|
ÖZET: Bu karar, başvuranın Sarıyer Belediyesi’nde maruz kaldığı mobbing iddiaları ve fazla mesai ücreti talepleri üzerine yapılmıştır. Başvuran, 52 saat mesai yaptığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talep etmiş ve amirinin kendisi hakkında gerçeği yansıtmayan iddialarla soruşturma açtırdığını belirterek, amiri hakkında soruşturma açılmasını istemiştir. İdare, başvuranın talebi üzerine görev yerinin değiştirildiğini ve fazla mesaiye ilişkin 224 saatlik ücretin ödenmesi gerektiğini tespit etmiştir.
Mobbing, işyerlerinde sistematik olarak yapılan, kişilik değerlerine zarar veren ve yıldırma amacı güden davranışlar olarak tanımlanmıştır. Başvuranın iddiaları incelendiğinde, mobbing unsurlarının varlığına dair yeterli delil bulunamamıştır. İdare, başvuranın savunmalarını dikkate alarak, amirinin davranışlarının mobbing olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir. Sonuç olarak, başvurunun reddine karar verilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/15433-S.21.24697
BAŞVURU NO : 2021/8998
KARAR TARİHİ : 26/10/2021
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : SARIYER BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Mobbing iddialarının incelenmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 01/05/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran ( Sarıyer Belediyesinde olarak görev yapmakta olduğunu, Müdürlüğe 25.02.2021 tarihinde vermiş olduğu dilekçesinde mesaisinin düzenlenmesine ilişkin talepte bulunduğunu ancak cevap alamadığını,
1.1. “Kendisi hakkında tanzim edilen disiplin raporunun suç teşkil ettiğini düşündüğü için” Teftiş Kurulu
Müdürlüğüne dilekçe gönderdiği, dilekçesi ile ilgili olarak isminin olarak öğrendiği Müfettişin kendisini çağırarak “dilekçesinin Başkan onaylı gelmesini” söyleyerek işlem yapamayacağını belirttiğini akabinde İnsan Kaynakları Müdürlüğü’ne 30.03.2021 tarihinde “teftiş için onay alınarak Teftiş Kuruluna gönderilmesi” talepli dilekçe verdiği, dilekçelerine yasal süresi içerisinde herhangi bir işlem yapılmadığı,
1.2. İdare ve Müdürü tarafından kendisine mobbing uygulandığı, Müdürünün sorunlarla ilgili görüşmede “Görev yaptığı Müdürlüğü değiştirmeye yardımcı olacağını, hiçbir personelden vazgeçmeyeceğini ama kendisinden vazgeçebileceğini” ifade ettiğini, İnsan Kaynakları Müdürü ’de üstü örtülü olarak “sorun yaşıyorsan Müdürlüğünü değiştir” şeklinde ifadede bulunduğu, ayrıca hakkında rapor tanzim eden amiri . . ’nin de müdürünün yönlendirmesi ile gerçeği yansıtmayan rapor tanzim ettiğini ifade ederek, “dilekçeleri ve dilekçelerinde bahsetmiş olduğu hususlarla ilgili teftiş yapılmasını” ve konunun Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından yerinde teftişinin uygun görülmesini, teftiş sonucu çözüme kavuşturulmasını talep etmektedir.
1.3. Başvuru ekinde yer alan belgelerde;
1.3.1. Başvuranın 25.02.2021 tarihli dilekçesinde: “48 saat olarak belirlenen haftalık çalışma saatinin kendisi için 52 saat olarak uygulanması”na binaen “ek mesai ücreti ve mesai saatlerinin esnek çalışma kapsamında düzenlenmesini” talep ettiği, Başvuran diğer bir dilekçesinde “Kendisi hakkında düzenlenen
disiplin soruşturmasının gerçeği yansıtmadığı, bu nedenle raporu tanzim eden . hakkında inceleme yapılmasını” talep ettiği,
1.3.2. Sarıyer Belediye Başkanlığı’nın 02.07.2020 tarihli yazısı ile başvurana “verilen emirlere itiraz etmek” fiiline binaen Kınama cezası ile tecziye edildiğini içeren yazı,
1.3.3. “Başvuranın 05.08.2020 tarihinde görev yerinde bulunmamasına binaen amiri . tarafından tanzim edilen rapor neticesinde disiplin soruşturması açıldığı, savunması yeterli görülüp herhangi bir ceza verilmediği, bu nedenle başvuranın “amirinin kendi hakkında gerçeği yansıtmayan iddialarla soruşturma açtırdığı” gerekçesiyle amiri hakkında soruşturma açılmasını talep ettiği” yazı,
1.3.4. Başvuran’ın adına “Başvurana Kınama cezası verilmesini ihtiva eden 02.07.2020 tarih ve sayılı işleminin iptali” istemiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nde açılan sayılı davada ilgili işlemin iptaline hükmedildiği,
Görülmüştür.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi-belge isteme yazısına istinaden Sarıyer Belediye Başkanlığı’nın 19.08.2021 tarih ve sayılı yazısında: “Başvuranın halen Sarıyer Kaymakamlığı bünyesinde bulunan Mobil Park ekibinde görev yaptığı, başvuranın 52 saat görev yapması iddiasına istinaden “İlçe Emniyet Müdürlüğü” ile yazışmalar yapıldığı, gelecek cevaba istinaden konunun değerlendirileceği,
2.1. “Başvuranın Müdürünün ‘Görev yaptığı Müdürlüğü değiştirmeye yardımcı olacağını, hiçbir personelden vazgeçmeyeceğini ama kendisinden vazgeçebileceğini’ ifade ettiği” iddiasının değerlendirilmesinde başvuranın 2018 – 2020 yılları arasında farklı konularda sunduğu dilekçe içeriklerinde birim değişikliği konusunda yazılı talepleri bulunduğu ancak Müdürlük tarafından başvuranın görev yerinin değiştirilmesi hususunda herhangi bir yazı gönderilmediği,
2.2. “Başvuranın görev yerinde olmaması – koronovirüs kapsamında semt pazarlarında alınması gereken tedbirleri aldırmaması” ile “başvuranın 3 kere mesaiye geç kalması / giriş kartını okutmaması nedeniyle tutuanak düzenlendiği / savunmasının alındığı, yapılan savunmanın yeterli görülmesi neticesinde disiplin cezası verilmesi yoluna gidilmediği,
2.3. Başvuranın İdare’ye çeşitli tarihlerde verdiği dilekçeleri incelendiğinde, aşağıdaki ifadelerin;
– “Sorumlu amirim . ’nın hakkaniyetli ve adil olarak davranmadığını düşünmem, tarafıma karşı olumsuz tavırlar içinde bulunması… nedenleri ile görev yerimin değiştirilmesini talep ediyorum…”
– “Zabıta amiri .’nin şahsıma karşı görevle ilgili olmayıp gerçek dışı disiplin soruşturması talebinde bulunduğundan emri altında çalışmak istemiyorum”, – “Zabıta Müdürlüğümüz evlilik akdimi göz önünde bulundurulmayarak yaptığı planlı izin, nöbet hizmetlerinde aile bütünlüğünü sarsacak uygulamalarda bulunması… daha da baltalayıcı bir planlanama yapılmasına göz yumamam….”
bulunduğu, ilgili ifadelerden anlaşılacağı üzere başvuranın sürekli olarak kendisine karşı sürekli olarak kasıtlı davranışlarda bulunduğunu düşündüğü ancak başvurana karşı her daim adil bir tutum sergilendiği,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. “18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında ; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 11.04.2007 tarih ve 26490 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Belediye Zabıta Yönetmeliği’nin
“Çalışma düzeni” başlıklı 9 uncu Maddesinde: (1) Belediye zabıta hizmetleri resmi tatil günleri de dâhil olmak üzere, günün 24 saati aksatılmadan sürdürülür. Zabıta personelinin çalışma süresi ve saatleri 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak şekilde aynı Kanunun 101 inci maddesi gereğince Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alındıktan sonra belediye zabıtasının en yüksek dereceli amirinin teklifi ve belediye başkanının onayı ile tespit olunur. Fazla çalışma ücretleri ile ilgili olarak 5393 sayılı Kanunda yer alan hükümler uygulanır.”(2) Zabıta personelinin çalışma saatleri vardiyalar halinde görevin gereğine göre 24 saat iş 48 saat istirahat veya 12 saat iş 24 saat istirahat şeklinde düzenlenebilir. Belediye zabıta memurlarının haftalık olağan çalışma saatleri 48 saati geçmeyecek şekilde düzenlenir. Ancak, personel sayısı az olan zabıtalarda 12 saat iş, 12 saat istirahat şeklinde düzenleme yapılabilir. Bu uygulamadan dolayı hizmetin sürekliliğini aksatmamak kaydıyla ve bir sıra dâhilinde personele 657 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi göz önünde bulundurularak ayrıca haftada bir gün ilave izin verilebilir.”,
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran; 52 saat mesai yapması nedeniyle fazla çalışma ücreti ödemesi yapılmasını” ve “amirinin kendi hakkında gerçeği yansıtmayan iddialarla soruşturma açtırdığ, gerekçesiyle amiri hakkında soruşturma açılmasını” talep etmektedir.
8. İdare’nin Kurumumuza gönderdiği elektronik postada; Başvuranın talebi üzerine görev yerinin değiştirildiği, yapılan yazışmalar neticesinde “Başvuranın yaptığı fazla mesaiye istinaden toplam 224 saat
(5.600 TL) mesai ücreti ödenmesi” gerektiğinin tespit edildiği ve ödeme yapılması hususunda ilgili belgelerin Mali İşler Müdürlüğü’ne gönderildiği, ifade edilmiş olup bu bağlamda bu husustaki başvuranın talebinin karşılandığı anlaşılmaktadır.
9. Mobbing “İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünü” olarak tanımlanmış, mobbingin unsurları olarak; işyerinde gerçekleşmesi, sistemli bir şekilde yapılması, süreklilik kazanmış bir sıklıkla tekrarlanması, kasıtlı yapılması, yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacında olması, mağdurun kişiliğinde, mesleki durumunda veya sağlığında zarar ortaya çıkması hususları sayılmıştır. [Bkz, İşyerlerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) Bilgilendirme Rehberi, Psikolojik Tacizle
Mücadele Kurulu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (Mayıs 2014)]
9.1. Yargıtay 9 uncu Hukuk Dairesinin 12/02/2013 tarihli ve E:2010/38293, K:2013/5360 sayılı kararında; “Hareketin mobbing sayılabilmesi için sistematik, sürekli ve kasıtlı olması gerekir. Ayrıca hareketin amacı da doğru tespit edilmelidir. Çünkü mobbingde amaç, iş ilişkisi içinde bulunduğu mağdurdan kurtulmak veya ona zarar vermek, onu yıldırmaktır. Kişiyi iş yaşamından dışlamak amacıyla kasıtlı olarak yapılır.
Örneğin, yöneticinin otoriter olması tek başına mobbing uygulandığı anlamına gelmez. Kişilik haklarının ihlal edilip edilmediğini ise her somut olayın özelliğine göre değerlendirmek gerekir. Ayrıca, bu şekilde davranışlara maruz kaldığını ispat yükü iddia edene düşer. Yani işçi mobbinge maruz kaldığını ispat etmelidir. İşçinin anlattığı mobbing teşkil eden olayların tutarlık teşkil etmesi, kuvvetli bir emarenin bulunması gerekmektedir. Kişilik hakları ve sağlığın ağır saldırıya uğraması mobbingin varlığının tartışmasız kabulünü doğurur.” denilmektedir.
10. Başvuranın “Amirinin kendi hakkında gerçeği yansıtmayan iddialarla soruşturma açtırdığı” gerekçesiyle amiri hakkında soruşturma açılması” talebinin değerlendirilmesinde;
10.1. “Başvuranın 05.08.2020 tarihinde saat 13.10’da görev yerinde olmadığı ve koronovirüs kapsamında alınması gereken tedbirleri almadığı, bu bağlamda savunmasını sunması gerektiğini” ihtiva eden yazı
06.08.2020 tarihinde başvurana gönderildiği, bu hususta tarafından tutanak tutulduğu, başvuranın
08.08.2020 tarihinde verdiği savunmasında “ Öğle arası olduğu için görev yerinde olmadığı, koronovirüs
konusunda vatandaşlara gerekli uyarıları yaptığını, aşırı bir kalabalık olmamasına binaen bariyerle kapama yapmadığı”nı ifade ettiği, mezkur savunma uygun görülerek başvurana ceza verilme cihetine gidilmediği anlaşılmıştır. İlgili konularda tutanak düzenlemesinin yapılan rutin kontroller sırasında gerçekleştiği, amirin görevin yerine getirilmesinde eksik olarak gördüğü hususlarda ilgili personeli uyarmasının görevinin bir parçası olduğu, kaldı ki, başvuranın “koronovirüs kapsamında alınması gereken önlemleri almadığı” hususunda bir ihtilaf olmadığı, bu bağlamda konu değerlendirildiğinde, başvuranın amiri hakkında soruşturma açılmasını gerektirecek bir bilgi ve belgeye ulaşılamamıştır.
10.2. Başvuranın mesaiye geç gelmesine binaen 28.09.2018 – 14.11.2019 tarihlerinde savunmasının istendiği, başvuranın “trafik nedeniyle mesaiye vaktinde gelemediğini” savunmasında belirttiği, başvuranın savunmasının yeterli görülerek ceza verilmediği anlaşılmış olup, başvuranın göreve geç gelmediği hususunda bir iddiasının olmadığı, amirin “göreve vaktinde gelmekle yükümlü olan personelinin, bu yükümlülüğü yerine getirmemesi” nedeniyle bu hususta açıklama istemesinin amirin doğal yetkileri içinde bulunduğu, bu bağlamda, amirin başvurandan savunma istemesi işleminde mobbingin varlığını iddia etmenin imkanı bulunmadığı,
10.3. Başvuranın Müdürünün ‘Görev yaptığı Müdürlüğü değiştirmeye yardımcı olacağını, hiçbir personelden vazgeçmeyeceğini ama kendisinden vazgeçebileceğini’ ifade ettiği, ancak başvuranın İdare ile yaptığı yazışmalar ve çeşitli tarihlerde görev yerinin değiştirilmesi talepleri birlikte değerlendirildiğinde, mezkur ifadenin mobbing kapsamında değerlendirilemeyeceği,
10.4. Başvuranın iddialarına binaen konunun yerinde teftiş yapılmak suretiyle incelenmesini talep etmiş olsa da yerinde teftiş yapılmasını gerektirecek bir husus tespit edilmemiştir.
11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda açıklanan nedenlerle idari işlemlerde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde, tam ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, ancak idarenin, başvurana verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idarenin bundan böyle bu ilkeye de uyması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;
Kararın BAŞVURANA ve SARIYER BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi