onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay, sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre zamanaşımının dikkate alınması gerektiğine hükmetmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre, sanığın mahkûmiyetine neden olan eylem için öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi, 11.01.2013 tarihli mahkûmiyet kararından 05.04.2022 tarihine kadar geçmiş olduğundan, davanın düşmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Mahkeme, yargılamaya devam ederek sanığın beraatine karar vermiş olsa da, bu durumun isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteği kabul edilerek, hükmün bozulmasına ve sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Bu karar, zamanaşımı süresinin dikkate alınmasının önemini vurgulamaktadır.

7. Ceza Dairesi         2024/7464 E.  ,  2025/926 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/997 E., 2022/562 K.
    SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
    Düzenlenmesine Dair Kanun’a, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele
    Kanunu’na ve 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na
    muhalefet
    HÜKÜMLER : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan
    mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi,
    5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan
    beraat
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme
    EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

    I. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na (5809 sayılı Kanun) Muhalefet Suçundan Verilen Beraat Hükmünü Temyizi Yönünden;
    Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1.maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı

    cihetle, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun ( 1412 sayılı Kanun ) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

    II. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Mahkûmiyet Hükmünü Temyizi Yönünden
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan Tarım ve Orman Bakanlığının ele geçen sigaralar yönünden temyize hakkı bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu gözetilerek sınırlı inceleme yapılmıştır.

    Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 11.01.2013 tarihli mahkûmiyet kararından sanık hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 05.04.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, katılan kurum vekilinin temyiz isteğinin ise münhasıran vekâlet ücretine yönelik olduğu gözetilerek sınırlı inceleme yapılması karşısında, mahkûmiyet hükmü yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği gözetilerek yapılan incelemede;

    Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

    Açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin paragrafında yer alan ” Gümrük Müdürlüğünün” ibaresinden sonra gelmek üzere “Katılan Tarım ve Orman Bakanlığının” ibaresinin eklenmesi yine aynı fıkrada “katılan kuruma” ifadesinin “katılan kurumlara ayrı ayrı” olarak değiştirilmesi, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    III. Şikâyetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Vekilinin 5809 sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmünü Temyizi Yönünden
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün ; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun suçtan zarar görme olasılığına göre 5809 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan beraat hükmünü, temyize hakkı bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    Sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1. fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67/4. fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamına göre 5237 sayılı Kanun’un 67/2. fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 11.01.2013 tarihli mahkûmiyet kararından sanık hakkında temyiz incelemesine konu hükmün kurulduğu 05.04.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş gözetilerek davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla sanığın beraatine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.

    Açıklanan nedenlerle, şikâyetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Ek Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.