|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın sağlık durumu nedeniyle İzmir Adnan Menderes Havalimanına naklen atanma talebi, Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Mahkeme, mevcut görev yerinin başvuranın sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine dair yeterli bir sağlık kurulu raporu bulunmadığını belirterek, başvuranın talebinin hukuka aykırı olmadığına hükmetmiştir. İdare, başvuranın Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde hizmetine ihtiyaç duyulduğunu ve İzmir Adnan Menderes Havalimanında ise ihtiyaç bulunmadığını vurgulamıştır.
Başvuranın daha önce kendi isteğiyle iki defa yer değiştirdiği ve mevcut sağlık raporunun, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliği çerçevesinde uygun olmadığı ifade edilmiştir. Bu durum, başvuranın talebinin reddedilmesinde etkili olmuştur. Sonuç olarak, idarenin başvuranın nakil talebini reddetmesi, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/13576-S.21.21783
BAŞVURU NO : 2021/10193
KARAR TARİHİ : 22/09/2021
RET KARARI
,TCKN:
Adres:
DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL
BAŞVURUYA KONU İDARE :
MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Engel durumu nedeniyle başvuranın naklen atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 01/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Kurumumuza 31/01/2021 tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle, DHMİ Çanakkale
Havalimanı Müdürlüğünde Memuru olarak görev yaptığını, Çanakkale Havalimanına naklen atanarak göreve başladığı 27/08/2018 tarihinden 2 gün sonra 29/08/2018 tarihinde malulen emekli edilerek kurumla ilişiğinin kesildiğini, Çanakkale İdare Mahkemesinin 31/12/2019 tarihli ve E: /
K: / sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine 05/06/2020 tarihinde tekrar göreve başladığını, 20/11/2020 tarihinde de bu şikayetin konusu olan engellilik durumumun tedavisi sebebine dayanarak naklen atama talebinde bulunduğunu, emeklilikte geçen sürede de İzmir’de ikamet etmeye ve tedavisine de 4 yıldır tedavi gördüğü Ege Üniversitesi Hastanesi’nde devam ettiğini, 20/11/2020 tarihinde %64 oranında engelli olduğunu gösterir engelli sağlık kurulu raporunu belge olarak sunup ve uzun süredir devam eden tedavisini gerekçe göstererek İzmir Adnan Menderes Havalimanına naklen atama talebinde bulunduğunu, idarenin ise bu yasal talebini hiçbir gerekçe göstermeden 23/06/2020 tarih ve
E. sayılı işlem ile reddettiğini belirterek kurumumuza başvurmuştur. Özetle başvuran 01.06.2021 tarihinde engellilik durumu gözetilerek İzmir Adnan Menderes Havalimanına naklen atanma talebinin (sağlık mazeretine dayalı tayin talebi ve davasından ayrı olarak) incelenmesini talep etmektedir.
II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 22/06/2021 tarihli ve -S. sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben
Devlet Hava Meydanları İşletmesi İnsan Kaynakları Dairesi Başkanlığından alınan Esayılı yazıda: özetle başvuranın, İzmir Adnan Menderes Havalimanı Başmüdürlüğü emrinde
Memuru olarak görev yapmakta iken Kuruluşa sunduğu 12.06.2018 tarihli becayiş talebi (Ege
Üniversitesi Hastanesinde tedavi gördüğü dönemde) dilekçesine istinaden Çanakkale Havalimanı
Müdürlüğü emrine naklen atamasının yapıldığı, sonrasında, sağlık sorunları nedeniyle Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından adi malul kararı verilen ilgilinin, Çanakkale İdare Mahkemesinin 31.12.2019 tarih ve
sayılı kararına istinaden Kuruluşun ihtiyaçları doğrultusunda Çanakkale
Havalimanı Müdürlüğü emrine Hizmetli olarak atanmasına Makam takdirince karar verildiği, başvuranın itirazı üzerine 04.08.2020 tarih ve / sayılı yürütmeyi durdurma kararı gereğince unvanının
Memuru olarak değiştirildiği. daha önce kendi isteği üzerine becayiş yoluyla tayini yapılan başvuranın yeniden tayin talebinin Makamca uygun görülmemesi üzerine Çanakkale İdare Mahkemesi / sayılı dosyası üzerinden açılan davada, Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından / / sayılı karar ile, davacının sağlık sebebiyle görev yeri değişikliği için yeterli koşulların bulunmadığı ifade edilerek davanın reddine karar verildiği, başvurucunun tayin talebinde bulunma gerekçesi olarak sunduğu sağlık raporu DHMİ Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliğinin Sağlık Durumu Sebebiyle Yer
Değiştirmeler başlıklı 14 üncü maddesinde yer alan ”…hastalığın, görev yaptığı ünitenin bağlı olduğu il veya ilçe sınırları içerisinde takip ve tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini tam teşekküllü hastanelerden alınacak Sağlık Kurulu
Raporu ile belgelendirmesi gerekir.” hükmünü karşılamadığından ve Engellilik Durumuna Göre Yer
Değiştirmeler başlıklı 16 ıncı maddesinin 3 üncü bendinde yer alan ” Bu kapsamda yapılacak yer değiştirmelerde Personel Planlama Cetvelinde yer alan unvan esaslı azami ve asgari personel sayıları göz önünde bulundurulur…” hükmü uyarınca adı geçenin tayini yapılamadığı ve bu sebeple, dostane çözüme kavuşturulabilmek için İdarelerince bu aşamada yapılacak bir işlem bulunamadığı, Başvuranın dosyası incelendiğinde sağlık durumu yönünden hastalığının, Çanakkale İlinde bulunan hastanelerde tedavi edilemeyeceğine veya mevcut görev yerinin kişinin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine ilişkin tam teşekküllü hastanelerden alınan Sağlık Kurulu Raporu ibraz edilmemiştir.
Engellilik durumu yönünden ise başvuranın tayin talebi anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde uygun görülememektedir.
Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde başvuran dâhil 8 Memuru görev yapmakta olduğu, sözkonusu havalimanında başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu, başvuranın tayinini istediği İzmir Adnan Menderes
Havalimanı Başmüdürlüğünde ise 16 Memurunun görev yaptığı ve bu sayının hâlihazırda Personel
Planlama Cetveline göre olması gerekenden fazla olduğu, Kuruluş kadroları ve hizmet ihtiyaçları çerçevesinde başvuranın tabi olduğu mevzuat hükümleri çerçevesinde yukarıda anılan Yönetmeliğin 16 ıncı maddesinin 4 üncü bendine göre İzmir Adnan Menderes Havalimanına atamasının yapılabileceği pozisyon bulunmamakla birlikte başvuranın mezkur havalimanına geçici görevlendirilmesinin mümkün olamadığı, Kuruluşun 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerince faaliyetlerini devam ettirdiği, 399 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname uyarınca personel rejiminin düzenlendiği ve söz konusu mevzuat uyarınca verimlilik ve karlılık ilkelerine bağlı kalmakla mükellef olduğu, Havalimanlarının işletilmesi ile Türkiye
Hava Sahasındaki hava trafiğinin düzenlenmesi ve kontrolü gibi uluslararası anlaşmalardan gelen sorumlukları bulunan Kuruluşun, Havalimanlarında personel planlamasını da bu minvalde gerçekleştirmek durumunda olduğu, Personel dosyası incelendiğinde ise başvuranın, Çanakkale Gökçeada Havalimanı Müdürlüğünde
Memuru olarak görev yapmakta iken Çanakkale Devlet Hastanesinden duygu durum bozuklukları, obsesif kompulsif tanısıyla sağlık kurulu raporu alması gerekçesiyle kendi isteği üzerine İzmir Adnan Menderes
Havalimanı Başmüdürlüğü emrine tayin olduğu, İzmir Adnan Menderes Havalimanı Müdürlüğünde görev yaparken yine anksiyete, duygu durum bozukluğu tanısı ile sağlık kurulu raporu alarak becayiş yoluyla
Çanakkale Havalimanı Müdürlüğüne tayin olduğu, daha önce kendi isteği üzerine becayiş yoluyla tayini yapılan başvuranın yeniden tayin talebinin bu defa Makamca uygun görülmediği, başvuranın Kuruluşa verdiği 20/11/2020 tarihli tayin talebinde, engellilik durumunun tedavisinin 4 yıldır sürdüğünü belirttiği, ancak bu 4 yıl içerisinde kendi isteğiyle Çanakkale Gökçeada Havalimanından İzmir Adnan Menderes
Havalimanı Başmüdürlüğüne ve oradan Çanakkale Havalimanı Müdürlüğüne olmak üzere iki ayrı tayin isteğinde bulunduğu ve kabul edildiği halde 03.02.2020 tarihli Engellilik Sağlık Kurulu Raporunda ise diğer sağlık kurulu raporlarına benzer olan anksiyete ve obsesyon kompulsiyon tanısı ile tekrar İzmir Adnan
Menderes Havalimanı Başmüdürlüğüne tayin isteğinde bulunmasının başvuranın iyi niyetli olmadığını düşündürdüğü, ayrıca, DHMİ Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliğinin 16 ıncı maddesinin üçüncü bendinde yer alan ”Bu kapsamda yapılacak yer değiştirmelerde Personel Planlama Cetvelinde yer alan unvan esaslı azami ve asgari personel sayıları göz önünde bulundurulur.” hükmü doğrultusunda başvuranın tayin talebi uygun görülemediği,
Sonuç olarak yapılan tüm iş ve işlemler meri mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilerek bahse konu başvuru hakkında yapılacak işlem bulunmadığı
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın
3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;
“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
3.2) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”
3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;
“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.”
3.4) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler”
3.5) “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde;
“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
3.6) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü
ve dördüncü fıkralarında;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”
3.7) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı 128 inci
maddesinin ikinci fıkrasında;
“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir.”
4) 06/04/1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/05/1949 tarihli ve
7217 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin
4.1) 3 üncü maddesinde; “Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.”
4.2) 25 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için
beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.”
5) 22/03/2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 09/04/2007 tarihli ve
26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (Gözden Geçirilmiş)Avrupa Sosyal Şartı’nın 11 inci
maddesinde; “Herkes, ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak her türlü önlemden yararlanma hakkına sahiptir.”
6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında;
“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin Giriş Bölümünde;
“İşbu Sözleşme’ye Taraf Olan Devletler, (c) Tüm insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel, bölünmez, birbiriyle bağlantılı ve karşılıklı bağımlı olma niteliği ile engelli bireylerin bu haklardan herhangi bir ayrımcılığa uğramaksızın yararlanmalarının güvence altına alınması gerekliliğini tekrar teyit ederek, (e) Engelliliğin gelişen bir kavram olduğunu ve engellilik durumunun, sakatlığı olan kişilerin topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını engelleyen tutumlar ve çevre koşullarının etkileşiminden kaynaklandığı gerçeğini kabul ederek, (h) Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek, (i) Bunun yanısıra engelli bireylerin çeşitliliğini kabul ederek, (j) Daha yoğun desteğe ihtiyacı olan engelliler dâhil olmak üzere, tüm engellilerin insan haklarının güçlendirilmesi ve korunmasının gerektiğini kabul ederek, /
(r) Engelli çocukların diğer çocuklarla eşit koşullar altında tüm insan haklarından ve temel özgürlüklerden tam olarak yararlanması gereğini kabul ederek ve bu bağlamda Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne Taraf
Devletlerin üstlendiği yükümlülükleri yeniden hatırlatarak
…anlaşmaya varmışlardır.”, 5.1. “Tanımlar” başlıklı ikinci maddesinde; “Engelliliğe dayalı ayrımcılık” siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı kapsamaktadır. Engelliliğe dayalı ayrımcılık makul düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi dâhil her türlü ayrımcılığı kapsar.”, 5.2. “Genel Yükümlülükler” başlıklı 4 üncü maddesinde; “ 1. Taraf Devletler engelliliğe dayalı herhangi bir ayrımcılığa izin vermeksizin tüm engellilerin insan hak ve temel özgürlüklerinin eksiksiz olarak yaşama geçirilmesini sağlamak ve engellilerin hak ve özgürlüklerini güçlendirmekle yükümlüdür.
Bu amaç doğrultusunda Taraf Devletler; (a) Bu Sözleşme’de tanınan hakların uygulanması için gerekli tüm yasal, idari ve diğer tedbirleri almayı; (b) Yürürlükte mevcut, engelliler aleyhinde ayrımcılık teşkil eden yasalar, düzenlemeler, gelenekler ve uygulamaları değiştirmek veya ortadan kaldırmak için gerekli olan, yasama faaliyetleri dâhil uygun tüm tedbirleri almayı; (c) Tüm politika ve programlarda engellilerin insan haklarının korunmasını ve güçlendirilmesini dikkate almayı; (d) Bu Sözleşme’ yle bağdaşmayan eylemler veya uygulamalardan kaçınmayı ve kamu kurum ve kuruluşlarının bu Sözleşme’ye uygun davranmalarını sağlamayı; (e) Kişiler, örgütler veya özel teşebbüslerin engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarını engellemek için gerekli tüm uygun tedbirleri almayı; .. taahhüt eder.”, 5.3. “Ayrımcılık Yapılmaması ve Eşitlik” başlıklı 5 inci maddesinde;
“2. Taraf Devletler engelliliğe dayalı her türlü ayrımcılığı yasaklar ve engellilerin herhangi bir nedene dayalı ayrımcılığa karşı eşit ve etkin bir şekilde korunmasını güvence altına alır.
3. Taraf Devletler eşitliği sağlamak ve ayrımcılığı ortadan kaldırmak üzere engellilere yönelik makul düzenlemelerin yapılması için gerekli tüm adımları atar.
4. Engellilerin fiili eşitliğini hızlandırmak veya sağlamak için gerekli özel tedbirler işbu Sözleşme amaçları doğrultusunda ayrımcılık olarak nitelendirilmez.”, 6. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun; 6.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı; engellilerin temel hak ve özgürlüklerden faydalanmasını teşvik ve temin ederek ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirerek toplumsal hayata diğer bireylerle eşit koşullarda tam ve etkin katılımlarının sağlanması ve engelliliği önleyici tedbirlerin alınması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını sağlamaktır.”
6.2.”Kapsam” başlıklı 2nci maddesinde; “Bu Kanun engellileri, ailelerini, engellilere yönelik hizmet veren kurum ve kuruluşlar ile diğer ilgilileri kapsar.” 6.3. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde;Bu Kanunun uygulanmasında; a) Doğrudan ayrımcılık: Engelliliğe dayalı ayrımcılık temeline dayanan ve engellinin hak ve özgürlüklerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını engelleyen, kısıtlayan veya zorlaştıran her türlü farklı muameleyi, b) Dolaylı ayrımcılık: Görünüşte ayrımcı olmayan her türlü eylem, işlem ve uygulamalar sonucunda engelliliğe dayalı ayrımcılık temeliyle bağlantılı olarak, engellinin hak ve özgürlüklerden yararlanması bakımından nesnel olarak haklılaştırılamayan dezavantajlı bir konuma sokulmasını, c) Engelli: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireyi, d) Engelliliğe dayalı ayrımcılık: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamayı, e) Engellilik durumu: Bireyin engelliliğini ve engellilikten kaynaklanan özel gereksinimlerini, uluslararası yöntemleri temel alarak belirleyen derecelendirmeler, sınıflandırmalar ve tanılamaları, f) Erişilebilirlik: Binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin, engelliler tarafından güvenli ve bağımsız olarak ulaşılabilir ve kullanılabilir olmasını, g) Erişilebilirlik standartları: Türk Standardları Enstitüsünün erişilebilirlikle ilgili yayımladığı standartları, h) Habilitasyon: Engellinin bireysel ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılayabilmesini ve yaşamını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler kazandırmaya yönelik hizmetleri, i) Korumalı işyeri: İş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engellilere mesleki rehabilitasyon sağlamak ve istihdam oluşturmak amacıyla Devlet tarafından teknik ve mali yönden desteklenen ve çalışma ortamı özel olarak düzenlenen işyerini, j) Makul düzenleme: Engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve tedbirleri, k) Rehabilitasyon: Herhangi bir nedenle oluşan engelin etkilerini mümkün olan en az düzeye indirmeyi ve engellinin hayatını bağımsız bir şekilde sürdürebilmesini sağlamayı amaçlayan fiziksel, sosyal, zihinsel ve mesleki beceriler geliştirmeye yönelik hizmetleri, l) Umuma açık hizmet veren yapı: Kamu hizmeti için kullanılan resmî binalar, ibadet yerleri, özel eğitim ve özel sağlık tesisleri; sinema, tiyatro, opera, müze, kütüphane, konferans salonu gibi kültürel binalar ile gazino, düğün salonu gibi eğlence yapıları; otel, özel yurt, iş hanı, büro, pasaj, çarşı gibi ticari yapılar; spor tesisleri, genel otopark ve buna benzer umuma ait binaları,
ifade eder.
6.4 “Meslekî habilitasyon ve rehabilitasyon” başlığını taşıyan 13 üncü maddesinde ise ; “Engellilerin
meslek seçebilmesi ve bu alanda eğitim alabilmesi için gerekli tedbirler alınır.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan iş ve meslek analizleri doğrultusunda engelliler için Millî
Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca mesleki habilitasyon, rehabilitasyon ve eğitim programları geliştirilir.
Engellilerin mesleki habilitasyon ve rehabilitasyon hizmetleri, kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve diğer gerçek veya tüzel kişiler tarafından da gerçekleştirilebilir.
Bu maddeye ilişkin usul ve esaslar, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle belirlenir” 6.5. “İstihdam” başlığını taşıyan 14 üncü maddesinde ise;
“Engellilerin iş gücü piyasası ve çalışma ortamında sürdürülebilir istihdamı için kendi işini kurmaya rehberlik ve mesleki danışmanlık hizmetlerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınır.
İşe başvuru, alım, önerilen çalışma süreleri ve şartları ile istihdamın sürekliliği, kariyer gelişimi, sağlıklı ve güvenli çalışma koşulları dâhil olmak üzere istihdama ilişkin hiçbir hususta engelliliğe dayalı ayrımcı uygulamalarda bulunulamaz.
Çalışan engellilerin aleyhinde sonuç doğuracak şekilde, engelinden dolayı diğer kişilerden farklı muamelede bulunulamaz.
Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve engellilerin çalıştığı iş yerlerinde makul düzenlemelerin, bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işverenler tarafından yapılması zorunludur.
Engellilik durumları sebebiyle iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan engellilerin istihdam edildiği korumalı işyerlerinin statüsü ve bu işyerleriyle ilgili usul ve esaslar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” 7. 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kararnamenin “Teşebbüs Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri” başlıklı 9uncu maddesinde; “Yönetim Kurulu’nun görevleri ve yetkileri aşağıda gösterilmiştir.
İlgili mevzuat hükümleri, kalkınma planı ve üst politika metinleri çerçevesinde teşebbüsün gelişmesini sağlayacak kararları almak, Teşebbüs, müessese ve bağlı ortaklıkların çalışmalarının verimli ve karlı olarak yürütülmesi şartlarını oluşturacak esasları ve işletme politikalarını belirlemek,..”, 8. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Temel İlkeler” başlıklı 2.maddesinin a ve b bentlerinde; “Bu Kanun Hükmünde Kararnameye tabi personelin hizmet şartlarına, statülerine, hak, yükümlülük ve sorumluluklarına ilişkin esas ve usullerin belirlenmesinde;
İşin gerektirdiği nitelikleri haiz elemanların işe alınması ve işin gereğine uygun olarak yetiştirilmesi, Verimlilik ve karlılık ilkelerine bağlı olarak maliyet bilinci içinde çalıştırılması,.. ilkeleri göz önünde bulundurulmaktadır.” ibareleri, Yine 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Görev ve Yer Değişikliği başlıklı 9.maddesinde;
”Sözleşme süresi içerisinde gelişen hizmet şartlarına göre sözleşmeli personelin görevi veya görev yeri değiştirilebilir.’” hükümleri bulunmaktadır.
9. 20/03/2021 tarihli ve 31429 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Devlet Hava Meydanları İşletmesi
Genel Müdürlüğü Personeli Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Sağlık Durumu Nedeniyle Yer
Değiştirmeler” başlıklı 14 üncü maddesinde;
“(1) Personel yeni görev yerine atandığı tarihten sonra ortaya çıkan sağlık durumu nedeniyle yer değiştirme isteğinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi ve bakmakla yükümlü olduğu annesi, babası, çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının, görev yaptığı ünitenin bağlı olduğu il veya ilçe sınırları içerisinde takip ve tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini tam teşekküllü hastanelerden alınacak Sağlık Kurulu
Raporu ile belgelendirmesi gerekir.
(2) Personel ile birlikte ikamet etmeyen bakmakla yükümlü olduğu anne veya babanın sağlık durumu nedeniyle tayin isteğinde bulunacakların, anne veya babanın günlük yaşam aktivitelerini başkalarının yardımı olmaksızın yerine getiremeyeceğini tam teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile belgelemeleri halinde Adres Kayıt Sistemine (AKS) kayıtlı adresinin bulunduğu yere yer değiştirme işlemi yapılabilir.
(3) Sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde öncelikle aynı hizmet bölgesi içinde başka bir havalimanına, bu şekilde mazeretin karşılanmaması durumunda ise başka bir hizmet bölgesinde ihtiyaç duyulan ve mazeretini karşılanabileceği bir havalimanına ataması yapılabilir.”
9.1 “Engellilik Durumuna Göre Yer Değiştirmeler” başlıklı 16 ncı maddesinde ise;
”(1) İlgili mevzuatına göre alınan sağlık kurulu raporunda engellilik oranı %40 ve üzerinde olduğu ve günlük yaşam aktivitelerini başkalarının yardımı olmaksızın yerine getiremeyeceğine engelli sağlık kurulu raporu ile karar verilen Devlet memuru ve sözleşmeli personel ile eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımlarının, engellilik durumundan kaynaklanan gerekçelere dayalı yer değiştirme işlemi yapılabilir.
(2) Personelin kendisinin, eşi veya bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının engellilik durumunun tedavisi sebebiyle yer değişikliğini talep etmesi halinde, yer değiştirme suretiyle atama yapılacak yerin, personelin ve bu fıkra kapsamındaki yakınlarının engellilik durumuna uygun olması esastır. Eğitim veya tedavinin tayin talep edilen yerde yapılabildiğinin belgelendirilmesi zorunludur. (3) Bu kapsamda yapılacak yer değiştirmelerde Personel Planlama Cetvelinde yer alan unvan esaslı azami ve asgari personel sayıları göz önünde bulundurulur ve sonradan çıkan engellilik durumları hariç olmak üzere bu haktan bir defadan fazla yararlanılamaz. (4) Daha önce eşi veya bakmakla yükümlü olduğu birinci derece kan hısımlarının engellilik durumu bulunmasına rağmen isteğe bağlı, görevde yükselme veya unvan değişikliği sınavı ile yer değiştirmesi yapılan veya Kuruluşa açıktan ataması yapılan personel bu madde hükümlerinden faydalanamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
13) DHMİ Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde Memuru olarak görev yapan başvuran engelli
sözleşmeli personel olduğunu belirterek İzmir Adnan Menderes Havalimanına naklen atanmasını talep etmektedir.
14) İdare cevabi yazısında özetle, başvuranın sağlık durumu gerekçesi ve kendi isteği ile 2 defa (Çanakkale
Gökçeada Havalimanı Müdürlüğünden İzmir Adnan Menderes Havalimanı Başmüdürlüğüne; İzmir Adnan
Menderes Havalimanı Müdürlüğünden Çanakkale Havalimanı Müdürlüğüne) naklen atamasının yapıldığını, en son sağlık durumu sebebiyle görev yeri değişikliği talebinin reddi üzerine açılan davada
Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından / / sayılı karar ile mevcut görev yerinin başvuranın sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine ilişkin sağlık kurulu raporu bulunmaması nedeniyle yeterli koşulların bulunmadığı ifade edilerek davanın reddine karar verildiği, başvuranın bu defa engellilik durumu dikkate alınarak naklen İzmir Adnan Menderes Havalimanı Başmüdürlüğüne atanma talebinde bulunduğu bu talebinin de Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde başvuran dahil 8 Memurunun görev yapmakta olduğu, sözkonusu havalimanında başvuranın hizmetine ihtiyaç duyulduğu, başvuranın tayinini istediği İzmir Adnan Menderes Havalimanı Başmüdürlüğünde ise 16 Memurunun görev yapmakta olduğu ve halihazırda bu sayının Personel Planlama Cetveline göre olması gerekenden fazla olduğu, Kuruluşun kadroları ve hizmet ihtiyaçları çerçevesinde başvuranın tabi olduğu mevzuat hükümleri çerçevesinde yukarıda anılan Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü Personeli Yer
Değiştirme Yönetmeliğinin “Engellilik Durumuna Göre Yer Değiştirmeler” başlıklı 16 ıncı maddesinin 4 üncü bendine göre İzmir Adnan Menderes Havalimanına atamasının yapılabileceği pozisyon bulunmadığı, bu sebeple başvuranın mezkur havalimanına geçici görevlendirilmesinin de mümkün olamadığı, kuruluşlarının verimlilik ve karlılık ilkelerine bağlı kalmakla mükellef olduğu, Havalimanlarının işletilmesi ile Türkiye Hava Sahasındaki hava trafiğinin düzenlenmesi ve kontrolü gibi uluslararası anlaşmalardan gelen sorumlukları bulunan Kuruluşun, Havalimanlarında personel planlamasını da bu minvalde gerçekleştirmek durumunda olduğu belirtilerek, başvuranın talebinin reddedildiği ifade edilmiştir.
15) Anayasa Mahkemesi kararında ifade edildiği üzere, Kişilerin ailevi ve sosyoekonomik sebepler gibi
“bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” (Anayasa
Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararı)
16) İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir
yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6. baskı,
C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak
imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
Bu doğrultuda idari görevlere atama yapmak veya görevden almak da idarenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmektedir. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır.
17) Diğer taraftan, Başvuranın sağlık durumu nedeniyle İzmir Adnan Menderes Hava Limanı
Başmüdürlüğüne atanması talebinin reddi üzerine açılan davada Çanakkale İdare Mahkemesi /
/ sayılı kararında: “.. İzmir Adnan Menderes Hava Limanı Başmüdürlüğü bünyesinde görev yapmakta iken, 12/06/2018 tarihli dilekçesi ile Çanakkale Hava Limanında görevli bir personelle becayiş talebinde bulunması üzerine Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde memuru olarak ataması yapılan davacının, bu kez 09/06/2020 tarihli dilekçesi ile sağlık mazereti nedeniyle İzmir Adnan Menderes Hava
Limanı Başmüdürlüğüne tayin talebinde bulunduğu, sağlık mazeretine dayanak olarak dava dosyasına
ibraz edilen ve davacı hakkında, Ege Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 03/02/2020 tarih ve
/ sayılı Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; davacının “anksiyete, obsesyon ve kompulsiyonlar, sanrı ve varsanılar sebebiyle %64 oranında vücut fonksiyon kaybı olduğunun” ve “yoğun dikkat ve insiyatif gerektiren işlerde çalışması uygun değildir.” hususlarının belirtildiği görülmekle, söz konusu sağlık kurulu raporunun yukarıda ifade edilen yönetmelik hükmü kriterlerine uygun bir sağlık kurulu raporu niteliğinde olmadığı, bir başka anlatımla söz konusu sağlık kurulu raporunda kullanılan ifadeler ile yapılan tespitlerin davacının sağlık özrü sebebiyle atanması için yeterli bir sağlık kurulu raporu niteliğine haiz olmadığı görülmektedir.
Bu durumda; her ne kadar davacı tarafından tedavisi gereği İzmir İlinde ikamet etmesinin zorunlu olduğu hususu ileri sürülmüşse de, davacının rahatsızlığı hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporunun, davacının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine yönelik herhangi bir ibare içermediği ve davacın devam eden tedavi sürecinde becayiş yolu ile bizzat kendi isteği ile Çanakkale İline atandığı görüldüğünden, davacının sağlık özrü mazeretine binaen yapmış olduğu atanma başvurusunun reddedilmesine yönelik dava konusu işlemde hizmet gerekleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
18) Kurumumuzca yapılan inceleme neticesinde, sözleşmeli statüde tabi çalışan engelli başvuranın
çalışmakta olduğu Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünden İzmir Adnan Menderes Havalimanına naklen atanması talebinin, idarece halen görev yaptığı Çanakkale Havalimanı Müdürlüğünde hizmetine ihtiyaç duyulması ve atanmak istediği İzmir Adnan Menderes Havalimanında hizmetine ihtiyaç duyulmaması, daha önce başvuranın isteği üzerine 2 defa atamasının yapılmış olması, hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin başvuranın sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğine ilişkin sağlık kurulu raporu bulunmaması (esasen bu hususun dava konusu yapılıp reddedilmiş olması) ve nihayetinde başvuranın devam eden tedavi sürecinde becayiş yolu ile bizzat kendi isteği ile
Çanakkale İline atandığı hususları bir arada değerlendirildiğinde; idarenin başvuranın nakil talebini reddi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden başvurunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
19) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde Kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret
Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup yetkili ve görevli Mahkemelerde yargı yolu açıktır.
VI. KARAR
/
Açıklanan gerekçe ve yasal mevzuat uyarınca BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/