Kurumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Ankara 25. İdare Mahkemesinin 26.01.2023 tarih, E. / ve K. / sayılı kararı üzerine, Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketine, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel

Müdürlüğünün somut ve ayrıntılı gerekçeler içeren 03.02.2023 tarih ve – – sayılı yazısının tebliğ edilerek mahkeme kararının uygulandığı değerlendirildiğinden, başvurunun reddinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup, bu başvuru kapsamında ilgili idarenin iyi yönetim ilkelerine ayrı davrandığına dair herhangi bir tespit yapılmamıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

19. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren varsa dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi