ÖZET: Başvuran, 4678 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli subay olarak görev yaptığı dönemde, babasının şehit olması nedeniyle şehit yakınlarına tanınan istihdam hakkından yararlanmak istemiştir. Ancak, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1’inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra görevde bulunanların bu haktan yararlanamayacağı belirtilmiştir. İdare, başvuranın bu hüküm nedeniyle istihdam başvurusunun reddedildiğini ifade etmiştir.

İdarenin değerlendirmesi, başvuranın 2009 yılında sözleşmeli subay olarak göreve başlaması ve sonrasında kendi isteğiyle görevden ayrılması nedeniyle, istihdam hakkından yararlanamayacağını ortaya koymuştur. Bu durum, 3713 sayılı Kanun’un ilgili düzenlemeleri çerçevesinde hukuka uygun bulunmuş ve başvuranın talebi reddedilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın şehit yakını olmasının, mevcut mevzuat hükümleri çerçevesinde istihdam hakkını kullanmasına engel teşkil ettiği tespit edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/6345-S.20.10045

BAŞVURU NO : 2019/22101

KARAR TARİHİ : 20/04/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

Başvuranın, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu

BAŞVURUNUN KONUSU :

kapsamında istihdam hakkından yararlanma talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle; 30/08/200930/08/2016 tarihleri arasında 4678 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli subay olarak görev yaptığını, amirlerinin baskısı, sözleşme uzatmama ve sicil bozma tehditleri nedeniyle sözleşmeyi uzatmamak durumunda bırakıldığını ve sözleşme süresi bitince görevinden ayrıldığını, babasının şehit olduğunu ve şehit yakınlarına getirilen istihdam hakkından kendisinin veya ailesinden bir ferdin yararlanmadığını, yukarıda bahsi geçen göreve de kendi çalışmasıyla geldiğini ve halen iki istihdam hakkının bulunduğunu ancak “…İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar.” hükmü nedeniyle istihdam başvurusu yapamadığını, söz konusu durumla ilgili Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler

Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğüne dilekçe ile müracaat ettiğini fakat bir sonuç alamadığını ve Kurumlarınca açıktan atama hakkı için Personel Başkanlığına yönlendirildiğini fakat oradan da bir sonuç alamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle yaptığı başvuru sonucu verilen Gönderme Kararının tarafına tebliğ edilmesi üzerine

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İstanbul İl Müdürlüğüne istihdam edilmesi için başvuruda bulunduğunu fakat kendisine olumsuz cevap verildiğini belirterek ve Anayasamızın 61 inci maddesine de yer vererek mağduriyetinin giderilmesi talebinde bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla Şehit Yakınları ve Gaziler Genel

Müdürlüğünden, 06/01/2020 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup Genel Müdürlüğün 22/01/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazısında; 2.1. “Bakanlığımız Şehit Gazi Bilgi Sisteminde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı verilerinde babası 5434/455510/47 maddesi kapsamında vazife malulü devlet memuru ve unvanının “Kıdemli

Üsteğmen” olduğu bilgisinin mevcut olduğu, 2.2. Genel Müdürlüklerince Şehit Yakını, Gazi ve Gazi Yakınlarının istihdam işlemlerinin

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1’inci maddesi kapsamında yürütüldüğü,

Kanun maddesinin ikinci fıkrasında hak sahipliği sonucunu doğuran durumların belirtildiği; “b)5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dâhil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli, …”hükmünün yer aldığı, aynı

Kanun maddesinin üçüncü fıkrasında ise istihdam hakkı sayısı ve kimlerin istihdam hakkından yararlanabileceğinin düzenlendiğini; “a)İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı kullanmaması durumunda eş veya çocuklardan toplam iki kişi, …” hükmünün yer aldığı, yine aynı Kanun maddesinin beşinci fıkrasında ise “Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu ilgili valilerce tespit edilenler, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.” hükmünün yer aldığı, 2.3. Ayrıca mülga Devlet Personel Başkanlığının kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakla birlikte istihdam hakkından yararlanabilecek ve yararlanamayacak olanlara ilişkin

11.10.2018 tarihli yazısının ekinde bulunan tabloda 4678 sayılı Kanun kapsamında görev

yapan sözleşmeli subay ve astsubayların istihdam hakkından yararlanamayacağının belirtildiği, 2.4. Bu doğrultuda doğan iki istihdam hakkı bulunduğu ancak olay tarihinden sonra 4678 sayılı Kanun kapsamında görev yapmış olması sebebiyle güncel mevzuat hükümleri gereğince 3713 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında atama teklifinin yapılmasının mümkün olmadığının değerlendirildiği, 2.5. Şikâyet konusu işleme ilişkin Bakanlıklarına yaptığı başvurular ve cevap yazıları, Devlet Personel Başkanlığının söz konusu yazısı ve ekinde bulunan tablo ile Bakanlıklarının Şehit Gazi Bilgi Sisteminde Sosyal Güvenlik Kurumu

Başkanlığı verilerinde yapılan sorgulama neticesinde elde edilen hak sahiplik bilgisinin ekran alıntısının yazı ekinde gönderildiği, 3. İdarenin cevabi yazısı üzerine bazı hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla ikinci kez 19/03/2020 tarihli ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup 03/04/2020 tarihli ve sayılı cevabi yazıda; 3.1. 6191 sayılı sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 4 üncü maddesinde yer alan “Sözleşmeli er adayları, ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınır. Askerî eğitimi başarı ile tamamlayanlarla, dört yıldan fazla olmamak kaydıyla en az üç yıllık sözleşme yapılır. Müteakip sözleşmeler, bir yıldan az üç yıldan fazla olmamak şartıyla azamî yedi yıllık hizmet süresi sonuna kadar uzatılabilir.” hükmüne yer verilerek, sözleşmeli erbaş ve erlerin azami yedi yıl süreli çalışabileceği ve bu sebeple çalışma süresinin geçici olduğunun anlaşıldığı; Ancak 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar

Hakkında Kanun’un sözleşme süreleri başlıklı 6 ncı maddesinde yer alan “Sözleşmeli subay adayları ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler teğmen rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları yaş haddini dolduranlar hakkında

8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığı,

ilgili Kanuna tabi Astsubay ve Subayların sözleşme sürelerinin uzatılabildiği ayrıca özlük hakkı olarak rütbe yaş haddinin dolduranlar hakkında ise

5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanacağı belirtildiğinden, bu açıklamalar ve mülga

Devlet Personel Başkanlığının 11.10.2018 tarihli ve E.6639 sayılı görüşü ile 27.01.2018 tarihli ve E.690 sayılı görüşleri doğrultusunda sözleşmeli erbaş ve erlerin geçici çalışması sebebiyle istihdam hakkını kullanabileceği; astsubay ve subayların ise sözleşme sürelerinde böyle bir sınırlamanın bulunmaması ve sözleşmelerini yenileyebilmeleri ayrıca rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında da 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanıyor olması sebebiyle

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Ek 1 inci maddesi beşinci fıkrası kapsamında olduğu ve

istihdam hakkını kullanamayacağının değerlendirildiği, 3.2. Mezkur Kanunun Ek 1 inci maddesi beşinci fıkrasında yer alan “..birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar.” hükmünde kamu kurum kuruluşlarına giriş hususunda herhangi bir ayrım yapılmadığı, yalnızca olay tarihinden sonra görev yapma veya bu görevden ayrılmış olma hususlarının düzenlendiği, İfade edilmiştir.

4. Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü’nün 22/01/2020 tarihli ve E.180979 sayılı yazısı ekinde alınan Devlet Personel Başkanlığının 11/10/2018 tarih, E-6639 sayılı yazısı ekinde yer alan tabloda “istihdam şekli, statüleri ve istihdama dayanak mevzuat hükümleri esas alınarak kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelden 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanununun ek 1 inci maddesi ile sağlanan istihdam hakkından yararlanabilecek ve yararlanamayacak olanlar tespit edilmiştir.

KAMU KURUM VER KURULUŞLARINDA GÖREV YAPAN PERSONELİN

STATÜLERİNE GÖRE İSTİHDAM HAKKINDAN YARARLANMA DURUMU

STATÜ DAYANAK İSTİHDAM HAKKI

Devlet Memuru 657. S. Kanun Yararlanamaz

Kadrolu Subay ve 926. S. Kanun Yararlanamaz

Astsubay

Öğretim Üyesi 2914. S. Kanun Yararlanamaz

Haki-Savcı 2802. S. Kanun Yararlanamaz

Uzman Jandarma 3466. S. Kanun Yararlanamaz 4/B Sözleşmeli (Tam 657. S. Kanun Yararlanamaz

Zamanlı)

375. S. KHK (Ek 26, Ek

Sözleşmeli Personel Yararlanamaz 27)

Sözleşmeli Personel (Kısmi Zamanlı, Proje Yararlanabilir

Bazlı)

Vekâlet ve İstisna Akdi 375 S. KHK (M. 31) Yararlanabilir

Araştırma Görevlisi 2547 S. Kanun (M. 33) Yararlanamaz

Uzman Erbaş 3269 S. Kanun Yararlanamaz

Sözleşmeli Subay

4678 S. Kanun Yararlanamaz

Astsubay

Sözleşmeli Er 6191 S. Kanun

Yararlanabilir

Sürekli İşçi Yararlanamaz

Geçici İşçi Yararlanabilir

Açıktan Vekil Atananlar Yararlanabilir

657 S. Kanun (M. 86)

Ders Görevi Verilenler Yararlanabilir

657 S. Kanun (M. 89)

Güvenlik Korucusu Yararlanabilir

442 S. Kanun (M. 74/2)

Köy Korucusu Yararlanabilir

442 S. Kanun

Öğretim Görevlisi

Yararlanamaz (Süreli-Ders Ücreti) 2547 S. Kanun (M. 31)

DİĞER İŞÇİ SÖZLEŞMELKİ PERSONEL KADROLU PERSONEL

Öğretim Görevlisi (Öğretim Üyesi

Yararlanabilir

Kadrosuna Süreli

Atanmış) 2547 S. Kanun (M. 31)

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. 2709 sayılı T.C. Anayasası’ nın;

5.1 “Devletin temel amaç ve görevleri” başlıklı 5 inci maddesi “Devletin temel amaç ve

görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” 5.2.“Kanun Önünde Eşitlik” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz.”, 5.3. “Sosyal güvenlik bakımından özel olarak korunması gerekenler” başlıklı 61.

maddesinde; “Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malül ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.” 5.4. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin 3.

ve 4. fıkralarında; “(3) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

(4) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5.

maddesi; “(1) Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun Ek 1. Maddesinin birinci fıkrasında; “10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III)

ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek

Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanları atamak zorundadır.

İkinci fıkrasında; Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir: b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı

Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dâhil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,…

Üçüncü fıkrasında; “ İstihdam hakkından; a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı kullanmaması durumunda eş veya çocuklardan toplam iki kişi, b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi, Beşinci fıkrasında; “Bir başkasının bakımına muhtaç olacak derecede engelli olanlar, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu ilgili valilerce tespit edilenler, birinci fıkrada sayılan kurumlarda görev yapanlar, istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarında görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar (…) (3)

istihdam hakkından faydalanamazlar ve bu durumda olanlar yukarıdaki fıkraların uygulanmasında dikkate alınmaz.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran özetle, 30/08/2009-30/08/2016 tarihleri arasında 4678 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli subay olarak görev yaptığını ve sözleşme süresi bitince görevinden ayrıldığını, babasının şehit olduğunu ve şehit yakınlarına getirilen istihdam hakkından kendisinin veya ailesinden bir ferdin yararlanmadığını, halen iki istihdam hakkının bulunduğunu ancak

“İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar.” hükmü nedeniyle istihdam başvurusu yapamadığını, söz konusu durumla ilgili Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel

Müdürlüğüne dilekçe ile müracaat ettiğini fakat bir sonuç alamadığını ve Kurumlarınca açıktan atama hakkı için Personel Başkanlığına yönlendirildiğini fakat oradan da bir sonuç alamadığını belirterek mağduriyetinin giderilmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

10. İdarenin cevabi yazısında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1 inci maddesinde yer alan mezkur hükme yer verilerek, başvuranın olay tarihinden sonra 4678 sayılı Kanun kapsamında görev yapmış olması sebebiyle güncel mevzuat hükümleri gereğince 3713 sayılı

Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında atama teklifinin yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

11. İdarenin cevabi yazı ve ekleri ile başvuranın dilekçesinden, başvuranın 1983 yılında şehit olan Kıdemli Üsteğmen oğlu olduğu ve 4678 sayılı Kanuna tabi olarak 30/02/2009-30/08/2016 tarihleri arasında sözleşmeli subay olarak görev yaptığı, sözleşmeli subay olarak yerleştirilmesi esnasında 3713 sayılı Kanun’un ek 1 inci maddede yer alan istihdam hakkından faydalanmadığı, esasen bu güne kadar şehit yakınları için mezkur kanunla tanınan iki istihdam hakkından da ailece faydalanılmadığı anlaşılmaktadır. Başvuranın talebinin de idarece 3713 sayılı Kanun’un ek 1 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan

“…İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar.” hükmü gereğince, idarece reddedildiği görülmektedir.

12. Başvuran kendisinin 2009 yılında 4678 sayılı Kanuna tabi olarak sözleşmeli subay olarak göreve başlarken 3713 sayılı Kanunla tanınan istihdam hakkından faydalanmadığını, resmi bir başvurusu olmadığını, kendi çalışması ve çabası ile kazandığını, üstelik kadrolu değil sözleşmeli çalıştığını, kadrolu olsa zaten istifa etmeyeceğini, ayrıca istifa etmediğini, sözleşme süresi dolduğu için uzatmak istemediğini, uzatmak istese de karşı tarafın sözleşmeyi uzatmayabileceğini belirterek bu durumun haksızlık olduğunu ifade etmiştir.

13. Diğer taraftan, Devlet Personel Başkanlığınca istihdam şekli, statüleri ve istihdama dayanak mevzuat hükümleri esas alınarak kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personelden 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun ek 1 inci maddesi ile sağlanan istihdam hakkından yararlanabilecek ve yararlanamayacak olanlar tespit edilerek yukarıda ekli Tablo ile bildirilmiştir. Söz konusu Tabloda 4678 sayılı Kanuna tabi sözleşmeli subay/astsubay olarak görev yapanların istihdam hakkından yararlanamayacağı belirtilmiştir.

14. Sözleşmeli olarak istihdam edilen personel arasında yararlanabilecek ve yararlanamayacaklar belirlenirken ne tür bir kıstas uygulandığına ilişkin olarak idare, 6191 sayılı sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu’nun 4 üncü maddesinde sözleşmeli erbaş ve erlerin azami yedi yıl süreli çalışabileceği ve bu sebeple çalışma süresinin geçici olduğu, ancak 4678 sayılı Türk Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar

Hakkında Kanun’un sözleşme süreleri başlıklı 6 ncı maddesinde bu

Kanuna tabi Astsubay ve Subayların sözleşme sürelerinin uzatılabildiği ayrıca özlük hakkı olarak rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında ise

5434 sayılı Kanun hükümlerinin uygulandığı mülga Devlet Personel Başkanlığının

görüşleri doğrultusunda sözleşmeli erbaş ve erlerin geçici çalışması sebebiyle istihdam hakkını kullanabileceği; 4678 sayılı Kanuna tabi astsubay ve subayların ise sözleşme sürelerinde böyle bir sınırlamanın bulunmaması ve sözleşmelerini yenileyebilmeleri ve ayrıca rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında da 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanıyor olması sebebiyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu Ek 1 inci maddesi beşinci fıkrası kapsamında olduğu ve istihdam hakkını kullanamayacağı ifade edilmiştir. İlaveten kadrolu kamu personelinin de ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde her zaman görevine son verilmesi mümkündür. Örneğin bir Devlet memurunun disiplin kurallarına riayet etmemesi halinde 657 sayılı Kanunun 125/E hükümleri uyarınca Devlet memurluğundan çıkarılması ya da memuriyete alınma şartlarından birini sonradan kaybetmesi halinde Devlet memurluğunun sona ermesi mümkündür.

15. Şehit Kıdemli Üsteğmen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun

Ek 1 inci maddesi kapsamında yer alan yakınlarından iki kişinin istihdam hakkından yararlanması mümkün ve şu ana kadar hiçbir yakını tarafından yararlanılmamış ise de; başvuran bu hakkını kullanmadan 2009 yılında 4678 sayılı Kanuna tabi olarak sözleşmeli subay olarak çalışmaya başlamış olması ve sonrasında da kendi isteğiyle sözleşmeye devam etmemesi, mülga Devlet Personel Başkanlığının yazısı ve eki liste uyarınca da 4678 sayılı kanun kapsamındaki sözleşmeli subayların 3713 sayılı Terörle Mücadele

Kanunu’nun ek 1 inci maddesi kapsamında düzenlenen istihdam hakkından yararlanamayacaklarının belirlenmiş olması, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1 inci maddesi beşinci fıkrasında yer alan “…İstihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olanlar istihdam hakkından faydalanamazlar.” hükmünün lafzının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar açık olması, madde metninde kamu kurum kuruluşlarına giriş hususunda herhangi bir ayrım yapmaksızın yalnızca olay tarihinden sonra görevden ayrılmış olanların yararlanamayacağının belirtilmiş olması karşısında başvuranın söz konusu istihdam hakkından yararlanamayacağı değerlendirilmiştir. Konun koyucu söz konusu düzenleme ile kamuda sınırsız bir istihdam hakkı tanımamış sadece belirli şartları taşıyanların bu haktan yararlanmalarına imkan tanımıştır. Somut olayda başvuran istihdam hakkını sağlayan olayın meydana geldiği tarihten sonra (her ne kadar kendisi istihdam hakkını kullanmadan bu göreve başlamış ise de) söz konusu kurum ve kuruluşlarda görev yapmakta iken bu görevinden ayrılmış olması nedeniyle istihdam hakkından faydalanamayacaktır.

16. Kurumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın şehit yakını olması sebebiyle yaptığı istihdam hakkından yararlanma talebinin, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nda yer alan düzenlemelere uygun olarak olumlu değerlendirilemeyeceği, başvuranın istihdam talebinin idare tarafından reddedilmesinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 17. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idareler tarafından süresi içerisinde işlem tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır. Buna karşılık, başvurana iletilen cevabi yazıda, idarenin kararına karşı hangi sürelerde hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmediği anlaşıldığından “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uygun davranılmadığı tespit edilmiş olup idareye bu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

18. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. Maddesinin 1.

fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup

Ankara İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ek 1’inci maddesi kapsamında istihdam edilme talebinin REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER

BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi