|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 01.09.1989 tarihinde bir gün süreyle sigortalı çalıştığını ve bu tarihin sigorta başlangıcı olarak tespit edilmesini istemesi üzerine ortaya çıkmıştır. İlk Derece Mahkemesi, davacının işe giriş bildirgesinin varlığı ve tanık beyanları doğrultusunda davayı kabul ederek, sigorta başlangıç tarihini 01.09.1989 olarak belirlemiştir. Davalı Kurum vekili ise, fiili çalışmanın ispatlanmadığını öne sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi, tanık beyanlarının davacının işyerinde çalıştığını teyit ettiğini ve işe giriş bildirgesinin bu durumu desteklediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğuna hükmetmiştir. Temyiz aşamasında ise, davalı Kurum vekilinin ileri sürdüğü nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediği sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı onanmış ve davacının sigorta başlangıç tarihi olarak belirlenen 01.09.1989 tarihi geçerli kabul edilmiştir. Bu karar, sigortalılık durumunun tespiti açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/7286 E. , 2024/13301 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/217 E., 2024/336 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/612 E., 2022/106 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı olduğunun ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı işverenin Medeni … Efendi Sok. … İşhanı No:112 …/İstanbul adresindeki işyerinde 01.09.1989-30.09.1989 tarihleri arasında … sicil no.lu işyerinde çalıştığını, davalı işverenin müvekkilinin işe giriş bildirgesini Kuruma 13.09.1989 tarihinde verdiğini, ancak Kurum kayıtlarında işbu işe giriş kaydı ve prim ödemesi gözükmediğinden müvekkilinin 01.09.1989 tarihinden itibaren emekliliğe hak kazanamadığını belirterek, müvekkilinin 01.09.1989-30.09.1989 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığının ve sigortalı hizmetinin başlangıç tarihinin 01.09.1989 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş, 18.10.2018 tarihli duruşmada davacı vekili taleplerinin müvekkillerinin sigorta başlangıç tarihinin 01.09.1989 tarihi olduğunun ve 1 günlük çalışmasının tespit edilmesi talebine yönelik olduğunu belirtmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … 14.07.2016 tarihli duruşmadaki beyanında, “…davacının işyerimde 01.09.1989 – 30.09.1989 tarihleri arasında çalıştığı doğrudur, ancak o dönemde muhasebecimiz davacı gibi pekçok elemanın bildrimleri yapılmasına rağmen primleri ödenmediği için çalışanlar mağdur olmuştur, açılmış bulunan davaya bir diyeceğim yoktur…” demiştir.
2.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, Kurumun resmi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesi gerektiğini, davalı işverenin ve davacının müvekkili Kurum nezdindeki kayıtlarının getirtilerek davacının iddialarının değerlendirilmesi gerektiğini, tanık beyanları değerlendirilirken işyerinde yürütülen işin niteliği tanıkların iş ve işyeri hakkındaki bilgileri, tanıklık edilen dönemin üzerinden geçen sürenin uzunluğu, tanık beyanlarının hayatın olağan akışı ile çelişkili olup olmadığının dikkate alınması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile davacının 505750.32.14 sicil numaralı … unvanlı davalı işyerinde çalışmaya başladığı 01.09.1989 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve bir günlük çalışmaya yönelik ödenecek priminin, prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, fiili çalışmanın ispatlanmadığı ve davanın reddinin gerektiği belirtilerek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanıkların komşu işyeri çalışanları ve işyeri sahipleri oldukları, tespiti talep edilen dönemde fiili çalışmalarının bulunduğu, davacının işyerinde çalışma olgusunun tanık beyanlarıyla da teyit edildiği, sahteliği ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin işyerinde en az 1 gün süreyle çalışmaya karine teşkil ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verildiği, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili,istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 01.09.1989 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 2 nci, 9 uncu, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.