onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, sigorta başlangıç tarihinin tespiti davasında, davacının işe giriş bildirgesinin varlığının fiili çalışmayı ispatlamaya yetmediğini vurgulamaktadır. İlk Derece Mahkemesi, davacının 15.09.1986 tarihinde bir gün süreyle asgari ücretle çalıştığını kabul etmiş, ancak davalı SGK vekili, primlerin ödenmediğini ve davanın yöntemince kanıtlanmadığını belirterek istinaf başvurusu yapmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Yargıtay, sigortalılığın kabulü için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığının ispat edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme, davacının işyerinde çalışıp çalışmadığını belirlemek için yeterli inceleme yapmadığına karar vermiştir. Davacının tanıklarının ifadeleri ve diğer delillerin eksik değerlendirilmesi nedeniyle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Bu karar, sigortalılık başlangıcının tespiti için gerekli olan delil ve inceleme yükümlülüklerini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/7224 E.  ,  2024/13287 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/561 E., 2024/24 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2020/267 E., 2022/222 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı asil dava dilekçesinde, sigorta başlangıç tarihinin 15.09.1986 tarihi olarak tespitini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacı adına 15.09.1986 tarihinde işe giriş bildirgesi verildiğini ancak primlerinin ödenmediğini, işe giriş bildirgesinin varlığının fiili çalışmanın ispatına yeterli olmadığını, davanın yöntemince kanıtlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Kurum aleyhine açılan sigorta başlangıç süresinin tespitine ilişkin davasının kabulü ile davacının … unvanlı işyerinde 15.09.1986 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun’un 60/g maddesi uyarınca davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 15.11.1988 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine, davalı … hakkında açılan davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmadığını, davalı işyeri sahibinin hizmet tespit davasının asıl muhatabı olup davanın sıfatı yokluğundan usulden reddi ve dava açılmasına neden olmayan Kurum aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri.
    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2, 6, 9, 60. maddenin (G) bendi, 79, 108. madde hükümleridir.
    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun’lar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
    2. Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına … ünvanlı işverenin 36111 sicil no.lu işyerinden 15.09.1986 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, elektrik tesisatı mahiyetli işyerinin 01.07.1982-31.12.1987 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğunun ve işyerinden 1986/1-3 arası ile 1987/1-3 arası dönem bordrosu verilmediği, 1982/3-1985/3 arası dönem bordrolarının Kurum tarafından bildirildiği, işe giriş bildirge tarihinde davacının 15 yaşında olduğu, SGK, belediye, emniyet aracılığıyla tespit edilen komşu işyeri sahibi ve çalışanlarının dinlendiği ancak davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, dinlenen davacı tanıklarından …’ın işyerinden 1983/1-1985/3 arasında sigortalılığının bulunduğu, daha sonra 1988 yılında ise işverenin bir başka sicil no.lu işyeri olan 531820 sicil sayılı işyerinden bildiriminin olduğu, dinlenen diğer tanık …’un ise dava konusu işyerinden bildiriminin olmadığı 531820 sicil sayılı işyerinden 1988 yılına ait bildiriminin olduğu, 31820 sicil sayılı işyerinden bildiriminin olduğu öte yandan davacının kendisinin bu işe Elektrikçiler Odası Başkanı olan …’un gönderdiğini beyan ederek dinlenmesini istediğini ancak bu kişinin dinlenmediği, böylelikle anılan tanık beyanları ve diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
    3.Buna göre, davacının bildirdiği tanıklardan birinin işyerinde çalışmamasının olmaması ve işverenin başka işyerinden 1988 yılında çalışması bulunması, diğer tanığın ise dava konusu dönem öncesinde işyerinde sigortalılığının bulunması karşısında ve yapılan komşu işyeri araştırmasında belirlenen tanıkların davacıyı tanımadıkları yönündeki beyanları nedeniyle Mahkemece, davacının dinlenmesini istediği Elektrikçiler Odası Başkanı olan …’un (Oda Başkanlığı araştırılarak ve çalışma kayıtları getirtilerek) beyanı alınmalı, bu kişiden başka ayrıca davacının çalışmasını bilebilecek olan kişilerin kimler olabileceği taraflardan sorularak bu kişilerin de sigortalılık kayıtları getirtilerek dinlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
    4.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple,
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.