onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan mahkûmiyetine ilişkin kararı bozmuştur. Sanığın, kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğu kabul edilmesine rağmen, suç tarihindeki yasal düzenlemelerin değişiklikleri göz önünde bulundurularak, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Özellikle, 6455, 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile yapılan değişikliklerin sanık lehine hükümler içerdiği ve etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği belirtilmiştir.

Bozma gerekçesinde, sanığın eyleminin hangi yasal düzenlemelere tabi olduğunun belirlenmesi ve bu düzenlemelerin somut olaya uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilmesine ilişkin kararın da hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri için gerekli incelemelerin yapılması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

7. Ceza Dairesi         2021/8225 E.  ,  2024/10772 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2013/332 E., 2015/493 K.(Başkale 2. Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet ,kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. GEREKÇE
    Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; jandarma görevlilerinin Van-Başkale karayolu üzeri yapılan uygulamada, sanığın sevk ve idaresindeki …. plakalı araçta, Başkale Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/415 D.İş. sayılı kararına istinaden yapılan aramada aracın taban ve ön bölümünde yer alan gizli bölmede toplam 2980 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

    Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18.maddesi gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu kabul ettiği anlaşılmıştır.

    Malen sorumlu beyanında,…. plakalı aracın kendisine ait olduğunu, sanık …’ın kardeşi olduğunu ve aracının şöfürlüğünü yaptığını, ancak kaçakçılık yaptığını bilmediğini beyan etmiştir.

    Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    Ancak;
    1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu,

    10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

    Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.

    2.TCK’nun 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adli para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması,

    3.Gümrük İdaresi vekilinin davaya katılma yönünde sözlü yada yazılı bir talepte bulunduğuna ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı halde, adı geçen kurum lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

    II. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın ve suçtan zarar gören kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.