|
ÖZET: Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesi ve bu kesintinin iptali ile aylığın yeniden bağlanması talebine ilişkindir. Mahkeme, davacının yaşlılık aylığının kesilmesine neden olan sigortalılık sürelerinin sahte olduğunu belirlemiş ve bu nedenle davanın reddine karar vermiştir. Ancak, Yargıtay, davacının 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesi çerçevesinde yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığının yeterince araştırılmadığını tespit ederek, mahkeme kararını bozmuştur.
Bozma kararında, davacının 30.11.2004 tarihinden sonra fiili çalışmasının olup olmadığının araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay, davacının emeklilik koşullarını yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, önceki kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade etmiştir. Sonuç olarak, mahkemece yapılan değerlendirmelerin eksik olduğu ve davanın yeniden incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, hukuki süreçte sahte sigortalılık iddialarının titizlikle ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/3629 E. , 2024/12230 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/531 E., 2023/497 K.
Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 4501013141781 s.s. sayılı davacının davalı Kurumun sigortalısı olarak 01.04.1982 – 30.11.2004 tarihleri arasında çeşitli iş yerlerinde sigortalı olarak çalıştığı, davacının yaşlılık aylığı bağlanması talebiyle yaptığı başvuru üzerine, anılan tarihi takip eden ay başından itibaren kendisine 2104308380 tahsis no.suyla yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak davacıya bağlanan yaşlılık aylığının yasal şartların varlığı olmasına rağmen Haziran 2011 tarihinde hiçbir uyarı yapılmadan nedensiz olarak kesildiği, davacının davalı Kuruma başvurması üzerine kendisine 10.10.2002 – 31.05.2004 tarihleri arasında Bursa’da faaliyette bulunan ve Kurumun 1083956.16/01 sigorta no.lu işyeri olan … Kumaşçılık Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.ndeki hizmetlerinin dönem bordrolarında anılan işyerinin gerçeğe aykırı olarak işçi hizmeti göstermesi nedeniyle anılan bordrolarının geçersiz sayılarak bu bordrolarda gösterilen tüm sigortalıların hizmetlerinin iptal edildiği, bu nedenle davacının da hizmetlerinin iptal edilmesi sonucu sigortalı günlerin eksik olması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edildiğinin bildirildiği iddiasıyla davacı …’nın davalı Kurumun 4501013141781 sigorta sicil 2104308380 tahsis no.suyla yasal şartlar altında bağlanan yaşlılık aylıklarının, re’sen iptal edildiği tarihlerden itibaren davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesine özetle; davacının emeklilik aylık kesimlerinin dayanağı olan tüm işlemlerin ve aylık kesintisini Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığı ve emekli aylığı kesintisine dayanak olan çalışmanın geçtiği işyerinin Bursa’da olduğundan gerek yapılan işlem itibariyle gerekse çalışmanın geçtiği yer itibariyle davanın Bursa İş Mahkemesinde açılması gerektiği, bu itibarla yetki itirazında bulundukları, davacının Kurumdan 21043083S0 tahsis no.suyla emekli olduğu, Kurumun Bursa Osmangazi Sosyal Güvenlik Merkezinde 2.4751.01.01.1083956.016 sicil numarasında işlem görmekte olan … Kumaşçılık Tekst. San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde davacının 2003/1 dönem-2004/5. ay arasında geçen çalışmalarının 12.05.2011 tarih, İNC.1 sayılı denetim raporu gereğince iptal edildiğini, bu çalışmaların iptal edilmesiyle davacının emeklilik için ön görülen yasal şartları taşımadığı anlaşıldığmdan emeklilik maaşı kesildiğini, söz konusu raporda birçok tekstil işi yapan işyerlerinde çalışan kişilerin ya da hiç çalışmayan kişilerin … Kumaşçılık Tekst. San. Tic. Ltd. Şti.’nde çalışmış gibi sigortalı olarak gösterildiklerinin belirlendiğini, davacının da bu işlerinde fiilen çalışmadığı halde çalışmış gibi gösterildiği tespit edildiğinden bu çalışmaların tamamının iptal edildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.MAHKEME İLK KARARI
Mahkeme tarafından 26.11.2014 tarihli ve 2013/349 Esas, 2014/610 Karar sayılı kararla; davacının … Kumaşçılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin gerçekte hiç çalışanı olmadığı, Kuruma sigortalı bildirimi yapıldığı dönemde çalışmalarının hizmet akdine dayalı eylemli bir çalışmaya dayanmadığı anlaşıldığından, davacının … Kumaşçılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden Kuruma yapılan tüm hizmet bildirimlerinin sahte sigortalılık kapsamında değerlendirilerek iptal edilmesinde Kanun’a aykırı bir durum olmadığı gibi davacıya iptal edilen sigortalılık süresi de hesaba katılarak 506 sayılı Kanun’a tabi 4429 günü ve 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5029 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmış olup, … Kumaşçılık Ltd. Şti. işyerinden bildirilen 450 günün iptal edilmesinden sonra, gün sayısının 4579 güne düşmesi nedeniyle yaşlılık aylığının, başlangıç tarihi itibariyle durdurulmasına, ilişkin Kurum işleminin de 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine uygun olduğundan davacının bağlanan yaşlılık aylıklarının iptal edildiği tarihlerden itibaren davacıya ödenmesi gerektiğinin tespiti talebi yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Mahkemenin 26.11.2014 tarihli ve 2013/349 Esas, 2014/610 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 25.10.2016 tarihli ve 2015/1910 Esas, 2016/12950 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
“…Mahkemece davacının Kurumca fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptal edilen sigortalılık süresine yönelik olarak yapılan araştırma sonucunda, davacının fiili çalışmaya dair iddiasını ispatlayamadığından reddine ilişkin verilen karar isabetli ise de 01.06.1955 doğumlu davacının 30.11.2004 tarihinde işten ayrıldıktan sonra çalışmalarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, kurumca fiili olmadığı kabul edilerek iptal edilen çalışma süresi olan 01.03.2003-30.05.2004 tarihleri arasındaki dönem gözetilmeksizin, 506 sayılı Kanunun yaşlılık sigortasından aylık tahsis koşullarının düzenlendiği, kademeli geçiş hükümleri öngören geçici 81. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendinde, 23.05.2002 tarihinde; 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş, 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş, erkek ise 55 yaşını tamamlamış olanlara istekleri durumunda yaşlılık aylığı bağlanacağı, bu koşulları 23.05.2002 günü itibarıyla yerine getiremeyenler yönünden (b) alt bendinde ayrı düzenleme yapılarak sigortalıların durumlarına göre hangi yaşa tabi oldukları açıklanan hükmü kapsamında 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün ve 55 yaş üzerinden maddenin alt bendine göre irdeleme yapmak ve tabi olduğu yaşa göre aylığa müstehak olup olmadığı hususunu değerlendirmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Şüphesiz yapılacak irdelemede 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi ve Kurum alacağının belirlenmesi bakımından mahsup işleminin de davalı Kurumdan sorulmak suretiyle yapılması gereği dikkate alınmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir…”
2.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak 26.06.2018 tarihli ve 2016/694 Esas, 2018/351 Karar sayılı kararla; davacının … Kumaşçılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı şirketin gerçekte hiç çalışanı olmadığı anlaşıldığından, davacının … Kumaşçılık Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden Kuruma yapılan tüm hizmet bildirimlerinin sahte sigortalılık kapsamında değerlendirilerek iptal edilmesinde Kanun’a aykırı bir durum olmadığı, ayrıca davacıya iptal edilen sigortalılık süresi de hesaba katılarak 506 sayılı yasaya tabi 4429 günü ve 600 gün askerlik borçlanması olmak üzere toplam 5029 gün üzerinden yaşlılık aylığı bağlanmış olup, … Kumaşçılık Ltd. Şti. işyerinden bildirilen 450 günün iptal edilmesinden sonra, gün sayısının Kanun’a 4579 güne düşmesi nedeniyle yaşlılık aylığının, başlangıç tarihi itibariyle durdurulmasına ilişkin Kurum işleminin de 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 26.06.2018 tarihli ve 2016/694 Esas, 2018/351 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş ve Dairemizce 15.10.2019 tarihli ve 2018/5202 Esas, 2019/7426 Karar sayılı ilamla aşağıdaki gerekçeyle Mahkeme kararı bozulmuştur:
“…Mahkemece Dairemizce verilen bozma kararlarına uyulmuş olmasına rağmen, bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün olmayıp, önceki bozma kararımızda aynen “…davacının Kurumca fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile iptal edilen sigortalılık süresine yönelik olarak yapılan araştırma sonucunda, davacının fiili çalışmaya dair iddiasını ispatlayamadığından reddine ilişkin verilen karar isabetli ise de; 01.06.1955 doğumlu davacının 30.11.2004 tarihinde işten ayrıldıktan sonra çalışmalarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, kurumca fiili olmadığı kabul edilerek iptal edilen çalışma süresi olan 01.03.2003-30.05.2004 tarihleri arasındaki dönem gözetilmeksizin, 506 sayılı Kanun’un yaşlılık sigortasından aylık tahsis koşullarının düzenlendiği, kademeli geçiş hükümleri öngören geçici 81. maddesinin (C) bendinin (a) alt bendinde, 23.05.2002 tarihinde; 15 yıllık sigortalılık süresini doldurmuş, 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş, erkek ise 55 yaşını tamamlamış olanlara istekleri durumunda yaşlılık aylığı bağlanacağı, bu koşulları 23.05.2002 günü itibarıyla yerine getiremeyenler yönünden (b) alt bendinde ayrı düzenleme yapılarak sigortalıların durumlarına göre hangi yaşa tabi oldukları açıklanan hükmü kapsamında 15 yıl sigortalılık süresi, 3600 gün ve 55 yaş üzerinden maddenin alt bendine göre irdeleme yapmak ve tabi olduğu yaşa göre aylığa müstahak olup olmadığı hususunu değerlendirmek ve davalı Kurumun 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi kapsamındaki alacağının belirlenmesi bakımından mahsup işleminin de davalı Kurumdan sorulmak suretiyle yapılması…” gereğine işaret edilmiş ise de Mahkemece bozma sonrasında davanın yeniden reddine dair karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı ve oluşan usuli kazanılmış hak gereklerinin yerine getirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir…”
4.Mahkeme tarafından bozma ilamına uyularak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davacıya yersiz ödenen aylıklar için Kurum hatasından bahsedilemeyeceğinden davalı Kurumun 01.12.2005 – 25.05.2012 tarihleri arasında yersiz ödediği aylıkları 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesinin a bendi kapsamında davacıdan tahsil etmesi gerektiği anlaşılmış, davacının 01.07.2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesinin (C) bendinin (bc) alt bendine göre yaşlılık aylığına hak kazandığı, davalı Kurum tarafından davacıya 01.12.2005 – 25.05.2012 tarihleri arasında 48.332,22 TL yersiz aylık ödendiği, yersiz ödenen borç toplamından 01.07.2013 – 01.02.2015 arası ödenmesi gereken aylıklar toplamı (21.066,07 TL) mahsup edildiğinde davacının davalı Kuruma 27.266,15 TL asıl alacak yönünden borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 01.07.2013 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun’un geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile davalı Kurum tarafından davacıya yersiz ödenen aylıklar mahsup edildiğinde davacının, davalı Kuruma 27.266,15 TL borçlu olduğuna, 31.08.2023 tarihli bilirkişi raporunun karara ek sayılmasına, davalı Kurum harçtan muaf olmakla harç olunmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 10 yıllık bir süre sonra iptal işleminde kusurun Kurumda olduğu, bu kusurun sorumluluğunun davacıya yüklenmesinin yerinde olmadığı, 818 sayılı Kanun’un 63 ve 6098 sayılı Kanun’un 77-82 maddelerinin uygulanarak iyiniyetli davacıdan yersiz aylıkların istenemeyeceği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının bir kısım bildiriminin iptal edilerek yaşlılık aylığı şartlarını yitirdiğinin anlaşıldığı, Kurum işleminin yerinde olduğu, eksik araştırma ile karar verildiği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sahte sigortalılık nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylığın yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine ilişkindir.
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz kapsam ve nedenlerine göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.