ÖZET: Danıştay, başvuranın sendika yöneticisi olarak kullandığı izin günleri için fazla mesai ücreti talebinin hukuka uygun olmadığını belirlemiştir. Fazla çalışmanın, memurun normal çalışma saatleri dışında fiilen gerçekleştirdiği görevler üzerinden hesaplanması gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın, sendika izni kullandığı günlerde fiilen çalışmadığı için, bu günler üzerinden fazla mesai ücreti talep etmesinin hukuken geçerli olmadığı ifade edilmiştir.

İdarenin, başvuranın sendika izni nedeniyle haftalık çalışma süresinin düşürülmesi ve bu duruma bağlı olarak fazla mesai ücretinin ödenmemesi yönündeki işlemi, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın görüşü doğrultusunda hukuka uygun bulunmuştur. Dolayısıyla, başvuranın eksik ödendiğini iddia ettiği ücretlerin ödenmesi ve Nisan ayında ödenen fazla mesai ücretinin iadesi talepleri reddedilmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin sendika izni kullanmaları durumunda, fazla çalışma ücretinin nasıl hesaplanacağına dair önemli bir içtihat oluşturmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/79504-S.20.86534

BAŞVURU NO : 2020/81698

KARAR TARİHİ : 06/10/2020

RET KARARI

İSTANBUL İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

BAŞVURUNUN KONUSU : Fazla çalışma ücreti ödenmesi talebi hk.

BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sağlık teknikeri unvanı ile çalıştığını, görevini genellikle nöbet usulü ile ifa ettiğini, 10 Mart 2020 tarihinde sendika yetki belgesi ile SES Aksaray Şube yöneticiliğinin resmiyet kazandığını, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimliği tarafından 4688 sayılı Kamu Görevlileri

Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında seçilen sendika yöneticilerine tanınan haftalık 8 saat izin hakkının 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 99. maddesinde belirtilen haftalık 40 saat çalışma süresinden düşürülmediğini, 2020 yılı Mart ayı nöbet çizelgesinde sendika izni işlenmesine rağmen haftalık çalışma süresinin değişmediğini, dolayısıyla fazla mesai ücretinin eksik hesaplandığını, 2020 yılı Nisan ayı nöbet çizelgesinde ise çalışma süresi değişmemekle birlikte sendika izninin artı mesai olarak kabul edildiğini, ancak 2020 yılı Nisan ayı için ödenen 32 saatlik fazla mesai ücretinin idare tarafından geri istendiğini, bu durumun sendika yöneticisi olduğu süre boyunca sorun teşkil edeceğini iddia ederek, 10 Mart 2020 tarihinden itibaren nöbet çizelgelerinde haftalık çalışma süresinin 32 saat olarak hesaplanarak eksik ödenen ücretlerinin ödenmesini ve 2020 yılı Nisan ayında ödenen 32 saatlik fazla mesai ücretinin iadesi ile ilgili işlemin iptalini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazımıza istinaden

İstanbul Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderilen 21/08/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; sendika izninin 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu

Sözleşme Kanunu hükümlerince herhangi bir sendika (il/ilçe) yönetiminde görev alan devlet memurunun çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve yürütmekte olduğu sendika yönetimindeki görevlerden dolayı haftanın belli gün veya saatlerinde izinli olması şeklinde bir izin türü olduğu, bu kapsamda, İdarenin izin kullanımı konusunda kişiye gerekli kolaylığı sağladığı, ilgili personelin İdare tarafından uygun görülen 8 saatlik sendikal faaliyet yürütebilmesi amacıyla kullandığı sendika izninin idari izin gibi değerlendirildiği, bu itibarla haftalık çalışma süresinin değiştirilmesinin ve dolayısıyla fazla mesai ücreti ödenmesinin mümkün olmadığı, 2020 Nisan ayı nöbet çizelgesinin laboratuvar birimi tarafından yanlış gönderildiği, kurumun ilgili birimince de sehven nöbet ücreti hesaplandığı, sendika izninin artı mesai olarak kabul edilemeyeceği için idarenin söz konusu tutarın iadesine ilişkin işlem başlattığı, şikayet konusu, talebe ilişkin olarak başvuran veya diğer ilgililer tarafından yargı organlarında açılmış/sonuçlanmış bir dava bulunmadığı,

ifade edilmiştir.

3. Hazine ve Maliye Bakanlığı mülga Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğünün

28.02.2005 sayılı görüş yazısında, “Bilindiği üzere, 4688

sayılı Kanunun değişik 18 inci maddesinin dördüncü fıkrasında; “Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler seçildikleri tarihten itibaren otuz gün içerisinde sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar.” hükmü yer almıştır. Bu hükümle, aylıksız izin talebinde bulunmayan ve kurumlarındaki görevlerine devam eden sendika, sendika şubesi veya konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin, buralardaki görevlerini kurumlarınca haftada bir gün izinli sayılmak suretiyle yerine getirmeleri öngörülmüştür.

Buna göre, ilgililere haftada bir gün izinli sayıldıkları günler için, 657 sayılı Devlet Memurları

Kanununda yer alan yıllık izin uygulanmasında olduğu gibi, kadro unvanları ve görevlerine bağlı olarak verilen aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer mali, sosyal hak ve yardımlarının ödenmesi gerektiği düşünülmektedir.

Diğer taraftan, kamu görevlilerine fiilen veya fazla çalışmaya veya ilgilinin performansı gibi kriterlere bağlı olarak; ek ders ücreti, fazla çalışma ücreti ve döner sermaye payı gibi ilgili mevzuatı uyarınca değişik adlar altında ödemeler yapılmaktadır. Bu tür ödemeler, kadro ve görev unvanlarına bağlı olarak verilen ve süreklilik arz eden bir ödeme niteliği taşımamaktadır.

Nitekim, söz konusu ödemeler asli göreve bağlı olarak her halükarda yapılan bir ödeme olmayıp, hak edilmesi ve ödenmesi belirli bir hizmetin yerine getirilmesine veya fiilen çalışma şartına bağlı tutulmuştur.

Bu itibarla, aylıksız izin talebinde bulunmayan sendika, sendika şubesi ve konfederasyon yönetim kurulu üyelerine (4688 sayılı Kanun kapsamına giren sözleşmeli personelden yönetim kurulu üyesi olanlar dahil) haftada bir gün izinli sayıldıkları günler için;

1) Ödenmesi fiilen veya fazla çalışmaya veya ilgilinin performansı gibi kriterlere bağlı tutulan

ödemelerin yapılmaması,

2) Bunların dışında kalan ödemelerin ise (ek ödeme, fiilen ve fazla çalışmaya bağlı olmaksızın

peşin olarak ödenen diğer ödemeler) ilgililerin kadro ve görev unvanlarına bağlı olarak yapılıp yapılmadığına bakılarak ödenmesi,

gerektiği mütalaa edilmektedir.”

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın,

4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

4.2. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerinin, atanmalarının, görev ve yetkilerinin, haklarının ve yükümlülüklerinin, aylık ve ödeneklerinin ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenlenir.”

5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

6. 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun,

6.1. “Çalışma saatleri” başlıklı 99 uncu maddesinde, “Memurların haftalık çalışma süresi genel olarak 40 saattir.

Bu süre Cumartesi ve Pazar günleri tatil olmak üzere düzenlenir.

Ancak bu kanuna, özel kanunlara, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine veya bunlara dayanılarak çıkarılacak yönetmeliklerle, kurumların ve hizmetlerin özellikleri dikkate alınmak suretiyle farklı çalışma süreleri tespit olunabilir.

Cumhurbaşkanı, yurt dışı kuruluşlarda hizmetin gerektirdiği hallerde, hafta tatilini Cumartesi ve Pazardan başka günler olarak tespit edebilir.”

6.2. “Günlük çalışma saatlerinin tesbiti” başlıklı 100 üncü maddesinin birinci fıkrasında,“ ünlük çalışmanın başlama ve bitme saatleri ile öğle dinlenme süresi, bölgelerin ve hizmetin

özelliklerine göre merkezde Cumhurbaşkanınca, illerde valiler tarafından tesbit olunur.

…

Memurların yürüttükleri hizmetin özelliklerine göre, bu madde uyarınca tespit edilen çalışma saat ve süreleri ile görev yerlerine bağlı olmaksızın çalışabilmeleri mümkündür. Bu hususa ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanınca belirlenir.

6.3. “Fazla çalışma ücreti” başlıklı 178 inci maddesinde, “ …

Kurumlar gerektiği takdirde personelini günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma ücreti vermeksizin çalıştırabilirler. Bu durumda personele yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilir.

…”

6.4. Ek 33’üncü maddesinde, “Yataklı tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), aşağıda gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödenir.”

7. 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme

Kanununun, “ Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi” başlıklı 18’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, “Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler (…) sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar.”

8. 13.03.1975 tarihli ve 15176 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Fazla Çalışmanın

Uygulama Esaslarını Gösterir Yönetmeliğin,

8.1. “Tanımlar” başlıklı 3’üncü maddesinde, “A) Fazla çalışma: Devlet Memurlarının, genel olarak haftalık çalışma süresi olan, 40 saatin üstünde yaptıkları çalışma, fazla çalışmadır.

…”

8.2. “Genel Esaslar” başlıklı 4’üncü maddesinde, “Fazla çalışmanın ücretle karşılanabilmesi için memurun kadrosuna ait görevini normal günlük çalışma saatleri dışında fiilen yapması gereklidir.”

8.3. “Genel Esaslar” başlıklı 7’inci maddesinde, “ Kurum amirleri gerekli gördükleri hallerde Devlet Memurları Kanununun 99 ve 178 inci maddelerine göre fazla çalışma yaptırabilirler.

…”

9. 13/01/1983 tarihli ve 17927 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yataklı Tedavi

Kurumları İşletme Yönetmeliğinin;

9.1. “Çalışma Düzeni ve Çalışma Saatleri” başlıklı 37 nci maddesinde; “Yataklı tedavi kurumlarında çalışmalar günün 24 saatinde kesintisiz devam eder. Normal mesai saatleri dışındaki hizmetler, acil vakaların muayene ve tedavisini acil ameliyat ve müdahalelerin yapılmasını ve yatmakta olan hastaların bakımlarının devamını kapsar.”

9.2. “Nöbet Esasları” başlıklı 41 nci maddesinde; “Genel olarak yataklı tedavi kurumlarında nöbet; normal çalışma saatleri dışında ve resmi tatil günlerinde dışarıdan gelecek hastalarla, kurum içindeki hastaların acil durumlarında tıbbi ve bununla ilgili idari ve teknik yardımları vaktinde sağlayabilmek, olması muhtemel idari ve teknik olay ve kazalara zamanında müdahale edebilmek amacını güder. … ”

9.3. “Nöbet Türleri” başlıklı 42 nci maddesinde; “Nöbet hizmetleri evde nöbet, normal, acil, branş nöbeti olarak dört şekilde yürütülür.

tedavi kurumları, seyyar hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve 112 acil sağlık hizmetlerinde haftalık çalışma süresi dışında normal, acil veya branş nöbeti tutarak, bu nöbet karşılığında kurumunca izin kullanmasına müsaade edilmeyen memurlar ile sözleşmeli personele, izin suretiyle karşılanamayan her bir nöbet saati için (nöbet süresi kesintisiz 6 saatten az olmamak üzere), mevzuatta gösterilen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması sonucu hesaplanacak tutarda nöbet ücreti ödeneceği hükümleri yer almaktadır. Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir

Yönetmeliğin 3’üncü maddesinde, fazla çalışma, devlet memurlarının, genel olarak haftalık çalışma süresi olan, 40 saatin üstünde yaptıkları çalışma olarak tanımlanmakta, 4’üncü maddesinde, fazla çalışmanın ücretle karşılanabilmesi için memurun kadrosuna ait görevini normal günlük çalışma saatleri dışında fiilen yapması gerekli olduğu vurgulanmaktadır. 4688 sayılı Kanunun 18’inci maddesinde ise, madde metninde sayılan yöneticilerin sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılacağı, talepte bulunmayanların ise kurumlarındaki görevlerine devam edecekleri, izine ayrılmayan yönetim kurulu üyelerinin haftada bir gün kurumlarından izinli sayılacağı öngörülmektedir.

14. Somut olayda, her ne kadar sendika yönetim kurulu üyesi olan başvuran tarafından, ilgili idarece sendika izni kullanılan gün için fazla mesai ücretinin ödenmeyeceğinin ifade edildiği, ancak kendisinin sendika izni kullandığı gün için fazla mesai ücreti talep etmediği, 8 saatlik sendika izninin çalışması gereken saatten düşürülmesini ardından çalışması gereken saatten fiilen çalıştığı sürenin düşürülmesini ve böylece eksik ödendiğini iddia ettiği ücretleri talep ettiği ifade edilmiş olsa da, sendika izninin çalışılması gereken saatten düşürülmesi, akabinde çalışılması gereken süreden fiilen çalışılan sürenin düşürülmesinin, sendika izni verilen her bir gün için fiilen çalışılmaksızın, fazla çalışma yapılmış gibi sonuç doğuracağı değerlendirilmektedir. Oysa, yukarıda ayrıntılı olarak yer verilen Hazine ve Maliye

Bakanlığının görüş yazısında belirtildiği ve Fazla Çalışmanın Uygulama Esaslarını Gösterir

Yönetmelikte öngörüldüğü üzere, fazla çalışmanın ücretle karşılanabilmesi için memurun kadrosuna ait görevini normal günlük çalışma saatleri dışında fiilen yapması gerekmektedir.

Aksinin kabulü, başvurana sendika izni verilen her bir gün için fiilen çalışılmaksızın hak etmediği bir ücret ödenmesi sonucunun ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir. Nitekim, Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü de Kurumumuzca yapılan değerlendirmeyi doğrular niteliktedir.

15. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri kapsamında yapılan açıklamalar ile Hazine ve

Maliye Bakanlığının görüşü birlikte göz önünde bulundurulduğunda, ilgili idarenin başvuranın

8 saatlik sendika izninin çalışılması gereken saatten düşürülmesi, akabinde çalışılması gereken

süreden fiilen çalışılan sürenin düşürülerek eksik ödendiğini iddia ettiği ücretlerinin ödenmesi ve dolayısıyla 2020 yılı Nisan ayında ödenen 32 saatlik fazla mesai ücreti olduğunu iddia ettiği tutarın iadesi taleplerinin reddi yönünde tezahür eden işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırı bir durum bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, BAŞVURANA ve İSTANBUL VALİLİĞİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi