onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki SGK haczinin kaldırılmasına ilişkindir. Davacı, dava dışı bir kişinin SGK’ya olan borcu nedeniyle kendi taşınmazına haciz konulduğunu ve bu haczin haksız olduğunu ileri sürmüştür. İlk Derece Mahkemesi, yapılan haciz işleminin haksız olduğuna karar vermiştir. Mahkeme, davacının SGK’ya herhangi bir borcunun olmadığını ve dava dışı kişinin taşınmazlarının haczinin, davacının taşınmazına yansımayacağını belirlemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu değerlendirirken, haczin usulüne uygun bir takip olmadan ve kesinleşmiş bir kamu alacağı olmaksızın gerçekleştirildiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, haciz işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna vararak, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Temyiz aşamasında ise, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına hükmedilmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/5432 E.  ,  2024/6250 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2022/2339 E., 2024/688 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/361 E., 2022/63 K.

    Taraflar arasındaki haczin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı 3. kişi … … hakkında işlem gören dosya üzerinden, davacının 45422 ada 6 parselde kain 2 no.lu bağımsız bölümüne haciz şerhi işlendiğini, … …’ın başkaca taşınmazları bulunduğunu, ayrıca Sincan 1. Noterliğinin 29368 yevmiye nolu fesihnamesi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini, … …’ın SGK’ya borcunun 100.000,00 TL olduğunu, ancak 2 daireye haciz şerhi işlendiğini, taşkın haciz itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek, davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki Kurum haczinin kaldırılmasını istemiştir.

    II.CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; arsa sahipleri ile müteahhit arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca … …’a düşecek taşınmazların belli olduğunu, bu tür sözleşmelerin eser niteliğinde olup tamamlanan inşaattan sonra müteahhidin sözleşmeye istinaden hissesine düşen bağımsız bölümlerden hak sahibi olacağından, hacizlerin kaldırılmasının yerinde olmadığını, Kurumca yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    Yapılan yargılama, toplanan deliller, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile tapu kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; haczin üçüncü kişideki malların haczi niteliğinde olduğu, davacının davalı Kuruma borcunun olmadığı, borçlu olan dava dışı … ile olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin de feshedildiği, bu nedenle doğabilecek bir alacağının da mevcut olmadığı, yapılan haciz işleminin haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile Ankara ili Etimesgut ilçesi … Mahallesi 45422 ada 6 parselde kain 2 no.lu bağımsız bölüm üzerindeki kamu haczinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

    B.İstinaf Sebepleri:
    Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkeme kararının hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, Kurum işlemlerinde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C.Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre somut olayda, davacı adına tescilli dairenin müteahhite ait olduğuna dair herhangi bir tapu kaydı olmadan ve yargı kararı alınmadan Kurumca davacı adına tescilli taşınmaz üzerine salt kat karşılığı şeklindeki sözleşmeye dayanarak haciz konulmasının yasaya aykırı olmasından, borçluya ait ya da üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından haciz işleminin yapılabilmesi için usulüne uygun bir takip olması, kesinleşmiş kamu alacağının bulunması, usulüne uygun haciz kararı olması gerektiğinden, davacıya ödeme emri gönderilmemiş olması karşısında da kararın vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
    C.Gerekçe
    1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile taşınmaz üzerine konan haczin kaldırılmasına ilişkindir.

    2.İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun’un 54 üncü ve 55 inci maddeleri.

    3.Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.