|
ÖZET: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanıkların kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraat kararlarını bozdu. Mahkeme, sanıkların sahte belgelerle dolandırıcılık eylemi gerçekleştirdiğini belirtti. Sanıkların, arsa satışı için katılana sahte bono ve maaş haczi bulunmadığına dair belgeler sunarak dolandırıcılık yaptıkları, bu belgelerin sahte olduğunun anlaşıldığı ifade edildi.
Mahkeme, sanıkların eylemlerinin hile unsurunu taşıdığını ve dolandırıcılık suçunun unsurlarının gerçekleştiğini vurguladı. Ayrıca, sanıkların benzer eylemlerine dair daha önceki mahkumiyetlerinin de dikkate alınması gerektiği belirtildi. Bu nedenle, beraat kararlarının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldı. Sonuç olarak, Yargıtay, eksik inceleme ve araştırma ile verilen beraat kararlarının bozulmasına ve davanın yeniden değerlendirilmesi için yerel mahkemeye gönderilmesine karar verdi. Bu durum, dolandırıcılık suçlarının ciddiyetini ve hukukun uygulanmasındaki titizliği göstermektedir. |
11. Ceza Dairesi 2024/3844 E. , 2024/14586 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/364 E., 2024/83 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A) Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Düşme Hükümlerine Yönelik Temyiz Yönünden
Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B) Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Yönünden
Sanıkların, vadeli olarak arsa satmak isteyen katılana, sahte bono ve resmi kuruluşlardan alınan maaşlarında haciz bulunmadığına dair belgeleri vererek taşınmazın tapuda devrinin yapılmasını sağlamak ve bono bedellerini ödememek şeklinde gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında; Mahkemece her ne kadar, bonoların katılanın huzurunda imzalandığı, maaşlarında haciz olmadığına ilişkin belgelerin katılana incelemesi için önceden verildiği, avukatlık mesleği yapan katılanın söz konusu belgeleri incelediği halde sanıklar ile söz konusu taşınmazın satışı ve suça konu bonoların düzenlenmesi konusunda anlaşmaya vardığı, maaş haczi bulunmadığına ilişkin belge asıllarının dosya arasında bulunmadığı ve yargılama aşamasında da katılan tarafından dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenle hile unsurunun gerçekleşmediği gerekçeleriyle beraat kararları verilmiş ise de;
Sanıkların ve katılanın tüm aşamalardaki beyanları, suça konu bonolarda mağdur …’ın söz konusu bonoları kendisi tarafından imzalamadığının dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre sabit olması, sanıklar …, … ve …’ın çalıştığı kurumlardan gelen cevap yazılarına göre, söz konusu maaş hacizlerinin bulunmadığına dair belgelerin sahte olduğunun anlaşılması karşısında, olayda dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleştiği;
Sanıklar …, … ve …’ın taşınmaz satış sözleşmesi ve bonoları, sanık …’ten aldıkları 1.000’er TL para karşılığında imzaladıklarını beyan etmeleri nedeniyle menfaat temin ettiklerinin anlaşılması, söz konusu belgelerin sanık … tarafından katılana verildiğinin, katılan beyanı ve sanık … tarafından kabul edilmesi nedeniyle sabit olması ve sanık … hakkında benzer eylemi nedeniyle kesinleşmiş mahkumiyet hükmü ve soruşturmaların bulunması, bu dosyalarda sanık …’ın da isminin geçtiği gözetildiğinde;
Sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hileli hareketlerle, sahte bono ve maaş haczi bulunmadığına dair belgeleri kullanarak, katılana ait taşınmazın tapudan devrini yapmak suretiyle, kamu kurumu olan tapu müdürlüğünü araç kılarak dolandırıcılık suçunu işledikleri ve atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği, sanık … hakkında katılana yönelik benzer eylemi nedeniyle dolandırıcılık suçundan Ankara 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2018/4 Esas, 2019/465 Karar sayılı dosyasında verilip kesinleşen mahkumiyet hükmünün, iş bu dava ile zincirleme suç kapsamında kalıp kalmadığının sanık … yönünden değerlendirilmesi ve belirtilen dosyada sanık … hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmekle söz konusu soruşturmanın akıbetinin de araştırılması gerektiği gözetilmeden, suçun unsurları ve delillerin takdirinde hataya düşülerek, eksik inceleme ve araştırma ile beraat kararları verilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.