TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

: 18745356-101.07.04-E.

SAYI

:

BAŞVURUNO

KARAR TARİHİ

TAVSİYE KARARI

BAŞVURAN

BAŞVURAN VEKİLİ/ TEMSİLCİSİ

BAŞVURUYA KONU İDARE Yüksek Öğrenim Kredi ve Ymilar

Kunımu Genel Müdürlüğü

BAŞVURUNUN KONUSU Sağlık mazereti eniylened yer değiştirme suretiyle atanma talebi hakkında

BAŞVURU 9.12.2017

TARİHİ

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda, başvuran_,

Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kunımu Karabük Bahaddin Gazi Yur olarak sözleşmeli personel statüsünde çalıştığını, babasının ileri derecede kanser hastası olduğunu, başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyeceğini, bunun sağlık kumlu raponıyla da belgelendiı·ildiğini, annesinin % 99 engelli teyzesine baktığını, babasına refakat edemediğini, tek çocuk olduğu için babasıyla kendisinden başka ilgilenecek kimsenin bulunmadığını, babasına bakmak için İzmiı· İl Müdürlüğü bünyesinde biı· erkek yurduna atanmak için tayin talebinde bulunduğunu ancak talebinin yerine getirilmediğini beliıierek babasına hastalık sürecinde refakat edebilmek için kendisinin İzmiı· İl Müdürlüğü bünyesinde biı· erkek yurduna tayin edilerek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kmuınumuza yeniden başvunnuştur.

il. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kmuınumuzun 26/01/2018 tarihli ve – sayılı bilgi ve belge isteme yazısına cevaben

gönderilen Karabük Kredi ve Yurtlar Kunımu Müdürlüğünün 16/02/2018 tarihli ve – sayılı

yazısında özetle:

1/7 2.1) Sözleşmeli personelin kurum içi yer değişikliğinin hangi hallerde gerçekleştirilebileceğinin 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ’ın 3 üncü ek maddesi ile düzenlendiğini,

2.2) Başvuranın, mezkur Esaslar’ın 3 üncü ek madde (c) bendinde yer alan “Sağlık sebebine bağlı

kurum içi yer değişikliği talebi; mazeret süresince geçerli olmak üzere, personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması, pozisyonunun bulunduğu ildeki

Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocuklan ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına İlişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi halinde yerine getirebilir . Sağlık mazeretinin sona ermesi durumunda, eski pozisyonun bulunduğu İl sınırlan İçerisindeki aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyona yeniden atama yapılır .” hükmü çerçevesinde babasının kanser hastası olduğundan bahisle İzmir İl

Müdürlüğüne yer değişikliği talebinde bulunduğu,

2.3) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “ Tanımlar ” başlıklı 3 üncü

maddesinin birinci fıkrasının ( 10) numaralı bendinde, “ Bakmakla yükümlü olduğu kişi : Bu Kanunun

60 ncl maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin ( 1) ve ( 2) numaralı alt bentlerinin dışında kalan

sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan; … (c) Geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı

Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını ifade eder ” denildiğinden, bu çerçevede babasına bakmakla yükümlü olduğunu anılan mevzuat çerçevesinde belgelendirmesi ve

Karabük İlinde babasının hastalığının tedavisinin mümkün bulunmadığına dair Devlet ve üniversite hastanesinden sağlık kurulu raporu ibraz etmesi halinde yer değişikliği talebinin değerlendirilebileceğinin başvurana bildirildiği,

2.4) Başvuranın babasının tedavisi ile ilgili olarak, OTTM (Onkolojik Tam Tedavi Merkezi)

bulunmadığından radyoterapi tedavisi yapılamadığına ilişkin Karabük Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü yazısını Kuruma ibraz etmekle beraber babasına mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğunu belgelendiremediği,

2.5) Kurumlarında Sözleşmeli Yurt Yönetim Personeli olarak görev yapan personelin kurum içi yer

değişikliği taleplerinin mezkur Esaslar çerçevesinde değerlendirildiği,

2.6) Başvuru konusuna ilişkin adı geçen veya diğer ilgililer tarafından Kurumları aleyhine yargı

organlarında açılmış/sonuçlanmış herhangi bir dava bulunmadığı, açıklamalarına yer verilmiştir .

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın

3.1) “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir .”

3.2) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle

2 / 7bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi

ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır .”

3.3) “Çalışma hakkı ve ödevi” başlıklı 49 uncu maddesinde;

“Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır .”

3.4) “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında;

“Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler”

3.5) “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde ;

“Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir .”

3.6) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin

üçüncü ve dördüncü fıkralarında;

“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler .”

3.7) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler” başlıklı

128 inci maddesinin ikinci fıkrasında;

“Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir .”

4) 06/ 04/ 1949 tarihli ve 9119 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 27/ 05/ 1949

tarihli ve 7217 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin

4.1) 3 üncü maddesinde; “Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır .”

4.2) 25 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için

beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır . Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir .”

5) 22/ 03/ 2007 tarihli ve 11907 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kabul edilerek, 09/ 04/ 2007

tarihli ve 26488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan (Gözden Geçirilmiş)Avrupa Sosyal

Şartı’nın 11 inci maddesinde;

“Herkes, ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak her türlü önlemden yararlanma hakkına sahiptir .”

6) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında;

“Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .”

3 / 77) 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Hastalık ve refakat izni : ” başlıklı 105 inci

maddesinin son fıkrasında;

“ Ayrıca, memurun bakmakla yükümlü olduğu veya memur refakat etmediği takdirde haya-tı tehlikeye girecek ana, baba, eş ve çocukları ile kardeşlerinden birinin ağır bir kaza geçirmesi veya tedavisi uzun süren bir hastalığının bulunması hâllerinde, bu hâllerin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar izin verilir . Gerektiğinde bu süre bir katına kadar uzatılır .”

8) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun

8.1) “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “ Bu Kanunun amacı, sosyal sigortalar ile genel sağlık

sigortası bakımından kişileri güvence altına almak; bu sigortalardan yararlanacak kişileri ve sağlanacak hakları, bu haklardan yararlanma şartları ile finansman ve karşılanma yöntemlerini belirlemek; sosyal sigortaların ve genel sağlık sigortasının işleyişi ile ilgili usûl ve esasları düzenlemektir”

8.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ( 10) numaralı bendinde ;

“Bakmakla yükümlü olduğu kişi : 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi ile 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinin ( 1), ( 2) ve ( 7) numaralı alt bentleri ile yedinci, sekizinci ve onikinci fıkralarının dışında kalan genel sağlık sigortalısının, sigortalı sayılmayan veya isteğe bağlı sigortalı olmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan;… c) Geçiminin genel sağlık sigortalısı tarafından sağlandığı Kurumca belirlenen kriterlere göre tespit edilen ana ve babasını, ifade eder .”

9) 25/ 06/ 1983 tarihli ve 18088 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Devlet

Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Sağlık Mazeretine

Bağlı Yer Değişikliği” başlıklı 13 üncü maddesinde ; “ Memurun sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşinin hastalığının görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yerinin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğini eğitim ve araştırma hastanesi veya üniversite hastanesinden alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirmesi gerekir .

Sağlık mazeretine dayalı olarak yapılacak yer değişikliğinde memur aynı hizmet bölgesi içinde başka bir hizmet alanına, bu şekilde mazeretin karşılanamaması halinde ise başka bir hizmet bölgesinde kurumca ihtiyaç duyulan ve mazeretinin karşılanabileceği bir hizmet alanına atanabilir .”

10) 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Sözleşmeli

Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ’ın Ek 3 üncü maddesinin c bendinde; “ Sağlık sebebine bağlı kurum içi yer değişikliği talebi; mazeret süresince geçerli olmak üzere , personelin geçiş yapacağı hizmet biriminde aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyon bulunması , pozisyonunun bulunduğu ildeki Devlet ve üniversite hastanesinde kendisi, eşi ve çocukları ile mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğu ana ve babasının hastalığının tedavisinin mümkün olmadığına ilişkin sağlık kurulu raporunu kuruma ibraz etmesi halinde yerine getirilebilir . Sağlık mazeretinin sona ermesi durumunda, eski pozisyonun bulunduğu il sınırları içerisindeki aynı unvan ve niteliği haiz boş pozisyona yeniden atama yapılır .” düzenlemelerine yer verilmiştir .

4 / 7IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

12) Başvuran, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Karabük Bahaddin Gazi Yurdu

Müdürlüğünde olarak sözleşmeli personel statüsünde çalıştığını, babasının ileri derecede kanser hastası olduğunu, başkasının güç ve yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyeceğini, bu durumun sağlık kurulu raporuyla da belgelendirildiğini, annesinin % 99 engelli teyzesine baktığını, babasına refakat edemediğini, tek çocuk olduğu için babasıyla kendisinden başka ilgilenecek kimsenin bulunmadığını belirterek babasına bakmak için İzmir İl Müdürlüğü bünyesinde bir erkek yurduna atamasının yapılması talebiyle Kurumumuza başvurmuştur .

13) İdare cevabi yazısında özetle, sözleşmeli personelin kurum içi yer değişikliğinin hangi hallerde

gerçekleştirilebileceğinin 6/ 6/ 1978 tarihli ve 7/ 15754 sayılı Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar ’ın Ek 3 üncü maddesinde düzenlendiğini, başvuranın babasının tedavisi ile ilgili olarak, Karabük ilinde OTTM (Onkolojik Tam Tedavi

Merkezi) bulunmadığından radyoterapi tedavisi yapılamadığına ilişkin Karabük Valiliği İl Sağlık

Müdürlüğü yazısını Kuruma ibraz etmekle beraber, babasına ilgili mevzuat uyarınca bakmakla yükümlü olduğunu belgelendiremediği gerekçesiyle İzmir iline nakil talebinin reddedildiğini ifade edilmiştir .

14) Uyuşmazlığın çözümü için, tek evlat olan başvuranın rektum karsinom tanısıyla radyoterapi ve

kemoterapi aldığı için hayati tehlikesi olan, ancak 5510 sayılı Kanun uyarınca kendi sigortalılığı nedeniyle emekli olan babasına ilgili mevzuat hükümleri uyarınca bakmakla yükümlü olup olmadığının tespiti gerekmektedir . İdare babasının sosyal güvencesi olduğu için başvuranın babasına bakmakla yükümlü olmadığına karar vermiştir .

15) Başvuran başvuru dilekçesinde ve telefon görüşmelerinde, tek çocuk olduğunu, annesinin %99

engelli olan teyzesinin de bakımını üstlendiğini, babasının sosyal güvenlik bakımından güvencesi olmasına rağmen fiziksel bakıma muhtaç olduğunu , haftanın iki günü radyoterapi ve kemoterapi almak için hastaneye gittiğini, kendisinin refakatinin şart olduğunu, bir evlat olarak ailevi sorumluluğu bulunduğunu, yıllık izni bitiminde talebi yerine getirilmezse istifa etmek zorunda kalacağını ifade etmiş ve ilgili evrakları Kurumumuza göndermiştir .

16) Bilindiği üzere, Devletimizin nitelikleri arasında sayılan sosyal hukuk devleti; “insan haklarına

dayanan, kişilerin huzur, refah ve mutluluk içinde yaşamalarını güvence altına alan, kişi hak ve özgürlükleriyle kamu yararı arasında adil bir denge kurabilen, çalışma hayatını geliştirerek ve ekonomik önlemler alarak çalışanlarını koruyan, onların insan onuruna uygun hayat sürdürmelerini sağlayan, milli gelirin adil bir şekilde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlettir . Çağdaş devlet anlayışı, sosyal hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla Anayasa’nın özüne ve ruhuna uygun biçimde kurularak işletilmesini, bu yolla bireylerin refah, huzur ve mutluluğunun sağlanmasını gerekli kılmaktadır . (Bakınız, Danıştay 2. Dairesinin 29/ 04/ 2009 tarihli ve E :2009 / 1338, K:2009 / 1799 sayılı kararı)

17) Diğer yandan, Anayasamızın 17 nci maddesinde; herkesin, yaşama, maddi ve manevi varlığını

koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu hükme bağlanmıştır . Kişinin yaşama hakkı, maddi ve

5 / 7manevi varlığını koruma hakkı, birbirleriyle sıkı bağlantıları olan, devredilmez ve vazgeçilmez

haklarından olup, devletlere pozitif ve negatif yükümlülük yükleyen haklardandır . Yaşama hakkı, yalnızca yaşamını sürdürmek anlamında değil, “sağlıklı yaşama hakkı”na sahip olmak anlamındadır .

İşte bu nedenle kişilerin sağlıklı olma hakkı kamusal korumaya tabidir (Danıştay İdari Dava

Daireleri Kurulu’nun 10/ 04/ 2013 tarihli ve E :2012 / 2606, K:2013 / 1271 sayılı kararı) . Bu niteliğinden ötürü sağlık hakkı , günümüzde sosyal devlet ilkesinin bir unsuru olarak kabul edilmektedir . Bu çerçevede sosyal devlet, bütün vatandaşlarını hastalıklar dahil çeşitli risklere karşı korumak ve bu amaç için gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlüdür .

18) Anayasa Mahkemesinin 16/ 07/ 2010 tarihli ve E :2010 / 29, K:2010 / 90 sayılı kararında da, kişinin

sahip olduğu hak ve hürriyetlerin önem dereceleri göz önünde bulundurularak Anayasa’da yer aldığını, kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirebilmelerinin mutlu ve huzurlu olabilmelerinin başlıca şartının ihtiyaç duydukları anda sağlık hizmetlerine ulaşıp bu hizmetlerden yararlanabilmeleri olduğu, sağlık hizmetlerinin doğrudan yaşam hakkıyla ilgili olması nedeniyle diğer kamu hizmetlerinden farklı olduğu, insan sağlığının, mahiyeti itibarıyla ertelenemez ve ikame edilemez bir özelliğe sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir .

19) Anayasamız, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Avrupa Sosyal Şartı gibi taraf

olduğumuz diğer uluslararası sözleşmelerle yaşama hakkı ve onun doğal uzantısı sağlık hakkını korumak için ikincil mevzuatta da gerekli düzenlemeler yapılmıştır . 657 sayılı

Kanunun 105 inci maddesinde, memura herhangi bir sınırlama olmaksızın ana, baba, eş ve çocuklarının tedavisi uzun süren bir hastalığa (somut olayımızda kanser) yakalanması halinde, bu halin sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi şartıyla, aylık ve özlük hakları korunarak, üç aya kadar ücretli düzenlenen hastalık ve refakat izni verilmesi ve gerektiğinde bu sürenin bir katına kadar uzatılması düzenlenmiştir . Yine, Devlet Memurlarının Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına

İlişkin Yönetmelikte, yaşama hakkının bir yansıması olan sağlık hakkı çerçevesinde, sadece memurların kendilerinin değil, eşlerinin, annesi, babası, bakmakla yükümlü olduğu çocukları ve yargı kararı ile vasi tayin edildiği kardeşlerinin sağlık durumları nedeniyle yer değiştirmelerine olanak veren hükümlere yer verilmiştir . Bu suretle, kamu görevlilerinin ailevi kaygılardan uzak bir biçimde kamu hizmetlerini verimli, etkin ve sağlıklı bir biçimde yürütmeleri amaçlanmıştır .

20) İlgili mevzuat hükümleri ve yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde; (İdare tarafından İzmir ilinde

başvuranın durumuna uygun boş pozisyon bulunmadığı yönünde bir açıklama yapılmadığı hususu da göz önünde bulundurulduğunda),başvuranın babasının 5510 sayılı Kanun hükümlerine göre sosyal güvencesi olmasa idi başvuranın yer değiştirme suretiyle İzmir iline atanabilmesi mümkün olabilecekti . Bilindiği üzere, hakkaniyet nihâî amaç olan adalete ulaşmak için kullanılan bir araçtır . Bir hukuk kuralının somut olaya uygulanmasında ortaya çıkan sonucun adil olmasını amaçlar . Düzenleyici hukuk kuralına uygun olarak tesis edilen işlem, özünde hukuka uygun olmasına karşın, somut olayda hakkaniyete aykırı sonuçlar doğabilir . Bu açıklamalar çerçevesinde, başvurana fiziksel bakıma muhtaç babasının 5510 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde emekli aylığı alıyor olması ve sağlık sigortası hükümlerinden yararlanabiliyor olması nedeniyle nakil hakkı tanınmamasının somut olay açısından hakkaniyete uygun olmadığı değerlendirilmiştir .

21) Özetle, başvuranın babasının Karabük ilinde tedavisinin mümkün olmaması, başvuranın

babasının yaşam hakkı ve sağlık hakkının korunması, bu kapsamda telafisi güç ve imkansız zararların önlenmesi, ayrıca annesinin tek başına bakıma muhtaç durumda olan iki kişinin(babası ve teyzesi) bakımını üstlenememesi gerçeği ve ilaveten bir evladın babasına karşı ailevi sorumluluklarını yerine getirebilmesine imkan tanınması hususları da göz önünde bulundurulduğunda, hakkaniyet ilkesi ve sosyal devlet olmanın bir gereği olarak , başvuranın mağduriyetinin acilen giderilmesi gerektiği değerlendirilmiştir .

6 / 722) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, insan yaşamının kutsallığının bir

yansıması olan sağlık hakkı konusundaki Anayasa hükümleri ve ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerde yer alan taahhütler çerçevesinde, sosyal devlet olmanın ve hakkaniyet ilkesinin bir gereği olarak, başvuranın mağduriyetinin giderilmesi gerektiği değerlendirildiğinden; başvuranın atamasının, babasının sağlık mazereti süresince, İzmir iline yapılması yönünde tavsiye kararı verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

23) İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme, hesap verilebilirlik, şeffaflık, kararların gerekçeli olması ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davrandığı , ancak idari işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceği bildirilmediğinden “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı anlaşılmış olup idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

24) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye

tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kastamonu İdare

Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜ İLE;

Başvuranın sağlık sebebine bağlı kurum içi yer değişikliği talebi kabul edilerek İzmir iline atanmasının yapılması hususunda YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE TAVSİYEDE BULUNULMASINA;

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ

VE YURTLAR KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NCE bu karar üzerine tesis edilecek işlemin veya eylemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın, BAŞVURANA ve YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ VE YURTLAR KURUMU GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi