onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacının sigorta başlangıç tarihinin 21.09.1990 olarak tespitine ilişkin talebin kabul edilip edilmemesi üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davacının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 01.01.1993 öncesinde sigortalı olarak çalıştığını kabul etmesine rağmen, 18 yaşından önceki tarihin sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğine hükmetmiştir. Mahkeme, davacının 21.09.1990 tarihinde fiilen çalıştığını belirlemiş, ancak sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1993 olarak tespit edilmesinin hukuki yarar taşımadığını ifade etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, davalı SGK’nın istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, ancak İlk Derece Mahkemesi kararında çelişki olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme, davacının 21.09.1990 tarihindeki çalışmasının sigorta başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği yönünde bir düzeltme yaparak, davanın kabulüne ve sigorta başlangıç tarihinin 01.01.1993 olarak tespitine karar vermiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi kararındaki çelişkileri gidererek, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1993 tarihi olarak tespit edilmesine hükmetmiştir. Bu karar, sigorta başlangıç tarihinin belirlenmesinde 18 yaş sınırının önemini vurgulamaktadır.

10. Hukuk Dairesi         2024/6834 E.  ,  2024/9278 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
    SAYISI : 2023/941 E., 2024/184 K.
    KARAR : Esastan Ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
    SAYISI : 2021/259 E., 2023/41 K.

    Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.

    Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacı asil; sigortalı başlangıcının 21.09.1990 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

    Davacı; 01.02.2018 tarihli duruşmada davalı işveren …. hakkında açmış olduğu davayı atiye bıraktığını beyan etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı SGK vekili cevap dilekçesindedavanın reddini savunmuştur.

    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Yeniden yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince; “Davacının doğum tarihinin 01.01.1975 tarihi olduğu göz önüne alındığında davacının 18 yaşını doldurmuş olduğu 01.01.1993 tarihinden önce sigortalı olarak çalıştığının tespiti mümkünse de 18 yaşının ikmalinden önceki bir tarihin sigortalılık başlangıcı olarak kabulü mümkün değildir.

    Öte yandan davacının 18 yaşını doldurduğu tarih olan 01.01.1993 tarihi öncesinde 1991 ve 1992 yıllarında dava dışı işyerlerinden kuruma bildirimlerinin bulunduğu ve zaten sigortalılık başlangıcının 01.01.1993 olarak belirlenmiş olduğu göz önüne alındığında mevcut sigorta başlangıç tarihine yönelik bir tespitte de hukuki yarar bulunmadığı, ancak kuruma verilen işe giriş bildirgesi ve bordro tanığı …’un beyanları göz önüne alındığında davacının 21.09.1990 tarihinde dava dışı işyerinde fiilen çalıştığı açıktır.

    Bu olgular karşısında davacının 21.09.1990 tarihinde 13.800 TL (eski para) kazançla 506 sayılı Kanun’a tabi olarak davalı işyerinde 1 gün çalıştığı sonucuna varılmıştır.

    Yapılan yargılama, dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi raporu, kaldırma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davacının 21.09.1990 tarihinde 13,800 (eski para) kazançla 506 sayılı Kanun’a tabi olarak çalıştığının tespitine, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.09.1990 tarihi olarak tespit talebinin reddine, davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 01.01.1993 tarihinde tespitinin hukuki yarar bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle,

    Davacının davasının kabulü ile
    1-Davacının 21.09.1990 tarihinde 13,800 (eski para) kazançla 506 sayılı Kanun’a tabi olarak çalıştığının tespitine,

    2-Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.09.1990 tarihi olarak tespit talebinin reddine,

    3-Davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 01.01.1993 tarihinde tespitinin hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

    B. İstinaf Sebepleri
    Davalı Kurum vekili; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, hukuka aykırı olarak davalı kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı SGK vekili istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık 21.09.1990 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

    2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 9, 60/g ve 108 inci maddesi hükümleridir.

    3. Değerlendirme
    Eldeki davada, davanın kabulü ile davacının 21.09.1990 tarihinde sigorta başlangıcı olduğu yönündeki talebe ilişkin davanın kabulüne ve 506 sayılı kanunun 60 g maddesi uygulanmak suretiyle sigorta başlangıç tespitine karar verilmesi gerekirken mahkemece davanın kabulüne dedikten sonra kararın 2 numaralı hükmünde: ” Davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 21.09.1990 tarihi olarak tespit talebinin reddine” ve 3 numaralı hükmünde: ”Davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını tamamladığı 01.01.1993 tarihinde tespitinin hukuki yarar bulunmadığından reddine” ilişkin karar verilmesi hükümde çelişkiye sebep olmuştur. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiş ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmayıp, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine;

    2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

    3.Davalı Kurumun temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün tamamen silinerek yerine:

    HÜKÜM:
    “1- Davanın kabulüne;

    2-Davacı …’ın işe giriş bildirgesinde …. Şti (… sicil numaralı) isimli iş yerinde 21.09.1990 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığı ile 506 sayılı Kanun’un 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği 01.01.1993 tarihi olduğunun tespitine, çalışmasının prim ödeme gün sayısına eklenmesi gerektiğinin tespitine,

    3-Harçlar kanununa göre davalı SGK harçtan muaf olduğundan alınmasına yer olmadığına,

    4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,

    5- Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, müzekkere ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.634,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

    6- Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansın davacıya iadesine,

    7- Davalı SGK kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

    30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.