|
ÖZET: Başvuran, %59 engelli olduğunu ve ailesinin ihtiyaçları nedeniyle İstanbul’dan Ankara’ya atanma talebinde bulunmuştur. Ancak, Milli Savunma Bakanlığı, başvuranın nakil talebini, gerekli sağlık raporunu sunmaması sebebiyle reddetmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu ve 28’inci Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi çerçevesinde, işçilerin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için, tedavi gereksinimlerinin bulunduğu yerin belirlenmesi ve bu durumun sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Başvuranın sunduğu belgeler, bu şartları karşılamadığından, idarenin nakil talebini reddetmesi hukuka uygun bulunmuştur.
Sonuç olarak, başvuranın talebinin reddi, idarenin mevzuat çerçevesinde takdir yetkisini kullanması ve kamu hizmetinin gerekliliklerini göz önünde bulundurması nedeniyle hukuka aykırı değildir. İdarenin, başvuranın durumunu değerlendirirken, kamu hizmetinin verimliliği ve insan kaynaklarının etkin kullanımı gibi faktörleri dikkate alması gerektiği vurgulanmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/14927-S.22.22856
BAŞVURU NO : 2022/8917
KARAR TARİHİ : 18/11/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın Ankara iline atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 21/06/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran başvuru dilekçesinde özetle; Makine Kimya Endüstrisi (MKE) kurumundan 7330 sayılı yasa
gereği Milli Savunma Bakanlığı kadrolarına zorunlu olarak atandığını, İstanbul/Maltepe Kara Dikimevi
Fabrikası Müdürlüğüne çalışmaya başladığını ve %59 engelli olduğunu, Ankara’da yaşayan ailesinde oğlunun özel gereksinimi olduğunu ve Asrın Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinde eğitimine devam ettiğini, ayrıca Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi çocuk bölümünde tedavilerinin devam ettiğini, eşinin tek başına oğluna bakmakta zorlandığını belirtmektedir. Başvuran, ailesinin ihtiyaçları ve engellilik durumu da dikkate alınarak Ankara iline atanmayı talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Millî Savunma Bakanlığı tarafından Kurumumuza gönderilen 24/08/2022 tarih ve sayılı yazı
ve eklerinde özetle;
2.1) ’ ın 03.04.2000 tarihinde Makine Kimya Endüstrisi (MKE) kurumunda işe
başladığı, MKE’nin anonim şirket statüsünde Makine Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi (MKE A.Ş.) ismi ile faaliyet göstermeye başlaması üzerine, 22.10.2021 tarihinde Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı
Kara Dikimevi Müdürlüğüne (İstanbul) geçiş yaptığı, 28’inci Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi uyarınca 22’nci ücret derecesinde “Sıhhi Tesisatçı” melek kodunda ve Kara Dikimevi Müdürlüğünde görev yaptığı,
2.2) Bakanlık bünyesinde iş yerlerinde uygulanmakta olan 28. Dönem Toplu İş Sözleşmesi (TİS)’nin “işçi
nakil isteği” başlıklı 37’inci maddesinde yer alan “ a- İşçiler iş sözleşmelerinde belirtilen işyerinin işgücü ihtiyacını karşılamak üzere işe alınır ve iş sözleşmelerinin devamı süresince aynı işyerinde ve işe alındıkları
meslek kolunda çalıştırılmaları esastır. Ancak; sağlık, can güvenliği ve zorunlu atamaya tabi kamu görevlisi eşin atanması mazeretleri ile işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan başka bir olağanüstü durum halinde bu toplu iş sözleşmesi kapsamındaki başka bir işyerine nakil talep edebilirler.
b- Nakle esas olacak söz konusu mazeretlerin belgelendirilmesi zorunludur.
1-İşçinin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi bakmakla yükümlü olduğu çocukları, annesi ve babasının (üvey anne ve baba dahil) hastalığının çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yapılan yerin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğinin mevzuata uygun olarak alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerekir.
2-İşçinin can güvenliği mazereti ile nakil talep edebilmesi için yetkili makamlardan koruma/ uzaklaştırma kararının bulunması gerekir.
3-İşçinin eş durumu nedeniyle, nakil talep edebilmesi için kamu görevlisi eşin zorunlu atamaya tabi bir personel olması gerekir. Eşlerin kendi istekleri ile başka bir işyerine/kuruma atanmaları durumu, işçinin nakli için mazeret teşkil etmez.
4- Yukarıda belirtilenler dışında işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan durumlara bağlı (sağlık kurulu raporu, vasi tayini kararı vb. bir belgeye dayanan) nakil talepleri işçinin ibraz ettiği belgeler ve mazereti göz önüne bulundurularak değerlendirilir.
c-İşçiler nakil taleplerini her yılın 15 Mart tarihine kadar işyerine yazılı olarak yapar. İşveren vekilleri işlerin nakil taleplerini, görüşlerini de eklemek suretiyle Mart ayının sonuna kadar bağlı oldukları Kuvvet
Komutanlığına/Genel Müdürlüğe gönderir.
ç-Kuvvet Komutanlıkları bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerin işçilerden ayrı Kuvvet
Komutanlığına bağlı başka bir işyeri için yapılan talepler Kuvvet Komutanlığınca yapılarak sonuçlanır.
T.C. Milli Savunma Bakanlığı Genel Müdürlükleri bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerin nakil talepleri ile Kuvvet Komutanlıkları ile bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerden farklı bir Kuvvet
Komutanlığına veya T.C. Milli Savunma Bakanlığı Genel Müdürlüklerine bağlı işyerlerine yapılan nakil talepleri ilgili Kuvvet Komutanlığının/Genel Müdürlüğün görüşleri de eklenerek Mayıs ayının 15’ine kadar
Personel Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu işçilerin nakil talepleri Personel Genel Müdürlüğünce değerlendirilerek Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan Yardımcısının onayı ile yapılır.” hükmü uyarınca işçi statüsündeki personelin atama işlemleri tesis edilmektedir.
2.3) Yukarıda Bakanlık işyerleri arasında yapılan nakle ilişkin TİS hükümlerinde de belirtildiği üzere,
işçiler nakil taleplerini TİS’in 37’nci maddesinin c bendi uyarınca her yılın 15 Mart tarihine kadar işyerine yazılı olarak yapıldığı, söz konusu taleplerin işveren vekillerin görüşleri ile birlikte Mart ayının sonuna kadar işyerinin bağlı olduğu Genel Müdürlüğe gönderildiği, aynı maddenin ç bendi uyarınca her yılın Mayıs ayının 15’ine kadar ilgili Genel Müdürlüğün görüşleri ile birlikte değerlendirilmek üzere Personel Genel
Müdürlüğüne gönderildiği,
2.4) MKEK’ in anonim şirket statüsünde MKE A.Ş. ismi ile faaliyet göstermeye başlaması üzerine MKE
A.Ş.’nin kuruluşu ve Bakanlığımıza bağlı birimlerde çalışmayı talep eden ya da MKE A.Ş.’de görevine devam etmek isteyen personel hakkında tesis edilecek işlemlerin 7330 sayılı Makine Kimya Endüstrisi
Anonim Şirketi Hakkında Kanun’da düzenlendiği, personele yönelik geçiş hükmünün anılan Kanun’un geçici 1’inci maddesinde düzenlendiği, geçiş işlemlerinin anılan Kanun’un 03.07.2021 tarihinde yürürlüğe girmesinden itibaren 6 ay içerisinde tamamlanacağının belirtildiği, anılan madde hükmü ile verilen 6 aylık sürenin idarenin iç işleyişinde, Bakanlıkta ve MKE’de görev yapacak işçileri belirlemek adına verilen düzenleyici bir süre olduğu, bu süre içerisinde Bakanlığa geçiş işlemlerine yönelik düzenleyici idari işlemlerin ilan edilerek sonuçlandırıldığı, bu kapsamda MKE’de görev yapmak istemeyen personele
Bakanlık bünyesindeki işyerlerinin iş gücü istihdamı dikkate alınarak uygun görülen 3 iş yeri teklif edildiği, yapılan tercihler doğrultusunda Bakanlığa geçiş işlemlerinin 04.10.2021 tarihinde tamamlandığı,
2.5) Başvuru sahibinin nakil talebine ilişkin olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlemeye yer verilmediği,
ancak Bakanlığa bağlı iş yerlerinde uygulanmakta olan 28’inci Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi’nde işçi statüsünde görev yapan personelin nakil talebine ilişkin esaslar belirlendiği, Bakanlık tarafından yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin (TİS) açık hükümleri uygulanarak söz konusu işçinin nakil talebinin değerlendirildiği, TİS’in “İşçinin nakil isteği” başlıklı 37’nci madde hükmü incelendiğinde, sağlık mazeretine dayanarak nakil talebinde bulunan personelin kendisinin, çocuğunun ya da eşinin hastalığının, görev yaptığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmaması ve bu durumun belgelendirilmesi şartının gerçekleşmesi gerektiğinin anlaşıldığı,
2.6) tarafından kendisinin ya da oğlunun, görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün
olmadığı konusunda mevzuata uygun olarak alınan bir sağlık kurulu raporu ibraz edilmemesi nedeniyle talebine olumlu yanıt verilmediği, başvuru sahibi tarafından nakil talebini içeren dilekçe ekinde %59 engelli olduğuna ilişkin 04.01.2022 tarihli raporu ve oğlunun özel gereksinimi olduğunu gösteren 08.09.2021 tarihli raporu sunduğu, söz konusu raporların TİS’in 37’nci maddesi kapsamında personelin kendisinin ya da oğlunun görev yaptığı İstanbul ilinde tedavisinin mümkün olmadığını gösteren bir belge niteliği taşımadığı, Bakanlık tarafından TİS hükümlerinde belirtilen usul ve esaslar dışında işlem tesis edilemeyeceğinin açık olduğu, başvuru sahibi yürürlükte bulunan TİS’in 37’nci maddesi uyarınca mazeretini “Belgelendirme” şartını sağlamadığı, bu sebeple başvuru sahibi hakkında tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı,
2.7) Başvuru sahibinin MKE A.Ş.’de görev yapmayı talep etmediğini belirten ve rızası ile verilen
02.09.2021 tarihli dilekçesi işleme alınarak MKE A.Ş.’nin 13.09.2021 tarihli yazısı ile Bakanlığa bağlı 3
işyeri söz konusu personele teklif edildiği, 17.09.2021 tarihli rızası ile verilen tercih dilekçesi doğrultusunda
Kara Dikimevi Müdürlüğüne atama işleminin yapıldığı,
2.8) Bakanlık bünyesinde Ankara ilinde yalnızca Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğüne bağlı Deniz
Dikimevi Müdürlüğünde “sıhhi tesisatçı” meslek kolunda bir boş kadronun bulunduğu, Kara Dikimevi
Müdürlüğünde 2 sıhhi tesisatçı kadrosunun bulunduğu, mevcut kadroda görev yapan iki personelden birinin başvuru sahibi olduğu, dolayısıyla söz konusu personelin başka bir ile atanması durumunda görev yapılan kadrodaki personel sayısının 1’e düşeceği, bu durumun kamu hizmetini ve verimliliği etkileyen bir husus olduğu, ancak nakil talebinin olumlu değerlendirilmemesinin gerekçesinin mevcut kadro durumu olmadığı, TİS hükümleri uyarınca nakil talebine ilişkin mazeretin belgelendirilmemesi olduğu, Bakanlık tarafından
TİS hükümlerinde belirlenen usul ve esaslar haricinde işlem tesis edilmediğinin değerlendirildiği, Belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın;
3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
3.2) “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve
ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.”
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin
birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5) 7330 sayılı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketi Hakkında Kanun’un;
5.1) “Personele yönelik geçiş hükmü” başlıklı Geçici 1’inci maddesinde; “…(4) Bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihte Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I)
ve (II) sayılı cetvele tabi olarak çalışan personelden, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde
Şirket ile sözleşme imzalamayı kabul etmeyenler, üç farklı il tercihi alınarak, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilmek üzere Yönetim Kurulunca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilir.
Bildirilen personelin atama teklifleri, kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurumla gerekli koordinasyon sağlanmak suretiyle, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarının hizmet ihtiyaçları ve personelin il tercihleri göz önünde bulundurularak 4046 sayılı Kanunun
22 nci maddesinde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde gerçekleştirilir ve söz konusu personel hakkında
anılan madde hükümleri uygulanır. Tercihte bulunmayan personelin atama teklifleri 4046 sayılı Kanunun
22 nci maddesi hükümlerine göre sonuçlandırılır. Ancak, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca
Özelleştirme Fonundan karşılanması öngörülen ödemeler Şirket tarafından karşılanır.
…
(6) Şirkette çalışmaya devam etmek istemeyen mevcut işçiler, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda istihdam edildikleri statüye uygun kadro ve pozisyonlarda istihdam edilmelerini sağlamak üzere Bakanlığa bildirilir. Şirket tarafından bildirilen personelin işlemleri Bakanlık tarafından yürütülür. Bakanlık tarafından personele, Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlardan belirlenen üç farklı birimden tercih yapılmak üzere atama teklif edilir. Bu personelin iş sözleşmesi Bakanlığa devredilmiş sayılır ve bunların Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu ile Şirkette geçen hizmet süreleri kıdeme bağlı haklarının tespitinde dikkate alınır. Bu fıkra kapsamında yapılacak atamalar için uygun boş kadro ve pozisyon bulunmaması halinde söz konusu kadro ve pozisyonlar başkaca bir işleme gerek kalmaksızın atama işleminin yapıldığı tarih itibarıyla ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Bu fıkra kapsamında devredilen personel bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan Şirket
sorumludur. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır. Ataması tekemmül ettirilen işçiler, atama emirlerinin tebliğini izleyen günden itibaren on beş gün içinde yeni görevlerine başlamak zorundadır.
(7) Bakanlık kadro ve kuruluşunda yer alan kurumlarda çalışmayı kabul etmeyenler ile on beş gün içinde yeni kurumunda görevine başlamayanların iş sözleşmeleri, feshin geçerli sebep kapsamında olduğu ve
Şirket tarafından 4857 sayılı Kanunun 17 nci maddesinde belirtilen ihbar süresi yükümlülüğünün yerine getirildiği kabul edilerek feshedilir. Bu fıkra kapsamında iş sözleşmesi feshedilenlerin, kıdem tazminatı ile fesih tarihinden önce doğmuş ve fesih tarihinde ödenmesi gereken işçilik alacaklarına ilişkin hakları saklıdır.”
6) 4857 sayılı İş Kanunu’nun;
6.1) “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesi: “Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine
dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir.”,
6.2) “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesi: “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi
çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir.”,
7) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun;
7.1) “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33’üncü maddesi: “(1) Toplu iş
sözleşmesi, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hükümleri içerir…(5) Toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremez.”,
7.2) “Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve düzeyi” başlıklı 34’üncü maddesi: “(1) Bir toplu iş sözleşmesi
aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir.
(2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir.
(3) Grup toplu iş sözleşmesi, tarafların anlaşması üzerine bir işçi sendikası ile bir işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerleri ve işletmeleri kapsamak üzere yapılır.”,
8) Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı (Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığı) ve Askeri Fabrikalar ve Tersaneler Anonim Şirketi İşyerleri için Türk Ağır Sanayii ve
Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (TÜHİS) ile Türk Harb Sanayi, Savunma ve Güvenlik
Çalışanları Sendikası (TÜRK HARB-İŞ) arasında akdedilen 28’nci Dönem Grup Toplu İş
Sözleşmesinin “İşçinin Nakil İsteği” başlıklı 37’nci maddesi; a. İşçiler iş sözleşmelerinde belirtilen işyerinin işgücü ihtiyacını karşılamak üzere işe alınır ve iş sözleşmelerinin devamı süresince aynı işyerinde ve işe alındıkları meslek kolunda çalıştırılmaları esastır.
Ancak; sağlık, can güvenliği ve zorunlu atamaya tabi kamu görevlisi eşin atanması mazeretleri ile işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan başka bir olağanüstü durum hâlinde bu Toplu İş Sözleşmesi kapsamındaki başka bir işyerine nakil talep edebilirler.
b. Nakle esas olacak söz konusu mazeretlerin belgelendirilmesi zorunludur.
(1) İşçinin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için; kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu çocukları, annesi ve babasının (üvey anne ve baba dahil) hastalığının çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yapılan yerin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğinin mevzuata uygun olarak alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerekir.
(2) İşçinin can güvenliği mazereti ile nakil talep edebilmesi için yetkili makamlardan koruma / uzaklaştırma kararının bulunması gerekir.
(3) İşçinin eş durumu nedeniyle, nakil talep edebilmesi için kamu görevlisi eşin zorunlu atamaya tabi bir personel olması gerekir. Eşlerin kendi istekleri ile başka bir işyerine / kuruma atanmaları durumu, işçinin nakli için mazeret teşkil etmez.
(4) Yukarıda belirtilenler dışında işe giriş tarihinden sonra ortaya çıkan durumlara bağlı (sağlık kurulu raporu, vasi tayini kararı vb. bir belgeye dayanan) nakil talepleri işçinin ibraz ettiği belgeler ve mazereti göz önüne bulundurularak değerlendirilir.
c. İşçiler nakil taleplerini her yılın 15 Mart tarihine kadar işyerine yazılı olarak yapar, işveren vekilleri işçilerin nakil taleplerini, görüşlerini de eklemek suretiyle Mart ayının sonuna kadar bağlı oldukları Kuvvet
Komutanlığına / Genel Müdürlüğe gönderir.
ç. Kuvvet Komutanlıkları bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerden aynı Kuvvet Komutanlığına bağlı başka bir işyeri için yapılan talepler Kuvvet Komutanlığınca yapılarak sonuçlanır. MSB Genel
Müdürlükleri bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerin nakil talepleri ile Kuvvet Komutanlıkları bağlısı işyerlerinde istihdam edilen işçilerden farklı bir Kuvvet Komutanlığına veya MSB Genel Müdürlüklerine bağlı işyerlerine yapılan nakil talepleri ilgili Kuvvet Komutanlığının/Genel Müdürlüğün görüşleri de eklenerek Mayıs ayının 15’ine kadar Personel Genel Müdürlüğüne bildirilir. Bu işçilerin nakil talepleri
Personel Genel Müdürlüğünce değerlendirilerek Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakan
Yardımcısının onayı ile yapılır. İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik
Komutanlığına bağlı işyerlerinde çalışan işçilerin nakilleri de ilgili Kuvvet Komutanlığınca yapılarak tamamlanır.
d. İşçinin nakil talebi, nakil istenilen ilde bu TİS kapsamında işyeri bulunması ile birlikte o işyerinde işçinin mesleğine uygun kadro ve ihtiyaç bulunması hâlinde değerlendirilir…”, Şeklindedir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10) Bir numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verildiği üzere başvuran özetle; ailesinin ihtiyaçları ve
engellilik durumu da dikkate alınarak naklinin İstanbul ilinden Ankara iline yapılmasını talep etmektedir.
11) 4857 sayılı İş Kanununa göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi; işçi çalıştıran
gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren; işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye de iş ilişkisi denir. Faaliyet konularına bakılmaksızın bütün işyerlerine, işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine İş Kanunu uygulanır. İşçi ile işveren arasındaki iş ilişkisi ise iş sözleşmesi ile kurulur. İş sözleşmesi de bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren)
da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlanmaktadır.
12) 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca da, işçi sendikası ile işveren tarafı
arasında, iş sözleşmesinin yapılması, içeriği ve sona ermesine ilişkin hususları düzenlemek üzere Toplu İş
Sözleşmesi akdedilmektedir. Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabileceğinden; bu işyerlerindeki iş ilişkilerine ve iş sözleşmelerine ilişkin şartlar, İşletme Toplu İş
Sözleşmesi ile belirlenmektedir. Ayrıca 6356 sayılı Kanunun 33’üncü maddesi uyarınca toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmeler, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içermemesi gerekmektedir.
13) Somut olayda başvuran, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak çalıştığından, bahse konu nakil talebi 4857
sayılı Kanun ve 28’inci Dönem Grup Toplu İş Sözleşmesi hükümleri doğrultusunda incelenmesi gerekmektedir.
14) Anayasanın 65 inci maddesinde yer alan Devletin sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen
görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirmesi de gerekmektedir. Kişilerin aile birliği gibi “bir takım mazeretler çerçevesinde başka yere atanma konusunda talep hakları var ise de atamaya ilişkin mazeretlerini değerlendirip karara bağlayacak olan idarenin, kendi mevzuatı çerçevesinde, ifa edilen kamu hizmetinin gerekleri, insan kaynaklarının verimli kullanılması, teşkilat yapısının elverişliliği ve benzeri faktörleri dikkate alması kaçınılmazdır. Zira kamu hizmetinin sağlıklı ve kesintisiz bir şekilde yerine getirilmesi için gerekli tedbirleri almak, ilgili idarenin öncelikli görevi ve sorumluluğudur.” (Anayasa Mahkemesinin 20/02/2014 tarihli ve 2012/606 başvuru numaralı Kararı).
15) Başvuranın şikayet konusu yaptığı nakil talebiyle ilgili olarak; başvuranın işvereni konumundaki Milli
Savunma Bakanlığı’nın belirli illerde çalışma yerlerinin olduğu anlaşılmaktadır. Bakanlığın nakil isteğini kendisinin ya da oğlunun, görev yaptığı yerde tedavisinin mümkün olmadığı konusunda mevzuata uygun olarak alınan bir sağlık kurulu raporu ibraz edilmemesi nedeniyle reddettiği anlaşılmıştır. 28’inci Dönem
Grup Toplu İş Sözleşmesinin 37’nci maddesinde, işçilerin nakil taleplerine ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Buna göre 37’nci maddede işçilerin sağlık mazeretine dayanarak yer değiştirme talebinde bulunabilmesi için, kendisi, eşi, bakmakla yükümlü olduğu çocukları, annesi ve babasının (üvey anne ve baba dahil)
hastalığının çalıştığı işyerinin bulunduğu yerde tedavisinin mümkün olmadığı veya mevcut görev yapılan yerin söz konusu kişilerin sağlık durumunu tehlikeye düşüreceğinin mevzuata uygun olarak alınacak sağlık kurulu raporu ile belgelendirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
16) Bilindiği üzere idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği
zorunludur. Ancak, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır (Prof. Dr. Şeref Gözübüyük, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204). Bu çerçevede işçi nakillerine ilişkin mevzuat hükümleri ve İdarenin öne sürdüğü gerekçeler dikkate alındığında, söz konusu nakil talebinin yapılmaması için kullanılan takdir yetkisinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir.
17) Yukarıda yapılan açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili
mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın görev yerinin bulunduğu
İstanbul ilinden, ailesinin ikametinin bulunduğu Ankara iline nakil talebinin reddinde idarenin ilgili mevzuat çerçevesinde hukuken geçerli ve kabul edilebilir sebeplere dayanılarak işlem tesis ettiği, bu nedenle idarenin işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; başvuru kapsamında ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde “kanunlara uygunluk”, “makul sürede karar verme”, “hesap verilebilirlik”, “şeffaflık”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ
tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili İstanbul İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi