onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararında, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemi üzerine yapılan yargılama sürecinde, davacının 20.07.1988 tarihinde işe başladığı ve bu tarihin sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği hususu ele alınmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının çalıştığı işyerinde fiili çalışmasının tanık beyanlarıyla doğrulandığını ve işe giriş bildirgesinin Kuruma zamanında verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı Kurumun istinaf başvurusunu değerlendirirken, davacının fiili çalışmasının yeterli ve inandırıcı kanıtlarla ispatlandığını, tanıkların beyanlarının yanı sıra işe giriş bildirgesinin de davacının kimlik bilgileriyle uyumlu olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme, davacının hukuki yararının bulunduğunu ve davanın sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkin olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.07.1988 olarak tespit edilmesine yönelik kararın hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Bu karar, sigorta başlangıç tarihinin tespiti konusundaki hukuki değerlendirmelerin ve delil durumunun önemini ortaya koymaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/6120 E.  ,  2024/6754 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/3071 E., 2024/273 K.
    KARAR : Esastan red
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/365 E., 2023/252 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı asil dava dilekçesinde, 20.07.1988 tarihinde işe başladığını, Kuruma yaptığı emeklilik başvurusunun reddedildiğini, işe giriş tarihinin 01.07.1994 tarihi olarak kabul edildiğini, işe giriş tarihinin 20.07.1988 olarak kabul edilmesini, belirtilen tarihten itibaren emekli aylığının tahakkukunu talep etmiştir.

    Davacı dava dilekçesinde emekli aylığından bahsetmekte ise de ön inceleme duruşmasında davasının sigorta başlangıç tarihinin tespiti olduğunu açıklamıştır.

    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, dava açılmadan önce Kuruma başvuru yapılmaması ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, iş yerinin 506 sayılı Kanun kapsamına girip girmediğinin, davacının iş sözleşmesiyle çalıştığı iddia edilen döneme ait belgelerin Kuruma verilip verilmediği ya da çalışmaların Kurumca tespit edilip edilmediği araştırılması gerektiğini, davacının işyerinde devamlı olarak iş sözleşmesiyle çalışmış olduğunu, tanık beyanları dışında, resmi, yazılı ve sağlıklı deliller ile ispatlanması gerektiğini belirterek; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının, 441462 işyeri sicil numaralı işyerinde 20.07.1988 tarihinde çalıştığının ve sigorta başlangıcının işbu tarih olduğunun tespitine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde,sigorta başlangıç tarihinin tespiti yargılamalarında fiili çalışma olgusunun yeterli ve inandırıcı kanıtlar ile ortaya konması gerektiğini, dosyada dinlenen iki davacı tanığı fiili çalışma olgusunun ispatı için yeterli olmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince iddia edilen tarihte söz konusu işyerinde bordrolu çalışanların getirtilerek dinlenmesi aynı zamanda komşu işyeri tanıklarının araştırılarak fiili çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini belirterek; istinaf yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “.. dava dilekçesinde aylıktan bahsedilmesine karşın ön inceleme tutanağı ve aşamalardaki beyanlara göre eldeki davanın sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkin olduğu; davacının talep konusu tarihte fiili ve eylemli çalışmasının davacı ile aynı tarihte birlikte çalışmış bordro tanıklarınca (Eşref Saraçlı ve …) doğrulandığı, işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile davacının nüfus kayıtlarının uyumlu olduğu, bildirgedeki sigortalı sicil numarasının davacının daha sonraki çalışmalarında kullanılan sicil numarası olduğu, iş yerinin bu tarihte Kanun kapsamında olduğu, Kurum kayıtlarında gözüken sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği….” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 20.07.1988 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun’un 2, 9, 79 ve 108 inci maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.