|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sanıkların 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan beraat etmesine ilişkin bir durumu ele almaktadır. Mahkeme, sanıkların suç tarihinin 1998-2002 yılları arasında gerçekleştiğini belirleyen bilirkişi raporuna dayanarak, sanıkların taşınmaz üzerinde herhangi bir izinsiz müdahale gerçekleştirdiğine dair yeterli delil bulunmadığına hükmetmiştir. Bu bağlamda, sanıkların beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, yargılamanın mevcut deliller ışığında, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine sanıkların lehine beraat kararı verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu durum, hukukun temel ilkelerinden biri olan “suçluluğun ispatı” ilkesine uygun bir yaklaşım sergilemektedir. Dolayısıyla, sanıkların beraat kararının onanması, hukuki süreçteki adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. |
12. Ceza Dairesi 2023/6850 E. , 2024/3030 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/256 – 2015/590
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, düşme
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili ve suçtan zarar gören vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, suça konu yerin 1. derece doğal ve 2. derece arkeolojik sit alanında kalması nedeniyle suçtan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan suçtan zarar gören Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ve zamanaşımı nedeniyle düşme görüşlü ek Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … ve Turizm Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,
Katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğun ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında 1. derece doğal ve 2. derece arkeolojik sit alanında kalan taşınmazda izinsiz inşai ve fiziki müdahaleler gerçekleştirmek suretiyle kapalı ve ilave alanlar oluşturduklarından bahisle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan dava açıldığı, sanık …’ın savunmasında taşınmazı 2007 yılında satın aldığını ve mevcut hali ile kullandığını, taşınmazda hiçbir değişiklik yapmadığını, 2012 yılında diğer sanık …’e sattığını beyan ettiği, sanık …’in de savunmasında, taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazda hiçbir değişiklik yapmadığını ifade ettiği, mahkemece icra edilen keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, yapım teknikleri, ahşap malzeme üzerindeki korozyonlar, kiremit örtüsündeki aşınmalar dikkate alındığında suça konu imalatların 1998-2002 yılları arasında yapılmış olabileceklerinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece, “bilirkişi raporunun sanık savunmalarını doğruladığı, taşınmazın sıralı malikleri olan sanıklar döneminde taşınmaz üzerinde mimari projesine aykırı olarak bir müdahale yapıldığına dair delil olmadığı” şeklindeki gerekçe ile beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunda, suça konu imalatların 1998-2002 yıllarında yapılmış olduklarının belirtilmesi karşısında, suç tarihinin “1998-2002 yılları” olarak kabulünde zorunluluk bulunmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.09.2023 tarihli, 2023/7 Esas, 2023/481 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği değerlendirildiğinde, sanıkların beraatlerine dair hüküm tesis edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı nedeniyle düşme görüşlü ek tebliğnamaye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, ek Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.06.2024 tarihinde karar verildi.