|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen hizmetlerin gerçek olduğunun tespitine dair bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, 01.09.2008-31.03.2009 tarihleri arasında çalıştığını ve SGK primlerinin eksiksiz yatırıldığını, ancak bu primlerin iptal edildiğini ileri sürerek iptal işleminin iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında davacının çalıştığı dönemdeki hizmetlerin gerçek olduğuna karar vermiştir.
Davalı SGK Başkanlığı vekili, bu karara itiraz ederek, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuştur. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi, davacının bildirimlerinin sahte olmadığını ve İlk Derece Mahkemesi’nin kararında usul ve esas yönünden bir aykırılık bulunmadığını tespit etmiştir. Sonuç olarak, istinaf başvurusu esastan reddedilmiş ve İlk Derece Mahkemesi’nin kararı onanmıştır. Bu karar, sahte sigortalılık iddialarının ispatı açısından önemli bir içtihat oluşturmaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/8236 E. , 2024/11276 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2749 E., 2024/1175 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/352 E., 2022/245 K.
Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen 01.09.2008-31.03.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerin gerçek ve fiili olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı … İnş. Ltd. Şti. işyerinde 01.09.2008 tarihinden itibaren muhasebe bölümünde 31.03.2009 tarihine kadar çalıştığını, 210 günlük sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, ancak 01.03.2018 tarihli hizmet cetvelinde bu sigorta prim günlerinin iptal edildiğinin görüldüğünü ileri sürerek, 01.09.2008 – 31.03.2009 tarihleri arasında bildirimi yapılan 210 günlük SGK prim hizmet süresini iptal eden Kurum işleminin iptali ile çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller, bilgi ve görgülerine başvurulan tanık beyanları, Kurum denetmen raporu, denetim raporunda dinlenen … ‘nun ifadesi, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı …’ın 01.09.2008-31.03.2009 tarihleri arasında 1130222 sicil numaralı davalı … İnşaat Ltd.Şti.’ye ait işyerinde çalıştığı, sigortalılık bildirimlerinin fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olduğu anlaşılmakla,
Davacının davasının kabulü ile davacının 01.09.2008 – 31.03.2009 tarihleri arasında davalı 1130222 sicil numaralı … İnşaat Ltd. Şti.’deki hizmetlerinin iptaline yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, Kurum işlemlerinde yasal mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile tüm dosya kapsamından, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 25.12.2014 tarihli rapor içeriğinden, işyerinden bildirim yapılan 18 yaş altı kişiler hakkında sonrasında bildirim yapılan işyerlerinin sahte işyeri olduğunun tespit edilmesi ve davacının davalı işyerinin davacının amcasına ait olması ve davacı hakkında nizalı dönem öncesi ve sonrası yapılan bildirimlerin sahte olması nedeni ile oluşan şüphe nedeni ile bildirilen hizmetleri iptal edilmiş ise de davalı işyerinin sahteliği ile ilgili bir saptamanın yapılmadığı, dinlenen komşu işyeri tanıkları ile denetmene ifade veren işyeri çalışanı … Hüseyinoğlu’nun beyanı ve bu tanığın çalışmalarının Kurum tarafından fiili olarak kabul edilerek iptal edilmemiş olması da dikkate alındığından, davacı adına yapılan bildirimlerin sahte olmadığının ispatlandığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle iptal edilen 01.09.2008 – 31.03.2009 tarihleri arasındaki hizmetlerin gerçek ve fiili olduğunun tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.