|
ÖZET: Başvuran, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında sağlık teknikeri unvanına atanma talebinde bulunmuş, ancak Sağlık Bakanlığı, mezuniyet tarihinin kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğunu ve sağlık teknikeri unvanı için gerekli şartları taşımadığını belirterek talebi reddetmiştir. İstanbul 4. İdare Mahkemesi, başvuranın öğrenim durumunun sağlık teknikeri unvanını ihraz edip etmediğinin netleştirilmesi gerektiğine hükmetmiş ve Yükseköğretim Kurulu’ndan görüş alınmasını istemiştir.
Mahkeme, başvuranın mezun olduğu Sağlık Kurumları İşletmeciliği bölümünün sağlık teknikeri unvanını ihraz edip etmediği konusunda tereddüt oluştuğunu belirtmiş, bu nedenle ilgili idarenin Yükseköğretim Kurulu’ndan görüş alarak işlem tesis etmesi gerektiğine karar vermiştir. Ancak, Sağlık Bakanlığı’nın verdiği görüşler doğrultusunda, başvuranın atanması için gerekli şartları taşımadığı sonucuna varılmıştır. Bu çerçevede, başvuranın sağlık teknikeri unvanına atanma talebinin reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/950-S.22.1458
BAŞVURU NO : 2021/14456
KARAR TARİHİ : 20/01/2022
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SAĞLIK BAKANLIĞI
Yargı kararına uygun olarak sağlık teknikeri unvanına atanma talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hk.
BAŞVURU TARİHİ : 27/08/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, İstanbul Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürlüğünde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni kadrosunda görev yapmakta iken 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun geçici 16. madde uyarınca öğrenim durumuna uygun olan sağlık teknikeri kadrosuna atanma talebinin reddine dair işlemin iptali talebiyle açılan dava sonucunda ataması yapılması gerekirken atamasının yapılmadığını belirterek yargı kararının uygulanarak sağlık teknikeri unvanına atamasının yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 29/9/2021 tarih ve – – sayılı cevabi yazıda özetle;
2.1. Başvuran Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni unvanlı kadroda görev yapmakta olup, ilk girişte 2007 yılında öğrenimi Ticaret Meslek Lisesi (Mes. Lis./Tek. Öğr.) olup, 29/07/2019 tarihinde Anadolu
Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği (Yükseköğrenim, 2 yıl) mezunu olduğu,
2.2. İlgili personelin mezuniyeti ve mezuniyet tarihi itibari ile Sağlık Teknikeri kadrosuna atanmasının mümkün bulunmadığı,
2.3. Adı geçen personelin mezuniyeti olan Sağlık Kurumlan İşletmenliğinin Sağlık Teknikeri unvanını atanma şartını taşımadığı ve bu mezuniyetinin de mezkur kanun maddesinin yürürlüğe girdiği 21/03/2018 olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi “Sağlık Kurumlan İşletmeciliği” bölümünün atanmak istediği Sağlık Teknikeri unvanını ihraz etmediğinden bahisle talebinin reddedildiği,
2.4. Konu ile ilgili Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının 07/01/2020 tarihli ve 715 sayılı cevabi yazısında; “Sağlık Kurunmları İşletmeciliği ile Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı önlisans programı mezunlarının daha önceki Yükseköğretim Genel Kurul Kararları ile “Sağlık Teknikeri” unvanı aldığı dikkate alınarak, eğitime devam eden ve mezun olan öğrencilerin hak mağduriyetine uğramaması için 10/01/2012 tarihli
Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında;2547 sayılı Kanun’un 2880 sayılı Kanun’la değişik 43/b maddesi uyarınca, Sağlık Kurumları İşletmeciliği ile Hayvan Yetiştiriciliği ve Sağlığı önlisans
Programları mezunlarının “Sağlık Teknikeri” unvanını kullanmalarına karar verilmiştir.” şeklinde görüş bildirildiği,
2.5. Sağlık Kurumlan İşletmeciliği ön lisans mezunlarının Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında istihdam edilmelerinin uygun olup olmayacağı hususuna ilişkin Bakanlığın Sağlık Hizmetleri Genel
Müdürlüğünün 25/01/2021 tarihli ve E73686883-045.03-35 sayılı cevabi yazısında; “İlgi yazınızda da belirtildiği üzere 1219 sayılı Kanunun Ek 13 üncü maddesinde tanımlanan sağlık meslekleri arasında sağlık kurumları işletmeciliği önlisans programı mezunları ile ilgili bir tanım bulunmamaktadır.
Bahse konu Kanununun Ek 13. Maddesinin ”g) Anestezi teknisyeni/teknikeri, ğ) Tıbbi laboratuvar ve patoloji teknikeri, Tıbbi laboratuvar teknisyeni, h) Tıbbi görüntüleme teknisyeni/teknikeri, ı) Ağız ve diş sağlığı teknikeri, i) Diş protez teknikeri, j) Tıbbi protez ve ortez teknisyeni/teknikeri; k) Ameliyathane teknikeri; I) Adli tıp teknikeri; m) Odyometri teknikeri, n) Diyaliz teknikeri, o) Fizyoterapi teknikeri, p)
Radyoterapi teknikeri, r) Eczane teknikeri, ş)İş ve uğraşı teknikeri (Ergoterapi teknikeri), t)
Elektronörofızyoloji teknikeri, ü) (Ek:2/1/2014-6514/24 md.) Acil tıp teknikeri” şeklinde sağlık mesleklerinin ayrı ayrı tanımları yapılmıştır.
Kanuna dayanılarak çıkarılan Sağlık Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek
Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik Ek l’de de yukarıda yer alan önlisans seviyesinde eğitim gören meslek mensuplarının iş ve görev tanımları belirlenmiştir. Yönetmelik Ek ‘2 de ise sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları arasında lisans seviyesinde eğitim verilen “Sağlık
İdarecisinin” görev tanımına yer verilmiştir.
Bu nedenle Kanunda tanımı bulunmayan sağlık kurumları işletmeciliği önlisans programı mezunlarına
Yükseköğretim Kurulu tarafından verilen sağlık teknikerliği unvanı ile; yukarıda isimleri yer alan ve
Kanunda tanımlanan sağlık meslek mensuplarının unvan ve yetkilerinin kullanılması mümkün değildir.” şeklinde görüş bildirildiği,
2.6. Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kapsamında yer alan sağlık meslek mensupları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının iş ve görev tanımlarının, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı
San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun ve Sağlık Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer
Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik ile düzenlendiği, 1219 sayılı Kanun ve anılan Yönetmelikte, Sağlık Kurumlan İşletmeciliği unvan ve branşı bulunmamakta ve dolayısıyla Sağlık
Kurumlan İşletmeciliği unvan ve branşına ilişkin iş ve görev tanımlarına da yer verilmediği,
2.7. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Taşra Teşkilatı Kadro Standartları ile Çalışma Usul ve Esaslarına Dair
Yönerge ile unvan ve branş bazında standartların belirlendiği, mezkur Yönerge ve eki cetvellerde Sağlık
Kurumları İşletmeciliği unvan ve branşına yer verilmediği,
2.8. Diğer taraftan, 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin ek sayılı cetvelinde, ihdasların unvan bazında yapılabildiği, Sağlık ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfı kapsamında açıktan ilk defa memur veya sözleşmeli personel istihdamı ise Sağlık ve Yardımcı Sağlık
Hizmetleri Sınıfında yer alan unvan ve branş bazında; 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında
Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre Bakanlığa ihdas edilen kadro ve/veya pozisyon ile açıktan atama izin sayısına göre ihtiyacın en üst düzeyde olduğu unvan ve branşlardan başlamak üzere optimum faydayı sağlayacak şekilde belirlenen nitelik kodları dikkate alınarak yapılabildiği,
2.9. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığınca her ne kadar “Sağlık Kurumları İşletmeciliği önlisans
Programları mezunlarının “Sağlık Teknikeri” unvanını kullanmalarına karar verilmiştir.” şeklinde görüş belirtmiş ise de yukarıda belirtilen Kanun, Yönetmelik ve Yönerge hükümleri birlikte değerlendirilmesi neticesinde; sağlık hizmetleri niteliği açısından hayati önemi haiz hizmetler olduğundan, ihtiyaç ve hizmet gerekleri de dikkate alınarak Bakanlık hizmet birimlerinde Sağlık Kurumları İşletmeciliği standart, iş ve görev tanımlarına da yer verilmediğinden, Sağlık Kurumları İşletmeciliği ön lisans mezunlarının Sağlık ve
Yardımcı Sağlık Hizmetleri Sınıfında istihdam edilmelerinin mümkün bulunmadığı,
2.10. Ayrıca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun Sağlık Hizmetleri Ve Yardımcı Sağlık Hizmetleri
Sınıfını düzenleyen 36.maddesinde de Sağlık Kurumları İşletmenliği Sağlık Hizmetleri ve Yardımcı Sağlık
Hizmetleri sınıfından sayılmadığı,
2.11. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde 2828 sayılı Kanunun geçici 16. maddede hükmü ile Sağlık
Kurumları İşletmenliği, 657 sayılı Kanunda ve 1219 sayılı Kanunun Ek 13 üncü maddesinde tanımlanan sağlık meslekleri arasında tanımlanmamış olduğundan ilgilinin sağlık hizmetleri ve yardımcı sağlık hizmetleri sınıfında sağlık teknikeri olarak atanmasının uygun olmadığı,
2.12. Başvuruya konu idare mahkemesi kararı üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından görüş talep edildiği, söz konusu görüş ile Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünden alınan görüş çerçevesinde başvuranın atamasının yapılamayacağının değerlendirildiği,
2.13. İptal kararına karşı istinaf başvurusunun reddedilmesi üzerine başvuranın Anadolu Üniversitesi
Açıköğretim Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği bölümünden mezun olmasıyla Yükseköğretim
Kurulu Başkanlığı’nın görüşüne istinaden “Sağlık Teknikeri” unvanı alabileceğinin anlaşıldığı ancak
Bakanlıkça İstanbul 4. İdare Mahkemesi’ne sunulan bilgi ve belgelerde, Bakanlık Savunmalarında ve
İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 26.10.2020 tarihli ve E. / – K. / sayılı iptal kararında davacının anılan okuldan -21.03.2018 tarihinde sonra- 29.07.2019 tarihinde mezun olduğu görülmekle, 2828 sayılı Kanunun Geçici 16 ncı maddenin birinci fıkrasında getirilen, maddenin yürürlüğe girdiği tarih olan 21.03.2018 tarihi itibari atanacağı unvanı ihraz etmiş olmak şartını sağlamadığının anlaşıldığı, ayrıca kadro ve ihtiyaç durumunun da dikkate alınacağı, dolayısıyla 2828 sayılı Sosyal
Hizmetler Kanunu’nun Geçici 16 ncı maddenin birinci fıkrasındaki diğer şartlarında mevcut olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre işlem yapılması gerektiğine ilişkin Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10/08/2021 tarihli yazısı çerçevesinde, başvuran hakkında yapılacak bir işlem bulunmadığı hususunun 20/08/2021 tarihli yazıyla İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğüne iletildiği
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
3.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
3.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,
3.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.4. “Mahkemelerin bağımsızlığı” başlıklı 138 inci maddesinin son fıkrasında; “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28 inci maddesinde: “(1)Danıştay, Bölge İdare
Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz (30) günü geçemez.”,
6. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun
6.1. Ek 1 inci maddesinde, “Bu Kanun veya 5395 sayılı Kanun uyarınca haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dâhil iki yıldan az olmamak üzere, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olduğu tarih itibarıyla bu hizmetlerden yararlanmaya devam edenlerin işe yerleştirilmeleri aşağıdaki usul ve esaslar çerçevesinde yapılır:..
ç) Yerleştirme yapılacak kadro sayısı 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında
Kanun Hükmünde Kararnameye tabi kurumların serbest memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayısının toplamının binde biridir. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınır. Devlet Personel Başkanlığınca bu madde kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilir. Kurumlar, bildirilen bu kadroları merkez ve taşra teşkilatları itibarıyla dağıtımını yaparak yerleştirme dönemlerinde Devlet Personel Başkanlığına bildirir. Bu madde kapsamına girenlerin yerleştirilmeleri; ortaöğretim ve daha üst öğrenim mezunları için kurumların talepleri doğrultusunda öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanın 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki cetvellerde yer alması şartıyla ihraz etmiş bulundukları unvanlara, bunların dışında kalan ortaöğretim ve yükseköğretim mezunları için memur unvanlı kadro ve pozisyonlara, diğer öğrenim mezunları için ise yardımcı hizmetler sınıfında yer alan kadro ve pozisyonlara yılda üç defadan az olmamak üzere Devlet
Personel Başkanlığınca yapılır veya yaptırılır. Ek 1 inci madde kapsamında yerleştirme yapılacak
kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi hâlinde Devlet Personel Başkanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dâhilinde resen yerleştirme yapılır.”;
6.2. Geçici 16 ncı maddesinde, “Bu Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında ataması yapılan ve fiilen görevde bulunanlar kurumların kadroları ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih ve öğrenim durumları itibarıyla ihraz ettikleri unvanlara atanırlar.
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren beş yıl içeri-sinde Bakanlığa başvurmaları halinde ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından maddede belirtilen diğer şartları taşımaları kaydıyla yararlanabilirler.”
7. Sağlık Bakanlığı Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliğinin “Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavına tabi kadrolar” başlıklı 5 inci maddesinde, “(3) Unvan
değişikliğine tabi kadrolar şunlardır:
a) Uzman tabip, uzman (T.U.T.G.), uzman diş tabibi, tabip, diş tabibi, eczacı, avukat, mühendis, mimar, veteriner hekim, matematikçi, istatistikçi, kimyager, fizikçi, sağlık fizikçisi, çocuk gelişimcisi, biyolog, psikolog, sosyolog, antropolog, sosyal çalışmacı, diyetisyen, fizyoterapist, fizikoterapist, iş ve uğraşı terapisti (ergo terapist), perfüzyonist, dil ve konuşma terapisti, tercüman, mütercim, kütüphaneci, tekniker, teknik ressam, ressam, grafiker, şehir plancısı, programcı, tıbbî teknolog, sağlık teknikeri, hemşire, hemşire yardımcısı, ebe, sağlık memuru, sağlık teknisyeni, laborant, diş protez teknisyeni, odyolog, teknisyen ve imam hatip.”
hükümleri düzenlenmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Küçükçekmece İlçe Sağlık Müdürlüğünde veri hazırlama ve kontrol işletmeni kadrosunda görev yapmakta olan başvuran, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun geçici 16.
madde uyarınca öğrenim durumuna uygun olan sağlık teknikeri kadrosuna atanma talebinin reddine dair işlemin iptaline ilişkin verilen yargı kararı gereğince sağlık teknikeri unvanına ataması yapılması gerekirken atamasının yapılmadığını belirterek yargı kararının uygulanarak sağlık teknikeri unvanına atamasının yapılmasını talep etmektedir.
10. Hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, hukuki güvenliği sağlayan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlettir (Anayasa Mahkemesi
E.2013/44, K. 2013/59, Resmi Gazete Tarihi: 02/05/2013). Kanun koyucu, Anayasa’nın 138 inci ve İdari
Yargılama Usulü Kanunun 28 inci maddesi ile yargı kararlarının her ne gerekçe ile olursa olsun uygulanmamasından idareyi sorumlu tutmuş ve idarenin yargı kararlarını uygulaması hususunda idareye anayasal ve kanuni bir zorunluluk yüklenmiş olup, idarenin kararı uygulama yükümlülüğü devam ettikçe,
yargı kararının uygulanmamasından doğan sorumluluğun da devam edeceği vurgulanmıştır (Bkz:
2017/5018 başvuru numaralı ve 24/10/2017 tarihli Tavsiye Kararı).
11. Başvuru konusu olayda,
11.1. Başvuran, 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu kapsamında 2007 yılında ticaret meslek lisesi mezunu olarak memur unvanlı kadroda göreve başlamış olup, 29/07/2019 tarihinde Anadolu Üniversitesi
Açıköğretim Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği önlisans programından mezun olmuş, söz konusu mezuniyeti nedeniyle 2828 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi kapsamında sağlık teknikeri unvanlı kadroya atamasının yapılması yönünde talepte bulunmuş,
11.2. Sağlık Bakanlığınca başvuranın sağlık teknikeri unvanına atanma şartlarını taşımadığı ve mezuniyet tarihinin söz konusu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra olduğu gerekçesiyle atanma talebinin reddedilmesi üzerine 20/01/2020 tarihli işleme ilişkin dava yoluna başvurulmuş;
11.3. İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 6/10/2020 tarih ve E: / . K: / sayılı Kararı ile
“uyuşmazlığın çözümünün, davacının Sağlık Kurumları İşletmeciliği bölümünden mezun olunmasıyla değişen öğrenim durumunun sağlık teknikeri unvanını ihraz edip etmediğinin ortaya konulmasına bağlı olduğu, davalı idarece, savunma dilekçesinde davacının mezun olduğu sağlık kurumları işletmeciliğinin sağlık teknikeri unvanını ihraz etmediği beyan edilmişse de, söz konusu tespitin Yükseköğretim Kurumu
Başkanlığından görüş alınmaksızın mevzuatın lafzi olarak yorumlanması suretiyle yapıldığı, bu durumda, davacının öğrenim durumunun unvanı ihraz edip etmediği hususunda oluşan tereddütün giderilerek
Yükseköğretim Kurumundan görüş alınmak suretiyle, davacının mezun olduğu Sağlık Kurumları
İşletmeciliği bölümünün sağlık teknikeri veyahut da başka bir unvan ihraz edip etmediği ortaya konulduktan sonra buna göre işlem tesis edilmesi gerekirken, bahsedilen süreç işletilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı” gerekçesiyle söz konusu işlem iptal edilmiş,
11.4. İlgili idarece söz konusu yargı kararı gereğince, 5/1/2021 tarihinde Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığından görüş talebinde bulunulmuş, adı geçen Başkanlıkça 7/1/2021 tarihli görüşünde, Yükseköğretim Yürütme Kurulunca Sağlık Kurumları İşletmeciliği Önlisans Programları mezunlarının
“Sağlık Teknikeri” unvanını kullanmalarına karar verdiği hususu belirtilmiş, ancak Bakanlık Sağlık
Hizmetleri Genel Müdürlüğünce 25/01/2021 tarihli verilen görüşü çerçevesinde Sağlık Kurumları
İşletmeciliği öğrenimi kapsamında sağlık teknikeri istihdamının mümkün olmadığı hususu çerçevesinde başvuranın ataması yapılmamış,
11.5. Bahse konu yargı kararına ilişkin istinaf talebinin reddedilmesi üzerine Bakanlıkça yapılan değerlendirme sonucunda, başvuranın öğrenimi nedeniyle sağlık teknikeri unvanını ihraz etmesine karşın sunulan hizmetin niteliği itibariyle öğrenim alanı ile başvuranın mezuniyet tarihi dikkate alındığında başvuranın atanmasına imkan bulunmadığı gerekçesiyle yargı kararı gereğince atama yapılması yönünde bir işlem tesis edilememiştir.
12. Bu kapsamda, her ne kadar başvuran tarafından yargı kararının gereğinin yerine getirilmediği iddia edilse de, İstanbul 4. İdare Mahkemesince verilen Karar başvuranın sağlık teknikeri olarak atanmasından ziyade başvuranın öğrenim durumuna uyguna olarak sağlık teknikeri unvanını alıp alamayacağı hususunun netliğe kavuşturulması amacıyla YÖK Başkanlığından görüş alınmasını gerektirmekte olup, ilgili idarece yargı kararı kapsamında adı geçen Başkanlıktan görüş talebinde bulunularak ilgilinin öğrenimine uygun olarak sağlık teknikeri unvanını ihraz edebileceği hususunu açıklığa kavuşturmuş olmakla birlikte başvuranın öğrenim şartının yanında gerek sunulan hizmetin niteliğine uygun olarak öğrenim alanı
itibariyle gerek 2828 sayılı Kanunun geçici 16 ncı madde hükümlerinde öngörülen diğer şartları taşımaması nedeniyle atamasının yapılmadığı anlaşılmakta; başvuru kapsamında yargı kararının yerine getirilmediği iddiasının yerinde olmadığı ve bu kapsamda tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
13. Ayrıca, ilgili idare tarafından da belirtildiği üzere, başvuranın 29/07/2019 tarihinde Anadolu
Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sağlık Kurumları İşletmeciliği Önlisans Programından mezun olduğu,
2828 sayılı Kanununun geçici 16 ncı maddesinin yürürlüğe girdiği 21/3/2018 tarihi itibariyle ilgili öğrenim
şartını karşılamadığı tespit edilmiş olup, başvuranın 2828 sayılı Kanun gereğince sınavsız atamaya ilişkin öngörülen hükme istinaden ilgili unvana atanmasının da mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat, yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurularak; 2828 sayılı Kanun kapsamında sağlık teknikeri unvanına atanma talebinin reddedilmesine ilişkin verilen yargı kararı gereğince başvuranın atamasının yapılmamasında hukuka ve hakkaniyet ilkelerine aykırılık görülmediğinden başvurunun reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE,
Bu kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi