ÖZET: Sayıştay kararı, kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve faizlerinden vazgeçilmesi sonucu oluşan kamu zararının, yalnızca Üst Yönetici’den tahsil edilmesine hükmetmiştir. Üst Yönetici, karar düzeltilmesi talebiyle yaptığı başvuruda, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu ve sürece dahil olan Mali İşler Daire Başkanı, Hukuk Müşaviri ve Genel Sekreter Yardımcısı’nın da sorumlu tutulması gerektiğini öne sürmüştür. Ancak, Başsavcılık mütalaasında, Temyiz Kurulu kararının incelenip değerlendirildiği ve düzeltme talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir.

Sayıştay, 6085 sayılı Kanunun 57. maddesi uyarınca karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus bulunmadığına ve dolayısıyla Temyiz Kurulu kararının düzeltilmesine mahal olmadığına oy çokluğuyla karar vermiştir. Bu karar, kamu zararının yalnızca Üst Yönetici’den tahsil edilmesi gerektiğini ve diğer kamu görevlilerinin sorumluluğunun yeniden değerlendirilmesine gerek olmadığını ortaya koymaktadır. Böylece, Sayıştay’ın kararında, hukuki süreçlerin ve sorumlulukların net bir şekilde tanımlandığı görülmektedir.

Kamu İdaresi Türü Özel İdareler
Yılı 2013
Dairesi 1
Karar No 39901
İlam No 43410
Tutanak Tarihi 4.10.2017
Kararın Konusu Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar

Konu: kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması.

30 sayılı ilamın 7’nci maddesinde mevzuata aykırı olarak, kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi sonucu oluşan toplam …… TL’lık kamu zararının; Üst Yönetici …….’ ndan tazminen tahsiline hükmolunmuş;

Sayıştay Temyiz Kurulunun 30.11.2016 tarih ve 42403 tutanak sayılı kararı ile de tazmin hükmünün TASDİKİNE karar verilmişti.

İlamda Üst Yönetici olarak sorumlu tutulan … karar düzeltilmesi talebi ile vermiş olduğu dilekçesinde, Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin kayıtlardan silinmesi işlemindeki süreçlerde görev alan ve bu işe OLUR verdirecek şekilde yanıltıcı, açıkça hukuka aykırı bir işlem tesis etmiş olan, Mali İşler Daire Başkanı, Hukuk müşaviri ve Genel Sekreter Yardımcısının bahsi geçen işlem sonucu doğan kamu zararından birlikte sorumlu tutulması gerektiğini belirterek sorumlulukların yeniden tespiti için Temyiz Kurulu Kararının düzeltilmesi yoluyla, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

Başsavcılık mütalaasında;

“…

Temyiz Kurulu Kararı ile ilgili düzeltme dilekçesinde ileri sürülen hususlar ilgili mevzuat bakımından yerinde olmadığı gibi, Dairesince ve Temyiz Kurulunca incelenip değerlendirilerek karara bağlandığı anlaşıldığından talebin reddine, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir” denilmiştir.

Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ.

Sorumlunun karar düzeltilmesi kapsamında vermiş olduğu dilekçesinde belirtmiş olduğu hususlar, 30.11.2016 tarih ve 42403 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararında dikkate alındığından ve 6085 sayılı Kanunun 57’nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediğinden, 30.11.2016 tarih ve 42403 tutanak sayılı Temyiz Kurulu İlamının DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA, oyçokluğu ile,

Karşı oy gerekçesi

Üyeler …, …., …., …. ile ….’ ın karşı oy gerekçesi:

“İlamda, kesinleşen Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin, muhasebe kayıtlarından çıkarılması ve beraberinde bunların faizlerinden de vazgeçilmesi sonucu oluşan kamu zararının, tek başına Üst Yönetici …’ndan tazminen tahsiline hükmolunmuştur.

Ancak, rapor dosyası ve eki belgelerin incelenmesinde;

Sayıştay İlamlarının faizleriyle birlikte muhasebe kayıtlarından çıkarılması işlemlerine ilişkin sürecin; Mali İşler Daire Başkanlığının “Sayıştay İlamlarına istinaden tazmini istenen ek ödemelerin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Kontrol Kanunu’nun 79 uncu maddesi uyarınca kayıtlardan çıkarılması ile İlgili Valilik Makamından Hukuk Müşavirliğince Olur alınması” yönünde dosya hazırlaması ve göndermesi ile başladığı görülmüştür.

-Mali İşler Daire Başkanı bu yazısıyla;

İl Özel İdaresinde çalışan Genel Sekreter ve Yardımcılarına yapılan ödemeler ile ilgili Sayıştay İlamlarının; 5018 sayılı Kanunun 79. Maddesi gereği kayıtlardan çıkarılması gerektiği ile ilgili görüşünde, kayıtlardaki kamu alacaklarının zaruri veya mücbir sebeplerle tahsil ve takip imkânı kalmadığını gerekçeleriyle ortaya koymadan, yani 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 79. Maddesinde öngörülen şartları havi olup olmadığı yönünde bir değerlendirmede bulunmadan, böyle bir durum varmışçasına, iş yoğunluğu veya mesleki uzmanlığı olmayan kamu görevlilerini yanıltabilecek, açıkça hukuka aykırı idari bir işlem tesis etmiştir.

Bu yazı üzerine Hukuk Müşavirliğinin Valilik Makamına yazdığı “Olur”da;

1– Yalnızca, 5018 sayılı Kanunun 79 ve Kamu Zararının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 21.maddesinin yazıldığı, bu alacakların Kanun’un bu maddesi ve Yönetmeliğin ilgili maddesiyle ilişkilendirilmediği, illiyet bağının kurulmadığı,

2- Sayıştay İlamlarıyla tahsil edilmesine karar verilen tutarların, 1.8.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6009 sayılı Kanunun Geçici 8. Maddesi kapsamında olduğu şeklinde hukuka aykırı değerlendirme yapıldığı ve ayrıca bu maddenin, memur temsilcileri ile birlikte yapılan idari tasarrufları içerdiğini ifade eden “memur temsilcileri ile toplu sözleşme akdederek veya başka bir tasarrufta bulunarak” ifadelerinin eksik yazıldığı,

3- Konunun 661 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilgisi olmadığı halde bu Kararnameyle ilgiymiş gibi gösterildiği,

-Genel Sekreter Vekili ve aynı zamanda Ahiz olan …… tarafından ise, söz konusu bu “Olur”a uygun görüş verildiği görülmekle; Sayıştay İlamları gereği kurum hesaplarına alacak kaydı yapılan tutarlar kayıtlardan çıkarılmıştır.

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek; Sayıştay ilamlarına ilişkin tazmin hükümlerinin kayıtlardan silinmesi işlemindeki süreçlerde görev alan ve bu işe “Olur” verecek kamu görevlilerini yanıltıcı (iş yoğunluğu ve uzmanlık alanı dışında olması gibi), açıkça hukuka aykırı idari bir işlem tesis etmiş olan, Mali İşler Daire Başkanı, Hukuk Müşaviri ve Genel Sekreter Vekilinin de sorumlu tutulmasını teminen, dosyanın kararı veren DAİREYE TEVDİİNE, karar verilmesi gerekir.”

Karar verildiği 04.10.2017 tarih ve 43410 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.