ÖZET: Bu Danıştay kararında, başvuranın 2015 yılında konulan “uyum bozukluğu” tanısının silinmesi talebi incelenmiştir. Başvuran, bu tanının kendisine konulmasından haberdar olmadığını ve atamasının iptaline neden olduğunu öne sürerek, tanının silinmesini istemiştir. İdare, başvuranın sağlık kayıtlarını incelemek üzere bir komisyon oluşturmuş ve yapılan değerlendirmede tanının silinmesine gerek olmadığına karar vermiştir.

Kararda, başvuranın tanının yanlış konulduğunu ispatlayacak bir belge sunamadığı, ayrıca psikiyatri polikliniğine başvurunun kendi iradesiyle yapıldığı belirtilmiştir. İdarenin, sağlık verilerinin silinmesi konusunda hassas davranması gerektiği ve geçmişteki tanıların silinmesinin kamu güvenliği açısından riskler taşıyabileceği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvuranın talebi hukuka uygun bulunarak reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/173-S.22.264

BAŞVURU NO : 2021/13678

KARAR TARİHİ : 06/01/2022

RET KARARI

.

BAŞVURUYA KONU İDARE : NEVŞEHİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, 2015 yılında kendisine konulan “uyum bozuklukları, depresif epizodlar” tanılarının silinmesi yönündeki talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 13/08/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Kurumumuza yaptığı başvurusunda özetle; 2015 yılı eğitim ve öğretim yılı başlarında

Anadolu İmam Hatip Lisesi 9. sınıfında öğrenim görürken liseye ilk adım attığından, sınav stresinden sıkıldığından dolayı hem terapi hem de psikiyatri doktoru verirse istirahat raporu almak düşüncesiyle doktora iki arkadaş gittiklerini, doktorun istirahat raporu verdiğini, şahsına ayrıca lustral 50mg ve atarax 25 tb verdiğini, tanı olarak da “uyum bozukluğu” tanısı konulduğunu çok sonra öğrendiğini, uzman erbaş sınavına girdiğini ve bu sınavda başarılı olduğundan atanmasını beklerken geçmiş dönemde psikiyatri doktoruna gittiği, oradan ilaç yazıldığı iddiasıyla ataması iptal edilince Nevşehir Sağlık İl

Müdürlüğüne başvurarak hakkında böyle bir kısıtlama olup olmadığı, böyle bir kısıtlama var ise silinmesini dilekçe ile talep ettiğini, Sağlık Müdürlüğü tarafından tebliğ edilen yazıyla özetle; “İlimizde verilen tanılarla ilgili gelen itirazları incelemek amacıyla Müdürlüğümüzde komisyon oluşturulmuş olup

17.06.2021 tarihinde saat:16:00’da komisyon toplanarak yapılan inceleme neticesinde girilmiş olan

tanının silinemeyeceği kanaatine varılmıştır.” şeklinde cevap geldiğini, yukarıda da belirttiği üzere ilacın yazılmasından ve “uyum bozukluğu” tanısı konulmasından haberi olmadığını, ilacı da almadığını ve kullanmadığını, bu durumun farkına yakın bir zamanda vardığını, durum böyle olunca şahsına hukuka aykırı bir şekilde işlem tesis edildiğini belirterek; Nevşehir Sağlık İl Müdürlüğünün ekte sunulan 708.02 sayılı evrakının iptal edilmesini/hükmünün kaldırılmasını, şahsı hakkında herhangi bir engel teşkil etmemesi yönünde karar verilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikayet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Sağlık Bakanlığından 13/09/2021 tarih ve sayılı yazımız ile Nevşehir İl Sağlık Müdürlüğünden bilgi ve belge talep edilmiş olup, yazımıza cevaben anılan İdarenin 17/09/2021 tarih ve sayılı yazısında; “

Sehven hatalı kaydedildiği düşünülen tanılar için Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen Metodoloji’ye uyularak kararlar verilmektedir. Müdürlüğümüzde Metodoloji’ye uygun olarak E-Nabız Sisteminde girilen yanlış tanıların silinmesi ile ilgili komisyon oluşturulmuş olup, itiraz edilen tanı için hastaların sağlık geçmişi taranıp ayrıca E-Nabız Sisteminden tüm Hastane ziyaretleri incelenerek, girilen tanılar, yazılan ilaçlar, Laboratuvar sonuçları incelenerek komisyon o verilen tanı için karar vermektedir. Değerlendirme şuan ki durumu değil geçmişteki verilen kararların doğruluğu değerlendirilmektedir.” şeklinde denildiği görülmüştür.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın; 3.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesi: “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”,

3.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinin ilgili fıkraları:

“Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.

(…) Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.”, 3.3. “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 20’nci maddesi: “Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir.”, 3.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinin ilgili fıkraları: “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 3.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları: “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrası: “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 5. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunun 13’üncü maddesi: “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 6. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun; /

6.1. “Kişisel verilen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesi” başlıklı 7 nci maddesi: “(1)

Bu Kanun ve ilgili diğer kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler resen veya ilgili kişinin talebi üzerine veri sorumlusu tarafından silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

(2) Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesine ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır.

(3) Kişisel verilerin silinmesine, yok edilmesine veya anonim hale getirilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.”, 6.2. “Veri sorumlusuna başvuru” başlıklı 13’üncü maddesi: (1) İlgili kişi, bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kurulun belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna iletir.

(2) Veri sorumlusu başvuruda yer alan talepleri, talebin niteliğine göre en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırır. Ancak, işlemin ayrıca bir maliyeti gerektirmesi halinde, Kurulca belirlenen tarifedeki ücret alınabilir.

(3) Veri sorumlusu talebi kabul eder veya gerekçesini açıklayarak reddeder ve cevabını ilgili kişiye yazılı olarak veya elektronik ortamda bildirir. Başvuruda yer alan talebin kabul edilmesi halinde veri sorumlusunca gereği yerine getirilir. Başvurunun veri sorumlusunun hatasından kaynaklanması halinde alınan ücret ilgiliye iade edilir.”, 7. 28/10/2017 tarih ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Kişisel Verilerin

Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi Hakkında Yönetmeliğin; 7.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi: “… İlgili kullanıcı: Verilerin teknik olarak depolanması, korunması ve yedeklenmesinden sorumlu olan kişi ya da birim hariç olmak üzere veri sorumlusu organizasyonu içerisinde veya veri sorumlusundan aldığı yetki ve talimat doğrultusunda kişisel verileri işleyen kişileri,”, 7.2. “Kişisel Verilerin Silinmesi” başlıklı 8’inci maddesi: “ (1)Kişisel verilerin silinmesi, kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için hiçbir şekilde erişilemez ve tekrar kullanılamaz hale getirilmesi işlemidir.

(2) Veri sorumlusu, silinen kişisel verilerin ilgili kullanıcılar için erişilemez ve tekrar kullanılamaz olması için gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür.”, 7.3. “Kişisel verileri ilgili kişinin talep etmesi halinde silme ve yok etme süreleri” başlıklı 12’nci maddesi: “(1) İlgili kişi, Kanunun 11 inci ve 13 üncü maddelerine istinaden veri sorumlusuna başvurarak kendisine ait kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini talep ettiğinde; a) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmışsa; veri sorumlusu talebe konu kişisel verileri siler, yok eder veya anonim hale getirir. Veri sorumlusu, ilgili kişinin talebini en geç otuz gün içinde sonuçlandırır ve ilgili kişiye bilgi verir.

b) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmış ve talebe konu olan kişisel veriler üçüncü kişilere aktarılmışsa veri sorumlusu bu durumu üçüncü kişiye bildirir; üçüncü kişi nezdinde bu Yönetmelik kapsamında gerekli işlemlerin yapılmasını temin eder.

c) Kişisel verileri işleme şartlarının tamamı ortadan kalkmamışsa, bu talep veri sorumlusunca Kanunun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekçesi açıklanarak reddedilebilir ve ret cevabı ilgili kişiye en geç otuz gün içinde yazılı olarak ya da elektronik ortamda bildirilir.”, 8. 21/06/2019 tarihli ve 30808 sayılı Resmi Gazete ‘de yayımlanan Kişisel Sağlık Verileri Hakkında

Yönetmeliğin; 8.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesi: “…k) Kişisel verilerin imha edilmesi: Kişisel verilerin silinmesi, yok edilmesi veya anonim hale getirilmesini,”, /

8.2. “Genel ilke ve esaslar” başlıklı 5’inci maddesi: “(1) Kişisel verilerin işlenmesinde Kanunun 4 üncü maddesinde yer alan genel ilkeler başta olmak üzere, Kanunda yer alan bütün esaslara riayet edilir.

(2) Herkesin sağlık durumunun takip edilebilmesi ve sağlık hizmetlerinin daha etkin ve hızlı şekilde yürütülmesi maksadıyla, Bakanlık ile bağlı ve ilgili kuruluşlarınca gerekli kayıt ve bildirim sistemi kurulur.

Bu sistem, e-Devlet uygulamalarına uygun olarak elektronik ortamda da oluşturulabilir. Bu amaçla

Bakanlık tarafından, bağlı ve ilgili kuruluşları da kapsayacak şekilde ülke çapında bilişim sistemleri kurulabilir.

(3) Hiç kimse, sağlık hizmeti sunumu için gerekli olan durumlar haricinde geçmiş sağlık verilerinin dökümünü sunmaya veya göstermeye zorlanamaz.

(4) Sağlık hizmeti sunucuları tarafından; banko, gişe ve masa gibi bölümlerde yetkisi olmayan kişilerin yer almasını önleyecek ve aynı anda yakın konumda hizmet alanların birbirlerine ait kişisel verileri duymalarını, görmelerini, öğrenmelerini veya ele geçirmelerini engelleyecek nitelikte gerekli fiziki, teknik ve idari tedbirler alınır.

(5) Sağlık hizmeti sunucuları, tahlil ve tetkik sonuçları gibi hastaya ait kişisel sağlık verilerini içeren basılı materyal üzerinde gerekli kısmî kimliksizleştirme veya maskeleme tedbirlerini uygular ve söz konusu materyalin yetkisiz kişilerin eline geçmesi hâlinde kime ait olduğunun tespit edilmesini zorlaştıracak diğer tedbirleri alır.

(6) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili olarak Kanunun 11 inci maddesinde yer alan hakları kullanabilir.

(7) Veri sorumlusuna başvuruda, Kanunun 13 üncü maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları

Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.

(8) Aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesinde, Kanunun 10 uncu maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 10/3/2018 tarihli ve 30356 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Aydınlatma Yükümlülüğünün

Yerine Getirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerine riayet edilir.” , 8.3. “Kişisel sağlık verilerinin düzeltilmesi” başlıklı 13’üncü maddesi: “(1) İlgili kişi, kendisi hakkında sehven oluşturulan sağlık verilerinin düzeltilmesi hususunda sağlık verisinin oluşturulduğu sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu il sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğü, ilgili sağlık hizmeti sunucusunda yapacağı araştırma neticesinde sağlık verisinin sehven oluşturulduğu bilgisine ulaşırsa resmi yazı ile Genel Müdürlüğe başvurur ve sehven oluşturulan sağlık verisinin düzeltilmesini ister.

(2) Genel Müdürlük tarafından tesis edilecek işlem, sağlık hizmeti sunucusunun kendi veri tabanında da gerçekleştirilir.

(3) Genel Müdürlük, sağlık hizmeti sunucuları tarafından oluşturulan sağlık verilerinin kendileri tarafından düzeltilebileceği tarihi belirler ve bu tarihi ihtiyaca göre günceller. Genel Müdürlükçe belirlenen bu tarihten sonra oluşturulan sağlık verileri ilgili sağlık hizmeti sunucusu tarafından; bu tarihten önce oluşturulan sağlık verileri ise ilgili il sağlık müdürlüğünün talebi üzerine Genel Müdürlükçe düzeltilir.”, 8.4. “Kişisel sağlık verilerini imha edilmesi” başlıklı 14’üncü maddesi: “(1) Kişisel verilerin imha edilmesinde, Kanunun 7 nci maddesi ile Kurum tarafından hazırlanarak 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı

Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi veya Anonim Hale Getirilmesi

Hakkında Yönetmelik hükümlerine riayet edilir.”, Hükümlerini ihtiva etmektedir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

9. Yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran özetle; 2015 yılında kendisine konulan “uyum bozukluğu” tanısının silinmesini, şahsı hakkında herhangi bir engel teşkil etmemesi yönünde karar verilmesini talep etmektedir.

11. İdarenin Kurumumuza gönderdiği bilgi ve belgeler incelendiğinde; başvuranın Nevşehir İl Sağlık

Müdürlüğüne verdiği dilekçe üzerine, Müdürlük nezdinde bir komisyon oluşturulduğu, komisyon tarafından 17/06/2021 tarihinde yapılan değerlendirmede ise başvuranın tüm hastane ziyaretleri, girilen tanılar, yazılan ilaçlar, laboratuvar sonuçları incelenerek hakkında verilen “uyum bozuklukları, depresif epizodlar” tanısının silinemeyeceği şeklinde kanaate varıldığı tespit edilmiştir.

12. Hatalı tanı girişlerinde uygulanacak usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı Sağlık Bilgi Sistemleri Genel

Müdürlüğü Hatalı Tanı Girişlerinde Uygulanacak İş ve İşlemler (Metodoloji) başlıklı yazısında belirlenmiştir. Buna göre; 12.1. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmış tanı girişleri söz konusu olduğunda, Sağlık Bakanlığı E-Nabız

Birimince işlem tesis edilebilmesi için; tanı girişini yapan hekimin tanının hatalı kaydedildiğini bildiren yazısı ve/veya tanı girişinin yapıldığı sağlık tesisinin başhekim onaylı resmi yazısı ve/veya hatalı kaydedildiği belirtilen tanının silinmesine ilişkin İl Sağlık Müdürlüğü ya da ilgili Genel Müdürlüğün uygunluk yazısının Genel Müdürlüğe iletilmesi gerekmektedir.

12.2. Mevcut durumda sehven hatalı kaydedildiği belirlenmemiş tanı girişleri için Bakanlık E-Nabız

Birimince işlem tesis edilebilmesi için; 12.2.1. İlk olarak hatalı tanıyı koyduğu iddia edilen sağlık hizmeti sunucusunun bağlı bulunduğu İl Sağlık

Müdürlüğüne müracaat edilmesi gerekmektedir. Başvuruyu kabul eden İl Sağlık Müdürlüğü, bünyesinde kuracağı bir komisyon veya görevlendireceği hekim vasıtası ile hatalı kaydedildiği iddia edilen tanı girişi ile ilgili araştırma yapacaktır. Araştırma neticesinde hastanın muayenesini gerçekleştirecek olan hekim, ilgili tanının ilgili kişide bulunup bulunmadığına dair nihai kararı verecektir. Raporda ilgili tanının kişide bulunup bulunmadığı net bir şekilde ifade edilmelidir.

12.2.2. Diğer yöntem; vatandaşın, hatalı kaydedildiğini iddia ettiği tanının kendisinde bulunmadığına dair eğitim ve araştırma hastanesinden heyet raporu alınmasını takiben, sağlık tesisinin bağlı bulunduğu İl

Sağlık Müdürlüğüne başvuru yapacaktır.

12.2.3. Sehven hatalı kaydedildiği kanıtlanmamış tanı girişleri için her iki durumda da belirtilen yöntemler çerçevesinde başvuru yapıldıktan sonra İl Sağlık Müdürlüğü tarafından tanı silinmesi için uygunluk verilmesi durumunda İl Sağlık Müdürü ya da İl Sağlık Müdürünün görevlendirdiği bir kişi tarafından onaylanmış resmi yazının Genel Müdürlüğe iletilmesi ile birlikte işlem tesis edilebilecektir.

(03/12/2020 tarih ve 2020/88985-S.20.97246 sayılı Ret Kararı)

13. Bu kapsamda, söz konusu başvuruda, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde aralarında hekimlerin de olduğu yedi kişilik bir komisyon oluşturulduğu, komisyon tarafından başvuranın sağlık kayıtları üzerinde yapılan değerlendirmede, şikayete konu tanının silinmesini gerektirecek herhangi bir hatanın bulunmadığı sonucuna varıldığı anlaşılmıştır.

/

14. Somut olayda başvuran, geçmişte rapor alma gerekçesiyle gittiği hastanede, kendisine konulan “uyum bozukluğu” psikiyatrik tanısının gerçeği yansıtmadığını, konulan tanıdan çok sonra haberdar olduğunu, ayrıca yazılan ilaçları da kullanmadığını öne sürerek, bu sebeple girdiği askeri sınavda başarılı olmasına rağmen atamasının iptal edildiğini belirtmektedir.

15. Başvuruda, rapor alma gerekçesiyle sağlık kuruluşuna başvuru yapıldığı, bu nedenle tanının yanlış konulduğu iddia edilmekteyse de muayeneye gidilen polikliniğin “psikiyatri polikliniği” olması ve konulan tanının psikiyatrik rahatsızlığa ilişkin olması nedeniyle hassas davranılması gereklidir. Somut olayda, söz konusu polikliniğe başvurunun herhangi bir sevk işlemi neticesinde değil, başvuranın iradesi çerçevesinde yapıldığı gerek iddialar gerekse belgelerden anlaşılmaktadır. Dolayısıyla gerçekte sadece rapor alınmak için mi ya da hasta olunduğu gerekçesiyle mi hastaneye başvuru yapıldığı, aradan uzun bir süre geçmesi nedeniyle tespit edilememiştir.

16. Yine, 2015 yılında konulan “uyum bozuklukları, depresif epizodlar” tanılarının, aradan uzun bir süre geçtikten sonra doğru olup olmadığının tespitinde, sadece rapor alma amacıyla muayene gidildiği ve ilaç kullanımı olmadığı şeklindeki iddiaların dışında, konulan tanının yanlışlığını ispatlayacak başkaca bir belgenin başvuran tarafından sunulamadığı anlaşılmaktadır.

17. Diğer taraftan, psikiyatrik rahatsızlıklarla ilgili tanıların doğru konulup konulmadığına ilişkin araştırmanın hassasiyet gerektirdiği Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (KVKK) geçmişe yönelik olarak sağlık verilerinin silinmesi hususunda verdiği kararında da vurgulanmaktadır. Söz konusu kararda; kişilerin sağlık geçmişlerinde yer alan psikiyatrik tanıların silinmesi halinde kamu güvenliği ve kamu düzeni bakımından çok ciddi tehditlerin gündeme gelebileceği, kişilerin kendilerine konulan psikiyatrik tanılar nedeniyle alamadıkları sürücü ehliyeti ve silah ruhsatı gibi belgeleri almaya hak kazanabilecekleri, gerçekte var olmasına ya da var olmadığı ispat edilmemiş olmasına rağmen silinen rahatsızlıkların etkileri ile istenmeyen olayların yaşanabileceği şeklindeki idarenin çekincelerine yer verilerek, bu yöndeki tanıların

Sağlık Bakanlığının belirlediği kurallar çerçevesinde yapılacak inceleme sonucunda silinip silinemeyeceğine karar verilmesi gerektiği, İl Sağlık Müdürlükleri tarafından başvurularına olumsuz cevap verilmesi durumunda ise geçmiş sağlık verilerinin silinmesi hakkında, Kanun kapsamında yapılacak bir işlem olmadığı sonucuna varıldığı görülmüştür. (KVKK’nın 06/02/2020 tarih ve 2020/93 sayılı kararı)

18. Bu kapsamda, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında Kurumuzca yapılan değerlendirmede; başvuranın, 2015 yılında kendisine konulan

“uyum bozuklukları, depresif epizodlar” tanılarının silinmesi yönündeki talebinin, Bakanlığın belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan komisyon tarafından yapılan değerlendirme neticesinde reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı kanaat ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca gerekçeli ret kararının başvurana tebliğinden itibaren (varsa) dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Kayseri İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve NEVŞEHİR İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi