|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının belirttiği işyerinde 14.07.2010-30.06.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığının tespiti ve buna bağlı olarak Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının iddialarını kabul etmeyerek davayı reddetmiştir. Ancak, Yargıtay, dosyada yer alan belgelerin karar vermeye elverişli olmadığını ve yeterli kamu tanığı beyanlarına başvurulmadığını belirterek, ilk mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir.
Yargıtay, sahte sigortalılığa dayanan davalarda, hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Mahkeme, davacının çalıştığı işyerinin faaliyeti ve çalışanları hakkında daha fazla araştırma yapmalı, tanık beyanlarına başvurmalı ve delilleri toplamalıdır. Bu bağlamda, davacının fiili çalışma olgusunun ve Kurum işleminin gerçekliğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden incelenmesi için mahkemeye gönderilmesine karar vermiştir. Bu karar, kamu düzeni ile ilgili davaların özenle yürütülmesi gerektiğini ve tarafların sunduğu delillerle yetinilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/327 E. , 2024/1726 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/652 E., 2023/1955 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/98 E., 2022/23 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin engelli ve 2. derece vergi indiriminden yararlandığını, 01.10.2017 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığını, iki ayrı iş yerinde geçen hizmetlerinin denetmen raporu sonucu iptal edildiğini, Kurum tarafından müvekkiline gönderilen yazıda gün koşulunun yetersiz kaldığını, … Grup iş yerinde geçen hizmetlerinin iptali ile aylığının kesildiğinin bildirildiğini, Maltepe’de bulunan iş yerinin önceki unvanının … Bilişim Teknolojileri … Ltd Şti. olduğu 2011 yılında ortak ve unvan değişimi ile … Grup olduğunu, iş yerinde 14.07.2010 tarihinde pazarlama ve fotokopi makinesi teknikeri olarak işe başladığını belirterek, 14.07.2010-30.06.2012 tarihleri arasında … Grup isimli iş yerinde fiili olarak çalıştığının tespitini, Kurum işleminin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacıya aylık bağlandıktan sonra, çalışmalarının göründüğü iş yeri hakkında yapılan denetim sonucu geçen hizmetlerinin fiili olmadığının tespiti sonucu hizmetinin iptali ile iptal edilen hizmetler neticesinde aylık bağlanma şartları gerçekleşmediğinden davacının aylığının başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, denetmen raporunda da bildirilen sigortalıların tümünün hizmetlerinin gerçek çalışmaya dayanmadığı, iş yerinin her ne kadar tescilin yapılmış olsa da 5510 sayılı Kanun gereği iş yeri sayılamayacağının tespit edildiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zabıta araştırmasında kamu tanığının tespit edilemediği, sigortalı olarak bildirilen …’ın beyanında dava dışı …. Bilişim Şirketinde – … Kopyalama Şirketin’de çalışmadığını, bu şirket hakkında herhangi bir bilgisinin olmadığını, davacıyı tanımadığını belirttiği, vergi tekniği raporunda da ….. Bilişim Şirketinin 2010-2011-2012 yıllarında gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığının tespit edildiği, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksinin güçlü belgelerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, eksik inceleme ile karar verildiğini, yeterince kamu tanığı araştırması yapılmadığını, işveren vekili ve diğer temsilcilerinin araştırılmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava dışı … Grup Kopyalama Matbaa İnşaat ve Malzemeleri Sondaj Makine ve Ekipmanları Reklam Otomotiv Yedek Parça Temizlik Ticaret Ltd. Şti. unvanlı işyerinde 14.07.2010-30.06.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek olup olmadığının tespiti ile aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddeleri.
3.Değerlendirme
1. Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2. İnceleme konusu davada davacı, Kurum tarafından iptal edilen 14.07.2010-30.06.2012 tarihleri arasında dava dışı … Grup Kopyalama Mat. İnş ve Malz. … Ltd. Şti. işyerinden yapılan bildirimlerin fiili çalışmaya dayalı olduğunun tespitiyle Kurum işleminin iptalini talep ettiği, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının çalışmalarının gerçek olduğuna dair iddiası kabul edilemeyerek davanın reddine karar verilmiş ise de dosyada yer alan bilgi ve belgeler karar vermeye elverişli görünmemektedir. Dosya kapsamındaki belgelere göre davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan işyeri toptan kırtasiye ve promosyon işine ilişkin olup, davacının bu işyerinde pazarlama ve fotokopi makinesi teknikeri olarak çalıştığını beyan ettiği, vergi dairesi kayıtlarına göre düzenlenen Vergi Tekniği Raporu ile işyerinin ticari faaliyetinin bulunmadığı, asıl amacının sahte fatura tekniğiyle komisyon geliri elde etmek olduğu tespit olunmuş ise de; yapılan araştırma ile işyerinin başlangıçtan beri faal olup olmadığının tespit edilmemiş olduğu, yeterli kamu tanığı beyanlarına başvurulmadığı hususları dikkate alındığında toplanan delillere dayanılarak çalışmanın fiili olmadığının kabulü isabetsizdir.
3.Mahkemece yapılması gereken iş, davacının çalışmasının geçtiği iddia olunan işyerinde pazarlamacı ve fotokopi makinesi teknikeri olarak çalışmasına ilişkin olduğu gözetilerek adı geçen şirket adına hizmet verdiği müşteri bilgileri davacıdan sorularak, varsa uyuşmazlık konusu dönemde hizmet verdiği müşterilerin tanık olarak ifadelerine başvurulması, diğer taraftan Kurum denetmen tutanağında adı geçen tutanak tanıkları apartmanda ayakkabı tamircisi… ve apartman sakini …’in beyanlarına göre işyerinin bildirilen adreste bulunduğu anlaşıldığından işyerinin faaliyeti ve işyerinde çalışan kişiler hakkında bu kişilerin tanık sıfatıyla Mahkeme huzurunda dinlenilmesi, yine davacının kendisini işe aldığını iddia ettiği işyeri sahibi … duruşmada hazır edilerek davacı iddiaları kapsamında dinlenilmesi, öte yandan denetmene ifade veren sigortalı …in ise kendisini işe alanın davacı olduğu iddiası kapsamında bu kişinin de tanık olarak dinlenilmesi ve ifadeleri arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde denetmen ifadelerinin açıklattırılması, 2010/7 ila 2011/3, 2011/6 ila 2012/2 aylarında dava dışı şirket adına düzenlenen muhtarsar beyannamelere göre 1 sigortalı çalışan bildirildiği tespit olunduğundan bildirimi yapılan bu işçi de tespit olunarak ifadesine başvurulması suretiyle davacının fiili çalışma olgusu ve davaya konu Kurum işleminin gerçekliği hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.