ÖZET: Kurum tabibi olan sendika yönetim kurulu üyesinin haftada bir gün kullandığı iznin, 375 sayılı KHK’nın Ek 39. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun 18. maddesi, sendika yönetim kurulu üyelerinin haftada bir gün izinli sayılmalarını öngörmektedir. Bu durum, ilgili sendikanın gerekli üye sayısına ulaşması koşuluyla geçerlidir.

375 sayılı KHK’nın Ek 39. maddesi, uzman tabip ve diş tabibi kadrolarında bulunanlara belirli oranlarda ek ödeme yapılmasını düzenlemekte, yıllık 30 günü geçmeyen izin süreleri için fiilen görev yapma şartı aranmamaktadır. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nın görüşüne göre, izin türleri arasında herhangi bir sınırlama bulunmadığı ve bu nedenle sendika yönetim kurulu üyelerinin haftada bir gün kullandıkları izinlerin de 30 günlük izin süresi hesabında dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, sendika yönetim kurulu üyesi olan tabiplerin haftada bir gün kullandıkları izinlerin, 30 günlük izin süresi hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiği mütalaa edilmiştir.

NOT: Sendika yönetim kurulu üyesi olan kurum tabibinin haftada bir gün kullandığı iznin 375 sayılı KHK’nın Ek 39. maddesi kapsamında değerlendirilmesi hakkında

T.C.

ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANLIĞI

Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı: E-53773008-622.02-11077643 27/11/2024

Konu: Görüş (Sendika Yönetim Kurulu Üyesi Olan Personelin Haftada

Bir Gün Kullandığı İznin 375 sayılı KHK’nın Ek 39. Maddesi Kapsamında

Değerlendirilmesi)

GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE

İlgi: tarihli ve sayılı yazı.

Kurumunuzda tabip olarak görev yapmakta olan personelin sendika yönetim kurulu üyesi olduğu için 4688 sayılı Kanunun ilgili hükmü gereğince haftada bir gün izinli sayıldığından bahisle bu iznin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 39 uncu maddesi uygulamasında dikkate alınıp alınmayacağına ilişkin ilgi yazı incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 18 inci maddesinde, “…

Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar. Sendika yönetim kurulu üyelerinin, bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için bağlı bulundukları sendikanın şube kurulması için öngörülen üye sayısına ulaşması, konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için ise konfederasyona bağlı sendikaların toplam üye sayısının genel kurullarını delegelerle yapabilecek sendika üye sayısına ulaşması gerekir…” hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 39 uncu maddesinde, “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 9 uncu maddesine göre ek ödeme yapılan uzman tabip ve uzman diş tabibi kadro veya pozisyonlarında bulunanlara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %370’i, tabip ve diş tabibi kadro veya pozisyonlarında bulunanlara ise %185’i tutarında; 9/1/1985 tarihli ve 3146 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Alanında Bazı Mali Hükümler Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesi, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 221 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükümlerine göre ödeme yapılan uzman tabip ve uzman diş tabibi kadro veya pozisyonlarında bulunanlara en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %310’u, tabip ve diş tabibi kadro veya pozisyonlarında bulunanlara ise %155’i tutarında ilave ödeme yapılır. Bu ödeme, kadro veya pozisyonları için öngörülen hizmetlerde fiilen görev yapılan süreyle orantılı olmak üzere her takvim ayı için hesaplanır ve bir sonraki ayın 15’inde aylıklarla birlikte ödenir. Ancak, yılda 30 günü geçmeyen izin süreleri için fiilen görev yapma şartı aranmaz. Bu fıkraya göre yapılacak ödeme, damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve sigorta prim kesintisine tabi tutulmaz.

…” hükmü yer almaktadır.

Konuya ilişkin olarak Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 26/9/2023 tarihli ve E-74073113-045.02-179200 sayılı yazısında, “…kamu kurum ve kuruluşlarında uzman tabip, uzman diş tabibi, tabip ve diş tabibi kadro veya pozisyonlarında bulunanlara ilave ödeme yapılması, bu ödemenin kadro veya pozisyonları için öngörülen hizmetlerde fiilen görev yapılan süreyle orantılı olarak izleyen ayın 15 inde aylıklarla birlikte ödenmesi, bununla birlikte yılda 30 günü geçmeyen izin süreleri için fiilen görev yapma şartı aranmaması öngörülmüştür.

Bu itibarla, mezkûr maddenin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi hükmünün izin türleri bakımından herhangi bir sınırlama öngörmediği hususu dikkate alındığında, anılan hükmün yıllık iznin yanı sıra kapsamdaki personelin tabi oldukları statü itibariyle mevzuatında öngörülen mazeret izni, hastalık izni, refakat izni gibi diğer izin türlerini de kapsadığı değerlendirilmektedir.” denilmiştir.

Bu itibarla, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün mezkûr görüş yazısında da belirtildiği üzere “yılda 30 günü geçmeyen izin süreleri” ibaresinin izin türleri bakımından herhangi bir sınırlama öngörmediği hususu dikkate alındığında, Kurumunuzda tabip olarak görev yapmakta olan personelin sendika yönetim kurulu üyesi olduğu için 4688 sayılı Kanunun ilgili hükmü gereğince haftada kullandığı bir gün izin süresinin de 30 günlük izin süresi hesabında dikkate alınması gerektiği mütalaa edilmektedir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Yerel Yönetimler Genel Müdürü