onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin tespiti ile ilgilidir. Davacı, 01.06.1976 tarihinde işe başladığını iddia ederken, davalı taraf, sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1977 olduğunu savunmuştur. Mahkeme, davacının çalışma süresinin tespitine yönelik eksik inceleme ile karar vermiştir. Yargıtay, hizmet tespiti davalarının kamu düzeni ile ilgili olduğunu ve bu tür davalarda delil toplamanın titizlikle yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Mahkeme, davacının çalıştığına dair tanık beyanlarına dayanarak karar vermiş, ancak kamu kurumlarında çalışanların hizmetlerinin resmi kayıtlara geçirilmesi gerektiğini göz ardı etmiştir. Yargıtay, davacının kamu kurumunda çalıştığını iddia etmesi durumunda, bu çalışmanın belgelere dayandırılması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, davacının kayıtlarda görünmeyen çalışmalarının neden bildirim dışı kaldığına dair yeterli araştırma yapılmadığını ifade etmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını eksik incelemeye dayalı bulmuş ve davanın yeniden incelenmesi için bozulmasına karar vermiştir. Bu süreçte, kamu kurumundaki çalışma koşullarının ve belgelerin titizlikle araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/9121 E.  ,  2024/11893 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2024/536 E., 2024/805 K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşköprü Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    SAYISI : 2020/119 E., 2023/231 K.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1976 tarihinde, 3701012017987 sigorta sicil numarasıyla Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak Hanönü Orman İşletme Şefliğinde işe başladığını, sigortalılığın başlangıç tarihinin her nasılsa 01.06.1977 olarak gözüktüğünü bu hususun emeklilik işlemleri için başvurduğunda açığa çıktığını, görevli memurların davacıya mahkemeye başvurması gerektiğini söylediğini, gerçekte işe başlama tarihinin 01.06.1976 tarihi olduğunu, bu tarih baz alındığında emeklilik işlemleri ilgili bir sorunun kalmayacağını ve davacının yaşlılık aylığı almaya hak kazanacağını belirterek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.06.1976 olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
    Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi Kaldırma kararı sonrasında verdiği beyan dilekçesinde talebinin 01.07.1976- 30.09.1976 tarihleri arasında davalı işverenlik nezdinde asgari ücretle çalıştığının tespitine ilişkin olduğunu belirtmiştir.
    II.CEVAP
    1.Feri müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 5521 sayılı Kanun’un 7/3. maddesi gereğince hizmet tespit davalarında SGK’nın asli Kurum olmaktan çıktığını, bu sebeple SGK’ya doğrudan dava açılamaycağını, sadece işveren aleyhine dava açılması gerektiği SGK’ya ihbar yapılması gerektiğini SGK’nın davada feri müdahil olacağını ve kabul halinde yargılama giderlerine SGK aleyhine hükmedilemeyeceğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeni ile davanın reddi gerektiğini resmi işe giriş bildirgesi bulunmayan davacı hakkında 1976 senesi itibari ile hizmetin tespitine karar verilemeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi böyle bir yeri var ise vergi dairesinden kaydının sorulması gerektiğini, ilgili bordroların getirilmesi gerektiğini komşu iş yerlerinde çalışan kişilerin resen tanık olarak dinletilmesi gerektiğini ücret bordları ve hizmet cetvelerinin çıkartılması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
    2.Davalı … İşletme Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre yönünden red edilmesi gerektiğini 5510 sayılı Kanun’un 86. maddesinin 9. fıkrası gereğince sigortalı çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açması gerektiğini bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, İşletme Müdürlüğüne sigorta kayıtlarının bildirilmemiş olduğunu, Yargıtayın tanık olarak iddia edilen dönemde iş yerinde çalışmış bordro tanıklarının ( aynı dönemde SGK’ya bildirimi yapılmış işçilerin) dinlenilmesi gerektiğini bu işçilerin var ise temin edilip dinletilmesi gerektiğini, belge olarak temin edilecek belgelerin çalışma döneminden sonra düzenlenebilir olan belgeler olmaması gerektiğini yoksa başkaca belgelerin dikkate alınmaması gerektiğini beyanla, davanın reddini istemiştir.
    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
    Davacının -… tarihleri arasında Orman Genel Müdürlüğüne bağlı Günlüburun Orman İşletme Şefliğinde … numaralı iş yerinde asgari ücretle çalıştığının tespitine,
    Davacının 01.07.1976-30.09.1976 tarihleri arasında mevcut bulunan hizmetin daha sonraki hizmetleri ile birleştirilmesine, yatırılmayan primlerin davalı Kurum tarafından ödenmesine, karar verilmiştir.

    IV.İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hizmet tespiti davalarının açılmasına ilişkin 5 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğünü, davanın hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının idarelerinde çalıştığına dair herhangi bir kayıt bulunmadığını, çalışan olmadığından da bildirimi yapılmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
    2.Feri müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre geçtikten sonra dinlenilen davada davacı lehine kurulan hükmün süre bakımından hukuka aykırı olduğunu, davacının çalışmasının blok çalışma olmadığını, aralıksız ve kesintisiz çalışma yapmadığının sabit olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, tüm tanık beyanlarının davacının çalışma olgusunu tarih ve süre olarak net bir şekilde tutarlı ifadelerle doğrulmadıklarını, orman kesim işi yaptığını iddia eden davacının bahsi geçen ve hizmetinin tespitine karar verilen tarihte 14 yaşında bir çocuk olduğunun dikkate alınmadığını, 16 yaşından küçük işçi çalıştırma yasağının olduğunu ve bir kamu Kurumu olan orman idaresinin küçük yaştaki işçi çalıştırdığının kabulünün hayatın olağan akışına ve kamu düzenine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Sonuç
    Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun’un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
    3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmaldır.
    4. Davacının 01.07.1976-30.09.1976 tarihleri arasında Kastamonu Orman İşletmesi Günlüburun (Hanönü) Orman İşleteme Şefliğinde asgari ücretle çalıştığının tespitini talep ettiği eldeki davada, Mahkemece dinlenilen bir kısım bordro tanıklarının beyanlarına itibarla davanın kabulüne karar verilmişse de, karar eksik incelemeye dayalıdır.
    5.Dosyanın incelenmesinde, 15.04.1962 doğumlu davacının davalı … Müdürlüğüne bağlı Taşköprü Orman İşletme Müdürlüğünde 01.06.1977 tarihinde işe başladığına ilişkin işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, anılan bildirgeye istinaden 19 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, yine davacının 04.05.1978-1979/02 tarihleri arasında davalıya ait iş yerinden tam gün üzerinden olmayan çalışmalarının Kuruma bildirildiği, davalıya ait 1976 yılına ilişkin dönem bordrolarında davacının ismine rastlanılmadığı anlaşılmakla, Mahkemece, davalı işverenin kamu Kurumu olduğu, kamu kuruluşlarında çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğu, davacının kamu Kurumu olan işyerinde çalıştığını iddia ettiği hususu göz önünde tutulmaksızın, dosya kapsamında dinlenen bir kısım tanık ifadelerine itibarla davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmamıştır. Davacının, kamu Kurumu olan … bünyesinde ücretsiz çalışması hayatın olağan akışına aykırı olup, kamu kuruluşundaki çalışmaların resmî kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olduğundan talep edilen dönemler yönünden yapılacak iş, davalı Kurumun muhasebecisi, müdürleri, çalıştığı biriminin şef/amirleri dinlenilerek davacının ücretini nasıl aldığını belirlemek, kamu kuruluşlarında geçen çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması asıl olduğundan ancak ücretin başkaca şekilde ödendiğini fiili ve somut olarak tespit etmek suretiyle gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
    2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.