|
ÖZET: Başvuran, Gıda Ltd. Şti. isimli firmada çalıştığını ve bu firmanın 2015 yılında denetime girdiğini öğrenerek, 2018 yılında emekli olduğunu belirtmiştir. Ancak, 2022 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından kendisine gönderilen yazıda, firmanın çalışma günlerinin silindiği ve emekliliğinin iptal edildiği bildirilmiştir. Başvuran, denetim sürecinin uzun sürmesi nedeniyle mağduriyet yaşadığını ifade ederek, denetimin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığını araştırılmasını talep etmiştir. Ancak SGK, başvuranın talebine ilişkin herhangi bir işlem yapmamıştır.
SGK, başvuranın emeklilik iptaline dayanak olarak sahte sigortalılık tespitini göstermiştir. Denetim raporunda, başvuranın çalıştığı firmanın bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığı belirtilmiş ve bu nedenle emeklilik aylığı iptal edilmiştir. SGK, başvuranın yersiz ödeme kapsamında borç kaydedildiğini ve denetim sürecinin uzun sürmesiyle ilgili gerekli uyarıların yapıldığını ifade etmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesine yönelik önerisini Kamu Başdenetçisi’ne sunmuştur. Kamu Denetçiliği Kurumu, SGK’nın işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğunu değerlendirerek başvurunun reddine karar vermiştir. Başvuranın, sahte iş yerinden yapılan bildirimlerden haberdar olduğu ve bu konuda gerekli önlemleri almadığı göz önünde bulundurularak, başvurunun hukuka aykırı bir durum içermediği sonucuna ulaşılmıştır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/17247-S.22.26491
BAŞVURU NO : 2022/12015
KARAR TARİHİ : 30/12/2022
RET KARARI
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Emekli aylığına ilişkin işlemlerin geri alınması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 22/08/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza tarihinde e-başvuru yoluyla yapılan başvuruda; başvuran Ltd.
Şti. isimli firmada çalıştığını ve yaptığı araştırmalar neticesinde bu şirketin 2015 yılında denetime girdiğini öğrendiğini, kendisinin ise 2018 yılında emekli olduğunu, ancak Mart 2022’de Sosyal Güvenlik
Kurumu(SGK)’ndan gelen yazı ile söz konusu firmadaki çalışma günlerinin silindiğini, yersiz ödeme kapsamında tarafına ödenen aylıkların borç çıkarıldığını ve emekliliğinin iptal edildiğini, emekli olduğu esnada firmanın denetimde olduğunu, denetim sürecinin altı yıl sürdüğünü, daha kısa sürede sonuçlansaydı bu kadar mağduriyet yaşamayacağını ifade ederek, söz konusu denetimin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca denetim elemanlarının usulüne uygun işlem yapıp yapmadığı hususunda inceleme yapılmasını talep ettiği başvurusuna Kurumumuz tarafından gönderme kararı verildiğini, ancak SGK tarafından söz konusu karara istinaden herhangi bir işlem yapılmadığını ifade ederek, SGK Denetim elemanları tarafından yedi yıl süren bir iş emrinin sonuçlandırılmaması nedeniyle görevin ihmali olup olmadığı hususunun araştırılarak işlemin iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 15/09/2022 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal
Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen
17/10/2022 tarihli ve sayılı yazıda özetle:
2.1. SGK’ye intikal eden Gönderme Kararı ve içeriğindeki belgelerin tetkik edilerek İzmir Sosyal Güvenlik
İl Müdürlüğünden denetim sürecine ilişkin gerekli açıklamalar ile elde edilen bilgi ve belgelerin istenildiği, Genel Müdürlüğe intikal eden bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde Kamu Denetçiliği Kurumuna ve başvuru sahibine cevabi yazının gönderildiği, söz konusu yazı içeriğinde; Denetim Raporunda yapılan inceleme sonucunda bahsi geçen işyerinden yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmaması sebebiyle işyerindeki çalışmaların iptal edildiği ve sahte sigortalılık incelemesi kapsamında yapılan iş ve işlemlerin mevzuatta belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirildiği değerlendirilmiş, ayrıca bahse konu incelemenin uzun sürmesi ile ilgili üniteye gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi konusunda uyarıların yapıldığının belirtildiği, 2.2. Diğer yandan, SGK’nin temel politikalarından birinin de hem kayıt dışı istihdamla mücadele etmek hem de sosyal güvenlik suiistimallerinin engellenmesine ilişkin çalışmaların yürütülmesi olduğu, özellikle sahte sigortalılık konusuna ilişkin olarak yoğun denetim faaliyetlerinin yürütüldüğü, sahte sigortalılık ve sahte işyeri incelemelerinin denetim ve kontrol memurları tarafından yerine getirildiği, halihazırda toplam iş sayısının yaklaşık %19’unu sahte sigortalılık ve sahte işyeri görev emirlerinin oluşturduğu, ayrıca yıllık ortalama 14.000 civarında sahte sigortalılık ve sahte işyeri denetiminin sonuçlandırıldığı, bu istatistiki verilerin temel göstergesi denetim ve kontrol ile görevli memurların iş yoğunluğunun ne büyüklükte olduğunu gösterdiği, bu iş yoğunluğu içerisinde özellikle sahte sigortalılık ve sahte işyeri denetimlerinin büyük bir orana sahip olduğu, yine sahte sigortalılık incelemelerinden bazılarının organize bir yapı şeklinde olması ve denetim sürecinin uzun bir zamana yayılması nedeniyle görev emirlerinin sonuçlandırılması hususunun uzun bir süreci alabildiği, 2.3. Denetim Raporunda yapılan inceleme sonucunda bahsi geçen işyerinden yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayanmaması sebebiyle işyerindeki çalışmaların iptal edildiği ve sahte sigortalılık incelemesi kapsamında yapılan iş ve işlemlerin mevzuatta belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirildiği değerlendirilmiş ayrıca bahse konu incelemenin uzun sürmesi ile ilgili üniteye gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi konusunda uyarıların yapıldığı hususunun belirtildiği, 2.4. Sigortalının, 20.02.2018 tarihli tahsis talebine istinaden tarafına 01.03.2018 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, Sosyal Güvenlik Denetmenince düzenlenen 24.09.2020 tarihli ve sayılı raporda sicil numaralı işyerinin sahte olması sebebiyle bu işyerinde 29.01.2009-31.08.2009 tarihleri arasında geçen çalışmalarının iptal edilmesi neticesinde aylığa hak kazanma koşullarının yerine getirilmediği tespit edildiğinden, mevcut yaşlılık aylığının 19.01.2022 tarihinde başlangıç tarihi olan 01.03.2018 itibariyle iptal edildiği, 2.5. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa göre sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları Kanun hükümlerine, Kanunun yürürlük tarihinden önce sigortalı olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları 506, 2925, 1479 ve mülga 2926 sayılı Kanun hükümlerine göre belirlendiği, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına prim ödeyenlerin, bu sigorta kollarından aylığa hak
kazanıp kazanmadıklarının tespitinde; belli bir yaşa ulaşma, belli bir süre prim ödeme, belli bir süre sigortalı olma, sigortalı işten ayrılma ve Kurumdan yazılı istekte bulunma koşullarının yerine getirilmesi şartı aranmakta olup, bu koşullardan herhangi birinin eksik olması halinde, sigortalıya aylık bağlanmasına imkân bulunmadığı, 2.6. Yine, 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanunun “Aylığı bağlayacak kurum” başlıklı 8 inci maddesinde, birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanacağı ve ödeneceğinin hükme bağlandığı, 2.7. Diğer taraftan, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca düzenlenen denetim raporlarının incelenmesinde; sigortalıların aylık bağlama işlemleri sırasında dikkate alınan hizmetlerin sahte olduğunun tespit edilmesi halinde, söz konusu hizmetler için hizmet bildirimi ve hizmet birleştirmesi yapılmaması nedenleriyle, sigortalıların gerek aylığa hak kazanma koşullarının tespitinde, gerekse gelir/aylık bağlama işlemlerinde anılan hizmetlerin dikkate alınmadığı, 2.8. Öte yandan, Kanunun 96 ncı maddesi; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” hükmünü amir olduğu, 2.9. SGK’nın 2018/38 sayılı Genelgesinin “Yersiz Ödemeler” başlıklı On dördüncü Bölümünün “2.1.
İlgililerin Kasıtlı veya Kusurlu Davranışlarından Doğan Yersiz Ödemeler” alt başlığı altında ise; ilgililere ödenek, toptan ödeme, gider veya masrafların yapılması ile gelir veya aylıkların bağlanması, ödenmesi ve yoklama yapılması sırasında sahte hizmet kazandırılmak suretiyle, yardımlardan yararlandırılması ile gelir veya aylık bağlatılmasından kaynaklanan yersiz ödemeler, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğan yersiz ödemeleri oluşturacağının talimatlandırıldığı, 2.10. Bahse konu görev emrinin 20.08.2019 tarihinde Sosyal Güvenlik Denetmenine zimmetlendiği, başvuranının emeklilik iptaline dayanak rapora ilişkin tahkikatın 29.06.2020 tarihli ve sayılı yazı ile Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden istenen bilgi ve belge talebi ile başlandığı,
2.11. Başvuranının emeklilik iptaline dayanak rapora ilişkin tahkikatın 24.09.2020 tarihli ve sayılı Denetmen raporu ile sonuçlandırıldığı, 2.12. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde Gıda Ltd. Sti. ünvanlı sicil sayılı dosyada işlem gören işyerinin sahte işyeri olup olmadığı hususunun Sosyal Güvenlik
Denetmeni tarafından yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda tespit edildiği, yine sigortalının yaşlılık aylığı talebinin denetim raporu beklenmeksizin sonuçlandırılabildiği, ayrıca sigortalıya ilişkin yapılan incelemede, rapor içeriğinde de görüleceği üzere söz konusu kişinin beyan için SGK’ye davet edildiği ancak kişinin davete icabet etmediği, bu nedenle denetmen raporunda yapılan tespitler ışığında hiç var olmayan bir işyerinden sigortalı bildirimi yapılmış olan kişinin, işyerindeki sigortalı bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmadığını bilmesine rağmen yine de bilerek ve isteyerek emeklilik başvurusunda bu günlerinin dikkate alınıp süreç sonunda kişinin mağduriyet iddia etmesinin gerçekçi bir yaklaşım olarak görülmediği, sigortalının yaşlılık aylığı talebi mevzuatlarda yer alan prim ödeme gün sayısı, sigortalılık süresi ve yaş şartlarının sağlamasıyla tahsis servislerine yapılacak başvuru sonrası hesaplandığı ve yaşlılık aylığı şartlarının tamamlanması halinde başka bir şart aranmaksızın kişilere aylık bağlandığı, sigortalının yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu esnada sahte işyeri olduğu açık bir şekilde ortada olan bir işyerinden yapılan sigortalılık bildiriminin iptal edileceğini hesaplayabilmesi imkanı bulunmasına rağmen bu konuda herhangi bir önlem almayıp olası bir emeklilik iptalini göze aldığının değerlendirildiği, 2.13. İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Sosyal Güvenlik Denetmenliği Servisine 09.03.2015 tarihli ve sayı ile intikal eden görev emrinin, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde kurulu bulunan sahte işyeri komisyonuna havale edildiği, sahte işyeri komisyonunun öncelikli olarak Kurumu ciddi zarara uğratabilecek iş ve işlemleri içeren sahte işyeri inceleme görevlerine yoğunlaştığı, aynı zamanda o dönemde
İzmir Cumhuriyet Savcılığı ile ortak yürütülen 600 işyerine yönelik organize sahte işyeri soruşturmalarının da bulunması sebebi ile ilgili tarihlerde söz konusu işyerine yönelik denetim sürecine daha sonra başlandığı, ünitedeki iş yoğunluğu ve sahte işyeri ve sahte sigortalılık işinin doğasından kaynaklı gecikmelerin yaşanabildiği, yine ünitede görev yapan sosyal güvenlik denetmen ve yetkili sosyal güvenlik denetmen yardımcısı sayısının mevcut görev sayısına oranla düşük sayıda olması ile son olarak özellikle İzmir ilinde sahte işyeri sayısının diğer illere göre daha yoğun bulunması nedeniyle bu incelemelerde bazı gecikmelerin yaşanmasına sebebiyet verdiğinin değerlendirildiği 2.14. 15.09.2020 tarihli ve sayılı sayılı Sosyal Güvenlik Denetmenleri İş ve İşlemleri
Genelgesinde sahte işyerlerini inceleme ve araştırma sırasında yapılacak işlemlere uygun olarak ilgili işlemlerin yapılmış olduğu ve yazıya konu işyerinin sahte sigortalılık bildirmek amacıyla SGK tarafından işyeri dosyası tescil ettirilmiş olduğu tespit edildiğinden, ilgili iş yerinden yapılan tüm sigortalı hizmet bildirimlerinin iptaline karar verildiği, bu bağlamda gerek Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuran sigortalının gerek ise aynı işyerinden sigortalı hizmet bildirimleri iptal edilen diğer sigortalılar açısından sigortalı hizmet bildirimlerinin fiili çalışma olmaksızın sağlanmış olması sebebiyle, sigortalı lehinde SGK nezdinde mevzuatsal olarak yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı, 2.15. Yine başvuru sahibinin 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesinde anılan “fiilen iş yerinde çalışma” şartlarını taşımayan hizmetlerini talep ettiği ve 29/08/2014 tarihli ve sayılı raporun 5.2.11.
Maddesine istinaden sahte/şüpheli işyeri incelemesi talep edilen sicil sayılı Gıda Ltd. Sti. unvanlı işyerinin SGK’nın 05/01/2012 tarihli ve sayılı 2012/2 “Sahte,
kontrollü ve şüpheli işyerleri ile ilgili yapılacak işlemleri” kapsayan Genel Yazıya istinaden “K, (Kontrollü)” kodu bulunması gereken işyerinden yapılmış bildirimlerin 20/02/2018 tarihinde talep edilmiş emeklilik hizmetlerine değerlendirilmeyeceği bu nedenle inceleme sürecinden önce de emeklilik şartını da taşımadığının görüldüğü, SGK mevzuatı gereği “K (Kontrollü)” kodu konulmuş hizmetlerin emekliliğe esas hizmetlerinden sayılmadığı, Sosyal Güvenlik Denetmenince yapılacak olan inceleme neticesinde hazırlanacak olan raporla birlikte kişinin çalışmalarının fiili olduğu tespit yapılmış ise hizmetler geçerli sayılıp kişi hakkında ikinci karar işlemi yapılabileceği gibi yapılan inceleme neticesinde çalışmaların sahte olduğunun tespit edilmesi durumunda söz konusu dönemler Kurum sisteminde “S (Sahte)” kodu ile kodlanarak bu hizmetler dikkate alınmaksızın emekliliğe esas günlerin hesaplanmasının yapıldığı, bildirilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.
5. 08/12/2001 tarihli ve 24607 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4721 sayılı Türk Medeni
Kanununun; “Dürüst Davranma” başlıklı 2 nci maddesinde; “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” 6. 16/06/2006 tarihli ve 26200 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun; “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmi dört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmi dört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu
süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.
Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 7. 27/09/2008 tarihli 27010 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin
Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in; “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 5 inci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin uygulamasında; a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde
Kuruma bildirilmemesi, c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur…” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yürütülen işlemlerde hukuka ve hakkaniyete
aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran, 01/03/2018 tarihinde bağlanan emekli aylığının 19/01/2022 tarihinde geriye dönük olarak kesildiğini, yaptığı araştırmalar sonucu Gıda Ltd. Şti. unvanlı şirkette çalıştığı sürelerin iptal edildiğini, şirketin 2015 yılında denetime girdiğini, kendisinin ise 2018 yılında emekli olduğunu ve konuya ilişkin işlemin 2022 yılında gerçekleştiğini, 7 yıllık denetim sürecinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini ifade ederek, idari işlemin geri alınmasını talep ettiği başvurusuna, SGK tarafından sahte iş yerinden bildirim yapıldığı, dolayısıyla bildirimi yapılan sahte sigortalılığın başvuranın kasıtlı ve kusurlu davranışından kaynaklandığı gerekçesiyle 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin a bendi kapsamında işlem yapılmak suretiyle yersiz ödeme kapsamında başvurana borç kaydedildiği, diğer taraftan bahse konu incelemenin uzun sürmesi ile ilgili üniteye gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi konusunda uyarıların yapıldığı hususu bildirilerek başvuranın talebinin reddedildiği görülmektedir.
10. Başvuruya konu uyuşmazlığın; SGK tarafından yapılan inceleme, araştırma ve denetimin mevzuata uygun yapılıp yapılmadığı ile söz konusu denetim neticesinde yapılan işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.
11. Somut olay kapsamında yapılan incelemede; başvuranın aylığının, 24/09/2020 tarihli ve sayılı Denetmen Raporuna istinaden, 29/01/2009–31/08/2009 tarihleri arasındaki 213 gün hizmet iptali neticesinde 202 gün eksiği bulunması nedeniyle, bağlandığı tarih olan 01/03/2018’den 20/02/2022 tarihine kadar iptal edildiği, yersiz ödemeye konu 76.249,97 TL’nin 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesinin a bendi gereği başvuran adına borç kaydedildiği, görülmektedir.
12. Denetmen raporu kapsamında tespit edilen hususlar; 12.1. Denetimin konusu görev emrinin, SGK Denetmenine 11/06/2020 tarihinde tevdi edildiği, ilgili iş yeri hakkında 29/06/2020 tarihinde Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden bilgi talep edilmesiyle denetimin başladığı ve 24/09/2020 tarihinde raporun tanzim edildiği tespit edilmiştir.
12.2. Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünden Temin Edilen Belgelerden vergi kimlik numaralı mükellefi Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti.’nin 12/02/2007 tarihinde mağazalarda gıda, içecek ve tütün toptan ticareti işine başladığı, 26/08/2011 tarihinde re’sen terk yapıldığının saptandığı, 12.3. 16/07/2020 tarihli ve sayılı yazı ile konu ile ilgili olarak görüşmek üzere başvuranın
Kurumda kayıtlı olan son ikametgâh adresine ifadeye davet yazısı gönderildiği, yazının 7201 sayılı
Kanunun 21/2 Maddesine göre mahalle muhtarlarına tebliğ edilmiş olmasına rağmen, ilgilinin davete icabet etmediği, 12.4. Başvuranın aynı iş yerinden sigorta bildirimi bulunan oğlu ’nün telefon ile SGK’yı arayarak annesi (başvuran) için randevu talep ettiği, bunun üzerine kendisi ile birlikte annesinin de 11/09/2020
/
tarihinde Kuruma davet edildiği, annesinin kalp rahatsızlığından dolayı gelemediğini ifade ettiği, .’nün ise 11/09/2020 tarihinde beyanına başvurulduğu ancak ifade tutanağını imzalamaktan imtina ettiği, 12.5. sigorta sicil sayılı dosyada işlem gören Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ ne ait işyeri işyerinden sigorta bildirimleri yapılan şahısların hizmet cetvelleri incelendiği çok sayıda Sahte- KontrollüŞüpheli İşyeri Kodu konulan işyerlerinden sigorta bildirimlerine rastlandığı, 12.6. Kurum kayıtlarından yapılan araştırmalardan Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ ye ait incelemeye konu olan sigorta sicil numaralı işyerinin 01/01/2008 ila 31/08/2009 dönemlerinde 5510 sayılı
Kanun kapsamında olduğu, işverenin rapor tarihi itibariyle SGK’ye icrada toplam 27.355,36 TL borç aslı olduğu, herhangi bir ödeme yapmadığı, fiiliyatta gerçek bir işyerinin müfredat kartı incelendiğinde her ne kadar borcu da olsa Kuruma yapılan tahsilâtların bulunduğu, ancak söz konusu işyerinin herhangi bir ödemede bulunmadığı, 12.7. sigorta sicil numaralı işyerinden sigorta bildirimleri yapılan şahıslardan emekli olanlar ve emeklilik dilekçesi intikal edenlerden, sahte sigortalılık sürelerinin iptal edilerek sonucuna göre işlem yapılması ve uzun vadeli sigorta kolları kapsamında SGK tarafından katlanılan tüm masraf ve yardımların Kanunun ilgili maddesi gereğince ilgililerden ve hak sahiplerinden yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerektiği, sonuç ve kanaatine varıldığı görülmektedir.
13. Kurumumuza daha önce yapılan benzer nitelikli bir başvuruda Kurumumuz tarafından verilen
16/06/2022 tarihli ve 2021/22181 başvuru numaralı Ret Kararında şu değerlendirmelere yer verilmiştir:
13.1. “Fiili çalışmaya dayanmayan sigortalılık sürelerinin iptali üzerine kesilen emekli aylıklarının yeniden bağlanması ve çıkarılan borçların iptal edilmesi talebiyle Kurumumuza yapılan başvurular üzerine yapılan inceleme ve araştırmada, öncelikle hizmetlerin iptaline dayanak olan denetim raporları titizlikle incelenmekte ve her somut olay özelinde denetim raporunun gerek usul gerekse içerik yönünden, idarece yapılan işleme dayanak olacak sonuca ulaşmaya yeterli nitelikte bulgu, tespit ve açıklama içerip içermediği değerlendirilmektedir. Nitekim tesis edilen işlemin sigortalılar yönünden ortaya çıkardığı sonucun etkileri göz önüne alındığında, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olmadığı değerlendirilen denetim raporları üzerine tesis edilen işlemler hakkında, öncelikle yeniden ve sağlıklı bir denetim yapılması, ardından bu denetim sonucuna göre işlem tesis edilmesi tavsiyesinde bulunulurken, açık bir kanaate ulaşmaya yeterli nitelikte olduğu değerlendirilen denetim raporları üzerine tesis edilen işlemlere yönelik başvurular hakkında ret kararı verilmektedir (Bkz. Tavsiye Kararları için: 30/11/2018 tarihli ve Başvuru
No: 2018/7475; 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/12015 2019/8250; 4/8/2020 tarihli ve Başvuru No : 2022/12015 2020/69440; Ret Kararları için: 16/10/2019 tarihli ve Başvuru No : 2022/12015 2019/8956; 11/12/2019 tarihli ve
Başvuru No : 2022/120152019/12852).
13.2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar sigortalı addedilmiştir. 5510 sayılı Kanun bakımından sigortalı sayılmanın hukuki şartlarından iş ilişkisi, esas olarak hizmet akdine dayanmalıdır ve hizmet akdine tabi çalışma işverene ait işyerinde yerine getirilmelidir. Bir başka ifadeyle 5510 sayılı Kanunun 4/1-(a) bendine göre (SSK) sigortalı sayılmanın
temel kuralı, iş veya çalışma ilişkisinin hizmet akdine dayanması gerektiğidir. Bilindiği üzere 5510 sayılı
Kanunda hizmet akdinin tarifine yer verilmemiş olup hizmet akdi Borçlar Kanunda tanımlanmıştır. Borçlar
Kanununa göre hizmet akdi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Bu tanıma göre kişinin belirli veya belirsiz bir zamanda hizmetini kiralaması hizmet sözleşmesidir. Anayasa
Mahkemesi ise hizmet akdinin iş, ücret ve bağımlılık olmak üzere üç unsurdan oluştuğuna karar vermiştir.
(Anayasa Mahkemesinin Esas No.1963/336, Karar No.1967/29 ve Resmi Gazete tarih/sayı:
19/10/1968/13031)
13.3. “Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2016/7568, K.2017/904 numaralı ve 13/02/2017 tarihli kararında; “Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın ikinci maddesi ve 5510 sayılı
Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6 ncı maddesi ile
5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-
448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.” hükmüne varılmış olup, aynı Dairenin E.
2014/3422, K.2015/2638 numaralı ve 17/02/2015 tarihli kararında da; davanın yasal dayanağını oluşturan sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğu, eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemeyeceği, Kurumun suç duyurusu üzerine ceza soruşturması yapılıp yapılmadığı ve buna bağlı olarak dava açılıp açılmadığının araştırılması gerektiği, 5510 sayılı Yasanın 59 uncu maddesine göre aksi kanıtlanana kadar Kurum denetim memurlarının inceleme raporundaki tespitlerin doğru olduğu ifade edilmiştir.” 14. Denetmen raporunda, hakkında denetim yapılan Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden sigorta bildirimleri yapılan şahısların hizmet cetvelleri incelendiğinde çok sayıda Sahte- Kontrollü- Şüpheli
İşyeri Kodu konulan işyerlerinden sigorta bildirimlerine rastlandığı, söz konusu iş yerinden 12/02/2007 tarihinde mağazalarda gıda, içecek ve tütün toptan ticareti işine başladığı, 26/08/2011 tarihinde re’sen terk yapıldığının saptandığı, işverenin rapor tarihi itibariyle SGK’ye icrada toplam 27.355,36 TL borç aslı olduğu, herhangi bir ödeme yapmadığı, Kurumumuza işlemin geri alınması talebiyle başvuruda bulunan başvuranın ise Kurumda kayıtlı olan son ikametgâh adresine ifadeye davet yazısı gönderildiği, ancak ilgilinin davete icabet etmediği, başvuranın aynı iş yerinden sigorta bildirimi bulunan oğlunun ise ifade tutanağını imzalamaktan imtina ettiği, tespitlerine yer verilerek, söz konusu iş yerinden sigorta bildirimleri yapılan şahıslardan emekli olanlar ve emeklilik dilekçesi intikal edenlerden, sahte sigortalılık sürelerinin iptal edilerek sonucuna göre işlem yapılması gerektiği, hususunda yapılan tespitlerin açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı değerlendirilmektedir.
15. Başvuranın denetim sürecine yaptığı itiraz hakkında yapılan değerlendirmede ise; 15.1. 09/03/2015 tarihinde İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne intikal eden görev emrinin 20/08/2019 tarihinde SGK Denetmenine zimmetlendiği, 29/06/2020 tarihinde söz konusu iş yeri hakkında tahkikatın başlatıldığı ve 24/09/2020 tarihinde raporun sonuçlandığı, yaşlılık aylığının ise 19/01/2022 tarihinde iptal edildiği tespit edilmiştir.
15.2. SGK tarafından yaşanan gecikmeye ilişkin, her ne kadar sahte işyeri komisyonunun öncelikli olarak
Kurumu ciddi zarara uğratabilecek iş ve işlemleri içeren sahte işyeri inceleme görevlerine yoğunlaştığı, ünitedeki iş yoğunluğu ve sahte işyeri ve sahte sigortalılık işinin doğasından kaynaklı gecikmelerin yaşanabildiği, yine ünitede görev yapan sosyal güvenlik denetmen ve yetkili sosyal güvenlik denetmen yardımcısı sayısının mevcut görev sayısına oranla düşük sayıda olması, özellikle İzmir ilinde sahte işyeri sayısının diğer illere göre daha yoğun bulunması nedeniyle bu incelemelerde bazı gecikmelerin yaşanmasına sebebiyet verdiği açıklamalarına yer verilse de, idarenin makul sürede karar verme ve kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun davranması gerektiği değerlendirilmektedir.
15.3. Diğer yandan; Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte iş yeri olduğu hususunda kesin kanaate varılması, başvuranın bu iş yerinden yapılan bildirimlerden haberdar olması ve ifadeye çağırıldığında icabet etmemesi gibi hususlar göz önüne alındığında, başvuranın hakkını kullanırken dürüstlük kurallarına uymadığı, hakkın açıkça kötüye kullanımının söz konusu olduğu ve bu hakkın hukuk düzeni tarafından korunamayacağı değerlendirilmektedir.
16. Kurumumuz tarafından yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yapılan açıklamalar ve ilgili denetmen raporu çerçevesinde yapılan incelemede, SGK tarafından, başvuran adına 29/01/200931/08/2009 tarihleri arasında Gıda Dağ. Paz. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden bildirilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmesinin, anılan işlemlerin dayanağı denetim raporunun açık bir kanaate ulaşmaya yeterli bulgu, tespit ve açıklamaya dayandığı, diğer yandan başvuranın dürüstlük kuralına aykırı davranışları birlikte değerlendirildiğinde, başvuruya konu hizmetlerin idarece iptal edilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı
6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde
gönderdiği, ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine, ayrıca denetmen raporunun hazırlanmasında ve raporun gereğinin yapılması hususlarında gecikme yaşandığından “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
18. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup İzmir İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
/
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURUNA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/