|
ÖZET: Başvuran, idarenin sehven yaptığı 700 puan ek gösterge ödemesinin hatalı olduğunu belirterek, bu ödemenin iadesini ve ek gösterge rakamının yükseköğrenimini dikkate alarak düzeltilmesini talep etmiştir. Ancak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince, sağlık hizmetleri sınıfında görev yapanların, bulundukları hizmet sınıfından bir kadroya atanamayacak herhangi bir üst öğrenimi bitirenlere zam ve tazminat ödenmeyeceği belirtilmiştir. Başvuranın bitirdiği bölüm, sağlık hizmetleri branşı için üst öğrenim kabul edilmediğinden, ek gösterge talebinin reddi uygun bulunmuştur.
Ayrıca, hatalı ödemelerin geri alınması konusunda Danıştay içtihatları doğrultusunda, idarenin hatalı terfi veya intibak işlemlerine dayanarak yaptığı ödemeleri geri alma yetkisi bulunmaktadır. Ancak, başvuranın yersiz ödemeye ilişkin gerçek dışı beyanı veya hilesi bulunmadığı ve idarenin uzun süre boyunca düzeltme yapmadığı göz önünde bulundurularak, yersiz ödemenin tahsili işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvurunun kısmen reddi ve kısmen kabulü yönünde karar verilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/13162-S.23.20814
BAŞVURU NO : 2023/5473
KARAR TARİHİ : 17/10/2023
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BURSA İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın ek göstergesinin yüksek öğrenimine uygun şekilde düzeltilmesi ve kendisinden tahsil olunan hatalı ödemenin iade edilmesi talepleri hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 18/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili özetle; Devlet Hastanesinde sağlık memuru olarak görev yapan ’dan, idarenin 15.12.2022 tarih ve E- sayılı yazısı ile 2016 Aralık ayından itibaren 700 puan sehven ek gösterge ödendiği belirtilerek faiz hariç 7.851,50
TL’yi geri ödemesinin istendiğini, adı geçenin faiz işlememesi adına söz konusu geri ödeme yapılmakla birlikte; 700 puan sehven ek gösterge ödendiği tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle ödemiş olduğu tutarların tarafına iadesi ve ek gösterge rakamının, yükseköğrenimi dikkate alınarak yeniden belirlenmesi adına 10.01.2023 tarihinde idareye yazılı başvuruda bulunduğunu, Devlet Hastanesi
Başhekimliğinin 09.02.2023 tarih ve – – sayılı yazısı ile İl Sağlık Müdürlüğünden görüş sorulduğu ve gelen cevaba göre bilgi verileceğinin belirtildiğini, idarenin 13.03.2023 tarih ve
– – sayılı yazısı ile geri iade yapılmaksızın konunun hukuki ihtilafa bırakılmasının uygun görüldüğünü, talebinin reddedildiğini belirtilerek; konu hakkında Kurumumuz tarafından gerekli araştırmanın yapılmasını, ek gösterge rakamının hatalı şekilde hesaplanması sonucu başvurandan tahsil edilen tutarların iadesini ve ek gösterge rakamının yükseköğrenimi dikkate alınarak düzeltilmesi isteminin reddine ilişkin mezkur idari işlemin iptalini talep etmiştir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
/
2. Başvuruya konu iddialar ile ilgili bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Bursa Valiliği İl Sağlık
Müdürlüğü tarafından gönderilen 31/7/2023 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
2.1. Başvuranın 657 Sayılı Kanuna ekli I sayılı cetvelin III – Sağlık Hizmetleri Sınıfı Bölümünün ilgili yükseköğrenim görenler kısmına göre belirlenmesi talebi ile ilgili olarak; Sağlık Memuru
’ın, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümü/Halkla
İlişkiler bölümünü bitirdiği, Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesinin (e) fıkrasında ”Kurumların teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarına ait kadrolarında bulunanlardan, bulundukları hizmet sınıflarına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirenlere, cetvellerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere, kariyerleri (mesleki üst öğrenimler) esas alınarak zam ve tazminat ödenir. Kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunanlardan bulundukları hizmet sınıflarından bir kadroya atanılamayacak herhangi bir üst öğrenimi bitirenlere ise bitirdikleri üst öğrenimden dolayı zam ve tazminat ödenmez” hükmüne yer verildiği, ayrıca Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün 17.03.14 / 2334 sayılı görüş yazısında da ” Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda görev yapan personelin bitirmiş oldukları üst öğrenimden farklı bir programda olmakla birlikte anılan sınıfa dahil kadrolara atanabilecek mesleki sağlığa ilişkin herhangi bir üst öğrenim olması halinde 2006/10344 sayılı
Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara ilişkin
Kararın 4. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hükmüne istinaden bitirilen üst öğrenim için öngörülen zam ve tazminatın ödenebileceği mütalaa olunmaktadır” ibarelerine yer verildiği, Bakanlar Kurulunun
17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 Sayılı Kararı ve Maliye Bakanlığının konu ile ilgili 17.03.14/2334 sayılı
görüş yazısında da belirtildiği üzere teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunanların bitirdikleri bölümün, 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 4. maddesinin (e) fıkrası kapsamında, zam ve tazminat alan bölüm/programlardan olması gerektiği, Sağlık Memuru
‘ın bitirdiği Pazarlama ve Reklamcılık Bölümünün, sağlık hizmetleri branşı için üst öğrenim kabul edilen bölümlerden olmadığı mütalaa edildiğinden, I Sayılı Cetvelin III Sağlık Hizmetleri Sınıfında olma talebinin reddedildiği,
2.2. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarih ve E:1968/8 K:1973/14 sayılı kararı doğrultusunda hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi geçtikten sonra istenmesinin mümkün olmadığı iddiası ile ilgili olarak; aynı kararda ” İdarenin hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına bir mahkeme kararına lüzum olmadan karar verilebileceği; yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın ödediği meblağı her zaman geri alabileceği” hükmünün yer aldığı, ayrıca Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul Ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Kamu Zararının Tespiti ve Tahsilinde Zamanaşımı başlıklı 19. maddesinde yer alan ” Kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresi, zamanaşımını kesen ve durduran genel hükümler saklı kalmak kaydıyla, on yıldır. Zamanaşımı süresi, 17. maddede kamu zararının oluşumu kabul edilen tarihi takip eden mali yılın başında işlemeye başlar ve onuncu yılın sonunda biter” hükmü gereği kamu zararından doğan alacaklarda zamanaşımı süresinin on yıl olduğu, adı geçenin; 2016
Şubat ayından 2022 Kasım ayına kadar sehven 700 puan ek gösterge aldığı tespit edildiğinden, ilgili aydan itibaren kamu zararının tahsili için işlemlerin başlatıldığı,
2.3. Kamu Denetçiliği Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Dostane
Çözüm Kararı başlıklı 33/A maddesi ile ilgili olarak; söz konusu sehven fazla ek ödemenin İl Sağlık
Müdürlüğü denetimlerince tespit edilerek ilgili kişiye tebliğ edildiği, tebliğ tarihi akabinde üç eşit taksitle faizi ile birlikte ödemelerin alındını, ilgili kişinin bitirdiği bölümün üst öğrenim sayılması gerektiği ile ilgili dilekçesinin, görüş sorulmak üzere İl Sağlık Müdürlüğüne gönderildiği, gelen cevabi yazıda geri ödeme
/
yapılmaksızın konunun hukuki ihtilafa bırakılmasının uygun olacağının belirtildiği ve işbu durumun ilgili kişiye tebliğ edildiği,
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı
74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu
Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Zam ve tazminatlar” başlıklı 152 inci maddesinde; “…b)
Sağlık Hizmetleri Sınıfına dahil kadrolarda görev yapanlardan; (1)
1. Eğitim görevlisi, Başasistanlık görevini yapanlar ile Uzman Tabipler için % 215 ine, 2. Diğer dört yıl ve daha fazla süreli yükseköğrenim veren okul mezunları için % 145 ine, 3. Dört yıldan aşağı yükseköğrenim veren okul mezunları için % 100 üne, 4. Lise dengi mesleki öğrenim veren okul mezunları için % 72 sine, 5. Ortaokul dengi mesleki öğrenim veren okul mezunları için % 60 ına
Ancak, Sağlık Hizmetleri Sınıfına ait kadrolarda görevli olup da, bu görevleri ile ilgili olmayan bir üst öğrenimi bitirenler için önceki öğrenim durumlarına ait tazminat oranları esas alınır…
(1)
III- Ortak Hükümler:
Bu zam ve tazminatların hangi işi yapanlara ve hangi görevlerde bulunanlara ödeneceği, miktarları, (1)
ödeme usul ve esasları (…) bütün kurumları kapsayacak şekilde ve 154 üncü madde uyarınca katsayının Cumhurbaşkanınca değiştirilmesi durumu hariç yılda bir defa olmak üzere hazırlanır ve (1)
Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulur. …”,
6. Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin 17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4’uncu maddesinin (c) fıkrasında; “Kurumların teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarına ait kadrolarında bulunanlardan, bulundukları hizmet sınıflarına atanabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirenlere cetvellerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere kariyerleri (mesleki üst öğrenimleri) esas alınarak zam ve tazminat ödenir. Kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunanlardan bulundukları hizmet sınıflarından bir kadroya atanamayacak herhangi bir üst öğrenimi bitirenlere ise bitirdikleri üst öğrenimden dolayı zam tazminat ödenmez.”,
7. 11.5.2006 tarihli ve 26165 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 160 Seri No’lu Devlet Memurları
Genel Tebliğinin “Uygulamaya İlişkin Ortak Açıklamalar” başlıklı (E) bendinde; “kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunan personelden, bulundukları hizmet sınıflarına atanılabilecek mesleki bir üst öğrenimi bitirerek, diploma veya çıkış belgelerini kurumlarına ibraz edenlere, intibak işlemlerinin yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın, belgelerin kuruma ibrazını takip eden ay başından geçerli olmak üzere, ita amirlerinden alınacak ödeme onayı ile, cetvellerde ayrıca belirtilen istisnai durumlar hariç olmak üzere bitirilen aynı sınıfla ilgili mesleki üst öğrenimin karşılığı olan zam ve tazminatlar ödenecek, bunlar için ayrıca yıl içinde kontrol işlemi yapılmayacaktır. Sağlık ve teknik hizmetler sınıflarında yer alan
personelin bitirdiği üst öğrenimin mesleki bir üst öğrenim olup olmadığı hususu, 2547 sayılı Yüksek
Öğretim Kanununun 43 üncü maddesinin (b) bendi uyarınca alınan Yükseköğretim Kurulu kararlarına istinaden tespit edilecektir. Örnek: Lise dengi mesleki sağlık öğrenimi görmüş olup, Sağlık Hizmetleri
Sınıfında “hemşire” kadrosunda görev yapan ve Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesine bağlı
“Sağlık Kurumları İşletmeciliği Programı’ndan mezun olan bir personel, anılan programın Yükseköğretim
Kurulu tarafından sağlık personeli ön lisans programları statüsünde kabul edilmemesi nedeniyle, mesleki sağlık yükseköğrenim görmüş olanlar için öngörülen zam ve tazminatlarından yararlandırılmayacaktır.”,
hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kısmen reddi kısmen kabulü yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Başvuran, idarenin 15.12.2022 tarih ve E- sayılı yazısı ile 2016 Aralık ayından itibaren
700 puan sehven ek gösterge ödendiği belirtilerek faiz hariç 7.851,50 TL’yi geri ödemesinin istendiğini, adı
geçenin faiz işlememesi adına söz konusu geri ödeme yapılmakla birlikte; 700 puan sehven ek gösterge ödendiği tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle ödemiş olduğu tutarların tarafına iadesini ve ek gösterge rakamının, yükseköğrenimi dikkate alınarak yeniden belirlenmesini talep etmektedir.
10. Mevzuat kısmında yer verildiği üzere Devlet Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin
17.04.2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı’nın 4’uncu maddesinin (c) fıkrası uyarınca;
kadroları teknik ve sağlık hizmetleri sınıflarında bulunanlardan bulundukları hizmet sınıflarından bir kadroya atanamayacak herhangi bir üst öğrenimi bitirenlere, bitirdikleri üst öğrenimden dolayı zam tazminat ödenmemektedir. İdarece Kurumumuza sunulmuş olan belgeler arasında yer alan Sağlık Bakanlığı
Acil Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün “zam ve tazminat” konulu iç yazısında; Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı’nın 19.04.2017 tarih ve 27456 sayılı yazısı ilgi tutularak; sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında görev yapan personelin, ekli listede belirtilen lisans bolumu veya ön lisans programlarından herhangi birini bitirmesi halinde anılan Bakanlar kurulu Kararı’nın 4’uncu maddesinin (c)
fıkrasında öngörülen zam ve tazminatlardan faydalanabileceği belirtilmiştir. Anılan yazıda yer verilen bölümler arasında, başvuranın bitirmiş olduğu Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Pazarlama ve
Reklamcılık Bölümünün bulunmadığı hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu itibarla başvuranın ek gösterge rakamının yükseköğrenimi dikkate alınarak düzeltilmesi isteminin yerinde olmadığı düşünülmektedir.
11. Öte yandan bilindiği üzere, idari işlemler idare tarafından genel itibariyle kaldırma ve geri alma olmak üzere iki şekilde yürürlükten kaldırılmaktadır. İdari işlemin kaldırılması, işlemin kaldırılma anına dek doğurduğu hukuki sonuçların korunarak geleceğe etkili olacak şekilde işlemin hukuk aleminden çıkarılmasıdır. Geri alma ise idari işlemin yapıldığı andan itibaren hukuk aleminden çıkarılması, başka bir deyişle işlemin hiç yapılmamış varsayılmasıdır. İdari işlemin geri alınması, istisnai durumlar bir kenara bırakılırsa, genel itibariyle hukuka aykırı işlemlerin ortadan kaldırılması amacını taşımaktadır. Yokluk ve açık hata ile malul işlemler ile ilgilinin hilesi sonucu tesis edilen işlemlerin herhangi bir süre ile bağlı olmaksızın geri alınabileceği doktrinde tartışmasız bir biçimde kabul edilmektedir. Hukuk düzenimiz
kişilerin kendilerine ait olmayanı geri vermek zorunda oldukları ana kuralını öngörmektedir. Bu düşünce aynı zaman da sebepsiz zenginleşme müessesesinin de temelini oluşturur. Kural olarak idareler, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağı her zaman geri isteyebilir ve bu doğrultuda mahkeme kararına lüzum olmadan işlem tesis edilebilir.
12. Bununla birlikte hatalı ödemelerle ilgili Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 tarihli ve
E.1968/8 K.1973/14 sayılı kararında özetle; idarenin, hatalı terfi veya intibak işlemine dayanarak ödediği meblağın istirdadına, bir mahkeme kararına lüzum olmadan karar verilebileceği ve bu karara karşı açılacak davaların çözümünün Danıştay’ın görevi içinde olduğu; İdarenin, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde, süre aranmaksızın terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı her zaman geri alabileceği; ancak belirtilen istisnalar dışında kalan ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde kabil olduğu ve dava açma süresi geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği kabul edilmiştir. Söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; idarece memura yapılan haksız ödemelerin dava açma süresi içerisinde istenebileceği, bu süre geçtikten sonra ise ancak yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde ödemenin geri alınabileceği kabul edilmiş ve yerleşik idari yargı kararları da bu doğrultuda istikrar bulmuştur. Bu itibarla şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemelerin mutlak butlan, yokluk durumları müstesna olmak ve kişinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile sebebiyet vermemiş olması kaydıyla idarenin yanlış şart tasarrufunun (özellikle yanlış intibak ve terfi işlemleri gibi) ancak iptal davası süresi içinde geriye yürür biçimde geri alınabilmesi, bu süre geçtikten sonra yanlış tasarrufun geri alınması halinde geri alma gününe kadar doğmuş durumların ise hukuken kazanılmış durum olarak tanınması gerekir.
13. İdarece yersiz olarak ödenen ödemelerin, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre mi yoksa idare hukuku ilkeleri uyarınca idari işlemle mi tahsil edileceği hususu tartışmalı olmakla birlikte; Danıştay 2.
Dairesi, 2010/536 sayılı kararında; “Kamu görevlilerine daha önce sehven kanuna aykırı olarak yapılmış fazla ödemelerin geri alınmasında, 5018 sayılı Kanunun uygulanmasının mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığında, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde anılan Kanun öncesi hukuki durumun değişmediği ortaya çıkmaktadır. Bu itibarla; kamu görevlilerine sehven yapılan fazla ödemelerin geri alımında, tıpkı 5018 sayılı Kanun öncesinde olduğu gibi Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 günlü, E:1968/8, K:1973/14 sayılı kararının uygulanması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.” demektedir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin 2020/686 E, 2021/487 K. sayılı kararında “yanlış bir şart tasarrufun idare tarafından geri alınmasından dolayı ödenmiş fazla paraların geri istenmesi davalarında, kamu yararı ile kişisel yararı uzlaştıracak, kamu ve hukuk düzenini sarsmayacak, aksine, bunlara güven ve devamlılık sağlayacak nitelikte en adil ve hukuki bir norm olarak iptal davası süresini, genel olarak yanlış şart tasarrufu, geriye yürür şekilde geri almak için bir sınır olarak kabul etmek, bu süre geçtikten sonra tasarrufun ancak ilerisi için hüküm ifade edecek şekilde geri alınabileceği, daha doğrusu ilerisi için değiştirilebileceği, tarzında bir sonuca varmak gerekir. Belirtilen süreler geçtikten sonra idare yanlış tasarrufunu geri alsa bile, geçmişteki durumlar artık kazanılmış durum niteliğinde olacağından, yanlış işleme dayanılarak yapılmış ödemelerin sebepsiz olduğu da ileri sürülemeyecek ve geri istenmesi mümkün olmayacaktır” şeklinde bir gerekçeye yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi de, 17 Mart 2023 gün ve 32135 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan bireysel başvuru kararında başvurucunun unvanının ve ek göstergesinin değiştirilmesine ilişkin işleme karşı açtığı davada “Bu noktada öncelikle incelenmesi gereken mesele hatanın gerçek olup olmadığıdır. Hatalı intibak işlemlerinin düzeltilmesi suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğünün değerlendirilmesinde kamu makamlarının ve başvurucunun hatalı işlemin tesisine katkı derecelerine de bakılması gerekmektedir. Bu bağlamda başvurucunun kusurunun veya hilesinin bulunup bulunmadığı büyük önem taşımaktadır. Somut olayda başvurucunun İdareyi yanıltması veya İdarenin yanılmasına sebebiyet verecek davranışlarda bulunması söz konusu değildir. Başvurucunun mezun olduğu lisans programına ilişkin olarak İdareye sunduğu belgelerin sahteliği veya yanıltıcı bilgi
içerdiği iddia edilmemiştir. İdare, başvurucunun sunduğu belgeleri inceleyip değerlendirip başvurucuyu fizik mühendisi olarak göreve başlatmış ve tüm intibak işlemlerini bu unvanı esas alarak gerçekleştirmiştir.
Dolayısıyla başvurucunun intibakının fizik mühendisi olarak yapılmasının hatalı olduğu kabul edilse bile bunda başvurucunun hiçbir kusuru bulunmamaktadır. Öte yandan başvurucunun intibak işleminde var olduğu ileri sürülen hatanın tespit edilmesinde geçen yaklaşık otuz iki yıllık süre oldukça uzundur. Bu süre boyunca başvurucunun intibak işleminin düzeltilmesi hususunda İdarece herhangi bir girişimde bulunulmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca başvurucunun durumunu tespit etmek için derin bir araştırmaya ihtiyaç duyulmayacağı da açıktır. Sonuç olarak başvurucunun intibakının hatalı olduğu kabul edilse bile hatanın yapılmasında başvurucunun hiçbir kusurunun mevcut olmadığı ve aradan geçen otuz iki yıl boyunca İdarenin bunu düzeltmek için hiçbir girişimde bulunmadığı gözetildiğinde başvurucunun intibakının düzeltilmesindeki kamu yararı ile mülkiyet hakkının korunmasındaki bireysel yarar arasındaki adil dengenin bozulduğu ve mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçüsüz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
“şeklindeki gerekçe ile başvurucunun unvanının ve ek göstergesinin değiştirilmesini mülkiyet hakkına aykırı görmüştür. Dolayısıyla başvuruya konu hatalı ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak geri istenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı düşünülmektedir.
14. Nitekim 20/02/2004 tarihli ve Mükerrer 25379 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Muhasebat Genel
Müdürlüğü Genel Tebliği (Sıra No:16) Kişilerden Alacaklar Tebliğinin “Kişilerden Alacakların Takibi, Tahsili ve Terkinine İlişkin İşlemler” başlıklı bölümünde kişilerden alacakların sürüncemede bırakılmadan ve zaman aşımına uğratılmadan takip edilerek, kanuni faizi ile birlikte tahsil edilmesinin esas olduğu, kişilerden alacaklar konusunu oluşturan yersiz, fazla ve haksız ödemelerin geri alınmasına ilişkin olarak tesis edilen işlemlerin borçlular tarafından dava konusu edilmemesi veya idare aleyhine sonuç doğuracak işlem tesis edilmemesi bakımından, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun, 14/6/1974 tarihli Resmi
Gazetede yayımlanan 22/12/1973 tarihli ve E. No. 1968/8, K.No.1973-14 sayılı kararının göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.
15. Bekleme süresini uygulanmaması nedeniyle yersiz ödeme yapılmasında başvuranın gerçek dışı beyanı ve hilesi bulunmadığı gibi idarece yapılan işlemin sehven yapıldığının kabul edildiği, yersiz ödemenin 2016 yılı Şubat ayı ile 2022 yılı Kasım ayı arasında uzun bir süreci kapsamasına rağmen idarece yapılan işlem hakkında düzeltme yapılmadığı, ilgili mevzuat ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında öngörülen süre içerisinde yersiz ödemenin idarece geri istenmediği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda; yersiz ödemenin 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın tahsis edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır
16. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; başvuranın ek gösterge rakamının yükseköğrenimi dikkate alınarak düzeltilmesi isteminin reddedilmesi, yersiz ödemenin 60 günlük süreye bağlı kalınmaksızın tahsil edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmadığından, bu yönüyle ilgili idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, başvuru kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, ancak başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de “karara karşı başvuru
yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ KISMEN KABULÜ ile,
Başvuranın ek gösterge rakamının yükseköğrenimi dikkate alınarak düzeltilmesi talebinin REDDİNE,
Başvurana sehven yapılan fazla ödeme ile ilgili Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün tebliğine göre son 60 günlük süre dikkate alınarak işlem tesis edilmesi yönünde BURSA VALİLİĞİ İL SAĞLIK
MÜDÜRLÜĞÜNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, BURSA VALİLİĞİ İL SAĞLIK
MÜDÜRLÜĞÜNCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde başvurana ve Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Bu kararın BAŞVURANA ve BURSA VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi