ÖZET: Bu karar, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi sarf malzemesi alımının kamu zararına yol açtığına dair verilen tazmin hükmünü incelemektedir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22. maddesi, acil durumlarda ve stoklanması ekonomik olmayan malzemelerin doğrudan temin edilebileceğini belirtmektedir. Ancak, alınan malzemelerin stoklanabilir nitelikte olması ve acil durumlarda kullanılmaması nedeniyle, bu alımın açık ihale usulü ile gerçekleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kararda, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin alım sürecinde piyasa fiyat araştırmasının yeterince yapılmadığı ve bu nedenle kamu zararının oluştuğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi’ne erişim eksikliği nedeniyle fiyatların yanlış hesaplandığı ve bu durumun kamu zararını artırdığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, tazmin hükmü iptal edilerek, konunun yeniden değerlendirilmesi için ilgili daireye gönderilmiştir. Bu durum, kamu kaynaklarının etkin kullanımı ve ihale süreçlerinin şeffaflığı açısından önem taşımaktadır.

Kamu İdaresi Türü Yüksek Öğretim Kurumları
Yılı 2014
Dairesi 2
Karar No 41337
İlam No 43434
Tutanak Tarihi 11.10.2017
Kararın Konusu İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

KONU: Rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla malzeme alınması.

1-182 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile; Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi sarf malzemesi alınması nedeniyle … TL’ye tazmin hükmü verilmiştir.

İlamda piyasa fiyat araştırma görevlisi olarak sorumlu tutulan … temyiz dilekçesinde özetle;

Konunun; Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi sarf malzemesi alınması olduğunu,

Buna ilişkin cevapları sıraladığını;

• Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin (Hastane) 2014 yılı tüm sarf malzeme alımları incelendiğinde, meblağı en yüksek alımın söz konusu alım olduğu, bunun dışında söz konusu yıla ait doğrudan temin (22/f) kapsamında miktarı bu kadar yüksek olan tek bir alım dahi bulunmadığını,

• Söz konusu alım yapılırken açık ihale usulü yerine doğrudan temin usulünün tercih edilmesinin başlıca nedeninin; … Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi (Hastane) nin 2013 yılı sonu ile 2014 yılı başından itibaren hızlı bir gelişim sürecine girmesi, bu nedenle de tam kapasite ile hizmet verebilmek adına her ay yeni bir polikliniğin hizmete açılmasından kaynaklandığını dolayısıyla söz konusu poliklinikler yeni hizmete girdikleri ve daha öncesinde bu poliklinikler için tedarik edilmiş her hangi bir sarf malzeme stoku bulunmadığından sarf malzeme ihtiyacının artmış olduğunu,

• Açık İhale sürecinin ortalama 90 gün alacağı düşünüldüğünde, polikliniklerin bir an önce … halkına hizmet verebilmesi adına, sarf malzemelerinin alımının doğrudan temin (22/f) usulüyle gerçekleştirilmek zorunda kalındığını,

• Bir diğer sebebin ise sarf malzemelerin alımına 05.05.2014 tarihinde çıkılmasına rağmen, muayene kabul aşamasında bazı malzemelerin eksik ve istenilen nitelikte olmaması, ayrıca bazı kalemlerin teklif edilen fiyatlarının ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından geri ödenen meblağları aşması nedeniyle TAMAMEN KAMU YARARI GÖZETİLEREK 16.07.2014 tarihinde tutulan resmi tutanakla iptal edilmesi olduğunu,

• Bu iptal işlemi nedeniyle yaklaşık 2 Ay 10 günlük bir süre kaybedilmesi de dikkate alındığında, zaten başlangıçta elzem olan sarf malzeme ihtiyacının daha da arttığını, bunun üzerine de zaman geçirilmeden ihalenin iptal edilmesinden hemen sonra 24.07.2014 tarihinde acilen doğrudan temin (22/f) usulüyle tekrar ihaleye çıkılarak Sağlık Hizmetlerinin aksatılmamasının sağlandığını,

• Yukarıda belirtilen durum nedeniyle, söz konusu alımda stoklanabilir malzemelerin de alımı gerçekleştirildiğinden, Sayıştay ilamında belirtilen “alımın acil bir durum sebebiyle gerçekleştirildiğine ve stoklanmasının mümkün bulunmadığına ilişkin belge ödeme belgesine eklenmelidir” koşulunun yerine getirilemediğini,

• Fakat söz konusu ihale 22/f kapsamında gerçekleştirilse dahi, kamu yararının ön planda tutulduğunu, Şöyle ki;

• … Sağlık Gereçleri Ltd. Şti’den 22 (f) kapsamında alınan 285 kalem sarf malzeme için toplam … TL+KDV ödendiğini,

• EK-1’deki tabloda rakamlar halinde sunulan UBB kayıtları incelendiğinde kurumun söz konusu alımı çok uygun bir bedelle gerçekleştirdiğinin görülebileceğini,

• Hazırlanan tabloda UBB kaydı bulunan malzemelerin toplam maliyetinin: … TL olduğu;

• UBB kapsamı dışında kalan malzemelerin ise (yani UBB’de kaydı bulunmayan, fiyatı sadece piyasada bu tür malzemeleri satan tedarikçi firmalardan alınabilecek malzemeler) toplam maliyetinin … TL olduğunu,

• Yani kurumun, UBB kayıtları dikkate alındığında 285 kalem malzemeyi … TL + … TL= … TL’ye mal edebilecekken, söz konusu alım için sadece … TL ödeyerek, kamunun … TL – … TL = …. TL kaynağının israf edilmesini önlediğini,

Ayrıca;

24.07.2014 tarih ve 5919 nolu ödeme evrakı ile ilgili olarak Savcının kamu zararının malzemelerin mevzuatına uyulmaksızın alınması sonucu ortaya çıktığını belirttiğini, alımın hangi usulle yapılacağına harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin karar verdiğini ve alımın hangi usulle yapılacağının yazılı olarak belirtilip kendilerinin görevlendirildiğini,

Araştırmayı idare nasıl görevlendirmişse ona göre yaptıklarını, teklifleri fax yolu ile aldıklarını, MKYS Sistemini görmeye yetkileri bulunmadığı için gelen fiyatları ubb koduna göre karşılaştırdıklarını, ayrıca sanayi odasından fiyat istendiğini fakat fiyat tespiti yapamadıklarına dair yazının ekte sunulduğunu,

Üzerine düşen görevi yaptığını, bu konuda bir kusur ya da ihmalinin bulunmadığını, bazı malzemelerin fiyatlarının İstanbul’la …’da aynı olmayabildiğini, Ankara’dan İstanbul’dan fiyat istediği zaman o bölgede yetkili bayinin bulunduğunu onunla irtibata geçilmesinin söylendiğini,

Fiyatların bölgeye, malın kalitesine göre de değişebildiğini, bunlara rağmen şayet fiyatlar yüksek olsaydı Sayıştay ilamında belirtildiği gibi harcama yetkilisinin bu alımı daha önceden iptal ettiği gibi bunu da iptal edebilecek olduğunu,

Ayrıca kendisi 05.05.2014 tarihinde … olmadığından dolayı bu malzemelerin daha önceden alıma çıkıldığından bilgisinin olmadığını, 22/f den kaynaklı zararın alım usulünü kendisi belirlemediği ve alımı iptal etme yetkisi bulunmadığı için sorumlular kısmından ismimin çıkartılmasını istemiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…Adı geçenin dilekçesinde sözü edilen ilamın 4 üncü maddesine ilişkin olarak, tıbbi malzeme alımının mevzuatına uygun olarak yapıldığı, fiyatlandırmanın da uygun olduğu, alımlar sırasında UBB kayıt formundan yararlanıldığı, üniversitelerin Malzeme Kaynakları Yönetim Sistemi (MKYS)’ne üye olmadıkları, sadece Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası (TİTUBB)’da yer alan kayıtlardan yararlanabildikleri bu bakımdan fiyatlandırmada hatalar ortaya çıkabildiği belirtilerek verilen tazminin kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.

Ortaya konulanlar karşısında adı geçenin temyiz talebinin kabulü ile belirtilen hususların araştırılması maksadıyla Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa olunmaktadır.” denilmiştir.

Duruşma talep eden sorumluya duruşma gününe ilişkin tebligat yapılmasına rağmen duruşmada hazır bulunmadığı, duruşmada bulunmama sebeplerini kabul edilebilir bir belge ile tevsik etmediği, duruşmada hazır bulunan Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4 üncü maddesinde açık ihale usulü, “bütün isteklilerin teklif verebildiği usul”, doğrudan temin “bu kanunda belirtilen hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilere teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edildiği usul” olarak tanımlanmış,

5 inci maddesinde;

“İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.

…

Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir.

…” hükmüne yer verilmiştir.

Açık ihale usulü bütün isteklilerin teklif verebildiği usul olarak tanımlandığından ve tüm ihalelerin bu usule göre yapılması mümkün olduğundan açık ihale temel usul olarak belirlenmiştir.

4734 sayılı Kanunun doğrudan temini düzenleyen 22 nci maddesinde;

“Aşağıda belirlenen hallerde ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:

a) İhtiyacın sadece gerçek veya tüzel tek kişi tarafından karşılanabileceğinin tespit edilmesi.

b) Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması.

c) Mevcut mal, ekipman, teknoloji veya hizmetlerle uyumun ve standardizasyonun sağlanması için zorunlu olan mal ve hizmetlerin, asıl sözleşmeye dayalı olarak düzenlenecek ve toplam süreleri üç yılı geçmeyecek sözleşmelerle ilk alım yapılan gerçek veya tüzel kişiden alınması.

…

f) Özelliğinden ve belli süre içinde kullanılma zorunluluğundan dolayı stoklanması ekonomik olmayan veya acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, aşı, serum, anti-serum, kan ve kan ürünleri ile ortez, protez gibi uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü tıbbî sarf malzemeleri, test ve tetkik sarf malzemeleri alımları.

…” denilmiş,

Kamu İhale Genel Tebliğinin 22 nci maddesinin 7 nci fıkrasında;

“Kanunun 22 nci maddesinin (f) bendinde yer alan hüküm çerçevesinde; özelliğinden ve belli süre içinde kullanılma zorunluluğundan dolayı stoklanması ekonomik olmayan veya acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, aşı, serum, anti-serum, kan ve kan ürünleri ile ortez, protez gibi uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü tıbbî sarf malzemeleri, test ve tetkik sarf malzemeleri alımlarının doğrudan temin yoluyla karşılanması mümkün bulunmaktadır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; özellikle hayati önemi haiz olan ve acil müdahale gerektiren kalp ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan ilaç ve malzemelerin özellikleri, boyutları ve nitelikleri kullanılacak hastaya göre değiştiğinden ya da belli bir kullanım süresi bulunmasından dolayı bu süre içinde kullanılmaları zorunlu olduğundan; hem idarenin yararı, hem de hastaların mağdur edilmemesi açısından bu gibi ilaç ve malzemelerin ihale yoluyla önceden temin edilip stoklanması yerine, ihtiyaç duyulduğunda doğrudan temin edilmesinin öngörüldüğü belirtilmektedir. Buna göre, hastaya özgü olup özelliğinden dolayı stoklama imkanı bulunmayan mal ve malzemelerin de bu madde çerçevesinde temini mümkün bulunmaktadır.” hükmü yer almıştır.

Bu hükümlere göre tıbbi malzeme ihtiyaçlarının ihale yapılmadan 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrasına göre temin edilebilmesi için bunların stoklanmasının ekonomik olmaması, acil durumlarda kullanılacak olması, uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü olması gerekmektedir.

Bu noktada; ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi malzeme alınması sonucu kamu zararına neden olunduğu gerekçesi ile yazılan ilam hükmüne bakıldığında kamu zararının; Malzeme Kaynak Yönetim Sisteminde yer alan fiyatlar baz alınarak paket alım şeklinde tedarik edilmiş malzeme için kalem bazında fiyat mukayesesi yapılmak suretiyle tespit edildiği görülmektedir.

Oysa; Malzeme Kaynak Yönetim Sistemi, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Merkez Teşkilatı ve İl Sağlık Müdürlükleri tarafından yapılan tüm mal ve malzeme alımlarının girildiği ve ortalama fiyat düzeyi tespiti yapılarak aynı mal veya malzemenin aşırı fiyatla alınmasının önlendiği, o mal veya malzemenin daha uygun fiyatla satışını yapan firmadan alınıp kullanılacak yere transferinin sağlandığı dolayısıyla Bakanlığa bağlı kurumların malzeme ve depolarındaki taşınır takibinin yapılabildiği, fiyat ve ihtiyaç fazlası malzemein izlenebildiği bir sistemdir.

Sağlık Bakanlığının kullandığı dolayısıyla sadece Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların girebildiği Malzeme Kaynak Yönetim Sistemine üniversitelerin giriş izinlerinin olmaması mal ve malzemelerin ortalama fiyat düzeylerinin belirlendiği bu sistemde fiyat sorgulaması yapmalarına engel olmaktadır.

Kaldı ki, kamu zararı tablosuna esas alınan sisteme ait fiyatlar, Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlar tarafından yapılan alımların yüksek miktarlarda olması nedeniyle daha düşük olabilirken, söz konusu üniversitenin yeni kurulmuş Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ait alımlarının nispeten az miktarlarda olmasından kaynaklı, daha merkezi ve sayı olarak yüksek alımlara ilişkin düşük fiyat düzeyini yakalayamadıkları tespiti ile birlikte satın alma sürecinde malzemeye ait marka, model, miktar, tedarikçi firmanın bulunduğu yer gibi koşullar da dikkate alınarak piyasa fiyat araştırması sonucunda yaklaşık maliyetin oluşturulduğu ve en düşük teklifi veren firmadan malzemenin tedarik edildiği görülmektedir.

Sonuç itibariyle; Kamu zararına esas fiyatların Malzeme Kaynak Yönetimi Sisteminden alındığı, Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların kullandığı bu sistemin üniversitelere açık olmadığı ayrıca toptan yapılmış bir alımda fiyat mukayesesinin alıma giren malzemelerin tümü üzerinden yapılması gerekirken, veri alınan sisteme (MKYS) göre sadece fiyatın yüksek görüldüğü malzeme kalemleri bazında yapılan bir hesaplamanın hatalı olacağı göz önüne alındığında; idare tarafından tıbbi malzeme temininin en düşük teklifi veren firmadan yapılmış olmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Bu nedenle 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7 nci fıkrası uyarınca, yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen 182 sayılı ilamın 4 üncü maddesi ile … TL’ye ilişkin olarak verilen tazmin hükmünün Bozularak dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesine, oy çokluğu ile,

(Farklı gerekçe

Üyeler … ve … farklı gerekçesi:

İlamdaki tazmin hükmü, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi sarf malzemesi alınması nedeniyle verilmiş ve kamu zararından yaklaşık maliyeti belirleme komisyonu üyeleri de sorumlu tutulmuştur.

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Doğrudan Temin” başlıklı 22 nci maddesinin son fıkrasında;

“Bu maddeye göre yapılacak alımlarda, ihale komisyonu kurma ve 10 uncu maddede sayılan yeterlik kurallarını arama zorunluluğu bulunmaksızın, ihale yetkilisince görevlendirilecek kişi veya kişiler tarafından piyasada fiyat araştırması yapılarak ihtiyaçlar temin edilir.” hükmü yer almıştır.

04.03.2009 tarih ve 27159 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “Yaklaşık Maliyetin Hesaplanması” başlıklı 8 inci maddesinin 3-b bendinde de;

“İdare, piyasada alım konusu malı üreten veya pazarlayan gerçek veya tüzel kişilerden de fiyat bildirimi veya proforma fatura isteyerek yaklaşık maliyeti hesaplayabilir” denilmiştir.

Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine, Başhekimlik tarafından Rektörlük makamına yazılan yazıya istinaden 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrası gereğince en düşük teklifi veren firmadan 285 kalem tıbbi sarf malzemesi alınmıştır.

Yaklaşık maliyet komisyonu üyeleri, idarece yapılan görevlendirme gereği 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde alıma ilişkin maliyet tespitini yaptıklarından ve satın alma işlemlerinde alım kararı, usulü, ilgili kanun maddesi hususlarında komisyon üyelerinin yetkisi bulunmadığından ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi malzeme alımından dolayı sorumlu tutulmamaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, ilamda kamu zararına esas fiyatların Malzeme Kaynak Yönetimi Sisteminden alındığı görülmektedir. Sağlık Bakanlığına bağlı kurumların kullandığı bu sistem üniversitelere açık olmadığından söz konusu sistemden alınan fiyatlarla bir kamu zararı hesaplanması üstelik toptan yapılmış bir alımda fiyat mukayesesinin alıma giren malzemelerin toplam bedeli üzerinden değil de kalem bazında yapılmış olması hatalıdır. Ancak ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla tıbbi mal ve malzeme alınması üniversitelerde yaygın bir sorun olup bu konuda idari inceleme yapılması ve Yükseköğretim Kurumu Başkanlığına bildirilmesini temin için hükmün bozulması gerekir.

Karşı oy gerekçesi

Temyiz Kurulu ve 3.Daire Başkanı … ile Üyeler …, … ve … karşı oy gerekçesi:

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4 üncü maddesinde açık ihale usulü, “bütün isteklilerin teklif verebildiği usul”, doğrudan temin “bu kanunda belirtilen hallerde ihtiyaçların, idare tarafından davet edilen isteklilere teknik şartların ve fiyatın görüşülerek doğrudan temin edildiği usul” olarak tanımlanmış,

5 inci maddesinde;

“İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.

…

Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir. Diğer ihale usulleri Kanunda belirtilen özel hallerde kullanılabilir.

…” hükmüne yer verilmiştir.

Açık ihale usulü bütün isteklilerin teklif verebildiği usul olarak tanımlandığından ve tüm ihalelerin bu usule göre yapılması mümkün olduğundan açık ihale temel usul olarak belirlenmiştir.

4734 sayılı Kanunun doğrudan temini düzenleyen 22 nci maddesinde;

“Aşağıda belirlenen hallerde ihtiyaçların ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir:

a) İhtiyacın sadece gerçek veya tüzel tek kişi tarafından karşılanabileceğinin tespit edilmesi.

b) Sadece gerçek veya tüzel tek kişinin ihtiyaç ile ilgili özel bir hakka sahip olması.

c) Mevcut mal, ekipman, teknoloji veya hizmetlerle uyumun ve standardizasyonun sağlanması için zorunlu olan mal ve hizmetlerin, asıl sözleşmeye dayalı olarak düzenlenecek ve toplam süreleri üç yılı geçmeyecek sözleşmelerle ilk alım yapılan gerçek veya tüzel kişiden alınması.

…

f) Özelliğinden ve belli süre içinde kullanılma zorunluluğundan dolayı stoklanması ekonomik olmayan veya acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, aşı, serum, anti-serum, kan ve kan ürünleri ile ortez, protez gibi uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü tıbbî sarf malzemeleri, test ve tetkik sarf malzemeleri alımları.

…” denilmiş,

Kamu İhale Genel Tebliğinin 22 nci maddesinin 7 nci fıkrasında;

“Kanunun 22 nci maddesinin (f) bendinde yer alan hüküm çerçevesinde; özelliğinden ve belli süre içinde kullanılma zorunluluğundan dolayı stoklanması ekonomik olmayan veya acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, aşı, serum, anti-serum, kan ve kan ürünleri ile ortez, protez gibi uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü tıbbî sarf malzemeleri, test ve tetkik sarf malzemeleri alımlarının doğrudan temin yoluyla karşılanması mümkün bulunmaktadır. Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; özellikle hayati önemi haiz olan ve acil müdahale gerektiren kalp ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan ilaç ve malzemelerin özellikleri, boyutları ve nitelikleri kullanılacak hastaya göre değiştiğinden ya da belli bir kullanım süresi bulunmasından dolayı bu süre içinde kullanılmaları zorunlu olduğundan; hem idarenin yararı, hem de hastaların mağdur edilmemesi açısından bu gibi ilaç ve malzemelerin ihale yoluyla önceden temin edilip stoklanması yerine, ihtiyaç duyulduğunda doğrudan temin edilmesinin öngörüldüğü belirtilmektedir. Buna göre, hastaya özgü olup özelliğinden dolayı stoklama imkanı bulunmayan mal ve malzemelerin de bu madde çerçevesinde temini mümkün bulunmaktadır.” hükmü yer almıştır.

Bu hükümlere göre tıbbi sarf malzemesi ihtiyaçlarının ihale yapılmadan 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrasına göre temin edilebilmesi için bunların stoklanmasının ekonomik olmaması, acil durumlarda kullanılacak olması, uygulama esnasında hastaya göre belirlenebilen ve hastaya özgü olması gerekmektedir.

Uygulamada, Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine, Başhekim tarafından Rektörlük makamına 21.07.2014 tarihinde yazılan yazıya istinaden 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrası gereğince 285 kalem tıbbi sarf malzemesi alındığı görülmüştür.

Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine alınan tıbbi sarf malzemeler stoklanabilir nitelikte, acil durumlarda kullanılması ve hastaya göre belirlenmesi gerekmeyen malzemelerdir. Dolayısıyla bu malzemelerin doğrudan temin usulü ile değil açık ihale usulü ile rekabet koşulları oluşturularak alınması gerekmektedir.

Ancak söz konusu tıbbi sarf malzemeleri ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle alınmış ve malzeme fiyatlarının rayiç bedellerin üzerinde gerçekleşmesine neden olunmuştur.

Öte yandan Merkezi Yönetim Harcama Belgeleri Yönetmeliğinin 48 inci maddesinin 2 nci fıkrasında;

“Özelliğinden dolayı stoklama imkânı bulunmayan ve acil durumlarda kullanılacak olan ilaç, tıbbi tüketim malzemeleri ile test ve tetkik tüketim malzemelerinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 22 nci maddesinin (f) bendine göre alınması halinde, alımın acil bir durum sebebiyle gerçekleştirildiğine ve stoklanmasının mümkün bulunmadığına ilişkin belge de ödeme belgesine bağlanır.” denilmiştir.

Oysa ödeme emri belgesi ekleri arasında buna ilişkin herhangi bir belgenin de yer almadığı görülmüştür.

Bununla birlikte söz konusu tıbbi sarf malzemelerin daha önce 05.05.2014 tarihinde 292 Kalem Tıbbi Sarf Malzemesi Alımı işi kapsamında … TL bedelle … Sağlık Gereçleri Tic. Ltd. Şti. firmasından 4734 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin (f) fıkrası gereğince alınmasına karar verildiği, muayene kabul aşamasında bazı malzemelerin eksik ve istenilen nitelikte olmadığına dair tutanak tutulduğu, sonrasında ise alımın bazı kalemlerin fiyatının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Üniversiteye ödenen meblağları aşması sebebiyle iptal edildiği, bu hususun 16.07.2014 tarih ve 42544282/1043 sayılı yazı ile firmaya bildirildiği görülmüştür.

Dolayısıyla bu tıbbi sarf malzemelerin stoklanması ekonomik olmayan ve acil durumlarda kullanılacak malzeme olarak değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir.

4734 sayılı Kamu İhale Kanununun “Yaklaşık Maliyet” başlıklı 9 uncu maddesinde;

“Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesi yapılmadan önce idarece, her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyet belirlenir ve dayanaklarıyla birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir.”

Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin “Yaklaşık maliyetin hesaplanması” başlıklı 8 inci maddesinde ise aynen;

“(1) İdare yaklaşık maliyetin hesaplanmasında; alım konusu malın niteliğini, miktarını, teslim süresini, nakliyesini, sigortasını ve diğer özel şartlarını belirterek KDV hariç fiyat bildirilmesini ister. Ancak, idare, gerçek piyasa fiyatlarını yansıtmayan ve yaklaşık maliyetin hesaplanmasında hatalara sebep olabilecek fiyat bildirimlerini ve proforma faturaları değerlendirmeye almaz.

(2) Yaklaşık maliyetin hesaplanmasında kullanılan her tür bilgi ve belgeye hesap cetveli ekinde yer verilir. Değerlendirmeye alınmayan fiyat bildirimleri ile proforma faturaların değerlendirmeye alınmama gerekçeleri de hesap cetvelinde belirtilir.

(3) İdare, alımın niteliğini ve piyasa koşullarını göz önünde bulundurmak suretiyle, aşağıdaki (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentleri çerçevesinde elde ettiği fiyatların birini, birkaçını veya tamamını kullanmak suretiyle yaklaşık maliyeti hesaplar:

a) İdare, alım konusu malın özelliğine göre kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından fiyat isteyerek yaklaşık maliyeti hesaplayabilir.

b) İdare, piyasada alım konusu malı üreten veya pazarlayan gerçek veya tüzel kişilerden de fiyat bildirimi veya proforma fatura isteyerek yaklaşık maliyeti hesaplayabilir.

c) İdare, alım konusu mala ilişkin olarak Bütçe Uygulama Talimatlarında ve/veya Sağlık Uygulama Tebliğlerinde yer alan fiyatları kullanarak yaklaşık maliyeti hesaplayabilir. Bu fiyatlarda KDV veya farklı nitelikte giderler bulunması durumunda bu giderler fiyatlardan indirilerek yaklaşık maliyet hesaplanır.

ç) İdare, alım konusu mal ile ilgili daha önceki dönemlerde alım yapmış ise bu alımlarda ortaya çıkan sözleşme bedelleri, endeks veya Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan ilgili endekslerden uygun olanı kullanmak suretiyle güncelleyerek yaklaşık maliyeti hesaplayabilir. Döviz ile yapılmış olan alımlarda ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru veya çapraz kur üzerinden fiyatlar güncellenerek yaklaşık maliyet hesaplanabilir.

d) İdare, kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının internet sayfalarında yayımlanan fiyatları kullanarak yaklaşık maliyeti hesaplayabilir.”

denilmek suretiyle yaklaşık maliyetin “doğru” ve piyasa rayicini gösterecek şekilde “gerçek” tespit edilmesi istenmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71 inci maddesinde;

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması,

…,

Esas alınır.” denilmiştir.

Buna göre Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezine stoklanabilir nitelikte, acil durumlarda kullanılması ve hastaya göre belirlenmesi gerekmeyen tıbbi sarf malzemelerinin açık ihale yapılmadan doğrudan temin usulüyle rayiç bedellerin üzerinde fiyatlarla alınması kamu zararı oluşturmaktadır. Bu nedenle sorumluluk itirazının reddi ile verilen tazmin hükmünün tasdiki gerekir.)