ÖZET: Başvuran, Sakarya ili Mahallesi Sokak No: D adresinde ikamet ettiğini ve binanın yeni olmasına rağmen internet altyapısının mevcut olmadığını belirterek, internet ve sabit hat aboneliklerini başlatamadıklarını ifade etmiştir. İlgili sokaktaki bazı binalarda internet hizmetinin sağlandığını vurgulayan başvuran, bu durumun incelenerek gerekli hizmetin sağlanmasını talep etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu değerlendirerek Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan bilgi talep etmiş ve yapılan incelemeler sonucunda başvurunun 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir.

İlgili idare, başvuranın adresinde sabit internet ve mobil internet altyapısının ticari olarak sağlandığını belirtmiştir. Ancak, başvuranın talebinin karşılanması amacıyla, mevcut altyapının çağın gerekliliklerine uygun bir şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin çözümüne yönelik planlama çalışmalarının yapılması için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na tavsiyede bulunmuştur.

Sonuç olarak, başvuranın internet altyapısı talebi, mevcut mevzuat ve şartlar göz önünde bulundurularak incelenmiş, gerekli tedbirlerin alınması için ilgili kurumlara önerilerde bulunulmuştur. Bu süreç, kamu hizmetlerinin etkin bir şekilde sunulması ve vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması açısından önem taşımaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/7478-S.24.11699

BAŞVURU NO : 2024/1921

KARAR TARİHİ : 17.07.2024

TAVSİYE KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞI

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI

İnternet altyapı talebi hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 05.02.2024

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran; Sakarya İli İlçesi Mahallesi Sokak No: D: adresinde ikamet

ettiğini ve binanın görece yeni bir bina olması nedeniyle internet altyapısının bulunmadığını, bina sakinleri olarak internet ve sabit hat aboneliklerini başlatamadıklarını ve nakil işlemlerini yapamadıkların ancak ilgili sokaktaki bazı binalarda internet hizmetinin sağlandığını ifade ederek; şikâyetlerinin incelenerek gerekli hizmetin sağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan talebin

karşılanabilmesi ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

2.1) Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 26.03.2024 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve

eklerinde özetle;

2.1.1) Kurumları uhdesinde ülkemizde fiber/optik altyapı başta olmak üzere elektronik haberleşme

altyapısının gelişmesini, maliyetlerinin düşmesini, haberleşme hizmetlerine erişimin kolaylaşmasını ve işletmeciler arasında tesis paylaşımı hizmetlerinin artmasını sağlamak amacıyla, Elektronik Haberleşme

Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı ve Bina İçi Elektronik Haberleşme Tesisatı Teknik Şartnamesi gibi düzenlemelerin uygulamaya geçirildiği ve Elektronik Haberleşme Altyapı Bilgi Sisteminin (EHABS)

devreye alındığı, işletmecilerin elektronik haberleşme altyapılarını geliştirmeleri, daha etkin ve kaliteli hizmet sunmalarına ilişkin bahse konu teşvik edici ve kolaylaştırıcı düzenleme ve faaliyetlerin yürütüldüğü,

2.1.2) Söz konusu EHABS üzerinden incelendiğinde ilgili adreste altyapı olmadığı ancak yakın bölgede

ilgili işletmeci Türk Telekomünikasyon A.Ş’ye ait haberleşme altyapısı bulunduğunu görüldüğü, bununla birlikte altyapı kullanımının müsaitlik durumlarının ilgili işletmeci tarafından değerlendirilesinin gerektiği,

2.1.3) Kurumları tarafından mobil elektronik haberleşme hizmeti sunmak üzere yetkilendirilen

işletmecilerin kapsama yükümlülüklerinin ilgili imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde her bir hizmete özel olarak düzenlendiği, işletmecilerin kapsama yükümlülükleri çerçevesinde mobil elektronik haberleşme hizmeti sunduğu,

2.1.4) İşletmecilerin, imtiyaz sözleşmeleri ve yetki belgeleri çerçevesinde; halihazırda 2N hizmetleri için

nüfusu 10.000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil edilerek Türkiye nüfusunun en az %90’ını, 3 N hizmetleri için nüfusun 1000 ve üzeri yerleşim yerleri dahil olmak üzere tüm il ve ilçe sınırları içinde kalan nüfusu, 4,5 N hizmeti için Türkiye nüfusunun en a %95 ini ve tüm il ve ilçelerin her birinde nüfusun en az %90’ını kapsamakla yükümlü olduğu,

2.1.5) Sakarya ili ilçesine bağlı nüfusu olan Mahallesine ilişkin işletmecilerin

Kurumlarına ilettiği mobil kapsama bilgisine göre; TT Mobil İletişim Hizmetleri (2N, 3N ve 4,5N) Turkcell

İletişim Hizmetleri AŞ (2N, 3N ve 4,5N) ve Vodafone Telekomünikasyon AŞ (2N, 3N ve 4,5N) ile kapsamış olduğunun görüldüğü

2.1.6) 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunun kapsam başlıklı 5’nci maddesinde internet hizmetinin

(teknoloji tarafsız olarak) tanımlandığı amaç başlıklı 1’inci maddesinde ise işletmecilerin ticari bulunmadığı yerleşim yerlerinde evrensel hizmetin sağlanabileceğinin belirtildiği,

2.1.7) Bu çerçevede başvuranın talepte bulunduğu adreste başvurucunun ifadelerine göre ticari olarak

bulunduğu, dolayısıyla başvuranın adresinde sabit internet altyapısı ve mobil internet altyapısının işletmeciler tarafından ticari olarak hizmet sunulduğu anlaşıldığından başvuranın talebinin 5369 sayılı

Kanun kapsamında değerlendirilmeyeceği, 2.1.8. Mezkur adreste evrensel hizmet kapsamında hizmet verilip verilmediği bilgisine ilişkin olarak ülkemizde sunulan evrensel hizmet projelerinin önceden belirlenmiş köy, mezra yerleşim yerlerine mobil internet altyapısı kurulup işletilmesine ilişkin olduğu, bu kapsamda Kurumlarına devredilmeden önce sunulan evrensel hizmet projelerine https://hgm.uab.gov.tr/projelerimiz adresinden erişilebilmekte olduğu, 2.1.9. Bununla birlikte daha önce kurulumu tamamlanan Kısım-1, Kısım-2 projelerine ilaveten

Kurumlarınca Kısım-3 projesi oluşturulduğu ve yaklaşık 1000 adet köy yerleşim yerine daha mobil teknolojiyle sunulan internet hizmeti verilebilmesi için baz istasyonları kurulmasına başlandığını, Sakarya ili Geyve ilçesine ait Belpınar ve Taşoluk köylerine mobil teknolojiyle hizmet veren evrensel hizmet baz istasyonu bulunmakla birlikte başvuranın adresinin mobil imtiyaz/sayısı sınırlandırılmış yetki belgesi yükümlülükleri kapsamında işletmecinin ticari olarak mobil hizmet sunması zorunlu olan bir bölge

olduğundan evrensel hizmet kapsamında hizmet veren işletmeci bulunmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine

başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği

Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,

3.1) “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “Devletin temel amaç ve görevleri,

Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.”

3.2) “Piyasaların denetimi ve dış ticaretin düzenlenmesi” başlıklı 167’nci maddesinde; “Devlet, para,

kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.”

4) 14.06.2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”

başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmelik’in “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,

6) 05.11.2008 tarihli ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun “İlkeler” başlıklı 4’üncü

maddesinin birinci fıkrasında; “Her türlü elektronik haberleşme cihaz, sistem ve şebekelerinin kurulması ve işletilmesine müsaade edilmesi, gerekli frekans, numara, uydu pozisyonu ve benzeri kaynak tahsislerinin yapılması ile bunların düzenlenmesi Devletin yetki ve sorumluluğu altındadır. İlgili merciler tarafından elektronik haberleşme hizmetinin sunulmasında ve bu hususta yapılacak düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler

göz önüne alınır:

b) Tüketici hak ve menfaatlerinin gözetilmesi.”

6.1) “Kurumun görev ve yetkileri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumun görev ve

yetkileri şunlardır:

c) Abone, kullanıcı, tüketici ve son kullanıcıların hakları ile kişisel bilgilerin işlenmesi ve gizliliğinin korunmasına ilişkin gerekli düzenlemeleri ve denetlemeleri yapmak.”

/

7) 16.06.2005 tarihli ve 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunun “Amaç” başlıklı 1’nci maddesinde; “Bu

Kanunun amacı; kamu hizmeti niteliğini haiz, ancak işletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ve elektronik haberleşme sektörü ile bu Kanun kapsamında belirlenen diğer alanlarda evrensel hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”

7.1) “Tanımlar” başlıklı 2’nci maddesinde; “Bu Kanunda geçen;

Evrensel hizmet: Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetleri,… ifade eder.”

7.2) “İlkeler” başlıklı 3’ncü maddesinde; “Evrensel hizmetin sağlanmasında ve bu hususta yapılacak

düzenlemelerde aşağıdaki ilkeler göz önüne alınır:

a) Evrensel hizmetten, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin yararlanır.

b) Evrensel hizmet, fert başına gayrisafi yurt içi hasıla tutarı da göz önünde bulundurularak karşılanabilir ve makul fiyat seviyesinde sunulur.

c) Düşük gelirliler, engelliler ve sosyal desteğe ihtiyacı olan grupların da evrensel hizmetten yararlanabilmesi için uygun fiyatlandırma ve teknoloji seçeneklerinin uygulanabilmesine yönelik tedbirler alınır.

d) Evrensel hizmet, önceden belirlenmiş hizmet kalitesi standartlarında sunulur.

e) Evrensel hizmetin sunulmasında ve ulaşılmasında devamlılık esastır.”

7.3) “Evrensel hizmetin kapsamı” başlıklı 5’nci maddesinde; “Evrensel hizmet;

a) Sabit telefon hizmetlerini, b) Ankesörlü telefon hizmetlerini, c) Basılı veya elektronik ortamda sunulacak telefon rehber hizmetlerini, d) Acil yardım çağrıları hizmetlerini, e) internet hizmetlerini, f) Ulaşımı deniz yoluyla sağlanabilen yerleşim alanlarına yolcu taşıma hizmetlerini, g) Deniz haberleşmesi ve seyir güvenliği haberleşme hizmetlerini, kapsar.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

/

IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamında

yapılan değerlendirme neticesinde, mobil genişbant imkanlarından yararlanılabildiği anlaşılmasına rağmen şikayete konu alandaki olan elektronik haberleşme altyapısının (sabit genişbant dahil) çağın gereklerine uygun bir şekilde yüksek kalitede sağlanması amacıyla başvuranın taleplerinin çözümüne yönelik planlama çalışmalarına/sürecine ilişkin gerekli işlemlerin yapılarak ilave tedbirlerin alınması yönünde hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, “Sakarya İli İlçesi

Mahallesi Sokak No: D: adresine internet altyapısının sağlanmasını talep etmektedir.

10) Anayasa’nın 167’nci maddesinde “Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı

ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.” hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda günlük yaşamımızda büyük önem taşıyan, hızlı teknolojik gelişmelerin ve değişimlerin yaşandığı haberleşme sektörü gibi alanlarda finansal ve toplumsal koşulların da etkisiyle belirli sınırlar içinde bir takım düzenleme ve denetim faaliyetlerinin de yapılması ihtiyacı gündeme gelmiştir. Bu bağlamda, telekomünikasyon sektörünü düzenleme ve denetleme fonksiyonunun bağımsız bir idari otorite tarafından yürütülmesi amacıyla kurulan Telekomünikasyon

Kurumu 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ile yeni bir düzenlemeye tabi olmuş ve adı Bilgi

Teknolojileri ve İletişim Kurumu olarak değiştirilmiştir. (https://www.btk.gov.tr/kurulus) Bir diğer ifadeyle telekomünikasyon sektöründe bir takım hizmetlerin özel işletmeciler tarafından yerine getirilmesi devletin kontrol ve denetim konusundaki sorumluklarını ortadan kaldırmamış olup Devletin Anayasada belirlenen görevlerini yerine getirmek üzere kurulan BTK tarafından mevzuat kapsamında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin tespiti yapılarak yükümlülüklerin ihlali halinde gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi öngörülmüştür.

11) İletişim ve haberleşme sektörü günümüzde, ekonomik ve sosyal gelişmenin temel altyapısını oluşturan

önemli bir sektör haline geldiğinden bilgi ve iletişim teknolojileri ile hizmetlerine erişim, elektrik ve su gibi temel ihtiyaçlar arasına girmiştir. Bu doğrultuda, internet erişiminin sunulması, elde edilen sosyal ve ekonomik faydaları açısından bir zorunluluk haline gelmiştir. Ancak internete erişimin günümüzde zorunlu bir ihtiyaç olduğu düşünülmekle birlikte internet altyapısının sağlanamadığı yerlerin de bulunduğu görülmektedir. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 2023/17586 başvuru numaralı Tavsiye Kararı, 19.02.2024)

12) Nitekim incelmeye konu somut uyuşmazlıkta da; Mahallesi Sokak No: D:

/Sakarya adresine internet altyapısının sağlanması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

13) İlgili idarece ise özetle; 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunun kapsam başlıklı 5’nci maddesinde

internet hizmetinin (teknoloji tarafsız olarak) tanımlandığı amaç başlıklı 1’inci maddesinde ise

/

işletmecilerin ticari bulunmadığı yerleşim yerlerinde evrensel hizmetin sağlanabileceğinin belirtildiği, bu çerçevede başvuranın talepte bulunduğu adreste başvurucunun ifadelerine göre ticari olarak bulunduğu, dolayısıyla başvuranın adresinde sabit internet altyapısı ve mobil internet altyapısının işletmeciler tarafından ticari olarak hizmet sunulduğu anlaşıldığından başvuranın talebinin 5369 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmeyeceği açıklamalarına yer verilmiştir.

14) İnternet kullanımına yönelik yapılan incelemede Dünya’da internet kullanımının her geçen gün arttığı

ve internet kullanan insanların sayısı internet kullanmayanların sayısını geçtiği anlaşılmaktadır.

Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) verilerine göre de 2023 yılında yaklaşık 5,4 milyar insanın yani dünya nüfusunun yüzde 67’sinin internet kullandığı değerlendirmekte olup bu oranın 2018 yılından bu yana %45’lik bir artışı yansıttığı görülmektedir. (https://www.itu.int/en/ITUD/Statistics/Pages/stat/default.aspx) Ülkemizde ise 2008 yılında 6 milyon civarında olan genişbant internet abonesi, 2023 yılı dördüncü çeyreği itibarıyla 93,3 milyona ulaşmış olup 3G ve 4.5G hizmetiyle birlikte mobil bilgisayardan ve cepten internet hizmeti alan mobil genişbant abone sayısı ise 73.715.377 olmuştur.( https://www.btk.gov.tr/uploads/pages/pazar-verileri/2023-4-kurum-disi-7nisan-rev.pdf)

15) İnternet kullanıcı talebindeki/sayısındaki artışın yanı sıra özellikle iletişim teknolojileri alanında

meydana gelen hızlı değişimler ve iletişim sektörlerindeki bir takım hizmetlerin “özel işletmeciler” tarafından yerine getirilmesi ile birlikte anayasada ifadesini bulan “sosyal devlet” ilkesi gereğince, söz konusu alanda bazı düzenlemeler yapılma gereksinimi oluşmuş ve “evrensel hizmet” konusu gündeme gelmiştir. Nitekim Evrensel Hizmet Kanunun gerekçesinde de Türk Telekom’un tekel hakkının ortadan kalkması, Türk Telekom ile aynı türden hizmetleri sunmak için başka işletmeciler de yetkilendirilmesi ve

Türk Telekom’un özelleştirilmesinin önündeki engellerin de mevzuat değişikliğine müsteniden kaldırılması ile birlikte, evrensel hizmet yükümlülüğü konusunda kapsamlı bir düzenlemeye gerek görüldüğü belirtilmiştir.

16) “Evrensel hizmet” kavramı Evrensel Hizmet Kanunun 2’nci maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti

sınırları içinde coğrafi konumlarından bağımsız olarak herkes tarafından erişilebilir, önceden belirlenmiş kalitede ve herkesin karşılayabileceği makul bir bedel karşılığında asgari standartlarda sunulacak olan, internet erişimi de dahil elektronik haberleşme hizmetleri ile bu Kanun kapsamında belirlenecek olan diğer hizmetler olarak tanımlanmıştır.

17) Kanunun “Evrensel hizmetin kapsamı” başlıklı 5’nci maddesinin gerekçesinde de; kamu hizmeti

niteliği taşıyan ve tüm tüketicilerin yararlanması esasına göre, sabit telefon hizmetleri, ankesörlü telefon hizmetleri, acil yardım çağrıları, internet hizmetlerinin evrensel hizmet kapsamında bulunduğu ancak, elektronik haberleşme hizmetlerinin zaman içerisinde gelişip çeşitlenmesi ve yeni nesil hizmetlerin de ortaya çıkması nedeniyle, sosyal, kültürel, ekonomik ve teknolojik şartlar da gözetilerek, Kurumun ve işletmecilerin de görüşleri alınmak suretiyle en fazla üç yılda bir maddede sayılan hizmetlerde değişiklik yapılabileceği gibi başka hizmetlerin de evrensel hizmet olarak belirlenebileceği ifade edilmiştir.

18) Kurumumuzca verilen kararlarda da evrensel hizmet kapsamında yer alan; sabit telefon hizmetleri,

internet hizmetleri gibi kanunda yer alan bir takım hizmetlerin coğrafi bölge veya ekonomik koşullar gerekçe gösterilmeksizin istisnasız herkese makul bir bedelle asgari hizmet standartlarında sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Diğer bir ifadeyle söz konusu hizmetlerden ülke sınırları içerisinde yaşayan herkesin

/

herhangi bir ayırım (coğrafi bölge/maliyet) gözetilmeksizin yararlanması için gerekli çalışmaların yapılmasının önemli olduğu vurgulanmıştır. (Kamu Denetçiliği Kurumu, 2020/4547 başvuru numaralı

Tavsiye Kararı, 08.09.2020) Nitekim Evrensel Hizmet Kanunu’nun 3’üncü maddesinde de, evrensel hizmetin sağlanmasında göz önünde bulundurulacak ilkeler sayılmış olup söz konusu ilkelerden birini de

“Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkes, bölge ve yaşadığı yer ayırımı gözetilmeksizin yararlanır” ifadesi oluşturmaktadır. Bu bağlamda kırsal kesim ve hizmet maliyetinin yüksek olduğu bölgelerde yaşayanlar da dâhil olmak üzere evrensel hizmet kapsamındaki hizmetlerin tüm tüketiciler için ulaşılabilirliğini artırmak gerektiği değerlendirilmektedir.

19) Ancak bazı ikamet edilen yörelerdeki başvuranların internet ve sabit telefon gibi bir takım hizmetlere

yönelik taleplerine işletmeciler tarafından; talebin çok sınırlı olduğu ve altyapı kurulum maliyetinin çok yüksek olduğu yerleşim yerlerine ülke kaynaklarının israf edilmesine sebebiyet verilebileceği, Avrupa

Komisyonu Evrensel Hizmet Direktifinde yer alan “sektör yüklenicilerine dengesiz bir yük oluşturulmaması için hizmet sunumunda belli bir teknoloji zorunluluğunun dayatılmaması” hükmü de gerekçe gösterilerek nihai amacın tüketicilerin iletişiminin sağlanması olduğundan mobil kapsama altında olan yerleşim yerlerinde olduğu gibi hizmet türünün ya da hangi işletmeci eliyle veya hangi teknoloji ile götürülmekte olduğunun önem arz etmediği değerlendirmesi yapılabilmektedir.

20) Anayasa’nın 5’inci maddesinde, “Kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin

temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak” devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmıştır. İşletmeciler tarafından karşılanmasında mali güçlük bulunan evrensel hizmetin sağlanması, yürütülmesi ilişkin usul ve esasların belirlendiği Kanunun 1’nci maddesinin gerekçesinde de; kamu hizmetlerinden herkesin yararlanma hakkı olduğu ve vatandaşların bu haktan ekonomik ve mali gerekçeler nedeniyle mahrum bırakılmaması gerektiği belirtilerek işletmecilerin bu gerekçelerle yatırım yapmaktan kaçındıkları coğrafi alanlara da hizmetlerin götürülmesinin ve kaynaklarının oluşturulması Devletin görevleri arasında olduğu ifade edilmiştir.

21) Nitekim 5369 sayılı Evrensel Hizmet Kanunu’nun 6’ncı maddesi ile işletmecilerin ekonomik olmadığı

gerekçesiyle hizmet sunmadıkları bölgelerde, evrensel hizmet sağlama yükümlülüğü olan işletmecilerin katlanmak zorunda oldukları mali külfetin paylaştırılması sonucu ortaya çıkacak hizmetin net maliyetinin karşılanmasını teminen, toplanması öngörülen katkı payları belirlenmiştir. Buna göre, yetkilendirme ücretlerinden, net satış gelirlerinden, sektörde verilen idari para cezalarından ve düzenleyici kurumun bütçesinden belli yüzdeler ayrılarak bütçeye “Evrensel Hizmet Gelirleri” adı altında gelir kaydedilmektedir.

Dolayısıyla internet/sabit telefon talebinin az ve bu alanda yapılan yatırımların geri dönüşünün mümkün olmadığı belirtilerek işletmecilerin ekonomik olmadığı gerekçesiyle hizmet sunmadıkları coğrafyalarda bahsedilen taleplerin evrensel hizmet fonundan karşılanmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı değerlendirilmektedir.

22) Bu noktada evrensel hizmet ile tüketicilerin büyük bölümüne, piyasa şartlarında ticari olarak

sunulabilen kamu hizmetlerinin, ticari olarak sunulamadığı bölgeler ve tüketici gruplarında da varlığının garanti altına alınması; böylece tüm vatandaşların siyasi otoriteler tarafından kabul görmüş hizmetlere, belirlenen asgari kalitede ve karşılanabilir fiyatlarla ulaşmalarının sağlanması çerçevesinde evrensel hizmetlerin sunumunun esasen bir sosyal politika aracı olduğu ve tüm sosyal politikalar gibi temel amacı

toplumun refah düzeyinin artırılmasını güvence altına aldığını söylemek mümkündür. (Işıl IRMAK, “Evrensel Hizmet; Türkiye Posta Sektöründe Evrensel Hizmet Regülasyonu İçin Öneriler, DPT. 2008, s.615.) Diğer bir ifadeyle bireyin gündelik yaşamı için vazgeçilmez hizmetlerin en azından asgari düzeyde sunumunda evrensel hizmet ne kadar gelişirse sosyal devletinde o kadar gelişeceği şüphe götürmez bir gerçekliktir. (Michael SACHS, Grundgesetz Kommentar, München 2009.s.8’den aktaran Bülent KENT, “Telekomünikasyon Sektöründe Evrensel Hizmet Kavramı”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi

C. XVI, Y. 2012, Sa. 2, s.183.)

23) Bu çerçevede başvuranın ikamet ettiği adresin bulunduğu alanda sabit internet erişim hizmetinden

yararlanamadığı gibi ekonomik ve mali gerekçelerle bir kısım vatandaşın kamu hizmeti niteliğindeki elektronik haberleşme hizmetlerinden mahrum bırakılmamasına yönelik olarak; söz konusu nedenlerle yatırım yapılmasından imtina edilen yerlere de ilgili hizmetlerin götürülmesinin sağlanması ve bahse konu sorunların tekrar yaşanmaması adına ilgili kurumlar arasında işbirliği yapılarak gerekli önlemlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir. Ancak söz konusu hususların evrensel hizmet alanında faaliyet gösteren işletmeciler üzerinde ağır bir yük oluşturmaması ile ekonomik ve coğrafi açıdan dezavantajlı kesimlere evrensel hizmetlerin gecikmeden sağlanarak toplumun her kesimine eşit bir şekilde hizmetlerin götürülmesi arasında denge sağlanması gerektiği de tabiidir.

24) Sonuç olarak başvuranın iddiaları, idarenin konuyla ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümlerinin

incelenmesi ve Kurumumuzca yapılan tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ikamet ettiği ilgili sokaktaki bazı binalarda internet hizmetinin sağlandığını iddia eden başvuran açısından evrensel hizmetten

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşayan herkesin, bölge ve yaşadığı yer ayrımı gözetilmeksizin yararlanacağı hükmünün mevzuatta emredici nitelikte olduğundan ve işletmeci tarafından söz konusu adres için internet hizmetinin ne zaman sağlanacağı yönünde belirli bir süreç öngörülmediğinden gerekli işlemlerin tesis ettirilmesi hususunda öneri ve uyarılarda bulunulması gerektiği tespit edilmiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

25) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme’ ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

26) 6328 sayılı Kanunun 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idarelere tebliğ

tarihinden itibaren 30 gün içinde idareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE, /

Mobil genişbant imkanlarından yararlanılabildiği anlaşılmasına rağmen şikayete konu alandaki olan elektronik haberleşme altyapısının (sabit genişbant dahil) çağın gereklerine uygun bir şekilde yüksek kalitede sağlanması amacıyla başvuranın taleplerinin çözümüne yönelik planlama çalışmalarına/sürecine ilişkin gerekli işlemlerin yapılarak ilave tedbirlerin alınması yönünde BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE

İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Ayrıca kararın bilgi edinilmesi amacıyla ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞINA tebliğine,

6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu

Başkanlığı tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi