|
ÖZET: Başvuru, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde 24 yıldır çalışan bir personelin, sendikal faaliyetlere yönelik müdahaleler ve mobbing iddialarını içermektedir. Başvuran, Rektör değişikliği sonrası yönetimin sendikalarına karşı olumsuz tutum sergilediğini, bazı sendika yöneticilerinin yasal olmayan yer değişikliklerine tabi tutulduğunu ve üyelerin baskı ile istifa ettirildiğini öne sürmüştür. Bu nedenle, sendikal faaliyetlere müdahalelerin ve mobbing uygulamalarının sonlandırılması talep edilmiştir.
Mersin Üniversitesi Rektörlüğü, başvuranın iddialarını yersiz bulmuş ve sendikal faaliyetlere müdahalede bulunulmadığını belirtmiştir. İdare, sendika üyelerinin haklarının korunması için gerekli tedbirlerin alındığını, sendika faaliyetlerine engel olacak bir durumun söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranın iddialarını destekleyecek somut belgeler sunmadığı vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun kısmen kabulü ve kısmen reddi yönünde bir karar vermiştir. Rektörlüğe, sendikal hakların etkin bir şekilde kullanılabilmesi için gerekli önlemlerin alınması ve üyelerin kendilerini güvende hissetmelerini sağlayacak bir yönetim ortamının oluşturulması tavsiye edilmiştir. Bu karar, ilgili idarenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından önem taşımaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/12831-S.24.19372
BAŞVURU NO : 2024/10099
KARAR TARİHİ : 25.11.2024
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : MERSİN ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ
Sendikal faaliyetlere müdahalenin önlenmesi hususlarında.
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 14.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 24 yıldır görev yaptığını, 2007 yılından bu yana aktif sendikacılıkla uğraştığını, 2018 yılında Sağlık-Sen baş temsilcisi olarak faaliyetleri devam ettirdiğini, Rektör değişiminden sonraki süreçte Rektörün ve göreve getirdiği hastane yönetiminin sendikalarına karşı ön yargılı bir şekilde tutum ve davranışlarının değiştiğini, şube yönetimindeki iki kişinin yasal olmayan bir biçimde yer değişikliklerine maruz kaldıklarını, üyelerden hemşire ’in haksız yere servise vardiyalı hemşire olarak görevlendirildiğini ve mobbinge maruz kaldığını, daha sonrasında sendika yönetiminin çabalarıyla adı geçen üyenin göreve iadesinin sağlandığını, akabinde yönetimin sahaya inerek 400’e yakın üyenin algı ve baskı ile istifa ettirildiğini belirterek; sendikal faaliyetlere doğrudan müdahalede bulunan ve hastane içerisinde çalışan kişilere mobbing uygulayan ilgililer hakkında inceleme yapılarak gerekli işlemlerin tesis edilmesi; sendikal faaliyetlere müdahalenin ve personele uygulanan mobbingin sonlandırılması talep edilmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Mersin Üniversitesi
Rektörlüğünün 25.09.2024 tarih ve – – sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Söz konusu başvuruda iddia edilen hususlar ile ilgili olarak; Kurumlarınca sendikal faaliyetlere müdahalede bulunulmasının söz konusu olmadığı; sendika üyesi personele mobbing uygulandığına ilişkin iddiaların yersiz olduğu, söz konusu iddiaların ispatına ilişkin başvuru sahibince herhangi bir somut belge sunulmadığı; personelin sendika üyesi olup olmadığına bakılmaksızın ihtiyaç halinde yer değişikliği yapmak idarenin takdir yetkisinde olup personel arasında sendika üyesi veya değil gibi bir ayrım yapılmadığı,
2.2. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan
“Sendikalara üye olmak serbesttir.” hükmü uyarınca personellerin kendi isteğiyle ilgili hizmet kolundaki bir sendikaya üye olduğu; Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan “Her üye sendika üyeliğinden serbestçe çekilebilir.” hükmünde de belirtildiği üzere personelin sendikadan kendi hür iradesi ile ayrılabileceği; buradan da anlaşılacağı üzere, sendika üyeliğinin kazanılması da üyelikten ayrılma işlemi de yasayla personellerin iradesine bırakıldığı; Kanun hükümleri açıkken başvuranın iddiasının ispatına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunmamasının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu gösterdiği, 2.3. Hastanelerinde görev yapmakta olan personelin üyesi olduğu sendikalara ve hangi sendikaya kaç personelin üye olduğuna ilişkin bilgilerin ekte sunulduğu, 2.4. Hastanelerinde sendika yöneticilerinin, sendikal faaliyette bulunmak üzere ilgili mevzuat kapsamında tanınan hakların kullanılabilmesi hususunda gerekli tedbirler alınmış olup yetkili memur ve işçi sendikasına ait Hastane 8. katında tahsis edilmiş odaları bulunduğu; ayrıca 4688 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine istinaden sendikada yetkili personele sendikal izinler kullandırıldığı, 2.5. Yukarıda izah edildiği üzere, başvuranın iddialarının soyut, mesnetsiz, bilgi belgeye dayanmadan ve genel nitelikte olduğu; bununla birlikte Üniversitenin sendikal faaliyetlerin bir tarafı olmadığı gibi yetki sahibi sendikalara Kanunda yer alan haklarını kullandırıp gerekli kolaylıkların sağlandığı, açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Sendika kurma hakkı” başlıklı 51 inci maddesinde; “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.
İşçi niteliği taşımayan kamu görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri hizmetin niteliğine uygun olarak kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı olamaz.” 4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun; 5.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanunun amacı, kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal ve meslekî hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturdukları sendika ve konfederasyonların kuruluşu, organları, yetkileri ve faaliyetleri ile sendika ve konfederasyonlarda görev
alacak kamu görevlilerinin hak ve sorumluluklarını belirlemek ve toplu sözleşme yapılmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” 5.2. “Sendika üyeliğinin kazanılması” başlıklı 14 üncü maddesinde; “Sendikalara üye olmak serbesttir…” 5.3. “Üyeliğin sona ermesi” başlıklı 16 ncı maddesinde; “Her üye üyelikten serbestçe çekilebilir…” 5.4. “Sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesi” başlıklı 18 inci maddesinde; “Kamu görevlileri, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamaz ve görevlerine son verilemez.
Kamu işvereni, işyeri sendika temsilcisi, sendika işyeri temsilcisi, sendika il ve ilçe temsilcisi ile sendika ve sendika şube yöneticilerinin işyerini (…)19 sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremez.
Kamu işvereni kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamaz.
Sendika veya konfederasyonu ilk genel kurula kadar sevk ve idare edecek yönetim kurulu üyeleri, genel kurulda yönetim kuruluna seçilenler ile sendika şube yönetim kurulu üyeleri seçildikleri tarihten itibaren durumlarını en geç otuz gün içinde kurumlarına yazılı olarak bildirirler. Söz konusu yöneticiler sendika tüzüğünde belirtilen hükümlere göre, ayrıca yazılı talepte bulunmaları halinde bu görevleri süresince aylıksız izine ayrılırlar. Talepte bulunmayanlar ise kurumlarındaki görevlerine devam ederler. İzine ayrılmayan yönetim kurulu üyeleri haftada bir gün kurumlarından izinli sayılırlar. (Ek cümle: 4/4/20126289/13 md.) Sendika yönetim kurulu üyelerinin, bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için bağlı bulundukları sendikanın şube kurulması için öngörülen üye sayısına ulaşması, konfederasyon yönetim kurulu üyelerinin bu fıkrada belirtilen haklardan yararlanabilmesi için ise konfederasyona bağlı sendikaların toplam üye sayısının genel kurullarını delegelerle yapabilecek sendika üye sayısına ulaşması gerekir.
Sendika şubeleri en az 400 üye ile kurulur. (Ek cümleler: 4/4/2012-6289/13 md.) Sendika şubesi bulunmayan il ve ilçelerde il ve ilçe temsilciliği kurulabilir. İldeki üye sayısı 100 ve daha fazla olan sendikanın il temsilcisi ile ilçedeki üye sayısı 50 ve daha fazla olan sendikanın ilçe temsilcisi haftada dört saat izinli sayılır.
Aylıksız izine ayrılan yöneticilerin bu süreleri, emekli kesenekleri ve karşılıklarının yöneticisi oldukları sendikaları tarafından her ay Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığına ödenmesini kabul etmeleri koşuluyla kazanılmış hak aylığı ile emeklilik hizmetine sayılır.
Kurumlarından aylıksız izinli sayılan sendika, konfederasyon ve şube yönetim kurulu üyeleri ile bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık giderlerinin kurumlarınca karşılanmasına devam olunur.
Aylıksız izinli sayılanlardan herhangi bir nedenle sendika veya konfederasyon organlarındaki görevlerinden ayrılanlar, görevlerinin son bulması tarihinden itibaren otuz gün içinde ayrıldıkları kurum ve kuruluşa yazılı müracaat etmeleri durumunda, kamu işvereni bu kimseleri otuz gün içinde eski görevlerine ya da uygun diğer bir göreve atamak zorundadır. Otuz gün içinde görevlerine başlamak için başvurmayanlar görevlerinden çekilmiş sayılırlar.
Görevden uzaklaştırma, re’sen emeklilik, göreve son verilmesi, tayin veya sair hallerde görevlinin mahkemeye başvurması halinde, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar sendikadaki görevi devam eder.” hükümleri düzenlenmiş bulunmaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın taleplerinin kısmen kabulü kısmen reddi yönünde öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 7. Başvuran, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 24 yıldır görev yaptığını, 2007 yılından bu yana aktif sendikacılıkla uğraştığını, 2018 yılında Sağlık-Sen baş temsilcisi olarak faaliyetleri devam ettirdiğini, Rektör değişiminden sonraki süreçte Rektörün ve göreve getirdiği hastane yönetiminin sendikalarına karşı ön yargılı bir şekilde tutum ve davranışlarının değiştiğini, şube yönetimindeki iki kişinin yasal olmayan bir biçimde yer değişikliklerine ve mobbinge maruz kaldığını, yönetimin sahaya inerek 400’e yakın üyenin algı ve baskı ile istifa ettirildiğini belirterek; sendikal faaliyetlere doğrudan müdahalede bulunan ve hastane içerisinde çalışan kişilere mobbing uygulayan ilgililer hakkında inceleme yapılarak gerekli işlemlerin tesis edilmesi; sendikal faaliyetlere müdahalenin ve personele uygulanan mobbingin sonlandırılması talep edilmektedir.
8. Başvuruya konu edilen iddialara ilişkin olarak İdare tarafından yapılan açıklamada; Kurumlarınca sendikal faaliyetlere müdahalede bulunulmasının söz konusu olmadığı; sendika üyesi personele mobbing uygulandığına ilişkin iddiaların yersiz olduğu, söz konusu iddiaların ispatına ilişkin başvuru sahibince herhangi bir somut belge sunulmadığı; personelin sendika üyesi olup olmadığına bakılmaksızın ihtiyaç halinde yer değişikliği yapmak idarenin takdir yetkisinde olup personel arasında sendika üyesi veya değil gibi bir ayrım yapılmadığı; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 14 üncü maddesinde yer alan “Sendikalara üye olmak serbesttir.” hükmü uyarınca personellerin kendi isteğiyle ilgili hizmet kolundaki bir sendikaya üye olduğu; Kanunun 16 ncı maddesinde yer alan “Her üye sendika üyeliğinden serbestçe çekilebilir.” hükmünde de belirtildiği üzere personelin sendikadan kendi hür iradesi ile ayrılabileceği; sendika üyeliğinin kazanılması da üyelikten ayrılma işlemi de yasayla personellerin iradesine bırakıldığı; Kanun hükümleri açıkken başvuranın iddiasının ispatına ilişkin herhangi bir bilgi veya belge sunmamasının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu gösterdiği; Hastanelerinde sendika yöneticilerinin, sendikal faaliyette bulunmak üzere ilgili mevzuat kapsamında tanınan hakların kullanılabilmesi hususunda gerekli tedbirler alınmış olup yetkili memur ve işçi sendikasına tahsis edilmiş odaları bulunduğu; ayrıca anılan Kanununun 23 üncü maddesine istinaden sendikada yetkili personele sendikal izinler kullandırıldığı; başvuranın iddialarının soyut, mesnetsiz, bilgi belgeye dayanmadan ve genel nitelikte olduğu; bununla birlikte yetki sahibi sendikalara Kanunda yer alan haklarını kullandırıp gerekli kolaylıkların sağlandığı ifade edilmiştir.
9. Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, kamu görevlilerinin sendikal haklarını düzenleyen önemli bir yasadır. Bu kapsamda Kanunda düzenlenen sendika kurma hakkı, toplu sözleşme hakkı, sendikal faaliyetler, temsil hakkı vb. kamu görevlilerinin çalışma hayatında daha iyi koşullara sahip olmasını sağlamak ve haklarını korumak için önemlidir.
10. Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu kapsamında idarelerin sendikal faaliyetlerle ilgili bazı sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sorumluluklar, kamu görevlilerinin sendikal haklarını kullanabilmeleri için gerekli bir çerçeve sağlar. Bu kapsamda idarelerin ilk sorumluluğu, sendika üyeliğine engel olmamadır. İdareler, kamu görevlilerinin sendikaya üye olma hakkını engelleyemez; bu konuda herhangi bir ayrımcılık veya baskı yapılmamalıdır. Bir diğer sorumluluk olarak idareler, sendikaların yasal faaliyetlerini desteklemeli ve bu faaliyetlerin aksamadan yürütülmesine olanak sağlamalıdır. Örneğin, sendikaların toplantı yapabilmesi için gerekli alanların sağlanması önemlidir. Benzer şekilde, idareler, kamu görevlilerinin sendikal haklarını korumalı ve bu haklara saygı göstermelidir. Bu, sendikal eylemlere katılan çalışanlara karşı herhangi bir olumsuz muamele yapılmamasını içerir. Bu sorumluluklar, kamu görevlilerinin sendikal haklarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri için idarelerin üstlenmesi gereken temel yükümlülüklerdir.
11. Kanunun sendika üyeliğinin kazanılmasına ilişkin 14 üncü maddesinde, sendikalara üye olmanın serbest olduğuna; üyeliğin sona ermesine ilişkin ilişkin 16 ncı maddesinde ise, her üyenin üyelikten serbestçe
çekilebileceğine hükmedilmiştir. Bu kapsamda, başvuranın çok sayıda sendika üyesinin, İdarenin baskısı ile üyelikten çekildiği yönündeki iddiasının dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgelerle ispatlanmasının mümkün olmadığı görülmektedir.
12. Kanunun sendika üyelerinin ve yöneticilerinin güvencesine ilişkin 18 inci maddesinde; kamu görevlilerinin, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde sendika veya konfederasyonların bu Kanunda belirtilen faaliyetlerine katılmalarından dolayı farklı bir işleme tâbi tutulamayacağına ve görevlerine son verilemeyeceğine; idarelerin sendika temsilcileri ve yöneticilerinin işyerini sebebini açık ve kesin şekilde belirtmedikçe değiştiremeyeceğine; idarelerin kamu görevlileri arasında sendika üyesi olmaları veya olmamaları nedeniyle bir ayırım yapamayacağına hükmedilmiş olup; Kanunla sendika üyeleri ve yöneticileri için birtakım güvenceler sağlanmıştır.
13. Anılan Kanun ile sendikal hakların belli bir güvence altına alındığı görülmekte; bu kapsamda, idarelerce, sendikaların toplantı ve etkinliklerini düzenleyebileceği uygun mekanlar sağlanması, bu faaliyetler için gerekli izinlerin kolayca verilmesi, sendikaların yasalar çerçevesinde hareket etmesine olanak tanınması ve herhangi bir ayrımcılık veya baskı uygulanmaması, sendikal faaliyetlere karşı olumsuz tutumun önlenmesi, sendikal faaliyetlere katılan çalışanlara karşı olumsuz muamelede bulunulmaması gibi tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu tedbirler, kamu görevlilerinin sendikal haklarını etkili bir şekilde kullanmalarını sağlamak için kritik öneme sahiptir. Bu şekilde sendikal hakların korunması, hukukun üstünlüğünü pekiştirecek; toplumda adalet duygusunu güçlendirecektir.
14. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamında gerek başvuran gerekse
İdare tarafından sunulan bilgi ve belgelerden, sendikal hakların kullanılmasının engellendiği ve sendika üyelerine baskı ve ayrımcılık yapıldığı iddialarının ispatı mümkün olmamakla birlikte; kamu görevlilerinin
Anayasa ve Kanun ile güvence altına alınmış olan sendikal haklarını kullanabilmeleri için gerekli tüm tedbirlerin alınması, Kanun ile güvence altına alınan hakların kullanılmasını kolaylaştırmak ve teşvik için gerekli özen ve dikkatin gösterilmesi; üyelerin sendikal haklarını kullanırken herhangi bir ayrımcılığa veya kötü muameleye maruz kalmayacağı yönünde kendilerini özgür ve güvende hissedebilecekleri bir yönetim ortamının sağlanması hususunda her türlü önlemin alınması gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 15. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
16. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacak; 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacak olup, ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan sürede Mersin İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, BAŞVURUNUN KISMEN REDDİ, KISMEN
KABULÜ ile; Başvuranın, sendikal faaliyetlere müdahalede bulunan ilgililer hakkında gerekli işlemlerin tesis edilmesi talebinin REDDİNE, Anayasa ve Kanun ile güvence altına alınmış olan sendikal hakların kullanılabilmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması, Kanun ile güvence altına alınan hakların kullanılmasını kolaylaştırmak ve teşvik için gerekli özen ve dikkatin gösterilmesi, üyelerin sendikal haklarını kullanırken herhangi bir ayrımcılığa veya kötü muameleye maruz kalmayacağı yönünde kendilerini özgür ve güvende hissedebilecekleri bir yönetim ortamının sağlanması hususlarında Mersin Üniversitesi Rektörlüğüne TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kanun’un 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Mersin Üniversitesi Rektörlüğünce bu
karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Bu kararın başvurana ve Mersin Üniversitesi Rektörlüğüne tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi