ÖZET: Başvuran, SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde yer alan “4/C ye ait sigortalılık sürecinde 15 yıla tabidir.” ifadesinin özel hayatının gizliliğini ihlal ettiğini belirterek bu ibarenin gizlenmesini talep etmiştir. İdare, başvuranın bu talebine ilişkin olarak, söz konusu bilgilere yalnızca başvuranın erişebileceğini, başka kişilerin bu bilgilere ulaşmasının mümkün olmadığını ve ibarenin kaldırılmasının hatalı işlemlere yol açabileceğini ifade etmiştir.

Değerlendirme sonucunda, başvuranın talebinin reddedilmesine karar verilmiştir. Bu karar, 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu çerçevesinde bilgi edinme hakkının istisnalarının belirlenmesi ve özel hayatın gizliliği ilkeleri doğrultusunda verilmiştir. İdare, başvuranın sağlık bilgilerini koruma yükümlülüğü altında olduğunu ve bu bilgilerin yalnızca belirli koşullar altında açıklanabileceğini vurgulamıştır. Dolayısıyla, başvuranın talebinin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7859-S.12017

BAŞVURU NO : 2019/9841

KARAR TARİHİ : 02/09/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın kendisine ait SGK Tescil ve Hizmet Dökümü belgesinde yer alan bazı ibarelerin çıkarılması talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/05/2019

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Kurumumuza tarihinde yapılan başvuruda başvuran özetle, herhangi bir SGK il

veya ilçe müdürlüklerinden sorgulandığında; “SGK Tescil ve Hizmet Dökümündeki “4/C ye ait sigortalılık sürecinde 15 yıla tabidir.(maluliyet sebebiyle) 08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır.” ibaresinin gözükmemesi, gizlenmesi talebinde bulunmaktadır.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 18/06/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

gönderilen Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel

Müdürlüğü’nden alınan 09/07/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle: SGK Tescil ve Hizmet

Dökümü belgesinin “4c Açıklamaları” alanında yer alan bilgilerin ilgililerin Kurumlarınca

Hizmet Takip Programının “Özlük” ve “Hizmet Bilgileri” alanına girilen bilgilerden alınarak görüntülenmesinin sağlandığı”

Kurumlarca Hizmet Takip Programının “Özlük” bilgileri bölümünde yer alan “Özür Durumu” nda yapılan seçim ve “Hizmet Bilgileri” bölümüne girilen hizmet cetvelinde yer alan bilgiler dikkate alınarak elektronik ortamda emeklilikte tabi oldukları hizmet süresi ve yaş hesabının yapıldığı, Kurumlarınca gerek Hizmet Takip Programı gerekse SGK Tescil ve Hizmet Dökümü

Programında alansal bazda kaydın gösterilmemesinin teknik olarak mümkün olmadığı, Ancak, sigortalıların söz konusu kayıtlarına e-devlet üzerinden kendilerinin ulaşabilmekte olduğu, sosyal güvenlik iş ve işlemleri için Kurumlarına müracaat etmeleri halinde talepleri doğrultusunda işlemi tesis eden personel tarafından ulaşılmakta olduğu, başka kişilerce bilinmesinin mümkün bulunmadığı, Diğer taraftan, söz konusu kaydın başvuranın talebi doğrultusunda kaldırılması halinde

Programda gerekli açıklama görüntülenemeyeceğinden ilgili hakkında hatalı işlem yapılmasına sebebiyet verilebileceği, bu hatalı işlemden Kurumumuz ve ilgililerin görev yaptıkları Kurum personelinin sorumlu olacağı, Nitekim, başvuranın aynı istemli 27/3/2019 tarihinde Kurum kayıtlarına geçen 25/3/2019 tarihli dilekçesine 7/5/2019 tarihli ve … sayılı yazı ile cevap verildiği, Ayrıca, konuya ilişkin olarak başvuran veya başka şahıslar tarafından Kurumlarına aleyhine açılmış bir dava tespit edilemediği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) Anayasamızın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74

üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü düzenlenmiştir.

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü düzenlenmiştir.

5) 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun;

5.1) Bilgi edinme hakkının kullanımına ilişkin esas ve usullerin belirlendiği “Amaç” başlıklı 1

inci maddesinde, “Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.”

5.2) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde “Bilgi” “Kurum ve kuruluşların sahip oldukları

kayıtlarda yer alan bu Kanun kapsamındaki her türlü veri..” şeklinde tanımlanmıştır.

5.3) “Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşlar, bu

Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.”

5.4) Aynı Kanunun “İstenecek bilgi veya belgenin niteliği” başlıklı 7 nci maddesi birinci

fıkrasında, “Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır.” hükmü, ikinci fıkrasında “Kurum ve kuruluşlar, ayrı veya özel bir çalışma, araştırma, inceleme ya da analiz neticesinde oluşturulabilecek türden bir bilgi veya belge için yapılacak başvurulara olumsuz cevap verebilirler.” hükmü ve üçüncü fıkrasında da “İstenen bilgi veya belge, başvurulan kurum ve kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa, başvuru dilekçesi bu kurum ve kuruluşa gönderilir ve durum ilgiliye yazılı olarak bildirilir.” hükmü düzenlenmiştir.

5.5) Bilgi edinme hakkının sınırlarının belirlendiği Kanunun Dördüncü Bölümünde yer

alan 15-28 arası maddelerde sırası ile yargı denetimi dışında kalan işlemler, devlet sırrına ilişkin bilgi veya belgeler, ülkenin ekonomik çıkarlarına ilişkin bilgi veya belgeler, istihbarata ilişkin bilgi veya belgeler, idarî soruşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler, adlî soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi veya belgeler, özel hayatın gizliliği, haberleşmenin gizliliği, ticarî sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyeler, tavsiye ve mütalaa talepleri ile gizliliği kaldırılan bilgi veya belgeler başlıkları altında bilgi edinme hakkının istisnai sınırları belirlenmiştir.

5.6) “Özel hayatın gizliliği” başlıklı 21 inci maddesinde; “Kişinin izin verdiği hâller saklı

kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır.

Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.”

5.7) “Kurum içi düzenlemeler” başlıklı 25 inci maddesinde, “Kurum ve kuruluşların,

kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır.”

5.8) “Ceza hükümleri” başlıklı 29 uncu maddesinde, “Bu Kanunun uygulanmasında ihmâli,

kusuru veya kastı bulunan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, işledikleri fiillerin genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturması gerektirmesi hususu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin cezaları uygulanır.”

6) 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun “Amaç” başlığını taşıyan 1 inci

maddesinde; “(1) Bu Kanunun amacı, kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.” 6.1)“Kapsam” başlığını taşıyan 1 inci maddesinde; “(1) Bu Kanun hükümleri, kişisel verileri işlenen gerçek kişiler ile bu verileri tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla işleyen gerçek ve tüzel kişiler hakkında uygulanır.”

6.2) “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlığını taşıyan 6 ncı maddesinde; “(1)

Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.

(2) Özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesi yasaktır.

(3) Birinci fıkrada sayılan sağlık ve cinsel hayat dışındaki kişisel veriler, kanunlarda öngörülen hâllerde ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir. Sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

(4) Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesinde, ayrıca Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması şarttır.”

6.3) “İlgili kişinin hakları” başlığını taşıyan 11 inci maddesinde: “(1) Herkes, veri

sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, c) Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, ç) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, d) Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, e) 7 nci maddede öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, f) (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, g) İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, ğ) Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme, haklarına sahiptir.

6.4) “Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler” başlığını taşıyan 12 inci maddesinde: “(1) Veri

sorumlusu; a) Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek, b) Kişisel verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlemek, c) Kişisel verilerin muhafazasını sağlamak, amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almak zorundadır.

(2) Veri sorumlusu, kişisel verilerin kendi adına başka bir gerçek veya tüzel kişi tarafından işlenmesi hâlinde, birinci fıkrada belirtilen tedbirlerin alınması hususunda bu kişilerle birlikte müştereken sorumludur.

(3) Veri sorumlusu, kendi kurum veya kuruluşunda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasını sağlamak amacıyla gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmak zorundadır.

(4) Veri sorumluları ile veri işleyen kişiler, öğrendikleri kişisel verileri bu Kanun hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve işleme amacı dışında kullanamazlar.

Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından sonra da devam eder.

(5) İşlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi hâlinde, veri sorumlusu bu durumu en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirir. Kurul, gerekmesi hâlinde bu durumu, kendi internet sitesinde ya da uygun göreceği başka bir yöntemle ilan edebilir.”

7) 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun’un

“Kurumun taşınmaz edinimi, taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile gayri maddi haklarının hukuki durumu” başlığını taşıyan 35 inci maddesinin beş ve altıncı fıkralarında; “(Ek fıkra: 10/9/2014-6552/37 md.) Kurumca, işverenlerin, sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının, emeklilerin, bunların hak sahipleri ile dul ve yetimlerinin ve Kurumdan aylık alan diğer kişilerin bireysel veri ve hakları, bireysel veri ve haklarından oluşan toplu veri ve hakları ile işletmelerin ticari sırları satılamaz ve paylaşılamaz. Kurum bunların dışında sahip olduğu gayri maddi haklarını Yönetim Kurulunun onayı ile satabilir veya paylaşabilir. Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.

(Değişik altıncı fıkra: 4/4/2015-6645/43 md.) Kurum, bu Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla işlediği kişisel veriler ile ticari sır niteliğinde olan verileri, veri sahibinin noter onaylı muvafakati veya e-Devlet uygulaması üzerinden kimlik teyidi ile verilen izni olmadan gerçek veya tüzel kişilerle paylaşamaz. Ancak, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ilgili mevzuatında belirtilen görevleri yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları sağlık verisi dışındaki kişisel veriler ile ticari sır niteliğindeki veriler paylaşılabilir. (Ek cümle:17/7/2019-7186/18 md.) Kurum, kişisel sağlık verilerini kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, verilen sağlık hizmetlerinin uygunluğunun ve yerindeliğinin takibi ve finansmanının planlanması amacıyla talebi hâlinde Sağlık Bakanlığı ile paylaşır. Kurum, bunların dışındaki gayri maddi hakları ile kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek veya tüzel kişiyle ilişkilendirilemeyecek şekilde anonim hâle getirdiği verileri araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlar için kamu idareleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, bilimsel araştırma yapan kamu personeli, bilimsel dernekler, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya üniversiteler ile ücretsiz olarak paylaşabilir. Anonim hâle getirilen verinin tüzel kişilere ait olması hâlinde bu fıkrada sayılanlar dışındaki gerçek veya tüzel kişilere tüzel kişinin noter onaylı muvafakati alınmak kaydıyla ücretli olarak verilebilir. Veri paylaşılan kamu idareleri ile gerçek ve tüzel kişiler, paylaşılan verinin gizliliğinden ve güvenliğinden sorumludur. Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında, veri paylaşımı yapılanlar da dâhil olmak üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme

9) Başvuran, herhangi bir SGK il veya ilçe müdürlüklerinden sorgulandığında kendisine ait

SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde yer alan “4/C ye ait sigortalılık sürecinde 15 yıla tabidir.(maluliyet sebebiyle) 08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır.” ibaresi ile özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini belirterek bu ibarenin gözükmemesi, gizlenmesi talebinde bulunmakta, 4982 sayılı Kanun kapsamında tarafına bilgi verilmesini talep etmektedir.

10) İdarenin cevabi yazısı ekinde alınan başvurana ait SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde

“4c Açıklamaları” alanında “ 1) Sigortalılık süresince 15 yıla tabidir.(Maluliyet sebebiyle)

08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır) ifadelerine yer verildiği görülmüştür.

11) Anayasal düzeyde tanınan ve koruma altına alınan bilgi edinme hakkının kullanımı, 4982

sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun 5 inci maddesinde kayıtlı “Kurum ve kuruluşlar, bu

Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.” hükmü ile güvence altına alınmıştır.

12) Kanunun 3 üncü maddesinde ise bilgi edinme hakkının konusunu oluşturan “bilginin”,

kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu kayıtlarda yer alan her türlü veri; “belgenin” ise yazılı, basılı veya çoğaltılmış dosya, evrak, kitap, dergi, broşür, etüt, mektup, program, talimat, kroki, plân, film, fotoğraf, teyp ve video kaseti, harita, elektronik ortamda kaydedilen her türlü bilgi, haber ve veri taşıyıcıları şeklinde tanımlandığı görülmektedir.

13) Bilgi edinme hakkına konu edilecek bir üstteki paragrafta tanımlı “bilgi” ve “belge” ise

ücretsiz olarak veya aynı Kanunun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca, erişimin gerektirdiği maliyet tutarı kadar bir ücreti bütçeye gelir kaydedilmek sureti ile temin edilebilecektir.

14) Bu açıdan bakıldığında, başvurana ait SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde “4c

Açıklamaları” alanında “ 1) Sigortalılık süresince 15 yıla tabidir. 08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır) ifadelerinin 4982 sayılı Kanun kapsamında tanımlanan bilgi kapsamında olduğu değerlendirilmektedir.

15) Bilgi edinme hakkının öneminden hareketle, Anayasa ile güvence altına alınan bilgi edinme

hakkının kullanımının zorlaştırılması veya imkânsız hale getirilmesinin önüne geçmek amacı ile 4982 sayılı mezkûr Kanunun 5 inci maddesinde, kamu kurum ve kuruluşlarına, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri alma yükümlüğü getirilmiştir. Nitekim 4982 sayılı Kanunda bilgi edinme hakkının istisnaları tek tek sayılmış olup; Kanunun Dördüncü Bölümünde 15 ila 27 nci maddeleri arasında yer alan bu istisnaların, yargı denetimi kapsamındaki işlemler, devlet sırrına, ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idari ve adli soruşturma ve kovuşturmaya ilişkin bilgi ve belgeler, özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği, ticari sır, fikir ve sanat eserleri, kurum içi düzenlemeler, kurum içi görüş, bilgi notu ve tavsiyelerden oluştuğu görülmektedir.

Bilgi edinme hakkının istisnalarının somut olarak belirlenmesi esasen, bilgi edinme hakkının kullanımının temel amaç ve gayesinin belirlendiği aynı Kanunun 1 inci maddesinde vücut bulan demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine işlerlik kazandırmaktadır.

16) Bu noktada 4982 sayılı Kanunun “Özel hayatın gizliliği” kenar başlıklı 21 inci maddesinde

yer alan “Kişinin izin verdiği hâller saklı kalmak üzere, özel hayatın gizliliği kapsamında, açıklanması hâlinde kişinin sağlık bilgileri ile özel ve aile hayatına, şeref ve haysiyetine, meslekî ve ekonomik değerlerine haksız müdahale oluşturacak bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkı kapsamı dışındadır. Kamu yararının gerektirdiği hâllerde, kişisel bilgi veya belgeler, kurum ve kuruluşlar tarafından, ilgili kişiye en az yedi gün önceden haber verilerek yazılı rızası alınmak koşuluyla açıklanabilir.” hükmü yer almaktadır. Madde metni iki cümle ve iki paragraftan oluşmaktadır. Öncelikle kanun kişinin sağlık durumuna ilişkin bilgi veya belgeleri, özel hayatın gizliliği kapsamında bilgi edinme hakkı kapsamı dışında tutmuştur(1. Cümle). Bu kapsam dışında tutulan bilgi ve belgeler ancak kamu yararının gerektirdiği hâllerde ilgili kişinin yazılı rızası alınarak açıklanabilecektir(2. Cümle).

17) Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı başvuranın sağlık bilgilerini 6698 sayılı Kişisel

verilerin Korunması Kanununun “Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlığını taşıyan 6 ncı maddesine dayanarak 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı

Düzenlemeler Hakkında Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla işlemektedir. 5502 sayılı Kanununun 35 inci maddesinde de belirtildiği üzere Kurum işlediği kişisel veriler ile ticari sır niteliğinde olan verileri, veri sahibinin noter onaylı muvafakati veya e-Devlet uygulaması üzerinden kimlik teyidi ile verilen izni olmadan gerçek veya tüzel kişilerle paylaşamaz. Kurum, kişisel sağlık verilerini kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, verilen sağlık hizmetlerinin uygunluğunun ve yerindeliğinin takibi ve finansmanının planlanması amacıyla talebi hâlinde Sağlık Bakanlığı ile paylaşır. Veri paylaşılan kamu idareleri ile gerçek ve tüzel kişiler, paylaşılan verinin gizliliğinden ve güvenliğinden sorumludur. Bu fıkranın aksine davrananlar hakkında ise, veri paylaşımı yapılanlar da dâhil olmak üzere

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanacaktır.

18) Somut olayda başvuran kendisine ait SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde yer alan “1)

Sigortalılık süresince 15 yıla tabidir.(Maluliyet sebebiyle) 08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır) ibaresinin kendi özel durumuna ilişkin olduğunu belirterek kimse tarafından bilinmesini istemediğini ifade etmiştir. Ancak hangi hukuki menfaatinin ihlal edildiğini ya da edilebileceğini ifade etmemiştir. Yukarıda ilgili kanun hükümlerinde de belirtildiği üzere; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun

“Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları” başlığını taşıyan 6 ncı maddesine uygun olarak ancak 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumuna İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun ve diğer mevzuatla verilen görevleri yerine getirmek amacıyla başvuranın kişisel verilerini işleyebilmekte ve işlediği verilerin güvenliğini sağlamak için de her türlü tedbiri almak zorundadır. Kurum, işlediği kişisel verileri ise ancak kanunda belirtilen hallerde ya da 4982 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde başvuranın yazılı rızasını almak suretiyle açıklayabilmektedir. Başvuran, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 11 inci maddesi çerçevesinde kişisel verilerinin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme hakkına sahip olduğundan, söz konusu verilerin amacına uygun olmayan bir şekilde kullanıldığı iddiasında ise bu konuda kullanımın durdurulmasını ya da eksik ya da yanlış uygulamanın sona erdirilmesini talep edebilir.

Somut olayımızda ise bu yönde bir iddia ve talep söz konusu değildir.

19) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuranın şikayet konusu

kayıtlarına e-devlet üzerinden sadece kendisinin ulaşabilmekte olduğu, sosyal güvenlik iş ve işlemleri için Kurumlarına müracaat etmeleri halinde de talepleri doğrultusunda işlemi tesis eden personel tarafından ulaşılmakta olduğu, başka kişilerce bilinmesinin mümkün bulunmadığı ve söz konusu kaydın başvuranın talebi doğrultusunda kaldırılması halinde

Programda gerekli açıklama görüntülenemeyeceğinden ilgili hakkında hatalı işlem yapılmasına sebebiyet verilebileceği, bu hatalı işlemden de Kurumun ve başvuranın görev yaptığı Kurum personelinin sorumlu olacağı yönündeki idarenin açıklamaları çerçevesinde, başvuranın kendisine ait SGK Tescil ve Hizmet Dökümünde yer alan “4/C ye ait sigortalılık sürecinde

15 yıla tabidir.(maluliyet sebebiyle) 08/03/2034 tarihinde emekliliğe hak kazanır.”

ibaresinin çıkarılması talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, idareden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği ayrıca idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının

başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Sivas İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi