|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacı işverenin, SGK tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun zamanaşımına uğradığı iddiasıyla menfi tespit davası açması üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının davasını kabul ederek, 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasındaki prim borcunun zamanaşımına uğradığına hükmetmiştir. Davalı Kurum vekili, istinaf başvurusunda bulunmuş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi, ilk mahkeme kararını usul ve yasaya uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, 01.10.2008 tarihinden önceki dönemlere ait prim alacaklarının zamanaşımının 5 yıl olduğunu belirterek, davalı Kurumun alacağının zamanaşımına uğradığını tespit etmiştir. Ayrıca, davalı Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka uygun olduğunu vurgulamıştır. Temyiz aşamasında, davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. |
10. Hukuk Dairesi 2024/2016 E. , 2024/8958 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3135 E., 2023/2061 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/262 E., 2023/300 K.
Taraflar arasındaki menfii tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı işverenin spor faaliyetleri yürütülen bir işyeri olduğu, müvekkilinin bu zamana kadar tüm faaliyetlerini kanun ve mevzuatlara uygun yürüttüğünü, davalı Kurum tarafından davacı işverene dava dışı … T.C. kimlik numaralı …’in 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasındaki çalışmalarından kaynaklı borç çıkarıldığını, davaya konu söz konusu borcun zamanaşımına uğradığından dolayı müvekkil işverenden tahsil edemeyeceğini belirterek SGK Konya İl Müdürlüğü Prim Belgeleri İtiraz Komisyonunun 19.07.2023 tarih, E-77248399 sayılı kararının ve ilgili sair işlemlerinin iptali ile davacının davalı Kuruma 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini, müvekkil Kurum tarafından yapılan tüm işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tahakkuk ettirilen primlerin dava dışı … T.C. Kimlik Numaralı …’in 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasına çalışmasına ilişkin olduğu, bu dönem yönünden prim borcunun 6183 sayılı Kanun’un 102 nci maddesine göre zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne, davacının davalı Kuruma 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasında prim borcundan dolayı borçlu olmadığının tespitine, SGK Konya İl Müdürlüğü prim belgeleri itiraz komisyonunun 19.07.2023 tarih, E-77248399 sayılı kararı ile ilgili sair işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; TFF tarafından tanzim edilen 22.05.2023 tarih ve 2023/20-3213 sayılı yazıya istinaden 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasında …’in profesyonel futbolcu olarak çalıştıkları tarihler arası için aylık hizmet belgelerinin düzenlenerek Kuruma verilmesi ve tekabülü prim ve farklarının Kuruma ödenmesinin davacıdan istendiği, bunun üzerine 22.06.2023 tarihli dilekçe ile istenilen hususların yerine getirilmeyeceği belirtilerek Kurum işleminin yürürlükten kaldırılmasının talep edildiği, Kurumca davacının talebinin reddedildiği, 5510 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmü karşısında davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkemece müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçeleriyle, verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlık değerlendirildiğinde; 01.10.2008 tarihinden önceki dönemlere ait hizmet sürelerine ilişkin prim alacakları yönünden zamanaşımı süresi ve başlangıcının, primlerin ait oldukları (muaccel oldukları) dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 17.12.1999-31.05.2000 tarihleri arasındaki döneme ilişkin prim alacaklarının 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, Kurum alacağının zamanaşımına uğradığı, Mahkemece davalı Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sonuç olarak Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Kurum işleminin iptali ve menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 80 inci, 5510 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesi, Borçlar Kanunu’nun 125 inci maddesi, 6183 sayılı Kanun’un 102 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.