|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı tarafından talep edilen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. Davacı, SGK prim ve borçlarının ödenmesine yetkili olmadığını ve müvekkilinin amme alacaklarına ilişkin sorumluluğunun sınırlı olduğunu savunmuş, zamanaşımı ve sorumsuzluk sebepleriyle iptal talep etmiştir. Davalı Kurum ise, davanın yasal sürede açılmadığını ve borcun zaman aşımına uğramadığını iddia etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının zamanaşımı defnini kabul ederek, 506 sayılı Kanun ve 6183 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede, borcun zaman aşımına uğradığını tespit etmiştir. 23.07.2022 tarihi itibarıyla zamanaşımının dolduğu anlaşılmıştır. Temyiz incelemesi sonucunda, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onayarak, davanın kabulüne dair ilk derece mahkemesi kararını yerinde bulmuş ve temyiz başvurusunu reddetmiştir. Bu durum, hukuki süreçte zamanaşımının önemini ve tarafların yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/9248 E. , 2024/8892 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/47 E., 2024/1800 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/226 E., 2022/464 K.
Taraflar arasındaki ödeme emri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Kurum tarafından varis müvekkilin muris ( … ) eşinin 14.07.1997 – 29.12.2008 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı müflis … Tekstil Sanayi ve Tic. A.Ş. adına tanzim edilmiş ve davacıya varis sıfatı ile tebliğ edilmiş 23.07.2022 tarihinde tebliğ edilen 6153 sayılı Kanun hükümleri dairesinde tanzim edilen 07.07.2022 tarihli 2022/016046 – 2022/ 016047 – 2022/016048 takip numaralı 3 adet ödeme emrinin haklı sebep nedeniyle müvekkilinin SGK prim ve borçlarının ödemeye yetkili kişi olmadığını, SGK alacakları ile ilgili müteselsil sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin amme alacaklarına ilişkin sorumluluğunun defteri tutulan terekeden düşen miktar kadar olacağını belirtmiş, sorumsuzluk ve zamanaşımı sebepleri ile yapılacak inceleme sonucunda iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum içinde yapılan araştırma neticesinde dava konusu ödeme emirlerinin ödenmemiş işsizlik sigortası, damga vergisi ve sosyal sigorta primleri olduğu tespit edilmiş olup davacı …’ye ait müvekkil Kuruma ulaştırılmış bir reddi miras kararı bulunmadığını, davanın yasal süresi içerisinde açılmadığını, ödeme emrine konu prim borçlarının zaman aşımına uğramadığı beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın yasal sürede açılmadığını, zaman aşımını kesen hususların 6183 ve 5510 sayılı Kanun’da sayıldığını, zamanaşımına uğrayan sebeplerin varlığı nedeni ile borcun zaman aşımına uğramadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yasal sürede açılmadığını, zaman aşımını kesen hususların 6183 ve 5510 sayılı Kanun’da sayıldığını, borcun zaman aşımına uğramadığını, şirket hakkında iflasın ertelenmesi kararı olduğundan dolayı borçluya karşı icra takipte bulunamadıklarını eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi, Borçlar Kanunu 125 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 102 nci ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Ödeme emirlerine konu 2004/05 ‘den başlayan 2006/12 dahil dönemlere ilişki prim alacaklarına ilişkin davacı süresi içinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Ödeme emrine konu borcun dönemi gözetilerek; 506 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile, Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı öngörülmüştür. 08.12.1993 – 06.07.2004 tarihleri için 6183 sayılı Kanun m.102 ve devamı maddeleri uyarınca zamanaşımı süresi 5 yıl olup, 06.07.2004 – 01.10.2008 Borçlar Kanunu 125. Maddede belirtilen zamanaşımı süresi 10 yıl olduğu gözletilerek zamanaşımını kesen veya durduran bir işlemin gerçekleşmediğinin belirgin olmasına göre, tebliğ tarihi olan 23.07.2022 tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmaktadır.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.