|
ÖZET: Başvuran, 24 yıl boyunca şef olarak görev yaptıktan sonra 2023 yılında Gelir Uzmanı unvanına atanmış ve Kozyatağı Vergi Dairesi’nde çalışmaya devam etmiştir. Ancak, Personel Müdürü tarafından telefonla yapılan bir talimatla görevden alındığını iddia etmekte ve bu durumun haksız ve onur kırıcı olduğunu belirtmektedir. Başvuran, tekrar şef olarak görevlendirilmesini talep etmekte, bu isteğinin yasal dayanağının kendisine iletilmediğini ifade etmektedir.
İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı, başvuranın şef olarak görevlendirilmesi için gerekli prosedürlerin izlenmediğini ve İnsan Kaynakları Grup Müdürlüğü’ne herhangi bir teklif yazısı ulaşmadığını belirtmiştir. Ayrıca, başvuranın Gelir Uzmanı unvanına atanmasının ardından eski şef unvanının geçerliliğini yitirdiği ifade edilmiştir. Başvuranın iddialarının, resmi nitelik taşımayan sözlü görüşmelere dayandığı ve bu nedenle değerlendirme yapılamayacağı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum tespit edilmediği gerekçesiyle reddedilmesine karar vermiştir. Başvuran, bu karara itiraz edebilir ve yargı yoluna başvurabilir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12500-S.24.18924
BAŞVURU NO : 2024/9402
KARAR TARİHİ : 15.11.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI
Şef olarak görev yapmaktayken Gelir Uzmanlığı Özel Sınavında
BAŞVURUNUN KONUSU :
başarılı olarak Gelir Uzmanı unvanına atanan başvuranın, tekrar şef olarak görevlendirmesinin yapılması talebine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 31.07.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran özetle; Kurumunda 24 yıl şef olarak görev yaptığını, 2023 yılında kadrosunu ‘gelir uzmanı’ olarak değiştirdiğini ve Şişli Vergi Dairesinde şef görevlisi olarak çalışmaya devam ettiğini, 03.08.2023 tarihinde atandığı Kozyatağı Vergi Dairesinde Vergi Dairesi Müdürü tarafından resmi yazı ile şef görevlisi olarak görevlendirildiğini, meslek hayatına yoğun ve başarılı bir şekilde devam ediyorken
Personel Müdürünün telefon talimatıyla görevden alındığını, tüm usuller hiçe sayılarak yapılan ceza niteliğindeki bu idari yaptırımın sonlandırılmasını istediğini, yapılan şef görevlisi görevlendirmesinin iptaliyle itibarsızlaştırılmasının yasal dayanağının tarafına ya da yetkili makamlara bildirilemediğini, Personel Müdürlüğünce tarafına uygulanan haksız ve onur kırıcı, aşağılayıcı, etik ilkelerden ve liyakatten yoksun tutum ve tavırlara maruz kaldığını, ayrıca Kadıköy Uygulama Grup Müdürü ’ün kendisiyle şef görevlisi olarak çalışmak istediğini kendisine ve Personel Grup Müdürüne sözlü olarak iletmesine rağmen yapılan haksız tasarrufun düzeltilmediğini ifade ve iddia etmiş olup yapılan haksız uygulamanın sona erdirilerek tekrar şef olarak görevlendirmesinin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 19.08.2024 tarihli ve – sayılı yazısına istinaden
Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı tarafından gönderilen
06.09.2024 tarihli ve – – sayılı yazıda özetle;
2.1. Başvuruya konu edilen şef olarak görevlendirme işleminin, Vergi Dairesi Başkanlıklarının Kuruluş ve
Görev Yönetmeliğinin 25 inci maddesinin (c) bendi hükmü ile İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının
08.09.2008 tarihli ve 17658 sayılı Tamiminin “Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin
Görevlendirme” başlıklı 14 üncü maddesinin (A) bendinde “Vergi müdürlerinin görevlendirilecekleri bölümleri ve diğer hizmet birimleri servislerinde görevlendirilecek şef ve memurların hangi serviste görevlendirileceklerini belirlemeye ve gerektiğinde değiştirmeye vergi dairesi başkanı… yetkilidir.” ve (b)
bendinde ise “Vergi Dairesi Müdür Yardımcısı ve şeflerin görevlendirilecekleri bölümleri belirlemeye ve gerektirdiğinde değiştirmeye Vergi Dairesi Müdürü yetkilidir.” denmek suretiyle sadece çalışma bölümlerinin belirlenmesinde yetki sınırlarının ifade edilmiş olduğu, öte yandan Vergi Dairesi
Başkanlıklarının Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin “Vergi Dairesi Başkanlıklarının Görevleri” başlıklı 6 ncı maddesinin (k) bendinde “Vergi Dairesi Başkanlığında görevli personele ilişkin atama, nakil, disiplin, terfi, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yapmak…” ve “İnsan Kaynakları Grup Müdürlüğünün
Görevleri” başlıklı 20 nci maddesinin (a) bendinde “Vergi Dairesi Başkanlığında görevli personele ilişkin atama, nakil, disiplin, terfi, başarı, ödül, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmek…” hususları ifade edilerek bir atama usulü olan süreli veya süresiz görevlendirme işlemlerinde Vergi Dairesi
Başkanlığındaki yetkili Grup Müdürlüğünün belirlenmiş olduğu, anlatılanlar doğrultusunda, şef görevliliği için düşünülen personelin İnsan Kaynakları Grup Müdürlüğüne teklif edilmesi ve İnsan Kaynakları Grup
Müdürlüğünün olumlu yazısının alınmasından sonra görevlendirilmesi gerektiğinin duyurulduğu,
2.2. 08.09.2008 tarihli ve 17658 sayılı Tamime göre sözü edilen görevlendirmeye dair kayıtların tetkikinde, ilgili müdürlük tarafından Grup Müdürlüğüne ulaşan herhangi bir teklif yazısı bulunmamakla birlikte söz konusu talebin Defterdarlık tarafından değerlendirme imkânının olmamasının da tabii olduğu,
2.3. Başvuran tarafından belirtilen, Personel Müdürünün telefon talimatıyla görevden alındığı, tüm usuller hiçe sayılarak yapılan idari yaptırımın mobbing niteliğinde olduğu, Personel Müdürlüğünce onur kırıcı, aşağılayıcı, etik ilkelerden ve liyakatten yoksun tutum ve tavırlara maruz kaldığı, Kadıköy Uygulama Grup
Müdürü ‘ün kendisiyle şef görevlisi olarak çalışmak istediğini kendisine ve Personel Grup
Müdürüne sözlü olarak iletmesine rağmen yapılan haksız tasarrufun düzeltilmediği hususlarına ilişkin belirtilen şifahi görüşmeler, resmi nitelik içermediğinden işbu görüşmelere dair değerlendirme imkanı doğmadığı,
2.4. Adı geçenin talebine ilişkin mevzuat gereğince; Gelir İdaresi Başkanlığınca 14.01.2023 tarihinde yazılı bölümü, 22.02.2023 – 03.03.2023 tarihleri arasında sözlü bölümü yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavında başarılı olarak 13.03.2023 tarihli onayla Gelir Uzmanı unvanına atandığı ve 14.03.2023 tarihinde eski şef unvanından ayrılarak yeni unvanı olan gelir uzmanı unvanında görevine başladığından, eski Şef unvanının herhangi bir hükmü kalmaması nedeniyle değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri
ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 08.02.2015 tarihli ve 29261 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Vergi Dairesi Başkanlıklarının
Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin;
5.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu Yönetmelik; vergi dairesi başkanlıkları, grup müdürlükleri, müdürlükler, hukuk bürosu, vergi dairesi müdürlükleri, komisyonlar ve şubelerin kuruluş esasları, örgütlenmesi, görevleri, yönetimi, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümleri kapsar”,
5.2. “Vergi dairesi başkanlıklarının görevleri” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (k)
bendinde “Vergi dairesi başkanlıkları aşağıda belirtilen işlemleri yapmakla görevlidir:
k) Gelir İdaresi Başkanlığının yetkisinde olanlar hariç, vergi dairesi başkanlığında görevli personele ilişkin atama, nakil, disiplin, terfi, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yapmak.”,
5.3. “İnsan kaynakları grup müdürlüğünün görevleri” başlıklı 20 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “(1) İnsan kaynakları grup müdürlüğünün görevleri şunlardır: a) Merkez atamalı personele ilişkin ilgili mevzuatındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, vergi dairesi başkanlığında görevli personele ilişkin atama, nakil, disiplin, terfi, başarı, ödül, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmek.”,
5.4. “Görevlendirme” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde “Müdürlüklerde görev yapan vergi dairesi müdür yardımcıları, müdür yardımcıları, şefler, gelir uzmanları, vergi istihbarat uzmanları, gelir uzman yardımcıları ve diğer personelin çalışacakları bölümleri ve servisleri belirlemeye, gerektiğinde değiştirmeye ilgili müdürler yetkilidir.”
5.5. “Vergi dairesi müdür yardımcıları, müdür yardımcıları, şefler, gelir uzmanları, vergi istihbarat uzmanları, gelir uzman yardımcıları ve diğer personelin görev ve sorumlulukları” başlıklı 32 nci maddesinde “(1) Vergi dairesi müdür yardımcıları, müdür yardımcıları, şefler ve bağlı olduğu müdür
tarafından servisi yönetmekle görevlendirilen gelir uzmanları:
a) Kendilerine bağlı birimlerin iş ve işlemlerinin mevzuata uygun olarak ve zamanında yerine getirilmesi ile görevlidirler.
b) Sahip oldukları yetkiler ile grup müdürü ve müdür tarafından devredilen yetkileri kötüye kullanmaktan, devrettiği yetkilerin kötüye kullanılmasından ve görevlerinin mevzuata uygun ve zamanında yapılmamasından dolayı, ilgililerle birlikte grup müdürüne ve/veya müdüre karşı sorumludurlar.
c) Tahakkuk ve tahsilata ilişkin iş ve işlemlerin zamanında ve doğru olarak yerine getirilmemesinden doğan
Hazine zararlarından, o iş ve işlemi yapan personelle birlikte sorumlu tutulurlar.
(2) Gelir uzmanları, vergi istihbarat uzmanları, gelir uzman yardımcıları ve diğer personel:
a) İlgili mevzuatta belirtilen iş ve işlemlerden kendilerine verilenleri yapmakla görevlidirler.
b) Görevlendirildikleri birimin yönetiminden sorumlu vergi dairesi müdürü, müdür, koordinatör olarak görevlendirilen avukat, vergi dairesi müdür yardımcısı, müdür yardımcısı, şef ve servisi yönetmekle görevlendirilen gelir uzmanı tarafından kendilerine verilen işleri, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirmekle yükümlü olup, kendilerine verilen görevleri mevzuata uygun olarak ve zamanında yerine getirmemekten dolayı vergi dairesi müdürüne, müdüre, koordinatör olarak görevlendirilen avukata, vergi dairesi müdür yardımcısına, müdür yardımcısına, şefe ve servisi yönetmekle görevlendirilen gelir uzmanına karşı sorumludurlar.
c) Tahakkuk ve tahsilata ilişkin işlemlerin zamanında ve doğru olarak yerine getirilmemesinden doğan
Hazine zararlarından sorumlu tutulurlar.”,
6. Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliğinin;
6.1. “Kapsam” başlıklı 2 nci maddesinde “Bu yönetmelik Defterdarlığa bağlı başkanlık, müdürlük veya bağlı vergi dairesi şeklinde kurulan vergi dairelerinin kuruluş esaslarına, örgütlenmesine, birimlerin görevlerine, yönetim ve kadrosuna, görev, yetki ve sorumlulukların dağılımına ilişkin hükümleri kapsar.”,
6.2. “Görevlendirme” başlıklı 14 üncü maddesinin (A) ve (B) bentlerinde “Görevlendirme aşağıdaki
şekilde olur:
A) Vergi Dairesi Başkanlığında Görevlendirme: Vergi müdürlerinin görevlendirilecekleri bölümleri ve diğer hizmet birimleri servislerinde görevlendirilecek şef ve memurların hangi serviste görevlendirileceklerini belirlemeye ve gerektiğinde değiştirmeye vergi dairesi başkanı; vergi müdürlüğünde görev yapan müdür yardımcısı, servis şefi, gelir uzmanı, gelir uzman yardımcısı ve diğer memurların hangi servislerde görevlendirileceklerini belirlemeye ve gerektiğinde değiştirmeye de vergi müdürleri yetkilidir.
B) Vergi Dairesi Müdürlüğünde Görevlendirme: Vergi dairesi müdür yardımcısı ve şeflerin görevlendirilecekleri bölümleri belirlemeye ve gerektiğinde değiştirmeye vergi dairesi müdürü yetkilidir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde hazırlanan ‘Ret Karar Önerisi’
Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Şef olarak görev yapmaktayken Gelir İdaresi Başkanlığınca yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavında başarılı olarak 13.03.2023 tarihli onayla Gelir Uzmanı unvanına atanan ve 03.08.2023 tarihinden beri
Kozyatağı Vergi Dairesi bünyesinde görev yapmakta olan başvuran tarafından, tekrar şef olarak görevlendirmesinin yapılması talep edilmektedir.
9. Dosya kapsamından; 01.11.1989 tarihinde Sözleşmeli Personel olarak göreve başlayan başvuranın
13.09.1991 tarihinde kadroya geçerek Muhasebe Müdürlüğünde Yoklama Memuru olarak göreve
başladığı, Maliye Bakanlığı Atama ve Görevde Yükselme Yönetmeliği gereğince 23.09.2001 tarihinde yapılan Görevde Yükselme Sınavında başarılı olarak 26.11.2001 tarihli onay ile gelir şefliği kadrosuna atamasının yapıldığı, Şişli Vergi Dairesi Müdürlüğünde aynı ünvanda görev yapmaktayken Gelir İdaresi
Başkanlığınca yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavında başarılı olması neticesinde 13.03.2023 tarihli Onay ile Gelir Uzmanı ünvanına atandığı, 14.03.2023 tarihinde Gelir Uzmanı olarak göreve başladığı ve aynı ünvanla kendi talebi doğrultusunda yer değişikliği yapılarak 28.07.2023 tarihinden bu yana Kozyatağı
Vergi Dairesi Müdürlüğünde görev yapmakta olduğu anlaşılmıştır.
10. Konuya ilişkin mevzuata bakıldığında; vergi dairesi başkanlıkları, grup müdürlükleri, müdürlükler, hukuk bürosu, vergi dairesi müdürlükleri, komisyonlar ve şubelerin kuruluş esasları, örgütlenmesi, görevleri, yönetimi, yetki ve sorumluluklarına ilişkin hükümleri kapsayan Vergi Daireleri Kuruluş ve
Görev Yönetmeliğinde; merkez atamalı personele ilişkin ilgili mevzuatındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, vergi dairesi başkanlığında görevli personele ilişkin atama, nakil, disiplin, terfi, başarı, ödül, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmenin insan kaynakları grup müdürlüğünün görevleri
arasında sayıldığı; müdürlüklerde görev yapan vergi dairesi müdür yardımcıları, müdür yardımcıları, şefler, gelir uzmanları, vergi istihbarat uzmanları, gelir uzman yardımcıları ve diğer personelin çalışacakları bölümleri ve servisleri belirlemeye, gerektiğinde değiştirmeye ilgili müdürlerin yetkili olduğu; gelir uzmanları ve diğer personelin; ilgili mevzuatta belirtilen iş ve işlemlerden kendilerine verilenleri yapmakla görevli oldukları; görevlendirildikleri birimin yönetiminden sorumlu vergi dairesi müdürü, müdür, koordinatör olarak görevlendirilen avukat, vergi dairesi müdür yardımcısı, müdür yardımcısı, şef ve servisi yönetmekle görevlendirilen gelir uzmanı tarafından kendilerine verilen işleri, belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirmekle yükümlü oldukları, kendilerine verilen görevleri mevzuata uygun olarak ve zamanında yerine getirmemekten dolayı vergi dairesi müdürüne, müdüre, koordinatör olarak görevlendirilen avukata, vergi dairesi müdür yardımcısına, müdür yardımcısına, şefe ve servisi yönetmekle görevlendirilen gelir uzmanına karşı sorumlu oldukları ile tahakkuk ve tahsilata ilişkin işlemlerin zamanında ve doğru olarak yerine getirilmemesinden doğan Hazine zararlarından sorumlu tutulacakları hususlarının düzenlendiği görülmektedir.
11. Türkiye Büyük Millet Meclisi Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing) ve Çözüm Önerileri Komisyon Raporu’nda (https://acikerisim.tbmm.gov.tr/bitstream/handle/11543/2800/kad%c4%b1n_erkek_f%c4%b1rsat_e%c5% 9fitli%c4%9fi_kom_6.pdf?sequence=1&isAllowed=y); psikolojik tacize maruz kalan bireylerin, bıktırma, yıldırma, dışlanma, kurumun hizmetlerinden yoksun bırakılma, aşağılanma, izin ve görevlendirilmelerde yararlandırılmama, zorla tayin gibi psikolojik tacize neden olabilecek tutum ve davranışlara maruz kalabildikleri; bir olguya işyerinde psikolojik taciz diye bakabilmek için davranışların ayda birkaç kez tekrarlanması, birbiri ardına birtakım evreler içinde geçmiş olması, uzun süre devam etmesi ve davranış tarzlarının kişiye kötü muamele şeklinde olması gerektiği, en azından kasıtlılık, süreklilik ve sistemlilik niteliklerini taşıması gerektiği belirtilmiş, mobbinge neden olabilecek idari işlemler ise; geçici görevlendirme (görev yeri değişikliği), mesleğin (unvanın) gerektirdiği görevleri vermeme, atama (atamama) özlük haklarının yerine getirilmemesi, disiplin soruşturması açılması olarak sayılmış, mobbinge maruz kalan kişilerin gördükleri zararın büyüklüğü ve etkisiyle, işlerini yapamaz duruma geldikleri ifade edilmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 16/09/2014 tarihli ve E.2014/18743, K.2014/24185 sayılı
Kararında (https://www.corpus.com.tr/#!/Yargitay); mobbingde hedef alınan kişinin; şerefine, kişiliğine, karakterine, inancına, değerlerine, yeteneklerine, tecrübelerine, birikimlerine, düşüncelerine, etnik kökenine, yaşam biçimine, kültür ve benzeri yönlerine topluca bir saldırının söz konusu olduğu, bu saldırının; dedikodu ve söylenti çıkarma, iftira atma, toplum önünde küçük düşürme, hafife alma, karalama, kötüleme ve yok sayma gibi kişiyi zihinsel, ruhsal, fiziksel ve bedensel olarak etkileyebilecek eylemlerle yapıldığı, süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranışın mobbing olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirmesinde bulunulmuştur.
12. Anayasa Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2013/6235 başvuru numaralı kararında (https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2013/6235) “… ulusal ve uluslararası düzenlemeler ve yargı kararları dikkate alındığında mobbing (psikolojik taciz) kavramının, belirli bir veya birden fazla çalışanı hedef alan, sürekli ve sistematik şekilde yapılan, fiziksel olmayan, psikolojik taciz biçimini ifade ettiği; bu tacize yol açan tehdit, şiddet, aşağılama, hakaret, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi eylemlerin tek tek değil kümülatif olarak ele alınarak değerlendirilmesi, bu davranışların toplamının, bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olması gerektiği anlaşılmaktadır. Bir iş yerinde tüm çalışanlara yönelik alınan tedbir ya da talimatların, belli kişi ya da kişilerin kişilik haklarını hedef almadığı durumlarda mobbing olarak nitelendirilmediği, süreklilik göstermeyen, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranışın mobbing olarak adlandırılamayacağı görülmektedir. Söz konusu davranışların, kişi üzerindeki
etkileri önem taşımakla birlikte bireyin kişilik haklarına, onur ve haysiyetine ya da sağlığına zarar verici nitelikte olup olmadığı yönünden objektif kriterlere göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bunun yanı sıra, mobbing kavramının işyeri ve mesleki yaşamla ilişkili bir olguyu ifade etmesi nedeniyle mağdurun işi ya da mesleğine ilişkin olumsuz sonuçların ortaya çıkmış olması, bu sonuçların iş ortamının kötüleşmesi, çekilmez hal alması veya tamamen işin veya mesleğin bırakılması sonucunu doğurması şartının da araştırılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak psikolojik tacize maruz kaldığını ileri süren başvurucu1arın bu iddialarını yeterli ve ikna edici açıklamalar ve delillerle ispat etmeleri gerekir. Bununla beraber, psikolojik tacizi kanıtlamak kolay değildir.
Bu yüzden, başvurucuların kendilerine yönelik sistematik ve süreklilik arz eden şekilde psikolojik tacize yol açan muamele yapıldığını hukuka uygun her türlü delille ispatlamaları mümkündür. Bunun ispatlanması durumunda, bu şekildeki muamelenin var olmadığını veya haklı sebeplere dayandığını ispat yükü muameleyi gerçekleştiren kamu makamlarına geçecektir.” değerlendirmelerine yer verilmiştir.
13. Bu kapsamda; ilgili düzenlemeler uyarınca şef görevliliği için düşünülen personelin İnsan Kaynakları
Grup Müdürlüğüne teklif edilmesi ve İnsan Kaynakları Grup Müdürlüğünün olumlu yazısının alınmasından sonra görevlendirilmesi gerektiğinin ilgili birimlere duyurulduğunun, kayıtların tetkikinden ilgili müdürlük tarafından Grup Müdürlüğüne ulaşan herhangi bir teklif yazısına rastlanmadığının, Gelir İdaresi
Başkanlığınca yapılan Gelir Uzmanlığı Özel Sınavında başarılı olarak Gelir Uzmanı ünvanına atanan,
14.03.2023 tarihinde Gelir Uzmanı olarak göreve başlayan başvuranın, söz konusu atama öncesi görev
yaptığı şef ünvanının herhangi bir hükmünün kalmadığının idare tarafından ifade edilmiş olduğu, konuya dair düzenlemeler gereği vergi dairesi müdürlükleri bünyesinde yapılacak görevlendirmelerde vergi dairesi müdürünün yetkili olduğu, başvuranın şef olarak görevlendirilmesi talebinin yerine getirilmesini mecburi kılacak şekilde kazanılmış hak teşkil edecek bir halin bulunmadığı, söz konusu görevlendirmenin yapılmasında ilgili idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ve bu takdir yetkisinin başvuran lehine kullanılması yönünde herhangi bir karar verilmesine de imkan bulunmadığı, başvuranın kendi rızası ile girdiği Gelir Uzmanlığı Özel Sınavı neticesinde başarılı olarak Gelir Uzmanı ünvanına atanmış olduğu değerlendirilmiş olup, başvuruda iddia edildiği şekilde mobbingin var olabilmesi için kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri durumların olması gerektiği hususları dikkate alınarak, idare tarafından başvuranın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi gibi kötü muameleye tabi tutulduğuna, başvuranın görev yeri değişikliklerinin hizmet ihtiyaçları, kurum işleyişi ve personel yapısı göz önüne alınmaksızın yapıldığına, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı hareket edildiğine ve ayrıca idarenin kasıtlı olarak işlem tesis ettiğine ilişkin bir veriye dosya kapsamında rastlanamamıştır.
14. Diğer taraftan, başvuran tarafından şikayet başvurusunda yer verilen diğer iddialara ilişkin somut veriye dosya kapsamında rastlanmadığından konuya ilişkin değerlendirme yapılamamıştır. Ancak kamu idarelerinin, yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin yürütülmesini sağlamak amacıyla gerekli önlemleri almaları idare hukuku ilkelerinden olup hizmetin bilgi ve deneyim yönünden yetişmiş personel istihdam edilerek gördürülmesi hususu bu önlemler arasında yer aldığı; çalışma hayatında kişilerin etkin çalışabilmesi, yeterli performans gösterebilmesi ve çalışılan birim verimliliğine katkı sağlayabilmesi için kişinin işinde tatmin olmasının önemi yadsınamayacağı, idarelerce verimli ve etkin insan kaynakları yönetimini sağlamaya yönelik esaslar belirlenmesi, personelin çalışma motivasyonunu en yüksek düzeyde tutacak ve personel arasında çalışma barışını sağlayacak dengelerin kurulmasının önem arz ettiği hususlarının idareye hatırlatılmasına ihtiyaç duyulmuştur.
15. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemeyen başvuruya konu işleme ilişkin talebin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine 28.03.2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi
Yönetim İlkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde, başvuru kapsamında Kurumumuzun bilgi ve belge talep yazısına süresi içinde cevap verildiği görülmüştür.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi