onecikan-yargitay

ÖZET: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, sanıkların savunma haklarının kısıtlandığına ve delil eksikliklerine dikkat çekmiştir. Sanıkların avukatının istifası sonrası, mahkeme tarafından yeni bir avukat atanması talebinin dikkate alınmaması, yargılamanın devam etmesine neden olmuş ve bu durum, sanıkların savunma haklarını ihlal etmiştir. Ayrıca, sanıkların akaryakıtın menşei ile ilgili sunduğu teslim fişinin doğruluğunun araştırılmaması, eksik incelemeye yol açmıştır.

Hukuki değerlendirmede, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun Ek 5. maddesine ve 5271 sayılı Kanun’un 232. maddesine aykırı hareket edildiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, sanıklar hakkında verilen hükümlerin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Yargıtay, sanıkların temyiz taleplerini kabul ederek, hükümlerin bozulmasına karar vermiştir. Bu karar, adil yargılama ilkesinin ihlal edilmemesi adına önemli bir içtihat oluşturmuştur.

7. Ceza Dairesi         2022/1144 E.  ,  2024/7470 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : 2020/352 E., 2021/90 K.
    SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
    HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının iadesi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

    Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

    I. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Sanık …’ın temyiz isteği, kararın hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

    2.Sanık …’in temyiz isteği, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

    II. GEREKÇE
    Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, gelen ihbar üzerine kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, sanayi sitesinde yapılan kontrollerde, ihbara konu … plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı … plakalı dorsenin suç tarihinde saat 18.05 sıralarında “Mengüç Petrol Ürünleri” isimli iş yerine ait kapıdan giriş yaptığı ve giriş yaptıktan sonra tanker aracın sağ kısmında bulunan

    boşaltım vanası ile iş yeri içerisinde bulunan sac tank arasına hortum bağlanarak iş yerinde bulunan sac depoya aktarım yapıldığının görüldüğü, boşaltımı yapılan tanker aracın yanına gidilerek aracın şoförü olan sanık … ve iş yeri çalışanı olan sanık …’a ürünün ne olduğunun sorulduğu, tanker şoförü sanık …’un ürün teslim fişi ibraz ettiği, başkaca fatura ve belge ibraz edemediği, ürün teslim fişi kontrol edildiğinde ürün adı kısmında Jet A-1, kg kısmında ise 27436 kg ibarelerinin yazılı olduğunun görüldüğü, ibraz edilen belgede yazan adres ile olaya konu adresin örtüşmediği, yine ibraz edilen belgede yazan Jet A-1 yakıtının uçak yakıtı olarak kullanılmak üzere havalimanlarında bulunması, olaya konu adreste bulunmaması gerektiği belirlenerek Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen arama emrine istinaden toplam 27436 kg kaçak akaryakıta elkonulduğu anlaşılmıştır.

    Dosya kapsamında bulunan TÜBİTAK-MAM raporunda, alınan numunenin jet yakıtı sınır değerlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.

    Sanıklar hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

    Sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.

    Sanık … hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gereken İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/655 Esas sayılı dosyasında zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşıldığından, Tebliğname’de sanık … hakkında kurulan hükme yönelik incelemenin yapıldığı (2) numaralı fıkrada belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır.

    Ancak;
    1.Sanık … müdafiinin karardan önce 10.02.2021 tarihinde vekillikten istifa ettiği ve sanığın Mahkemede 11.02.2021 tarihli karar celsesinde alınan savunması sırasında Mahkemece başka bir avukat atanmasını talep ettiği halde, bu yönde herhangi bir karar alınmaksızın yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

    2.Suça konu JET A-1 yakıtı olduğu belirlenen akaryakıtın sanıklar tarafından soruşturma aşamasında TÜPRAŞ rafinerisinden teslim alındığına dair teslim fişinin sunulduğu anlaşılmakla, öncelikle gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması açısından söz konusu teslim fişinin TÜPRAŞ tarafından düzenlenip düzenlenmediğinin araştırılması, düzenlenmiş ise aslı ya da onaylı suretinin celbi, dava konusu ürünün TÜPRAŞ’tan alındığının bildirilmesi halinde ise eşyanın yeniden analizinin yaptırılarak suça konu JET A-1 yakıtının menşei tespit edilmek suretiyle 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında kalıp kalmadığının karar yerinde tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

    Kabule göre de;
    1.Sanıklar hakkında hüküm kurulurken 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının, fıkra belirtilmeden yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

    2.Suça konu kaçak akaryakıtın 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.