onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1992 olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Yargıtay, bir kişinin sigortalı sayılabilmesi için yalnızca işe giriş bildirgesinin varlığının yeterli olmadığını, aynı zamanda eylemli olarak çalışmasının da zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu bağlamda, davacının işyerinde gerçekten çalışıp çalışmadığının detaylı bir şekilde araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

Mahkeme, sigortalılık başlangıç tespiti davasında, hem işyerinin varlığının hem de sigortalı çalışmanın ispatının gerekliliğini ortaya koymuştur. Yargıtay, davanın yalnızca bir günlük çalışmanın tespitine indirgenemeyeceğini, bu çalışmanın sigortalılık süresi ve hakları üzerindeki etkisinin de dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, davacının eylemli çalışmasının araştırılmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuş ve eksik inceleme nedeniyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu durum, sigortalılık başlangıcının tespiti için gerekli olan tüm delillerin toplanarak incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/8950 E.  ,  2024/9829 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/358 E., 2024/1386 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 50. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/325 E., 2022/176 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Kurum sigortalısı olarak 01.10.1992 tarihinden itibaren işveren … ’e ait (ayakkabı imalatı) işyerinde çalışmaya başladığını, işveren şirket tarafından işe ilk giriş bildirgesi verilmiş olmakla beraber sigorta primleri ödenmediğini, prim ödenmediği için işe giriş tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilmediğini, bu konuda 07.09.2020 tarihinde davalı Kuruma başvuru yapıldığını, başvuruya olumsuz cevap verildiğini belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1992 olduğunun tespitini talep etmiştir.

    II. CEVAP
    Davalı SGK Başkanlığı vekili, yetki derdesttik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.10.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili, işe giriş bildirgesinin tek başına davacının anılan işyerinde 1 gün dahi olsa çalıştığını göstermesi için yeterli olmadığını, çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, ne zaman bu niteliği kavuştuğu yönü üzerinde durulması ve çalışmayı kapsama alan yasanın yürürlük tarihinden sonraki dönem için hizmet tespitine karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacının kimlik bilgilerini içerir, yasal süresinde Kuruma intikal etmiş ve sahteliği de ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasının aynı yılın serilerden olduğu ve davacı tarafından sonraki hizmetlerinde kullanıldığı, bordro ve davacı tanıklarının çalışmayı doğrulayan beyanı ile tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı Kurum vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 01.10.1992 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 79 uncu, 108 inci maddesi hükümleridir.

    Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun’un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun’un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun’un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.

    Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.

    Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.

    Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir.

    3. Değerlendirme
    1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

    2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacının, … ünvanlı işverenin 136298 sicil no.lu işyerinden davacı adına 01.10.1992 tarihinde işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, işyeri tescil bilgilerinin Kurumdan bildirilmediği, ancak davacının dava dışı işyerinde ayakkabı imalatı işinde çalıştığını beyan ettiği, öte yandan kanun kapsam döneminin 01.11.1984-30.07.1994 tarihleri arası olarak bildirildiği, ayrıca işveren adına deri ayakkabı, bot, çizme imalatı nedeniyle 01.09.1984-31.12.1998 arası vergi mükellefi olduğunun Vergi Dairesince bildirildiği, komşu iş yeri araştırmasının sadece emniyet aracılığıyla yapıldığı, SGK, belediye ve Vergi Dairesi aracılığıyla yöntemince bir araştırmanın yapılmadığı, dinlenen iki davacı tanığının ise işyerinde dava konusu dönemden önce ve sonra çalıştıklarının hizmet cetvellerinden anlaşıldığı, böylelikle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.

    3.Buna göre Mahkemece dava konusu dönemde işyerine komşu iş yerleri ve sigortalı çalışanlarının SGK, vergi dairesi, belediye nezdinde araştırılarak belirlenmeli, bu kişilerin sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanlarına başvurulmalı, bu yöntemle komşu işyerinin tespit edilememesi halinde taraflara sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek kişiler belirlenerek bu kişilerin sigortalılık ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek beyanları alınmalı, davacının askerlik dönemi sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.

    4.Kabule göre de sigortalılığın başlangıcı, işverence yasal süresinde verilmekle zorunlu sigortalılık tescilinin dayanağını oluşturan bildirgede işe giriş günü olarak yazılı tarihin kabul edilmemesi yönündeki Kurum işleminin iptali ile anılan bir günlük çalışma süresinin geçerliliğinin tespiti niteliğinde olduğundan, davacının sigorta başlangıcının yanı sıra, 1 gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti yönünde de hüküm kurulması gerektiği ile işveren ünvan ve işyeri sicil numarası belirtilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemiş olması isabetsiz bulunmuştur.

    5.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.